14 Haziran Pazartesi 2021

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | Millet ve Themis; Her AYM kararı Helal midir?  

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | Millet ve Themis; Her AYM kararı Helal midir?  

“Helalleşmek mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır çünkü her yasal hak helal değildir ve olamaz!”

 

Alev Alatlı’nın o meşhur konuşmasının yüreklerimizden süzülüp ruhumuza doğru akıp giden kısımlarını yukarıda tekraren okumuş olduk.

Helal ve haram tartışmalarının içerisinden haram olanı ayırıp helal ve yasal olanı 21. Yüzyılda birarada tartışır durumdayız.

 

Anayasal düzenler, demokrasiler büyük bedellerin, meşakkatli süreçlerin ve idealize edilen müesses nizamın eserleridir.

 

Hiçbir kazanım ve hiçbir değer ucuz bir şekilde edinilmemiştir.

 

Yasama, yürütme ve yargı!

Demokratik bir ülkenin var olabilmesi için olmazsa olmaz erklerimiz.

 

Allah hiçbir ülkeyi düşmanımız dahi olsa güçsüz, kuvvetsiz bırakmasın; zaferin’de hayırlısı!

Erklerin sıhhatinin devamı öncelikle milletlerin ferasetinden ve devletlerin kararlığından geçer.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Anayasa Mahkemesi(AYM) Başkanı’na ilettiği sitem yüklü sözler günlerdir köşe yazılarında ve tartışma programlarında aynı eksende dolanıp duruyor.

Anayasa Mahkemesinin almış olduğu gerekçeli kararların ülkenin terör ve suçla mücadelesindeki kararlığa olan etkilerini tartışmak yerine, bir Bakan’ın AYM’ye olan haklı sitemi çarpıtılıyor.

AYM Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsız ve saygın bir kurumudur. Buna kimsenin bir itirazı olamaz.

 

Ancak bu tartışmayı yaparken öncelikle bu ülkenin saygın bir kurumunu değil de Türkiye Cumhuriyetini, Türkiye’nin ne olup ne olmadığını konuşmamız gerekiyor.

 

Cumhuriyet Osmanlı İmparatorluğunun içinde olduğu bir savaş döneminin sonrasında yine büyük bir mücadeleyle savaş kazanılarak kuruldu.

Bu topraklar sadece vatanı uğruna can veren şehitlerimizin kanlarıyla değil, sakat kalanların, ölmeyi göze alanların inancı, duası ve kararlığıyla sulandı!

 

Bu vatanın bereketi milletinin imanından, vatan sevgisinden ve devletine sadakatinden ileri gelir.

Anayasal kararlar, kişi hak hürriyetleri bu topraklar için can vermeye hazır insanların da hakkını gözetirken, içinde bu topraklara, bu devlete karşı kin ve nefret duyanlarında hakkını ayrım yapmaksızın gözetmekle görevlidir.

İşte tam da burada adaletin kılıcının kesemediği ve terazisinin tartamadığı bir gri alan ortaya çıkmaktadır.

 

Vatanını düşmandan, demokrasisini darbecilerden, milletini terör örgütlerinden korumak ve kollamak görevi ve sorumluluğu adli, siyasi ve idari bir sorumluluk olmak durumundadır.

Şehitlerin kanı, gazilerin cesareti ve güvenlik güçlerimizin fedakârlıklarıyla büyük bir mücadele yürütülüyor.

 

Terörle ve terörizmle topyekûn yürütülen bir mücadele de gönlü terör örgütlerinden yana olanlar mahkeme kararlarıyla seviniyorlarsa ortada bir sorun var demektir.

Her anayasal karar yasal olsa dahi helal midir değil midir tartışmaları bundan sonra daha fazla yapılacaktır.

 

Anayasal yorumların güvenliği ve terörle mücadeleyi kısıtlayıcı, sınırlandırıcı etkilerinin de iyi düşünülmesi gerekmektedir.

Hakların yasalar çerçevesinde vatandaşların haklarını kullanımı karşısında devleti sınırlandırmak başka bir şey, kolluk güçlerini oyunun dışına çıkaracak kararlar almak bambaşka şeylerdir.  

 

Her meşru olan şey yasal olmadığı gibi, her yasal olanın helal olup olmadığını da doğru tartmak gerekecektir.

 

Güvenlik güçlerini inisiyatif alamayacak derecede kısıtlamak ve sınırlandırmak, dış odaklı derin yapılara, milleti provoke etme becerisine sahip karıştırıcı gruplara, kaos bekçilerine sağlam bir orta yapmaktan farksızdır.  

 

Yunan mitolojisinin adalet ve düzen tanrıçası olan Themis’i artık üzerinde ki sembolizmle beraber bu ülkenin kodlarına uyarlamak ve kararları da milletle helalleşerek almak durumundayız Millet’le Themis’i buluşturmak gerekli; MilleThemis!!!

Yeni Yorum