17 Ağustos Çarşamba 2022

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İdlib'de yapımı süren briket evleri inceledi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İdlib'de yapımı süren briket evleri inceledi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İdlib bölgesinde planlanan yaklaşık 63 bin 500 briket evden 52 bin 500'ünün tamamlandığını, evlerden 46 bininin ailelere teslim edildiğini söyledi.

 

Bakan Soylu, Hatay Valisi Rahmi Doğan ve Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Yunus Sezer ile AFAD koordinasyonunda İdlib bölgesinde yapımı devam eden briket evlerde incelemede bulundu.

Yapımı tamamlanan evlere yerleşenler ile çadırda kalan aileleri de ziyaret eden Soylu, ailelere Türk halkı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti.

 

Burada AFAD tarafından hazırlanan yardım kolilerinin dağıtımına eşlik eden Soylu, çocuklara da oyuncak ve çikolata verdi.

 

İncelemesinin ardından açıklamalarda bulunan yapan Soylu, İdlib'de yaklaşık 3,9 milyon kişinin yaşadığını belirterek, AFAD koordinesindeki kurumların ve sivil toplum örgütlerinin buradaki insanlara destek olmak için çalıştığını söyledi.

 

Bakan Soylu, bölgede yaklaşık 2 bin 900 briket evin olduğunu ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, kabinemizin ve bütün arkadaşlarımızın yaptırdıkları evler de bu bölgede. Buralarda yüz binlerce insan yaşıyor. Şu ana kadar İdlib bölgesinde yaklaşık 63 bin 500 briket ev planlandı. Bunlardan 52 bin 500'ü tamamlandı, 7 bin 500'ünün daha yapımına başlandı. Yapımı tamamlananlardan yaklaşık 46 bini teslim edildi." diye konuştu.

 

Göç eden insanların kış nedeniyle zorluk yaşadığını anlatan Soylu, şunları kaydetti:

"Bu 63 bin 500 briket evin aslında bir önemi var. Bu insanların kaldığı çadırlı bölgeye de gittik. Kışın buradan farklı manzaralar da geldi. Esas itibarıyla biz onlarla da ilgileniyoruz. Onlar bazen konuşlanması lazım gelen yerlerde, bizim önerdiğimiz bölgelerde kalmıyorlar, tarım arazilerinde kalıyorlar. Bu da tabii çok doğal olarak çamur ve toprak oluyor, yaşanması zor bir halle karşı karşıya kalınıyor."

 

"BÜYÜK BİR SINAVDAN GEÇİYORUZ"

 

Soylu, Yunanistan tarafından geri itilen 19 düzensiz göçmenin donarak hayatını kaybetmesine değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

"Biz büyük, asil bir milletin evlatlarıyız. Bir büyük sınavdan geçiyoruz. Yerlerinden, topraklarından edilmiş insanların zorluklarına el atacak mıyız atmayacak mıyız, varlığımız bizi şımartacak mı şımartmayacak mı, komşularımıza sırtımızı dönecek miyiz dönmeyecek miyiz? Büyük bir sınavdan geçiyoruz ama bu büyük milletimiz bu sınavdan geri kalmıyor. Belki şu cümleyi söylemek çok yerinde olur. Bu sınavda vahşi batının o acımasız kollarına bu mazlum insanları bırakmıyoruz. Eğer bıraksak ne olacak? Yunan sınırında 19 kişiyi acımasızca donmaya, ölmeye iten ve bunun için de vicdanında en ufak bir sıkıntı olmayan bir anlayışın insafına terk ederiz bu insanları."

 

"KÜRESEL GÜÇLERİN TEPİNME SAHASI OLMASI VİCDANIMIZI ZEDELİYOR"

 

Briket evlerin, aileler için önemine vurgu yapan Bakan Soylu, şöyle devam etti:

 

"Burada yapılan briket evler sayesinde rahat, en azından çadırlarda olmadan kıştan kendilerini koruyabilecek ve bir aile bütünlüğü içerisinde yaşayabilecekleri bir anlayış burada sergileniyor. Sadece bu değil, kömüründen sağlık malzemelerine, gıdasından battaniyesine kadar yardımlar dağıtılıyor. Burada devletimizden, AFAD, Kızılay ve Diyanetimizden, bütün sivil toplum örgütlerimizden, her birinden Allah razı olsun. Burayı bir an olsun yalnız bırakmıyorlar. Buna aynı şekilde devam edeceğiz. Kardeşlerimiz ve biz yalnız bırakmayacağız. Buranın dünyadaki küresel güçlerin tepinme sahası olması vicdanımızı zedeliyor. Onun için bu insanların mazlumluğunun en büyük güç olduğuna inananlardanız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan buradan elimizi çekmememizi, insani olarak sürekli burada bulunmamızı ve bu bölgelerdeki hayat standartlarını sürekli olarak yükseltilmesini talimatlandırdı. Bu çerçevede bütün kurumlarımız da çalışıyor."

 

Soylu, AFAD koordinasyonunda son günlerde toplanan 16 tır insani yardım malzemesinin göçmenlere ulaştırıldığını belirterek, sivil toplum örgütlerinin ve kurumların kış boyunca binlerce yardım tırıyla göçmenleri yalnız bırakmadığını dile getirdi.

 

Çok sayıda kişinin elinden geleni yaptığını söyleyen Bakan Soylu, "Allah bu sınavda bizi insanlığa mahcup etmesin. Sorumluluğumuz odur, ona inanıyoruz. Çocukların cıvıltısını duyuyorsunuz. Bu çocukları yalnız bırakmak, soğuğa terk etmek, geleceklerini travmalı yaşamalarına neden olmak en büyük insanlık suçudur. Biz bu suçun ortağı değiliz. Tam tersine insanlığı bu suça ortak olmamaları için yıllardır uyarıyoruz." dedi.

 

"Dünyanın acımasız rekabetine vicdanımızı teslim etmeyeceğiz"

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, briket evlerin yanı sıra altyapı çalışmalarının da yapıldığının altını çizerek, şunları aktardı:

 

"Geçen yıl bu bölgelere 5-6 defa gittik, geldik. Bu yıl ilk gelişimiz ama Allah inşallah daha fazla gelmeyi nasip eder. Buradaki kardeşlerimizi bu çadır hayatından, zorluk hayatından kurtarmak, bastığımız taşa kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın düşüncesiyle gerçekleşmiştir. Bu briket evleri yapıyoruz ama onlara doğru dürüst bir altyapı da yapmamız lazım. Özellikle şu yolların kilit taşlarının da yapılması, gerekeni bizatihi Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle gerçekleştirdik."

 

Sadece İdlib'de değil dünyanın birçok yerinde yardım çalışmalarının yürütüldüğünü vurgulayan İçişleri Bakanı Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz büyük bir milletiz. Bu arkadaşlarımızın hepsiyle Bangladeş'te, Yemen'de, Arakan Müslümanlarıyla, Lübnan'da, Afganistan'da, dünyanın birçok noktasında beraberiz. Afganistan'da birinci trenimizi gönderdik. İkinci trenimiz de şimdi 850 ton hazırlandı, doldu. İnşallah önümüzdeki hafta içerisinde göndereceğiz. Elbette zorluklar çekiyoruz ama zorlukları çekerken yanı başımızda olan insanlık dramına da duyarsız kalmak bizim milletimizle hiç örtüşmeyecek bir karakterdir. Hep beraber çaba göstereceğiz ve bu çocukların yarınlara ait bu anlayışı hep beraber oluşturacağız. Onlar da 9 aylık doğdu biz de, onlar da insan biz de insanız. Onun için dünyanın acımasız rekabetine vicdanımızı teslim etmeyeceğiz. Etmediğimizi de hep beraber Allah'a şükür gösteriyoruz. Allah bizi bu yoldan ayırmasın. Doğrusu da odur. Allah yardımcımız olsun. Milletimize de buradan medyun-u şükranız. Paylaşmayı, yardımseverliği, komşuyu, çocuğu, büyüğü, yerinden edilmişi bilen bir milletin mensuplarıyız."

Yeni Yorum