18 Haziran Salı 2024
3 yıl önce

4 buçuk yıllık Sedat Peker planı... Biden geldi Peker planı raftan indi

Michael Rubin, 12 Ekim 2016’da 3. darbe iddiasında bulunmuştu. Rubin, Türkiye’deki darbe heveslilerini heyecanlandıran yazısında, 15 Temmuz’u sulandırmaya çalıştı. Darbe girişiminin çok amatörce yapıldığını ve bu darbe girişiminin Erdoğan’a düşmanlarını temizleme imkanı verdiğini söyleyen Rubin, FETÖ’cülerin darbeye katıldığını belirtti ancak Kemalist subayların da darbeye katıldığını öne sürdü. HAYATINA DA MAL OLABİLİR Rubin daha sonra da AK Parti içinde bulunan herkesin ellerinin temiz olmadığını ileri sürdüğü yazısında “Erdoğan’ın durdurulması” gerektiği gibi imalarda da bulunuyor. Rubin, “Ama üçüncü bir darbe en şiddetlisi olabilir; pekâlâ Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatına da mal olabilir” diyor. Rubin’in darbe senaryolu yazısının en dikkat çeken kısmı ise organize suç örgütü soruşturması kapsamında aranan ve bir süredir yaptığı YouTube yayınlarıyla Türkiye’ye operasyon çekmeye çalışan Sedat Peker ile ilgili yaptığı değerlendirmeler. Peker’in durumunun ilginç olduğu ve Türkiye’nin en güçlü mafyası olarak bilindiği aktarılan yazıda, Erdoğan’a yönelik suikast girişimlerinin olacağı da öne sürülüyor. PEKER VE YOLDAŞLARININ HIRSLARI Yazıda şöyle deniliyor: “Genel olarak söylemek gerekirse, Peker ve yoldaşları hırslarını ve ideolojilerini bir kenara bırakmaya uygun değiller. Peker devletin dizginlerini hiçbir zaman eline almak istemese de, kendisini Cumhurbaşkanlığı sarayına bir kukla oturtmak için çok sayıda kıdemli Türk politikacıyla yeterli bağlantıları bulunmaktadır. Erdoğan bir sultan olduğuna inanabilir, ancak gerçekte ise, kendisi aslında sadece idama yürüyen ölü bir adam olabilir.” TRUMP HESAPLARI BOZMUŞTU 2016’da darbe girişiminin mesajını aylar önceden veren Rubin, ABD’deki seçimleri ise hesap edemedi. 15 Temmuz’un arkasındaki ABD’de 2016 Kasım’da yapılan seçimler, senaryonun rafa kalkmasına neden oldu. 15 Temmuz sürecinde ABD Başkanı olan Barack Obama’nın yerine Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton oldu. ABD seçimlerinde FETÖ, Donald Trump’a karşı Clinton’a destek verdi. Hatta FETÖ yüklü miktarda bağışta bulundu. Farklı isimler üzerinden bağış yapıldığı için FETÖ’nün seçimde Clinton’a ne kadar bağış yaptığı net olarak tespit edilemese de rakamın 2 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor. JOE BIDEN’LA YİNE DEVREDE Ancak başkanlık seçiminin kazananı Trump oldu. Böyle olunca da Obama döneminde hazırlanan darbe senaryosu uygulanamadı. Ancak 2020 Kasım’da Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesiyle 2016 yılındaki içinde Peker’in de yer aldığı darbe senaryosu devreye sokuldu. Kaçak konumundaki suç örgütü liderinin iddialarını doğru kabul eden CHP de hemen kolları sıvadı ve algı operasyonuna başladı. Kemal Kılıçdaroğlu, “Mafya batağına battılar. Cumhur İttifakı ve mafya iç içe geçmiş. İçişleri Bakanlığı tamamen kirlenmiş” iddiasında bulundu. Ayrıca ana muhalefet Peker ile ilgili birçok iddiayı da ortaya attı.  RUBIN ADIM ADIM YAZMIŞ The American Enterprise Institute’daki yazısının önemli bölümünü bugünleri görür gibi Peker’e ayıran Rubin şu ifadeleri kullanıyor: Gülenciler’in (FETÖ) geniş bir ağı olması karşın, Peker’in bağlantılarının da güçlü olduğu söylenmektedir. Erdoğan, Gülencileri (FETÖ), etnik liberalleri, politik rakiplerini hedef alırken Peker ve Peker’in en yakın müttefiklerini de bertaraf etmektedir. Geriye sadece Erdoğan ve Türk mafyası güç olarak kaldığında ne olacak? Böyle durumda hesaplaşma şiddetli mi olur? Erdoğan suikasta uğrarsa -ki girişimler olacaktır- Türk derin devleti, boşluğu doldurmak konusunda geride kalan en muhtemel güç olacaktır. Peker devletin dizginlerini hiçbir zaman eline almak istemese de, kendisinin Cumhurbaşkanlığı sarayına bir kukla oturtmak için çok sayıda kıdemli Türk politikacıyla yeterli bağlantıları bulunmaktadır. FİTİLİNİ ATEŞLEDİ Peker, yayınladığı 6. videoda Michael Rubin’den bahsetti. Kendisi hakkındaki gelişmelerin fitilini iki gelişmenin tetiklediğini söyleyen Peker, “Fitilin ilk ateşlenmesi Michael Rubin adında Amerikalı bir yazarın, yazdığı yazıyla oldu. ‘Sedat Peker etki alanını bu şekilde geliştirmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrasında, Tayyip Erdoğan’a ihanet etmez. PanTürkizm görüşüne sahip bu kişi bu şekilde güçlenmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrası oraya simge birinin seçilmesini sağlar. Arka perdeden de ülkeyi o yönetir’ dedi. Buna inanan ruh hastaları oldu, işin kötü yanı bizim arkadaşlarımız da gururlandılar” dedi. Rubin ise sosyal medya hesabından Peker’e yanıt verdi ve “Söylenmekten vazgeç. Türkiye’nin cezaevlerindeki politik esirlerin her biri senden daha şerefli ve onurlu davranıyorlar” dedi. GÜLEN İLE CLİNTON’DAN KARŞILIKLI İLTİFATLAR FETÖ’nün mahrem yapılanmasına ilişkin bir davada üst düzey bir mahrem imam, “Fetullah Gülen ile Hillary Clinton’ın araları iyi. Clinton, Gülen’e ‘Dünyada çok belirgin değilsiniz ancak dengeleri değiştirebilecek güçtesiniz, fark edilmeyecek bir gücünüz var’ diye iltifat ettiğinde, Gülen’in de Clinton’a ‘Asıl dünyadaki tüm dengeleri değiştiren Amerika’dır’ şeklinde iltifatlarda bulundu” ifadelerini kullanmıştı. CIA ile görüştüm Rubin’in 2016’daki yazısında adı Erdoğan’dan sonra en çok geçen isim Sedat Peker, söz konusu yazının ardından bir açıklama yapmıştı. 2000’li yılların başında, Swiss Otel’in kral dairesinde Amerika elçilik görevlileri, CIA ve DEA ajanları ile resmi bir görüşme yaptığını söyleyen Peker, “Bölgenin en büyük mafyası olduğumu belirten bu yazısına karşılık şunu sormak isterim: Sizin büyükelçilik yetkilileriniz ayrıca CIA, DEA ajanlarınız iki yeminli tercüman ile beraber dünyanın her yerindeki mafya babalarıyla görüşme mi yapıyor?  AMERİKA DEVLETİ’NİN RESMİ TALEBİ! O zaman Sayın Rubin sizin kendi devlet yetkililerinize böyle bir görüşmeyi nasıl yaparsınız diye sormanız gerekmez mi? Kıymetli dostlarım, önümüzdeki günlerde Michael Rubin’in merakını gidermek için Swiss Otel’de yapılan ve Amerika Devleti’nin resmi talebiyle gerçekleşen görüşmenin detaylarını sizlerle paylaşacağım. Kendisinin bu bölgenin en büyük mafyası dediği şahsıma Amerika devlet görevlilerinin hangi güzellemeleri yaptıklarını da mutlaka anlatacağım” demişti.

3 yıl önce

Sedat Peker suç örgütü operasyonunda kilit isim tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, yurt genelinde faaliyet gösteren ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "nitelikli yağma", "gasp", "rüşvet", "yaralama", "tehdit" ile "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" gibi birçok suça karıştığı belirlenen, elebaşılığını Peker'in yaptığı suç örgütüne yönelik 28 Mayıs'ta, İstanbul ve Çanakkale'de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüpheli Abdullah S., Ümit G. ve Ulaş B'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Abdullah S. tutuklanırken Ümit G. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüpheli Ulaş B. ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest kaldı. SÜREÇ Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, 9 Nisan'da İstanbul merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda, haklarında gözaltı kararı bulunan 63 kişiden 56'sı yakalanmıştı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 12'si tutuklanırken 7'si adli kontrol şartıyla 37'si ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Hakkında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden birinin bu süreçte vefat ettiği öğrenildi. Firari durumdaki 6 kişiden 3'ü 28 Mayıs'ta gözaltına alınırken, yurt dışında olduğu tespit edilen elebaşı Sedat Peker'in de aralarında bulunduğu 3 kişinin ise yakalanmasına çalışılıyor.

3 yıl önce

FETÖ’cülerden sonra Sedat Peker'e bir destek de PKK'dan

Yayınladığı videolar FETÖ'cü sosyal medya hesapları tarafından paylaşılarak destek verilen Sedat Peker'e bir destek de terör örgütü PKK'dan geldi.  Terör örgütü PKK’nın elebaşlarından sözde KCK Yürütme Komitesi Üyesi Mustafa Karasu, örgütün yayın organı ANF'ye konuştu. PEKER'İ 'HER ŞEYİ BİLEN BİR KİŞİ' OLARAK TANIMLADI Sedat Peker'i 'her şeyi bilen bir kişi' olarak tanımlayan terörist Karasu, "Bundan daha sıcak net bilgiler bulmak mümkün değildir. Verdiği bilgilerin çoğunluğu doğrudur” dedi. PKK MEDYASINI ELEŞTİRDİ: YETERSİZ KALINDI “Sedat Peker olayından sonra ortaya çıkan gündemi vermede ve işlemede Kürt basını yetersiz kaldı” diyerek PKK medyasını da eleştiren Karasu, "Türkiye'de ortaya çıkan bu durumu sıradan bir haber olarak verdi. Halbuki bu kirlenme Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle ortaya çıkıyor; patlaması da bu kirli savaşçıların direnişimiz karşısında başarısızlığa uğramasının sonucudur” şeklinde konuştu.

3 yıl önce

Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in izinden gidiyor

Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker, geçen gün Twitter hesabından bir paylaşımda bulunarak Gaziosmanpaşa'da 1993 yılında düzenlenen saldırıdan daha büyük bir eylemin eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın adamları tarafından planlandığını öne sürdü. Peker, YouTube'da yayınladığı videolara dikkat çekerek "Devamlı Alevilik konusuna değinmemin sebebi derin mehmetin adamları tarafından geçmişte Gaziosmanpaşa’daki kahve saldırısından çok daha büyük bir eylem yapılıp, ülkede kaos çıkarma planlarını boşa çıkarabilmek içindir. Planları bir cemevine saldırıdır" iddiasında bulundu. 26 YIL SONRA AYNI SÖYLEM! superhaber.tv’nin haberine göre; Gazeteci Toygun Atilla da Peker'in o paylaşımıyla ilgili bir detaya dikkat çekti. FETÖ elebaşı Gülen'in de 1995 yılında Alevilere yönelik saldırı olacağına dair raporu 1,5 ay öncesinde devlete verdiğini söylediğine vurgu yapan Atilla, "26 yıl önce de ve 26 yıl sonra da seslendirenler tuhaf!" ifadesini kullandı. Atilla, paylaşımında şunları söyledi: "Yıl 1995 F.Gülen,Gazi Mahallesi’nde Alevilere yönelik bir saldırı olacağına dair raporu 1,5 ay öncesinde devlete verdiğini söyledi. Yıl 2021 Sedat Peker, Gazi Olaylarından daha büyük bir olay planlandığını iddia etti. 26 yıl önce de ve 26 yıl sonra da seslendirenler tuhaf!" GAZİ OLAYLARINDA NELER YAŞANDI? 12 Mart 1995 tarihinde o dönem İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesine bağlı Gazi Mahallesi'nde üç kahvehane ve bir pastane kimliği belirsiz kişilerce taranmış, bu saldırılarda Halil Kaya adlı bir Alevi dedesi hayatını kaybetmiş, 25 kişi de yaralanmıştı. Gazi Mahallesi'nde dört gün boyunca süren olaylarda 22 kişi hayatını kaybetmiş, 150'den fazla kişi yaralanmış, çok sayıda kişi de tutuklanmıştı.

3 yıl önce

Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’den övgüyle bahsetti

“Düşünüyorum şimdi o günleri... Cezaevindeki Peker’i nasıl hatırlıyorum?” diyen Pehlivan, şöyle yazdı: “Avukat görüşüne çıktığımızda koridorda karşılaşırdık. Normalde tutukluların birbiriyle konuşması yasaktı. Ancak tutuklu Peker olunca, gardiyanlar bir şey diyemiyordu. İnsana garip gelen ve dahası sert yüzünü bildiğim için biraz da endişelendiren bir nezaketi vardı. Her karşılaşmada, benim de aralarında olduğum tutuklulara “Bir şeye ihtiyacınız var mı” diye sorduğunu anımsıyorum. Benim yoktu. Ama birçok tutukluya bulamadıkları kitabı temin ettiğini duyardım. Koğuştaki televizyonun bir kanalında merkezi sistemden sinema filmi yayını yapılırdı. Oradaki filmlerin seçiminde Sedat Peker’in katkısının olduğu konuşulurdu hep. Bir gün koğuşun kapısı açıldı, gardiyan elinde kocaman bir Maldivler fotoğrafıyla geldi. Meğer Sedat Peker duvarlara asılsın diye tüm koğuşlara manzara posteri hediye etmişti. Cezaevinde tevatürdü, güzelliğe meraklı Yalçın Küçük’e ise dünyaca ünlü modellerin fotoğraflarını gönderdiği iddia edilirdi. Silivri’deyken Fethullahçıların Aksiyon dergisine verdiği söyleşi çok tartışıldı. “Çıkmak için pazarlık yapıyor” diye konuşuldu. Doğru muydu, bilmiyorum. Ama ceza almaktan ve Ergenekon tahliyelerine kadar içeride kalmaktan kurtulamadı. Üyelikten ceza alması ise onun profiline göre az bulundu. Öyle ya gazeteciler bile müebbetlik olmuştu.”

3 yıl önce

Fetullah Gülen ile Sedat Peker'e fısıldayan aynı "kuş" mu?

Suç örgütü kurmakla suçlanan ve yurt dışında firari olarak bulunan Sedat Peker, yaptığı açıklamalarla Türkiye'nin gündemini değiştirmeye devam ediyor. Sedat Peker, pazartesi akşamı sosyal medya platformu Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Alevi vatandaşlara yönelik bir saldırı girişimi planlandığını öne sürdü. Gaziosmanpaşa'da 1995 yılında düzenlenen saldırıdan daha büyük bir eylemin eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın adamları tarafından organize edildiği iddiasında bulunan Peker, "Planları bir cemevine saldırıdır" dedi. Peker'in bu açıklaması İstanbul Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995'te üç kahvehanenin taranmasıyla başlayan olaylar 23 kişinin hayatını kaybetmesi, 653 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olayların acı hafızalarını tazeledi. ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİ! Sözcü yazarı Aytunç Erkin ise tam bu noktada çok çarpıcı tespitlerde bulundu. "İstihbarat kuşları ve Gazi Mahallesi" başlığını taşıyan bir köşe yazısı kaleme alan Erkin, Gazi olayları öncesinden gazeteci Ruşen Çakır'ın Fetö elebaşı Fetullah Gülen ile yaptığı röportajı hatırlattı. O röportajda Gülen şu ifadeleri kullanmıştı; “Gaziosmanpaşa hadiselerinden bir buçuk ay kadar önce birisi vasıtasıyla yukarılara bir rapor ilettim. İstihbaratta profesyonel bir dostumun verdiği bu raporda, PKK tarafından Almanya'da büyük hazırlıklar yapıldığı, Türkiye'de bazı hassas yerlerde Alevi ocak ve bucaklarının kundaklanacağı, Aleviler'den bazılarının vurulacağı ve bütün bunlar Sünnilere isnat edilerek Alevilerin ayaklandırılıp, bir Sünni-Alevi çatışması meydana getirileceği bu raporda yazılıydı. (…) Niyetleri, ülkeyi parçalamak, polisi yıpratıp askeri bir cuntaya gel demek, Müslümanları ve milli, dini hizmet veren müesseseleri ezmekti…” İSTİHBARAT KAYNAKLARI AYNI MI? Makalesini, "Yani… Gülen, Ocak 1995'te dönemin Başbakanı Tansu Çiller'e “istihbarat raporu” ilettiğini, Alevi yurttaşlarımıza yönelik provokasyon yapılacağını söylediğini gazeteci Ruşen Çakır'a anlatıyor!" sözleriyle sürdüren Sözcü yazarı Erkin şu soruyu da gündeme getirdi; "Gülen'in “profesyonel istihbaratçı dostu” neden devlete değil de bir imama istihbarat verdi? Gazi olayları birileri tarafından kurgulanmış mıydı? Kim bu raporu veren ‘dost'?" PEKER VE GAZİ OLAYLARI Tam 26 yıl sonra, FETÖ ile ilişkisi olduğuna dair iddialar da ortaya atılan Sedat Peker'in sosyal medya hesabından bu paylaşımı yaptığına dikkat çeken Erkin şunları kaydetti; "Fetullah Gülen'in 1995'te Başbakan Tansu Çiller'e sunduğu ‘provokasyon' raporundan tam 26 yıl sonra Sedat Peker de aynı ‘provokasyon' uyarısında bulundu! Garip değil mi? Ya da ilginç! Belki de şaşırtıcı! Peker'in 2 Mayıs'tan bu yana yayınladığı videolar, iddiaları mutlaka araştırılmalı! Devlet-siyaset-mafya ilişkisi… Gazetecilere ya da siyasetçilere verilen destekler… Kirli ihaleler… Hepsi mutlaka masaya yatırılmalı ve yargı araştırmalı! Ancak… Biz gazetecilere düşen görev satır aralarını okumak! Gerçeğe ulaşmak ve sorulara yanıt aramak! Arşivi hatırlatmak… Bu nedenle Sedat Peker'e ‘istihbari' bilgilerin nasıl ulaştığı da mutlaka ortaya çıkarılmalı!"

3 yıl önce

Sedat Peker 10 yaşındaki oğlunun göğüsüne çatal saplamış...

Peker, “Bir şey anlatacağım ama psikolojimin bozuk olduğunu düşüneceksiniz. Ama ben hiçbir zaman psikolojim çok iyi, ben çok normal bir adamım demedim. Yani psikolojim iyi, ama sinirlendiğimde öfke kontrolümü kaybediyorum.” dedi. Devamında oğlu ve kızlarıyla ilgili bir anısını anlatan Peker, şöyle devam etti: “Küçük oğlum Boğaçhan o zaman 10 yaşındaydı. Kardeşlerini ağlatmış ama nasıl bir ağlatmak. ‘Ne oluyor?’ dedim birden kontrolümü kaybettim, kızlarımı ağlatıyorlar ya. O an elimde çatal vardı bir fırlattım buna. Tabii çatal omzuna saplandı. Boğaçhan’ın gözleri büyüdü, annesi zaten ayrı bir dünyaya gider gibi oldu. Aklı çıktı yerinden. Oğlan ‘Baba ben senin çocuğun değil miyim?’ dedi.

3 yıl önce

Hangi CHP’li milletvekili Sedat Peker’e ulaşmak istedi?

Bir dönem yeraltı dünyasının önce gelen isimlerinden biri olarak tanınan Sedat Peker'in adı yeni bir işkence videosu ile gündeme geldi. İddiaya göre; Sedat Peker'e hakaret ettiği öne sürülen bir kişi, Peker'in iki adamı tarafından bir aracın arkasında işkenceye uğradı. İlgili görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine olay kamuoyuna yansıdı. Sedat Peker'in resmi Twitter hesabından da söz konusu görüntüleri içeren bir mesaj da "retweet" edildi. Sedat Peker videoya sosyal medyada sert tepkiler gelmesi üzerine yeni bir video çekerek işkence iddialarını reddetti. YouTube’da "FETÖ’ye uyup Sedat Peker’e hakaret eden pavyoncunun hazin sonu" başlığıyla yayınlanan video daha sonra yayından kaldırıldı. Sosyal medyada, büyük tepkilere yol açan görüntülere ilişkin savcılara harekete geçme çağrısı yapıldı. Kısa süre sonra Sedat Peker'in hakkında soruşturma başlatıldığı haberi ajanslara düştü. CHP'DEN SEDAT PEKER'E VİDEO TEPKİSİ İşkence videosuna tepki gösteren isimlerden biri de CHP İstabul Milletvekili Eren Erdem'di... Eren Erdem sosyal medyada konuyla ilgili açıklamasında, "Devlet, mafyaya teslim edilecek kadar basit bir aygıt mıdır? Ne söz verdiniz bu mafyaya? Neden bu kadar rahatlar? Mafyayla işiniz ne? Bir mafya babası, bir eli kanlı mafya işlence videosu paylaşıyorsa devletten güvence almış demektir. Ne güvencesi verdiniz bu mafyaya?" ifadelerini kullandı. Erdem, "Mafya adam dövdürüyor. Videoya aldırıyor. Tek bir yargıç harekete geçmiyor. Böyle bir ülke olamaz. Mafyaya çıt yok, gariban sürünsün..." dedi. YAKIN ARKADAŞI KİRLİ ÇAMAŞIRLARINI ORTAYA DÖKTÜ! Ancak Sedat Peker'e tepki gösteren CHP'li Eren Erdem'in Sedat Peker ile yakın ilişkiler kurduğu ortaya çıktı. Eren Erdem'in milletvekili olmadan önce bir süre aynı evi paylaştığı, uzun süre en yakın dostu olan Emre Erciş, Sedat Peker ile CHP'li vekil arasındaki ilişkiyle ilgili çarpıcı bilgiler verdi. "Susayım diyorum, görmezden geleyim diyorum ama öyle anlar oluyor ki sustuğumda bunun zararı kendime oluyor. Tıpkı Eren Erdem meselesi gibi." diyerek sözlerine başlayan Emre Erciş açıklamalarına şöyle devam etti; "Eren Erdem'i tanımayan insanlar onun nasıl bir karaktere sahip olduğundan habersiz, söylemlerine aldanarak samimi olarak destek veriyor. Fakat bu adam zannettiğiniz gibi bir adam değil. @sedat_peker hakkında bu twitleri atmış. Okuyan insanlar tepki veriyor zannediyor. Oysa daha 1 Kasım seçimleri öncesi @sedat_peker in akrabalarını devreye sokup Peker'den destek almak için kimlerin kapısını çalmadı ki? Mesela Yalovalı Yusuf'a gidip "Sedat Peker bana destek versin" diye. Hatta Sakaryalı Ali V.'yi aracı yaptı @sedat_peker e ulaşmak için. Sokak sokak "Mafya" dediği adamlarla turladı. "Mafya" dediği adamların derneğinde Peker çelengi altında vaatlerde bulundu. Şimdi ben sorayım sana Eren Erdem. Var ise namusun, şerefin, izzetin, onurun, haysiyetin... Sedat Peker ve akrabalarından ne istedin? Açıkla... Madem bu adam "Mafya Babası"ydı Ali V. ile neden Sedet Peker'e yanaşmaya çalıştın? Yoksa birileri sana FARKLI BİR GÖREV Mİ VERMİŞTİ? Lakabı "Abaza Oğuz" Eren Erdem bol bol yanında bağdaş kurup oturmuştur. "Mafya" dediği Sedat Peker'in yakın dostlarındandır."

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 13 14