28 Ocak Cumartesi 2023
2 yıl önce

Paris'te PKK ile el ele Ermenistan'a destek gösterisi... Terör örgütü paçavraları ile AB bayrakları aynı karede

fransa, ermenistan, pkk, el ele, ab, paris, ermeni örgütleri, Invalides meydanı, fransa cumhurbaşkanı emmanuel macron, dağlık karabağ, azerbaycan

2 yıl önce

Fransız gazetecinin kışkırtıcı sorusuna Demba Ba'dan ders niteliğinde cevap: Endişelenme, Parisliler İstanbul'da güvende olacak

fransa, gazeteci, kışkırtıcı, soru, uefa, şampiyonlar ligi, medipol başakşehir, demba ba, endişelenme, güven, psg, chelsea

2 yıl önce

İran medyasından Macron’a: “Paris iblisi”

iran, iblis, fransa cumhurbaşkanı emmanuel macron, vatan emrooz, manşet, paris iblisi

2 yıl önce

Fransa'da Suriye'yi yaşadı: Fransız polisi, Paris'teki olayları görüntüleyen Suriyeli gazeteciyi darbetti

Suriyeli savaş fotoğrafçısı Amir Halbi, Fransa'daki sokak olaylarını görüntülediği esnada polis tarafından darbedildi. Tüm dünyanın endişeli gözlerle takip ettiği Fransa sokaklarında gerçekleşen gösterilere 133 binden fazla kişinin katıldığı açıklandı. Hem polis şiddetini hem de polis şiddetinin görüntülenmesini yasaklayan yasa tasarısını protesto eden göstericiler çöp kutularını, araçları, bir kafeyi ve Merkez Bankasının kapısını ateşe verdi

2 yıl önce

Paris'te tansiyon düşmüyor!

Paris'te sosyal adaletsizliğe ve polis şiddetine karşı düzenlenen protestolarda polisle göstericiler arasında çatışma çıktı. Başkent Paris başta olmak üzere ülke genelinde 90 farklı yerde gerçekleştirilen güvenlik yasası karşıtı gösteriler şiddet olaylarına dönüştü. En az 30 kişinin gözaltına alındığı bildirildi

1 yıl önce

Devlet Bahçeli: Cumhur İttifakı, sipariş üzerine kurulmadı

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar: 12 Temmuz 2021 pazartesi günü yani dün partimizin MYK ile Merkez Disiplin Kurulu'nun ortak toplantısını gerçekleştirdi. İç ve dış gelişmeleri tüm boyutlarıyla ele aldık. MHP sahadadır, kalptedir, milli kaderin taşıyıcı siyaset omurgasıdır. Biz çıkarlarımızın değil, ülkülerimizin peşindeyiz. Biz yalanın değil hakikatin izindeyiz. Halkın yanındayız, helalin safındayız. Bizim anlayışıma göre siyaset bir meftuniyet olmasının yanı sıra insana hizmetin, hürmet göstermenin cümlesidir. Bu cümleden mahrum olanların siyaseti kötüdür, kötürümdür, köhnedir. Siyasetin doğru olması kadar zamanlamanın da doğru olması lazımdır. MHP bugüne kadar siyasette zamanlama yanlışına düşmemiştir. "CUMHUR İTTİFAKI DÜNDEN DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE AYAKTADIR" Bu itibarla ara rejim özlemi duyanlar, demokrasiye silah çekenler bize yabancı ve uzaktır. Karanlık lobilerin telkinlerine kapımız sürgülüdür. Cumhur İttifakı'nı hedef alan alçak kampanyalara tamamiyle kulağımız kapalıdır. Cumhur İttifakı dünden daha güçlü bir şekilde ayaktadır, varlık ve birliğini kararlılıkla muhafaza etmektedir. Cumhur İttifakı Türk milletinin duruşudur. Bu duruş ipotekli bir duruş değildir, bastığımız yer sağlamdır. Akıllarınca ittifakımızda çatlak arayanlar, her konuyu çarpıtanlar nal toplamaya devam edecektir. Cumhur İttifakı sipariş üzerine kurulmadı. Ahlaken bunalım geçirenler bu milli ve tarihi tutumu hayatta algılayamaz. Bizi hiç kimse yular takıp sürükleyemez. Bizi hiç kimse esaret altına alıp köle muamelesi yapamaz. 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ 15 Temmuz inancın, işgale karşı kahramanca direnişidir. 15 Temmuz, demokrasi ve milli birlik günüdür. Bu gün Türkiye için aynı zamanda bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz, FETÖ kalkışmasına karışan kim varsa, kim ortak olmuşsa, ismi mevki ne olursa olsun Türk askeri değildir, asla da olmamıştır. Türk askeri onur sahibidir. Bir terörist, Türkiye düşmanlığı konusunda eğitilmiş, maklube yiyerek açılan karanlık meskenlere örgütlenerek vatana ihanete dokunmuşlardır. Kardeşçe yaşayacağız, birbirimize saygı duyup hoşgörü ve dayanışmayı her daim vaiz tutacağız. 15 Temmuz hain teşebbüsünün dış bağlantıları konusunda söylentiler aslında malumun ilanıdır. Bu darbe mekaniğinin arkasında Türkiye'ye kin ve nefret besleyen odakların olduğu tartışma getirmeyen bir gerçektir. "ABD, GÜLEN'İ DERHAL İADE ETMELİDİR" 15 Temmuz'un sis bulutu henüz dağılmamıştır. Fetullah Gülen de Türkiye'ye getirilmelidir, başka çözüm yoktur. ABD, Fetullah Gülen'i derhal Türkiye'ye iade etmek zorundadır. İP Başkanı, FETÖ'cüleri kastederek 'Bütün ağababaları uçup gitti, ne kadar gariban varsa içerde' demiştir. Gariban dediği, soruları çalan hırsızlardır, kalemini ve vicdanını satan savcı ve hakimlerdir. İçeridekiler gariban değil casusdur, haindir, katildir. CHP yönetimine göre 15 Temmuz tiyatrodur, masaldır. CHP emperyalizmin dolmuşuna binmiş, melanet yolculuğuna çoktan çıkmıştır. KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ Kılıçdaroğlu, yalan ve iftira kampanyasına her gün yenisini eklemektedir. Biz onu dinlerken utanıyoruz ama o konuşurken utanmıyor. Kılıçdaroğlu demiş ki "Bahçeli bütün bürokratik kadrolarını devlete yerleştiriyor" Öncelikle şunu söylemek isterim ki milliyetçi ülkücü hareketin mensupları Türkiye'nin zencileri, dışlanmış vatandaşlar değildir. Bu ülkeye hizmet eden kardeşlerimizin hakkının savunmak bizim için haysiyet nedenidir.  Biz ölsek ne çıkar yeter ki devlet yaşasın. Cennet vatanımız sonsuza kadar var olsun dedik. Ey Kılıçdaroğlu sana sesleniyorum; iddialarınla ilgili bir bildiğin varsa açıklamıyorsan namerdin ağababasısın. En küçük bilgi ve belgen varsa açıklamıyorsan müfterinin en önde gidenisin. Biz hesabi davranmayız, biliyoruz ki kim nasıl bakıyorsa öyle görür. Biz bakınca vatan görüyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu sen bakınca acaba ne görüyorsun? Büyük Kürdistan'ı mı? Unutma ki baktığın yer aynı zamanda bittiğin yer olacaktır. CHP'li bir sanatçı ve siyasetçi 'Kimse benim ağzıma FETÖ gibi tabirleri takamaz' demiştir. Bu kişinin bir tek Kemal Kılıçdaroğlu'na laf etmediğini hepimizin yalın şekilde gördüğü bir gerçektir. Önemli olan kimin ne söylediği değil, kimler tarafından konuşturulduğudur. Tesadüfe bakın ki aralarında Zülfü Livaneli'nin de bulunduğu büyük demokrasi konferansı toplanmıştır. Her tarafından içi boşaltılmış, bir demokrasi kuşatması altındayız. NATO'nun 2030 vizyon belgesine yapılan atıf kapsamında ittifakın siyasi boyutunun önümüzdeki süreçte güçlendirileceği kararını ifade etmiştim. Bu süreçlerin ardından yapılan açıklamaların hepsi tek merkezden kaleme alınmış gibidir ve hedef ülke Türkiye'dir.  "SEROK AHMET FİTNEYİ BIRAKSIN" Hiç kimse niyet okuyuculuğu yapmasın. Serok Ahmet fitneyi bıraksın. Onun Serok'luğu bölücülüğün umududur. Serok Ahmet, zillet çamurunun içinde çırpınmaktadır. Erken seçim dayatması yalnızca CHP'nin yalnızca İP'in yalnızca HDP'nin talebi değildir. Aziz milletim, şu gerçeklerin özellikle anlaşılmasını rica ediyorum: Oyun içinde oyun vardır. Demokrasi paravanı altında Türkiye'nin sırtını yere getirme stratejisi kontrollü şekilde yapılmaktadır. "BAL GİBİ CHP, HDP, İP ORTAKTIR" Hani ittifak yoktu? Bal gibi buz gibi CHP, HDP, İP ortaktır. Kimin cumhurbaşkanı adayı olacağı konusu da aralarında ihtilaf yaratmıştır. Zillet ittifakına tavsiyem kimin aday olacağını öğrenmek istiyorlarsa ajanslarına sorsunlar, cevap alamazlarsa Biden'a sorsunlar. Hiçbir ülke bize demokrasi dersi verecek kadar sicili temiz değildir. Bileğimizi bükemeyeceklerdir. Türk milletini yenemeyeceklerdir. Büyük Kürdistan ve Büyük İsrail hedeflerinin gerçekleşmesini ümit edenler muhakkak kaybedeceklerdir. Cumhur İttifakı geleceğe yürürken ayak bağı olanlar demokratik yolla kenara itilecektir. Bu milletin yürüyüşünü durduramazlar. Cumhur İttifakı güvencedir. SEÇİM MESAJI: BAHANE İSTEMİYORUM, YILGINLIK İSTEMİYORUM Siyasette ara olmadığını sizler gayet iyi bilmektesiniz. Hepinizden beklentim seçim bölgelerinde her insanımıza ulaşmanızdır. Her eli tutunuz, her haneye giriniz. Bahane istemiyorum, yılgınlık istemiyorum. Seçimler 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır. Yaygara koparanları muhatap dahi almayın. MHP'yi küçümseyip oy oranlarının düştüğünü söyleyenlere hanyayı da Konya'yı da gösterelim.

1 yıl önce

Paris sokaklarında “kahrolsun diktatörlük” sloganları

Fransa'da 14 Temmuz'da gerçekleştirilen Bastille Günü yürüyüşleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron karşıtı gösterilere dönüştü. Macron'un Kovid-19'a karşı getirdiği yeni kısıtlamaları protesto eden Paris halkı, "Kahrolsun diktatörlük" sloganları attı Sosyal medyada paylaşılan videolarda videolarda, Fransa'da Bastille Günü olarak kutlanan 14 Temmuz yürüyüşlerinde yüzlerce insanın başkent Paris sokaklarını doldurdukları görüldü. Güvenlik güçlerinin yoğun önlem aldığı Paris sokaklarında birçok çok noktada polis barikatı kuruldu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, koronavirüs aşılamalarıyla ilgili konuşmasında "4. dalganın önüne geçilebilmesi adına 21 Temmuz'dan itibaren yeni tedbirlerin hayata geçirileceğini" açıklamıştı. Macron eleştiri oklarının hedefi oldu Macron, aşı olmayıp restoranlara gitmek ve yolculuğa çıkmak isteyenlere zorunlu test uygulaması getirileceğini açıklayınca, ülkede aşı randevusu alanların sayısı rekor kırmıştı. Bununla birlikte vatandaşların aşı olmasını teşvik etmek için bir dizi önlemler alan Macron, sosyal medyada “diktatör gibi davrandığı” gerekçesiyle yoğun eleştirilere hedef oldu. Bastile Günü nedir? Bastille Günü, 14 Temmuz tarihinde kutlanan Fransa'nın ulusal bayramı. Temelde Fransız Devrimi'ne zemin hazırlayan ve ihtilalin patlama noktası olarak görülen 14 Temmuz 1789'da gerçekleşen Bastille Baskını'na referansla kutlanıyor. Her yıl kutlanan ulusal bayramda askerî geçit töreni, havai fişek gösterileri düzenleniyor.

1 yıl önce

İklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan ve TBMM'de onaylanan Paris Anlaşması bugün itibarıyla Türkiye'de yürürlüğe girdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylüldeki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Türkiye'nin Paris Anlaşması'na taraf olacağını açıklamasının ardından anlaşma, 6 Ekim'de TBMM'de onaylandı. Anlaşmanın onaylanmasına ilişkin karar 7 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanırken, Türkiye'nin Paris Anlaşması'na ilişkin onayı 11 Ekim'de BM Sekretaryası'na bildirildi. Böylece, onayın sekretaryaya bildirilmesinden sonraki 30'uncu gün olan 10 Kasım itibarıyla anlaşma Türkiye'de yürürlüğe girdi ve Türkiye anlaşmaya taraf olan 192'inci ülke oldu. Paris Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi, politikalarda ve yasalarda küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefine uygun şekilde düzenlenme yapılmasını sağlayacak hukuki ortamı oluştururken, Türkiye ulusal katkı beyanlarına ilişkin güncellemelerini bu çerçevede yapacak. Yasal bağlayıcılığı olan anlaşma kapsamında daha önce emisyonlarını 2030'a kadar yüzde 21 artıştan azaltma taahhüdünü veren Türkiye'nin, ilk adım olarak, enerji, atık, ulaşım, binalar ve tarım sektörlerindeki emisyon azaltım hedeflerini içeren ulusal katkı beyanlarını güncelleyerek BM Sekretaryası'na sunması planlanıyor. Türkiye'nin güncelleyeceği ulusal katkı beyanlarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 2053'te net sıfır emisyona ulaşma hedefine yönelik yol haritasının oluşturulması bekleniyor. ULUSLARARASI KAMUOYUNDAN TÜRKİYE'NİN ANLAŞMAYI ONAYLAMASINA DESTEK Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası İcra Direktörü Patricia Espinosa, İskoçya'nın Glasgow kentinde 31 Ekim'den beri devam eden 26. Taraflar Konferansında(COP26) Türkiye'nin Paris Anlaşması'na taraf olmasına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin bu adımından duyduğu memnuniyeti dile getiren Espinosa, "Böyle bir anlaşma için herkesi bir araya getirmenin uzun bir süreç olduğunun bilincindeyiz. Türkiye'nin de anlaşmaya tam bir taraf olmasından dolayı mutluyuz." dedi. Espinosa, Türkiye'nin uluslararası alanda önemli bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, büyük bir ekonomi. Bu nedenle, Paris Anlaşması'nın kapsadığı tüm alanlarda Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede yapabileceği katkı çok önemli." diye konuştu. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise 10 Kasım itibarıyla Paris Anlaşması'nın Türkiye'de yürürlüğe girmesinin son derece önemli bir adım olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu adımın Türkiye'nin temiz enerji konusunda daha güçlü ve seri adımlar atmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Biz de Uluslararası Enerji Ajansı olarak Türkiye'nin bu attığı adımları ve Paris Anlaşması'nı yürürlüğe koymasını destekliyoruz." Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson ise, Paris anlaşmasını onaylayıp taahhütlerini yerini getiren her ülkenin kendisine fayda sağladığını dile getirdi. İklim değişikliğiyle mücadelede karbon nötr ekonomi oluşturmanın yeni iş olanakları ortaya çıkaracağını ve ekonomik büyüme sağlayacağını aktaran Simson ,"Ayrıca, bu adımlar iklim değişikliğiyle mücadele etmeye yardımcı olacak. Hangi ülke Paris Anlaşması'na katılıyorsa hem kendi vatandaşı için hem de küresel boyutta doğru bir karar vermiş olacak." dedi. 2050'DE NET SIFIR EMİSYON HEDEFLENİYOR Paris Anlaşması, Aralık 2015'te Paris'teki COP21'de imzalanırken, 4 Kasım 2016 itibarıyla yürürlüğe girmişti. Anlaşmanın 197 imzacısı bulunmasına rağmen, onaylayan 191 ülke bulunuyordu. Türkiye'nin de anlaşmayı onaylamasıyla bu sayı 192'ye çıktı. Paris Anlaşması'nı imzalamasına rağmen taraf olmayan 5 ülke (Eritre, Irak, İran, Libya, Yemen) bulunuyor. Küresel emisyonların 2030'a kadar en az yüzde 50 azaltılmasının hedeflendiği Paris Anlaşması ile 2050'de net sıfır emisyon ekonomiye ulaşılması amaçlanıyor. Bu kapsamda, ülkelerin emisyonları azaltmak için atacakları adımlara yönelik ulusal katkı beyanlarını 5 yılda bir güncellemesi bekleniyor. Paris Anlaşması'nın kabulünün 5'inci yılında ise ülkelerin bir kısmının güncellediği ulusal katkı beyanlarına göre, emisyonların 2030'a kadar yaklaşık yüzde 13 artacağı hesaplanıyor. Bu kapsamda, iklim değişikliğiyle mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için anlaşma kapsamındaki taahhütlerin acilen eyleme dönüşmesine ihtiyaç duyuluyor. Diğer yandan, devam eden COP26 müzakerelerinde Paris Anlaşması'nda eksik kalan konuların ele alınarak tamamlanması hedefleniyor.

1 2 3