28 Kasım Pazar 2021
6 gün önce

Belarus-Polonya sınırından Avrupa'ya geçmeyi amaçlayan göçmenler, Almanya'da yaşama umuduyla sınır bölgesindeki bekleyişlerini sürdürüyor

Belarus'un Grodno şehrindeki Bruzgi sınır bölgesindeki kişilerin büyük çoğunluğu Irak'ın kuzeyinden geliyor. Vize alarak Belarus'a gelen, Avrupa'ya göçme arayışıyla bu ülkeden de Polonya'ya geçmeye çalışan kişiler, kendileri için ayrılan lojistik merkezindeki kapalı alanda beklerken ümitlerini de kaybetmiyor. Çok sayıda çocuk ve kadının aralarında bulunduğu 2 bin civarındaki kişi, ülkelerindeki zor koşullardan dolayı daha iyi bir yaşam için özellikle Almanya'ya gitme amacıyla ülkelerini terk etmiş durumda. Polonya'nın sınırlarını açarak Almanya'nın kendilerini kabul etmesini bekleyen bu kalabalık, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ile Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yaptığı telefon görüşmeleri sonrasında dikkatlerini AB'den gelecek haberlere çevirdi. Lukaşenko, Merkel'e Polonya üzerinden bir koridor açarak sınır boyundaki 2 bin civarındaki göçmenin Almanya'ya gönderilmesi konusundaki mekanizma önerisinde bulunmuştu. Merkel'in bu öneriyi Avrupa Birliği (AB) ile görüşeceği belirtilmişti. GÖÇMENLERİN GEREKÇESİ IRAK'TA YAŞAM KOŞULLARININ ZOR OLMASI Türkmenlerinden Mehmet, Kerkük'ten geldiğini ve Almanya'ya gitmek istediğini belirterek "Irak'ta bize bir şey vermeyecekler. Hakkımız yok orada. O yüzden buraya geldik." dedi. Mehmet, Irak'ın kuzeyinde Türkmenlerin ellerinden haklarının alındığına dikkat çekti. Almanya'da çalışmak istediğini anlatan Mehmet, "Orada iş var, orada çalışırız." diye konuştu. Irak'tan gelen 13 yaşındaki Fırat, Belarus-Polonya sınırına, Almanya'ya gitme hedefiyle geldiklerini söyledi. Fırat, Irak'ta yaşamanın zor, eğitimin de kötü olduğunu belirterek "Ben büyüyünce ne olacağım diye düşününce korkuyorum Irak'ta. Buraya Almanya'ya gitmek için geldim. Hedefim büyüyünce doktor olmak. Irak'ta bizim hakkımızı yiyorlar." diye konuştu. Polonya sınırına yakın ormanlık alanda 20 gün beklediklerini hatırlatan Fırat, "Irak'a gitmek istemiyoruz. Biz Almanya'ya gitmek istiyoruz. Okumak istiyoruz, bir yerimiz olsun istiyoruz." dedi. Irak'ın kuzeyinden gelen Royal Abdulvahid Ahmed, Almanya'ya veya Avrupa ülkelerinden birine gitmek istediğini belirterek "Çünkü benim ülkemde hayat yok." dedi. Ahmed, 10 gün ormanda sınır boyunda yaşadığını ifade ederek kendileri için ayrılan kapalı alanda uyuyabildiğini dile getirdi. Göçmenlerden Iraklı Süleyman da Belarus-Polonya sınırında Almanya'ya gitmek için beklediklerini ifade ederek "Çalışmak için, iyi bir gelecek, iyi bir iş için Almanya'ya gitmek istiyoruz. Benim bütün ümidim bu." diye konuştu. Ülkesinde iyi bir gelecek göremediğini anlatan Süleyman, sınırdaki bekleyişleri esnasında herhangi bir planı olmadığını, geleceklerini Almanya ve Avrupa'nın bildiğini ifade etti. Süleyman, Avrupa'nın kendilerine yardım etmesi halinde iyi bir geleceğe, ümide ve hayale sahip olacağını dile getirdi. Irak'tan Belarus'a gelerek Avrupa'ya gitmek isteyen Muhammed de Irak'ta yaşamak için yeteri kadar para kazanamadıklarını anlattı. Muhammed, "Orada verilen 300-400 dinarla ailemizi geçindiremiyoruz. Sekiz kişiyiz ve kirada kaldığımız için tahammül edemedik." dedi. Suriye'nin Humus şehrinden gelen Yusuf Maruf da Almanya'ya gitmek istediğini belirterek "Suriye'de evimiz yok. Orada hayat kötü. Benim Almanya'ya gitmem lazım. Ardından ailem Almanya'ya gidecek. Çünkü Suriye'de hayat yok." diye konuştu. Belarus-Polonya sınırında 8 Kasım'dan bu yana Avrupa'ya göçme arayışıyla çoğunluğu Irak ve Suriye'den gelerek Belarus üzerinden Polonya'ya geçmeye çalışan kişiler, ormanlık alanda kendi kurdukları kampta ve sınır önünde bekleyişini sürdürüyordu. Bir süre önce bu kişiler sınır boyunda kurdukları kampı tamamen boşaltarak Belarus hükümetinin bölgedeki hazırladığı kapalı alana geçmişti.

1 hafta önce

Fransa'da "sarı yelekliler" eyleminin 3'üncü yılı: Meydanlarda hazırlık

Fransa'da sarı yelekliler, gösterilerin 3'üncü yılında yeniden meydanlara iniyor... Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un politikaları nedeniyle giderek dibe vuran ekonomik koşullarını protesto eden eylemcilerin talepleri geçen 3 yılda değişmedi. Temel ihtiyaç malzemelerine gelen zamlar, alım gücünün daha da düşmesine neden olurken, eylemlerin başlangıç nedeni olarak gösterilen akaryakıt fiyatları, 2018 yılına göre yüzde 20 daha arttı. Eylemler ne zaman başladı? Fransa'da sarı yeleklilerin eylemleri akaryakıt zamlarına ve ekonomik koşulların kötüleşmesine tepki olarak 17 Kasım 2018'de başlamıştı. Gösteriler zamanla Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine karşı isyan ve öfkeye dönüşmüştü. Sık sık polisle göstericiler arasındaki çatışmalarla gündeme gelen eylemlerde, araçlar ateşe verilirken , sokaklar ise savaş alanına dönmüştü... 5 kişinin eli koptu, 20 kişi gözünü kaybetti Gösterilere, polisin protestoculara ve gazetecilere uyguladığı orantısız şiddet damgasını vurmuştu. 4'ü polis şiddeti nedeniyle 11 kişi yaşamını yitirmişti. 27'si gazeteci 770 kişi yaralanırken, 5 kişinin eli kopmuş, 30 kişi gözünü kaybemişti. Salgın tedbirleri nedeniyle geçen yıl gösteri düzenleyemeyen sarı yelekliler, son aylarda cumartesi günleri eylem yapsa da katılım çok düşük oluyordu.

1 hafta önce

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Donfried: Türkiye ile iş birliğimizi derinleştirme konusunda kararlıyız

ABD'nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Karen Donfried, Ankara ve İstanbul'u kapsayan Türkiye ziyaretini ve ikili ilişkilere dair güncel gelişmeleri değerlendirdi. Ziyaretinin ve temaslarının kapsamına ilişkin Donfried, "Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevimde nispeten yeniyim. Görev sürem içinde olabildiğince erken bir zamanda Türkiye'yi ziyaret etmek benim için çok önemliydi. Bu da Türkiye'nin köklü ve değerli bir NATO ortağı olduğunun göstergesi. Birçok ortak çıkarı paylaşıyoruz ve birlikte yapabileceğimiz çok şey var. Bundan dolayı Ankara'ya gelip bu görüşmeleri bizzat başlatmak için can atıyordum" ifadelerini kullandı. Karen Donfried, Türkiye ve ABD arasındaki diyalog mekanizmalarının ne kadar açık olduğunu ve ilişkilerde yoğun bir temas ve diyalog sürecine girilip girilmediğine ilişkin şunları söyledi: "Ziyaretimin zamanlamasının uygun olmasının bir nedeni de iki ülke cumhurbaşkanlarının, Başkan Biden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın G20 kapsamında Roma'da şahsen görüşme fırsatı bulmuş olması. Bu görüşmede, her iki taraf, birlikte etkin bir şekilde çalışabileceğimiz birçok konuda diyaloğumuzu derinleştirmemiz gerektiği hususunda hemfikir oldu. Bundan dolayı (Türk) Dışişleri Bakanlığındaki temaslarımın çoğu, iki ülke cumhurbaşkanlarının yaptığı görüşmeyi somut bir teklifle nasıl destekleyebileceğimize odaklandı ve ben, bu fikir alışverişini sürdürmeyi dört gözle bekliyorum." "Diyaloğun ABD ile Türkiye arasında düzenli şekilde devam ettiğini belirtmek isterim" Kendisinin ziyaretinin ardından ABD'den Türkiye'ye planlanan üst düzey ziyaretler olup olmadığına ilişkin Donfried, "Muhakkak, devamlılık arz eden fırsatlar olacaktır" dedi. Donfried, yakın zamana bakıldığında, Türkiye ile ABD arasında Yüksek Düzeyli Savunma Grup Toplantısı'nın Washington'da bu hafta düzenlendiğini hatırlatarak şöyle devam etti: "Dolayısıyla bu diyaloğun ABD ile Türkiye arasında çok düzenli şekilde devam ettiğini belirtmek isterim; bu üst düzey diyalog için bir sonraki fırsat, kasımın sonunda, aralık ayının başında düzenlenecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı olacak. Şüphesiz, iki dışişleri bakanımız NATO bağlamında, bizi orada birleştiren çok önemli gündem üzerinde birlikte çalışacak." NATO'nun gelecek 10 yıl için stratejik yönünü belirleyecek yeni bir kavram üzerinde anlaşmaya varacağı bir sonraki liderler zirvesinin haziranda Madrid'de düzenleneceğine dikkati çeken Donfried, "Bence bu, ABD ve Türkiye'ye, tüm NATO müttefiklerimizle birlikte bugün karşı karşıya olduğumuz hem bölgesel hem de küresel zorluklar hakkında stratejik düşünmek için harika bir fırsat sunuyor" diye konuştu. "Türkiye ile iş birliğimizi derinleştirme konusunda kararlıyız" Donfried, "ABD'nin Yunanistan'daki askeri varlığını artırması Türkiye'de rahatsızlık duyulmasına yol açtı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın Yunanistan Başbakanı Miçotakis'e Ortak Savunma İş Birliği Anlaşması'nın imzalanmasından sonra gönderdiği mektupta da 'iki ülkenin, barışı tehdit eden eylemlere karşı kararlılığı" ifadesi yer alıyor. ABD, Yunanistan'la birlikte Türkiye'ye karşı bir pozisyon mu alıyor?" sorusu üzerine şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunu duyduğuma çok üzüldüm, bunun Türkiye'de endişeye yol açmasına... Çünkü ABD'nin herhangi bir NATO müttefikiyle daha derin angajmanının olmasının iyi bir şey olduğunu düşünüyorum. ABD, Türkiye'deki iş birliğimizi derinleştirmekle de aynı derecede ilgileniyor. Elbette ziyaretimin amacı, ABD ve Türkiye'nin nasıl daha yakın çalışabileceğini Türk ortaklarımızla birlikte düşünmek. Yunanistan'la iş birliğine de kesinlikle bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum. Hatırlayacaksınız; Başkan Biden göreve geldiğinde 'Amerika yeniden' vurgusuyla ABD'nin kilit müttefiklerimizle ilişkilerimizi derinleştirmek, ittifaklarımızı ve ortaklıklarımızı yeniden canlandırmak arzusunu dile getirdi. ABD'nin, müttefiki Yunanistan'la yaptığı şeyin özünde bu var ve Türkiye ile iş birliğimizi derinleştirme konusunda da kararlıyız." "Birlikte çalışarak çözüme ulaşacağımızdan eminim" Donfried, "Türkiye, F-35'ler için 1,4 milyar dolar ödedi. Hem ABD hem de Türkiye'nin, her iki tarafın da bu paranın iade edilmesinde hemfikir olduğu anlaşılıyor. Bir yandan da F16'ların satın alınmasıyla, bu parada mahsuplaşmaya gidilebileceğine ilişkin devam eden görüşmeler var. Bu sürecin adresi Kongre midir? Eğer Kongreden onay alınamazsa ABD yönetimi, bu süreci, kısır döngüyü nasıl yönetecek?" şeklindeki soruya "ABD ve Türkiye, birçok yönü olan sağlam bir savunma ilişkisine sahiptir" yanıtını verdi. Washington'daki Yüksek Düzeyli Savunma Grup Toplantısı'nda bu konular dahil bir dizi başlığın ele alındığını aktaran ABD'li Bakan Yardımcısı Donfried, "Bence burada önemli olan; ABD ve Türkiye'nin bu konular üzerinde çalıştığı, devam eden bir sürecin olmasıdır. Birlikte çalışarak çözüme ulaşacağımızdan eminim" ifadesini kullandı. "Müttefik açısından, CAATSA'nın yasal gereklilikleri farklıdır" Donfried, "CAATSA yaptırımları söz konusu olduğunda, bir yanda ABD'nin, Kuzey Akımı 2 boru hattı projesine yönelik yaptırımlardan feragatı var. Diğer yandan Hindistan'ın S-400 anlaşması söz konusu. Bazı haberlerde, Hindistan için de bir muafiyet veya feragat olacağına dair sinyaller var. Hindistan için bir muafiyet veya feragat söz konusu olursa, Türkiye'nin pozisyonunu göz önünde bulundurduğumuzda bu bir çeşit adaletsizlik, çifte standart adımı olmaz mı?" sorusu üzerine Kuzey Akımı 2 boru hattı projesine ilişkin mevzuatın, Avrupa'nın Enerji Güvenliğini Koruma Yasası (PEESA) olduğunu belirtti. S-400'ler konusunda, Hindistan'a yönelik olası bir muafiyet ya da feragat haberlerine ilişkin Donfried, şu ifadeleri kullandı: "Bu konuda alınmış bir karar yok, bunda net olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda bir müttefik açısından, CAATSA'nın yasal gereklilikleri farklıdır. Dolayısıyla bu mevzuatta Hindistan ve Türkiye'nin farklı muamele görmesini anlamanın da önemli olduğunu düşünüyorum. Bu, karmaşık bir konular dizgesi. Hindistan hakkında bir karar alınmadığını tekrar etmek isterim. CAATSA'yı ele aldığımızda, Hindistan ve Türkiye'yi aynı sepete koymamalıyız. Türkiye'nin ABD'nin bir NATO müttefiki olduğunun ve bunun yasal sonuçlarının hatırlanması bu bağlamda önemli." F16 tedariki Türkiye'nin ABD'den F16 tedarikine ilişkin süreç hakkında ise Karen Donfried, ABD'nin, Türkiye'nin F16'lara gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Donfried, "Yakında Washington'a bu konuda görüşmeye devam edecek bir heyetin geleceğini biliyorum. (Türkiye'nin ABD'den F16 satın alma talebi) Bu talebi, ileriye taşımak için bu teknik süreci sürdüreceğiz" dedi.

1 hafta önce

Biden hastaneye yatırıldı Yetkiler Kamala'da

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre ABD Başkanı Joe Biden Kolonoskopi operasyonu için hastaneye yatırıldı. Yetkileri geçici  olarak Kamala Harris'e devredildi. Beyaz Saray basın sekreteri, Biden'ın kolonoskopi operasyonunu yıllık fiziksel muayenenin bir parçası olarak Walter Reed Tıp Merkezi'nde yaptırdığını açıkladı. Beyaz Saray Basın Sekreteri Jen Psaki yaptığı açıklamada aynı durumun eski ABD Başkanı George Bush'un da yaşadığını bunun standart bir prosedür olduğunu bildirdi.  

1 hafta önce

Türkmen Bakan Maruf: PKK'nın hakim olduğu bölgelerden yurt dışına daha fazla göçmen gitti

Türkmen Bakan Maruf, Avrupa'ya göç etmek amacıyla ülkelerini terk eden Iraklı Kürtlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Göçmen konusunun gerçekten büyük bir sorun olduğunu kaydeden Maruf, geçen dönemde bazı vatandaşların yurt dışına çıktığını ve bu kişilerin Belarus-Polanya sınırında zor şartlar altında bulunmalarının acı bir olay olduğunu söyledi. Maruf, bu kişilerin yurt dışına çıkmalarında istikrarsızlık, işsizlik ve ekonomi gibi nedenlerin etkili olduğuna işaret ederek, "Bazı taraflar, kişiler ve gruplar bunu siyasi amaç için kullanmaya çalışıyor. Özellikle de PKK'nın hakim olduğu bölgelerden yurt dışına daha fazla göçmen gitti." ifadelerini kullandı. PKK'nın hakim olduğu bölgelerde tehdit ve baskı gibi nedenlerin bulunduğuna dikkati çeken Maruf, PKK'ya mensup birçok kişinin de bu durumu kendi menfaatleri için kullandığını dile getirdi. IKBY'de siyasi istikrar ve güvenliğin bulunduğunu vurgulayan Maruf, Irak ile kıyaslandığında IKBY'nin durumunun ekonomi, siyaset ve güvenlik gibi konularda daha istikrarlı olduğunun altını çizdi. Maruf, Belarus sınırındaki insanların hayati problemlerle karşı karşıya kalmaları nedeniyle bu sorunun bir an evvel çözülmesi gerektiğini kaydetti. "(IKBY MECLİSİNDE) TÜRKMENLERE TAHSİS EDİLEN 5 KOTA ÇOK AZ" Türkmenlerin Irak'ta ve IKBY'de Irak Anayasası'na göre önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Maruf, Türkmenlerin her zaman barış ve diyalog yoluyla haklarını talep ettiklerini belirtti. Maruf, bazı tarafların IKBY Meclisinde Türkmenlerin ve Hıristiyanların kota sayısını düşürmek için projeler sunduğunu aktararak, şunları söyledi: "Bu, demokrasi prensiplerine ve insan hakları kurallarına aykırıdır. Türkmenler bu bölgenin asli unsurudur. Biz bütün taraflara sesleniyoruz; Türkmenlerin bu bölgedeki varlığı hem parlamentoya hem de siyasi oluşumlara ve demokrasiye büyük bir katkı sağlamaktadır. Önümüzdeki günlerde diğer milletvekilleriyle bu kotanın daha fazla olmasını talep edeceğiz. Türkmenlere tahsis edilen 5 kota çok azdır. O yüzden bizim ileride bu 5 kotayı 7'ye çıkartmamız gerekir. Bütün siyasi taraflardan, parlamentoda ve hükümette olan herkesten destek bekliyoruz." Irak'ta kurulacak yeni hükümette de Türkmenlere birden fazla bakanlıkla temsiliyet hakkı verilmesinin Türkmenlerin anayasal ve milli hakları olduğuna dikkati çeken Maruf, Türkmenlerin Irak'ta millet olarak kabul edilmesi ve üç ana organ olan Irak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlığı ve Meclis Başkanlığında mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti.

1 hafta önce

Meksika'nın Guatemala sınırından yola çıkan yaklaşık 3 bin kişilik yeni göçmen kafilesi, ABD sınırına ulaşmak için yürüyüşe başladı

Meksika basınında çıkan habere göre, ülkelerindeki şiddet, işsizlik ve yoksulluk gibi sorunlar nedeniyle daha iyi bir hayat kurmak için ABD'ye ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenler yola çıktı. Çoğunluğu Orta Amerikalı olmak üzere sayılarının 3 bin civarında olduğu tahmin edilen kafile, güvenlik önlemlerine rağmen önce başkent Meksiko'ya, sonrasında bir şekilde ABD'ye varmak istiyor. Kafileye eşlik eden STK temsilcisi Luis Rey Garcia Villagran, göçmenlerin açlık ve hastalık tehdidi ortasında tehlikeli bir yolculuk gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, Meksika Ulusal Göç Enstitüsü yetkililerinden kafileyle diyalog kurmasını istedi. Uzun yıllardan bu yana Orta Amerika ülkelerinden yola çıkan çok sayıda düzensiz göçmen, Guatemala ve Meksika üzerinden ABD'ye ulaşmaya çalışıyor. İçişleri Bakanlığı Göç Politikası Birimi'ne göre, Meksika, Ocak- Eylül ayları arasında 190 binden fazla belgesiz göçmeni tespit etti, bunlarından 74 bin 300'ünü ise sınır dışı etti.

1 hafta önce

KADES’e İtalya’da uluslararası ödül! Ödülü İçişleri Bakanı Soylu teslim aldı…

Akdeniz Parlamenterler Asamblesi tarafından, İçişleri Bakanlığınca kadınların risk ve tehdit anlarında ihbarda bulunmaları ve kolluk kuvvetlerini olay yerine yönlendirmeleri amacıyla 2018'de kullanıma sunulan KADES'e "Kovid-19 salgınında ulusal yardım hatları ve akıllı telefon uygulamalarıyla aile içi şiddetle mücadele" kapsamında ödül verdi. https://twitter.com/pam_int/status/1461359284311105543?s=21 Ödül törenine katılmak üzere İtalya'nın başkenti Roma'ya giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İtalyan Parlamentosunda düzenlenecek törende KADES'in ödülü aldı. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “KADES Uygulamasına Uluslararası Ödül İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirilen 2021 Akdeniz Parlamenter Asamblesi Ödül Töreni'nde, aile içi ve kadına şiddetle mücadelede KADES Uygulaması'na verilen ödül, Bakanımız Sn. Süleyman Soylu'ya takdim edildi.” denildi. Ayrıca Bakan Soylu, Roma ziyareti kapsamında, Hırvatistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı, İçişleri Bakanı Davor Bozinovic ve Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Korgeneral Saif bin Zayed Al Nahyan ve İtalya Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Luciana Lamorgese bir araya geldi.

1 hafta önce

Putin, NATO’yu uyardı: “Tüm sınırları aşıyorsunu”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Perşembe günü yaptığı açıklamada, Batı'nın Karadeniz'de tatbikatlar düzenleyerek ve sınırda bombardıman uçaklarını uçurarak, bölgede gerilimi artırdığını söyledi. ABD ise son dönemde Moskova'yı, Ukrayna yakınlarına birlik yığmakla suçluyor. Putin, NATO’nun stratejik bombardıman uçaklarının Rusya sınırlarının 20 km yakınında uçuş gerçekleştirmesinin 'izin verilebilecek tüm sınırları aştığı' uyarısında bulundu. Rus lider, Batı’yı, Rusya’nın 'kırmızı çizgileri' hakkındaki uyarılarını derinine inemeden, yüzeysel biçimde anlamakla suçladı.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 125 126