23 Ekim Cumartesi 2021
5 ay önce

Covid-19: Vefat sayısında can yakan yükseliş

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı. Sağlık Bakanlığı son 24 saatte 394 kişinin hayatını kaybettiğini, 31 bin 891 kişiye ise koronavirüs tanısı konduğunu açıkladı.

5 ay önce

Covid-19 tedbirleri: Vaka sayısı düştü

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı. Sağlık Bakanlığının Covid-19 bilgilendirme sayfasında Türkiye’nin güncel korona virüs tablosu kamuoyuyla paylaşıldı. Tabloya göre son 24 saatte 347 kişi korona virüsten hayatını kaybetti, toplam can kaybı 41 bin 191’e yükseldi.

4 ay önce

Türkiye normale dönüyor! Erdoğan, Covid-19'la mücadelede yeni kararları açıkladı, tarih verdi…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısının gündemine ilişkin konuşurken, Türkiye'nin Covid-19'la mücadelesinde izlenecek yeni yol haritasını açıkladı... İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: 'SON 1 HAFTADA EN ÇOK AŞI YAPTIRAN ÜLKE OLDUK' Salgında yaşanan gelişmeler ve bu çerçevede ülkemizin izlediği yol haritası, Kabine gündemimizin ilk konusunu oluşturuyordu. Türkiye her alanda salgın döneminin dünyada en parlayan ülkesi olmuştur. Sanayi üretimimiz yükselişini düzenli olarak sürdürüyor. Sanayi sektöründeki kayıtlı istihdam 4 milyon sınırına dayanarak, tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Salgın ve kuraklık nedeniyle ortaya çıkan durumu istismar ederek, yem süt fiyatlarını aşırı şekilde yükseltmeye çalışanlara da izin vermeyeceğiz, gerekli dersi vereceğiz. Salgın döneminde işlerine ara vermek zorunda kalan esnaflarımızı kısa çalışma ödeneğinden pek çok destekle destekledik. Turizimcilere verdiğimiz KDV desteğini de 1 ay daha uzatıyoruz. Bu konuda oldukça iyi bir yere geldik. Bugün itibariyle yaptığımız aşı sayısı 43 milyon doza yaklaşmıştır. Son 1 haftada nüfusuna oranla dünyada en çok aşı yaptıran ülke konumundayız. Hedefimiz birkaç hafta içerisinde 18 yaş nüfusumuzun üstünün tamamına açmaktır. SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI SONA ERDİ 1 Temmuz itibariyle başlamak üzere sokağa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz. Müzikle ilgili kısıtlamayı da 24:00'e çekiyoruz. Şehirler arası seyahat kısıtlamaları ile şehir içi toplu taşımadaki kısıtlamalar sona eriyor. HES kodu uygulaması yaygınlaştırılarak sürdürülecektir. Konu ile ilgili ayrıntılar, İçişleri Bakanlığımızın genelgesiyle açıklanacaktır. Sırası gelen herkesin aşı olması hayati öneme sahiptir. Bizde aşımızı olarak bilim insanlarımıza olan güvenimizi gösterdik. NATO ZİRVESİ NATO zirvesiyle başlayan, Azerbaycan'daki temaslarımızla devam eden yoğun bir haftayı geride bıraktık. Bugünkü Kabine toplantısında bu yoğun programlar enine boyuna değerlendirdik. Türkiye, 1952 yılında NATO'ya katılmıştır. Ülkemiz tehditlerle mücadele için NATO üyesi olurken ekonomiden ticarete kadar yeni bir tercihte bulunmuştur. Türkiye ittifaka karşı sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiştir. Soğuk savaş sonrası bölgesel krizler, terör ve salgın gibi sorunlarla yüzleşirken, NATO'nun önemi bir kez daha görülmüştür. Irak'tan Suriye'ye, Filistin'den Libya'ya kadar can yakıcı durumda NATO kendisinden beklenen güçlü iradeyi ortaya koyamamıştır. 'SINIRLARIMIZDA BAŞKA BİR TERÖR ÖRGÜTÜNE İZİN VERMEYECEĞİZ' İttifakın önümüzdeki 10 yılık haritasını oluşturan NATO 2030 sürecini bu bakımdan önemli görüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz temaslarda NATO konseptinin askeri ve diğer şartların günümüz durumuna uyması görüşünü paylaştık. NATO'nun sorumluluk alanlarıyla ilgili önceliklerini müttefiklerimize tekrar sunduk. Suriye'de bir dönem ittifakın en önemli sorunu olarak gösterilen DEAŞ'a karşı tek mücadeleyi yapan Türkiye'yi herkese hatırlattık. Ülkemizin bu gayretine rağmen güney sınırlarımızdaki başka bir terör örgütü üzerinden tehlikeli yapılaşmaların oluşmasına asla izin vermeyeceğimizi hatırlattık. Bu konuda daha samimi ve güçlü katkı beklediğimiz anlattık. Bu zirvede bir kez daha görülmüştür ki Türkiye'siz bir NATO'nun varlığını sürdürmesi güçtür. Türkiye en çok desteğe ihtiyaç duyduğu dönemde yalnız bırakılmış olmasına rağmen NATO'nun korunması önemini kabul etmektedir. Bu anlayışla hükümlülüklerimizi yerine getirirken bir kez daha aynı sıkıntıların yaşanmaması için tekliflerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde hem ittifakla hem de müttefiklerimizle daha yakın ve olumlu işbirliği içinde olacağız. NATO ZİRVESİ'NDE GÖRÜŞMELER NATO Zirvesi marjında çeşitli ülkelerin liderleriyle çok kapsamlı görüşmeleri ele aldık. Zirve günü olan 14 Haziran'da Fransa Cumhurbaşkanı Macron'la, İngiltere Başbakanı Johnson, Almanya Şansölyesi Merkel, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve son olarak ABD Başkanı Biden ile bir araya geldik. Ayrıca zirve sırasında pek çok ülke temsilcisi ile de görüştük. Sayın Macron, Miçotakis ve Biden ile doğrudan temaslarımızı sıklaştırma konusunda mutabık kaldık. Çözüm yollarını bulma konusunda karşılıklı olarak ifade ettik. Biden ile yapılan görüşme göreve geldikten sonra ilk yüz yüze yapılan görüşme açısından çok önemliydi. Bu görüşmede ülkelerimiz arasında bilinen sorunları karşılıklı ifade ederek tekrar ortaya koyduk. Bununla kalmadık, asıl bundan sonraki işbirliği kapsamında görüş alışverişinde bulunduk. Biden, görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda bu yöndeki değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaştı. Sayın Biden ile yakaladığımız bu güzel iklimi ülkelerimiz adına maksimum verime dönüştürmekte kararlıyız. Aramızdaki sorun başlıklarını ise karşılıklı hassasiyetlerimiz, beklentilerimiz içerisinde çözüme kavuşturacağımıza inanıyoruz. Bu şartla her ülkeyle olduğu gibi ABD ile de yakın müttefiklik ilişkileri geliştirmeye hazırız. ABD ile de olumlu ve yapıcı bir temelde yeni bir dönemin kapısını araladığımıza inanıyoruz. 'ŞUŞA'NIN NASIL YIKILDIĞINI, YAKILDIĞINI GÖRDÜK' Azerbaycan'daki programlarımız için Salı günü geç de olsak Bakü'ye ulaştık. Aliyev ile birlikte Şuşa şehrine hareket ettik. Heyet üyelerimizle birlikte Şuşa'ya birlikte giderken savaşın acılarını görme imkanımız oldu. Her tarafın nasıl yıkıldığını, nasıl yakıldığını gördük. Bütün bunlarla beraber bunların kalkıp dünyaya, "Gelin Karabağ'ı görün." Minsk 3'lüsünün buraları tekrar tekrar görün. Altyapının hiç olmadığı ya da tümüyle bozulduğu tarihi ve kültürel mirasların ağaçların yıkıldığı bu güzel coğrafyanın ayağa kaldırılma anına şahit olduk. 'ŞUŞA BEYANNAMESİ İLE YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATTIK' Zor bir coğrafyada başardıkları önemli işleri görünce ülkemiz adına gurur duyduk. Bu bölgenin en geç 1 yıl içinde tamamen yeni bir çehreye kavuşmuş olacağına inanıyorum. Şuşa Karabağ savaşında en son kurtarılan yerlerden biridir. Azerbaycan tarihine damga vurmuş pek çok sanat, bilim erbabı Şuşa'dan çıkmıştır. Yüzlerce tarihi eser bölgeye vurulan Türk mührünü kazımak için vandalca ortadan kaldırılmıştır. Yıllarca vatan hasreti çeken muhacir kardeşlerimizin en kısa sürede evlerine dönmeleri için Türkiye olarak elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz. Aliyev'le birlikte imzaladığımız Şuşa beyannamesi ile ilişkilerimizde yeni bir dönemi başlattık. Şuşa başkonsolosluğumuzun en kısa sürede açılmasından gündemimizdeki her bir başlığı hızla hayata geçireceğiz. Çarşamba günü de Azerbaycan Milli Meclisi'ne misafir olduk. Azerbaycan'ın hep yanında olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha ilan ettik. Karabağ zaferinin Azerbaycan için ne anlam ifade ettiği önümüzdeki günlerde daha iyi anlaşılacaktır.  ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU Perşembe günü Antalya'da Güney Doğu Avrupa Bölgesi işbirliğini toplantısını gerçekleştirdik. Bu zirve örgütünün 25. yıl kuruluşu olması sebebiyle ayrıca anlamlıydı. Belgrad, Saray Bosna otoyolundan salgın ve göç meselesine kadar bir çok konuyu zirvede ele aldık. Üye ülkeler olarak aramızda bölgesel sahiplenme ilkeleri içerisinde çözemeyeceğimiz hiçbir sorun üzerinde çalışıyoruz. Cuma günü ise ülkemizin uluslararası düzeyde Antalya Diploması forumuna katıldık. Foruma yoğun bir katılım oldu. 11 devlet ve hükümet başkanı 60'a yakın örgüt temsilcisi iş dünyasından isimler görüş alışverişinde bulundular. Salgın döneminde yaşananlar bu gerçeği bir kez daha gösterdi. Küresel siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanma ihtiyacı bu süreçte bir kez daha gündeme gelmiştir. Ülkemizle ilgili gündeme getirilen eksen tartışmalarının gerisinde diploması dilinin kimi çevrelerde yol açtığı hazımsızlık vardı. Bunun aksine doğru bildiğimiz yolda ilerlemeyi, en iyi olanı, en hakkaniyetli olanı sürdürmeye devam edeceğiz. Öncelik verdiğimiz coğrafyalarda kendimize yakışır mücadelemizi sürdüreceğiz.

3 ay önce

Yunanistan’da Covid-19 vaka sayıları 10 kat arttı: Sert önlemler geliyor

Yunanistan’da vaka sayılarının bir ay içerisinde 10 kat artmasının ardından hükümet yetkilileri sert önlemler almak zorunda kaldı. Ülkede vaka sayılarındaki hızlı artış sebebiyle aşılama mecburiyeti başta olmak üzere çok sayıda önlem hayata geçirilmeye başlarken, bazı sektör çalışanlarının aşı olmayı reddetmesi halinde açığa alınması da uygulanmaya başlayacak yeni kararlar arasında yer alıyor. Yunanistan'da günlük vaka sayısının en düşük seviyelerini gördüğü 13 Haziran'da sadece 297 kişinin testi pozitif çıkarken, bu sayı 29 Haziran'da 605'e, 6 Temmuz'da ise 1797'ye çıktı. Günlük Covid-19 vaka sayısının 12 Temmuz'da 2065'e çıktığı ülkede, bu sayı, 13 Temmuz'da 3 bin 109'a kadar yükseldi. SERT DÜZENLEMELER GELECEK Turizm sezonunun da açılmasının etkisiyle vaka sayılarında kaydedilen ciddi artış, yetkilileri özellikle aşılama programı konusunda daha sert düzenlemeleri hayata geçirmeye mecbur bıraktı. Başbakan Kiryakos Miçotakis'in 12 Temmuz'da açıkladığı yeni kararlar doğrultusunda, ülkedeki sağlık personeline,1 Eylül'den itibaren geçerli olmak üzere aşı olma zorunluluğu getirildi. Aşı olmayı reddeden çalışanlar, açığa alınacak, tedbiri ihlal eden hastanelere 50 bin euro para cezası uygulanacak. Bunun yanı sıra huzurevi çalışanlarının da aşı olmayı reddetmesi halinde 16 Ağustos'tan itibaren açığa alınacağı Yunanistan'da, tiyatrolar, spor salonları ve eğlence mekanları gibi kapalı yerlere, 16 Temmuz'dan itibaren sadece aşılı kişilerin girişine izin verilecek. Restoran, kafe ve barların kapalı alanlarına da aşısız kişiler alınmayacak. "KONTROLÜ KAYBETTİĞİMİZ İZLENİMİ VERMEMEMİZ ÇOK ÖNEMLİ" Gelirlerinin büyük bölümü turizme bağlı olan Yunanistan'da Kalkınma Bakanı Adonis Georgiadis, düzenlediği basın toplantısında, "Turizm sektörümüzün normal şekilde devam edebilmesi ve işleyebilmesi için pandeminin kontrolünü kaybettiğimiz izlenimini vermemek çok önemli. Yunanistan ekonomisinin gidişatı, tedbirlere ne kadar uyduğumuza ve pandemiyi ne kadar kontrol ettiğimize bağlı olacak." ifadesini kullandı. 11 milyon nüfuslu Yunanistan'da salgının başından bu yana 444 bin 783 vaka, 12 bin 806 Covid-19 kaynaklı ölüm kaydedildi. Ülkede halkın yüzde 41'i aşı sürecini tamamlamış bulunuyor. Özellikle iş gücünü oluşturan ve eğitimlerini sürdüren genç nüfusun aşılama oranını artırmak için en az bir doz aşı vurulan 18-25 yaş arası vatandaşlara 150'şer euro nakit teşviki sağlanıyor. Askeri personele ise her doz aşının ardından 5 günlük izin veriliyor. Ülkeye gelen turistlerin de aşılı olması veya varıştan en fazla 72 saat öncesine ait PCR test sonucunun negatif çıktığını beyan etmesi gerekiyor. Bunlara ek olarak Yunanistan'ın sınır noktalarında ziyaretçilere rastgele hızlı tanı testleri uygulanıyor.

1 ay önce

Dünya tıp literatüründe bir ilk! Covid-19 akciğer kanserini taklit etti

Kent dışında çalışan N.T.'nin, göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede çekilen tomografisinde sağ akciğerinde 4 santimetre çapında tümör tespit edildi. Kanser olabileceği şüphesiyle yapılan ileri tetkikler sonrası N. T.'ye akciğer kanseri teşhisi kondu ve acil ameliyat kararı verildi. Bunun üzerine N.T., ameliyat için memleketi Kahramanmaraş'a geldi. Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Fatoş Kozanlı da tomografi ve test sonuçlarına göre N. T.'ye akciğer kanseri teşhisi koydu ve ameliyat yapılması gerektiğini söyledi. 'AKCİĞER KANSERİ OLSAYDI TÜMÖRÜN ORTADAN KALKMASI MÜMKÜN DEĞİLDİ' Ameliyat öncesi N.T.'nin Covid-19 testi pozitif çıkınca operasyon ertelendi. Koronavirüs tedavisine başlanan N.T.'nin son testi negatif çıktı. Dr. Fatoş Kozanlı, tedavi sonrası tomografisi çekilen N.T.'nin akciğerindeki tümörün yok olduğunu gördü. Kozanlı, N.T.'nin kendilerine başvurduğunda koronavirüs belirtisi olmadığını ancak ameliyat öncesi PCR testi yaptıklarını söyledi. Koronavirüs tedavisinin ardından ortaya çıkan sonucun kendisini de şaşırttığını belirten Kozanlı, şunları söyledi: "Hastamız, çalıştığı başka bir kentte göğsünden darbe alıyor ve ağrıları geçmeyince bir üniversite hastanesine başvuruyor. Burada hastaya bir akciğer grafisi çekiliyor. Sağ akciğerinde bir kitleye rastlanıyor. Daha sonra hastaya, bir akciğer tomografisi çekiliyor ve göğüs cerrahisi için önemli büyüklükte olan 4 santimetre çapında, akciğer kanserine benzer özellikte radyolojik bulgular olan bir kitle tespit ediliyor. Daha sonra hastaya yapılan ileri tetkiklerde akciğer kanseri teşhisi konuluyor. Hastaya bir cerrahi planlanıyor. Hasta Kahramanmaraşlı olduğu için kendi memleketine gelmeyi tercih ediyor. Bize başvurdu ve göğüs ağrısı şikayeti vardı. Öksürük, nefes darlığı, balgam çıkarma, ateş gibi şikayetleri yoktu. Hastayı biz de değerlendirdik ve ameliyat olmasına karar verdik. Çünkü akciğer kanserine çok benzer radyolojik bulguları vardı. Sağlık Bakanlığımızın kuralları gereği her hastayı ameliyat öncesi PCR testi yapılır. Biz de ameliyat gecesi hastadan PCR testi aldık ve testi pozitif geldi. Ameliyatımızı 14 gün erteledik ve hastamıza koronavirüs tedavisi uygulandı. Hasta 14'üncü gün tekrar bize başvurdu ve yapılan PCR testi negatif çıktı. Yeni bir tomografi çektik ve tümörün tamamen ortadan kalktığını gördük. Şimdi sonuç bilgilerinden başlangıca gittiğimizde, bu bir akciğer kanseri olsaydı, ortadan kalkması mümkün değildi. Başka bir patolojiye bağlı durum olsaydı, yine verdiğimiz tedaviyle ortadan kalkmasını çok beklemeyiz. Antiviral tedavisi verdik ve hastanın radyolojik bulguları neredeyse tamamen normale döndü. Hastaya bunu izah ettik, 'Dünya literatüründe hiç görülmeyen bir radyolojik bulgu' diyerek. Bu gördüğümüz manzara artık hastanın akciğer grafisinde yok, akciğer kanseri değil.” Hastayı takip etmeye devam ettiklerini belirten Kozanlı, 2 yıldır dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün akciğer kanserini taklit ettiğini, böyle bir durumla ilk defa karşılaştıklarını söyledi. Hem Türkiye'de hem de diğer ülkelerde buna benzer bir vakanın olup olmadığını araştırdığını ifade eden Kozanlı, "Genel olarak dünya literatürüne baktığımızda koronavirüsün akciğer bulguları, radyolojik bulguları infiltrasyon, buzlu cam dansitesi gibi bilinen bulgular. Ama bizim hastamızda akciğer tümörünü taklit eden bir kitle vardı. Ve biz bunu dünya literatüründe hiç görmemiştik. Bununla ilgili geniş çaplı bir araştırma yaptım. Hem kendi deneyimlerimden hem kendi hastanemizde yatan hastalardan yola çıkarak birçok hastanın radyolojik bulgularına baktık. Dünya literatürlerini karıştırdım, diğer arkadaşlarıma danıştım, benzeri bulguya rastlamadım" diye konuştu.

1 hafta önce

Almanya'da Covid-19 testleri ücretli oldu

Ülkede koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında daha çok kişinin aşı olmasını teşvik etmek için ücretsiz Covid-19 testleri uygulaması bugünden itibaren kaldırıldı. Aşı olmayanlar ya da Covid-19 geçirmemiş kişilerin, test şartı koyan mekanlara girmek istediklerinde negatif test sonucu ibraz etmeleri gerekecek. Hamile kadınlar, 12 yaş altı çocuklar, yaşlı bakım merkezleri ile hastaneye ziyarete gidenler için Covid-19 testleri ücretsiz olmaya devam edecek. Bunun dışında kalan kişiler test merkezlerinde yaptıracakları testin ücretini kendileri ödeyecek.

1 2