07 Aralık Salı 2021
1 hafta önce

Uluslararası Finans Enstitüsü Başekonomisti Robin Brooks, TL'ye karşı yapılan operasyonu gözler önüne serdi

Türk Lirası'na karşı başlatılan manipülasyon sonrası kurda dalgalı bir seyir söz konusu olurken, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) Başekonomisti Robin Brooks sosyal medyadan yaptığı paylaşımda TL'ye karşı yapılan manipülasyonu gözler önüne serdi. Paylaşımında Rahip Brunson olayından sonra TL'ye karşı başlatılan kur savaşına değinen Brooks, o dönemde de TL'nin adil değerinden daha fazla gösterildiğini vurguladı. Brooks'un paylaşımı yaptığında dolar karşısında TL 12.50 lirasında seyrederken, Brooks, TL'nin adil değerinin 9.50 civarında olduğunu ifade etti, TL'ye karşı yapılan manipülasyonu açık bir şekilde ortaya koydu. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) Başekonomisti Robin Brooks sosyal medya hesabından yaptığı grafikli paylaşımda, Türk Lirası'na karşı nasıl bir manipülasyon yapıldığını gözler önüne serdi. SPEKÜLATİF HAREKETE DİKKAT ÇEKTİ Brooks'un paylaşımı yaptığı sırada 1 Dolar 12.30 TL'ye tekabül ederken, Brooks, TL'nin aslında yüzde 30 daha değerli olduğunu ifade etti. Ekonomist yaptığı paylaşımda şu an piyasa koşulları arasında TL'nin, Dolar karşısında 9 lira 50 kuruş civarında adil değerinin olduğunu vurguladı. Yani Brooks yaptığı paylaşımda, aslında Türk Lirası'nın şu anki durumdan yüzde 30 daha değerli olduğunu aktardı. Grafikli paylaşımda değerlemenin Mayıs 2021'den itibaren hızlı bir şekilde yukarı çıktığını ifade etti. Bu durum ise TL üzerinde oluşturulan manipülasyonu deşifre ediyor. RAHİP BRUNSON OLAYINI ÖRNEK GÖSTERDİ Yine grafikte 2018'in verileri de yer aldı. 2018'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın Rahip Brunson olayından sonra başlattığı kur saldırısına dikkat çekildi. 2018 yılında dolar 7,20 liraya kadar çıkarken, adil değerinin 5 lira 50 kuruş olduğu aktarıldı. Brooks paylaşımında, o dönem de yüzde 30'un üzerinde bir değerlendirmeden söz etti. Brooks, TL'nin adil piyasa değerinin çok çok üstünde olduğunu vurguladı.

1 hafta önce

Borsa, günü yükselişle kapattı

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,66 kazançla 1.784,56 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını yaptı. BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 29,07 puan artarken, toplam işlem hacmi 50,2 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Bankacılık endeksi yüzde 3,11 değer kaybederken, holding endeksi yüzde 1,37 değer kazandı. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 5,81 ile inşaat, en çok gerileyen ise yüzde 4,17 ile spor oldu. Gün içinde 1.791,82 puanla tüm zamanların en yüksek seviyesini gören BIST 100 endeksi, kapanış rekorunu da 1.784,56 puana taşıdı. Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.790 ve 1.820 seviyelerinin direnç, 1.740 puanın destek konumunda bulunduğunu bildirdi.

1 hafta önce

Merkez Bankası'ndan kur açıklaması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:  "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uygulanmakta olan dalgalı kur rejimi altında kur seviyesine ilişkin bir taahhüdü yoktur. Döviz kurları, serbest piyasa dinamiklerince arz ve talep koşullarınca belirlenmektedir. Merkez Bankası belli koşullar altında kalıcı yön amacı taşımadan sadece aşırı oynaklığa müdahale edebilmektedir. Döviz piyasalarında gerçekçi olmayan ve iktisadi temellerden tamamen uzak, sağlıksız fiyat oluşumları gözlemlenmektedir. Şirketlerimiz ve vatandaşlarımızın aşırı oynak piyasa koşullarında iktisadi temellerden tamamen uzak değerlerden işlem yaparak olası kayıplara karşı uyarılması lüzumu üzerine bu açıklamaya gerek duyulmuştur."

1 hafta önce

ASELSAN'dan 66 milyon 750 bin avroluk dev anlaşma!

ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yer alan açıklamasında, uluslararası bir müşteri ile radar, sınır güvenlik ve haberleşme sistemleri ihracatıyla ilgili olarak toplam bedeli 66 milyon 750 bin avro olan bir yurt dışı satış sözleşmesi imzalandığı bildirildi. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatların 2022-2024 döneminde gerçekleştirileceği aktarılan açıklamada, yeni iş ilişkisinin ortaklık faaliyetlerine etkisine ilişkin, "Şirketin cirosunu olumlu etkileyecektir." değerlendirmesi yapıldı.

2 hafta önce

Fırıncılar Federasyonu Başkanı açıkladı! 'Ekmeğe zam yok'

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Ekmek fiyatları konusunda federasyon dışında yapılan açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, "Ekmeğin 4-5 lira olacağı şeklindeki Haberler gerçeği yansıtmamaktadır. İstişarelerle çözümden yanayız. Bu konuda da kapımız herkese açık." ifadelerini kullandı. Balcı, yazılı açıklamasında, bugün bazı gazetelerde "Ekmek 4 liradan satılacak", "10 güne kadar fırınlar kepenk kapatacak" başlıklı haberlerle kamuoyunda infial yaratılmasının kendilerini üzdüğünü bildirdi. Ekmeğin temel girdilerinde hissedilir bir yükselişin söz konusu olduğunu vurgulayan Balcı, şu değerlendirmede bulundu: "Un fiyatları, maya fiyatları, elektrik, doğal gaz ve suyun fiyatı her gün değişmektedir ancak bu demek değildir ki biz vatandaşlarımızı ekmeksiz bırakacağız. Tüketicimizin mağdur edilmemesi, esnafımızın daha da büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmaması için mutlaka ama mutlaka gereken yapılacaktır. Ekmeğin 4-5 lira olacağı şeklindeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. İstişarelerle çözümden yanayız. Bu konuda da kapımız herkese açık." Yaşanmakta olan hassas durumdan vazife çıkarmak isteyenlere karşı "Dur" denilmesi gerektiğine dikkati çeken Balcı, "Vatandaşımız asla ama asla tedirgin olmasın. Federasyonumuzun dışında yapılan açıklamalara da itibar edilmemesini rica ediyorum." ifadelerini kullandı.

2 hafta önce

Bakan Dönmez duyurdu! "Sakarya Gaz Sahası"ndan müjdeli haber

Dönmez, 11. Türkiye Enerji Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, küresel enerji piyasalarında özellikle fiyat anlamında büyük değişim yaşandığını söyledi. Türkiye'nin bu süreçte en hızlı toparlanan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Dönmez, "Elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarında yaptığımız sübvansiyonla vatandaşlarımıza 127 milyar liralık destek sağladık. Geçtiğimiz hafta faturalardaki TRT payı ve Enerji Fonu'nun kaldırıldığı açıklandı. Her iki fonun kaldırılmasıyla birlikte vatandaşımıza vereceğimiz destek yıllık yaklaşık 3 milyar lira olacak." diye konuştu. Dönmez, Türkiye'nin yenilenebilir enerjide kurulu gücünün ekim sonu itibarıyla yaklaşık 53 bin megavata ulaştığını ifade etti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının da 2019 ve 2020'de yüzde 42'nin üzerine çıktığını dile getiren Dönmez, 2023 hedefine şimdiden ulaşıldığını bildirdi. Bakan Dönmez, Karadeniz'deki doğal gaz keşfine yönelik çalışmaların hızla devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti: "Temmuzda Türkali-2 kuyumuzun rezervuar-2 ve rezervuar-3 testlerini başarıyla tamamlamıştık. Karadeniz gazını ilk defa o gün orada yaktık. Bu hafta Türkali-2 kuyumuzun rezervuar-1 testinde günlük 650 bin metreküp gaz akışına ulaştık. Sakarya Gaz Sahası'na ilişkin bütün mühendislik çalışmalarını tamamladık. Yüksek nitelikli boruların siparişlerini verdik. Alanında uzman, yetkinliği üst seviyede olan bir şirketle birlikte yürüteceğiz bu işi. 2022'nin baharında suyun altına boruları yerleştirerek ilk kaynağı yapacağız inşallah." Dördüncü sondaj gemisinin de 2022'nin bahar aylarında Türkiye'ye ulaşacağını aktaran Dönmez, "4. gemimiz çift kule tasarımına, sert deniz şartlarında çalışabilecek kabiliyete sahip. Yüksek basınçlı rezervuarlarda dahi daha emniyetli şekilde çalışıyor. Karadeniz gazında bütün hesabı kitabı 2023'e göre yaptık." değerlendirmesinde bulundu. KIŞ SAATİ UYGULAMASI Türkiye'de kış saati uygulamasına 2016'da başlandığını hatırlatan Dönmez, bugüne kadar elektrikte 6,82 milyar kilovatsaat tasarruf sağlandığını bildirdi. Dönmez, bu tasarrufun parasal karşılığının 6 milyar lira olduğunu belirterek, "26 Mart 2019'da Avrupa Parlamentosu'nda gerçekleştirilen oylamayla AB de mevsimsel saat değişikliği uygulamasına son verilmesi önerisi kabul edildi." dedi. GELECEĞİN EN ÖNEMLİ İKİ KONUSU ELEKTRİKLİ ARAÇ VE KARBON FİYATLAMASI Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz da Türkiye'nin Paris Anlaşması'na uyum sürecinde 2053'e yönelik net sıfır emisyon hedefi belirlediğini anımsatarak, "Net sıfır emisyon amacı çerçevesinde ciddi adımların atılması, sürecin etkin ve adaletle yönetilmesi elzem. Bu kapsamda, önümüzdeki döneme ilişkin iki konuyu önemli görüyorum." dedi. Bunlardan ilkinin Türkiye'nin yarım yüzyıldır hayalini kurduğu yerli ve milli otomobilinin 2022'nin sonunda üretim bandından inmesi olduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti: "Elektrikli araçların yaygınlaşması, yeterli şarj altyapısının varlığına, şarj hizmetinin ülke sathında sunulabiliyor olmasına bağlıdır. Bu kapsamda TBMM'ye sunulan önerinin kısa sürede yasalaşmasını diliyorum. EPDK olarak, yasa taslağını esas alarak ikincil mevzuat çalışmalarını da planlamış bulunuyoruz. Ekonomimiz açısından elektrikli araçlar kadar önemli gördüğüm bir diğer konu ise karbon fiyatlaması. Önümüzdeki ocak ayında toplanacak iklim şurası sonrasında ülkemizin karbon azaltımına ilişkin yol haritası daha da belirginleşip karbon fiyatlamasına ilişkin esaslar olgunlaştığında, EPDK kendi üzerine düşeni basiretle yerine getirmeye hazır. Karbon fiyatlamasında Enerji Piyasaları İşletme AŞ'nin görevlendirilmesi halinde, karbon piyasasının EPDK'nin gözetiminde en kısa sürede işletmeye hazır hale getirileceğini vurgulamak isterim." Yılmaz, enerji sektörü için dijitalleşmenin hayati önem taşıdığını ve sektörün dijitalleşmesinin büyüme ve istihdama önemli katkı sunacağını belirterek, "Önümüzdeki günlerde sektörümüzle elbirliği içinde geliştirdiğimiz milli akıllı sayaç sistemleri projemizi kamuoyu ile paylaşacağız. Kısa adı MASS olan bu proje ile harcadığımız enerjinin miktarını ve kalitesini ölçen, bu enerjinin en verimli ve en kısa yoldan müşterilerin hizmetine nasıl sunulacağı hususunda önemli bilgiler içeren, sayaçlara yapılan müdahale veya sayaç arızalanma durumlarını dağıtım şirketlerine ileterek yönlendirme yapabilen bir mobil uygulama sistemini hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı.

2 hafta önce

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: Tarihinde ilk kez Türkiye, İspanya'dan daha fazla turist aldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını cevapladı. Azınlık vakıflarının seçimlerine ilişkin 2020'de geçici bir çözüm oluşturularak kalıcı yönetmelik için bir yıllık süre istendiğini anımsatan Ersoy, bu süre dahilinde Nisan sonuna doğru yönetmeliğin çıkarılacağını söyledi. Bakanlık bünyesinde 2020 yılı Mart ayında Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığının kurulduğunu ve ekip sayısının üç kat artırıldığını kaydeden Ersoy, bu kapsamda ülkeler arası anlaşmaların önemine işaret ederek, 9 ülkeyle uluslararası anlaşmaların imzalandığını bildirdi. Göbeklitepe hiç olmadığı kadar dünya çapında bilinir hale geldi Göbeklitepe'ye yeterli ilginin gösterilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Ersoy, Göbeklitepe'nin hiç olmadığı kadar dünya çapında bilinir hale geldiğini söyledi. Ersoy, "Göbeklitepe'yi Güneydoğu Anadolu'nun kurtuluş reçetelerinden biri olarak görüyoruz. Göbeklitepe, Göbeklitepe'yle sınırlı değil. Şu ana kadar yaptığımız kazı araştırmaları sonucu 11 tane daha benzer yerleşim yeri bulduk. Bir tanesi Karahantepe'ydi. Ben onun geçen sene müjdesini vermiştim. Toplam 12 oldu. 12 ile de sınırlı kalmayacak, 20'ye kadar gidecek." diye konuştu. Ersoy, bu çalışmayı uluslararası statüye getirdiklerini, Türkiye ve yurt dışından yapılan akademik başvuruları da kabul ettiklerini vurguladı. Göbeklitepe ve diğer tepeleri içinde barındıran Taştepeler bölgesinin, yapılacak yoğun tanıtımlarla dünyada öne çıkan bir nokta haline geleceğini belirten Ersoy, "Mısır için piramitler neyse Türkiye için, Güneydoğu için de Taştepeler o olacak." ifadesini kullandı. "Paşinyan'a, parlamentoya bir mektup yazdınız mı?" HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan'ın, kiliselerin restorasyonlarına ilişkin sorusunu yanıtlayan Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 21 kilisenin restorasyonunu tamamladığını söyledi. Bakan Ersoy, "Benim zoruma giden şu oldu: Siz dediniz ki 'Yurt dışında bir camiye bir şey yapsalar ben isyan ederim.' Azerbaycan'da Karabağ'da Şuşa'da yerle bir ettiler, çıkıp Ermenistan'a, Paşinyan'a, parlamentoya bir mektup yazdınız mı? Keşke herkes bizim sahip çıktığımız kadar sahip çıksın." diye konuştu. Ersoy, Avrupa'da Osmanlı döneminden kalan eserlerin restorasyonu için TİKA ve VGM olarak başvuruda bulunduklarını ancak izin verilmediğini sözlerine ekledi. "Turizmimiz çok çok iyi gidiyor" Dünya genelinde turizmin çok zor bir döneme girdiğini, 2020 ve 2021 verilerinde Avrupa'da büyük ölçekli turizm yapan ülkeler arasında Türkiye'nin açık ara önde olduğunu belirten Ersoy, Türkiye'nin turizm tarihinde ilk kez İspanya'dan daha fazla turist ağırladığını söyledi. Bakan Ersoy, "Şu anda İspanya'da tek konu Türkiye, 'Nasıl yapıyor bu adamlar bu işi?' diye..." dedi. Güvenli Turizm Sertifikası'nın önemine ve TGA'nın gerçekleştirdiği tanıtım faaliyetlerine dikkati çeken Ersoy, "Çok yoğun çalışmalarla sezona girerken ne dedik? 'Her koşulda biz 25 milyon turist 20 milyar dolar geliri getireceğiz.' dedik. Geçen ay da bu rakamı 28 milyon turist 22 milyar dolar gelir olarak revize ettik. Turizmimiz çok çok iyi gidiyor. Hiç boşluk bırakmıyoruz. Muhtemelen 24 milyar doları da yıl sonunda yakalayacağız inşallah. Şu anda turizmcilerle el ele verdik, yoğun bir şekilde çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Turizm sektöründe personelin işsiz kaldığı iddialarına değinen Ersoy, turizmciler olarak personel aradıklarını belirterek, "500 bin personel işsiz diyorsunuz, tam tersi biz 500 bin personel arıyoruz şu anda." dedi. Ersoy, nitelikli personel sorunun çözümü ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı ile Anadolu Meslek Liseleri'ne ilişkin imzalanan protokolün kazanımlarına değindi. Sektör temsilcileriyle hazırladıkları meslek eğitim programlarını yılbaşından sonra başlatacaklarını belirten Ersoy, verilecek eğitimlerle her yıl 25 bin personelin sektöre kazandırılmasını hedeflediklerini anlattı. "TGA, 15 kişilik yönetim kurulundan oluşuyor" TGA'nın oluşumuna ilişkin bilgileri paylaşan Bakan Ersoy, TGA'nın 4'ü kamu 11'i özel sektörden olmak üzere 15 kişilik yönetim kurulundan oluştuğunu, özel sektörden gelen 11 kişinin de sektörün kendi içinde kapalı zarf usulüyle yaptığı seçimle belirlendiğini anlattı. Yapılacak harcamalara sektör temsilcilerinden oluşan üyelerin karar verdiğini belirten Ersoy, salgın nedeniyle sürekli değişkenlik gösteren koşullara karşı dirençli bir yapı oluşturulduğunu dile getirdi. Turizm Teşvik Kanunu'na ilişkin eleştirilere yönelik cevap veren Ersoy, düzenleme ile konaklama tesislerindeki uzmanlığı gereği yetkinin sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sınırlandırıldığını söyledi. Ersoy, "İlave bir yetki yok. Tam tersi koruma yapılıyor, sınırlandırma getiriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının da tahsis edeceği orman arazisini öncelikle Tarım ve Orman Bakanlığından talep etmek ve Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü ve oluru ile arazinin devri alması mümkün. Yani onay da kalkmış değil." CHP'li Mürsel Alban'ın iddiaları Yanan orman arazilerinin imara açıldığı iddialarına değinen Ersoy, Bodrum Güvercinlik'teki arazinin tahsis işleminin 1997'de yapıldığını, 2006'da ise kesin arazi devrinin gerçekleştirildiğini, yangının ise 2007'de çıktığını söyledi. CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban'ın iddiaları üzerine Bakan Ersoy, Alban'ın kendisi hakkında daha önce de ithamlarda bulunduğunu, bunun üzerine açtığı davayı kazandığını anımsattı. İddialara ilişkin Bakan Ersoy, şunları söyledi: "1974 yılında alınmış olan baba mirası Bodrum Torba'daki arazinin terki olan ve fiiliyatta ihtiyaç olmadığı için belediye tarafından hiç açılmamış sadece kağıt üstünde olan yolun, firmamın talebi daha yokken yıllar önce Bodrum CHP Belediyesinin yolu kaldıran bütüncül plan değişikliği talebinde bulunması, bu talepten yıllar sonra komşu parsellerin de firmaya ait olması sebebi ve arazilerin birleştirilmesi için yapılan başvuru sonucu emsal parsel maksimum değer tespiti ile başlayan açık artırmayla firmanın terk ettiği arazinin tekrar firmaya bedeli karşılığı satılması işlemidir. Satıştan elde edilen gelir de devlete irat kaydedilmiştir." Arazinin büyük olmadığını yaklaşık 800 metrekarelik bir alandan bahsedildiğini dile getiren Ersoy, "Sanki bir şaibe varmış gibi anlatılıyor her seferinde."dedi. Bakan Ersoy, Alban'ın iddialarına ilişkin gerekli hukuki süreçleri pazartesi itibarıyla başlatacaklarını sözlerine ekledi. Görüşmelerin ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı, bağlı ve ilişkili kuruluşlarının 2022 yılı bütçesi kabul edildi.

2 hafta önce

Kuşadası’na müjde: 650 kruvaziyer 750 bin turist

Kovid-19 salgını nedeniyle kruvaziyer rezervasyonunda durgun bir dönem geçiren Kuşadası’nda gemi trafiği ekimde artmaya başladı. Kasım ve aralıkta 13 geminin geleceği ilçe, kruvaziyer turizminde asıl sıçramayı gelecek yıl yapacak. Gelecek yıl için 650 gemi ve 750 bin turistin Kuşadası rezervasyonları şimdiden hazır. Dev gemilerden inecek 750 bin yolcuyu misafir edecek olan Kuşadası esnafı da bu durumdan bir hayli memnun. Global Ports Holding Doğu Akdeniz Limanları Bölge Direktörü ve Ege Port Genel Müdürü Aziz Güngör, limanda, gemi trafiğinin bu yılın sonuna doğru hareketliliğini söyledi. BU YIL 13 GEMİ DAHA BEKLİYORUZ Kruvaziyerlerin kente ve ülkeye döviz girdisi sağladığını belirten Güngör, şöyle devam etti: “1 Ekim’den itibaren yoğun bir gemi talebi başladı. Yıl sonuna kadar 30 gemi bekliyorduk. Şu ana kadar 17 gemi seferimiz oldu. Yıl sonuna kadar 13 gemi daha gelecek. Geç de olsa bizi mutlu eden bir durum. Özellikle Kuşadası ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Kuşadası, yılın bu son üç ayını çok yoğun gemi trafiğiyle geçiriyor.” ESNAFIN CAN SUYU Sektördeki toparlanmanın 2022’de başlayacağını düşündüğünü belirten Güngör, şunları kaydetti: “Kruvaziyerler esnaf için önemli bir can suyu. Şu mevsimde 30 gemi az değildir. Dolayısıyla çarşıda bir bayram havası var. Herkes çok mutlu. Dolayısıyla herkes heyecanla 2022’nin iyi bir şekilde geçmesini bekliyor. 2022 dünya genelinde bir toparlanma senesi olacak. Türkiye de bu anlamda en güçlü toparlanan ülkelerden biri olacaktır. Şu anki rakamlara baktığımızda 650 gemiyle 750 bin yolcu rezervasyonu var. Bu, Kuşadası’nın gelmiş geçmiş kruvaziyer tarihindeki en yüksek yolcu sayısı. Önemli aksilik olmadığı müddetçe bunların gelmesini bekliyoruz. Dolayısıyla 2022’de bizi çok iyi bir sezon benziyor.” Kruvaziyer ekmek kapımız Kuşadası'nda esnaflık yapan Zeki Çalışır, dev gemilerin önemli bir döviz kaynağı olduğuna işaret ederek, "Bizim ekmek kapımız kruvaziyer limanı, Kuşadası’nın çok önemli bir ticaret kaynağıdır. Önümüzdeki sene güzel bir sezon geçireceğiz” dedi. Murat Taşın da yaşanan sıkıntılara rağmen umutlarını hiç kaybetmediklerini dile getirerek, “Bu sene gelen gemiler de seneye referanstır. Gemi müşterisi her şey demektir. Esnafın yüzünü güldürür” diye konuştu.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 21 22