30 Kasım Çarşamba 2022
2 yıl önce

İzmir depreminde 65'inci saatte mucize: 3 yaşındaki Elif enkazdan canlı olarak kurtarıldı

İzmir'deki Doğanlar Apartmanı'nın enkazından 65. saatte yaralı olarak kurtarılan çocuğun 3 yaşındaki Elif Perinçek olduğu öğrenildi

2 yıl önce

İzmir depreminin 91. saatinde mucize gerçekleşti! Ayda bebek sağ olarak çıkarıldı

İzmir'de depremden 91 saat sonra 3 yaşındaki Ayda Gezgin enkazdan sağ olarak çıkarıldı

1 yıl önce

Öldü sanılan anneden mucize kurtuluşun hikayesi: Oğluma Bakan Soylu'yu gösterip 'Bizi kurtaracaklar' dedim

Kastamonu'da çarşamba günü etkili olan şiddetli yağış, Bozkurt, Azdavay, Pınarbaşı, Küre, İnebolu, Cide ve Abana ilçelerinde sele sebep oldu. Selin etkisiyle cadde ve sokaklar göle döndü, ev ve iş yerlerini su bastı, çok sayıda araç ise sele kapıldı. 34 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinde, 5 bin 400 nüfuslu Bozkurt ilçesi büyük yıkıma uğradı. Sel bölgelerinde arama ve kurtarma ekipleri ile güvenlik güçlerinin canla başla mücadelesi sürüyor. 3 ÇOCUĞUYLA 1 GÜN BOYUNCA MAHSUR KALDI Sel felaketine, Bozkurt ilçesindeki evinde 3 çocuğu ile yemek yerken yakalanan Elif Yüksel ise 1 gün mahsur kaldı. Dalgıç polisler ve İHH ekipleri tarafından ilk olarak 2 buçuk yaşındaki kızı ile birlikte helikopterle evin çatısından kurtarılan Yüksel, güvenli bölgeye alındı. BAKAN SOYLU MONTUYLA ISITMAYA ÇALIŞTI Ardından ise Yüksel'in 11 yaşındaki oğlu ile 1 yaşındaki bebeği Osman Metin kurtarıldı. Annesinden ayrı kalan 2 çocuğa da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu şefkat gösterdi. Osman Metin'in üşüdüğünü fark eden Bakan Soylu, çıkardığı montuna çocuğu sararak ısıtmaya çalıştı. Tüm ihtiyaçlarını giderilen çocuklar, KYK yurduna alındı. ''MAHŞER YERİ GİBİYDİ, HERKES BİR YERLERE KAÇIYORDU'' Öldü zannedilen Yüksel ise o anları İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine anlattı. Yüksel, "Sel sırasında evimdeydim, alışverişten gelmiştim ve çocuklarımla yemek yiyordum. Dışarıda komşularımın bağrışını duyunca balkona çıktım. 'Ne oldu? Herkes kaçıyor' dedim. Mahşer yeri gibiydi. Herkes bir yerlere kaçıyordu. 'Sel geliyor' dediler ama gerçekten ciddiye almadım. Yine de herkes kaçıştığı için eşimi aradım sanayide çalışıyordu. Kaçmasını söyledim. 'İmam hatip okulunun en üst katına çık' çık dedim. O da aracına binip petrol istasyonuna kaçmış. Ona 'evdeyiz' dedim 'ustam gelmedi, onu almaya gidiyorum' dedi. Zaten o sırada hat gitti. Ona ulaşamadım, daha sonra annemleri aradım ve Bozkurt'a gelmemelerini söyledim. Arama yapamadığımız için sosyal medyamdan canlı yayın açtım" dedi. ''ÇARŞAFLARI BİRBİRİNE BAĞLAYIP YAŞLI AMCAYI KURTARDIK'' Evde mahsur kaldıkları sürede, sokakta kütüğe tutunup durmaya çalışan yaşlı adamı da kurtardıklarını anlatan Yüksel, "Çarşafları tek tek sıkıca bağlayarak aşağıya attım. O amcayı da kurtardık. Alt komşumun camına çıktı, eşimin kıyafetlerinden verdim. O, 'beni kurtardın, Allah razı olsun' diyordu ama o olmasaydı binada tek başıma kafayı yerdim" diye konuştu. ''OĞLUMA BAKAN SOYLU'YU GÖSTERİP, 'KURTARACAKLAR BİZİ' DEDİM'' Evin içinde odadan odaya, balkondan balkona koştuğunu kaydeden Elif Yüksel, şöyle konuştu: "Dalgıç polisler geldi. 'Çatıya çıkın' dediler ama 'çıkamam, bebeklerim var' dedim. O zaman olduğumuz yerde kalmamızı söyledi. 'Alt katın yan dairesine geçin' dediler, gittik. Oğluma o sırada Süleyman Soylu'yu gösterdim. 'Korkma' dedim. Öyle bir şey ki, ağlayamıyorsunuz yanınızda 3 çocuk var. Tam ağlayacağım ağlayamadık, resmen kıyameti yaşadık. Oğluma Süleyman Soylu'yu gösterdim ve 'Bak bakan gelmiş, belediye başkanımız burada. Oğlum buradalar, kurtaracaklar bizi' dedim. 11 yaşındaki oğlum da bana, 'anne, ölecek miyiz?' dedi. 'oğlum baban yok, sen bana burada destekçisin. İleride torunlarına anlatacak hikayen olacak, kaç çocuk helikoptere binip çatıdan alınır, sakın korkma' diyerek onu sakinleştirdim." KURTARILIŞ ANINI ANLATTI Hep birlikte çatıya çıktıklarını kaydeden Yüksel, şu ifadeleri kullandı: "Helikopter geldi sadece 2 buçuk yaşındaki kızım ve beni aldı. 'Sakin olun, güvenli bölgeye alacağız' dediler. 'Çocuklarım kaldı' dedim, 'korkmayın, onları kurtaracağız' dediler. 4,5 kişi kaldı yanlarında. Beni Abana'ya aldılar, kızımla orada bekledim. Daha sonra eşimle birlikte kaymakamlığa gittik ve oradakiler çocuklarımın KYK yurduna yerleştirildiğini söyledi. Allah herkesten razı olsun. Bir tane gönüllü abla karnını doyurmuş paşamın, uyutmuş, giydirmişler sakinleştirmişler. Getirdiler yanıma, sonra buraya yerleştik" ÇOCUKLARININ KURTARILMA ANINI İZLEMİŞ Oğlunu, Süleyman Soylu'nun kucağına görünce çok mutlu olduğunu vurgulayan Yüksel, "Videoları aradım ama bulamadım. İster istemez çocuğumun kurtarılma anını merak ettim. Daha sonra gördüm ve çok mutlu oldum. Oğlumun ayakları çıplaktı, o an elime şort geçtiği için onu giydirmiştim. Üstünde de mont vardı. Çatıda da çok üşümüştü zaten. Süleyman Soylu montunu açmış ve oğlumu içine almış. Daha sonra ekiplere vermiş Hiç ağlamamış, çok mutlu görünüyordu" diye konuştu. YAKINLARI ÖLDÜĞÜNÜ SANMIŞ Elif Yüksel, herkesin kendisini öldü diye bildiğini belirterek, sözlerini şöyle noktaladı: "Sanırım benim oradaki komşum sele kapılmış. Kadını ve benim oğlumu tek başına görünce beni öldü zannedilip haber yapılmış. Telefonum açılınca yakınlarım beni arayıp, 'seni öldü zannetmiştik çok ağladık' dediler. Annem de ulaşamamıştı bana. Bu haberi ilk onlar görse çok kötü olurlardı. Kızgın değilim kimseye, çünkü ben cehennemin içinden çıktım. Çok sevdiklerimiz öldü. Merhabalaştığımız insanlar gitti. Cehennemi yaşadık, 'herhalde kıyamet kopuyor' diye düşündüm"

6 ay önce

Alman basını Türk ekonomisindeki büyümeyi "Türk ekonomi mucizesi" olarak nitelendirdi

Pandemi döneminde ve sonrasında ekonomide ortaya koyduğu büyüme performansıyla Avrupa ülkelerini geride bırakan Türkiye'ye Alman Handelsblatt gazetesi övgüler yağdırdı. TÜRKİYE MUCİZESİ: BU NASIL OLABİLİR? Gazete, başta Almanya olmak üzere dünyanın en büyük ekonomilerinde ciddi bir krizler yaşanmasına rağmen Türk ekonomisindeki büyümeyi, "Türk ekonomi mucizesi" olarak nitelendirdi. Ülkenin en ünlü ekonomi gazetesi Handelsblatt yaptığı haberde, ülkelerin ekonomik baskı altında bulunduğu bir ortamda Türkiye'deki şirketlerin rekor kârlar elde ettiğine dikkat çekti. Gazete haberinde, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonun yükseldiğini belirtilirken, "Dünya genelinde devletler baskı altında. Lira değer kaybetti. Buna rağmen şirketler rekor kârlar elde ediyor. Bu nasıl olabilir?" değerlendirmesi yapıldı. ŞİRKETLER REKOR KÂR ETTİ Sabah'ın haberine göre; Ülke ekonomilerinin pandemi ve Ukrayna savaşının etkilerini hissettiği bir ortamda Alman ekonomisinin sadece yüzde 0.2 oranında büyüdüğünü yazan gazete, "Böyle bir ortamda birçok Türk şirketi rekor kârlar bildirdi" yorumunu yaptı. Otosan'ın yılın ilk çeyreğinde 180 milyon euro (2.8 milyar TL) kâr açıkladığına dikkat çekilen haberde, "Bu, bir önceki yıla göre yüzde 54'lük bir artış" denildi. Gazete, Akbank'ın kârının ise yüzde 297 arttığını vurguladı. Haberde, "Bankanın kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 297, 2021'in son çeyreğine göre ise yüzde 68 arttı. Bankanın net kârı 515 milyon euro olarak açıklandı" ifadesi kullanıldı. Şirketlerin kârının sadece bir-iki sektörle sınırlı kalmadığına işaret edilen haberde, "Tat Gıda'da kâr üç misli, Aselsan'da ise yüzde 37 arttı. Otokar'da yüzde 87, Garanti Bankası'nda yüzde 206, Kardemir'de ise yüzde 121'lik bir artış var" denildi. ERDOĞAN ETKİSİ VURGULANDI Türk Lirası'nın değer kaybetmesine rağmen, Ukrayna savaşının enflasyonu tetikleyip enerji fiyatlarını astronomik hale getirmesine rağmen şirketlerin rekor kâr elde etmesini ise gazete, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın para politikasına bağladı. Gazete, "Erdoğan'ın izlediği bu siyaset, ülke ekonomisini güçlü şekilde ateşledi" dedi. Haberde, Türk ekonomisinin kriz yılı 2020'de büyüyen nadir ekonomilerden olduğuna da dikkat çekildi.

2 ay önce

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Türkiye'ye tahıl anlaşması övgüsü: Dünya için umut ve mucize

Birleşmiş Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Kurul Görüşmelerinin açılışında açıklamalar yaptı. Guterres, Türkiye'nin desteğiyle sağlanan tahıl anlaşmasını överek, anlaşmanın dünya için ''umut'' ve ''mucize'' olduğunu söyledi. "Bir an önce harekete geçilmezse küresel gübre kıtlığı, hızla küresel gıda kıtlığına dönüşecek." diyen Guterres, "Öfke, hiddet ve olumsuzlukları paraya çeviren bir iş modeline dayalı sosyal medya platformları, toplumlara tarif edilemez zararlar veriyor." açıklamasını yaptı. Guterres, "Jeopolitik bölünmüşlükler Güvenlik Konseyi'nin işleyişini, uluslararası hukuku ve işbirliğini baltalıyor. Bu şekilde devam edemeyiz." dedi.