18 Ocak Salı 2022
2 ay önce

İzmir’de PKK operasyonu HDP’li yöneticiler dahil 17 kişi gözaltına alındı

İzmir'de, sosyal medya üzerinden PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yaptığı tespit edilen 17 şüpheli ile PKK/KCK-PYD/YPG silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttükleri tespit edilen 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İzmir Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü, karar üzerine bu sabah il merkezi ve ilçelerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 17 ŞÜPHELİYE GÖZALTI Operasyonda 20 şüpheliden 17'si yakalandı. ARALARINDA HDP'Lİ YÖNETİCİLER DE VAR Gözaltına alınan kişilerin arasında HDP Torbalı ve Karabağlar ilçe başkanlarının da bulunduğu öğrenildi. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital malzemelere incelenmek üzere el konuldu.

2 ay önce

CHP'li Altay 'İktidarın parçası olacağız' diyen HDP'ye arka çıktı: Ülkeyi yönetme iddiasında olmayan parti olur mu?

HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, geçtiğimiz günlerde Ağrı'da yaptığı açıklamada, partisinin iktidarın bir parçası olacağını söyledi. Buldan, "Ödediğimiz bedellerin, verdiğimiz emeklerin elbette bir karşılığı olacaktır" ifadelerini kullandı. CHP'Lİ ALTAY HDP'YE ARKA ÇIKTI Söz konusu açıklamalara ilişkin TBMM'de düzenlediği basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, kapalı kapılar ardında ittifak yaptıkları HDP'ye arka çıktı. Altay, Buldan'ın sözlerini, "Bir siyasi parti ülkeyi yönetme iddiasında bulunmuyorsa kapansın gitsin. Ülkeyi yönetme iddiasında olmayan siyasi parti olur mu?" diyerek savundu. BİR DESTEK DE MEMURLARI TEHDİT EDEN KILIÇDAROĞLU'NA CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun memur ve bürokratları tehdidine de arka çıkan Altay, "Biz iktidar olunca enkaz edebiyatı yapmayacağız, devri sabık yaratmayacağız." diye konuştu.

2 ay önce

İşte HDP’ye gönderilen mektup: Kandil'den ittifak talimatları

Kandil’den HDP teşkilatları ve PKK’nın şehir yapılanması KCK’ye gönderilen mektuba ulaşıldı. PKK’nın Kandil’deki sözde üst yönetimi tarafından hazırlanarak gönderilen mektupta HDP’nin kapatma davasını gerekçe göstererek sokakları hareketlendirmesi istendi. Ayrıca teröristlere geniş katılımlı cenaze törenleri ve mezarlıklarda anma törenleri düzenlenmesi talimatı verildi. SOKAK HAREKETİ İSTEMİŞLER Mektupta, HDP İzmir İl Başkanlığı’na düzenlenen ve Deniz Poyraz adlı partilinin öldüğü saldırıdan ‘kitleleri ayaklandırmak için kaçırılan büyük bir fırsat’ olarak bahsedildi. Deniz Poyraz’ın ölümü sonrasında marjinal sol kesimin HDP’ye sahip çıktığının belirtildiği mektupta HDP’ye “benzer durumlarda kitleleri sokağa dökün” denildi. FIRSATLARI KÖRELTMEYİN MESAJI Mektupta bunun nasıl yapılacağı da anlatıldı: “Ortaya çıkan fırsat ve olanaklar böyle köreltiliyor. Yaşanan olayın ardından tüm il ve ilçe teşkilatlarını kısa bir talimatla ayaklandırıp, kitlede oluşmuş duygusal atmosferi de biraz besleyerek, halkı demokratik bir kalkışa seferber edebilirlerdi. Hem siyasi alan yönetimi hem de toplumsal alan yönetimi bu tür durumlarda halkı seferber etmeye odaklanmalıdırlar.” YENİ TEZGAH KAPATMA ÜZERİNDEN Deniz Poyraz’ın ölümü sonrasında istediği kaos ortamını oluşturamayan PKK’nın sözde Kandil yönetiminin, HDP’ye açılan kapatma davası üzerinden sokak hareketleri başlatmak istediğine de belgede yer verildi. “HDP’yi savun” sloganı ile planlanan mitinglere kitlelerin katılması gerektiğinin vurgulandığı mektupta “CHP’nin TV kanallarından bile bu mitinglerin reklam ve duyurusu yapılıyor. İzmir mitingi çok iyi örnek oldu. Bu fırsat ve ortamı çok iyi kullanmaları gerekiyor” denilerek HDP ve CHP arasındaki ilişki bir kez daha deşifre edildi. Mektupta HDP teşkilatlarına ve KCK’lı teröristlere, “HDP’nin kapatılması gündemi etrafında kitleleri seferber etmek için kendilerinden emin ve cesurca çalışmaları gerekiyor” mesajı da verildi. BÜYÜK CENAZE TÖRENLERİ DÜZENLEYİN Yine sokakları hareketlendirmek için terörist cenazelerinin kullanılması istendi. Öldürülen teröristlerden ‘şehitler’ diye bahsedilen mektupta şu ifadelere yer verildi: “Şehitlere sahip çıkmada ciddi zayıflıklar vardır. Cenazeleri törenle kaldıramıyorlar. Bu konuda çok sıkı tedbirler alındığı belirtiliyor. Yine de zorlamak gerekir. Sadece tören esnasında değil sonrasında mezar ziyaretleri toplu-kitlesel olarak örgütlenebilir.” Halk HDP’ye destek vermiyor Mektupta halkın HDP’ye artık destek vermediği de vurgulandı. HDP teşkilatlarında örgütlenmenin zayıf olduğu ve kapatılmayla karşı karşıya olmasına rağmen kitlesel eylem yapmaktan kaçındığı eleştirileri de yer aldı. Diyarbakır’daki eylem ve miting çağrılarında bile halkı sokağa dökemediğinden şikayet edilen HDP’nin halktan kopukluğunun ciddi düzeyde arttığı da Kandil’den gönderilen perspektif belgesinde anlatıldı. ‘Resmi ittifak dayatmasını’ da masaya yatırın Kandil’den gönderilen talimatlarda HDP’nin 2023’ün seçimlerinin il turunda aday çıkarması isteniyor. Mektupta şu ifadelere yer veriliyor: “Cumhurbaşkanı adaylığı için bir hazırlık olmalıdır. Her hâlükârda birinci tura kendi adayımızla gireceğimiz için, düşünülmüş bir adayı şimdiden hazırlamak gerekir. İkinci tur adayı için de ilke ve prensiplerimizi şimdiden oluşturmamız iyi olur. Yine genel seçimlerde ittifak siyasetimiz ne olacak? Resmi ittifak mı dayatacağız, yoksa 31 Mart’taki gibi dışardan destek vermekle mi yetineceğiz, yeni kurulan muhalefet partilerine yaklaşımımız ne olacak vb. konularda sizlerin de bir görüş ve hazırlığının olması süreç açısından önemli olmaktadır.” CHP ve İYİ Parti’ye: Biz olmadan yapamazlar Mektupta 2023 seçimleri öncesinde CHP ve İYİ Parti ile olan ittifakın nasıl yürütüleceği de açık açık anlatıldı. Talimat mektubunda şu ifadelere yer verildi: “CHP ve İYİ Parti gibi partiler HDP’yle açık ilişkiye girmezler. Fakat HDP’nin seçimler açısından onlar için çok önemli olduğunu biliyorlar. HDP olmadan seçimleri kazanamayacaklarını, AKP ve MHP’den kurtulamayacaklarını biliyorlar. HDP bu partilere bize doğru yaklaşırsanız biz de yerel seçimlerdeki gibi yaklaşabiliriz, aksi takdirde kaybedersiniz, biçiminde onlara hem umut vermeli hem de böyle bir politika yürütmemiz için bizleri cesaretlendirecek yaklaşım göstermelisiniz demelidir. Yani karşılıksız bir yaklaşım göstermelerinin böyle bir tutumu ortaya koymayı zorlaştıracağı biçiminde uygun uyarılar olabilir. Tabanımızın sizlerden böyle bir beklentisi var, mesajını vermeliler. HDP yürüteceği siyasetiyle bunları kendine muhtaç getirebilir ve bunlardan yararlanabilir.”

2 ay önce

CHP'nin Meclis'te tezkere kararsızlığı: PKK vurulsun mu vurulmasın mı? HDP’yi üzmek istemiyor

Meclis Genel Kurulu, bu hafta kritik tezkere görüşmelerine ev sahipliği yapacak. Yarın Irak-Suriye tezkeresi gündeme gelecek. Tezkere, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon için Cumhurbaşkanı'na verilen yetkinin iki yıl daha uzatılmasını öngörüyor. Tezkerede, terör örgütlerinin Suriye sınırında milli güvenliğe ve sivillere yönelik eylemlerini sürdürdüğü vurgulandı. Türkiye'nin her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanmaya devam edeceği belirtildi. CHP VE HDP DIŞINDA HAYIR DİYEN YOK Tezkere oylamasında siyasi partilerin tavrı önemli. AK Parti, MHP ve İyi Parti tezkereye "evet" diyecek. HDP ise tezkereye karşı "hayır" oyu kullanacak. CHP BUGÜN KARARINI AÇIKLAYACAK Son 2 yıldır Suriye tezkeresinin uzatılmasına "evet" diyen CHP'nin tavrı, bugün toplanacak MYK'da netleşecek. Suriye tezkeresinin ardından Genel Kurul'da, Lübnan'da Barış Gücü kapsamında bulunan Türk askerinin görevini 1 yıl daha uzatan Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi de görüşülecek.

2 ay önce

HDP’den İYİ Parti ve CHP’ye çağrı: Gizli ittifak istemiyoruz

Başını CHP ve İYİ Parti'nin çektiği Millet İttifakı üyesi siyasi partilerin gizleme çabalarına rağmen, HDP'den 'gizli ittifak yapmayacağız' açıklamaları gelmeye devam ediyor. "GİZLİ SENARYOLARDA YOKUZ" Antalya'da konuşan HDP Eş Başkanı Mithat Sancar, "Seçimlerde ne yapacağımızı açıkladık. Kapı arkasında gizli senaryolar içinde yokuz biz" dedi. "KİMSE DESTEK BEKLEMESİN" Daha önce HDP'li Pervin Buldan, "Bundan sonraki süreçte kimse bizden aynı tavrı beklemesin" diyerek 31 Mart yerel seçimlerindeki gibi destek vermeyeceklerini söylemişti. "KAPIMIZ MUHALEFETE AÇIK" Buldan, bir başka konuşmasında ise "Artık kimse kapalı kapılar ardında HDP ile ittifak görüşmeleri yapmayacak, yapamayacak. Açık bir ittifak için kapımız bütün muhalefet partilerine açıktır" demişti.

2 ay önce

CHP’den HDP’ye tezkere desteği: Ali Şeker: Partimiz tezkereye destek vermemeli, hayır oyu kullanmalıdır

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon yetkisini iki yıl daha uzatan tezkere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda oylanacak. Oylamada CHP'nin tavrının ne olacağına ilişkin MYK toplantısının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, "Türkiye’nin güvenliği, yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz varken daha önceki eleştirilerimizle birlikte ama İdlib konusundaki ağır tarihi sorumluluğu gözeterek bir karar vereceğiz” ifadesini kullanmıştı. 'PARTİMİZ CHP HAYIR OYU KULLANMALIDIR' CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ise tezkere 'hayır' oyu vereceğini açıkladı. Şeker, CHP'deki Gelecek İçin Sol Kanat ekibinin "Genel kurul görüşmelerinde partimizin tezkere destek olmamasını ve 'hayır' oyu vermesini istiyoruz" diyerek yaptığı açıklamayı Twitter hesabından alıntılayarak "Tezkereye hayır" ifadesini kullandı.

2 ay önce

CHP, HDP'nin talimatına uydu! Özgür Özel açıkladı! "Suriye-Irak tezkeresine "hayır" oyu kullandı

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, parti olarak TSK'nın Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon yetkisini iki yıl daha uzatan tezkereye 'hayır' oyu vereceklerini açıkladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon yetkisini 2 yıl daha uzatan tezkere, TBMM Genel Kurulu’nda oylanacak.

2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP ve HDP cibilliyetlerinin gereğini yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'de görev yapan bir büyükelçi, Türkiye'nin bir kabile devleti olmadığını bilmesi lazım. Benim kitabımda geri adım atmak yok" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere değerlendirmelerde bulundu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in davetine icabetle, Azerbaycan'a gerçekleştirdikleri günübirlik çalışma ziyaretini verimli bir şekilde tamamladıklarını aktaran Erdoğan, Azerbaycan'ı son olarak haziran ayında ziyaret ettiğini, Aliyev'le, Şuşa'nın ardından bu defa işgalden kurtarılan Füzuli ve Zenglan'da bir araya geldiklerini kaydetti. "Türkiye olarak, bu projelerin parçası olduğumuz için gurur duyuyoruz" Ziyarette, Azerbaycan'ın, işgalden kurtarılan topraklarında hayata geçirdiği yeniden imar ve kalkınma çalışmalarını yakından gördüklerini dile getiren Erdoğan, "Bölgedeki ekonomik kapasitenin canlandırılmasına, ulaştırma hatlarının ihyasına ve yenilerinin inşasına dair faaliyetleri birlikte incelemiş olduk. Azerbaycan'ın başarılarıyla, en az Azerbaycanlı kardeşlerimiz kadar biz de mutlu oluyoruz. Türkiye olarak, bu projelerin parçası olduğumuz için gurur duyuyoruz." dedi. "Kilit önemdeki bir hava ulaştırma güzergahı hayata geçirilmiş oldu" 8 ay gibi rekor bir sürede tamamlanan Füzuli Uluslararası Havalimanı'nın açılışını, Aliyev'le birlikte gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, böylelikle kilit önemdeki bir hava ulaştırma güzergahının hayata geçirilmiş olduğunu söyledi. Erdoğan, "Bu havalimanı, sadece Azerbaycan için değil, Kafkasların geneli için de ulaştırma konusunda katma değer sunabilecek potansiyele sahiptir. Azerbaycan'ın, bölgenin kalkınma önceliği yönündeki iradesinin tezahürü olan ve çok kısa sürede tamamlanan bu önemli ulaştırma merkezinin faaliyete geçirilmesinde emeği bulunan herkesi tebrik ediyorum." dedi. "Ulaştırma hatlarının önemini her zaman vurguladık" Bölgedeki ulaştırma için önemli bir yere sahip olan karayolları inşasıyla ilgili çalışmaları da yerinde incelediklerini belirten Erdoğan, "Bunların temel atma törenine iştirak ettik. Şirketlerimiz tarafından bölgede sürdürülen karayolu inşaatı çalışmaları hakkında yetkililerimiz ve çalışanlarımızdan bilgi aldık. Türkiye olarak, bölgesel barış ve istikrarın tesisinde ulaştırma hatlarının önemini her zaman vurguladık." diye konuştu. "İşgalin çevreye verdiği tahribatın yaralarının sarılması bakımından önemsiyoruz" Bölgenin yeniden kalkındırılması amacıyla başlatılan akıllı tarım projeleri kapsamında Zengilan'ı ziyaret ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Buradaki Akıllı Tarım Kampüsünün temelini, kardeşim Sayın Aliyev'le birlikte attık. İşgalden kurtarılan bölgelerde, tarım üretiminin modern ve sürdürülebilir yöntemlerle yeniden başlamasını, 30 yıla yakın süren işgalin çevreye verdiği tahribatın yaralarının sarılması bakımından önemsiyoruz." dedi. Erdoğan, "Azat edilen Azerbaycan topraklarının, yakın zamanda bölgede örnek birer üretim ve refah merkezi olacağına gönülden inanıyorum. Tüm bu alanlarda ilgili kurumlarımız, kuruluşlarımız ve firmalarımız Azerbaycanlı kardeşleriyle omuz omuza çalışıyor." ifadelerini kullandı. "Türk firmaları çok ciddi işler almış durumdalar" Değerlendirmelerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şu an itibarıyla altyapı ve üst yapıda Türk firmalarının Azerbaycan'da çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gördüklerini söyledi. Erdoğan, "Altyapı inşaatlarında Türk firmaları çok ciddi işler almış durumdalar. İndiğimiz Füzuli Havalimanında 12 Türk firması Azerbaycanlı kardeşleriyle birlikte çalıştılar ve 8 ay gibi kısa bir zamanda burayı yetiştirdiler. Şimdi iki tane daha havalimanının inşası devam ediyor. Onların da süratle, 1 yıl içinde bitirileceği planlanmış vaziyette." dedi. "Türkiye-Azerbaycan iş birliğiyle çok ciddi kararlı bir adım atılmış vaziyette" Akıllı tarım dedikleri olayda da şu anda yoğun bir şekilde Türkiye-Azerbaycan birlikteliğiyle akıllı tarım yapıldığını ve bununla ilgili çalışmaların da yine kararlı bir şekilde devam ettiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunun yanında hayvancılıkta da şu anda başarılı bir çalışmanın olduğunu bizzat gördük. Bu başarılı çalışmayla birlikte bir taraftan mayın temizliği de sürüyor. Mayından arındırılmış olan arazilerde şu an itibarıyla gerek Azerbaycan'a gerekse Türkiye'ye yönelik kazan-kazan esasına göre, tarım ve hayvancılık başlamış vaziyette. En az 5-10 bin kadar angus türü hayvan buraya getirilmek suretiyle burada besi hayvancılığı cinsinden bir çalışmanın yapılacağını, bununla da özellikle Azerbaycan'ın et ithalatını minimize edeceklerini bizlere söylediler. Bu da gösteriyor ki şu anda tarımda ve hayvancılıkta bu noktada çok ciddi sıçrama olacak. Aynı şekilde altyapı ve üstyapıda yine Türkiye-Azerbaycan iş birliğiyle çok ciddi kararlı bir adım atılmış vaziyette." "İlham Bey kararlı duruşundan herhangi bir taviz vermiyor" İran'ın son dönemde "İsrail'i buraya getirdiniz" bahanesiyle Azerbaycan'ı ciddi şekilde tehdit ettiği konusunda da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "İlham Bey'le bu konunun da müzakeresini yaptık. İlham Bey kararlı bir duruş içerisinde ve o kararlı duruşundan da herhangi bir taviz vermiyor. Dedi ki 'Bizim İsrail'e yönelik verilmiş bir tavizimiz yok. Biz İsrail'le her türlü mal mübadelesi içerisinde adım atabiliriz. Farklı ülkelerle nasıl adım atıyorsak, burada da aynı şekilde İsrail'le bu tür ilişkilerimiz vardır ve bundan sonra da olacaktır.' Bu konularda da ülkeler birbirlerinin karar mekanizmalarını etkilememeli, etkileyemez. Temennimiz odur ki İran da burada aklıselim ile hareket ederse İran ve Azerbaycan arasında herhangi bir sıkıntı yaşanmamış olsun." dedi. Büyükelçilerin geri adımı Atmış oldukları adımın birilerine gövde gösterisini olmadığını, sadece Türkiye'de görev yapan büyükelçilerin Türkiye'nin iç işlerine müdahil olmaması anlamında olduğunu kaydeden Erdoğan, herhangi bir büyükelçinin görev yaptığı ülkenin iç işlerine müdahale yetkisine sahip olmadığını söyledi. Erdoğan, "Viyana Sözleşmesinin 41'inci maddesini bunların benden daha iyi bilmeleri lazım. Çünkü büyükelçilerin kendileriyle ilgili bu tür sözleşmeleri adım adım uygulaması lazım, adım adım takip etmesi lazım. Kaldı ki sen Türkiye'de görev yapıyorsun; Türkiye'de görev yapan bir büyükelçi, Türkiye'nin bir kabile devleti olmadığını bilmesi lazım. Türkiye gibi böyle kadim bir tarihe sahip olan bu ülkede görev yapan büyükelçi neyin nereye varacağını çok iyi bilmesi lazım. Eğer bunu bilmiyorsa Viyana Sözleşmesinin 41'inci maddesini onlara hatırlatmış olduk. Olay bu kadar basit." diye konuştu. Erdoğan, "Tabi Amerika'nın büyükelçisi de bu işe karıştığı için herhalde Biden nezaket gösterisinde bulundu ve ilk açıklama oradan geldi. Zaten Amerika'dan açıklama gelince diğer 9 tanesi de ona tabi olmak suretiyle bu iş böylece kapanmış oldu." dedi. "Benim kitabımda geri adım atmak yok" Erdoğan, Amerika gazetelerinde kendisiyle ilgili yazılan "Erdoğan krizden kaçtı, geri adım attı" manşetleri ile ilgili soruya, "Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok." şeklinde yanıt verdi. "Gereği neyse bunu yapacağız" Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin, kasım ayının sonunda Türkiye'nin sözleşmeyi ihlal edip etmediğine ilişkin olarak bir süreç başlatabileceği konusunda değerlendirmesi sorulan Erdoğan, şunları söyledi: "Benim herhangi bir beklentim yok. Benim sadece tek beklentim var; biz bildiğimizi okuruz. Konsey bildiğini mi okur; okusun. Onlar ne okuyor; dinleriz, görürüz. AİHM'inkini de Konsey'inkini de dinleriz; dinledikten sonra da biz üzerimize düşeni yaparız. Gereği neyse bunu yapacağız. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak bu makamda bulunduğum sürece üzerime düşen görevi dört dörtlük yaparım. Acaba şu ne der, bu ne der; bunlara hiç bakmam. Benim aldığım terbiye bu, yetişme tarzım bu. Ölene kadar da aynen bu istikamette devam ederim, devam edeceğim." "Biz bu tür siyasetçileri cepten çıkarıyoruz" 10 büyükelçi hadisesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bazı çevrelerin eleştirilerine yönelik değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, "Bunlardan biri de geçmişte Bakü'de büyükelçi olarak görev yapmıştı, şimdi CHP'de güya siyaset yapıyor. İlham Bey'le konuşurken o bile 'Ben bu adamı bir daha bu kapıdan içeri sokmam' dedi. Çünkü Azerbaycan'a da ihanet etti. Sen önce bir defa büyükelçilik yaptığın ülkenin siyasetine saygılı olmayı öğren. Bunu öğrenmedi ki bu adam. Şu anda da rastgele işte nasıl olduysa siyaset yapıyor. Biz bu tür siyasetçileri cepten çıkarıyoruz. Bunların siyaseti öğrenmeleri için daha çok fırın ekmek yemeleri lazım. Bunlar büyükelçilik yapmış, siyasetçilik değil. Siyasetçilik başka bir şey, büyükelçilik başka bir şey." dedi. ABD Başkanı Joe Biden ile görüşme G20 ve BM İklim Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesi ve ABD'nin F-16 talebi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Roma'nın gündemi ile Glasgow'un gündeminin şu anda değişmiş gibi gözüktüğünü, büyük ihtimalle Roma'da değil ama Glasgow'da bir görüşmeleri olacağını kaydetti. Bu görüşmede en önemli gündem maddesinin F-35 konusu olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti: "F-35'le ilgili olarak bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yapmış olduğumuz bir ödeme var. Bu ödemeyle ilgili olarak da tabi ki bunun bize geri ödeme planının nasıl olacağını kendileriyle görüşmemiz gerekecek. Bu konuda mükaleme ne getirecek ne götürecek; onu kendileriyle görüşerek öğreneceğiz. Alt düzeyde aldığımız bazı bilgiler var. Bize F-16 verme konusunda gelen bazı bilgiler... Bize gelen bilgi, bunlarla bu işi ödeme gibi bir plan olduğu yönünde. Bu doğru mudur, değil midir; bunları kendilerinden öğreneceğiz. En üst düzeyde de bunu tabi benim Sayın Biden ile konuşmam isabetli olacaktır. Eğer böyleyse ona göre bir anlaşma yoluna gitmiş olacağız." "Devlet Bey, benim yüzde 7 teklifimi kendileri de aynen kabul ettiler" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Erdoğan, Siyasi Partiler Kanunu ve yeni Anayasa çalışması konusunda tarih, takvimden öte şu anda Cumhur İttifakı ile attıkları müşterek adımı Bahçeli ile görüşme imkanları olduğunu söyledi. MHP'den Anayasa çalışmasıyla ilgili hazırlıkların kendilerini geldiğini hatırlatan Erdoğan, bunun çalışmalarına da aynı şekilde bir destek olduğunu, onu da zaten planladıklarını, değerlendirdiklerini kaydetti. Erdoğan, şunları söyledi: "Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Kanunu'yla ilgili de Feti Bey'in bizim arkadaşlara vermiş olduğu çalışma metni de arkadaşlarımızın elinde. Burada özellikle yüzde 5, yüzde 7 meselesi gündemdeydi. Bu konuda Devlet Bey, benim yüzde 7 teklifimi kendileri de aynen kabul ettiler. 'Bu noktada siz nasıl uygun görüyorsanız bizim için o kabuldür' dediler. Dolayısıyla bu yüzde 7 meselesini şu anda Kanunda bu şekilde, bizler de arkadaşlarımıza söyleyeceğiz. Onun üzerinden hareket edeceğiz. Öbür tarafta tabi Anayasa ile ilgili çalışmalarımız da aynen devam edecek. Arkadaşlarımız bu çalışmayı tamamen bitirdikten sonra o da Meclis gündemine gelecektir. Ama biz de tabi Meclis'te bir altyapının olmasının gereğine inanıyoruz. Bu konuda gönül arzu ediyor ki Meclis'teki diğer siyasi partiler de buna hazır olsunlar, onlar da bu konuda 'Tamam biz de yaparız' desinler ama şu anda onlardan aldığımız ses seda tam aksine, böyle bir şey yok." "Her türlü iftirayı attılar, her türlü yalan dolanı söylediler" Erdoğan, son zamanda TÜGVA, TÜRGEV ve ENSAR gibi vakıfların neden saldırı altında olduğuyla ilgili soruya da şu yanıtı verdi: "Bay Kemal ve yandaşları bir defa hukuk tanımaz bir güruh. Diyelim ki TÜGVA 10 yıllık bir anlaşmayla adadaki bu yeri kiralamış. Anlaşma 10 yıllık bir süre tanıdığı halde daha üçüncü yıldayken kalkıp bunların kiraladıkları yeri zabıtalarla basıp oradan bütün demirbaş eşyalarına varıncaya kadar hepsini dışarı atma gayretleri bir defa bunların tıynetini göstermektedir, bunların cibilliyetini göstermektedir. Bu konuyla ilgili de açıklamaları ilgili bütün arkadaşlarım yaptılar, yapıyorlar. Aynı şey TÜRGEV için geçerli, aynı şey ENSAR için geçerli. Her türlü iftirayı attılar, her türlü yalan dolanı söylediler. Bu bir şeyi gösteriyor, bunların ne denli hukuk tanımaz olduğunu ortaya koyuyor. Eğer bunlarda hukuka saygı olsa, zaten böyle bir adımı da atmazlar, atamazlar. Bu bir şeyi daha ifade ediyor, Allah bunların eline bu milleti düşürmesin. Bunların eline bu ülke kalacak olursa, bu ülkede nelerin olacağını, olabileceğini artık düşünün. Bunların yapmayacakları iş yok. İnsanların sırtındaki ceketi bile alır bunlar. Başka bir şey söylememe gerek var mı?" "Bütün bunları aldıkları içindir ki bu kadar rahat sağa sola parayı dağıtıyorlar" CHP'li Seyit Torun'un "Biz belediyeler olarak hükümetten eşit kaynak alamıyoruz, Belediyeler Birliğinden alamıyoruz" açıklamaları hakkında da konuşan Erdoğan, "Hepsi yalan. Bir defa yasal olarak belediyelerin hakları neyse bu haklarını İller Bankasına yönelik olanı oradan, Hazine Maliye'den almaları gerekeni oradan hiç istisnasız kesinlikle alıyorlar." dedi. Erdoğan, "Bunlar bu parayı almamış olsalar ayakta duracak mecalleri kalmaz, maaş ödeyemezler, yatırım yapamazlar, o derece ciddi manada sıkıntıya girerler. Bütün bunları aldıkları içindir ki bu kadar rahat sağa sola parayı dağıtıyorlar. Bu dediğiniz isim demek ki ne maliyeyi biliyor ne vergi denilen olayı biliyor ne de belediyelerin hangi kaynaklardan nasıl gelir elde ettiğini biliyor. Bunların hiçbirini bilmiyor. Önce bunu öğrensin. CHP'li belediyelerde hizmetlerin ne kadar aksadığını, ne kadar eksik olduğunu herkes görüyor." ifadelerini kullandı. "Ankara'nın göbeğine 637 bin metrekarelik muhteşem bir Millet Bahçesi yaptık" Ankara'da Atatürk Kültür Merkezi'ni millet bahçesine dönüştürdüklerini belirten Erdoğan, "Ankara'nın göbeğine 637 bin metrekarelik muhteşem bir Millet Bahçesi yaptık. Gerçekten çok çok güzel bir yer oldu. Onun açılışını perşembe günü yapacağız." diye konuştu. "Zillet ittifakı olarak cibilliyetlerinin gereğini yaptılar" Dün Meclis'te oylanan Irak ve Suriye'ye tezkeresine CHP'nin 'hayır' oyu vermesine de değinen Erdoğan, Bunlardan farklı bir şey beklenir mi ki... CHP ve HDP'nin verecekleri oy zaten belliydi. Bunlar cibilliyetlerinin gereğini yaptılar. Orada sadece İP farklı bir karar ortaya koymuş oldu ama HDP ile CHP orada zillet ittifakı olarak cibilliyetlerinin gereğini yaptılar." dedi. "Terörle mücadelede millet bizimle beraber" Terörle mücadeleyi onların desteğini alarak değil, onların desteğinin tamamen dışında zaten sürdürdüklerini kaydeden Erdoğan, "Bundan sonra da yine aynı kararlılıkla terörle mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç endişeniz olmasın, terörle mücadelede millet bizimle beraber. Ordumuz, jandarmamız, bu noktada bizlerle beraber. Biz terörle mücadelemizi kararlı bir şekilde de Gabar'da, Cudi'de, Tendürek'te, Bestler-Dereler'de, sınır ötesinde, sınır berisinde her yerde sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

1 2 ... 30 31 32 33 34 35 36 ... 43 44