14 Mayıs Cuma 2021

Naif Analiz - Ali Naif Çakar | “Millet İttifakı” Kahvaltı Salonu

Naif Analiz - Ali Naif Çakar | “Millet İttifakı” Kahvaltı Salonu

Selahattin Demirtaş’ın Ruşen Çakır’a verdiği röportaj da kahvaltı konusu birdenbire alınıp öne çıkarıldı.

 

Röportajı dikkatle okuyanlar, yazının tamamının bir kahvaltıyla açıklanamayacak kadar sempatik demokrat süsü verilmiş bir pragmatizmle bezendiğini rahatlıkla görecektir.

 

Cezaevinde siyaseten küçülme korkusu yaşayan bir Demirtaş portresi ortaya çıkmış.

Röportajın bir yerinde; “Tüm siyasi aktörlerin yazdıklarımı dikkatle okuduğunu biliyorum.”  diyen Demirtaş’ın kendini konumlandırdığı ve geldiği yer siyaseten son derece psikolojik bir nokta.

Demirtaş siyasi bir açılım yapmaya çalışıyor, bu açılımın merkezine de evvela kendisini konumlandırıyor.

 

Özellikle Türkiye siyasetinin kilit aktörü olarak konumlanmaya ve kahraman olmaya çalışıyor, roman yazıyor, şiir yazıyor, eşiyle mesajlar gönderiyor derken HDP’nin siyasi sermayesine de sitemli de olsa yatırım yaparak, terör örgütünün radarının dışına çıkmamaya gayret ediyor.

Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı diyor ya Cemal Süreyya!

 

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşenir’in evine çat kapı eşiyle kahvaltıya gidip kahvaltının mutlulukla bir ilgisinin olup olmadığını test edecek belki de.

Oradan da kim bilir belki de, Millet İttifakı Kahvaltı Salonuna gidip, seçmene şiir söyleşileri yapmayı hayal ediyorlardır.

 

Tersten gidecek olursak Meral Akşenir’in Demirtaş’a kan davası üzerinden verdiği yanıt bana diaspora Ermenilerinin intikam dolu serzenişlerini hatırlatıyor.

 

Kürtlerle kan, Türklerle toprak davamız var diyor diaspora Ermenileri!

 

Bu toprakların ilk bölücüsü taşnak Ermenileridir, PKK’nın Ermenilerle ve Ermenistan’la ilişkilendirilmesi de boşuna değildir!

Neyse konumuza dönelim, tarih yorabilir.

 

Demirtaş’ın kahvaltı konusundaki açıklamalarını kesmeden vermekte fayda var;   “Örneğin, siyasi amaçla bir araya gelmeden önce tüm liderler, sırf aile ziyareti kapsamında ve insani ilişki çerçevesinde, bir kahvaltı için herhangi bir liderin evinde buluşarak birbirlerini daha yakından tanımaya, daha iyi anlamaya gayret edebilirler. Mesela ben dışarıda olsaydım bir sabah Başak ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve “Kahvaltıya geldik” derdim.”

 

Bu Meral Akşener’e ve dolayısıyla Millet İttifakı’nın ortağı olan partiye muhatabınız benim demenin gastronomi yüklü dolaylı anlatımıdır.

 

Bir hatırlatma yapalım, geçen yıl S.Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun eşi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın eşi ile yedikleri yemek ve bu yılın ilk ayında pandemi başlamadan hemen önce “Devran” kitabının tiyatrosunun Pervin Buldan, Canan Kaftancıoğlu, Kadir İnanır’lı bir izleyici kitlesiyle birlikte izlenmesini akıldan uzak tutmamak lazım!

 

Demirtaş’ın Akşener açılımının kodlarını pandemi süreciyle kesintiye uğrayan “eşler iş başında gözüksün” faaliyetlerinin ayrıntıların da ilgilileri aradıkça bulacaklardır.  

 

Kendini liderlik konumuna taşıyan Demirtaş, HDP’ye de sitemini sonrasında toparlamaya çalışsa dahi ihmal etmiyor; “HDP olarak gücümüzün farkında değiliz. Gücümüzü çözüm siyaseti için yeterince kullanamıyoruz. HDP yönetimi barış için de tüm sorunlara siyasi çözümler için de daha fazla inisiyatif geliştirebilmelidir, kendilerine güvenleri tam olmalıdır. Halk onlardan, öncelikle barış siyasetini büyütmelerini ve mutlaka bir çözüm yolu açmalarını bekliyor. Türk’ü de Kürt’ü de HDP’den haklı olarak bunu istiyor ve bekliyor.”  

Demirtaş’ın kendisini bir özgül ağırlıkla siyasi olarak konumlandırması, HDP’yi eleştirmesi, Millet İttifakından İyi Parti tarafının HDP gerekçesiyle kopmasından endişe ediyor.

 

Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener’e “eve dön” çağrısı belli ki boşuna değilmiş. Meral Akşener’in Cumhurbaşkanlığı Adaylığı sevdasının HDP ve dolayısıyla PKK ile olan açık bir flörte dönüşmesinin siyasete yüklü bir maliyeti olacaktır.

 

Tüm umudum Türk milletinin ferasetinde ve bu oyunu bozmakla mükellef olan İyi Parti seçmeninin uyanışındadır!    

 

Yeni Yorum