09 Ağustos Salı 2022
1 yıl önce

Katar imzası sonrası algı operasyonu yapan muhalefet duvara tosladı!

Dün Türkiye'ye önemli bir sermaye girişi için anlaşmaya varıldı ve Katar'a Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk payının devri için imzalar atıldı. Atılan imzaların Türkiye için kritik önemini anlayamayan muhalefet ise hemen algı operasyonu yapmaya kalktı ama jet hızıyla duvara tosladı. Atılan imzaya sevinilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar muhalefetin tutumuna sert tepki göstererek 'Akılları bu işe ermiyor' dedi

1 yıl önce

Cumhuriyet Halk Partisi'nden Katar'da ofis açma kararı

Cumhuriyet Halk Partisi, yurt dışı örgütlenmesi kapsamında Katar, Suudi Arabistan, İrlanda, Gürcistan ve Azerbaycan'da ofis açma kararı aldı

1 yıl önce

Sözcü'den YKS öncesi algı operasyonu: Katar'la imzalanan askeri protokolü 'sınavsız üniversite' yalanıyla servis etti

Türkiye ile Katar arasında 2 Mart 2021 tarihinde "Askeri sağlık alanında eğitim ve iş birliği" protokolü adlı bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma uyarınca, Türkiye'nin en büyük askeri üslerinden birine ev sahipliği yapan Katar ile askeri iş birliğinin kapsamı daha da genişledi. Askeri personel ve askeri öğrencileri kapsıyor Anlaşmanın maddeleri uyarınca iki devletin askeri personel ve öğrencileri karşılıklı olarak eğitilecek. Tıp fakültesi, diş hekimliği eğitimi, eczacılık eğitimi, hemşirelik eğitimi gibi alanlarda eğitici, danışman, gözlemci, uzman personel, öğretim elemanı ve askeri öğrenci değişimi öngörülüyor. Personeller için askeri uçak ve orduevleri imkanı Karşılıklı olarak Katar ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin personel ve öğrencilerine, eğitim süresince kendi birliklerine ait kamuflaj ve üniformayı giyme hakkı, askeri uçakla seyahat, orduevinde ikamet gibi imkanlar tanınıyor. Sınav şartı tüm yabancı öğrenciler için geçerli Ayrıca eğitim için seçilecek personellerin, Türkiye ve Katar'ın 'ulusal mevzuat hükümleri' kapsamında değerlendirileceği belirtiliyor. Günümüzde YÖK mevzuatına göre Türkiye'de eğitim alacak (askeri personeller hariç) tüm yabancı öğrencilerde istisna olmaksızın sınav şartı aranıyor. YKS'ye saatler kala operasyon Sözcü Gazetesi iki ülke arasında imzalanan askeri iş birliği anlaşmasını, "Katarlı gençlere Türkiye’de sınavsız tıp eğitimi hakkı verildi" başlığıyla okurlarına servis etti. Haberde 'askeri personel ve askeri öğrenciler' ifadesi yerine 'Katarlı gençler' tanımı yerleştirildi. T24 - BirGün gibi asılsız haberleriyle bilinen mecraların destek verdiği asılsız haber, kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Milyonlarca öğrencinin YKS heyecanını istismar eden Sözcü Gazetesi'nin konuyla ilgili nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu. Söz konusu medya kurumları daha önce de Suriyelilerin Türkiye'de sınavsız bir şekilde üniversite eğitimi alacağı yalanını ortaya atmıştı.

1 yıl önce

Kılıçdaroğlu'nun “Katarlılara sınavsız fakülte” yalan paylaşımına tepki yağdı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Katarlılara sınavsız fakülte" yalanını tepkilere rağmen Twiter hesabından silmedi CHP Genel Başkanı'na "paylaşımını sil ve moralini bozduğun gençlerden özür dile" çağrıları yapıldı.

1 yıl önce

Utanmazlar! Muhalefet “Katarlılara sınavsız fakülte” yalanında ısrarlı… AYT sınavı öncesi de özür gelmedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, T24 sitesinden alıntı yaparak çarpıtmayı "Kendi gencine bu kadar sevgisiz, bu kadar saygısız bir iktidar işte. Bizim çocuklar o okullara girebilmek için bütün gençliklerini heba ediyorlar!" İfadeleriyle paylaştı. CHP milletvekilleri Mustafa Adıgüzel, Mahmut Tanal ve Engin Özkoç ile Memleket Partisi Başkanı Muharrem İnce de kampanyaya tweetleriyle katıldı. Kılıçdaroğlu ve İnce'den hemen sonra, çarpıtmanın sosyal medyada yayılması üzerine resmi kaynaklar haberin gerçeğini açıkladı ve protokolün 20'den fazla ülke ile de yapılmış olduğunu hatırlattı. Düzeltme bile gerektirmeyen, anlaşma metninde çok net bir biçimde belli olan bu bilgiye ve düzeltmeye rağmen CHP'li isimler, muhalefet yanlısı medya ve sosyal medya hesapları herhangi bir düzeltme ve özür yayınlamadı. T24'TEN 27 SAAT SONRA ÖZÜR Yalan haberin en çok yayıldığı T24 Sitesi, resmi yetkililerin açıklamalarından 27 saat sonra özür yayınlayabildi. Ancak Kılıçdaroğlu ve CHP'li milletvekillerinden yine de tweet silme veya özür gelmedi. Sosyal medya kullanıcıları, özür açıklamalarının altına bu siyasetçilerin 'utanmazlıklarından' duydukları utancı belirten mesajlar yazdı. Yalan haberi eleştiri malzemesi olarak kullanarak, AYT sınavı öncesi gençlerin moralini bozan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi ise, sosyal paylaşımlarını silmediği gibi özür de dilemedi. Asılsız haberi yayanlar özür dilerken, Kılıçdaroğlu yalanda ısrar etmeye devam etti.

1 yıl önce

AK Parti sözcüsünden Kılıçdaroğlu’nda Katar tepkisi: “Bu haber yalandır”

İşte AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları:  TERÖRLE MÜCADELE MYK'mızda terörle mücadele her zamanki gibi önemli yer tutuyor. Türkiye terör konusunda bütün unsurlarıyla yeryüzünün en büyük mücadelesini veriyor. Bazı grupların Irak'ın egemenliğine yönelik Türkiye'nin ihlalleri olduğu şeklinde ifadeleri var. Bunların hepsi kara propagandadır. Kardeş Irak'ın toprak bütünlüğünü Türkiye destekliyor. Oradan gelen terör tehdidi Irak'ın kendi unsurlarınca bertaraf edemeyince Türkiye kendi topraklarına yönelik terör tehditlerine hukuka dayanan bir mücadele yürütüyor. Bu operasyonlar Türkiye'nin sınır güvenliğini koruyan operasyonlar olduğu gibi kardeş Irak'ın topraklarında konuşlanmış teröristlere karşı Irak halkına verdiğimiz bir destek olarak da değerlendirilebilir. MARMARA DENİZİ'NDEKİ MÜSİLAJ SORUNU Bu konuyu gündemin üst sıralarında tutuyoruz. 20. gününde bu seferberlik. 425 bölgede çalışmalar devam ediyor. Çeşitli stratejiler uygulanıyor. Toplanan müsilajlar düzenli olarak depolama alanlarına gönderiliyor. Bu çerçevede 6 bin 738 denetim gerçekleştirildi. Denetimler sonucu kurallara uymayan 26 işletmeye faaliyetten men cezası verilmiştir. 14 milyon TL civarında da para cezası uygulanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız konuyu yakından takip etmektedir. Verdiği talimatlar titizlikle uygulanmaktadır. PANDEMİDE NORMALLEŞME ADIMI Normalleşme çerçevesinde en önemlisi normalleşmenin hızlanması, hızlandıktan sonra kalıcı olması için aşı programının güçlü bir şekilde yürütülmesi. Günde 1 milyondan fazla aşı uyguluyor sağlık çalışanlarımız. Hepsine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bilim Kurulu'nun tavsiyelerine uyuyoruz, siyasi olarak söylemiyoruz. Tavsiye herkesin aşılanmasının pandemiyle mücadele için olmazsa olmaz bir koşul olduğudur. Bütün vatandaşlarımınız aşı olmaları son derece önemlidir. Yerli aşı İnşallah hayata geçtiğinde bunu hem milletimiz hem tüm insanlık için bir müjde olarak ortaya koyacağız. Hiçbir şekilde herhangi bir yerden esirgenmeyecek. Aşı konusunda ırkçılık üretenlere karşı Türkiye bir vicdan devleti olduğunu bir kez daha gösterecek. NATO ZİRVESİ
 Orada Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmeleri sonucu ortaya çıkan neticeleri takip ediyoruz. Orada verilen mesajların merkezini Türkiye'nin NATO güvenlik konseptine yönelik beklentileri ve vizyonu oluşturdu. Türkiye'nin Suriye'de, Libya'da Doğu Akdeniz'de yürüttüğü faaliyetler var. Karabağ'ın kurtarılmasında Türkiye'nin desteği söz konusu. Bununla ilgili sorulara Cumhurbaşkanımız ayrıntılı cevap verdi. Çıkan sonuç şuydu: Cumhurbaşkanımızın muhatapları Türkiye ile pozitif ajandaya yoğunlaşmak istediklerini açık ve net şekilde söylediler.  Anlaşmazlık konularında bir çalışma iradesi söz konusu. Anlaşmazlığın devam ettiği konularda da tansiyonun düşürülmesi söz konusu. Cumhurbaşkanımız tüm bunları olumlu karşıladığını oradaki basın toplantısında da ifade etti. 'YUNANİSTAN'IN GERGİNLİK POLİTİKASINA KARŞI NAVTEX İLAN ETTİK' Miçotakis'in ortaya koyduğu vizyona bundan sonra meselelerimizi çözme konusunda olumlu yaklaşmasına rağmen maalesef oradaki yaklaşımın tersine bir karar aldı Yunanistan. Bir gerginlik politikasını sürdürme eğiliminde Yunanistan. 1988'de imzalanan Atina Mutabakatı'na göre turizm sezonun yoğun olduğu tarihlerde Ege'de herhangi bir askeri aktivite yapılmıyor. Ama Yunanistan bu mutabakata uymayarak Ege Denizi'nde belli bir bölgeyi askeri eğitim sahası ilan etti. Yunanistan'ın ortaya koyduğu bu tutum hem Cumhurbaşkanımızla görüşmedeki tutumuna hem de mutabakata aykırıdır. Yunanistan'ın bu gerginlik politikasını sürdürme eğilimine karşı Türkiye de NAVTEX ilan etmiştir. Sorunların çözümüne odaklanılması yönünde bir ifade kullanılmış ama Yunanistan hemen arkasından bunu ihlal ediyor. Bütün dünyanın görmesi gereken şey şudur: Gerginlik Yunanistan tarafından kaynaklanmaktadır. AB liderleri Cumhurbaşkanımızla konuştuğunda Ege ve Akdeniz'de tansiyonun düşürülmesi gerektiğinden söz ediyorlar. Cumhurbaşkanımız da bunu asıl Yunanistan'a söylemeleri gerektiğini iletiyor. 'AB BİLDİRİSİ YETERİNCE OLUMLU DEĞİL' Burada Türkiye'yle Doğu Akdeniz'de işbirliği yapmanın önemi gibi vurgular var. Ama bu vurgular olumlu gibi gözükse de raporun diğer kısımlarına bakıldığında yeterince olumlu değil. Türkiye bir diyalog başlatılması için üzerine düşeni fazlasıyla ortaya koydu. ancak örneğin AB Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi bir konuda irade ortaya koymadı. Eğer olumlu bir ajanda ortaya koyacaksak her iki taraf için de kazan-kazan formülünü ortaya çıkaracak maddelerin başında Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gelmektedir. Maalesef burada bile somut bir karar alınamadığını görüyoruz. Sürekli olarak bu konularda somut karar almayı erteleyen bir tablo var. Bazı ülkelerin erteleme taktiği var, bazılarının samimiyeti var ama irade ortaya koyamıyorlar. 'AB KENDİ PRENSİPLERİNİ ÇİĞNİYOR' İlk defa tarihinde AB herhangi bir vizyon yaratamayan köşeye kendisini hapsetmiş durumda. Bildiride, Türkiye'nin adaylık statüsünde atıfta bulunulmaması da bu vizyon eksikliğinin neticelerinde biri. 'Hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusunda diyalog öneriyoruz' diyorlar. Biz de diyoruz ki, bu konularda diyalog öneriyorsanız, diyalog mekanizması bellidir. Türkiye bu konudan kaçmıyor. Siz temel diyalog mekanizması olan fasılları açmadan fasılları açmak için bile şart koşarsanız kendi prensiplerinizi çiğnemiş olursunuz. Mali yardım paketi öneriyorlar. Göç meselesi sadece buna indirgenemez. Bu paketi Türkiye'ye vermiş olmuyorsunuz, Suriye ve sığınmacılar için veriyorsunuz. Doğrudan kendinizi ilgilendiren bir konuda bile bu kadar geç karar almanız ve düşük limitli hareket etmeniz vahim bir hatadır. Türkiye bu yükü çekiyor ama bunun da bir sınırı var. Temel haklar ve hukukun üstünlüğü konusunda diyalog istiyorsanız ve samimiyseniz Türkiye 'Bunu hemen konuşalım' diyor. Kıbrıs konusuna ilişkin hükümleri hakkaniyetli bir yaklaşım ifade etmiyor. Rum-Yunan tezlerinden başka bir şey değil. AB'nin bir kere daha Ada'daki gerçekleri görmesi gerektiğini ifade ediyoruz. 'KABİL HAVALİMANI'NYLA İLGİLİ HENÜZ KARAR VERİLMEDİ' Muhalefet partilerinde geçmişte diplomat görevi yapmış kişiler de var. Fakat genel başkanlar, bazen sözcüler düzeyinde yanlış bir yaklaşım üretildiğini görüyoruz. Kabil Havalimanı'nın güvenliği 2013'ten beri ülkemiz tarafından yürütülüyor. Dolayısıyla bu yeni bir durum değil. Türkiye taşeronluk yapacakmış gibi yanlış ve yakışıksız ifadeler kullanılıyor. Bu konuda da henüz bir karar verilmiş değil, istişareler devam ediyor. Hem finans, hem lojistik hem de güvenlik konularında Türkiye'nin uluslararası toplumun güçlü desteğine ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanımız başbakanken, Afganistan'a gittiğimizde Afganistan vatandaşlarının arasında en rahat gezen unsurun Türk askeri olmasından büyük gurur duymuştuk. Birileri sadece haritada gördüğü birtakım mesafelere bakarak analizler yapıyor. Halbuki Türkiye'ye kuzey ve doğudan gelen göç tehdidine karşı Afganistan'ın istikrarlı olması bizim için çok önemlidir. Afganistan'daki istikrarsızlık uyuşturucu tacirleri açısından da maalesef elverişli bir ortam oluşturuyor. SORU-CEVAP KATAR'DAN GELEN ÖĞRENCİLERİN SINAVSIZ TIP EĞİTİMİ GÖRECEĞİ İDDİASI 2-3 yıl öncesine kadar bu tip bir şey söz konusu olduğunda, CHP'de bir yanlışlık yapıldığında, CHP'den bir arkadaşımız bu şekilde bir gerçek olmayan bir haberin peşine takıldığında ve bunun gerçek olmadığı söylendiğinde CHP'de özür dileyebilen, özgüvenli kimseler vardı. Daha demokrat kimseler olabiliyordu. Fakat bir şey söyleniyor, yalan olduğu ortaya koyuluyor, hiçbir şey olmamış gibi devam ediliyor. Bu haber yalan bir haberdir. Yalan haber olduktan sonra bir yayın organının bunu geri çekmesi güzel bir şeydir. O haberi yapan siteyi alıntılayarak söylediğiniz. O bilgi çöktü, yalan olduğu ortaya çıktı. Siyasetçinin en önemli görevi topluma doğruyu söylemektir. Muhalefetin en önemli görevi de denetim görevi yapmaktır. İşin psikopolitik bir tarafı da var. Ne kadar zulüm yaparsa yapsın Esed rejimiyle muhabbetli bir ilişki gerçekleştirmek istiyorlar. Ama Türkiye'ye yatırım yapsa bile Katar'a sıcak bakmıyorlar. Bunlar söz konusu olduğunda bile Esed rejimiyle oturmak, konuşmak lazım diyorlar. Ama Katar bizim ülkemize yatırım yapıyor, Türkiye'nin lehine oy kullanan ülkelerden bir tanesi. Buradaki seçmece mantık belli bir politik-psikoloji açısından vahim bir mantık. Biz Türkiye ile dost olanla dost olur, düşman olanla düşman oluruz. Bizim baktığımız yer Türkiye'nin hak ve menfaatleri olmalıdır. Hak ve menfaatleri tehdit edenle ilişki geliştirmek istiyorsunuz, diğer tarafa propaganda yapıyorsunuz. ODA TV'NİN YURTTAN ÇIKAN SİLAHLARI HABERİ Bunlar çok hassas meseleler. Geçmiş zamanlarda Türkiye'de büyük krizler çıkarıldı. Basın demokrasinin dördüncü kuvveti olmakla vesayetin birinci kuvveti olmakla çok gidip gelmiştir Türkiye'de. Birincisi, bu kadar kolay, suçlayıcı haber nasıl yapılıyor? İkincisi, özür dilenmesi lazım. Üçüncüsü de bir daha bunların yaşanmaması için ne tür tedbirlerin açıldığının açıklanması lazım. Eğer Kadın ve Demokrasi Derneği sesini duyuramasa yapılan haber kişileri ne kadar zor duruma düşürecek.

1 yıl önce

Katarlılara sınavsız tıp iddiası... Erdoğan: Bu ne terbiyesizliktir? Tepeden tırnağa hepsi yalan

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: AK Parti toplantılarında söz alan her bir vekilimiz özgürce fikirlerini söylüyor. Her hususu samimiyetle görüşme fırsatı buluyoruz. Dünkü MYK toplantımızda da söyledim, Türkiye 2023'e yaklaştıkça partimize, hükümetimize yönelik saldırıların artacağı anlaşılıyor. Güya muhalefet partisi olan ve onlarla yürüyenler bu kampanyaya ortak olmaktadır. CHP giderek daha yıkıcı şekilde bizi hedef alıyor. Siyaseyi kirleten bir müsilajla karşı karşıyayız. CHP'nin başını çektiği bu siyasi müsilaj her türlü yalanı sosyal medya ağı ile milletimizin üzerine yağmur gibi yağdırmaktadır. Sehven yanlış bilgi verme değil bilinçli bir yalan ve çarpıtma hali hatta stratejisi yürütülmektedir. Böyle değilse durum daha vahim demektir. Türkiye CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Adı da yalan terörüdür.   KILIÇDAROĞLU ARTIK PSİKİYATRİNİN KONUSUDUR Herkes yolsuzluk yapmaktadır, herkes hırsızdır. Herkes banka soyguncusudur. Herkes yanlıştır, herkes kötüdür. Kendini kaybetmiş bir ruh hali ile karşı karşıyayız. Bizim bunca yalanı büyük bir keyifle ardı ardına sıralayan siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek saniyemiz yoktur. Hukuk önünde hesap sorulacak hususların avukatlarımız vasıtasıyla elbette takipçisiyiz. CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur. Hakikate bağını bu denli bağını koparmış insana doktorlar teşhis koyacaktır, inşallah tesavisi de mümkündür. Yalan ve ifitra meselesinde tek sorun CHP'nin başındaki zat olsa mazurdur der geçeriz. Ama bu mesele sosyal medyada giderek büyüyen bir sorun halini almıştır. Avrupa'dan Amerika'ya kadar demokrasi ile yönetilen her yerde bu sorun tartışılmaktadır. Bir çok ülke çeşitli kanuni düzenlemelere gitmelktedir. Bu hukuki adımların benzerlerini bizim de acilen gündemimize almamız gerekiyor.  6 ay sonra erken seçim varmış. Bay Kemal öyle diyor. Bunlar yalan makinesidir.  Ama bir şeyi bilmeleri gerekiyor, Haziran 2023 Türkiye'nin seçim takvimidir. Cumhur İttifakı olarak kararımız budur. Rabbim, kendileri ayrımcılığa maruz kalmadıkları halde müphem CHP iktidarından ülkeyi muhafaze eylesin diyorum. 'Kimse belediyelerden çıkarılmayacak' demedi mi? Dedi. O günden bu yana belediyelerden personel atılıyor mu? Atılıyor. AK Partili oldu mu dayanması mümkün değil hemen kapıya koyuyorlar. Ülkemizi bu hastalıklı zihniyetin eline bırakmamak için çok daha fazla çalışacağız. Girmedik ev, dokunmadık gönül bırakmayacağız.Yıkım siyaseti CHP zihniyetinin genlerinde var. Bu ülkede Osmanlı'dan miras demiryolu projelerinin hepsini de Gazi Mustafa Kemal'den sonra CHP rafa kaldırmıştır. Keban Barajı'na bile bunlar karşı çıkmıştır. Kabiliyetl, mühendislerimiz tarafından üretilen motorların hepsi CHP tarafından sabote edilmiştir. Vurulan her fabrika kazmasının önüne CHP dikilmiştir. İstanbul Boğazı'nın üzerine gerdanlık gibi dizilen 3 köprünün her birine CHP karşı çıkmış, engellemek için elinden geleni yapmıştır. BUNLAR DEVLET DEĞİL ZİLLET Son olarak Kanal İstanbul için aynı takozluğu yapmaya çalışıyorlar. İş insanlarından bankacılara kadar herkesi tehdit ettikleri yetmezmiş gibi yatırımlarını Türkiye'ye çekmek için çalıştığımız ülkelere parmak sallayacak kadar muvazeneyi yitirdiler. 'Kredi verecek olursanız bunları ödemeyiz' diyorlar. Bunlar daha şimdiden devlet nedir, devlet yönetmek nedir? Bunlardan haberleri bile yok. Uluslararası tahkim mekanizması var. Bundan da haberleri yok. İktidar olduk, bizden önceki borçlanmaları ödemedik mi? Ödedik, ödüyoruz. Ama bunlar devlet değil zillet.  Lafa gelince bizi tek adamlıkla itham edenler ama kendileri millete zerre kadar saygılarının olmadığını açıkça ortaya koymaktalar.  KANAL İSTANBUL PROJESİ Biz muhalefetle ülkenin önüne çıkardığı engellerin değil millete kazandıracağımız eserlerin kavgasını yapmak isterdik. Mesela biz Kanal İstanbul dedik, onların daha cazip bir poje önermesini beklerdik. Biz şehir hastaneleri dedik, sağlık hzimetleri ücretsiz olacak dedik, onlardan çok daha ilerisini duymak isterdik. Karşımızda mızıkçı çocuklar gibi 'yaptırmayız da yaptırmayız' diyen, proje üretemeyen CHP var. Onun için diyoruz ki biz 19 yıldır kendi kendimizle yarışıyoruz. Türkiye bunca esere nasıl CHP'ye rağmen sahip olmuşsa Kanal İstanbul'a da sahip olacaktır. Bu projeyi şehrin geleceğini kurtaracak bir  eser olarak görüyoruz.  Altyapı deplase çalışmalarının ardından kanalın kazısına da süratle başlıyoruz. Kanalın her iki tarafına inşa edilecek şehirler depreme hazırlık için kentsel dönüşüm çalışmalarında yaşanacak sıkışıklığı giderme çabasıdır. Özellikle şu anlatacaklarımı aziz milletimin dikkatle takibini rica ediyorum. Uzunluğu 45 km. Taban genişliği en dar yerinde 275 metre, derinliği 20.75 metre olan Kanal İstanbul'un şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hedefimiz bu projeyi 6 yıl içinde tamamlayarak hizmete sunmaktır. İstanbul'a karşı sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin Kanal İstanbul'la ilgili ileri geri konuşmaları kendilerini komik duruma düşürmekten başka işe yaramaz. Neymiş efendim bu proje yeteri kadar tartışılmamış. Biz bu projeyi 11 yıl önce açıkladık, o günden beri tartıştık. Bunlar sadece yalan üretsinler, milleti aldatmaya kalksınlar.  Milletimiz yaşanan her şeyi görüyor, kafa ve gönül hanesine not ediyor. Bu projenin en önemli özelliklerinden bir tanesi de kentsel dönüşüm noktasında ciddi bir yükü alacak olmasıdır. Yanı başında Avcılar var. Vatandaşlarımıza 'Size yerler hazırladık, buralara yerleşebilirsiniz' diyeceğiz. Depreme dayanıklı yeni konutlar inşa etmek suretiyle de İstanbul'umuza yeni konutlar yapıyoruz. CHP zihniyeti hep olduğu gibi eser düşmanlığı yaparak ülkenin ve milletin sevincini gölgelemenin peşindedir. KATARLILARA SINAVSIZ TIP İDDİASI... BU NE DENSİZLİKTİR Katarlı öğrencilerin sınavsız tıp fakültesine gireceği yalanını utanmadan 2 milyon 600 bin öğrenciye saygı duymadan tekrarlayacak kadar alçalabilen bir kafa bulunuyor. Bu ne densizliktir, terbiyesizliktir. Bu ülkenin bizimle olan bu ilişkilerini bir kenara koyup Katarlı öğrenciler sınavsız üniversiteye gireceksiniz diyor. Tepeden tırnağa hepsi yalan. Yalan ve iftira bataklığına öylesine gömülmüş durumdalar ki önlerine gelen bilginin doğruluğu bunları zerre kadar ilgilendirmiyor. 1994 yılından beri var olan askeri işbirliği protokolünün Katar'la da imzalanmasından ibarettir. Sınava giren öğrencilerin ve ailelerin moralini bozmanın kime ne yararı olmuştur. Aynı yalanı paylaşan sosyal medya mecraları en küçük bir hicap duymuşlar mıdır? Böyle bir kepazeliği aklımıza, vicdanınımıza sığdırabilmemiz mümkün değildir. Aynı yalanı inatla sürdüren bir partiye ülkenin hangi kritik meselesi bırakılabilir. Ülkemizin tüm gençlerinin gördükleri yerde Kılıçdaroğlu'nun yakasına yapışıp bunun hesabını soracaklarına inanıyorum.  Yaptıkları bir eser sözkonusu değil. Herhangi bir yerde çeşmenin musluğunu açmaya gidiyor, açılış töreni diye adını koyuyor. Arıtma tesisini temel atmama töreni... Bunlarla uğraşıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihine yeni yeni gidiyor. Şu müsilaj olayında da ortaya koydukları tezleri öğreniyoruz. Meselenin asla hakikati aramak olmadığını yaşadığımız tecrübe ile biliyoruz. İzmir'in durumu ortada. Meydanı bu yalan ve iftira tüccarlarına bırakmayacağız. Bıkmadan, usanmadan milletimize hakikatleri anlatacak, seçimler geldiğinde hak ettikleri şekilde hüsrana uğramalarını temin edeceğiz.

11 ay önce

ABD'den Afganistan açıklaması: “Havalimanının sivil kısmının açılması için Türk ve Katarlı ortaklarımız ile çalışıyoruz”

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Afganistan'dan tahliye edilen yaklaşık 120 bin kişiden yüzde 77'sinin Özel Göçmen Vizesine başvurmaya hak kazanan Afganlar olduğunu açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Beyaz Saray'da düzenlediği günlük basın toplantısında, Afganistan'daki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Afganistan'da hala tahliye edilemeyen kişiler için girişimlerini sürdürdüklerini belirten Psaki, "Tahliye edilenlerden yüzde 77'si, Özel Göçmen Vizesi (SIV) almaya hak kazanan Afganlardı" ifadesini kullandı. KABİL HAVALİMANI İÇİN TÜRKİYE VE KATAR VURGUSU Psaki, çok konuşmamış olsalar da Afganistan'daki tahliyelerde uçaklardan başka yollara da başvurduklarına işaret ederek, bazı durumlarda helikopterlerle insan taşıdıklarını ancak güvenlik gerekçesiyle bunları açıklamadıklarını söyledi. Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı'nın tahliyeler için tekrar işletmeye açılması yönünde çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Psaki, "Havalimanının tekrar faaliyete geçmesi için çalışıyoruz, havalimanının sivil kısmının açılması için Türk ve Katarlı ortaklarımız ile çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

1 2 3