18 Ocak Salı 2022

Son Haberler

11 saat önce

Hakkari'deki üs bölgesinde şehit düşen askerin cenazesinin alınması için vatandaşlar olumsuz hava şartlarında seferber oldu

Uzun uğraşlar sonucu şehidin naaşı üs bölgesinden alınarak Hakkari il merkezine götürüldü. Şehit askerin naaşı Fatih Kışlasında düzenlenen törenin ardından defnedilmek üzere Kırşehir'e gönderildi. VALİ AKBIYIK TEŞEKKÜR ETTİ Hakkari Valisi İdris Akbıyık, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda "Şehit Bebek Mustafa Bedirhan Üs Bölgesi'nde şehit olan J.Uzm.Çvş Ayberk Soyutemiz'in cenazesini almak üzere kötü hava şartlarına rağmen seferber olan, çalışmalara katılan kahraman Kadıköy halkına teşekkür ederim" dedi.

11 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Meclisi'nde FETÖ çağrısını yineledi

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Güçlü tarihi ve beşeri bağlara sahip olduğumuz Arnavutluk'u bir kez daha ziyaret etmekten, bu vesileyle Meclis'te sizlerle bir arada bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Milletvekillerimiz arasında teması ve işbirliğini artırmamızın ilişkilerimizi artıracağı konusunda mutabık kaldık. 1923 yılında akdettiğimiz ilk dostluk anlaşmalarından biri de Arnavutluk'la yapılmıştır. Bu anlaşma esasen ilişkilerimizin sadece devletten devlete değil insandan insana olduğunu ihsar ediyor. Arnavutluk bizim gönül komşumuzdur. İlişkilerimiz 6 asrı bulan köklü bir maziye dayanıyor. Dostluk ve akrabalık bağlarımız bu sağlam temel üzerinde her geçen gün gelişiyor. Ülkelerimiz arasındaki işbirliğini geliştirmek için çok güzel bir iklime sahibiz. Rama'nın geçtiğimiz yılın başında imzaladığımız ortak siyasi bildiri ile ilişkilerimizi resmi olarak da stratejik ortaklık seviyesine çıkardık. Bundan sonra bölgemizin, tüm dünyanın barış, refah huzur istikrarına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. "TÜRK MİLLETİ TÜM GÜCÜYLE ARNAVUTLUK HALKININ YANINDADIR" Türkiye ile Arnavutluk el ele verdiğinde ulaşamayacağı hedef, çözemeyeceği sıkıntı kalmaz. Arnavutluk'un balkanlarda oynadığı yapıcı rolü takdirler takip ediyoruz. Karadeniz Ekonomik Teşkilatı ise dayanışma sergilediğimiz bir diğer platformdur. Bu vesileyle Arnavutluk'u 1 Ocak 2022 tarihinde BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği içinde tebrik ediyorum. Türk milleti her zaman olduğu gibi bugün de tüm gücü ve imkanlarıyla Arnavutluk halkının yanındadır. Geçtiğimiz Nisan ayında Arnavut kardeşlerimiz için 68 gün gibi rekor sürede Fier'deki Arnavutluk-Türkiye hastanesini hizmete aldık. Deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdik. Mutluyum, çünkü verdiğimiz sözü tarihi gelmeden bitirip teslim ettik.  CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN FETÖ ÇAĞRISI FETÖ terör örgütüyle mücadele bu hassasiyetlerimizin başında yer alıyor. Bu örgütün mensupları, darbe girişime teşebbüs ettikten sonra 5 yıl sonra Arnavutluk'ta hala mevcudiyetlerini devam ettiriyor. Gerçek dost hakikatleri dile getirmekten çekinmeyendir. Hangi kılıfla karşınıza çıkarsa çıksın bu yapı zehirli yılan gibi kendisine kol kanat gerenleri sokacak bir ihanet çetesidir. Vakti saati geldiğinde gerçek yüzlerini ortaya sereceklerinden zerre şüpheniz olmasın. Arnavutluk'un milli güvenliği için de tehdit oluşturan bu yapıdan ne kadar çabuk kurtulursanız geleceğe o kadar iyi bakabilirsiniz. Biz bu hakikati ağır bedeller ödeyerek yaşadık. Topyekün harekete geçerek ilişkilerimizin bu şekilde gölgelenmemesine meydan verilmemesini istiyorum. Bir dahaki temasımızı bu konuyu ortadan çıkarmış olarak yapmayı ümit ediyoruz.

11 saat önce

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında dosya savaşı

Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasındaki dosya savaşlarına köşesinde yer verdi. İşte o yazı: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, telefonlarının dinlenildiğini iddia eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, “Konuşmalarını kaydetseydik Pensilvanya ile konuşmasını duyardık” diye karşılık vermişti. Soylu, Kılıçdaroğlu’nun Pensilvanya ile diş muayenehanesinde görüştüğünü ve 15 Temmuz’dan önce gerçekleşen görüşmede, “Yurtta barış, dünyada barış” sloganının konuşulduğunu söylemişti. Her konuda video çekip, gece yarısı tweet’ler atan Kılıçdaroğlu bu iddia karşısında suskunluğunu koruyor. Ama CHP’de başka ilginç bir gelişme yaşanıyor. Nedir o? Süleyman Soylu daha önce de bu iddiayı gündeme getirmişti. Hem de bir defa değil, birkaç kez. Ama o zaman CHP’ye yakın medya sessiz kalmıştı. Bu kez muhalif medya Soylu’nun iddialarına ilgi gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun, Pensilvanya ile o dönem danışmanı olan diş doktoru Ali Arif Özzeybek’in muayenehanesinde görüştüğüne dair dosyayı yayınladılar. Ali Arif Özzeybek ise görüşmeyi yalanlamadı, sadece “Ben bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum” demekle yetindi. Soylu, Kılıçdaroğlu’nun Pensilvanya ile diş muayenehanesinde görüştüğünü ve 15 Temmuz’dan önce gerçekleşen görüşmede, “Yurtta barış, dünyada barış” sloganının konuşulduğunu söylemişti. Her konuda video çekip, gece yarısı tweet’ler atan Kılıçdaroğlu bu iddia karşısında suskunluğunu koruyor. Ama CHP’de başka ilginç bir gelişme yaşanıyor. Nedir o? Süleyman Soylu daha önce de bu iddiayı gündeme getirmişti. Hem de bir defa değil, birkaç kez. Ama o zaman CHP’ye yakın medya sessiz kalmıştı. Bu kez muhalif medya Soylu’nun iddialarına ilgi gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun, Pensilvanya ile o dönem danışmanı olan diş doktoru Ali Arif Özzeybek’in muayenehanesinde görüştüğüne dair dosyayı yayınladılar. Ali Arif Özzeybek ise görüşmeyi yalanlamadı, sadece “Ben bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum” demekle yetindi. 15 TEMMUZ’UN SLOGANI Burada önemli olan iki nokta var. Görüşmenin 15 Temmuz’dan önce gerçekleştiği ifade ediliyor. İlginç olanı, 15 Temmuz darbe girişiminin bildirisinin altında “Yurtta Sulh Konseyi” ismi yer alıyordu. Görüyoruz ki o slogan Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’dan birkaç ay önce Pensilvanya ile görüşmesi sırasında “Yurtta barış, dünyada barış” olarak telaffuz edilmiş. Pensilvanya’nın 15 Temmuz darbe girişiminin hazırlıklarına 1 Kasım seçimlerinin hemen ardından başladığı ortaya çıktı. Belli ki darbenin sloganı da önceden belirlenmiş. Ama bunun Kılıçdaroğlu ile görüşme sırasında kullanılması önemli. İMAMOĞLUCU MEDYANIN İLGİSİ Bence ikinci ama daha önemli bir nokta var ki, o da Kılıçdaroğlu hakkındaki iddiaya, CHP’ye yakın medyanın bir kısmının olağanüstü ilgi göstermesi. Neden acaba? Bu sorunun cevabını bulmak üzere kulislere kulak kabarttım. Karşıma CHP içindeki kamplaşma çıktı. Cumhurbaşkanı adaylığı için Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu arasında müthiş bir güç mücadelesi yaşanıyor. Kılıçdaroğlu’nun baş başa görüşmesine rağmen İmamoğlu geri adım atmıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça bu rekabet hızlanmaya başladı. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu mücadelesinde yeni bir aşamaya geçildi. İmamoğlucularla, Kılıçdaroğlucular ayrışmaya başladı. CHP’deki kurultay sürecinin ertelenmesinin tek nedeni seçimler değil. İmamoğlu - Kılıçdaroğlu mücadelesinin kurultay sürecinde kıran kırana bir savaşa dönüşmesini önlemek için kurultayı ertelediler. CHP’de belediye başkanları, il teşkilatları ve milletvekilleri arasında İmamoğlucular ve Kılıçdaroğlucular ayrışması başladı. Ama asıl mücadele İmamoğlu’nu destekleyen medya ile Kılıçdaroğlu’nu destekleyen gazeteciler arasında yaşanıyor. Belediye imkânlarını kullanarak İmamoğlu bu yarışta öne geçmiş gözüküyor. DOSYALAR TUTULUYOR Kılıçdaroğlu’nun Pensilvanya ile görüşmesine daha önceki yıllarda ilgi göstermeyen muhalif medyanın şimdi gündem yapmasının altında bu mücadele yatıyor. Artık Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu ekipleri birbirleri hakkında dosyalar tutmaya başladılar. MESUT YILMAZ- HASAN CELAL GÜZEL OLAYI Sizi buradan alıp ANAP’taki liderlik mücadelesine götürmek istiyorum. Özal’dan sonra ANAP’ın başına geçmek için kıran kırana bir mücadele yaşanıyordu. Mesut Yılmaz’ı, TÜSİAD başta olmak üzere İstanbul’un iş dünyası, Semra Özal, liberaller ve merkez medya destekliyordu. Başbakan Yıldırım Akbulut ise klasik parti tabanından destek alıyordu. Ama Özal ailesini karşısına almıştı. Özal’ın, “Tank Hasan” adını taktığı Hasan Celal Güzel’i ise muhafazakâr-milliyetçi taban ile “milli unsurlar” istiyordu. Hasan Celal Güzel, içinde trajik bir trafik kazasında hayatını kaybeden Hande Mumcu’nun da yer aldığı “Özal-Bush görüşmesinin tutanakları” iddialarıyla tasfiye edildi. Bunu niye hatırlattım? MASONLUK İDDİASI Parti içi muhalefet kimi zaman çok ilginç tasfiyelere neden olabiliyor. Demirel’in mason olduğuna dair iddialar da yine AP kongresi öncesinde gündeme taşınmıştı. Parti içi rakipleri tarafından. ANAP kongresi öncesinde de Mesut Yılmaz’ın mason olduğuna dair bir dosya dolaştırılıyordu. Mesut Yılmaz’a ulaşıp elimdeki dosyanın ışığında mason olup olmadığını sormuştum. İddialardan haberi olmuştu. İddia edilen belgeyi incelettiğini, sahte olduğunu ve sonradan üretildiğinin tespit edildiğini söylemişti. Mason olmadığını söyleme gereği duymuştu. İnsan yaşlı olunca bunları hatırlıyor. Bakalım CHP’deki Kılıçdaroğlu-İmamoğlu mücadelesi bizi nerelere götürecek? KOÇERO’NUN GÜLÜ CHP’NİN SINAVINA DÖNÜŞTÜ KOD adı “Koçero Meleti” olan PKK’lı terörist Volkan Bora ile PKK kampında eli silahlı fotoğrafları çıkan HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili ilk toplantı perşembe günü yapılacak. Anayasa-Adalet Karma Komisyonu ilk toplantısında bir hazırlık komisyonu oluşturacak. Semra Güzel, hazırlık komisyonunda yazılı ya da sözlü olarak savunma yapabilecek. HDP milletvekili aynı hakkı Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında da kullanabilecek. Kendini nasıl savunacak, merak ediyorum. “O kalaşnikof sözlüm tarafından nişan hediyesi olarak takıldı, aileler arasında nişanlanmıştık, PKK kampında balayımızı geçiriyorduk” mu diyecek bilemiyorum. Kafanızı karıştırmadan madde madde PKK kampında silahlı, Meclis’te milletvekili olan Semra Güzel olayını anlatmak istiyorum. 1- KCK KONTENJANINDAN HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel hakkında komisyonda 34 dosya var. Ama ikisi ele alınacak. 2019 yılında yürütülen PKK’yla ilgili bir soruşturma kapsamında Semra Güzel hakkında 2021 yılı mart ayında PKK üyeliğinden fezleke düzenlenmiş. KCK Konseyi tarafından sevgilisi Koçero Meleti’nin 2017 yılında Adıyaman’da düzenlenen bir operasyonda etkisiz hale getirilmesi nedeniyle, “değerli aile” kontenjanından milletvekili olarak önerilmiş. 2- İLAÇLAR KARE KODUYLA BELİRLENDİ Adıyaman’da PKK’lılara yönelik olarak düzenlenen operasyonda PKK’lıların kullandığı eşyalar arasında bulunan ilaç kutularının kare kodlarının incelenmesi sonucunda hangi eczaneden verildiği ve hangi doktorlar tarafından yazıldığı tespit edildi. Türk Tabipler Birliği Diyarbakır Şube Eş Başkanı olduğu dönemde Semra Güzel ile Behçet Yıldırım’ın teröristlerin tedavisinde kullanılmak üzere ilaç yazdığı belirlendi. 3- 2016 YILINDA GİTMİŞ Semra Güzel’in PKK kampındaki silahlı fotoğraflarının yayınlanması üzerine düzenlenen fezleke ise geçen hafta Meclis’e ulaştı. Burada Semra Güzel’in çözüm sürecinde değil, PKK’lı kurye Hasan Doymaz’ın ifadesine göre 2016-2017 yıllarında PKK kampına gittiği ortaya çıktı. PKK kampındaki eli silahlı HDP milletvekili Semra Güzel’i değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tutan Kılıçdaroğlu bu işe ne diyecek? 4- CHP NE YAPACAK? Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması oylaması CHP ve İYİ Parti hakkında da bir sınava dönüşecek. Meral Akşener, dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy kullanacaklarını açıkladı. Hakkını teslim etmek gerekiyor. Ama Irak ve Suriye tezkeresinin oylamasında HDP ile birlikte hareket eden CHP’nin tutumu ise merak ediliyor. PKK’da “Koçero Gülü” şifresini kullanan Semra Güzel’in oylaması CHP’nin sınavına dönüştü.

12 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk'ta: FETÖ konusunda daha hızlı adımlar atılmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: Bugün 7 anlaşmanın imzasını attık. Arnavutluk'ta kendi evimizde gibi hissettik. 2019'da meydana gelen depremde acılarınızı yüreğimizde hissettik. Gerçek dost çağrılmadığında koşandır bilinciyle hemen hareket ettik. Depremde evleri yıkılanlar için verdiğimiz konut sözünü yerine getirdik. 522 konutu rekor sayılacak sürede yaptık. Bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde yanlarında olmayı sürdüreceğiz. İnşallah Arnavutluk'taki müşterek kültürel miraslar noktasında da özellikle başta TİKA olmak üzere destek çalışmalarımızı sürdürebiliriz. Restorasyonu TİKA tarafından tamamlanan Ethem Bey Camii'ni açacağız. Stratejik ortaklık seviyesindeki ilişkilerimizi ele aldık. Konsey toplantımızı bu yılın ilk yarısında yapacağız. Görüşmelerimizde FETÖ ile mücadeleyi de değerlendirdik. Bu örgüt demokrasimizi hedef alan başarısız bir darbe girişiminde bulundu. Bu terör eylemi sırasında 251 vatandaşımızı şehit ettiler. Elinde masumların kanı olan bu örgüt, sadece Türkiye'de değil faaliyet gösterdiği her ülkede tehdit oluşturduğu aşikardır. Arnavutluk'ta FETÖ'nün hala faaliyet alanı bulabilmesi derinden yaralamaktadır. Daha hızlı adımlar atılmasını bekliyoruz. 1 milyar dolarlık ticaret hacmini hedefliyoruz. Yatırımlarımızın toplam miktarı 3.5 milyar dolardır. 15 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Biz bu rakamları yeterli bulmuyoruz. Arnavutluk'un vereceği güçlü destekle bu sayı daha da artacaktır. SORU-CEVAP (AB'nin Türkiye tutumu) Burada AB'nin yaklaşım tarzından öte bizim için NATO'nun yaklaşım tarzı önemli. Çünkü Avrupa Birliği henüz Türkiye'yi üye olarak kabul etmiyor ki. Oyalama taktiği devam ediyor. Biz NATO'nun güçlü bir üyesiyiz. Balkanlar'daki durumu da konuştuk. Buradaki barışı ve huzuru çok önemsiyoruz. Üzerimize düşeni nasıl yaptıysak, bundan sonra da aynı şekilde huzurun teminatı için garanti ülkelerden birisiyiz. Kardeşlik hukuku farklıdır. Ne zaman nerede ne olacak bunun sorgulaması yapılmaz. Yardımlarımız kardeşlik hukukuna dayalıdır.

13 saat önce

Sezen Aksu'nun skandal şarkı sözlerine Diyanet'ten tepki: “son derece dikkatli olunmalı”

Türkiyen'nin 'Minik Serçe' olarak tanıdığı şarkıcı Sezen Aksu, 'Şahane Bir Şey Yaşamak' isimli şarkısıyla sosyal medyada gündem olmuştu. Aksu'nun şarkısındaki, "Binmişiz bir alâmate, gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem'e" sözleri sosyal medyada büyük tekiye neden olmuştu. Diyanet İşleri Başkanlığı Sezen Aksu'nun şarkı sözleri üzerine açıklamalarda bulundu. Başkanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Son zamanlarda İslam'ın kutlu elçileri Hz. Âdem ve Hz. İsa peygamberlerimize; insanlığın ortak değeri Hz. Havva ve iffet abidesi Hz. Meryem annelerimize yönelik gelişigüzel tartışmaların ve polemiklerin yapıldığına şahit olmaktayız. Öncelikle bilinmelidir ki Hz. Âdem (a.s.), ilk insan olmasının yanında aynı zamanda ilk peygamberdir. Bu yönüyle vahye muhatap olmuş; akıl, şuur, irade gibi hususiyetleri ve eşya hakkındaki ilmiyle meleklere üstün kılınmış mükerrem bir şahsiyettir. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim'de "halife" olarak nitelenen Hz. Âdem ve onun eşi Hz. Havva, bütün insanlığın müşterek değeri ve muazzez atalarıdır. Aynı şekilde Yüce Allah, "Allah katında İsa'nın yaratılmasındaki durum, Âdem'in durumu gibidir." (Âl-i imran, 3/59) buyurarak Hz. İsa'nın yaratılışındaki ilahî kudrete ve onun mucizevî doğumuna açıkça vurgu yapmıştır. Tevhit inancının örnek şahsiyetleri olarak Hz. İsa ve onun mutahhar annesi Hz. Meryem, Allah'ın ezelî hitabına mazhar olan seçkin insanlardır. Yüce Allah, hem Hz. İsa'nın hem de onun mübarek annesi Hz. Meryem'in asaletinden ve saygınlığından Kur'an-ı Kerim'de defaatle bahsetmiştir. Nitekim Hz. Meryem, insanlık için iman, hayâ ve iffet timsali bir şahsiyet olarak tanıtılmıştır. Kur'an-ı Kerim'de yüce Allah'ın övgüsüne mazhar olmuş bu müstesna şahsiyetler, tarih boyunca bütün Müslümanlar tarafından da büyük bir saygı, hürmet ve muhabbet anılmıştır. Dolayısıyla maksadı, niyeti ve bağlamı ne olursa olsun, İslam'ın seçkin, önder ve örnek şahsiyetlerine dair söylenen her cümlede, yapılan her açıklama ve yaklaşımlarda son derece hassas ve dikkatli olunması gerekmektedir. Dinî şahsiyet, sembol ve değerlerle ilgili özensiz tutum ve davranışlarda bulunulması, en hafif tabirle saygısızlıktır. Bu hususta asgarî bir insanî erdem olarak herkesin daha duyarlı olması ve hassasiyet göstermesi elzemdir. Bu itibarla, hem yüce dinimizin ilkeleri ve örnek şahsiyetleri hakkında konuşurken hem de söz konusu değerleri savunurken saygılı, özenli ve ilkeli olmak, herkesin içselleştirmesi gereken en temel insanî ve ahlakî tavırdır.

14 saat önce

Faik Öztrak'tan Semra Güzel'in fezlekesine cevap: Lafın tamamı akıllıya söylenmez

Öldürülen PKK'lı teröristin cep telefonu incelemesinde HDP Milletvekili Semra Güzel ile fotoğraflarının bulunması, kamuoyunun gündemine oturdu. Terörist Volkan Bora'nın, Güzel ile terör kampında çekilmiş fotoğraflarının basına yansıması üzerine HDP'li vekilin dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığ fezlekesi, TBMM'ye ulaştı. CHP'NİN FEZLEKE KARARI AK Parti ve MHP, Semra Güzel'in vekilliğinin düşürülmesi için gerekenin yapılacağını beyan ederken CHP'nin bu konudaki tavrı merakla bekleniyordu. Bugün de CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Öztrak, toplantıda basın mensuplarının sorularını cevaplarken sorulan sorular arasında Semra Güzel'in vekilliğinin düşürülmesi de vardı. "MERAMIMIZI İYİ ANLATIYORUZ" İlk sorulan soruda HDP'li Güzel'in vekilliğin düşürülmesi için parti olarak tavırlarını net bir şekilde ifade etmeyen CHP'li Öztrak, aynı soru bir kez daha sorulunca "Terör kırmızı çizgimiz, elinde silahla poz veren bir teröristle poz veren biriyle fotoğraf çektirmeyiz diyorsak, ardından da gereğini yapacağız diyorsak meramımızı çok iyi anlatıyoruz. Lafın tamamı akıllıya söylenmez. " diyerek soruyu soran basın mensubuna kızdı.

14 saat önce

Birleştirilen Gezi Parkı ve Çarşı davasında Osman Kavala kararı

Yargıtay tarafından bozulan Çarşı davası ile İstinaf Mahkemesince bozulan Gezi Parkı davasının birleştirilmesinin ardından 52 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması devam etti. Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanık hakkında verilen beraat kararları ise Yargıtay tarafından bozulmuştu. Yargıtay, bozma kararında Gezi Parkı ile Çarşı davasının arasında hukuki bağlantı olduğu gerekçesiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği yazıda davaların birleşmesine onay verdiğini belirtmişti. Davalar 30 Temmuz’da birleştirilmiş ve sanık sayısı 52’ye çıkmıştı. Yargıtay'ın bozduğu Çarşı davası ile İstinaf Mahkemesi'nce bozulan Gezi ana davasının birleştirildiği toplam 52 sanıklı davada, Osman Kavala'nın tutukluluk halinin oy çokluğuyla devamına karar verildi. Üye hakimlerden biri, Kavala'nın adli kontrol kararıyla tahliyesine karar verilmesi görüşünde olduğunu belirterek karara muhalefet şerhi düştü. Bir sonraki duruşma 21 Şubat tarihine bırakıldı.

15 saat önce

Sol Parti'den HDP’nin ittifak çağrısına ret

Sol Parti sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "HDP’nin çağrısıyla gerçekleşecek sınırları ve içeriği beli olmayan demokrasi ittifakı adlı çalışmanın parçası olmadığımızı kamuoyu ile paylaşırız" denildi. HDP’nin çağrısıyla EMEP, TKP, TİP, TÖP, SMF, Halkevleri ve EHP, yeni bir ittifak tartışması için toplanacak. Halihazırda bulunan ittifakları dışında yeni bir ittifak tartışmasının yapılacak toplantıda, ortak mücadelenin imkanları belirlenmeye çalışılacak. Sol Parti ise HDP'nin çağrısını, "Partimiz bu aşamada hangi koşullarda yapılacağı belli olmayan seçime ilişkin ittifak tartışmasına girilmesini doğru bulmamaktadır" diyerek reddetti ve bu toplantılarda olmayacağını kamuoyuna duyurdu.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 763 764
Server Error
500
Server Error