18 Haziran Salı 2024
1 yıl önce

Portekiz'de sıcak hava dalgası 1065 kişinin ölümüne sebep oldu! Yangınlar ise devam ediyor

Avrupa sıcak hava dalgasının etkisi altında adeta kavruluyor. Portekiz'de de yaşanan ölüm artışları sebebiyle yetkililer aşırı sıcakları sorumlu tuttu. Can kaybı 1065 oldu Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre 7-18 Temmuz'da hayatını kaybedenlerin sayısı 1065'e ulaştı. Yüksek sıcaklıkların artmasıyla ilerleyen günlerde daha fazla ölümün muhtemel olduğu belirtildi. Yangın riski yüksek seviyede Portekiz Deniz ve Atmosfer Enstitüsü (IPMA) verilerine göre, ülkede sıcaklık "yangın riski yüksek" seviyede seyrediyor. Bazı bölgelerde sıcaklığın 40 derecenin üstünde olduğu ülke topraklarının yüzde 80'inde kuraklık yaşanırken, halihazırda devam eden 13 yangın nedeniyle yüzlerce yerleşim yeri alevlerin tehdidi altında bulunuyor. İspanya'da 500 kişi hayatını kaybetti İspanya'da da 10 gündür etkili olan sıcak hava dalgasının en az 500 kişinin yaşamını yitirmesine yol açtığı bildirilmişti. Yangınlar devam ediyor Rekor sıcakların yaşandığı Avrupa'da Fransa'nın yanı sıra İspanya, Portekiz ve İngiltere'de yangınlar devam ediyor.

1 yıl önce

İspanyol basını: Türkiye deprem sonrasında Portekiz'den daha büyük bir bölgeyi inşa ediyor

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın hesaplamalarına göre 200 milyon ton civarında beton, taş, metal, ahşap kalıntısı var. Bu enkazlar hacim anlamında ise bir metre yüksekliğinde 100 kilometrekarelik, yani Barselona'nın yüz ölçümü kadar bir alana yığılıyor. Sadece Türkiye'de 3,3 milyon kişi deprem nedeniyle göç etmek zorunda kaldı. Birçoğu, ülkenin batısındaki illere, yakınlarının yanına, kendilerine kapılarını açan otellere veya üniversite yurtlarına gitti. Ancak hükumetinin verilerine göre yaklaşık iki milyonu, deprem bölgesindeki depremzedeler için kurulan çadırlarda kalıyor. Hasar çok büyük Yarım milyondan fazla konut, depremde yıkıldı veya aldığı ağır yapısal hasarlar nedeniyle yıkılmak zorunda. Ayrıca diğer 130 bin kadar bina da orta hasarlı ve geniş şekilde güçlendirme yapılana kadar içinde yaşanamayacak. Okuldan tutun da hastaneye varıncaya kadar on binlerce kamu binası ve ayrıca ahırlardan, çiftliklerden fabrikalara kadar diğer özel sektöre ait yapılar da ağır hasarlı. Ancak yollar, havaalanları, limanlar, demiryolları, elektrik hatları ve istasyonlar, barajlar ve rezervuarlar gibi önemli altyapılarda da hasar var. Bin kilometreden fazla içme suyu borusunun ve iki bin kilometreye yakın kanalizasyon borusunun yanı sıra çok sayıda atık su arıtma tesisi de hasar gördü. Deprem bölgesi Avusturya ve Portekiz'den daha büyük, hatta Bulgaristan'a eş değer bir alan Durumu incelemek için yakın zamanda bölgede bulunan Dünya Bankası Türkiye Müdürü Humberto Lopez, "Yıkımın boyutu çok büyük. Nurdağı'ndan Antakya'ya giden yolda (güneydoğu Anadolu'da fay hattı boyunca) binalarda değişen tek şey ağır hasarlı mı yoksa yıkık mı olduğu. Etkilenen alanın büyüklüğü 110 bin kilometrekare -Avusturya veya Portekiz'den daha büyük ve Bulgaristan'a benzer bir alan-, bu da çok büyük bir sorun yaratıyor'' ifadelerini kullandı. Hasarın toplam maliyeti 34 milyar dolar Dünya Bankası tarafından yapılan ilk hasar değerlendirmesi, depremin doğrudan etkisinin 34 milyar dolar (yaklaşık 31 milyar 500 milyon avro) olduğunu ortaya koydu. Ayrıca hasar analizi görevlerinde yer alan Avrupalı bir kaynak, hasar maliyeti açısından etkinin çok daha büyük olduğunu açıklıyor: “Değerlendirme birçok açıdan henüz tamamlanmadı. Sadece binalar üzerinde değil, aynı zamanda insanlar üzerinde de etkinin daha ayrıntılı bir analizine ihtiyaç vardır.''

1 yıl önce

Avrupa'da enflasyonun düşmemesi, grev dalgasını genişletti: Almanya, İspanya, Portekiz, İngiltere…

Avrupa'da merkez bankalarının tarihindeki en agresif para politikası sıkılaştırmasına ve enerji fiyatlarındaki düşüşe rağmen bir türlü toparlanamayan “inatçı enflasyon” sorun olmayı sürdürüyor. Kovid-19 salgını sonrası tedarik zincirindeki sorunların hafifleyerek sürmesi ve Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle başta gıda, emtia, enerji ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları birçok Avrupa ülkesinde yüksek seyrini koruyor. Uzun yıllar çok düşük enflasyon oranlarının ardından yüksek inatçı enflasyon, Avrupa ekonomilerinde insanların yaşam maliyetini her geçen gün artırıyor. Özellikle düşük ve orta gelirliler çok yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya. Çalışanlar yüksek enflasyon karşısında ücret artışı talebinde bulunuyor. Euro Bölgesi'nde enflasyon yüzde 10'u geçti Enerji fiyatları, geçen yılın sonunda euro para birimini kullanan 19 ülkede enflasyonu yüzde 10’nun üzerinde rekor seviyeye çıkarırken, yaşam maliyeti krizi kıtanın tüm ülkelerinde işçilere zarar veriyor. Avrupa’da sendikalar enflasyon üzerinde ücret artışları talep ederken, insanların ihtiyaç duydukları şeyleri satın almalarının zorlaşması sokağa çıkmaktan başka çare bırakmıyor. Avrupalılar, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle enerji faturaları ve gıda fiyatlarının yükseldiğini görürken, ücret artışları veya iyi çalışma koşulları talebiyle grevler, Rusya-Ukrayna savaşının ardından ağırlaşan yüksek enflasyona tepki olarak gerçekleşiyor. Hükümetler artan gıda ve enerji fiyatlarıyla diğer maliyetlerin vatandaşlara etkisini hafifletmek amacıyla yeni önlemler almaya devam etmesine rağmen, işçilerin yüksek enflasyona karşı yüksek ücret talepleri devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) 1970'lerde yaşananlara benzer bir ücret-fiyat sarmalının gelişeceği yönünde endişeler taşıyor. Fiyatlar yükselerek çalışanları daha yüksek ücret talep etmeye zorlarken, şirketleri karlarını korumak için fiyatları yükseltmeye zorluyor ve bu da daha da fazla enflasyona neden oluyor. Grevler seyahatleri etkiliyor Havalimanlarında küresel olarak yolcu sayıları Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını öncesi seviyelere dönmeye başlarken, Avrupa’daki grevlerin yaz tatili dönemine kadar kaosa neden olabileceği belirtiliyor. Geçen yıldan bu yana yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkilerinin azalmasıyla insanlar seyahat etmeye yeniden başlarken, Avrupa havalimanlarında yaşanan personel eksikliği binlerce uçuşun iptal edilmesiyle yaz tatili döneminde kaosa neden olmuştu. Hava yolu sektöründe personel sıkıntısı yaşanan ülkelerde, seyahatler giderek "işkence" haline dönüşmüştü. Almanya'da grev dalgası Almanya'da yüksek enflasyona karşı çalışanların artan yaşam maliyetini dengelemek için yüksek ücret talep etmesi nedeniyle bu yıl grev dalgasının yayılması dikkati çekiyor Almanya'nın Hamburg, Köln/Bonn ve Düsseldorf havalimlarındaki güvenlik personelinin 20 Nisan’da başlayan 48 saatlik uyarı grevi, uçak seferlerinin büyük bölümünü durma noktasına getirirken, uçuşların iptal edilmesi 100 binden fazla yolcuyu etkiliyor. Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikası (Ver.di) Stuttgart havaalanındaki güvenlik görevlilerini bugün iş bırakmaya çağırdı. Alman Maden Kimya ve Enerji İş Sendikası (IG BCE) ile Ver.di, yüksek enflasyona karşı enerji alanındaki özel sektör çalışanlarını 20 Nisan’da 1 günlük toplu uyarı grevine çağırmıştı. Almanya'nın Demiryolu Çalışanları Sendikası (EVG) işveren Alman demir yolu şirketi Deutsche Bahn’ı (DB) daha iyi ücrete zorlamak için demir yolu çalışanlarını 21 Nisan’da 8 saatlik toplu uyarı grevine gitmeye çağırdı. Almanya’da kitlesel uyarı grevlerinin eşlik ettiği kamuda ücret artışlarına ilişkin yürütülen müzakerelerin üçüncü turunda da anlaşma sağlanamamasının ardından, taraflar tahkime gitti ve şimdi arabulucular ücret artışlarına ilişkin çözüm arıyor. Öte yandan, Ver.di ve Almanya'nın Demiryolu Çalışanları Sendikası’nın (EVG) 27 Mart’ta ulaştırma sektöründe öncülük ettiği 24 saatlik uyarı grevinde uçak, tren ve otobüs seferlerinin büyük bölümünü durma noktasına gelerek ülkede ulaşımı felç etmişti. İspanya’da geçim sıkıntısıyla başlayan grevler İspanya'da yüksek enflasyon kaynaklı geçim sıkıntısının artmasıyla başlayan grevler en çok sağlık, adliye ve ulaştırma sektörlerinde etkili oluyor. Ülkede maaş artışı talebiyle ilk olarak sağlık çalışanları meydanlara indi. Başta Madrid olmak üzere Endülüs, Galisya, Katalonya, Bask gibi birçok özerk yönetimde doktorların yaptıkları grevlerin bazıları sonuçlanırken, bazıları ise halen devam ediyor. Madrid'de kasım 2022'den itibaren belirli saatlerde iş bırakan doktorlar, mart ayı ortasında özerk yönetimle vardıkları anlaşmayla maaşlarında 450 ile 950 arasında değişen zam alarak grevi sonlandırdı. Benzer sorunlarla adliye çalışanları da greve giderken, mahkeme katiplerinin 24 Ocak-27 Mart arasındaki grevi, yapılan ortalama 600 avroluk zamla sona erdi. Adliye memurları da katipler gibi maaş zammı talebiyle 17 Nisan'da süresiz greve başladı. Grevler ayrıca hava yolu, demir yolu ve kara yolu taşımacılığında da görülüyor. Galisya bölgesi ile Zaragoza ve Alicante gibi bazı şehirlerde otobüs şoförleri farklı günlerde iş bırakacaklarını açıkladı. Son olarak Air Europa hava yolu şirketinin pilotları maaş artışı taleplerinin karşılanmaması gerekçesiyle 1-4 Mayıs'ta greve gitme kararı aldı. Portekiz İber Yarımadası'nın diğer ülkesi Portekiz'de maaş artışı talepleri en çok eğitim, sağlık ve ulaştırma sektörlerindeki kamu çalışanlarında görülüyor. Ülkede öğretmenler, sağlık çalışanları ve demir yolu işçileri son 3-4 aydır sıklıkla greve giderek, düzenledikleri gösterilerle seslerini duyurmaya çalışıyor. Sol hükümet, 2023 yılında devlet memurlarının maaşlarını aylık 52 avro artışla (yüzde 3,6) brüt 2 bin 600 avroya kadar yükseltip, asgari ücrete yüzde 8 zam yapsa da sendikalar enflasyonun yüzde 8,4'lere çıktığını kaydederek, protestolarına devam ediyor. İngiltere Son 41 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla karşı karşıya olan İngiltere'de geçen senenin ikinci yarısıyla birlikte grevler ile zam taleplerinin dile getirildiği protestolarda da artış yaşanıyor. Hükümetin teklif ettiği maaş oranlarını, özlük haklarını ve çalışma koşullarını protesto eden birçok sektörden kamu ve özel sektör çalışanlarının öncelikli talebi, teklif edilen zammın yüzde 10'u aşan enflasyonun üzerinde olması. İş bırakma eylemine katılanlar arasında pratisyen hekimler, hemşireler, öğretmenler, otobüs şoförleri, liman işçileri, gazeteciler, kamu personelleri, ceza avukatları, demir yolu, havalimanı, üniversite, havacılık ve posta servisi çalışanları başta olmak üzere, çok çeşitli meslek grupları yer alıyor. Özellikle şubat ve mart ayında iki büyük grevle birçok sektörün iş bıraktığı ülkede demiryolu çalışanlarının martta 4 gün iş bırakması ülkede yıllardır görülmemiş bir ulaşım kaosuna neden oldu. Grevden hastaların etkilenmemesi için nöbetleşe greve çıkan yaklaşık 300 bin hemşire ile 70 bin pratisyen hekimin aksine sayısı binlerle ifade edilmesine rağmen kilit bir sektör olan pasaport ofisi çalışanlarının grevleri birçok seyahat planının aksamasına neden oldu. Öte yandan, İngiltere’de Kamu ve Ticari Hizmetleri Sendikası (PCS), Londra Heathrow Havalimanı'nda güvenlik personelinin mayısta 8 gün daha greve gideceğini duyurdu. PCS, ayrıca Londra, Liverpool ve Glasgow dahil olmak üzere İngiltere’nin çoğu havalimanlarında pasaport kontrol personelinin 3 Nisan'dan 5 Mayıs'a kadar grev gideceğini açıkladı. Havalimanlarında sınır Gücü personelinin de 28 Nisan'da greve gitmesi bekleniyor.

5 ay önce

Beşiktaş Portekizli Fernando Santos ile anlaştı

Beşiktaş Futbol Takımı'nda teknik direktörlük görevine Portekizli Fernando Santos getirildi.