24 Haziran Pazartesi 2024
2 yıl önce

Berlusconi, İtalya Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildi

Ülkede 13'üncü cumhurbaşkanını belirlemek üzere 24 Ocak Pazartesi günü başlayacak seçim süreci öncesinde siyasi parti ve ittifaklarda hareketlilik sürüyor. Forza Italia ve aşırı sağcı Lig ile İtalya'nın Kardeşleri (FdI) partilerinden oluşan merkez sağ ittifakın liderleri, Berlusconi'nin adaylığı ve cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki stratejilerini görüşmek üzere bir toplantı yaptı. İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Berlusconi, Lig lideri Matteo Salvini ve FdI lideri Giorgia Meloni'nin hazır bulunduğu toplantıya katılmadı ancak gönderdiği mesajla cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini ittifak ortaklarına ve kamuoyuna duyurdu. Adaylığı ile ilk günden bugüne tartışma konusu olan 85 yaşındaki Berlusconi mesajında, "ulusal sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini, ülkesine farklı şekillerde hizmet etmeye devam edeceğini" belirterek, adaylığını sonlandırdığını kaydetti. Berlusconi, adaylığı boyunca kendisini destekleyenlere teşekkür ederek, "Merkez sağ ittifak olarak ortak bir teklif yapacağız." ifadesini kullandı. Berlusconi, adı sıkça cumhurbaşkanlığı için geçen Başbakan Mario Draghi'nin de görev süresi bitene kadar bu makamda kalması gerektiğini belirtti. Berlusconi'nin adaylıktan çekilmesine tepkiler Merkez sağ ittifak içinde de adaylığı tartışma konusu olan Berlusconi'nin bu kararını, ittifak ortaklarından Lig Partisi Salvini, "İtalya ve merkez sağ için önemli bir gün. Berlusconi'nin cömert tercihinden sonra şimdi solun herkese 'hayır' demeye devam edip etmediğini göreceğiz." ifadeleriyle değerlendirdi. Lig partisi kaynakları da Berlusconi'nin sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini belirtti. Berlusconi'nin adaylığına başından beri karşı çıkan parlamentoda en çok sandalyesi bulunan parti olan 5 Yıldız Hareketi'nin (M5S) lideri Giuseppe Conte, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Bunu açıkça belirtmiştik, Silvio Berlusconi'nin adaylığı kabul edilemezdi. Kendisinin geri çekilmesiyle ileri doğru bir adım atıyoruz ve ülkeye yüksek profilli, yetkili, geniş çapta benimsenen bir aday sunmak üzere siyasi güçlerle görüşme serisine başlıyoruz." ifadelerini kullandı. Berlusconi'nin adaylığına karşı olan merkez solun çatı partisi Demokratik Parti (PD) lideri Enrico Letta da merkez sağın çoğunluğa sahip olmadığını, şimdi herkesçe benimsenen bir isim bulmak için anlaşmaları gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı seçiminde Draghi açmazı Cumhurbaşkanlığı için resmen aday olmasa da bu makam için adı sıkça geçen Başbakan Mario Draghi'nin durumu, farklı yelpazedeki 6 partinin bir araya gelmesiyle oluşan koalisyon hükümetinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor. Draghi'nin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, hükümetin sona erecek olması koalisyon partilerinde ikileme yol açıyor. Siyasi kulislerde, koalisyon partilerinin, Draghi'nin başbakan olarak kalması ve cumhurbaşkanlığı için kapsayıcı başka bir isim bulunması ya da Draghi'nin cumhurbaşkanı seçilip, yine Draghi gibi teknokrat bir isim altında yeni hükümetle koalisyonun erken seçime gitmeden devam etmesi formüllerinin tartışıldığı belirtiliyor. İtalya'da cumhurbaşkanı seçim süreci, parlamenterler ve bölge yöneticilerinden oluşan 1009 üyeli "Büyük Seçici Meclis"in 24 Ocak Pazartesi yapacağı ilk tur oylamayla başlayacak.

2 yıl önce

İtalya'da cumhurbaşkanlığına yeniden seçilen Mattarella: Olağanüstü günlerde sorumluluk duygusuyla hareket etmeliyiz

Ülkede altı gündür devam eden cumhurbaşkanlığı yarışında bugün bu göreve yeniden seçilen Mattarella'ya seçim sonucu tebliğ edildi. Senato Başkanı Maria Elisabetta Alberti Casellati ile Temsilciler Meclis Başkanı Roberto Fico, cumhurbaşkanlığı sarayı Quirinale'ye giderek Cumhurbaşkanı Mattarella'ya ikinci kez bu göreve getirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Mattarella, burada yaptığı konuşmada, parlamenterlere ve bölge delegelerine kendisine duydukları güven için teşekkür ederek, "Ciddi sağlık, ekonomik ve sosyal acil durumdan geçtiğimiz bu zor günler sorumluluk duygusuyla hareket etmeyi gerektiriyor. Bu koşullar, kişinin çağrıldığı vazifelerden kaçmamasını gerektirir ve farklı kişisel değerlendirmelerine de üstün gelmelidir." dedi. Sergio Mattarella, parlamentonun kararını saygıyla kabul ettiğini belirterek, bundan sonra halkın beklenti ve umutlarını karşılamaya yönelik taahhütleri olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Mattarella, 3 Şubat'ta yemin ederek, ikinci 7 yıllık görev dönemine başlayacak. Bu arada, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Mattarella'yı yeniden seçilmesinden ötürü tebrik etti. Sergio Mattarella, İtalya'da cumhurbaşkanı seçmek üzere toplanan "Büyük Seçici Meclis"te dün yapılan 8. tur oylamada, 983 seçici delegenin 759'unun oyunu alarak, ikinci kez bu göreve seçildi. Mattarella'nın aldığı 759 oy, İtalya'daki cumhurbaşkanlığı seçimleri tarihinde bir cumhurbaşkanının aldığı en yüksek ikinci oy sayısı oldu. 1978'de Sandro Pertini 832 oyla en yüksek oyu alarak bu göreve seçilmişti.

2 yıl önce

İtalya İçişleri Bakanı Luciana Lamorgese: Türkiye bizim için dost ülkedir

İtalyan mevkidaşını ve beraberindeki heyeti Bakanlık girişinde karşılayan Soylu, konuklarını süre makamında misafir etti. Burada konuşan Soylu, ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getirerek "Uzun zamandır karşılıklı iş birliği içerisinde çok iyi çalışıyoruz. Belki de 100 yılımızın en önemli meselelerinden birisi olan kaçak göç konularıyla alakalı da iyi çalışıyoruz. Polis iş birliğimiz ve özellikle yaptığımız komisyon toplantıları çok başarılı geçti. Terörle mücadele zaten ortak çalışma zeminimiz. Bugünkü nazik ziyaretiniz de hem ikili ilişkilerimizi çok güzel bir noktaya taşıyacak hem de üzerine çalıştığımız konuları tekrar değerlendirebilme fırsatı sunacaktır." dedi. Bakan Soylu'ya misafirperverliğinden dolayı teşekkür eden Lamorgese de iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluğun çok eskilere dayandığını söyledi. Konuk Bakan, "Çok fazla açıdan iş birliği içerisinde bulunduk, sadece mesleki anlamda değil, bütün insani konularda da çok uzun süredir çalışmaktayız. Bu konularda yaptığımız iş birliği daha da katlanarak arttı. Organize suçlarla mücadele, terörle mücadele kapsamında da iş birliği çalışmalarımız devam etti. Yine göç konusunda da birlikte çok hızlı çözümler bulduk ve sürekli telefonla görüşüp iletişim halinde kaldık. Türkiye bizim için dost ülkedir." diye konuştu. Bakan Soylu, şeref defterinin imzalanması ve hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından İtalyan mevkidaşına Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi ile ilgili bilgi verdi. Daha sonra iki bakan ve heyetleri, basına kapalı toplantıya geçti.

2 yıl önce

Bakan Soylu İtalyan mevkidaşı ile görüştü

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada; 'Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ile İtalya Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Sayın Luciana Lamorgese arasında gerçekleştirilen video konferans görüşmesinde; Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye krizi, düzensiz göçle mücadele ve insani yardımlar, terörle mücadele konuları değerlendirildi' denildi. https://twitter.com/tc_icisleri/status/1527302964657856519?s=21&t=eUDA3Ua4KxvDlOBB23NEew

2 yıl önce

Avrupa, terör örgütüne yine kucak açtı! İngiltere'den sonra İtalya'da PKK yürüyüşü

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin kuzeyindeki büyük operasyon hazırlığı sürerken, terör örgütü PKK'nın Avrupa'daki sempatizanları sokağa dökülmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde İngiltere'nin başkenti Londra'da polis korteji eşliğinde yürüyüş yapan PKK yandaşlarından sonra, İtalya'nın başkenti Roma'da da sözde örgüt lehine yürüyüş gerçekleştirildi. Terör örgütü PKK'nın sözde gençlik hareketleri tarafından organize edilen yürüyüşte örgütle bağlantılı sözde dernek ve grupların sembolleri taşındı. PALERMO BELEDİYE BAŞKANINDAN SKANDAL SÖZLER PKK yandaşlarının yürüyüşüne İtalya'nın en büyük şehirlerinden Palermo'nun Belediye Başkanı Leoluca Orlando da katıldı. Adeta örgüt savunuculuğunun üstlenen Orlando, "Türk işgaline karşı ve barış hakkını savunmak için bu gösteriye katılıyorum. Türkiye’ye karşı Rojava'nın yanındayız." dedi. https://twitter.com/eha_medya/status/1533440697977667584?s=21&t=EsSuVe7JscatGsHxr1-FDA

2 yıl önce

İtalya'ya PKK tepkisi: Büyükelçi Marrapodi Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı

İtalya'nın başkenti Roma'da bir araya gelen terör örgütü PKK yandaşları, geçtiğimiz günlerde bir yürüyüşte bulundu. PKK'nın sözde gençlik hareketlerince organize edilen yürüyüşte, terör örgütüyle bağlantılı sözde dernek ve grupları simgeleyen bez parçaları taşındı, örgüt elebaşı bebek katili Abdullah Öcalan'ın posterleri taşındı. BÜYÜKELÇİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Türkiye'nin Roma Büyükelçiliğinin daha önce yaptığı girişimlere rağmen son olarak 4 Haziran 2022'de Roma'da PKK sembolleri ve teröristbaşının fotoğraflarının alenen sergilendiği PKK gösterisinden duyulan rahatsızlığın ifade edilmesi amacıyla İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giorgio Marrapodi bugün Bakanlığa davet edilerek kendisine Türkiye'nin görüş ve talepleri iletildi.
Türkiye'nin PKK'nın kamusal alana taşan kara propagandasından, sivil toplum kuruluşu görünümü altında gösterdiği faaliyetlerden ve teröristbaşına İtalyan belediyeleri tarafından fahri hemşehrilik verilmesinden duyulan rahatsızlığın dile getirildiği görüşmede ayrıca, terör örgütünün ve yandaşlarının bu tür eylemlerinin engellenmesi yönündeki talebin tekrarlanarak, İtalyan hükümetinin terörle mücadele hususundaki sorumluluğu vurgulandı.

1 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İtalya Başbakanına uyarı: Yunanistan sizin için de tehlike arz etmeye başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan İtalya Başbakanı Mario Draghi ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle: "Geçen ay Toskana bölgesinde gerçekleşen ve 4 vatandaşımızın hayatını kaybettiği helikopter kazası sonrasında İtalyan makamlarınca gösterilen iş birliği için teşekkür ediyoruz. İş birliği imkanlarının geliştirilmesi üzerinde durduk. Bölgesel, küresel konularda görüş alışverişinde bulunduk. "DOKUZ ANLAŞMAYI İMZALADIK" Birçok alanda ilişkilerimizin kurumsallaşmasını pekiştirecek dokuz anlaşmayı imzaladık. "TİCARETTE 25 MİLYAR DOLAR EŞİĞİNİ AŞACAĞIZ" Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz her geçen gün gelişiyor. Ticaret hacmimiz geçen sene yüzde 34'lük artışla 23 milyar doların üstüne çıktı. İkili ticaretimizin bir özelliği de dengeli olması. Mevcut rakamlar bu sene 25 milyar dolar eşiğini rahatlıkla aşacağımızı gösteriyor. Üçüncü toplantı ve iş forumunu sene içerisinde düzenlemenin yararlı olacağı konusunda mutabıkız. Şirketlerimizi işbirliklerini artırmaları ve karşılıklı yatırımlarda bulunmaları yönde teşvik etmeye devam edeceğiz. Askeri iş birliği ve savunma sanayi iş birliğimiz ayrı bir ehemmiyet taşıyor. "TÜRK-İTALYAN ÜNİVERSİTESİ KURACAĞIZ" Gündemimizde terörle mücadelede de iş birliği olarak ayrıca önemli yer tutuyor. İtalya'dan beklentilerimizi kıymetli dostumla ikili görüşmede paylaştım. Sayın Başbakan ile göçün idaresi ve yasadışı göçle mücadele konularını ele aldık. Bu alanda istişareler ve ortak projelerle güçlendirmek istiyoruz. Halklarımız arasındaki yakın ilişkilerin pekiştirilmesini teminen eğitim ve kültür alanında atılabilecek adımları görüştük. Türk-İtalya Üniversitesi'nin kurulması girişimi bunların içinde en önemlidir. "AB ÜYELİĞİMİZE DESTEK VERİLMELİ" Sayın Başbakan ile Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdik. Bölgemizdeki gelişmeler Türkiye'nin Avrupa Birliği için pek çok alanda ne denli önemli olduğu gerçeğini somut şekilde bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye'nin üyeliğine destek verilmelidir. İtalya'nın Türkiye-AB ilişkilerindeki desteği için kendilerine teşekkür ettik. Bu aşamada Türkiye'nin üyelik perspektifinin güçlendirilmesi esastır. Bu desteğin güçlenerek devam edeceğine inanıyorum. "TAHIL KORİDORU KONUSUNDA GÖRÜŞTÜK" Rusya ile Ukrayna'nın müzakere sürecine geri dönülmesi, tahıl ile ilgili BM planıyla görüş alışverişinde bulunduk. Bir hafta 10 gün içerisinde görüşmelerimizi yoğunlaştırıp neticeye ulaşmaya çalışacağız. Libya başta olmak üzere diğer bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunduk. İtalya enerji alanında önemli bir ortağımızdır. Karadeniz'deki Sakarya gaz sahasında iş birliğimiz dahil enerji güvenliğine dair ortak proje ve çıkarlara değindik." İTALYA: BİRLİKTE ÇALIŞMAK İSTİYORUZ Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ardından konuşan İtalyan Başbakan Draghi, şu ifadeleri kullandı: "Dost ülkeler, müttefik ülkeler Türkiye ve İtalya, karşımızda büyük sınamalar var. Birlikte çalışmak istiyoruz. İtalya ve Türkiye, aynı zamanda Kiev'e destek veriyorlar. Müzakere bazlı çözüm arayışındalar. Ukrayna'nın kabul edebileceği bir barışın içindedir her ülke. Türkiye'nin arabuluculuğu için büyük takdirimizi ifade etmek istiyorum, özellikle tahıl alanında. Dünyanın en fakir ülkelerinde çok ciddi problemlere yer açabilecek bi sınırlamadır bunlar. Türkiye'nin burada merkezi rolü var. Temennim Rusya'nın bu girişime imkan vermesi ve bundan sonraki barış müzakerelerine bir açılış yapması. Ticari ilişkiler Akdeniz'in geçmişini belirlemiş olan ilişkilerdir." YUNANİSTAN TEHLİKE ARZ ETMEYE BAŞLADI Daha sonra soru cevap bölümünde söz alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Karadeniz koridoru çok büyük önem ifade ediyor. Konuyla ilgili olarak gerek sayın Putin gerek sayın Zelensky'nin yaklaşımları önem arzediyor. Görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Bu tahılın ama buğdaydı, ama arpaydı, ayçiçeği yağıydı, bunların dünyaya ulaşımı söz konusu. Bizim şu anda bu konularda sıkıntımız yok fakat dünyada sıkıntı var, özellikle Afrika'da ciddi sıkıntı söz konusu. Bizler her iki lidere aracı olmaya, BM çatısı altında sayın Gutterres'le görüşerek devam ettirmeyi istiyoruz. 1 hafta 10 gün içinde görüşmelerimizi yoğunlaştırıp neticeye ulaşmaya çalışacağız. SAMP-T bizim için gerçekten üç ülke arasında İtalya, Fransa, Türkiye arasında büyük önem arzediyor. En son NATO Zirvesi'nde sayın Macron ile konuyu etraflıca ele aldık. Sayın Draghi ile bu konuyu konuşacağım dediler. Bugünkü ikili görüşmemizde de konuyu tekrar ele aldık. Savunma bakanlarımız da ele aldılar. Bir an önce SAMP-T konusunda imza aşamasına gelelim istiyoruz. Bizim savunma sistemlerimiz içinde bu büyük önem arz ediyor. Bu konuyla zaten sayın Başbakanla mutabakatımız tam. Aynı şekilde Macron'la mutabakatımız var. Yunanistan artık İtalya için de tehlike arz etmeye başladı. Bu geri itmelerde düzensiz göç eden insanlar İtalya'ya doğru sığınmaya çalışıyor."

1 yıl önce

Avrupa'da parlamenter sistem çıkmaza girdi! İtalya, İsrail, Hollanda, İsveç ve İspanya'da; koalisyon hükümetleri dağılıyor ve başbakanlar istifa ediyor

Türkiye'de 16 Nisan 2017'de gerçekleşen Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildi ve koalisyon hükümetleri son buldu. Avrupa'da ise parlamenter sistemde sıkıntılar yaşanıyor. İtalya, İsrail, Hollanda, İsveç ve İspanya'da; koalisyon hükümetleri dağılıyor ve başbakanlar istifa ediyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sürecinde önemli çalışmaları olan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Avrupa'da ise parlamenter sistemde sıkıntılar yaşanıyor. İtalya, İsrail, Hollanda, İsveç ve İspanya'da, koalisyon hükümetleri dağılıyor ve başbakanlar istifa ediyor. "KARAR ALMADA GECİKME KARAR ALMA YETERSİZLİKLERİNİ DOĞUYOR" Sabah'ın haberine göre Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, son dönem dünyanın yaşadıklarının parlamenter sistemin zafiyetlerini iyice açığa çıkardığını söyledi. Uçum; "Koalisyon hükümetlerinde parçalı yürütme farklı siyasi ajandalar yüzünden çatışma üretir. Karar almada gecikme bir yana karar alma yetersizlikleri doğuyor. Tüm bunların hükümet krizleri doğurması da kaçınılmaz oluyor" dedi. "İTALYA PARLAMENTER SİSTEMİN ZAAFLARINI GİDERMEK İÇİN ÇOK ÇEŞİTLİ YÖNTEMLER DENİYOR" Mehmet Uçum şunları söyledi: "Parlamenter sisteme sahip ülkelerin yaşadıkları hükümet krizleri süreci kaçınılmaz olarak yapısal bir tartışmaya götürüyor. Zaten İtalya yıllardan beri parlamenter sistemin zaaflarını gidermek için çok çeşitli yöntemler deniyor. Fransa'da başbakanlık kurumunun gereksizliği artık çok daha kabul gören bir teze dönüşüyor." "İNGİLTERE VE ALMANYA'DA HÜKÜMET EDEMEME SORUNLARI OLAĞAN GÜNDEMLERE DÖNÜŞÜYOR" "Parlamenter sistemin örnek ülkeleri olarak gösterilen İngiltere ve Almanya'da uzun süre hükümet edememe veya uyumlu hükümet edememe sorunları olağan gündemlere dönüşüyor. Tüm bunlar parlamenter sistem bu yüzyılın dinamiklerine ve ihtiyaçlarına uygun olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye 16 Nisan 2017 referandumu ve 24 Haziran 2018 seçimiyle Başkanlık sistemine geçerek çok önemli bir reform yaptı. Başkanlık reformu ülke liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hakikaten büyük liderliğiyle birleşince Türkiye son dört yılda yaşadığı birçok soruna rağmen çok başarılı süreçler yönetiyor, dünya çapında oyun kurucu ülke haline geliyor." "SEÇMEN İRADESİ HÜKÜMET KURMAYA DOĞRUDAN ETKİ ETMİYOR" "Başlıca iki sebepten söz edilebilir. Birincisi sistemden kaynaklı yapısal sorunlar. İkincisi içinde bulunduğumuz dönemin özelliklerinin sistem zafiyetlerini daha belirgin hale getirmesi." "Parlamenter sistemin yapısal sorunlarının başında seçmen iradesinin hükümet kurmaya doğrudan etki etmemesi geliyor. Parlamenter sistemde seçmen oy kullandığı gün kimin hükümet olacağını bilemiyor. Çok güçlü adaylar olsa bile parlamento aritmetiği belli olmadan hükümete ilişkin bir kanaat oluşmuyor. Seçimlerden sonra da eğer tek başına hükümet olacak çoğunluğu sağlamış bir parti çıkmazsa o zaman koalisyon görüşmeleri adeta bir maraton gibi başlıyor. En olağan koşullarda bile koalisyon müzakereleri halkın tercihinden bağımsızlaşıp siyasi partilerin kendi ajandalarının pazarlığına dönüşüyor. Böyle olunca da sorun çözme kapasitesi düşük hükümetler çıkıyor. Bu da hükümetlerle ilgili ya kuruluşta ya devamlıkta krize neden oluyor." "KARAR ALMADA GECİKME KARAR ALMA YETERSİZLİKLERİNİ DOĞURUYOR" "İkinci yapısal sorun parlamenter sistemin yürütme gücünün parçalı olması. Bu parçalı olma hali tek parti hükümetlerinde de vardır. Her bakanlık ayrı bir güçtür. Bakanlıklar arası çekişme bitmez. Karar alma süreçleri uzar. Koalisyon hükümetlerinde ise daha vahim bir durum olarak parçalı yürütme farklı siyasi ajandalar yüzünden çatışma üretir. Karar almada gecikme bir yana karar alma yetersizlikleri doğuyor. Tüm bunların hükümet krizleri doğurması da kaçınılmaz oluyor." İTALYA'DA PARLAMENTO FESHEDİLDİ, ERKEN SEÇİME GİDİLİYOR İtalya'da Başbakan Mario Draghi, 21 Temmuz 2021'de görevinden istifa etti. Başbakan Draghi, liderlik ettiği koalisyondaki 3 partinin hükümetine parlamentoda destek vermemesi sonrasında istifasını Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'ya sundu. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, Başbakan Mario Draghi'nin istifasıyla sonuçlanan hükümet krizinin ardından parlamentoyu feshederek 70 gün içinde erken genel seçimlerin yapılacağını bildirdi. İtalya'da Giuseppe Conte'nin liderlik ettiği koalisyon hükümetinin 2021 Ocak ayında bozulmasıyla başlayan hükümet krizi 67. hükümetin kurulmasıyla sona ermişti. Mario Draghi 12 Şubat 2021 tarihinde hükümeti kurmuştu. İSRAİL 5. DEFA SEÇİME GİDİYOR İsrail'de 2019'dan bu yana 4 defa seçim yenilendi. Meclis'te oylama krizi yaşandı. İsrail Meclisi, 1 Kasım 2022 tarihini erken seçim tarihi olarak onayladı. HOLLANDA'DA 299 GÜN SONRA HÜKÜMET KURULDU Hollanda'da 15-17 Mart 2021'de düzenlenen genel seçimden 299 gün sonra hükümet kuruldu. Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD), Hristiyan Demokratlar Birliği (CDA), Demokrat 66 (D66) ve Hristiyan Birlik Partisi'nden (CU) oluşan dört partili yeni koalisyon hükümeti 10 Ocak 2022 tarihinde göreve başladı. Hollanda'da 15 Mart 2017'de düzenlenen erken genel seçimden 225 gün sonra da hükümet kurulmuştu.

1 2 3