17 Mayıs Pazartesi 2021

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | Kürdün PKK ve HDP ile İmtihanı

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | Kürdün PKK ve HDP ile İmtihanı

Gara’dan kara haber geldi… PKK her zamanki gibi PKK’lılığını yaptı.

13 insanımızın katledilmesiyle beraber içimizde PKK’ya karşı dinmek bilmeyen nefret ve öfke şaha kalktı.

 

Türkiye’de Kürt kimliğini ipotek altına aldığını düşünen bir terör örgütü olarak PKK ve bu kimliğin siyasal-legal uzantısı olarak konumlanan HDP’nin Türkiye’ye ve Kürtlere ölümden başka bir şey veremeyeceklerini tecrübelerimizden biliyoruz.

 

Türkiye’de HDP kurgusuyla şekillenen Kürt siyaseti bitmiştir. Dünyadaki siyasi konjonktürde etnik-ayrılıkçılığa uygun bir zemin oluşturmuyor ve uzunca bir süre oluşturmayacak gibi duruyor.

HDP Kürtlerin PKK ile anılmasının kurumsal organizasyonu olmanın ötesinde bir misyon taşımadı, taşımıyor ve taşıyamayacak.

Türkiye’nin Kürtlerinin HDP ve PKK ile mutlak suretle mesafelenmesi ve ayrışması gerekiyor.

Kürdün PKK ve HDP ile imtihanı artık sorgu düzeyinde başladı.

 

HDP’nin çözüm sürecinde çözümle ilgilenmekten ziyade PKK terör örgütünü devletle eş tutma ve mevkidaş gösterme çabasının bedelini başta Kürtler olmak üzere Türkiye’nin tamamı acı bir şekilde tecrübe etti.

 

Kürtlere ve Kürtlüğe ilişkin devlet politikasında karşılık bulan her kültürel ve demokratik gelişmeyi demokrasinin bir kazanımı olmaktan çıkarıp terör örgütünün bir kazanımına dönüştürmek için çok çabaladılar.

 

Kürt kültürü PKK nedeniyle tarihi bir darbe aldı, son 20 yılın devrim niteliğindeki gelişmelerinden Kürtçenin kamusal alanda kullanımına ve Kürtlüğün saklanılacak utanılacak bir kimlik olmaktan çıkarılmasına değin büyük dönüşümlerden geçti Türkiye.

 

Altını çizerek not düşmemiz gerekiyor bu kazanımların hiçbir tanesi PKK’nın silahlı mücadelesi ve HDP’nin Kürtlere silahsız müdahalesi neticesinde gerçekleşmemiştir.

HDP’nin oy alma dışında tek bir demokratik ve genelinde insani başarısı yoktur.

PKK Kürtlerin başına gelmiş en büyük felakettir, HDP ise Kürtlerin oylarıyla büyüttüğü büyük bir hayal kırıklığıdır.

 

Kürt kimliği ve Kürtler kendilerine bir fanus içinde örgütçe dayatılan HDP’ye mahkum değildirler.

Kürtleri bu toplumla ilişkilerini siyaset üzerinden belirleyebilecekleri yanılgısına PKK ve HDP birlikte ittiler.

 

Bilinmeli ki; Kürtler tarafından PKK’nın ve HDP’nin reddi Kürtlüğünün şanıdır!

 

Şimdi toplumun vicdanı, insanlığı, adaleti ve tarihi yücelten kesimlerinin Kürtlere yürekten seslerle bu ülkenin başına bela olan, Kürtlüğe ipotek koymaya kalkan, Kürtlere siyasi haciz süreci yürüten PKK ve HDP’den samimi, pazarlıksız ve içten bir şekilde bu iki örgütü de dışlamalarını beklemeli ve istemeliyiz.

 

Türkiye’nin Kürtleri büyük bir sınav ve imtihandan geçiyor. PKK’nın küstahlığı ve eylemleri vahşice devam ederken, HDP’nin devleti PKK’nın masasına çekip eşitleme yaklaşımlarının ne demokraside ne hukukta, ne bilimde nede insanlıkta bir karşılığı yok.

 

DAEŞ’in infaz yöntemlerini de kopyalayan, Gara’da 13 cana vahşice kıyan PKK’ya ve hiçbir zaman terör örgütünden bir adım uzaklaşmayı dahi denemeyen HDP’ye bu milletin ve bu devletin tarih önünde vermesi gereken büyük dersler var.

Demokrasinin ve ülkenin geleceği adına PKK’dan bir adım dahi uzaklaşmayan HDP kapatılmalı ve bu yolla Kürtlerin önü de açılmalıdır.

 

Kürtlere sivil siyasetin ve vesayetsiz demokratik katılımın önünü açacak mekanizmaların inşa edilmesi devletin asli görevi olmalıdır.        

HDP’nin kapatılması, PKK ile mücadelenin artarak yoğunlaştırılması Kürtler için eşi bulunmaz bir fırsat olacaktır.

 

Terör örgütünün prangalarından kurtulmuş, HDP’nin çıkarcı siyasetini bir okul olarak kabul etmemiş, gerek mevcut siyasi partilerde gerekse yeni siyasi parti kurma yoluyla PKK’sız bir Kürtlüğü yükseltecek, bu ülkenin düşmanlarının değil bu milletin gönlünde yer edinecek organik bir tecrübeye ihtiyacımız var.

 

Unutulmamalı ki; HDP’ye oy veren herkes PKK’lı değildir.

 

Ama HDP’nin PKK ile olan bağını bilerek HDP’de ısrar edilmesi ne barışçıl, ne samimi nede demokratiktir.

 

HDP’yi “oy uğruna” muhatap alan ve “dost” sayan Türkiye’nin ana akım siyasi muhalefeti de bu işin sorumluluğunu taşıyor. Kürt oylarının cazipliği karşısında HDP’ye verilen her selam PKK’nın Kürtleri ve Kürtlüğü istismarına dönük bir destektir.

 

Dünyadaki gelişmeler, bölgesel gelişmeler ve ülkemizdeki gelişmeler PKK ve HDP içiçe geçmişliğinin daha fazla sürdürülemeyeceğini gösteriyor.

 

PKK eline silah tutuşturmak için Kürtleri kullanmaya devam etmekten, HDP PKK’yı daha fazla savunabilmek için Kürtleri aldatmaktan vazgeçmez ama tüm bunlar bir kısır döngü değil ve Kürtler HDP ve PKK’ya asla muhtaç değiller.

PKK’da ısrar HDP’nin sonudur.

HDP’de ısrar siyasetin sonudur.

PKK ve HDP’ye karşı duruş, Kürtlerin ve Kürtlüğün tarihte yeniden doğuşu ve insanlığın bir gereğidir.

 

 

Yeni Yorum