20 Ekim Çarşamba 2021

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | “F”eroin  “Sefa”sı

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | “F”eroin  “Sefa”sı

Türkiye uyuşturucu ile mücadelede, organize suç örgütleri ve mafya türü yapılanmalarla mücadelede sadece büyük başarılar göstermiyor, işin kitabını yeniden yazıyor.

 

Terör örgütleriyle mücadele de ise çığır üstüne çığır açıyor. Özellikle FETÖ gibi önceleri gökyüzünde görünen ama tanımlanamayan gök cismi (UFO) gibi varlık sürdüren ve sonradan gizli ajandasıyla tanımlanan komplike bir örgütle de büyük bir mücadele yürütüyor.

 

Twitter’ın menşei ülkesine yani dijital Amerika’ya güvenerek Fuat Avni müstehar isimli vb.. 

hesaplarla kargaşa hedeflendiğini unutmadık ve hala bu yöntemlerden medet umduğunu da…

 

Fetullahist Terörizm sinsi ve stratejik bir organizasyon yapısına dayanıyor. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden ve sadece örgütsel amaçlı olan ilişkilerin ve bilgilerin güce dönüştüğü karanlık bir alandan bahsediyoruz.

 

FETÖ’nün örgütlenme modeli ve motivasyonunun önemli ayaklarından birini kişisel bilgi ve insan ağının örgütsel çıkarlar için sonuna kadar ilkesizce kullanılması oluşturuyor.

 

Bu sistematik içinde yer bulanlardan birisi ise Türk kamuoyunda uyuşturucu haberleriyle gündeme gelen Naci Şerifi Zindaşti’dir.

 

Zindaşti’nin adını biraz kurcaladığınızda karşınıza iki ismin kendiliğinden çıktığını göreceksiniz. 

 

Bunlardan birincisi dönemin savcısı firari FETÖ’cü Zekeriya Öz diğeri ise ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz!

 

Zindaşti – Zekeriya Öz ve Topuz bağlantıları 15 Temmuz öncesindeki dönemde FETÖ’nün uluslararası uyuşturucu trafiğinde transit ülke konumunda olan Türkiye’de büyük bir FETÖ istismarı olduğunun açık birer delili.

 

Narko FETÖ’cülük ise FETÖ’nün örgüt ayaklarından sadece birisi, eroin FETÖ ile birleşince otomatikman “F”eroin olur.

 

15 Temmuz’da bu ülkenin silahlarıyla bu millete zulmetmeye kalkanların bu ülkeye yıllar boyunca verdikleri zararın yanında uyuşturucu trafiğini nasıl yönettikleri henüz yeterince yer bulamadı.

 

Pislikleri o kadar çok ki, bir pisliğin üstünü bir başka pislikle kapatabilecek kadar kirliler.

 

FETÖ ayrıca bir pislik deryasıdır!

 

Bir taraftan FETÖ’nün ne olduğunu anlatırken diğer bir taraftan ne olmadığını da anlatmak durumunda kalıyoruz.

 

FETÖ; kötü olan her şeydir, iyi olan hiç birşey…

FETÖ’nün sızdığı devlet kademelerinden edindiği tecrübeler var.

 

Devleti ve bürokrasiyi kendi çıkarları için formatlamaya çalıştıkları için kendi kurguladıkları ilişkilerin neticesi olan bir devlet algıları var.

FETÖ için devlet yapısı devleti ele geçirene kadar işlevsel bir araçtır.

 

İnternette buram buram ihanet ve provokasyon kokan bir FETÖ’cü videosuna denk gelme ihtimaliniz çok da az değil.

 

Kendileri geçmiş dönemlerde bürokrasideki etkinliklerini inkâr etmiyor ve “Gülenci Bürokrasi”den bahsediyorlar. FETÖ ile mücadelede kamudan ihraçların ve açığa alınmaların ne kadar önemli olduğunu gösteren bilgileri farkında olmadan da olsa paylaşıyorlar.  

Bu nedenle FETÖ’cülerin videolarını ve attıkları tweet’leri şöyle alt alta koyunca bugüne dair yakıştırdıkları her şeyin 17/25 Aralık ve 15 Temmuz öncelerindeki kendi ideal devlet tasavvurları olduğunu görmemek imkânsız.

 

FETÖ’nün sapkın ideolojisi kendileri için hata yapma ihtimalini sıfırlıyor. FETÖ’de hatanın karşılığı stratejik sapma!

 

Özellikle bir haberci ve yorumcu edasıyla okyanus ötesinden kamera karşısına geçen stratejik sapkınların “devlet uzmanlıkları” gözden kaçmıyor.

 

Herkesi ve her şeyi bir proje olarak görüyorlar. Kadere iman etmiyorlar, tesadüfe ise itibarları yok.

Bu dönem devlette görev alan herkesi kendileri gibi göstermek için her şeyi yapıyorlar.

 

Fuat Avni isimli müstehar hesapla algı oyunları oynayan yalancılığı ve sahtekârlığı tescillenmiş Said Sefa’da bu kervana katılanlardan. Geçmiş kameranın karşısına ideal devletini ve kendi dünyasının kirli ilişkilerinden pasajları bugüne iliştirerek anlatıyor.

 

Onların gözünde devlet her türlü kötülüğü yapabilir, uyuşturucu trafiğini yönetebilir, devleti yönetenler organize suç örgütü liderleriyle mutlaka ilişkilidir, çıkarsız ve rantsız devlet yönetilemez.

 

Uyuşturucu trafiğinin yönetimi PKK ve FETÖ’nün kesiştiği ve işbirliği yaptığı alanlardan biridir. Ortadoğu’da akan her damla kanda FETÖ’nün de PKK kadar hissesi vardır.  

 

FETÖ, Türkiye’de uluslararası narko trafiğin önemli saç ayaklarından birisini oluşturmuş. Sızdıkları güvenlik ve adalet bürokrasisini kullanarak işi hem yönetmiş hem de sistem içinde ortak ve aktör haline gelerek bir güç kanalı daha açmış.

 

Bank Asya üzerinden aklanan uyuşturucu paraları haberlerde sıkça yer aldı, ilgilileri araştırıp bulabilir.  

 

Kişi kendinden bilir işi hesabı, FETÖ’cüler Anglo-Sakson sığınaklarından Türkiye’ye dair yorumlar yapmaktan geri durmuyorlar.

 

Ancak FETÖ’cülerin bu içi boş, bilgisiz olan bitenden bihaber yorumları mücadeleye ve Türkiye’nin geleceğine dair umudu artırıyor, mücadelenin ne denli güçlü sürdürüldüğünü ve kararlılığı ortaya koyuyor.

 

15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de olmayan şey nedir diye sorarsak rahatlıkla FETÖ diyebiliriz. Ancak bu rahatlık tedbirsizlik olarak anlaşılmamalı!    

 

FETÖ’cüler yeni Türkiye’yi tanımıyor, anlayamıyor işin güzel tarafı haberleri de yok.

 

Türkiye’ye Amerikan kalmışlar!

FETÖ’cülere birinin yüksek sesle söylemesi lazım “Hoca Çıplak, Şakirtler Çırılçıplak”!  

 

İdeolojik atalarından birisi Haşhaşi’lik olan bir örgütün, eroin ticaretinden gelen paralarla bugün Türkiye dışında “F”eroin “Sefa”sı sürenleri herkese ibret olsun!

 

FETÖ’nün geldiği noktayı Fuat Avni sahtekarlığından, “F”eroin “Sefa”sı’na uzanan kaçak bir yaşam olarak özetlersek anlarsınız vesselam…

Yeni Yorum