24 Ekim Pazar 2021
1 ay önce

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Diyanet İşleri Başkanı’nın duasına tahammül edemeyenler izan ve insaflarını kaybetmiştir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yargıtay binası açılışındaki duadan rahatsız olanlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Duanın bazı tepkiyle karşılanmasının kelimenin tam anlamıyla ilkellik olduğunu belirten Bahçeli, "Duaya tahammül edemeyenler izan ve insaflarını kaybetmiştir" dedi.

1 ay önce

Yine gaf yaptı! MHP’li Gölbaşı Belediyesi’ni CHP’li sanıp övdü

Konuşmalarında sık sık gaflara imza atan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi de MHP yönetimindeki Ankara'daki Gölbaşı Belediyesi'ni CHP'li sandı. CHP'Lİ BELEDİYE SANDI Çankaya Belediyesi tarafından Bademlidere bölgesinde 500 bin metrekare alanda oluşturulacak kent ormanı için ağaç dikim törenine katılan Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin hizmetleriyle ilgili olumlu şeyler söylemesinin ardından Gölbaşı Belediye için de övgü dolu sözler kullanmaya başladı. MHP'Lİ BAŞKANA ÖVGÜ Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek'i kast ederek, "Gölbaşı’ndaki Belediye Başkanımız da olağanüstü çabalar yapıyor. Gölbaşını ayağa kaldırıyor" ifadelerini kullandı. "GÖLBAŞINA DA BEKLERİZ" Sosyal medya hesabından o anların görüntüsünü paylaşan Şimşek, "Kürsüden övdüğünüz hizmetlerimizi yerinde de görmek isterseniz her zaman bekleriz. Sn. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin bizlere her zaman öğütlediği gibi eşit, tarafsız, üretken belediyecilik anlayışımızdan taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz" dedi.

1 ay önce

MHP'li Akçay'dan ağır sözler: PKK destekçisi CHP’li Özgür Özel

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaşmanın milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vereceğini ifade ederek, “Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız.” demişti. MHP Liderinin bu açıklamasından rahatsızlığını dile getirerek “Devlet Bey kimlerle beraber?” diye soran CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'e MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'dan yanıt geldi. CHP’li Özgür Özel'in PKK destekçisi olduğunu öne süren Akçay, "Siyasi ikiyüzlülük ve yalan görmek istiyorsa genel başkanı Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır." diye konuştu. MHP'li Erkan Akçay'ın Twitter hesabından yaptığı açıklaması şu şekilde; "HER MESELEYİ BAHANE EDEREK ÜLKEMİZİ KAOSA SÜRÜKLEMEYE ÇALIŞMAKTALAR" "Gezi olayları, 6-8 Ekim kalkışması, hendek terörü, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile Türkiye’yi ele geçiremeyen küresel güçler, şimdi de ekonomik operasyonlar ve kuşatma politikalarıyla milli çıkarlarına sahip çıkan Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışmaktadır. Cumhur İttifakı bu ekonomik operasyonlar ve kuşatma politikalarıyla mücadele ederken zillet ittifakı; Türkiye düşmanları ve terör örgütleriyle işbirliği yapmakta, küresel güçlerin taşeronluğunu yaparak Türkiye’nin milli meselelerine muhalefet etmektedir. Küresel güçlerin taşeronluğunu yapan zillet ittifakı, covid 19 salgınından mülteci meselesine, ekonomik sorunlardan doğal afetlere kadar her meseleyi bahane ederek ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, kaosa sürüklemeye çalışmaktadır. İnanç, mezhep, etnik aidiyet, dil ve köken üzerinden gerilim yaratarak Türk Milletini bölmeye ve buradan siyasi rant elde etmeye çalışan zillet ittifakı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerine ve Türk Milletinin milli ve manevi değerlerine açıkça savaş açmıştır. Değil mi? "TÜRKİYE LAİK, SOSYAL VE HUKUK DEVLETİDİR" Liderimiz, Milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaşmanın milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vereceğini ifade ederek, “Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız.” demiştir. Terör örgütleri ve Türkiye düşmanlarıyla işbirliği deşifre olan, taciz, tecavüz skandallarıyla çalkalanan ve politika üretemeyen CHP, her sıkıştığında yalan, iftira ve çarpıtmalarla MHP’ye ve Liderimize saldırmaktadır. PKK destekçisi CHP’li Özgür Özel, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin bu açıklamasından rahatsızlığını dile getirerek “Devlet Bey kimlerle beraber?” diye sorabilme gafletinde bulunmuştur. "CHP'NİN YİNE DİN DÜŞMANLIĞI MI HORTLADI?" Yalan, iftira ve çarpıtmada sınır tanımayan CHP’li Özgür Özel’e sormak gerekir: Liderimizin bu açıklamasından neden rahatsız oldunuz? Milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaşmanın milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vereceğini ifade etmesinden mi? Yoksa “ Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız.” sözünden mi? Hayrola ne oldu? Yine CHP’nin din düşmanlığı mı hortladı? “Önce ülkem ve milletim” diyen Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ve partimiz MHP’nin safı belli, tarafı belirgindir. Sevdamız millettir. Ne istiyorsak Türk Milleti içindir! Ne amaçlıyorsak Türk Milletinin lehinedir. CHP ise; PKK, YPG, FETÖ, HDP ve Türkiye düşmanları ile birlikte saf tutmuştur. HDP ile yatıp PKK ile kalkan, FETÖ’yü sahiplenip Türkiye düşmanlarının taşeronluğunu yapan CHP, Kandil, Pensilvanya ve Beyaz Saray’dan iktidar dilenmektedir. Atatürk’e hakaret eden, Yunan kazansaydı diyen zihniyet ile terör örgütleriyle işbirliği yapan, Cumhuriyetin değerlerine savaş açan, Atatürk düşmanlarını milletvekili ve il başkanı yapan CHP arasında ne fark vardır? CHP bu haliyle fesli deli Kadir’in siyasetteki Fes’siz uzantısıdır. "ZİLLET İTTİFAKI, TERÖR ÖRGÜTLERİNİN UMUDUDUR" CHP’li Özel, Liderimizin zillet ittifakına ilişkin eleştirilerine “milletin umudu bu ittifakta” demiş. Evet, zillet ittifakı birilerinin umududur. Ama bu Türk Milleti değildir. Zillet ittifakı; küresel güçlerin, Türkiye düşmanlarının ve terör örgütlerinin umududur. Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışan küresel güçler ve terör örgütleri dört gözle zillet ittifakını iktidara getirmeye çalışmaktadır. Çünkü zillet ittifakı bunların son umududur. CHP’li Özel siyasette ikiyüzlülük görmek istiyorsa önce aynaya sonra da Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır. CHP’li Özel’e sormak gerekir: CHP’yi Atatürk kurdu diyeceksin, bu partiden milletvekili olacaksın, her sıkıştığında Atatürk’ün arkasına saklanacaksın, sonra da Atatürk’ün annesine küfreden haini ölüm yıl dönümünde rahmetle anacaksın. Bu ne riyakarlıktır? CHP’yi Atatürk kurdu diyeceksin, bu partiden milletvekili olacaksın, sonra da “Biz Kılıçdaroğlu’nu genel başkan yaparak Dersim ile helalleştik, yüzleştik.” diyerek isyancı hainlere sahip çıkıp Atatürk’ü katliam yapmakla suçlayacaksın. Bu ne ikiyüzlülüktür! "GÖNLÜNÜN HDP'DE OLDUĞUNU BİLİYORUZ" PKK terör örgütünün taleplerini kanun teklifi olarak Meclise taşıyan, İmralı Canisinin açılım sürecine hukuki zemin kazandırmaya yönelik talebi doğrultusunda TBMM İçtüzük Değişiklik Teklifi veren CHP’li Özel, sahil kesimlerinde milliyetçilikten dem vurmaktadır. Türk Milletinin tepki göstermesi üzerine HDP ile ittifakı yapmadıkları yalanını söyleyen CHP’li Özel, CHP ile HDP’nin ittifakı deşifre olunca da “biz gönül ittifakı yaptık” demektedir. Gerçi biz senin gönlünün aslında HDP’de olduğunu zaten biliyoruz. CHP’li Özgür Özel siyasi ikiyüzlülük ve yalan görmek istiyorsa genel başkanı Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır. Kimse siyasi ikiyüzlülükte ve yalan söylemekte Kılıçdaroğlu’nun eline su dökemez. Atatürkçülük ve ulusalcılık konusunda mangalda kül bırakmayacaksınız, sonra da CHP’deki Atatürkçüleri ve ulusalcıları tasfiye edip, terör yandaşları ve Türkiye düşmanlarını CHP yönetimine getireceksiniz. Atatürkçülükten bahsederken Atatürk’e en ağır hakaretleri yapanları CHP’den genel başkan yardımcısı, milletvekili ve il başkanı yapacaksınız. Odasındaki Atatürk resmini indiren milletvekiline sahip çıkaksınız. EMPERYALİSTLERİN UŞAKLIĞINI YAPMAKTADIR CHP Atatürk’ün partisidir diyeceksiniz, ancak, 11 yıldır CHP genel başkanlığı koltuğunda oturup milyonlarca kelime kuracaksınız ama bir kez bile Atatürk'ün 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sözünü söylemeyeceksiniz. Sıkışınca CHP Atatürk’ün partisi diyeceksiniz sonra da “Atatürk'ün CHP'si ile bugünkü CHP arasında dünya kadar fark var." diyeceksiniz. Atatürk’'ün CHP’si emperyalistlere savaş açarken Kılıçdaroğlu’nun CHP’si emperyalistlerin uşaklığını yapmaktadır. Atatürk’ün CHP’si Türkiye’nin ve Türk Milletinin birliği ve beraberliği için yedi düvele meydan okurken Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, Türkiye’yi bölmek için çalışan emperyalistlerle ve bunların uşakları HDP, pkk ve fetö ile işbirliği yapmaktadır. Kuvayi Milliye geleneğinden geliyorum, diyeceksiniz sonra da Türkiye düşmanları ve terör örgütleriyle işbirliği yapacaksınız, mandacı zihniyetle yabancı başkentlerden iktidar dileneceksiniz. CHP bugün dünün İngiliz uşağı kuvvayı inzibatiyesine dönüşmüştür. "İKİYÜZLÜLÜKTE KİMSE, KILIÇDAROĞLU VE ÖZGÜR ÖZEL'İN ELİNE SU DÖKEMEZ!" Görüldüğü üzere bugünkü CHP yönetimi ile Atatürk’ün kurduğu Halk Fırkası arasında hiçbir bağ kalmamıştır. Bugünkü CHP, terör destekçileri, Atatürk ve Türkiye düşmanları tarafından işgal edilmiştir. Artık CHP Türkiye düşmanlarının safındadır. “Darbelere karşıyım, darbe olursa tankın önüne ilk ben çıkarım” diyeceksiniz, 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında İstanbul’da Atatürk Havalimanında tankların arasından elini kolunu sallayarak geçip televizyonun karşısında keyif kahvesi içeceksiniz! Darbelere karşıyız diyeceksiniz, 15 Temmuz darbe girişimine 'tiyatro, kontrollü darbe' diyerek fetö terör örgütünü meşrulaştırmaya çalışacaksınız, fetöcüleri meydanlarda alkışlatıp ihraç edilen fetöcüleri görevlerine iade edeceğinizi söyleyeceksiniz. Bu ne yaman çelişkidir! Demokrasiden bahsedip darbe tellallığı yapacaksınız, kadın haklarından bahsedip CHP’deki tacizcilere sahip çıkacaksınız. Görüldüğü gibi siyasi ikiyüzlülükte kimse Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’li Özgür Özel’in eline su dökemez!"

2 hafta önce

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den ABD'ye S-400 tepkisi

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar... Yeni yasama yılının aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Uyanır bir şuurun yol göstericiliği altında dava ve siyaset mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bizim her soruya verilecek bir cevabımız, her soruna yönelik çözüm önerilerimiz vardır. Böylesi bir mukavemet ışığında taşıdığımız sorumluluğun fevkinde hareket etmekte kararlıyız. Çok şükür istikameti sırat-ı müstakim olanlardanız. MHP, Türk milletinin sesidir. MHP, Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye'nin akıl ve gönül enerjisidir. Cumhur İttifakı olarak Türkiyemize yapacağımız pek çok yasal düzenleme, insanımızı huzur, refaha kavuşturacaktır. Parti olarak Eylül ayıyla birlikte sahadaki temaslarımızı yoğunlaştırdık. Planlayıp hayata geçirdiğimiz toplantılarımız sayesinde 81 ilimizin tamamına ulaştık. Siyasetten var olmanın ön şartı önce bu oluşun bilincine varmaktır. Salgın şartlarını titizlikle dikkate alarak düzenlediğimiz toplantılarımız coşkulu, verimli şekilde geçmiştir. Bütün dava arkadaşlarımı yürekten tebrik ediyorum. "HİÇBİR ÇILGIN VARLIĞIMIZA ZİNCİR VURAMAYACAKTIR" İnandığımız sürece, ilkelerimizin irfanına bağlı kaldığımız sürece ne bir engel tanıyacağız, ne de iftiralara boyun eğeceğiz. Hiçbir çılgın varlığımıza zincir vuramayacaktır. Yapamazsınız diyenlere gülüp geçeceğiz. Doğru duracağız, dürüst davranacağız, nerede bir mazlum varsa elinden tutacağız, nerede bir garip varsa yanında bulunacağız, nerede bir hain çıkmışsa tam karşısında cephe alacağız. Geçtiğimiz pazar günü Ankara toplantımız öncesinde elim bir Trafik kazası hepimizi ziyadesiyle üzmüştür. Dava arkadaşlarımızı taşıyan bir minibüs kaza yapmıştır. Ahmet Kömeç ile Murat Sevinmiş kardeşlerimiz hayatlarını kaybetmiş, 14 dava arkadaşımız yaralanmıştır. Elimizden gelen bir şey yoktur, acılarımızı paylaşarak hafifletmekten başka seçeneğimiz de yoktur. Dava arkadaşlarıma rahmetler diliyor, halen tedavi altında bulunan dava arkadaşlarıma acil şifalar diliyorum. Klasik tabirle söylersek dünya ne eski dünya, insan ne eski insandır. Bu çelişkiden mütevellit çarpıklıklar hepimizin gündemini meşgul etmektedir. Küresel ve bölgesel çatışmaların artan ölçeği, siyasi ve diplomatik kutuplaşmaların sertliği iyimserliğimizi bir hayli gölgelemektedir. İnsani felaketlerin, göç krizlerinin, göçmen akınlarının, paylaşım kavgalarının, çok kutuplu dünyaya geçiş sancılarının neden olduğu karmaşa donma noktasına taşımaktadır. Mali'den Mozambik'e, Güney Sudan'dan Uganda'ya, Suriye'den Irak'a kadar dünya üzerinde çok sayıda ülke ve bölge çatışma halindedir. 2020 yılında küresel ölçekteki çatışmaların maliyeti 15 trilyon dolara ulaşmıştır. Karşımızdaki küresel tablo iç açan durumdan çok uzaktır. BM 5 ülkenin tekeline girerek onların baskı ve dayatma dozajına kılıf hazırlamakla meşguldür. Adaletsizlik ve işsizlik korkunç seviyelerdedir. Batılı ülkelerin defolu siyaseti, stratejileri, anlayış ve angajmanları bölgemiz için tehdit, dünyanın önündeki risktir. Bakınız ABD'ye, Avrupa Birliği ülkelerine bunu görürsünüz. Başta Rusya olmak üzere, aynı kıtayı paylaştığımız ülkelerle de ters düştüğümüz konu başlıkları varittir. ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ Bu bir denge siyaseti değil, dirayetli siyaset numunesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız, Suriye başta olmak üzere ikili meseleleri görüşme fırsatı bulmuştur. Soçi Zirvesi, Türkiye ile Rusya arasındaki konuların en azından yumuşama ümitlerini canlı tutmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, Suriye'de kalıcı çözüm bulma vakti gelmiştir. Ülkemizde misafir olarak bulunan Suriyeli kardeşlerimizin evlerine güvenli bir şekilde dönebilmeleri şarttır. İDLİB'DEN GÖÇ TEHDİDİ Soçi zirvesi İdlib'in çok ötesine geçerek karşılıklı anlayış ön plana çıkmıştır. Suriye konusu kağıda dökülmüş bir konumdadır. İdlib, 5 Mart 2020 Mutabakatı, Rusya ile PKK/PYD ilişkisidir. Rusya'nın İdlib'de terörle mücadele söylemi bize göre inandırıcı değildir. Sözde M4 karayolunun güvenliğini sağlamak maksadıyla bir kara operasyonu dahi gündeme gelmiştir. Bu İdlib'deki insanların Türkiye'ye kaçmasına neden olacaktır ki, buna 'olur' vermemiz hayal ötesi bir beklentidir. ABD İLE S-400 GERİLİMİ Ülkemize gelen S-400 hava sistemiyle ilgili tavizsiz tutumumuz cümle aleme ilan edilmiştir. ABD yaptırım kartını masaya çıkardı diye, devletimizin egemen vasfından vazgeçeceğini dileyenler ya işbirlikçi mahluklar ya da iradesiz mahluklardır. Palavracı tiplerin, patalojik siyasi zihniyetin neyi önerdiğinin hiçbir ehemmiyeti yoktur. ABD yönetimi yeni yaptırımlarla bizi tehdit ediyormuş, varsın etsinler, nasıl olsa alıştık. Hiç kimseye böyle bir teşebbüs izni vermeyiz. ABD silah almayın diye ülkemize yaptırım gözdağı verirken aynı zaman Suriye'de ne işler çevirdiğini ifade edecek midir? Hainlere mübah olan Türkiye’ye neden günah? BİNGÖL'DEKİ TERÖR SALDIRISI Şehit işçilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Afganistan'ı bu hale getiren kimdir? Kimin kimlerle yürüdüğü netleşiyor. Biz HDP demek PKK demek diyorduk, meğerse bu denkleme ABD de bağımsız değişken olarak eklenmiştir. Böyle bir dönemde CHP Genel Başkanı'nın sözde Kürt sorunundan bahsetmesi tesadüf müdür? ABD'DEKİ ÜLKÜ OCAKLARI TASARISI Bu kadar mı korkuyorlar bizden? Bu kadar mı kabuslar görüyorlar ülkücülerin varlığından? Ben Ülkü Ocakları'ndan yetişmekten iftihar eden bir genel başkanım. İkbal için değil, Türk milletinin istiklal ve istikbal haklarının muhafazası için ülkücü oldum, ülkücü olarak yaşadım, zamanı geldiğinde de ülkücü olarak öleceğim. Ülkü Ocakları'ndan şehit çıkar, gazi çıkar, kahraman çıkar, vatan ve millet sevdalısı çıkar, sanatçı ve bilim insanı çıkar, adam gibi adam yiğitler yiğidi insan çıkar. Bir tek çıkmayacak teröristtir, haindir, devlet ve millet düşmanıdır. İlle de terörist arıyorlarsa Pensilvanya'ya bakın, PKK/YPG, DEAŞ'a odaklanın diyeceğim lakin baktıkları yerde görecekleri kendileri olacaktır. KÜRT SORUNU TARTIŞMASI Zillet İttifakı'nın ana ortaklarını ikaz ediyorum; Sözde Kürt sorununu tartışmak demek, milleti tartışmak demektir. Bu düşüncelerin ne bir vehim, ne de bir paranoya mahsulüdür. Türkiye'de Kürt sorunu yoktur. Kürt kardeşlerimi sorun olarak gören CHP, İP, HDP vardır. Satılmış aydınlar vardır. Türkiye büyük bir ailedir.  Bunlar kimliksiz ve köksüz cephedir. HDP meşru organ değildir. HDP terörizmin gayrimeşru oluşumudur. Meşruiyetin değerlendirilmesinde yegane ölçü anayasanın çizdiği hukuki ve siyasi çerçevedir. Anayasanın ilk 4 maddesi milli varlığımızın kilidir. Buna aykırı hareket edilmesi anayasa suçudur. Gazi Meclis her meselenin çözüm mekanıdır ancak bölünmenin çözüm adresi görülemez. TBMM'nin üyeleri görevlerine başlarken devletin varlığı ve bağımsızlığını korumak için yemin etmişlerdir. Türkiye 37 yıldır bölücülük sorunuyla mücadele halindedir. Terörle mücadelede çok ağır bedeller ödenmiştir. 1984-2020 yılları arasında 8 bin 123 güvenlik görevlimiz şehit olmuştur. Yaralanan güvenlik görevlilerimiz ise 25 bine ulaşmıştır. 6 bin sivil vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 84 bin terör saldırısı gerçekleşmiştir. Demem odur ki terörün doğrudan maliyeti 1 trilyon 250 milyar dolardır. Terörün ülkemize toplam faturası, ekonomide felaket tellallığı yapanlar iyi dinlesin; 2 trilyon 256 milyar 48 milyon dolardır. Fiyatların artışından samimi olarak şikayet edenlere hak veriyor, bu kardeşlerime bir şey demiyorum. Fırsatçıların üzerine gidiliyor, destekliyoruz. Pireyi deve yapanlara da terörün acıklı maliyetini hatırlatmak görevimizdir. Bir eli yağda, diğeri balda, bir giydiğine bir daha dönüp bakmayan ama sahte vicdan edebiyatı yapan imtiyazlı azınlıktan, devrimci bozuntularından öğreneceğimiz hiçbir şey yoktur.  Türkiye'nin terör ve bölücülük sorunu vardır. İsimleri bulunan terör elebaşları imha edilmektedir. Bu devletten kaçamayacaklar. Sorunun kaynağı bireysel hak, temel hürriyetler değildir. Yapılmak istenilen, oluşturulan istenilen bir azınlığın, azınlık haklarıdır. Kürt sorununun seslendirilmesi Kürt kardeşlerimize yapılan hakaret ve iftiradır. Türkiye yeni bir sistemle yönetilmektedir. İstikrar, güven ve büyüme için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam etmelidir. Bir olacağız, birlikte hareket edeceğiz, dedikodulara aldırmayacağız. Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü terörden arınmış, herkesi kapsayan sivil ve demokratik bir anayasa ile karşılayacağımıza gönülden inanıyorum. Artık laiklik tartışmasını bir kenara bırakalım. ERKEN SEÇİM TARTIŞMASI Erken seçim, seçimlerin öne çekilmesi, baskın seçim yoktur. Herkes hesabını 2023 yılının haziran ayına göre yapmalıdır. Zillet İttifakı biraz sabretsin, onlara Türkiye'nin büyüklüğünü aziz millet iradesiyle göstereceğiz, sandığı dar edeceğiz.

1 hafta önce

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den sanatçı Karadağlı'ya tebrik telefonu

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, son günlerde Altın Portakal ödüllerinde yaşadığı durum nedeniyle gündemde olan sinema ve tiyatro oyuncusu Tamer Karadağlı'yı telefonla arayarak kendisine yönelik terör örgütü odakları ve siyasi uzantılarının tutumları karşısında, yanlarında olduklarını belirterek tebrik etti. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Karadağlı'yı aradığını MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir sosyal medya hesabı üzerinden duyurdu.. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir'in ifadeleri şu şekilde; Sayın Genel Başkanımız, sinema ve tiyatro oyuncusu Sn. Tamer Karadağlı'yı telefonla arayarak kendisine yönelik terör örgütü odakları ve siyasi uzantılarının tutumları karşısında yanlarında olduklarını belirtmiş ve Sn. Karadağlı'yı tebrik etmişlerdir. Görüşmede Sayın Genel Başkanımız, Sayın Karadağlı'nın, Türk Milleti'nin iftihar ettiği bir sanatçı olduğunu ifade etmişlerdir. Sayın Genel Başkanımız, sanat camiasında yer alarak, ülke ve millet hassasiyetinin, toplumsal huzurumuzun, milli birlik ve beraberliğimizin korunması karşısında duranlara Sn. Karadağlı'nın gösterdiği sorumlu, sağduyulu ve cesur davranışında yalnız olmadıklarını söylemişlerdir." NE OLMUŞTU? Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'en iyi kadın oyuncu' ödülünü alan Nihal Yalçın ile Tamer Karadağlı arasında yaşanan gerginlik Türkiye'nin gündemine oturdu. Yalçın, ödül töreni sonrasında sosyal medya hesabından bir video paylaşarak Karadağlı'yı taklit etti. Karadağlı ise tüm bu yaşananlara konuk olduğu canlı yayında cevap verdi. Yalçın'a HDP milletvekillerinin sahip çıktığını belirten ünlü aktör, "Buldan, Kaftancıoğlu ona sahip çıkıyor. Benim duruşum da belli olan bir duruş. Polisimize askerimize kurşun sıkan PKK'nın terör örgütü olduğuna inanan insanım. Onlara sormak lazım. Öcalan'ın terörist başı olduğunu söyleyebiliyor musunuz diye" ifadelerini kullandı.

1 2 3 4 5 6