28 Kasım Pazar 2021
1 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye'yi faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmalıyız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde 18. MÜSİAD EXPO Fuarı'nda açıklamalarda bulundu. "Milletimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için bugün almamız gereken tedbirler neyse onları hayata geçirmekten kaçınmıyoruz. Gerekirse şu aşamada bazı acı ilaçları içmemiz gerektiğinin de farkındayız." diyen Erdoğan, "Türkiye'yi faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır." diye konuştu

11 ay önce

Hazine ve Maliye Bakanı Elvan'dan enflasyon açıklaması: 'Tüm gücümüzle çalışıyoruz'

Bakan Elvan, "Enflasyonist beklentilerin iyi yönetilmesi ve fiyat istikrarının tesisi için, para ve maliye politikası araçlarımızı eşgüdüm içinde kullanacağız." dedi

2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "En kısa sürede enflasyonu kontrol altına alarak raflardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz."

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar... Ecdanın bize miras bıraktığı bu köklü kurumla iftihar ediyoruz. UNESCO'ya verdiğimiz dosyamızı Azerbaycan ve İran ile birlikte hazırladık. 2021 senesini Ahi Evran yılı olarak ilan ettik. Kardeşlerim ecdadımız dünyada Fetih kabiliyeti yanında devlet kurma kabiliyetiyle de maruftur. Bu devletler sadece kılıçla kurulmadı. Ahi Evran'ın 32 başlık altında sınıflandırdığı ahilik teşkilatı asırlarca bu topraklarda dayanışmanın bel kemiği olmuştur. Kadıları, ustaları, kalfaları, çırakları ile devleti erkanını ve hatta padişahları da kuşatan bu itibarlı kurumlarımız işte böyle etmiştir. Ahiliğin düsturları her çağda ve şartta geçerli kılan, onun özü ve fıtratıyla insanlığı merkezine almasıdır. Bugün adına toplam kalite yönetimi denen yaklaşımlar, ahilerimiz tarafından asırlardır zaten uygulanmaktadır. Ahiliğin sosyal yönü üreticiyle satıcı arasında olduğu kadar zengin ile fakir arasında kurduğu dengedir.  İnsanlığın bugün geldiği nokta, teknoloji ve bilimde kat edilen mesafe böyle bir birikimin neticesidir. Asırlar öncesinden zemin hazırlayanlar olmasaydı kendimizi şu an çok farklı ve dramatik bir yerde bulabilirdik. Yahya Kemal'in deyimiyle kökleri mazide olan ati olarak bizlere düşen görev tarihimizin iz bırakan olaylarını önce kendimiz hatırlamak sonra herkese hatırlatmaktır. Hedeflerimizi bu şekilde büyüteceğiz. Biz hep bu anlayışla hareket ettik, ediyoruz. İşte bunun için 2023 hedefleri diyoruz, 2053 vizyonu, 2071 vizyonu diyoruz. "ESNAFIMIZI, BUGÜNÜMÜZ VE YARINIMIZIN MANEVİ TEMİNATI OLARAK GÖRÜYORUZ" Ahi olabilmek için öncelikle çalışmak, bir meslek sahibi olmak gerekir. Ahi Evran'ın da deri ustası olduğu riayet ediliyor. Bir ahinin tezgahı halka olduğu kadar Hakka hizmet yeridir. Mesela demiri döven bir zanaatkar o demirle birlikte nefsini de terbiye eder. Sizler böyle bir geleneğin önümüzdeki temsilcilerisiniz. Esnaf sadece alan, satan, ticaret yapan bir meslek değildir. Esnaf aynı zamanda o muhitin gözü, kulağı, yol göstericisidir. Türkiye'de ailesinde esnaf olmayan neredeyse kimseyi bulamazsınız. Bugünkü büyük şirketlerimizin hemen hepsinin de hikayesi küçük bir dükkandan, atölyeden başlar. Esnafımızı, milletimizin emaneti, bugünümüz ve yarınımızın manevi teminatı olarak görüyoruz. Kapısı 72 millete açık olan esnafın olduğu yerde din, dil, ırk ayrımı olmaz. Usta çırak ilişkisiyle kazanılan kabiliyetler, aynı zamanda gençlere vatan ve millet sevgilisi, saygıyı, dürüstlüğü de öğretir. Devirler geçse de dünya değişse de değişmeyecek olan bizim birliğimiz, kardeşliğimizdir. Bu millet ne imtihanlardan geçti. Son 8 yılda yaşadıklarımız bile bir ibret vesikasıdır. Kardeşliğimiz sayesinde, milletimizin desteği, tüm bunlarla beraber hepsinin üstesinden geldik. Bundan sonra da aynı şekilde büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını birlikte gerçekleştireceğiz. KORONAVİRÜS DÖNEMİNDEKİ DESTEKLER 2 yıldır dünyayı sarsan, her ülkeye ağır darbeler vuran bir salgınla mücadele veriyoruz. Bu salgın bizi de etkiledi. Kaybettiğimiz her vatandaşımızla birlikte yüreğimize ateş düşüyor, canımız yanıyor. Ülkemizde vakaların görülmeye başladığı günlerden itibaren salgının esnafımız üstündeki yükünü azaltmak için tedbirler aldık. Halkbank vasıtasıyla işletme kredisi ve ticari kredi kartı desteklerini hayata geçirdik. 760 bin esnafımız yaklaşık 19 milyar TL faiz indirimi kredisi kullandı. 2020 yılı içinde toplam kullanılan kredi miktarı 43 milyar TL'ye ulaştı. Ağustos sonu itibariyle 2021 yılında ise 140 bin esnaf ve sanatkara 17 milyar TL kredi temin ettik. Salgın nedeniyle iş yapamayan esnafımızın kredi sicillerine mücbir sebep kaydı düşülmesine imkan sağladık. Kredilerden yararlanma şartlarını kolaylaştırdık. Gelir kaybı desteği başlığı altında 5 milyar TL'nin üstünde hibe desteği verdik. Toplamda 4.3 milyar TL'nin üzerinde ödeme yaptık. İcra ve haciz takip işlemlerini durdurduk. Yıllık gelir vergisi, beyanname verilme ve ödeme süresini uzatıp SGK prim ödemelerini erteledik. KDV oranlarını asgari düzeye indirdik. Tezgahını açık tutmanızı sağlamak için devletimizin tüm imkanlarını seferber ettik. Ülkemizde kökünü bir türlü kurutamadığımız endişe havasını yaymak için uğraşsa da sizler bu samimi adımlarımızı biliyorsunuz. Hamdolsun, gelişmiş ülkelerin bile ciddi sarsıntılar yaşadığı dönemde biz kayıplarımızı kısa sürede telafi ederek yolumuza devam ediyoruz. Sıkıntılarımız, sorunlarımız, dertlerimiz yok mu? Elbette var ama hiçbiri üstesinden gelemeyeceğimiz hususlar değildir. Ekonomideki son gelişmeleri sizler de görüyorsunuz. Dünyanın en yüksek büyüme rakamlarına biz ulaştık. İhracatta rekor üstüne rekor kırıyoruz. İstihdam salgın dönemi öncesinin dahi üstüne çıktı. "ENFLASYONU KONTROL ALTINA ALARAK FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARININ ÖNÜNE GEÇECEĞİZ" Bu başarıları yakaladığımıza özellikle dikkat çekmek istiyorum. Hayat pahalılığı konusundaki sıkıntıları da biliyoruz. Fırsatçılarla mücadele etmek suretiyle enflasyonu kontrol altına alarak fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz. Her sorunumuz kendiliğinden çözüm yoluna girecektir.  "ŞEKER PANCARI ALIM FİYATI TON BAŞINA 420 LİRADIR" 2021 alım fiyatlarını da açıklamak istiyorum. Geçtiğimiz yıl 23 milyon tonla cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştık. Bu yıl da bereketli bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Bu yılki şeker pancarı alım fiyatımız ton başına 420 liradır. Yüzde 25'lik bir artışı ifade eden şeker pancarı alım fiyatının ülkemize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

1 ay önce

Enflasyon rakamları belli oldu

Yıllık en düşük artış %1,80 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, %4,99 ile haberleşme, %7,32 ile giyim ve ayakkabı ve %12,45 ile eğlence ve kültür oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, %28,79 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %23,27 ile ev eşyası ve %23,27 ile lokanta ve oteller oldu. Aylık TÜFE'ye göre 7 ana grup daha düşük, 5 ana grup daha yüksek değişim gösterdi Aylık düşüş gösteren tek ana grup %0,16 ile giyim ve ayakkabı oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Eylül ayında en az artış gösteren ana gruplar %0,05 ile alkollü içecekler ve tütün, %0,47 ile haberleşme ve %0,50 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Buna karşılık, 2021 yılı Eylül ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, %5,15 ile eğitim, %3,33 ile ev eşyası ve %2,34 ile konut oldu. Eylül 2021'de, endekste kapsanan 415 maddeden, 51 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 46 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 318 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %18,63, aylık %1,50 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'de 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %1,50, bir önceki yılın Aralık ayına göre %12,65, bir önceki yılın aynı ayına göre %18,63 ve on iki aylık ortalamalara göre %16,72 artış gerçekleşti.

1 ay önce

Şahap Kavcıoğlu: Enflasyondaki yükseliş, geçici faktörlerden kaynaklanıyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum yaptı. Kavcıoğlu, komisyonda bankanın faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu. ENFLASYON VE REZERVLER Şahap Kavcıoğlu, ekonomide yaşanan gelişmelere ilişkin iki önemli açıklama yaptı. Yüzde 20 seviyesine yaklaşan enflasyona dair konuşan Kavcıoğlu, "Enflasyondaki yükseliş, geçici faktörlerden kaynaklanıyor." dedi. Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, rezervlere ilişkin ise "Bu hafta açıklanacak rezerv rakamımız 123,5 milyar dolar seviyesine yükselmiştir." ifadesini kullandı. REZERV BİRİKİMİ DEVAM EDECEK Kavcıoğlu, gelecek dönemde Merkez Bankası olarak para politikasının aktarım mekanizmasını kuvvetlendirmek amacıyla rezerv birikiminin devamını amaçladıklarını söyledi. "CARİ İŞLEMLER HESABININ FAZLA VERMESİ BEKLENİYOR" TCMB başkanı, "İhracattaki güçlü artış eğilimi, aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizmi canlandırmasıyla yılın geri kalanında cari işlemler hesabının fazla vermesi beklenmektedir." diye konuştu.

3 hafta önce

Lütfi Elvan: “Cumhurbaşkanımızın en hassas olduğu hususlardan bir tanesi de vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesidir."

Elvan, Türkiye 2023 Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, son 2 yıldır olağanüstü bir küresel dönemden geçtiklerini, bu yıl ekonomik aktivitede dünya genelinde bir canlanmaya şahit olsalar da karşılarında hala önemli belirsizlikler bulunduğunu söyledi. Enerji fiyatları ve taşıma maliyetlerinin hızla arttığını, arz-talep dengesizliklerinin küresel enflasyonu beslediğini, pek çok ülkede kamu maliyesi alanında yaşanan bozulma ve artan borç stokunun rekor seviyelere ulaştığını anlatan Elvan, normalleşme sürecinin zaman alacağını düşündüklerini ifade etti. Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak, kararlarını günübirlik gelişmelere göre almadıklarını ve yönlerini tayin etmediklerini belirten Elvan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir taraftan küresel konjonktürün geleceğe yönelik olası etkilerini değerlendirirken, diğer taraftan güçlü Türkiye inşası için orta ve uzun vadeli bir perspektif anlayışıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirip sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme hedefliyoruz. Bu hedefin gerçekleşmesi için düşük enflasyon ve kur istikrarına önem veriyoruz. Ekonomi politikalarına güveni daha da artırıp ülke risk primimizi düşürmenin, piyasa istikrarını güçlendirmenin, yerli-yabancı tüm yatırımcılar için elverişli bir ortam oluşturmanın gayreti içindeyiz." "YILI, GEÇMİŞ EĞİLİMLERİN AKSİNE YÜKSEK BÜYÜME VE DÜŞÜK CARİ AÇIKLA KAPATACAĞIZ" Lütfi Elvan, Ekonomi Reform Programı ve Orta Vadeli Program'da çizdikleri yol haritasına bağlı kalacaklarını, yapısal politikaları büyük bir kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceklerini, tüm paydaşları, özel sektör ve STK'lar ile iş birliği halinde çalıştıklarını söyledi. Salgın döneminde reel sektörün ayakta kalması ve istihdamda sürekliliğin sağlanmasının kendileri açısından büyük önem arz ettiğini vurgulayan Elvan, uyguladıkları politikalar sayesinde geçen yılı iç talebin sürüklediği bir büyümeyle kapattıklarını, bu senenin ilk yarısında yüzde 14,3'lük büyüme yakaladıklarını bildirdi. Elvan, "Yılın ikinci yarısına ilişkin öncü göstergeler, ılımlı bir yurt içi talebe ve güçlü bir ihracata işaret ediyor. 2021'i yüzde 9'un üzerinde bir büyümeyle kapatmayı öngörüyoruz. Muhtemelen çift haneli bir rakamla da kapatabileceğimizi düşünüyoruz. Ancak bizim için büyümenin dengeli ve sürdürülebilir olması, istihdama olan katkısı ve gelir dağılımı adaletini tesis edici nitelikte olması büyümenin seviyesinden çok daha önemli." şeklinde konuştu. Geçmiş yıllarda büyümenin yüksek olduğu dönemlerde cari açığın da yüksek, düşük olduğu dönemlerde ise cari açığın da düşük olduğunu, bu döngüyü kırmak, yapısal cari açığı azaltmak için önemli adımlar attıklarını ve atmaya da devam ettiklerini aktaran Elvan, şunları kaydetti: "Bu sene için öngördüğümüz yüzde 9'luk büyümeyi, milli gelire oran olarak yüzde 2'nin altında bir cari açıkla gerçekleştireceğiz. Yani yılı, geçmiş eğilimlerin aksine yüksek büyüme ve düşük cari açıkla kapatacağız. Uluslararası emtia ve enerji fiyatları aleyhimize işlese de bu başarılı performansta 4 faktör rol oynuyor. Yapısal cari açığı azaltıcı yatırımlara öncelik veriyoruz. Artan dış talebin de etkisiyle güçlü bir ihracat performansı gösteriyoruz. Altın ithalatına ilişkin aldığımız önlemler, güçlü bir şekilde etkisini ortaya koydu. Turizmde, 2020'ye kıyasla çok daha iyi bir performansa imza attık." "TÜRKİYE EKONOMİSİ KAMU MALİYESİ KAYNAKLI BİR RİSK YAŞAMAYACAK" Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, "hükümetin ihracatı desteklemek amacıyla yüksek Döviz Kuru hedeflediğine" ilişkin yorumlarla karşılaştıklarını aktararak, "Bu yorum doğru değil. Türkiye dalgalı kur rejimi uygulamaktadır, kurun değeri de piyasada belirlenir. Bir ülkedeki rekabet artışı; verimlilik, yani üretkenlik artışından, inovatif kabiliyetlerinizden, teknolojiyi üretme ve kullanma becerinizden gelir. Verimlilik kazanımlarıyla desteklenmeyen bir büyüme modeli, sürdürülebilir bir model değildir." diye konuştu. Ekonomiye ve ihtiyaç sahibi sosyal kesimlere destek vermek için 20 yıldır esnek bir yaklaşımla ekonomiyi yönettiklerini belirten Elvan, şöyle devam etti: "Bunu yaparken de mali disiplin şiarımızdan asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Şunu çok net ifade edeyim; Türkiye ekonomisi, kamu maliyesi kaynaklı bir risk yaşamadı, yaşamayacak. Dünyada bütçe açıklarının çift haneleri, borçluluk seviyelerinin ise üçlü haneleri gördüğü bir ortamda biz yine sağlam ve ihtiyatlı kamu maliyesi politikalarımızla ayrıştık. 2021 bütçemizde yüzde 4,3'lük bir bütçe açığı öngörmüştük. Bu yılı yüzde 3,5'in altında bir bütçe açığıyla kapatacağız.Yıl boyunca hedefimizle uyumlu olarak bütçemizi yönetirken, salgınla mücadelede vatandaşlarımızın mağdur olmaması için yüksek gayret gösterdik." Salgın nedeniyle 2020'den bu yana vatandaşlar için sundukları desteklerin yıl sonunda 734 milyar liraya ulaşacağını aktaran Elvan, "Enflasyonla mücadelede vergi indirimleri ve fiyat ayarlamalarıyla 125 milyar liralık kamu gelirinden vazgeçtik, maliye politikası kararlılığını çok net bir biçimde gösterdik. Bahsettiğim bu tutara doğal gaz ve elektrik alanında verdiğimiz destekler dahil değildir." dedi. "VATANDAŞLARIMIZIN ENFLASYONA EZDİRİLMEMESİ İÇİN GEREKLİ HASSASİYETİ GÖSTERECEĞİZ" Lütfi Elvan, uluslararası enerji fiyatlarındaki artış ve Türkiye'nin kuraklık nedeniyle hidroelektrik santrallerinden ürettiği elektrikte yaşanan düşüşe işaret ederek, bu maliyet artışlarını vatandaşlara en az düzeyde yansıttıklarını, maliyetin önemli bir bölümünü kendilerinin üstlendiğini söyledi. Yurt dışından alınan doğal gazın daha düşük fiyatla vatandaşa sunulduğunu aktaran Elvan, şu anda ısınma amaçlı (yurt dışından) 100 birime aldıkları doğal gazı vatandaşlara 25 birime sattıklarını, elektriği ise üretim maliyetinin yüzde 50'si daha düşük bir fiyatla sunduklarını bildirdi. Elvan, "Cumhurbaşkanımızın en hassas olduğu hususlardan birisi, vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesidir. İlgili bakanlıklarımızla güçlü bir iş birliği içinde çalışıyoruz, asgari ücret başta olmak üzere bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğiz." dedi. Borçlanma konusunda da son derece dikkatli ve temkinli bir yaklaşım izlediklerini ifade eden Elvan, şunları kaydetti: "Bütçe disiplininde gösterdiğimiz hassasiyet, Hazine'nin finansman ihtiyacını da azalttı. 2021'de 618 milyar lira borçlanma öngörmüştük ama 155 milyar lira daha az borçlanmayla yılı kapatacağız. Aşağı yukarı 463 milyar lirayla yılı kapatacağız. AB tanımlı borç stokumuzun milli gelire oranını düşürüyoruz. Tabii borç stokumuzun düşük olması, elbette başlı başına yeterli değil. Borç stokumuzun yapısını da iyileştirmemiz gerekiyor. Bu amaçla iç piyasada döviz cinsi borçlanmayı bu sene yarı yarıya düşürdük. Aynı zamanda, iç borçlanmanın vadesini de önemli ölçüde uzattık. 2020 yılı içerisinde 29 aya kadar düşen iç borçlanmanın ortalama vadesini 56 aya yükselttik." "2022'DE YURT İÇİNDE DÖVİZ CİNSİ BORÇLANMA YAPMAYI PLANLAMIYORUZ" Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, 2022'nin, gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarının etkili olacağı bir yıl olacağını belirterek, yurt dışı piyasalarda oynaklığın artacağı bir döneme girdiklerini, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarının bu dönemde olumsuz etkilenebileceğini söyledi. Elvan, 2022 yılı Hazine Finansman Programı'nı bu gelişmeleri dikkate alarak ihtiyatlı bir şekilde hazırladıklarını aktararak, "2022'de toplam 498 milyar lira tutarında borçlanmayı hedefliyoruz. Piyasa koşullarına bağlı olmakla birlikte önümüzdeki yıl yurt içinde döviz cinsi borçlanma yapmayı planlamıyoruz. Hazinemizin yeşil tahvil olarak da bilinen, sürdürülebilir tahvil ihraçlarına imkan verecek programımızı yakında tamamlamış olacağız." dedi. Yüksek enflasyonun, sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de önemli bir sorun olmaya başladığını vurgulayan Elvan, küresel tedarik zincirinde yaşanan problemlere, enerji, gıda, navlun ve emtia fiyatlarındaki artışlara, kuraklık ve stoklama eğilimindeki yükselişe işaret etti. Arz ve talep kaynaklı bu gelişmelerden etkilenen Türkiye'nin enflasyonla mücadelede 2020'nin son çeyreğinden itibaren para ve maliye politikalarında kritik adımlar attığını belirten Elvan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ancak son 2 aydır küresel gelişmelerin de etkisiyle finansal piyasalarda dalgalanmalar yaşandı. Merkez Bankası kararı sonrasında piyasa faizlerinde, varlık fiyatlarında, döviz kurunda ve beklentilerde bir hareketliliğe şahit olduk. Ben burada, hiçbir ilgili dinamiğin göz ardı edilemeyeceği kanaatindeyim. Çünkü tüm bu unsurlar, entegre bir şekilde enflasyon görünümünü şekillendiriyor. Gerek küresel konjonktür gerekse yurt içinde enflasyonun seyri temkinli olmayı gerektiriyor.Hepinizin bildiği gibi enflasyon, orta ve uzun vadede bir arz talep sorunudur. Bu bağlamda maliye politikalarımızı, arz yönlü yapısal politikalarla ve verimlilik artışlarına yönelik tedbirlerle desteklemeye devam edeceğiz."