30 Kasım Çarşamba 2022
1 yıl önce

Ahmet Hakan’dan CHP’ye Fikri Sağlar tepkisi: Muhafazakâr seçmen, nasıl olacak da CHP'ye güvenecek?

CHP'li Fikri Sağlar'ın katıldığı bir canlı yayında ''Türbanlı hakimlerin adaleti yerine getireceğinden kuşkuluyum'' şeklindeki sözlerine Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan'dan tepki geldi. Hakan, ''Bu tür gerici fikirler, CHP’nin yayın organından CHP’nin tanınmış bir ismi tarafından dile getirilince... Muhafazakâr seçmen, nasıl olacak da CHP’ye güvenecek?'' diye sordu

1 yıl önce

Ahmet Hakan: Merkel'in yerine gelecek isim PKK'yı çok üzecek

"Laschet'in en önemli iki özelliği var. Bir: Türkiye dostu. İki: PKK’ya terörist demeyenlere çok kızıyor. Bir tartışma programında izledim Armin Laschet’i. Karşısında PKK’ya 'terörist' demeyen biri vardı. Ona öyle bir yüklendi ki. Cumhur ittifakının bir üyesi olsa, ancak bu kadar yüklenebilirdi. Yani demem o ki. PKK’yı Almanya’da zor günler bekliyor."

7 ay önce

Ahmet Hakan: Canımız sıkılsa da sakin olmalıyız

Hakan, “sosyal medyada sürekli aynı haberlerin döndüğünü” söyledi. Bu haberler için “Birkaç Pakistanlının, Türk kadınlarının görüntülerini çekip paylaşması... Birkaç Afgan’ın, garson kızımıza yiyecek gibi bakması... Bir Suriyeli esnafın, delirmiş gibi hepimize meydan okuması...”  örneklerini paylaşan Hakan, şunları yazdı: “Bu olaylar karşısında haklı olarak... Hepimizin asabı bozuluyor, hepimiz öfkeyle doluyoruz, hepimizin canı sıkılıyor Ama sakin olmalıyız.  Sakin olurken de birbirimize sürekli olarak şunları telkin etmeliyiz: Birkaç tekil olay üzerinden bütün sığınmacılarla ilgili genelleme yapma. Yangına körükle gitme. Adaba uymayan sığınmacıların anında sınır dışı edildiklerini unutma. Altındağ olaylarını hatırla. Dikkat et. Aniden patlayan galeyan hallerinin tarihte hangi utanç verici olaylara yol açtığını sürekli aklında tut.”

6 ay önce

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan: “Çok büyük bir alanı, ağaçlarla donatıp devasa bir parka dönüştürmek... Nasıl oluyor da doğaya ve kente düşmanlık yapmak oluyor? Canan Hanım”

Hakan, bugünkü köşe yazısında İstanbul’un havalimanları konusundaki tartışmalar için ancak “Keşke, İstanbul’a yapılan yeni havaalanına ‘Atatürk’ ismi verilseydi” diyebileceğini söyledi. Atatürk Havalimanı'na "kutsal mekan" muamesi yapıldığını iddia eden Hakan, şunları yazdı: Artık iyice şehrin içinde kalan, kent trafiğini fazlasıyla zorlayan, İstanbul’a yetmeyen bu havaalanına neden “Asla dokunulmayacak kutsal bir mekân” muamelesi yapılıyor? Anlamış değilim. Üstelik yerine... Beton dikilmeyecek. Rezidans yapılmayacak. TOKİ’ye verilmeyecek. Otel yapılmayacak. İnşaat yapılmayacak. Peki ne yapılacak? Koskocaman bir park yapılacak. Ağaçlandırılacak. İstanbul’un nefes alacağı harika bir park alanı çıkacak ortaya. Devasa bir parka kavuşacağız yani. Yapılması planlanan millet bahçesine Atatürk isminin verilebileceğini söyleyen Hürriyet yazarı, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu da eleştirdi: Eğer Atatürk Havalimanı’na “kutsal mekân” muamelesi yapılmasının temel nedeni “Atatürk” isminden kaynaklanıyorsa... Bu devasa parka “Atatürk Parkı” ya da “Atatürk Millet Bahçesi” adı verilir ve sorun biter. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun bu tartışmayla ilgili olarak dün yaptığı paylaşımı okudum. Şöyle diyor: “Atatürk’e, doğaya, kente düşman olanlara bir çift sözümüz var.” Paylaşımdan öğrendiğimiz kadarıyla... Canan Hanım ve partililer, bugün saat 11.00’de Atatürk Havalimanı’na gideceklermiş... Ve Atatürk’e, doğaya, kente düşman olanlara bir çift söz söyleyeceklermiş. Çok büyük bir alanı, ağaçlarla donatıp devasa bir parka dönüştürmek... Nasıl oluyor da doğaya ve kente düşmanlık yapmak oluyor? Canan Hanım şunu bir açıklasa da öğrensek. Atatürk’e düşmanlık yapmak meselesine gelince... “Atatürk” ismine bir alerji duyulması beni de çok rahatsız eder, ediyor. Ama tek bir tesellim var: Bu olay, Canan Kaftancıoğlu’nun Atatürk konusunda bir duyarlılık, bir hassasiyet kazanmasına vesile olmuş oldu. Ki bu da öyle pek hafife alınacak bir şey değil.

4 ay önce

Ahmet Hakan: “Eskiden Financial Times’ın ilgi gösterdiği Türk siyasetçinin önü açık sayılırdı, şimdi ise kuşkuyla karşılanıyor.”

"Finansal Times’a konuşmak... Eskiden nasıl karşılanırdı? Şimdi nasıl karşılanıyor?" diye soran Hakan, şöyle devam etti: “İmamoğlu’nun Financial Times’a söylediklerinden tamamen bağımsız olarak bir cevap çıkardım. Eskiden Türkiye’de Financial Times’a konuşmak, konuşana bir prestij sağlardı. Şimdi ise prestij kaybettiriyor. Eskiden Financial Times, Türkiye ile ilgili bir harf yazsa bizim gazetelerimiz manşet yapardı. Şimdi ise dönüp bakan yok. Eskiden Türkiye’de siyasi ikbalin yolu Financial Times’tan geçerdi. Şimdi ise siyasi basiretsizliğin yolu Financial Times’tan geçiyor. Eskiden Financial Times’ın ilgi gösterdiği Türk siyasetçinin önü açık sayılırdı. Şimdi ise azıcık kuşkuyla karşılanıyor."