28 Mayıs Salı 2024
2 yıl önce

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Canikli: İBB 732 milyon TL'lik yolsuzluk yaptı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Nurettin Canikli, TBMM Genel Kurulunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi üzerinde AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, bütçelerin önemli bir kaleminin de belediyelere aktarıldığını söyledi. Belediyelere aktarılan kaynakların yerinde kullanılıp kullanılmadığının önem arz ettiğini belirten Canikli, bunun milletin menfaatine harcanıp harcanmadığının denetlenmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesince gerçekleştirilen bazı ihalelerde usulsüzlükler olduğunu savunan Canikli, otobüs bakım ve onarım hizmetleriyle ilgili ihaleleri Ulaşım İç ve Dış Ticaret AŞ isimli bir şirketin aldığını anlattı. Canikli, 7 ihalede ortalama yaklaşık maliyete göre indirim oranının yüzde 1 olduğunu kaydetti. Nurettin Canikli, AK Parti döneminde bu ihalelerin ortalama indirim oranının yüzde 22 olduğuna dikkati çekerek, "Yarışmanın olduğu hiçbir normal ihalede, ihale rakamı kesinlikle yaklaşık maliyet rakamına yaklaşmaz. Onun çok altındadır" diye konuştu. 'Fütursuzca soygun yapılıyor' Sistematik bir organizasyon olduğunu söyleyen Canikli, "Sadece belli firmalar giriyor, o firmalara diyorlar ki 'Siz, eksik belge verin, ihale dışı kalın'. Tek başına ihaleyi alan o firmaya da yaklaşık maliyet rakamı idare tarafından bildiriliyor, söyleniyor. Yoksa o rakamı yakalaması mümkün değil, eşyanın tabiatına aykırı, milyonda bir ihtimal. Hepsinde tam bir tezgah kurulmuş. Saadet zinciri. Müthiş bir organizasyon" dedi. Göz göre göre fütursuzca soygun yapıldığını ifade eden Canikli, şunları söyledi: "Maliye müfettişliği görevinde bu tür soruşturmaları çok yaptım. Kanuna, mevzuata aykırılıklarla karşılaştık, gereği yapıldı. Sistematik bir yolsuzlukla hiç karşılaşmadık bugüne kadar. Tarihin en büyük yolsuzluğu. Sadece 7 ihale. 1993'teki İSKİ skandalı bunun yanında devede kulak kalır. Sizin de sorumluluğunuz var. 'Duymadık, bilmedik' demeyin, onun için söylüyorum. Şimdi yapılması gereken şu; gideceksiniz, hesap soracaksınız. Tamam, Sayın Kılıçdaroğlu TÜİK'e gidin ama önce baskını buraya yapın. Şu ara biz bu görüşmelere devam ederken orada ihale yapılıyor ve belediye, devlet soyuluyor. Bugüne kadar bu şirkete 1.8 milyar liralık ihale verilmiş." Canikli, diğer ihalelere de göz attığını ancak ayrıntılı inceleyemediğini dile getirerek, İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılan toplu taşıma ihalelerinde de yaklaşık maliyete göre indirim oranının yüzde 1 civarında olduğunu belirtti. 'Belediyenin borcu katlandı' CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kara kış fonundan bahsettiğini anımsatan Canikli, "700 milyon fazla ödeme var. Gidin alın. Belediye sizin belediye. Hırsızlık var, haksız kazanç var. Belediye, devlet zarara uğratılıyor. Gidin alın, kara kış fonu olarak kullanın. Uzağa gitmenize gerek yok" ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi devralındığında 23 milyar lira olan borcunun 2020 sonu itibariyle 45 milyar liraya çıktığını, şu anda 100 milyar lirayı geçtiğini ve borcun katlandığını vurgulayan Canikli, yatırımların, sosyal harcamaların azaltıldığını belirtti. Canikli, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin koalisyonla yönetildiğini dile getirerek, "Parlamenter sistem olayını bir kez daha düşünün. Bir koalisyon söz konusu olduğunda nasıl bir yönetim tarzı ortaya çıkıyor İstanbul Büyükşehir Belediyesinde bunu somut olarak gördük, yaşıyoruz. Türkiye geriye gitmeyecek. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Türkiye büyümeye, güçlenmeye devam edecek. Türkiye bölgesinde ve küresel ölçekte oyun kurucu bir ülke olmaya devam edecek. Kim ne derse desin Türkiye'nin bu yürüyüşünü hiç kimse durduramayacak" diye konuştu. 'Her türlü rezilliğin hesabını siyaseten de soracağız' CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Canikli'nin yaptığı konuşmanın bütçeyle alakalı olmadığını savunarak, "Bir ülkenin bütçesi hakkında grubu adına 30 dakika gibi bir süre alıp, söyleyecek hiçbir şeyi olmayıp, içinde bulundukları tükenmişlikten meseleyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sayıştay raporuna getirecek duruma Allah kimseyi düşürmesin" dedi. Özel, Canikli'nin, Sayıştay raporundaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sorulan sorulara cevaplarını da okumasını istedi. 'Hırsızlık' kelimesinin de yargı önünde hesabını soracaklarını söyleyen Özel, "Geçmişte yaptığınız her türlü rezaletin hesabını siyaseten de soracağız. Günü gelince Yüce Divan yargılamasını dikkatle takip edeceğiz sizin için" diye konuştu.

2 yıl önce

İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyelerinde büyük borç ve yolsuzluk batağı

Sayıştay'ın 2020 raporunda, CHP'li İzmir, Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediyelerinin usulsüz işlemleri ve şirketlerin batma noktasına geldiği detaylarıyla anlatıldı. Sayıştay'ın 2020 raporunda CHP'li İstanbul, İzmir ve Ankara büyükşehir belediyelerinin usulsüz işlemleri ve bağlı şirketlerin içinde bulunduğu borç batağı yer aldı. Akşam Gazetesi'nin haberine göre, Üç büyükşehir belediyesini yönetemeyen CHP'li yöneticilerin usulsüzlüklerine ilişkin Sayıştay'ın tespitleri şöyle: BORÇ BİR YILDA YÜZDE 50 ARTTI İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne dair raporda, belediyenin borç batağında olduğu belirlendi. Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB nin, 2020 yılında toplam borcunun bir önceki yıla göre 12,5 milyar TL artarak 43,4 milyar TL'ye çıktığı ortaya görüldü. İBB'nin borçlarının 2019 yılına göre yüzde 40,65 oranında arttığı tespit edildi. HİZMET VE YATIRIMLARA YANSIDI İBB'nin kısa vadeli borçları 2019 yılında 11,37 milyar TL iken 2020 yılında 14,59 milyar TL'ye çıktı. 1 yılda uzun vadeli borçları ise 19,49 milyar TL'den 28,81 milyara çıktı. Bir yıl içerisinde yaklaşık yüzde 50 artış gerçekleşti. Raporda, 2020 yılında İBB'nin günlük 59 milyon harcadığı ve bütçe açığının 1 milyar 852 milyon TL olduğu ortaya çıktı. Sayıştay raorunda 2020 yılı bütçe kalemlerinde en dikkat çekenlerden birisi de yatırım harcamalarının yüzde 14,19 azalması oldu. USULSÜZ İHALELER ANKARA'YI BATIRDI Mansur Yavaş'ın yönettiği Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde mali tablodaki olumsuz durum şu başlıklarla yer aldı: HALK EKMEK: Ankara Halk Ekmek'te yükleniciler un temininde sıkıntı yaşadıklarını ve sözleşmeleriyle taahhüt ettikleri un tedarikini sağlayamayacaklarını belirterek sözleşmelerini feshetmek istedi. %80 feshedildi. Yüklenicilerle yeni sözleşmeler imzalandı. Ancak daha önce yüklencilerin yerine getiremeyeceğini bildirdiği un miktarından daha fazla miktarlarda anlaşmalar imzalanması raporda "anlaşılır" bulunmadı. KAPALI TEKLİF İHALE: İhaleleri şeffaf yaptığını iddia eden Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin kapalı teklif usulü işlemleri raporda yer aldı. Sayıştay, ABB'nin katılımın kısıtlandığı kapalı teklif usulü ihalelerle istediği kişi ve şirketleri alt kiracı olarak belirlediğini tespit etti. KÖMÜR İHALESİ USULSÜZ: ABB tarafından her sene gerçekleştirilen ve rutin hale gelmiş olan kömür alımı ve dağıtılması işi de pazarlık usulüyle yapıldı. Bu ihalede de hülle yöntemi kullanıldı. 50 bin ton kömür alımı ve dağıtımı işi için belli firmalara davet yazıldı. En düşük teklifi veren firma defalarca reddedildi. Kömür miktarı da 38 bin 25 tona düşürüldü. En düşük teklifi veren firma ihaleye davet edilmedi. İhaleyi, belediye şirketi aldı işi de bir alt firmaya yaptırdı. PANDEMİ BAHANE OLDU: Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Plent- Miks Temel ve İki Tabaka Astarlı Bitümlü Sathi Kaplama Yapım İşi'nde usulsüzlük yapıldığı ortaya çıktı. Raporda ihale bedelinin 92 milyon TL'nin üzerinde olduğu belirtildi. Pandemi gereçkçe gösterilip ihalenin usulsüz yapıldığı anlatıldı. ANFA BATIYOR: Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin çoğunluk hissesine sahip olduğu ANFA, yüksek miktarda zarar ediyor. ABB'ye yapılan işler karşılığındaki hakedişler zamanında alınamadı, şirket, vergi ve SGK borçlarını dahi zamanında ödemiyor. ANFA'nın ödenemeyen 105.094.632,98 TL vergi borcu için yapılandırmaya gidildiği halde toplam borç 127.129.743,48 TL'ye çıktı. YANDAŞ VAKIFLARA KAYNAK AKTARILDI Sayıştay raporunda; İzmir Büyükşehir Belediye teşebbüslerinin sürekli zarar etmesi sebebiyle her yıl belediye bütçesinden sermaye artırımına gidildiği belirtildi. 2014-2020 yılları arasında bu tutarın 2 milyar 758 milyon 302 bin 706 TL olduğu ortaya çıktı. Raporda ilgili yasa gereği, Selçuk Belediyesi'nin otogar olarak kullandığı taşınmazın bedelsiz olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne devri yapılması gerekirken, Selçuk'a 21 milyon TL kamulaştırma bedeli ödendiği belirlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ruhsatsız bina inşa edildiği ve ruhsatsız bu binanın Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na (TEGEV) usulsüz olarak tahsis edildiği belirtildi. TEGEV'e tahsis edilen ruhsatsız binaya ait enerji giderlerinin de yine İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinden karşılandığı ifade edildi. AKARYAKIT POMPASI CHP'Lİ PM ÜYESİNE İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesinin sahip olduğu bir şirketten 2019-2020 yıllarında 33.358,60 TL tutarında, bağlı kuruluşu ESHOT tarafından da 2020 yılında 664.908,63 TL tutarında alım yapıldığı tespit edildi. Raporda, belediye meclis üyesinin ihale almasının kanuna aykırı olduğu ifade edildi. CHP'li meclis üyesi ve Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ'un ortağı olduğu petrol ürünleri şirketine ihale verilmesi, basında da yer almıştı. İduğ'un ESHOT'a madeni yağ sattığı ifade edilmişti.

2 yıl önce

AK Partili Göksu, İBB'de sadece bir yılda 1.5 milyar TL yolsuzluk yapıldığı açıkladı: “CHP daha önce İSKİ'den gitti, bu kez İETT'den gidecek"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Tevfik Göksu, İBB'deki yolsuzlukları belediye meclisinde tek tek ifşa etti.  "BİR YILDA 1.5 MİLYAR TL YOLSUZLUK" Göksu, "Meclis Denetim Komisyonu’nun raporuna göre İBB’nin 2021’deki toplam 8 milyar TL ihalesinde 1.5 milyar TL yolsuzluk yapılmış. Sadece İETT'deki karabatak size tarihi vesika olarak yeter. Daha önce CHP, İSKİ'den gitmişti, bu kez İETT'den gidecek. Büyükşehir Belediye Başkanı bu yolsuzluğa ortak değilse, yüreği yetiyorsa bu denetim komisyonu raporunu yargıya taşır" dedi. 

1 yıl önce

CHP’li Adalar Belediyesi’nin yolsuzluklarını ortaya çıkaran gazeteci darp edildi

Yeni Akit Gazetesi’nden Zekeriya Say, CHP’li Erdem Gül’ün başkanlığını yaptığı Adalar Belediyesi’ndeki yolsuzlukları ortaya çıkaran gazeteci Serkan Güngör’ün kürekle darp edildiğini duyurdu. https://twitter.com/zekeriya_say/status/1536374615278338048?s=21&t=brGGim9OcQVk0wMvkB7m0A Say, “CHP'li belediyelerde dönen yolsuzlukları yazan bir gazeteci daha ölümüne darp edildi. Başkanlığını Erdem Gül'ün yaptığı Adalar Belediyesi'nin yolsuzluklarını ifşa eden Serkan Güngör, Büyükada'da kürekle darp edildi. Şu an Lütfü Kırdar'da ölümle pençeleşiyor.” dedi. Say, daha önce de CHP’li belediyelerin yolsuzluklarını ortaya çıkaran gazetecilerin darp edildiğini belirterek, “Önce Mersin'de yerel bir gazeteye hayvan yemi attılar. Ardından gazeteci dostum Zeynel Boğan'ı muşta ile darp ettiler. Sonra Ergün Poyraz'ı az kalsın öldürdüler. Bugün de, Büyükada'da Serkan Güngör'ü kürekle dövdüler. Yeter ulan CHP!” dedi. https://twitter.com/zekeriya_say/status/1536376994832711681?s=21&t=brGGim9OcQVk0wMvkB7m0A

1 yıl önce

CHP'li İBB hakkında rapor: Yolsuzluk var

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) AK Parti Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, 2019-2021 yıllarındaki ihalelere ilişkin CHP'li Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB'yi zora sokacak İETT araştırma raporunu meclise sundu. Kaynar, '2019-2021 yıllarında otobüs bakım-onarım işlerinin yüzde 44'ü, otobüs alım ihalelerinin ise yüzde 48'i Ulaşım İç ve Dış Ticaret AŞ'ye verilmiş gözüküyor. İddiaların odağında bir firma. Bu firmaya 3 yılda toplam 2 milyar 114 milyon 164 bin 630 liralık ihale verilmiş. 'Yolsuzluk var.' diyoruz. 'Kamunun, İETT'nin, gariban yolcunun bilet paraları alınarak firmalara aktarılmış' diyoruz' ifadelerini kullandı. İBB Meclisi haziran ayı ikinci oturumu, Meclis 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı. Oturumda İETT araç alım-bakımlarını inceleme ve araştırma raporunu sunan Muhammet Kaynar, raporun İETT'nin verdiği bilgi ve belgeler sonucu hazırlandığını, istedikleri bazı belgelerin ise verilmediğini söyledi. Otobüs alımı ve bakım-onarımıyla ilgili rakamın 2019-2021 yıllarında 3 milyar 979 milyon 439 bin lira olduğunu vurgulayan Kaynar, "Bu maalesef hizmetin arttığı anlamına gelmiyor. Aynı hizmetin daha kalitesizi daha pahalıya alındığı için miktarlar artıyor. Sadece harcama miktarı arttı. Hizmetlerde artış ya da iyileşme maalesef yok." dedi. Kaynar, 2019-2021 arasındaki ihalelerle ilgili bilgileri paylaşacağını kaydederek "Ulaşım İç ve Dış Ticaret şirketi 15 ihale almış gözüküyor. Netice olarak 2019-2021 yıllarında otobüs bakım-onarım işlerinin yüzde 44'ü, otobüs alım ihalelerinin ise yüzde 48'i Ulaşım İç ve Dış Ticaret AŞ'ye verilmiş gözüküyor. İddiaların odağında bir firma. Bu firmaya 3 yılda toplam 2 milyar 114 milyon 164 bin 630 liralık ihale verilmiş." ifadesini kullandı. İhalelerin, temel usul olan açık ihale usulü terk edilerek ilan yapılmadan pazarlık usulüyle gerçekleştiğini söyleyen Kaynar, "Bakım-onarım ihalelerinin 589 milyon 568 bin 628 liralık kısmının davet usulüyle yapıldığı tespit edilmiştir. Rekabete açık olmayan bu alımlarda yaklaşık maliyete göre kırım oranı ortalaması sembolik rakamlarda kalmıştır. Bu rakam yüzde 1,49. İhalelerde, ihaleyi alan firmadan daha düşük teklif veren firmalar geçici teminat mektubunu sunmamış gibi gösterilerek ihale dışı bırakılmış, tek kalan firmanın yaklaşık maliyete göre oldukça düşük miktarlarda teklifi kabul edilerek ihale yapılmıştır. Böylece yüksek miktarlarda kamu zararı oluşmuştur." dedi. "İETT ve otobüs denilince akla kim gelir?" Bakım-onarım ihalelerinde firmaların geçici teminat mektubu vermedikleri gerekçesiyle ihaleden çıkarılmalarının inandırıcı olmadığını dile getiren Kaynar, "Yapılması gereken en masum şey, bu ihaleyi iptal edip yeniden ihale açmaktır. Ama bunu yapmak yerine Ulaşım İç Dış Ticaret'e bu ihale binde 5 kırımla verilmiş. İhaleyi alan kim? Ulaşım İç Dış Ticaret. Artık bu firmayı herkes öğrendi sanırım. Kimdir bu firma? 2019'dan itibaren İBB'nin ulaşım işleriyle yakından ilgilenen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın hamisi olduğu şirket. İETT ve otobüs denilince akla kim gelir? Ulaşım İç ve Dış Ticaret." dedi. Kaynar, ihalelerde yaklaşık maliyetin gizli olduğunu ve açıklanmasının suç teşkil ettiğini belirterek "Ama ne hikmetse biraz önce örneğini verdiğim ihalelerde ihaleyi alan firma birebir yaklaşık maliyeti tutturmuş. Böyle bir tesadüf olabilir mi? Herhalde kuşlar haber vermiş. Saydığım 5 ihalede İETT'nin zararı 1 milyar lira. Bakım-onarım ihalesinin teknik şartnamesinde yol-yolcu-sürücü emniyetine ilişkin itirazlar dikkate alınmadan ihale sonuçlandırılmış, bu şekilde yapılan ihaleler sonucu İETT araçlarında yoğun arızalar ve yolda kalmalar olmuştur." ifadelerini kullandı. Mercedes araçların bakım-onarım ihalesine firmanın katılmak istediğini vurgulayan Kaynar, "Şartnameye itiraz ediyor. 'Yıllardır yıpranmış ilgili kapsamın kısmi geçici onarım ve değişim ile devam etmesi yol, yolcu, sürücü emniyeti açısından risklidir. Söz konusu kapsamın orijinal yedek parçayla değiştirilmesi gerekmektedir. Mevcut yıpranma ve yaşlanma sebebiyle ömrünü tamamlamaya yaklaşmış kapsamın değişmemesi durumunda yolda kalma ve yüksek yolcu memnuniyetsizliği riski vardır. Metrobüs dışında kullanılmış araçların metrobüs hattında kullanılması da yol, yolcu, sürücü emniyeti açısından risk teşkil etmektedir.' diyor. Ancak Ulaşım İç ve Dış Ticaret'e verilen en büyük ihale olan bu 547 milyon 425 bin liralık ihale de buna rağmen yapılıyor. Mercedes Benz firması bu itirazları sebebiyle girmemiş oluyor. Sonuçta 41 gün önce bu araçların bakımını yapan, eksiklikleri, arızaları bilen bu firmanın söylediği olay gerçekleşiyor. İhaleden sonra 134 araç arıza sebebiyle İETT garajına, 244 araç da Hasanpaşa garajına dönüyor. Yani 378 araç bir ayda garaja dönüyor. CHP anlayışında Mercedes firması da olsanız, Mercedes aracını bakmayı sizden daha iyi bilen mutlaka bir CHP'li vardır." dedi. İBB AK Parti Grup Sözcüsü Faruk Gökkuş da "İYİ Parti sözcüsünün ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Yalan bilgiler veriyor. Burada olmayanları itham ediyor. AK Parti Türkiye'yi yollarla, hastanelerle donattı. Yaşam kalitesini artırdı. Meyve veren ağaç taşlanır. Biz Türkiye'yi büyütmeye çalışıyoruz." diye konuştu. Bunun üzerine Muhammet Kaynar, "İETT araştırma komisyonunun raporunu sundum. Suat Bey'den raporla ilgili eleştirilerini, bahsi geçen konulara ilişkin cevabını bekliyordum. Bu raporda yazan her husus resmi belgesiyle mevcut. Yapılan 14 ihalenin 14'ü de problemli. Ulaşım İç ve Dış Ticaret'e verilen ihalelerin tamamında hukuki anlamda problem var." ifadesini kullandı. "Yolsuzluk var" Kaynar'ın "Cevap bu. Tahripçi zihniyetten başka bir şey beklenmez. Tamtamcı bunlar. Memlekete çakılmış bir çivileri yok." sözleri AK Parti ve MHP'li meclis üyelerince alkışlandı. Sözlerine devam eden Kaynar, "'Yolsuzluk var.' diyoruz. 'Kamunun, İETT'nin, gariban yolcunun bilet paraları alınarak firmalara aktarılmış' diyoruz. Bunun cevabı masaya vurmak mıdır?" ifadesini kullandı.

1 yıl önce

İzmir Menderes Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 26 şüpheli yakalandı

Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, Menderes Belediyesindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçu kapsamında çöp toplama, iş makinesi ve araç kiralama ihalelerinde usulsüzlükler yapılarak yaklaşık 10 milyon liralık kamu zararının oluşmasında sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla 28 kişi hakkında yakalama kararı verildi. İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin sabah saatlerinde başlattığı operasyonda aralarında belediyenin temizlik işleri müdürü ve yazı işleri müdürünün de bulunduğu şüphelilerden 26'sı yakalandı, 2'si ile ilgili çalışmanın sürdüğü belirtildi.

1 yıl önce

Soner Çam’dan Ümit Özdağ’a yolsuzluk eleştirisi: “Paraları şahsına istedi”

Zafer Partisi’nin Kurucular Kurulu Toplantısı sonrasında parti içindeki muhaliflerden Soner Çam ve Çetin Davarcı darp edilmişti. Soner Çam, 25 Eylül’de gerçekleşen olayda, saldırganları Ümit Özdağ‘ın azmettirdiğini ileri sürmüştü. Eskişehir’de yaptığı basın açıklamasında gerçekleştirilen saldırının nedenine değinen Çam, parti gönüllülerinin yaptığı bağışların bir kısmının Zafer Partisi’ne değil, kişilere aktarıldığını, bu vaka tarafınca ortaya çıkarılınca söz konusu linç girişiminin gerçekleştirildiğini ileri sürdü. “BAĞIŞLARIN PARTİYE DİREKT YA DA DOLAYLI YOLLAR İLE DEĞİL DE, SADECE ŞAHSINA VERİLMESİNİ İSTEDİ” Ümit Özdağ’ın sığınmacıları bahane eden bir ‘provokatör’ olduğunu söyleyen Çam, “Ben partinin ihtiyaçlarını giderdiğim bir dönemde, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ bundan sonra yapacağım bağışların partiye direkt ya da dolaylı yollar ile değil de, sadece şahsına verilmesini istedi. Bununla ilgili şahsımı ikna etmek için bir kaç gerekçe saydı. Parti kurulmadan önce Ayyıldız Hareketi sürecinde parti kurulması için benden birkaç defa para istedi. Bana para toplama yetkisi de verdi. Ben de kendisinin şahsi banka hesabına parayı gönderdim. İlerleyen süreçte partide benim gibi birçok arkadaştan para aldığını öğrenince durumdan şüphelenip, parti muhasebesinde verdiğim paraların karşılığını bulmaya çalıştım. Bir süre araştırmalarda bulunduktan sonra bizlerden ve tanımadığımız birçok kişiden topladığı, paraların parti kayıtlarına girmediğine şahit oldum. İşte her şey böyle başladı. Durumu kendisine ilettim, kibar bir şekilde konuşmaya öğrenmeye çalıştım. Akabinde benden aldığı paraları ya iade etmesini ya da genel merkeze aktarmasını, partiye kullanması gerektiğini söyledim. Fakat her defasında kendisi konuşmayı ya kesti ya da müsait olmadığını söyledi ve devamında bana karşı agresif tutumlar geliştirmeye başladı” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/mehmetardic_/status/1574108010158473217?s=46&t=FE4fc6IxM5qCbT1vBZSQIQ “BU SALDIRIDA ŞAHSIM VE MÜCADELE ARKADAŞIM, YAKLAŞIK 20 KİŞİLİK PARTİ GRUBU TARAFINDAN DARP EDİLDİ” Konuşmasının sonunda şahsına ve arkadaşlarına düzenlenen saldırıya değinen Çam, yaklaşık 20 kişilik parti grubu tarafından darp edildiğini söyledi. Çocuğu yaşındaki kimseler tarafından darp edilmenin onurunu kırdığını vurgulayan Çam, “Basına da yansıdığı üzere, 25 Eylül Pazar günü Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi olarak katıldığım toplantıda, şahsım ve arkadaşlarıma toplumumuzca kabul edilemez, Türk gelenek ve göreneklerini ayaklar altına alan bir saldırı düzenlendi. Bu saldırıda şahsım ve mücadele arkadaşım, yaklaşık 20 kişilik parti grubu tarafından darp edildi, çocuğum yaşındaki kimseler tarafından onurum kırılmak istendi. Aynı gün kıymetli eşim ve evlatlarım sosyal medyadan bana yapılan saldırı görüntülerine şahit olmuş, ruh dünyalarında büyük bir manevi yıkım yaşamışlardır. Henüz küçücük olan kız evladımın etrafında olup biten konuşmalara şahit olup, eve döndüğümde ağlayarak bana sarılması, yüreğimde ve zihnimde tarif edilemez bir üzüntü yaşamama sebep olmuştur” diye konuştu.

1 yıl önce

Soner Çam’dan Ümit Özdağ’a yeni yolsuzluk suçlaması! “Partiye yardım diye alıp, parti kayıtlarına sokmadığın paraları itiraf et!”

Zafer Partisi’nin Kurucular Kurulu Toplantısı sonrasında parti içindeki muhaliflerden Soner Çam ve Çetin Davarcı darp edilmişti. Soner Çam, 25 Eylül’de gerçekleşen olayda, saldırganları Ümit Özdağ‘ın azmettirdiğini ileri sürmüştü. Eskişehir’de yaptığı basın açıklamasında gerçekleştirilen saldırının nedenine değinen Çam, parti gönüllülerinin yaptığı bağışların bir kısmının Zafer Partisi’ne değil, kişilere aktarıldığını, bu vaka tarafınca ortaya çıkarılınca söz konusu linç girişiminin gerçekleştiğini söylemişti. “GERİ SAYIM BAŞLADI” Soner Çam sosyal medya hesabından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile ilgili yeni yolsuzluk açıklamasında bulunarak, “Partiye yardım diye alıp, parti kayıtlarına sokmadığın paraları itiraf et! Dekontlar geliyor yoksa. Geri sayım başladı, saatini ayarla” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/sonercamtrainer/status/1578403281612820481?s=46&t=93dt7028LMLQdy1MSPdszg

1 2 3