18 Haziran Salı 2024
2 yıl önce

Türkiye uyuşturucu ile mücadelede destan yazdıkça Sedat Peker ve çetesi çileden çıkıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısından sonra “Amerika'nın Afganistan'ı işgali sonrası bu bölgede yirmi kat artan afyon ekimi ve uyuşturucu üretiminin Avrupa'ya naklinden en büyük lojistik kaynağı PKK terör örgütüdür.” İfadelerinin ardından FETÖ ve PKK’nın desteklediği, her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti’ni karalayan organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker yine çileden çıktı. Narkotik Daire Başkanlığı'nın koordinesinde Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonlarına imza atıldığı bugünlerde, bu mücadelen rahatsız olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) firari olarak yaşayan organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker ve destekçileri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni töhmet altında bırakan mesnetsiz iftiralar ile sosyal medyadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne saldırmaya devam ediyor. Öte yadan, Uyuşturucu ile mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu başarı avrupa ve dünya örnek gösteriliyor. Finans kaynakları kesilen PKK, FETÖ gibi terör örgütlerin ve maşalarının önümüzdeki günlerde daha fazla sıkıntılar yaşayacağı tahmin ediliyor.

2 yıl önce

Elebaşılığını Sedat Peker'in yaptığı suç örgütü soruşturmasında flaş gelişme: 92 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı

İddianamede, suç örgütü lideri olan Sedat Peker'in Çekmeköy'de 2017'de Cahit Çetin'in silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi. Peker'in, ayrıca "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme", "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme", "tefecilik" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından da toplam 262 yıl 8 aydan, 392 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, elebaşılığını Sedat Peker'in yaptığı suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, 30 kişi mağdur, Çekmeköy'de 31 Ağustos 2017'de silahlı saldırı sonucu öldürülen Cahit Çetin ise maktul olarak yer aldı. İddianamede, 26'sı tutuklu 92 şüpheliden Sedat Peker'in örgüt lideri, 9 şüphelinin örgüt yöneticisi, 82 şüphelinin bir kısmının örgüt üyesi, bir kısmının da örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişiler olduğu belirtildi. İddianamede, suç örgütü lideri Sedat Peker'in Çekmeköy'de 31 Ağustos 2017'de Cahit Çetin'in silahlı saldırı sonucu ölümüne ilişkin "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi. Sedat Peker'in ayrıca 19 ayrı eylemde birçok müştekiye karşı "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme" suçundan 250 yıldan 360 yıla kadar, "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar, 3 mağdura yönelik "tefecilik" suçundan 6 yıldan 18 yıla, 2 kişiye karşı silahla kasten yaralama" suçundan da 1 yıl 8 aydan 4 yıl 2 aya kadar olmak üzere toplamda 262 yıl 8 aydan, 392 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianamede, örgüt yöneticisi olan 9 şüphelinin "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme" suçundan 5'er yıldan 10'ar yıla kadar, örgüt üyesi 46 şüphelinin "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma" suçundan 2 yıl 6 aydan, 6'şar yıla kadar hapsi istenen iddianamede, 22 şüphelinin de "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçundan ikişer yıldan, dörder yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Diğer şüphelilerinden de çeşitli suçlardan cezalandırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, örgüt yöneticisi, üyesi ve örgüt adına suç işleyen şüphelilerin, ayrıca "kasten öldürmeye azmettirme", "var olan suç örgütün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme", "tefecilik" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından da değişik oranlarda hapisle cezalandırılmaları öngörüldü. "Baba, abi, reis ağa" gibi unvanlarla suç örgütü yapılanması içerisine girdiler Hazırlanan iddianamede, ülkenin siyasi ve ekonomik yapısının değişimi ile paralel bir seyir izleyerek ekonomik sıkıntıların arttığı dönemlerde taşrada "eşkıya", şehirde ise "kabadayı" olarak bilinen bir kısım şahısların devlet kontrolünün zor olduğu alanlarda kendi çıkarlarına uygun bir şekilde kimi zaman kaba kuvvet, kimi zaman da silahlı baskı ve korku yaratarak çıkar elde etmeye başladıkları anlatıldı. Bu şekilde elde edilen maddi çıkarların bir kısmını göstermelik yardımlar yaparak halkın gözünde sempati kazanmaya çalıştıkları aktarılan iddianamede, bu kapsamda 1970 ve 1980'li yıllarda meydana gelen siyasi değişikliklerden kaynaklı eşkıya ve kabadayı olarak isim yapan şahısların etraflarındaki adamlarının artmasıyla toplum içerisinde ciddi korkuların oluşmaya başladığı bilgisi verildi. İddianamede, bu korkuların giderek bu şahıslara toplum nezdinde saygıya dönüştüğü vurgulanarak, toplum içerisinde bu şahısların "baba, abi, reis ağa" gibi unvanlar alarak hemşehrilik ve akrabalık ilişkilerinden kaynaklı etrafına topladığı adamlar ile birlikte kamuoyunda mafya olarak bilinen çıkar amaçlı suç örgütü yapılanması içerisine girdikleri anlatıldı. Bu şahısların suç örgütü haline gelmesinden sonra devletin ve kanun koyucunun yerine kendilerini koyarak hem ceza kesen ve hem de adalet dağıtan bir görünüme kavuşup, bu sayede maddi menfaatlerini arttırma çabası içerisinde oldukları kaydedilen iddianamede, legal veya illegal iş sahibi olan bir kısım işletme sahiplerini koruma adı altında haraca bağlayarak maddi menfaat temin ettikleri, çek-senet tahsilatı yaptıkları ve bu şekilde toplumda korkutucu güç olarak maddi menfaat elde etmeye çalıştıkları bilgisi verildi. Sedat Peker bugüne nasıl geldi? İddianamede, Sedat Peker'in 1990'lı yıllarda mafya oluşumu içerisinde yer aldığı, bu oluşum içerisinde beraberindeki şahıslar ile birlikte işlediği bir kısım suçlardan dolayı 1997 ve 1998 yıllarında hakkında soruşturma başlatıldığı, ülke çapında aranması bulunan Sedat Peker'in Romanya'ya kaçtığı, 7 ay sonra teslim olacağını bildirerek 19 Ağustos 1998'de Romanya'dan Türkiye'ye getirildiği ve Bayrampaşa cezaevine konulduğu hatırlatıldı. Peker'in bu dönemde hakkında çıkan haberler ile adından çok fazla söz ettirdiği kaydedilen iddianamede, cezaevindeki lüks yaşamının gazetelere manşet olduğu, hakkında açılan davanın sonuçlanması neticesinde yanındaki 12 adamı ile birlikte "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve değişik suçlardan yargılaması tamamlanarak cezaevinde geçirdiği sürelerde dikkate alınarak 24 Mayıs 1999'da tahliye edildiği aktarıldı. İddianamede, Sedat Peker'in cezaevinden çıkınca suç örgütündeki kişi sayısını arttırmaya çalıştığı, 2002 yılında vermiş olduğu davet ve karıştığı olaylar, 2001 yılında 14 yaşındaki bir çocuğu istismar eden pilavcıya kendi usulünce ceza vermesi şeklinde yaptığı olaylar nedeniyle medyada sık sık yer almaya başladığı ve bu şekilde kendisini halk nezdinde daha fazla tanıttığı, ayrıca siyasi düşünceleri ve yaptığı konuşmaları ile bir kısım vatandaşlar üzerinde sempati oluşturduğu kaydedildi. Peker'in, cezaevinden çıktıktan bir kaç yıl sonra "www.öztürkler.com" isimli web sitesini kurarak dünyadaki Türkleri bir araya getirme projesini hayata geçirdiği ve bu projenin açılışına değişik mesleklerden ün yapmış kişileri davet ederek kendisini ve yapılanmasının daha çok tanınmasını sağladığı aktarılan iddianamede, Peker'in ayrıca lüks yaşamı, etrafındaki koruma sayısının fazlalığı ile kendisini her zaman gündemde tutmaya ve çevresindeki insanların sempatisini kazanmaya çalıştığı ifade edildi. Villası silahlarla donatılmış İddianamede, Sedat Peker suç örgütünün bu şekilde kurularak ülkede büyümeye başladığı, "silahlı tehdit", "adam kaçırma" ve "örgüt kapsamında korku-baskı oluşturarak kişi veya firmaların mal varlığına çökmek suretiyle yağma" ve benzeri eylemler neticesinde büyük meblağlarda maddi çıkar elde ettiği vurguladı. Sedat Peker suç örgütünün, medyayı da sık ve etkili kullanarak örgütün korkutucu gücünü kullanıp bir kısım insanları tehdit ederek hem etkinliğini arttırmaya çalıştığı ve hem de genç kesime yönelik sempati kazanma çabaları içerisinde olduğu ifade edilen iddianamede, bu örgütün eylemlerinin bizzat örgüt lideri olan Sedat Peker tarafından yapılmadığı, kendisinin özellikle bu konuda hassasiyet göstererek eylemleri hiyerarşik yapıda yer alan örgüt üyelerine yaptırarak kendisinin hukuksal bir problem yaşamasından sürekli kaçındığı anlatıldı. İddianamede, ancak Peker'in yapılacak eylemleri bizzat kendisi belirleyerek talimat vermek ve azmettirmek suretiyle gerçekleştirdiği, bazı mağdurları İstanbul Beykoz'da bulunan ve ailesi ile birlikte yaşadığı villasına getirterek burada bu kişiler üzerinde korku ve baskı uygulayarak amacına ulaşmaya çalıştığı bildirildi. Örgüt elebaşı olan Sedat Peker'in ikamet ettiği söz konusu villanın çeşitli silahlar ile donatılmış çok sayıda korumalar ile korunduğu açıklanan iddianamede, villanın bulunduğu tüm sokak giriş ve çıkışlarının kameralar, güvenlik görevlileri ve uzaktan kumandalı bariyerler ile kontrol edildiği, bu şekilde güvenlik tedbirleri alınan villanın örgütün görüşmeler, toplantılar ve örgüt faaliyetleri için kullanıldığı kaydedildi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Anadolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

2 yıl önce

Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker hakkında hazırlanan iddianame, gönderildiği ağır ceza mahkemesince kabul edildi

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, elebaşılığını Sedat Peker'in yaptığı suç örgütüne yönelik "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme", "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme", "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma", "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme", "tefecilik", "silahla kasten yaralama" suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame gönderildiği mahkemece değerlendirildi. İddianamenin kabulüne karar veren Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi, hazırladığı tensip zaptında 26 sanığın tutukluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme, iddianamede suç örgütü lideri olarak değerlendirilen firari sanık Sedat Peker ile şoförü U.Y. hakkında yokluğunda tutuklama kararı çıkarılmasına hükmetti. Mahkeme, davanın ilk duruşmasının 29 Aralık'ta yapılmasını kararlaştırdı. İddianameden Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, elebaşılığını Sedat Peker'in yaptığı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, 30 kişi mağdur, Çekmeköy'de 31 Ağustos 2017'de silahlı saldırı sonucu öldürülen Cahit Çetin ise maktul olarak yer alıyor. İddianamede, 26'sı tutuklu 92 şüpheliden Sedat Peker'in örgüt lideri, 9 şüphelinin örgüt yöneticisi, 82 şüphelinin bir kısmının örgüt üyesi, bir kısmının da örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişiler olduğu belirtiliyor. İddianamede, suç örgütü lideri Sedat Peker'in Çekmeköy'de 31 Ağustos 2017'de Cahit Çetin'in silahlı saldırı sonucu ölümüne ilişkin "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması isteniyor. Sedat Peker'in ayrıca 19 ayrı eylemde birçok müştekiye karşı "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme" suçundan 250 yıldan 360 yıla kadar, "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar, 3 mağdura yönelik "tefecilik" suçundan 6 yıldan 18 yıla, 2 kişiye karşı silahla kasten yaralama" suçundan da 1 yıl 8 aydan 4 yıl 2 aya kadar olmak üzere toplamda 262 yıl 8 aydan, 392 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. İddianamede, örgüt yöneticisi 9 şüphelinin "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme" suçundan 5'er yıldan 10'ar yıla kadar, örgüt üyesi 46 şüphelinin "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma" suçundan 2 yıl 6'şar aydan 6'şar yıla kadar hapsi istenen iddianamede, 22 şüphelinin de "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçundan 2'şer yıldan 4'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Diğer şüphelilerin de çeşitli suçlardan cezalandırılması talep ediliyor. Öte yandan iddianamede örgüt yöneticisi, üyesi ve örgüt adına suç işleyen şüphelilerin, ayrıca "kasten öldürmeye azmettirme", "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme", "tefecilik" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından da değişik oranlarda hapisle cezalandırılmaları öngörülüyor.

2 yıl önce

Sedat Peker’in maşası Erk Acarer’in İstanbul Medipol Üniversitesi haberi de yalan çıktı

İstanbul Medipol Üniversitesi'nde ellerinde kılıç ve bıçak bulunan yabancı uyruklu öğrencilerin bulunduğu video sosyal medyayı karıştırmıştı. Sedat Peker'in sözcüsü Erk Acarer'in paylaştığı videonun, Medipol Üniversitesi Uluslararası Öğrenci Festivali'nde çekildiği ortaya çıktı.

2 yıl önce

Sedat Peker ve Engin Özkoç’un ‘Kolombiya’ yalanını haber yapan Gerçek Gündem, özür dilemek zorunda kaldı

Organize suç örgütü elebaşı firari Sedat Peker’i “kahraman” olarak tanıtan ve her söylediğini manşetten haber olarak veren Gerçek Gündem adlı internet sitesi son yalan haberi için kamuoyundan özür diledi. CHP’li Barış Yarkadaş’a ait olan ve firari Sedat Peker’e yaptığı güzellemeler ile bilinen site, en son Kolombiya’nın Buenaventura Limanı’ndan Türkiye’ye getirilmek istenirken yakalanan 4.9 tonluk kokainle ilgili Türk emniyetini karalayan skandal bir haber yapmıştı. YALANI ENGİN ÖZKOÇ YAYDI Organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’in yalanını CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç dillendirmişti. YALAN HABERİ KABUL ETTİ Kolombiya’nın resmi makamları ile konuştuğunu iddia eden Gerçek Gündem isimli internet sitesi, haberinin ve haberde yayınladığı belgelerin uydurma olduğu ortaya çıkınca özür diledi. İşte o özür metni

2 yıl önce

El Cezire: Sedat Peker, BAE yetkilileri tarafından gözaltına alındı. Türkiye’ye iade edilebilir

El Cezire’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Katar’a yaptığı ziyaretin değerlendirildiği analizde, organize suç örgütü elebaşı Peker’in BAE yetkilileri tarafından gözaltına alındığına ilişkin bir bilgi yer aldı. Haberde, Peker’in Türkiye’ye iade edilebileceği belirtildi. Peker'in BAE yetkilileri tarafından gözaltına alındığına ilişkin bilgi şöyle aktarıldı:  "Abu Dhabi Veliaht Prensi  Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın geçen ay Ankara'da Erdoğan'la görüştüğünde milyarlarca dolarlık yatırım anlaşmalarının da aralarında bulunduğu birden fazla anlaşma imzalamalarıyla ufukta bir çözülme görüldü. İki ülke arasında ilişkilerin ısındığına ilişkin başka işaretler de var… Dubai'den paylaştığı, üst düzey Türk yetkililerle ilgili skandal suçlamaların yer aldığı sansasyonel videoları paylaşan mafya lideri Sedat Peker'in BAE yetkilileri tarafından gözaltına alındığı ve Türkiye'ye iade edilebileceği belirtiliyor"

2 yıl önce

Devletin karalanıp organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker’in övüldüğü 140 Journos belgeselinde Bülent Arınç başrolde

Friedrich Naumann Vakfı’nın Türkiye’deki medya projesi olan “140 Journos” kanalı firari suç örgütü elebaşı Sedat Peker için bir belgesel çekti. Suç örgütü elebaşının övüldüğü ve kahraman gibi gösterildiği belgeselde gazeteci İsmail Saymaz ve Bülent Arınç başrolleri paylaştı. “HER ŞEYİN SORUMLUSU ERDOĞAN’DIR” Firari Sedat Peker’in övüldüğü ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin karalanmaya çalışıldığı belgeselde Bülent Arınç, “Geldiğimiz noktada yaptıklarımızla bugün yaptıklarımız arasında çukurla tepe arasındaki farkı gösterebiliriz. Bunların muhatabı artık bugünkü sistemde sayın Cumhurbaşkanı”

2 yıl önce

Gazeteci İrfan Aktan'dan 140journos'a tepki: “Sedat Peker'in de olduğu bu kompozisyondan haberim olsaydı, asla konuşmazdım”

Aktan, Peker üzerinden yapılan belgeselde olacağından haberi olmadığını aktardı. Öte yandan Bülent Arınç da, "Peker belgeselinde olduğumu söylemediler" açıklamasını yaptı.  140 journos'un Bülent Arınç, organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker, İsmail Saymaz ve İrfan Aktan'ın yer aldığı "ya devlet başa" adlı devleti kötüleyen bir belgeseli yayınlandı. Aktan, belgeselde Sedat Peker'in de yer alacağından haberinin olmadığını belirterek 140journos ekibine tepki gösterdi.   Twitter'dan açıklama yapan Aktan, şunları kaydetti: "Bir süredir 'yakında bir Peker belgeseli yayınlanacak' fısıltılarına ben de kulak kabartıyordum. Meğer o belgeselde, haberim olmadan ben de varmışım!  140journos  ekibi beni arayıp 'farklı kesimlerden gazeteciler/siyasetçiler/tanıklarla röportaj' yapacaklarını söylemişlerdi  Benim açımdan aslolan kendi sözümdür diye düşünüp devletin Kürt politikasına, mevcut rejimin yapısına vs, dair yaklaşık bir saatlik bir röportaj verdim. Ama elbette Peker'in de olduğu bu kompozisyondan haberim olsaydı, aslı konuşmazdım. 21 yıllık gazeteci olarak 'belgeselde kimlerin olduğunu maalesef konuştuklarımıza söylemiyoruz' dediklerinde "o halde maalesef ben de konuşamam" demem gerekiyordu. Hata bende ama söylediklerimin arkasındayım. Keşke  140journos yaptığımız röportajın tümünü ayrıca yayınlasa... Benim açımdan Peker, yaptığı ifşalarla suçlarından azade kalmış biri olamaz. Zira o, halka karşı işlenmiş suçların bir aktörü ve hâlâ bunları gizlemeye devam ediyor. Demokratik bir sistem ortaya çıktığında bunların tümünün hukuk önünde hesabının verilmesi gerekiyor. Öte yandan hemen her hafta söyleşi yapan, başkalarının bana konuşmasını isteyen bir gazeteci olarak başkalarından gelen röportaj taleplerini imkân elverdikçe olumlu karşılıyorum. Ama dediğim gibi, böyle bir kompozisyonda yer almak, isteyeceğim son şey olurdu." Arınç: Peker belgeselinde olduğumu söylemediler Devleti kötüleyen, Sedat Peker belgeseli için konuştuğunu bilmediğini söyleyen Bülent Arınç da, "Benim konuşmamda Sedat Peker yok veya Sedat Peker'le bağlantılı bir şey yok. Sedat Peker belgeseline konuşmadım. Peker belgeselinde olduğumu söylemediler. Röportajın hangi maksatla kullanılacağını bilmiyordum" diye konuştu. Öte yandan söz konusu belgeselin başında, bu konuyla ilgili olarak, "Bu filmde yer alan kişi ve kurumların birbiriyle ilişkisi yoktur. Editoryal bir tercihle gizlilik sözleşmeleri kapsamında röportaj verenlerin isimleri birbirlerine bildirilmemiştir." açıklaması yer alıyor. 

1 2 ... 4 5 6 7 8 9 10 ... 13 14