17 Mayıs Pazartesi 2021

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | PKK Pazarının Malları; HDP, TİP ve B. A. Megüllüoğlu

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | PKK Pazarının Malları; HDP, TİP ve B. A. Megüllüoğlu

Türkiye’nin muhalefet sorunu her geçen gün kronikleşiyor. Millet ittifakının resmi ortakları olan CHP ve İyi Parti’nin yanı sıra gayri resmi ortak olan HDP’nin bir arada oluşu, topluma karşı büyük bir meydan okumadır.

 

Demokrasi toplumla birlikte toplum için varken, muhalefet toplumsal gerçekliklere ve ülkenin reflekslerine rağmen büyük bir zorlama ve dayatma içerisinde.

 

İttifak siyasetinin yanı sıra, PKK yetmezmiş gibi HDP’nin çoğulculuk adı altında marjinal kesimlerle kurduğu ilişki ve topluma sunduğu iç ittifakların siyasi ürünleri şiddeti siyasallaştırabilecek potansiyelde.

 

HDP, PKK’nın terörünü ve terörizmini siyasal şiddete indirgeyerek aklamak için çoğulculuğa sığınmakta ve maliyeti de belirli bir kesim Kürt seçmenin sırtına yüklemekten çekinmeyerek toplumun marjinal kesimlerine de siyasi temsil peşkeşinde bulunmaktadır.

 

HDP seçmenin sorgulayıcı bir yönünün bulunmaması HDP için büyük bir fırsattır.

HDP’nin PKK yörüngesinde yürüttüğü kimlik siyasetinin kendi seçmenine de, Millet ittifakına da, demokrasiye de zaman içerisinde büyük zararları olacaktır.

 

PKK’nın kurduğu pazarın en büyük tezgahlarından biri HDP iken TİP ve diğer ittifak partileri bu pazarın küçük tezgahlarıdır, Tuma Çelik, Garo Paylan, Barış Atay Megüllüoğlu gibilerde bu pazarın tezgahtarı dahi değil, çıraklarıdır.

Çıraklık gibi kıymetli bir ilk adım mesleğini küçümsemek gayesinde değilim elbet, belki de PKK pazarının çırağı olmak kendileri için eşi bulunmaz bir fırsat ve onur vesiledir… Kim bilir!

Barış Atay Megüllüoğlu her ne kadar HDP kontenjanından TİP milletvekili olarak görev yapıyor olsa da, rol modelinin CHP Milletvekili Özgür Özel olduğu apaçık ortada.

 

Meşruiyetini ve siyasal konumlanmasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu eleştirmek üzere tahkim eden Özgür Özel’in boş bıraktığı yerleri doldurmak istiyorlar.

 

HDP’den seçilerek TİP Milletvekilliği yapan Barış Atay Megüllüoğlu’nun bu ülkeye ve bu topluma ne verip ne katabileceği elbette ki seçmenin takdiridir.

 

Ama HDP, Barış Atay Megüllüoğlu’yla seçmenine sağlam bir kazık atmıştır.

 

B.A. Megüllüoğlu sosyal medyada İçişleri Bakanı’na sataşarak varlığının sorgulanmaması ve meşruiyet üretebilmek adına böylesi çirkin suçlayıcı bir tavrın içine girmiştir.

 

Türkiye’de solun ve özellikle aşırı solun kendinden taraf şiddetle olan uyumlu ve sessizlikle açıklanabilecek destekleyici ilişkisi okurların malumudur.

 

Tecavüzcü kendilerinden olunca şehvet kurbanı, tecavüz mağduru ise şehvet mağdurudur!

Yaşanan da taciz tecavüz değil sonradan anlaşamamaktır!

 

Canan Kaftancıoğlu’nun DHKP-C’lilere arka çıktığı bir yerde Türkiye İşçi Partisi Barış Aydın Mengüllüoğlu’nu öne sürerek Süleyman Soylu’ya sataştırarak PKK’ya da mahcup olmamak adına DHKP-C’ye karşı olan mahcubiyetini gidermeye çalışmıştır.

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, yargı organlarının cezaevinden çıkmasına ancak yargılanmasının devam etmesine karar verdiği bir kolluk personeli üzerinden mesnetsizce saldırmak terör örgütlerine selam gönderilen gizli bir dilin uzantılarıdır.

 

CHP, HDP ve TİP İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya boş ve durduk yere amaçsız bir şekilde saldırmıyor...

 

Bu saldırılar milletin desteğini arkasına alan terör, terörizm ve suçla mücadele kararlılığına, bu kararlılığın baş aktörü Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’dan bu sürecin kararlı destekçisi MHP lideri Devlet Bahçeli’ye kadar AK Parti Milletvekillerinden teşkilatlarına kadar herkese yapılmış sistematik saldırılardır.

 

Devletin ve siyasetin dili, terör örgütlerini, siyasi uzantılarını, siyasal şiddeti ve şiddetin siyasallaştırılmasını güçlü kılacak bir şekilde birleşmeli, yarın çok geç olmadan hukuk ve demokrasi içerisinde gereği fazlasıyla yapılmalıdır…

 

 

Yeni Yorum