24 Haziran Pazartesi 2024
3 yıl önce

İzmir depreminin 91. saatinde mucize gerçekleşti! Ayda bebek sağ olarak çıkarıldı

İzmir'de depremden 91 saat sonra 3 yaşındaki Ayda Gezgin enkazdan sağ olarak çıkarıldı

3 yıl önce

Kaymakamlıktan Bebek Sahili’ndeki yoğunluğa ilişkin açıklama: Kısıtlamalara uymayan kişilere gerekli idari/adli işlemler uygulanmaktadır

Bebek Sahili’ndeki vatandaşlarla ilgili olarak, basında çıkan haberler doğrultusunda yapılan incelemelerde, ilgili şahısların turist ve kısıtlamalardan muaf kişiler oldukları tespit edilmiş olup, emniyet birimlerimizce konunun takibi hassasiyetle yapılmaktadır. Kısıtlamalara uymayan kişilere gerekli idari/adli işlemler uygulanmaktadır.

3 yıl önce

4 aylık Asya bebek KADES sayesinde kurtuldu

Ankara'da yemek şirketi işleten Levent Sözen (36), 2.5 yıllık eşi öğretim görevlisi Nergiz Sözen'e (30) psikolojik ve fiziksel şiddet uyguluyordu. Levent Sözen, boşanma davasını aşan eşini 4 aylık bebekleri Asya'yı kaçırmakla tehdit ediyordu. Sözen 17 Nisan günü Asya bebeği kaçırdı. Asya bebek, polis ekiplerinin çalışması ile bulundu, babası gözaltına alındı. Levent Sözen, nöbetçi sulh ceza hâkimliğince adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Nergiz Sözen yaşadığı dehşet dolu anları Sabah Gazetesi’ne anlattı: 2.5 yıldır evliydik. İlk başlarda ilişkimiz çok güzeldi. Sonra eşimin davranışları değişti. Sürekli alkol alıp bilgisayardan oyun oynuyordu. Bebeğimiz oldu durum değişmedi. Sorumsuzluğunun dozu giderek arttı. Bebeğim sarılık oldu hastaneye gitmemi engelledi. Asya 5 günlüktü, dikişli olmama rağmen bebeğimi hastaneye götürdüm. Ateşim çıkınca bebeğe bakması için kayınvalidemi çağırdım. Annesini evden kovdu. 5 Nisan'da boşanma davası açtım. Ailesine de dava açtığımı söyledim. Ama "Eşim ve çocuğum kayıp" diye polise başvurdu. Polislere şiddet gördüğüm ve tedavi hakkımın elinden alındığı için boşanma davası açtığımı söyledim. ORGANİZE HAREKET ETTİLER Mahkeme bebeği görmesi için görüş onayı vermişti. O gün annesi Şaziye Sözen ve ablaları Aysun Doğan ve Aslı Tamer ile geldi. Gözü sürekli camdaydı. Annem ve dayımı oyalayıp bebeği camdan kaçırıp, jiletli tel örgünün üzerinden tanımadığım bir adama verdi. Üç dört araçla konvoy halinde kaçırdılar bebeğimi. Uzaklaştırma kararı olduğu için ben üst kattan kamera ile izliyordum onları. Şüpheli hareketleri vardı o yüzden elim KADES uygulamasındaydı. Pencereden kaçarken uygulamayı kullandım. Organize şekilde hareket ettiler ama onların planları KADES ile bozuldu. Belki bebeğimi şehir dışına kaçıracaktı. Anne ve ablası da kaçmak istedi ama kısa sürede polis geldi. İYİ Kİ KADES VAR Avukatım tehditlerden dolayı KADES uygulamasını indirmemi tavsiye etmişti. İyi ki KADES'i indirmişim, uygulama sayesinde iki dakika içinde polisler geldi. Bebeğimi KADES sayesinde buldum. Her kadın KADES'i indirsin. Kadına şiddet ve kadın cinayetleri son bulsun. Başta Cumhurbaşkanı'ma, İçişleri Bakanı'mıza tüm emniyet güçlerine çok teşekkür ederim. Kadınlar kesinlikle korkmasın. Şiddet görüyorlarsa devlete başvursun. Avukatımın tavsiyesiyle eve kamera yerleştirmiştim. İyi ki o kamera kayıtları da var. Anbean bebeğimin kaçırılma anı mevcut.

3 yıl önce

15 Temmuz şehidinin babasından Kemal Kılıçdaroğlu'na sert sözler: "Bebek katili Öcalan'ın heykelini dikeceğini söyleyen Selahattin Demirtaş'a ise 'çok saygın' diyor”

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde 2019 yılındaki 30 Mart yerel seçimleri öncesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle şehitlikte düzenlenen törene katılan CHP İlçe Başkanı Okan Marzıoğlu ve CHP belediye başkan adayı Mustafa Navruz'a, FETÖ'nün darbe girişiminde Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'na düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in babası Yahya Kemal Yiğit tepki göstermişti CHP'lilerden şehit babasına dava CHP'li Marzıoğlu ve Navruz'un şikayeti üzerine 15 Temmuz şehidinin babası Yahya Kemal Yiğit hakkında Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'hakaret', 'tehdit', 'darp' suçlarından dava açıldı. 2 bin 180 TL ceza verildi Bünyan ilçesindeki Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, mahkeme heyeti yaptığı yargılama sonucu Yiğit'e 'hakaret' suçundan 109 gün hapis cezası karşılığı 2 bin 180 TL para cezası verdi. Yiğit, 'tehdit' ve 'darp' suçlarından ise beraat etti. "Bana 15 Temmuz'u yeniden yaşattılar" Karar sonrası açıklama yapan baba Yiğit, "Bana 15 Temmuz darbe girişimini yeniden yaşattınız' dedim. Gerçekten yaşadık. Ben bugün karar çıkacak davanın sonucunu şeref madalyası olarak taşıyacağımı da söyledim. Gerekçeli kararı da evimin altına yaptığım müzede çocuğumun fotoğrafının yanına çerçevelettirip gerekçeli kararı asacağımı ilettim" dedi. "Kılıçdaroğlu'na 'sayın' demeye utanıyorum" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Yiğit, "Bugüne kadar PKK denen alçaklar 40 bin Müslüman Türk'ün evladını şehit etmedi mi? Fakat CHP Genel Başkanına 'sayın' demeye utanıyorum. Çünkü saygın bir insan değil. Bunlara terör örgütü bile diyemiyor. "İsyanım Öcalan'ı öven Demirtaş'a 'saygın' demesine" Terör örgütü sevicisi partinin genel başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır meydanında bebek katili Apo'nun heykelini dikeceğini söylüyor. Fakat Selahattin Demirtaş'a Kemal Kılıçdaroğlu 'Sayın Demirtaş çok saygın bir siyasetçi' diyor. Kılıçdaroğlu, senin saygınlığın da bu kadar. Ben bunlara isyan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Özür dilersem davadan vazgeçeceklerini söylediler" Yiğit, "Bir önceki duruşmada 'kurumsal kimliğimizden özür dilerse davamızdan vazgeçeceğiz' dediler. Bugün genel merkezden 3 tane avukat göndermişler. Vallahi 3 değil, 103 tane gönderseler vız gelir. Bizim o çocuklarımızı şehit eden teröristler var ya onlardan kurşun yemeyi şeref sayarım ama yine onlardan özür dilemem" dedi.

2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sığınmacı mesajı! 'Batı dünyası Aylan bebekten ders çıkarmadı'

Erdoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi tarafından düzenlenen Adalar Denizi ve Yunanistan ile Komşuluk İlişkileri Sorunları Sempozyumu'na video mesaj gönderdi. Sempozyumun başarılı geçmesi temennisinde bulunan Erdoğan, sempozyumun düzenlenmesine öncülük eden Dokuz Eylül ve Başkent üniversitelerinin yetkililerini tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Atalarımızın 'adalar denizi' olarak adlandırdığı Ege Denizi, tarih boyunca medeniyetlerin kavşak noktasında yer almış, insanlığın ortak kültür havzalarından birisidir. Üzerine şiirler yazılan, şarkılar söylenen bu güzel deniz, iş birliği ve barışın sembolü olması gerekirken maalesef son yıllarda insani trajedilerle gündeme gelmektedir. Suriye'de yaklaşık 11 yıldır süren iç savaş ve katliamlardan kaçan binlerce göçmen, Ege Denizi'nde hayatını kaybetmiştir. Bundan 6 yıl önce minik bedeni sahile vuran Aylan bebek, modern dünyanın utanç vesikası olarak hafızalara kazınmıştır. Başta Avrupa olmak üzere, Batılı ülkeler Aylan bebeğin dramından gerekli dersleri çıkarmamıştır. Mültecileri kendi topraklarında güven ve huzur içinde yaşatacak adımların hiçbiri atılmamıştır. Türkiye, Suriye kaynaklı düzensiz göçün engellenmesine yönelik verdiği olağanüstü mücadelede tek başına bırakılmıştır. Suriyeli mazlumlara kapanan kapıların, ülkemizde darbe girişiminde bulunmuş, 251 vatandaşımızın kanını dökmüş FETÖ'cü canilere sonuna kadar açılması insanlık adına hicap kaynağıdır." Bu tablo karşısında komşu Yunanistan'ın, Türkiye'nin iyi niyetli çabalarına anlamlı katkı sunmak yerine, maksimalist politikalarına hız verdiğine dikkati çeken Erdoğan, "Mülteci krizi, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine vesile olabilecekken, bu tarihi fırsat Yunanistan'ın uzlaşmaz tutumu sebebiyle heba edilmiştir." dedi. Türkiye'nin tarihte olduğu gibi bugün de Ege Denizi'nin gerilim ve çekişmeden ziyade dostlukla anılmasını arzu ettiğinin altını çizen Erdoğan, bu anlayışla şimdiye kadar gerilimi artıran taraf olmamaya özen gösterdiklerini belirtti. "DAİMA SUHULETLE DAVRANDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, deniz yetki alanları, adaların gayriaskeri statüsünün ihlali ve Navtex ilanları başta olmak üzere komşu Yunanistan'ın tansiyonu yükselten adımları karşısında daima suhuletle davrandıklarını, meseleleri diyalog ve müzakere ile çözmeye öncelik verdiklerini hatırlattı. Türkiye'nin tarihten ve uluslararası hukuktan doğan meşru haklarını sonuna kadar savunurken, diplomasiye alan açmayı asla ihmal etmediklerini aktaran Erdoğan, bugün de bu müspet tavrı koruduklarına dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Komşumuz Yunanistan'dan hak ve menfaatlerimize saygı göstermesini, oldubittilerden ve tek taraflı eylemlerden kaçınmasını bekliyoruz. Yunanistan ile hakkaniyete, adalete ve iş birliğine dayalı, komşuluk hukukunu gözeten çözüm yolları bulacağımıza inanıyorum. Evlatlarımıza sorunlar yumağı yerine daha istikrarlı, daha huzurlu, daha güvenli bir gelecek bırakmak istiyoruz. Kendi alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen bu sempozyumun bizlere bu arayışımızda yol göstereceğini düşünüyorum." Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, değerli fikirleriyle programa katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

2 yıl önce

Fransa'da aşırı sağcı derginin farklı etnik kökenden bebekleri kullandığı ırkçı kapak tepki topladı: Rezil, İslamofobik paçavra

Aylık yayımlanan Causeur dergisi, eylül sayısının kapağında, farklı etnik kökenleri yansıtan 5 erkek bebeğin fotoğrafını kullandı. Fotoğrafın üstünde "Gülün, iyi yer kaptınız" ifadeleri yer alırken, alt tarafta ise derginin bu ayki konusunun, Fransa'nın nüfus değişimi olduğunu anlatan "Limoges'dan Nimes'e. Belge ve rakamlarla Fransa'nın yeni demografisi" yazısı kullanıldı. Dergi, "İyi yer kaptınız (Vous etes grand-remplaces)" ifadesiyle, ırkçı, yabancı düşmanı, aşırı sağcı yazar Renaud Camus'un, Fransız ve Avrupa nüfusunun yerini yakın gelecekte öncelikle siyahi Afrika ile Kuzey Afrika kökenlilerden oluşan Avrupalı olmayan bir nüfusa bırakacağına dair "Büyük İkame (Grand Remplacement)" adlı komplo teorisine atıfta bulundu. Bakan Moreno'dan "rezil" nitelemesi Kadın-Erkek Eşitliğinden Sorumlu Bakan Elisabeth Moreno, Twitter'dan yaptığı açıklamada, Causeur dergisinin kapağını "rezil" olarak niteledi ve "Büyük İkame" adlı komplo teorisinin kökeninde katıksız bir ırkçılığın yattığını vurguladı. Moreno, bakanlıklar arası ırkçılık ve antisemitizm karşıtı delegasyonun, derginin yayınıyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. İktidardaki Cumhuriyet Yürüyüşü (LREM) partisinden Christophe Castaner ise Causeur dergisinin çocukları hedef alan bir ırkçılığı kapağına taşıdığına dikkati çekerek, tüm çocukların aynı haklarla doğduğu ve ayrımcılığın her zaman suç olacağı bir Fransa'yı savunmaktan gurur duyduğunu kaydetti. "İslamofobik paçavra" Cumhurbaşkanı adayı Sandrine Rousseau'nun sözcüsü Thomas Portes de derginin kapağını "aşağılık" olarak yorumladı ve bu ırkçı yayın için Causeur'e derhal bir yaptırım uygulanması gerektiğini aktardı. Gazeteci Aude Lancelin ise "İslamofobik paçavra" olarak nitelediği Causeur dergisinin, bebekleri yeterince beyaz görmeyerek, ırkçılığı katladığının altını çizdi. Causeur dergisinin genel yayın yönetmeni Fransız feminist gazeteci Elisabeth Levy, Ekim 2020'de, Fransa'daki başörtüsü tartışmalarına katılarak, başörtüsünün, Fransa'nın düşmanlarının üniforması olduğunu ileri sürmüş, ülkedeki başörtülü Müslümanların, 16 Ekim 2020'de başı kesilerek öldürülen öğretmenin anısına saygı için birkaç günlüğüne başörtülerini çıkartabileceğini söylemişti.

2 yıl önce

HDP'li Beştaş Meclis'te bebek katili Öcalan'ın Türkiye'ye barış getireceğini savundu

Meclis'te konuşan HDP vekili Meral Danış Beştaş, terörist başı Abdullah Öcalan'ın engellendiğini söyledi. SKANDAL 'ÖCALAN' SAVUNMASI İmralı'da farklı bir hukuk sistemi uygulandığını iddia eden Beştaş, Öcalan'ın Türkiye'ye barış getireceğini savundu. HDP vekili, iddia ettiği hukuksuzlukların başlıca sebebinin Öcalan'ın engellenmesi olduğunu ifade etti. "SİZ ÖCALAN'IN BARIŞ GETİRECEĞİNİ BİLİYORSUNUZ" Çözüm sürecini her fırsatta savunduklarını belirten Beştaş, "Siz Abdullah Öcalan'ın barışı getireceğini biliyorsunuz, bunu engellemeye çalışıyorsunuz. Biz iktidar döndü diye dönmeyiz." dedi.

2 yıl önce

HDP, bebek katili Öcalan'ın yakalanışının 23'üncü yıl dönümünde PKK elebaşına özgürlük istedi

Terör örgütü PKK'nın kurucusu terörist elebaşı Abdullah Öcalan, 23 yıl önce 15 Şubat 1999'da siyasi sığınma talebinde bulunduğu Hollanda'ya gitmek üzere geldiği Nairobi Havalimanı'nda bordo bereliler tarafından düzenlenen operasyonla yakalanıp Türkiye'ye getirildi. HDP, İmralı Cezaevi'nde çarptırıldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çeken terörist elebaşı Öcalan'ın yakalanışının yıl dönümünde yazılı bir açıklama yaptı. HDP'DEN SKANDAL AÇIKLAMA PKK elebaşının yakalanmasını 'komplo' olarak tanımlayan HDP, açıklamasında şu skandal ifadelere yer verdi: "Sayın Abdullah Öcalan, bundan 23 yıl önce başta ABD olmak üzere uluslararası güçlerin komplosuyla Türkiye’ye teslim edildi. Öcalan’a yönelik 15 Şubat 1999’da gerçekleştirilen bu komployla Kürt sorununda barış, adalet ve özgürlük talebi hedef alındı. Bu anlamıyla 15 Şubat özellikle Kürt halkının özgürlüğüne, varlığına, geleceğine ve tarihine kastetme günüdür." ÖZGÜRLÜK İSTEDİLER Terörist Öcalan'ın sağlığından endişe duyulduğunun belirtildiği açıklamada özgürlük talebinde de bulunuldu.

1 2 3 4