30 Kasım Çarşamba 2022
2 yıl önce

‘CHP’nin içinden yeni parti çıkacak’ kulisi! Deniz Baykal’ın kızı konuştu

chp, cumhuriyet halk partisi, hp, halk partisi, deniz baykal, prof. aslı baykal, mehmet sevigen, yulmaz ateş, onur öymen, şahin mengü, mustafa özyürek, hürriyet, yalçın bayer

1 yıl önce

Deniz Baykal'dan Zülfü Livaneli çıkışı: Gerçek dışı iddiaları beni ciddi şekilde üzdü

Bir dönem CHP’de siyaset yapan sanatçı Zülfü Livaneli’nin eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’la ilgili, “Tipik bir Sünni, sağcı, Ankara politikacısıdır. Kürtleri, Alevileri, ezilenleri sevmez. Bunu çok sefer kendisi de söyledi, basında çıktı” sözleri büyük tartışmalara neden oldu. Baykal’ın yakın çevresinden Livaneli’ye tepki geldi. "Haksızlıkla muhattap oldum" Hürriyet'in haberine göre; Livaneli'nin iddiaları sonrası Deniz Baykal'dan ilk açıklama geldi. Baykal, Livaneli’nin iddialarına ilişkin "Zülfü Livaneli’nin gerçekdışı iddiaları beni ciddi şekilde üzdü. Böyle bir haksızlığa muhatap olduğum için gerçekten çok üzülüyorum. En büyük üzüntüm ise Genel Merkez’den hiç kimsenin aramaması..." ifadelerini kullandı. Baykal'la görüşen eski Devlet Bakanı CHP’li Mehmet Sevigen ise şunları söyledi: "Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş seversiniz ya da sevmezsiniz, doğru ya da yanlış. Adam canıyla uğraşıyor; bir de bu davaların gündeme gelmesi daha da üzüyor. Şimdi ben de çıkıp, ‘Zülfü Bey en çok parayı sever, sonra gücü sever, fırsat bulursa belediye başkanı, milletvekili, genel başkan olmak ister. Son olarak ise cumhurbaşkanı olmayı ister’ desem ayıp olmaz mı? Dost evinde yapılan bir sohbeti ki benim adımı da çok katıyor ‘evi’ diye, genel kurul toplantısı gibi lanse etmesi de çok yakışıksız. İstanbul İl Kongresinde Ahmet Güryüz Ketenci seçildi. Bizi, ‘CHP Kürtlerin ve Alevilerin partisi’ diye yaftalıyorlardı. Ketenci’nin seçilmesi Türkiye’nin mozaik partisi olduğumuzu gösterdi. Mezhepçilik yapmadan, kompleks duymadan yolumuza devam edildi.”

6 ay önce

Kılıçdaroğlu’nu koltuğa oturtan kumpas! Deniz Baykal ve MHP’lilerin görüntüleri ile ilgili aranan 2 firari enselendi

İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Deniz Baykal ile bazı eski MHP’li yöneticiler ve milletvekillerinin özel hayatlarına ilişkin görüntülerin basın yayın yoluyla dağıtılması soruşturması kapsamında operasyon düzenlendiği belirtildi. CEVAEVİNE GÖNDERİLDİLER Açıklamada, “Silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 9 yıl 6 ay hapis cezası ile yargılanan ihraç eski polis memurları A.Y.E. ve A.B. Tekirdağ’da saklandıkları örgüte ait hücre evinde yakalandı. 23 Mayıs’ta Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüpheliler tutuklanarak Tekirdağ Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.” ifadeleri kullanıldı. FETÖ’NÜN KUMPASIYLA KILIÇDAROĞLU KOLTUĞA OTURDU FETÖ 2010 yılında CHP ve Türk siyasetini dizayn için bir kaset darbesi yaptı. Örgüt, usulsüz olarak dinlediği CHP lideri Baykal’a ait bazı uygunsuz görüntüleri 6 Mayıs 2010’da bazı internet siteleri üzerinden yayımladı. Baykal görüntülerin yayınlanmasından 4 gün sonra istifa etmek zorunda kaldı. Baykal’ın kaset kumpasıyla devrilmesinin ardından koltuğa Kemal Kılıçdaroğlu oturdu. KASET KUMPASI DAVASINDA KARAR AÇIKLANMIŞTI Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile bazı eski MHP’li yöneticilerin özel hayatlarına ilişkin görüntülerin internette yayımlanmasıyla ilgili Fetullahçı Terör Örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in de sanıkları arasında bulunduğu davada karar 27 Nisan 2022’de açıklandı. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Önceki celse duruşmaya katılmayan sanıkların son sözlerinin dinlenilmesinin ardından Mahkeme Başkanı Mehmet Tokyürek dosyanın tamamlandığını, toplanacak başka delil bulunmadığını belirterek hükmü açıkladı. Buna göre suç tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) İstihbarat Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görev yapan Gürsel Aktepe, “siyasal hakların kullanılmasını engellemek”, “konut dokunulmazlığını ihlal”, “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi” ve “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlarından 72 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklardan, istihbarattan sorumlu eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Hami Güney, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “konut dokunulmazlığını ihlal”, “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi” suçlarından 9 yıl 6 ay hapisle cezalandırıldı. Sanıklardan gazeteci Yener Dönmez, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlarından 21 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme, Dönmez hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Sanıklardan Fatih Ünen, eski CHP Genel Başkanı Baykal’a yönelik eylemleri nedeniyle, “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi” suçlarından 13 yıl hapisle cezalandırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde çalışma ofisine dinleme cihazı konulması davasında da hüküm giyen sanıklar İlker Usta 81 yıl ve Sedat Zavar da 92 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Usta ve Zavar, Baykal ile bazı eski MHP’li yöneticilerin özel hayatlarına ilişkin görüntüleri kaydeden cihazları yerleştirenler arasında yer alıyordu. MAHKUM EDİLEN SANIKLAR Mahkemenin, “silahlı terör örgütüne üye olma”, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, “siyasal hakların kullanılmasını engellemek”, “konut dokunulmazlığını ihlal”, “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçlarından 6 yıl 3 ay ile 92 yıl 10 ay arasında hapisle cezalandırdığı sanıklar şunlar: “Abdülhalim Sönmez, Ali İhsan Tezcan, Arif Tuncal, Cebrail Cıcık, Davut Ersoy, Emrah Kanmaz, Erhan Sazil, Gürsel Gündüz, Hakan Kırdağ, Hayati Başdağ, İzzet Yılmaz, Mustafa Alptekin, Mustafa Süngü, Mustafa Tokmak, Nurettin Sağdaş, Ömer Demir, Sinan Altıparmak, Şaban Albayrak, Süleyman Bağlan, Tolga Güzeltaş, Yusuf Dağdelen, Şahin Çelik, Osman Oktay Ilıcan, Erol Demirhan, Ersin Erdin, Fatih Taşpınar, Mehmet Demirbilek, Fatih Ünen, Rüstem Atik, Yener Dönmez, Sinan Akkaya, Okan Aytekin, Cengiz Söğüz, Ahmet Yılmaz Ekiz, Akif Buyrukoğlu, Fatih Aydın, Murat Yöney, Latif Harun Pişkin, İlker Usta, Ertan Aslan, Sedat Zavar, Gürsel Aktepe, Hami Güney ve Yiğit Uyar.” DİĞER SANIKLAR HAKKINDAKİ KARARLAR Mahkeme, aralarında FETÖ elebaşı Gülen’in de bulunduğu firari 46 sanığın dosyasını ayırdı. 3 sanığın dosyasını tefrik eden heyet, 2 sanık hakkında ise ölüm nedeniyle düşme kararı verdi. Heyet, Eski EGM İstihbarat Başkanı Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer’in de aralarında bulunduğu 76 sanığa, üzerine atılı suçlardan herhangi bir ceza vermedi. Mahkeme tutuksuz sanıklardan 14’ü hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı, bunlardan biri tutuklandı.

3 ay önce

Meral Akşener'in danışmanı Aytun Çıray'dan skandal paylaşım: "Deniz Baykal öldü" dedi sonra özür diledi

İYİ Parti İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray'ın, CHP'nin eski genel başkanı, bir dönem TBMM Meclis Başkanlığı görevini de yürütmüş olan, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden Deniz Baykal'ın öldüğüne ilişkin Twitter paylaşımı kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Çıray, bugün gündüz saatlerinde paylaştığı tweetinde "Deniz Baykal'a Allah'tan rahmet dilerim" ifadesini kullandı. https://twitter.com/bugunguncel/status/1556605296755310592?s=21&t=aY9n34_DcsMbFXUZQZzBzg Paylaşımını "Bu vesile ile bir yanlışı düzeltelim." sözleriyle sürdüren Çıray, devamında şu ifadelere yer verdi: "2002'de CHP oy vermeseydi de Tayyip Bey yasağını kaldırabilecekti. AKP %34,6 ile 363 mv çıkarmıştı. 8 bağımsız vardı. Yasağının kalkması için 3 milletvekili yeterliydi." PAYLAŞIMINI SİLİP ÖZÜR DİLEDİ Çıray daha sonra ise söz konusu paylaşımını silerek yeni bir paylaşımda bulundu ve yanlış bilgi aldığını dile getirerek özür diledi. Çıray'ın paylaşımı şu şekilde: "Çok özür dilerim. Deniz Baykal hakkında arkadaşım yanlış bilgiyi iletmiş. Allah uzun ömür versin." "Yine de bir efsaneyi düzeltelim. 2002'de CHP oy vermeseydi de Tayyip Bey yasağını kaldırabilecekti. AKP 363 mv çıkarmıştı. 8 bağımsız vardı. Yasağının kalkması için 3 mv yeterliydi."

3 hafta önce

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: CHP'nin gidişatından rahatsızım

AKŞAM’ın haberine göre; CHP üst yönetiminin son dönemdeki akla ziyan çıkışları, parti içinde de tepkilere neden oldu. Eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın kızı Aslı Baykal'ın istifası, hoşnutsuzluğu iyice gün yüzüne çıkardı. CHP'li kaynaklarımla konuyu konuşma fırsatım oldu. Deniz Baykal ve Aslı Baykal'a yakın isimlerle de görüştüm. İSTİFADAN HABERSİZ Öncelikle istifadan Deniz Baykal'ın haberi olmadığını öğrendim. Aslı Baykal istifayı babasına sormamış. Hatta, "İstifamı babama söyleseydim müdahale edebilir, beni caydırmaya çalışabilirdi" demiş. Aslı Baykal, yakın çevresine istifa gerekçesini ise son dönem CHP'deki politik tutumdan duyduğu rahatsızlık olduğunu anlatmış. Kılıçdaroğlu'nun devletin kurumlarıyla mücadele görüntüsünden rahatsızlığını net ifadelerle anlatmış. TSK'ya atılan "kimyasal silah" iftirasına sessiz kalması, peşinden devleti, polisi ve jandarmayı "uyuşturucuya sessiz kalmakla" suçlamasını eleştirmiş. Aslı Baykal, "Artık devletin kurumlarına zarar veriyor" demiş. YENİ PARTİ Aslı Baykal ve çevresi, yeni parti kurma dahil birçok seçenek üzerinde duruyor. Konuştuğum bir isim "Parti kurma kararı alınırsa seçim sonrasına kalmaz" dedi. Önceki gün Aslı Baykal beraberinde Yılmaz Ateş ve Mehmet Sevigen ile Deniz Baykal'ı ziyaret etti. Deniz Baykal, Altılı Masa başta olmak üzere hoşnutsuzluğunu dile getirmiş. Hatta açık açık "Gidişattan rahatsızım" demiş. Ama CHP'den istifa etmeyeceğinin de altını çizmiş. Konuştuğum CHP'li kaynaklar, istifaların sadece Aslı Baykal ile de sınırlı kalmayacağını ifade etti.

2 hafta önce

Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal: CHP gayri milli bir pozisyona geldi, savruluyor

CHP'nin eski Genel Başkanı ve mevcut Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın kızı Aslı Baykal, CHP üyeliğinden istifasının nedenine ilişkin ilk kez açıklamalarda bulundu.    31 Ekim'de sosyal medya hesabından "Siyasi parti üyeliğiniz sonlandırılmıştır" yazılı mesajı paylaşan Aslı Baykal, bir gazetecinin "Neden istifa ettiniz?" sorusuna "Gördüğüm lüzum üzerine yazmanız yeterli" cevabını verdi ve daha fazla konuşmak istemediğini söyledi. İstifasının üzerinden geçen iki haftanın ardından MASA'dan Mustafa Aksoy'a konuşan Baykal, 'politik manevraları ve karar alma süreçleri' üzerinden CHP'ye sert eleştiriler yöneltti. "CHP ulus aşırı İslamcı görünümlü oluşumlara alan açtı" Atatürkçülerin CHP'de temsil zeminini yitirdiğini ve laikliği savunan bir parti olmaktan çıktığını savunan Baykal, CHP'nin 'ulus aşırı İslamcı görünümlü oluşumlara' alan açtığını söyledi. CHP'yi 'tren' olarak nitelendiren Baykal, Altılı Masa'ya ilişkin de eleştirilerini dile getirdi. Baykal, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın "Türkiye’nin Said-i Nursi modeline ihtiyacı var" sözlerine dikkat çekerek, bu sözlerin ne iktidar partisi ne de Atatürkçüler tarafından 'hazmedilebilir' bir durum olmadığını ifade etti. "CHP merkez parti taklidinden öteye gidemiyor" CHP'yi 'milli değerleri hissetmemek' ve 'gayri milli odaklarla diyalog kurmak' ile eleştiren Baykal, CHP'nin gelecek için umut vermediğini kaydetti. Baykal, CHP'nin değişim kavrayışını ise 'tarihsel mirasın reddi, ideolojik boşluk ve cemaatlere yaranma' olarak tanımladı. CHP'nin her seçmene 'yaranmaya' çalıştığı için 'çelişkili' mesajlar verdiğini savunan Baykal, CHP'nin 'merkez parti taklidinden öteye gidemediğini' söyledi. Baykal, CHP'nin siyasi rengini kaybetmeye başladığını öne sürerek, "Bu siyaset formu CHP’yi kimliksiz bir yapıya büründürmüş ve sığ politikaların mahkûmu haline getirmiştir" dedi. "Helalleşme, CHP'nin ana unsurlarıyla vedalaşma" Baykal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'helalleşme' girişimini ise 'eskinin reddi' ve 'CHP'nin ana unsurlarıyla vedalaşma' olarak yorumladı. Helalleşme girişimini CHP'nin parti politikalarından dolayı 'özür dileme' hareketi olarak ifade eden Baykal, "Geçmişi yüzyıla dayanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan CHP’nin temel siyaseti için özür dileyip bunu yok saymak hafızayı silmektir" diye kaydetti. "Gayri milli bir pozisyona geldi" CHP’nin ciddi bir savrulma yaşadığını belirten Baykal, "Bu savrulmadaki en can acıtıcı noktanın CHP’nin gayri millî bir pozisyona gelmesidir” dedi. Baykal, CHP'nin iki yıl boyunca kurultayı toplamamasını 'farklı seslere, çözüm önerilerine kulak tıkamak' olarak değerlendirdi. Baykal, bahsettiği bu anlayışı ise 'anti-demokratik' olarak niteledi. "Atatürkçüler düşünce alanı bulamayacak" 'CHP'nin bugünkü yükünü taşımaktan utandığını' söyleyen Baykal, Atatürk’ün partisi olarak bilinen siyasi mirasın artık geçmişte kaldığını öne sürdü. Baykal, 'CHP ve Millet İttifakı çatısı altındaki siyasi oluşumların Atatürk'ün mirasını taşıyamayacağını' dile getirerek, "Atatürkçüler bu dönem itibariyle mücadele alanı olarak Millet İttifakı’nda hiçbir şekilde imkân bulamayacaklardır" ifadesini kullandı. "Yeni bir siyasi partiye ihtiyaç yok" Baykal, Türkiye’nin yeni bir siyasi partiye ihtiyaç duymadığını da savunarak, CHP ve Millet İttifakı ile ortak değerleri paylaşmadığını ve istifasının temel sebebinin bu olduğuna dikkat çekti.

1 hafta önce

Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal: Türkiye siyasal haritası artık milli ve gayrimilli olarak ayrışıyor

CHP eski genel başkanı Deniz Baykal'ın kızı Biyokimya mühendisi Aslı Baykal'dan çarpıcı bir siyasi analiz geldi. Baykal Türkiye'de artık siyasetteki ayrışmaların ortadan kalktığını ve bunun yeni millilik ve gayrimillilik üzerinden yeniden konumlandığını aktardı. CHP'den geçtiğimiz haftalarda istifa Baykal son olarak Taksim'deki hain terör saldırısı sonrası söylemleri nedeniyle muhalefeti eleştirmiş ve "Devleti ve kurumları zan altında bırakıyorlar" demişti. ASLI BAYKAL'DAN ÇARPICI ANALİZ: ARTIK SAG-SOL YOK, MİLLİ-GAYRİMİLLİ VAR Kendisinin bu ayrışmada "milli" saflarda yer aldığını vurgulayan Aslı Baykal Twitter üzerinden "Türkiye siyasal haritası artık sağ-sol, laik-dindar, Türk-Kürt, Alevi-Sünni diye ayrışmıyor. Türkiye siyasal haritası artık milli ve gayrımilli olarak ayrışıyor" ifadelerini paylaştı. "TÜRKİYE'NİN ÇOĞUNUN BU SAFTA OLDUĞU GÖRÜLECEK" Devamında da Baykal, "Ben elbette milli saftayım. Önümüzdeki günlerde solcu, laik, alevi ve Kürtlerin çoğunluğunun da milli saflarda olduğu ortaya çıkacaktır. Türkiye'yi seviyor, devletine güveniyor, halkını kimlik ayırmadan seviyorum" dedi. "DEVLET VE KURUMLARINI ZAN ALTINDA BIRAKIYORLAR" Baykal muhalefetin Taksim İstiklal'deki terör saldırısı sonrasında yaptıkları çelişkili, cılız ve devlete yönelik saldırgan açıklamalar nedeniyle muhalefeti eleştirmiş ve "Terör saldırıları iktidara yarıyor, gibi bir söylem üreterek devleti ve kurumlarını zan altında bırakmaya çalışıyorlar. Siz de terörle mücadele edin o vakit, size de yarasın. Bir maniniz mi var?" demişti. https://twitter.com/asliibaykal/status/1592939678592045058?s=46&t=Iu35PJ0ZuLgL264mHSgPzw