07 Aralık Salı 2021
1 ay önce

Marketler için dikkat çeken çağrı: Kar marjlarına sınırlama getirilsin

Ekim ayı üretici fiyatları ile market fiyatları arasındaki farka ilişkin konuşan ve geçtiğimiz ay üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 342.11 ile kuru soğanda görüldüğüne dikkati çeken Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, limonda yüzde 334.4, elmada yüzde 272.57, yeşil fasulyede yüzde 267.71, marulda 237.77 fark olduğunu ifade etti. Bayraktar, geçen ay fiyatı en fazla artan ürünün markette patates, üreticide ise kuru kayısı olduğunu, fiyatı en fazla düşen ürünün ise markette ve üreticide limon olduğunu belirterek, “Kuru soğanda ise kışlık ürünlerin hasadı başladı. Rekoltenin artması ve talebin de yavaş olmasına bağlı olarak pazarlama sorunları fiyatlarda düşüşe yol açmıştır” ifadelerini kullandı. MALİYETE BAĞLI ARTIŞLAR Gıda fiyatlarının son yıllarda görülmeyen bir şekilde sürekli arttığını belirten Bayraktar, şunları ifade etti: “Ekim sezonunda bulunduğumuz bugünlerde tarımsal üretim seferberliğine girmemiz gerekiyor. Ekilmemiş bir karış toprak bırakmamalıyız. Bütün imkânları üretim için seferber etmeliyiz. Üretimden vazgeçme noktasına gelmiş çiftçilerimiz cesaretlendirilmeli, tarlasına dönmesi sağlanmalıdır. Bunu başaramazsak krizlerin etkisini azaltan bir sektör olarak bilinen gıda sektörü, ülkemizde krizlerin daha da büyümesine neden olacaktır.” Tüketicinin, ürün fiyatlarına yön verme ve müdahale etme gücünü kullanması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, fiyat artışlarının maliyete bağlı olduğunu belirtti. 'KAR MARJINA LİMİTİ GETİRİLSİN' Çiftçinin üretim maliyetlerinin düşürülmesini isteyen Bayraktar, şunları kaydetti: “Girdi fiyatları düşürülmelidir. Piyasada sıkı girdi fiyat kontrolü yapılmalı, stokçuluk ve spekülatif fiyat artışı mutlaka önlenmeli, destekler arttırılmalı, girdi kalemlerinde uygulanan vergiler düşürülmelidir. Verim ve verimlilik arttırılmalıdır. Döviz kurundaki dalgalanmalar en aza indirilmelidir. Döviz kurlarında sık sık yaşanan dalgalanmalar dışa bağımlı olan girdilerde düzensiz fiyat artışına neden olmaktadır. Destekler beklentileri karşılamalıdır. Marketlerin kâr marjına limit getirilmeli ve etkin kontrol sağlanmalıdır. Pakete girmiş ürünlere gramaj hilesi ile yapılan gizli zamlar önlenmeli, bunun için ürünlere gramaj standardı getirilmelidir.”

1 ay önce

İstanbul geçen yılki turist sayısını 9 ayda geçti

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İstanbul'u ziyaret eden yabancı turist sayısını, giriş noktalarını ve hangi ülkelerden geldiklerini açıkladı. Bu verilere göre İstanbul’a gelen turist sayısı, yılın 9 ayında 5 milyon 829 bin 920 oldu. Eylül ayında İstanbul'a gelen yabancılar arasında İranlılar ilk sırada, Ruslar da ikinci sırada yer aldı. EYLÜL AYINDA İSTANBUL'A 975 BİN 916 TURİST GELDİ Eylül ayında ise İstanbul'u 975 bin 916 kişi ziyaret etti. Turist sayısı eylülde, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 111 arttı. GEÇEN AY İSTANBUL'A EN ÇOK İSTANBUL HAVALİMANI'NDAN GİRİŞ YAPILDI Eylül ayında İstanbul'a 973 bin 10 kişi hava yoluyla gelirken, deniz yoluyla gelenlerin sayısı 2 bin 906 oldu. Geçen yıla nazaran hava yoluyla gelenlerde yüzde 112, deniz yoluyla mega kente gelenlerde yüzde 6 artış yaşandı. Eylülde Atatürk Havalimanı'ndan 1.311, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan 284 bin 328, İstanbul Havalimanı'ndan 687 bin 171 turist İstanbul'a gelirken, Tuzla Limanı'ndan 1.310, Zeytinburnu Limanı'ndan 1.265, Ambarlı Limanı'ndan 188, Haydarpaşa Limanı'ndan 238, Pendik Limanı'ndan 71, Marmara Limanı'ndan 34 kişi İstanbul'a ayak bastı. Hava yolu ile gelen yabancıların yüzde 70'inin tercihi İstanbul Havalimanı, yüzde 29'unun Sabiha Gökçen Havalimanı oldu. 9 AYDA KENTE İSTANBUL HAVALİMANI'NDAN 4 MİLYON 55 BİN 440 KİŞİ GİRİŞ YAPTI Yılın ilk 9 ayında Atatürk Havalimanı'ndan 9 bin 883, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan 1 milyon 739 bin 545, İstanbul Havalimanı'ndan 4 milyon 55 bin 440, Haydarpaşa Limanı'ndan 1.886, Sarayburnu Limanı'ndan 12, Marmara Limanı'ndan 341, Tuzla Limanı'ndan 11 bin 788, Pendik Limanı'ndan 470, Ambarlı Limanı'ndan 1.428, Zeytinburnu Limanı'ndan 9 bin 127 turist İstanbul'a giriş yaptı. EYLÜL AYINDA İLK SIRADA İRANLILAR YER ALDI İstanbul'a 191 ülkeden turist gelirken, eylül ayında İstanbul'a gelen yabancılar arasında İranlılar ilk sırada yer aldı. Eylülde 105 bin 958 İranlı turist İstanbul'a gelirken, ziyaretçi sayısının yüzde 10,86'sını oluşturdu. EYLÜLDE İSTANBUL'A GELEN TURİSTLERİN SAYISI İran'ı sırasıyla 81 bin 615 turistle Rusya, 79 bin 384 turistle Almanya, 53 bin 953 turistle Irak, 34 bin 157 turistle Fransa, 33 bin 198 turistle ABD, 30 bin 212 turistle Ukrayna, 29 bin 900 turistle Ürdün, 27 bin 254 turistle Kuveyt, 26 bin 299 turistle Özbekistan, 23 bin 928 turistle Libya, 21 bin 278 turistle Hollanda, 20 bin 372 turistle Azerbaycan, 19 bin 857 turistle Lübnan, 17 bin 844 turistle Fas, 16 bin 575 turistle Mısır, 16 bin 108 turistle İngiltere, 13 bin 904 turistle Kazakistan, 12 bin 330 İsveç, 11 bin 111 turistle Tunus, 10 bin 904 Belçika, 10 bin 842 İspanya, 10 bin 692 Suriye, 10 bin 464 turistle İtalya ve 10 bin 336 turistle İsviçre takip etti. İSTANBUL’A OCAK-NİSAN AYLARINDA EN ÇOK RUSLAR GELDİ 2021 yılı İstanbul’a gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısının en yüksek oranını ocak ayında yüzde 14,92, şubat ayında yüzde 14,56, mart ayında oranını yüzde 16,03, nisan ayında yüzde 12,70 ile Rusya Federasyonu vatandaşı oldu. MAYIS-AĞUSTOS AYLARI ARASINDA İSTANBUL’A EN FAZLA GELEN TURİST ALMANLAR OLDU Mayıs ayı İstanbul’a gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısının en yüksek oranını yüzde 10,13, haziranda yüzde 10,37, temmuz ayında yüzde 12,93 ve yüzde ağustos ayında da 11,72 ile Almanya vatandaşı ziyaretçiler oluşturdu. EYLÜL AYINDA İRANLILAR İSTANBUL’A RAĞBET GÖSTERDİ 2021 yılı Eylül ayı İstanbul’a Giriş Yapan toplam yabancı ziyaretçi sayısının en yüksek oranını yüzde 10,86 ile İran vatandaşı ziyaretçiler oluşturdu.

1 ay önce

İhracat çok ama TIR yok

Milliyet’ten Duygu Erdoğan’ın haberine göre; Dünyada pandemiyle birlikte ciddi bir kırılma yaşayan tedarik zincirinde Türkiye, önemli bir merkez olmaya aday... Pek çok coğrafyadan yeni alım heyeti rotasını Türkiye’ye çevirince ihracat son bir yılda çok hızlı arttı. Ancak diğer taraftan da tüm dünyada pandemi kaynaklı lojistik ve konteyner sıkıntıları baş gösteriyor. Deniz yoluyla taşımacılık bedeli (navlun) artışı ve konteyner azlığı, ülkeleri daha fazla kara yolunu kullanmaya yönlendiriyor. Artan hacimle birlikte şimdi de Türkiye’de TIR bulma sıkıntısı baş gösterdi. İthalatın azalmasıyla gittiği ülkede bekleyen ya da boş dönen TIR’lar önemli bir maliyet kalemi olurken, ihracatın kara yolundaki yükselen ivmesi ise Türkiye’den gidecek ürüne TIR bulma sorunu yaşatıyor. Firmalar, Türkiye’nin çok daha yüksek bir ihracat hedefi ve potansiyeli olduğuna dikkat çekerken, şimdiden bu sorunu çözmek adına acil olarak kara, deniz ve demir yollarını içeren dengeli bir strateji oluşturulmasını öneriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan eylül ayı rakamlarına göre Türkiye, ihracatta tarihî bir eşiği daha geçti. Eylül ayında ilk kez bir ayda 20 milyar dolar bandı aşıldı. Yılın ilk 9 ayında ise, yüzde 36’lık artışla 161 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Yeni hedef ise 2026’da, 300 milyar dolara ulaşmak. Yakın ülkelere gidiyor Uluslararası taşımacılık yapan nakliyeciler, tüm kapılarda ihracata yönelik artışın gözle de görülür olduğunu anlatırken; bu süreçte denizdeki navlun fiyatlarının artışıyla kara yolu yük taşımacılığının maliyetlerinin aynı hale geldiğini ifade ediyorlar. Dolayısıyla Avrupa gibi yakın coğrafyalara kara yolundan daha kısa sürede ulaşım tercih edilir oluyor. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği’nin (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy, lojistiğin sürdürülebilir başarısı için dengeli bir dağılıma ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor. Ulusoy, “İhracatta tarafında araç bulmakta çok ciddi sıkıntılarımız var. İthalatta ise araçlarımız hem gittiği ülkede yük bulup dönmek için çok bekliyor, hem de boş dönebiliyor. Dünya çapında her türlü ihracatçı artık yumurtaları aynı sepete koymama kararı aldı. Sadece Çin’den alım yapmak bir risk. O yüzde şu anda Türkiye, stratejik planını iyi yaparsa avantajlı durumda. İthalat tarafında ise özellikle ara mallar getiriliyor. Bunların üretimini içeride artırmamız lazım. Özellikle tüm taşıma yollarını demir yolu ile desteklememiz lazım. Kara yoluna yüklenmeye devam edersek başımızı sıkıntıya sokabiliriz” diye konuştu. ‘Çin’den vazgeçiyorlar’ Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, maden taşımacılığında TIR mağduriyetinin daha fazla olduğunu vurgularken, taşımacıların tonajda oldukça yüksek olan ağırlıklar yerine başka sektörleri öncelikli olarak tercih ettiğini söylüyor. Kaya, “Mesela bir TIR için tekstilci ve madenci ararsa tekstil taşımayı tercih ediyorlar, bize fiyatı bile biraz daha pahalıya çıkıyor. Konteyner bulma sorunu biraz azaldı ancak devam ediyor. Konteyner bulamayanlar özellikle yakın coğrafyada TIR’a yöneliyor. Kara yolunda ise mazot fiyat artışı etkili oluyor. ihracatımız çok güçlü artıyor. Maden sektöründe 4 milyar dolar seviyesinden 6 milyar dolara çıktık. Çin’den Avrupa’ya çok yüksek taşıma fiyatları oluşması ve Çin’in kendi içindeki sorunlar nedeniyle pek çok coğrafyadan alıcı bize yöneliyor” dedi. ‘Fırsat var, geç kalmayalım’ Ülkeler arası deniz taşımacılığında artan fiyatlardan örnekler veren Lux Plastic Genel Müdürü Burak Önder, Çin’den Avrupa’ya taşıma maliyetinin altı katına çıktığını söyledi. Önder, “Pandemi öncesi 3 bin dolar olan Çin Avrupa arası taşıma, 15-18 bin dolar seviyelerine geldi. Türkiye’den Avrupa’ya taşıma ise iki katına çıktı. Yani bu açıdan avantajımız oldukça fazla. Konteyner sıkıntısı şu anda yolunda gidiyor. Türkiye’de daha rekabetçi bir lojistik maliyeti var. O yüzden bizim artık pandemiden ne sonuçlar çıkaracağımızı iyi görmemiz lazım. Sorunlarımızla yüzleşip bunları bir stratejiyle orta ve uzun vadede çözümlerle buluşturmalıyız. Türkiye 58 ülkeye 4 saatlik uçuş mesafesiyle çok değerli bir bölgede yer alıyor. Çin’i bu süreçte iyi okumak lazım. Çin ülkeye gelene mevcutta üç haftalık karantina uyguluyor; pandemi ortamı gergin. Sürekli elektrik kesintileri, enerji sorunlarıyla imalatlarında kapasite düşüşleri var. Dünyada alternatif pazarlar aranıyor. Türkiye burada çok güçlü bir merkez ama Polonya, Romanya, Vietnam, Güney Kore gibi güçlü rakipleri var. Bu fırsatları değerlendirmeliyiz” dedi.

1 ay önce

Zincir marketlere ceza yağdı: Rekabet Kurumu'ndan fiyatları şişiren firmalara kötü haber

Rekabet Kurumu: Zincir marketler ile bunların tedarikçileri hakkındaki soruşturma tamamlandı. 5 büyük market 1 tedarikçi olmak üzere 6 firmaya toplam 22,6 milyar TL para cezası verilmesine karar verildi.

1 ay önce

Merkez Bankası rezervleri 126 milyar dolara yükseldi

Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarının artmasıyla enerji fiyatları son dönemde hızlandı. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, arz kısıtları ve taşımacılık maliyeti, tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. "YATIRIMLAR ILIMLI SEYRETTİ" Beklentilerin enflasyonun 2022 yıl sonunda hedeflere yaklaşacağını öngörüyoruz. İç talebin katkısında özel tüketim öne çıkarken, kamu harcamaları ve yatırımlar ılımlı seyretti. Büyümeye hem iç talep hem de ihracat olumlu katkı verdi. "BELİRSİZLİKLERİN DEVAM ETMESİNE NEDEN OLUYOR" Vaka sayılarında gözlenen artış salgının seyrine ilişkin belirsizliklerin devam etmesine neden olmaktadır. iç talep 3.çeyrekte güçlü seyretti. Anket verileri firmaların yatırım harcamalarını artırdığına işaret etmektedir. Ekim ayında da yatırım eğilimindeki artış sürmüştür. Dayanıklı ürün tüketiminde yavaşlama, dayanıksız ürün tüketiminde ivmelenme var. Ticari kredi faiz oranlarındaki düşüşün de etkisiyle önümüzdeki dönemde krediler sabit sermaye yatırımlarını daha fazla destekleyecektir. Son dönemde güçlü bir istihdam artışıyla salgın dönemi kayıplarının tamamının telafi edildiğini gördük. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri ihracat artışını sınırladı. Önümüzdeki dönemde olumlu dış talep koşullarına bağlı olarak, ihracatın desteğiyle, yıllıklandırılmış cari işlemlerdeki iyileşmenin sürmesini öngörüyoruz. REZERV 126 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ Ödemeler dengesindeki gelişmelerin MB'nin uluslararası rezervleri üzerinde olumlu yansımalarını görüyoruz, son dönemde istikrarlı bir artış görüyoruz. Rezerv rakamımız yaklaşık 126 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ticari krediler kur etkisinden arındırılmış yüzde 6,7 büyüme ile geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrediyor. Yüksek frekanslı kredi verileri ihtiyaç kredisi artış hızının yavaşladığına, vade kompozisyonunun bir miktar kısaldığına işaret ediyor. Gıda fiyatlarının enflasyon dinamikleri üzerindeki belirleyici etkisi tüm dünyada önemini korumaktadır. Yılın son çeyreğinde talep koşullarının daha ılımlı bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. Enflasyon beklentilerinde son dönemde bir miktar artış görülüyor. Ham petrol fiyatları temmuz tahminlerimizle büyük oranda uyumlu gerçekleşti. Ham petrol fiyatları varsayımımızı yukarı yönlü güncelledik. Petrol fiyatı varsayımımızı 2021 için 70,8 dolar, 2022 için 77,5 dolara yükselttik. ENFLASYON TAHMİNLERİ DEĞİŞTİ Gıda enflasyonu varsayımımızı 2021 için yüzde 15,0'ten yüzde 23,4'e güncelledik. Enflasyonun 2021 yıl sonunda %18,4 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz (önceki %14,1). Enflasyonun 2022 yıl sonunda %11,8 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz (önceki %7,8). Enflasyonun, %70 olasılıkla 2021 yılı sonunda %17,3-19,5 aralığında -orta noktası %18,4- gerçekleşeceğini öngörüyoruz (önceki %12,2-16,0 aralığı ile %12,2).  Enflasyonun orta vadede %5,0 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. Yüksek küresel enflasyon, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakında izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonlarındaki normalleşme, arz kısıntılarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir. Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır.

1 ay önce

ABD'de Finansal İstikrar Gözetim Konseyi, finansal iklim riskleriyle mücadele planını açıkladı

Finansal İstikrar Gözetim Konseyi, iklimle ilgili finansal risklere ilişkin 133 sayfalık yeni bir rapor yayımladı. Raporda, iklim değişikliği ABD'nin finansal istikrarına yönelik ortaya çıkan ve artan bir tehdit olarak tanımlandı. İklimle ilgili olayların ekonomiye önemli maliyetler getirdiğine dikkatin çekildiği raporda, ABD'nin 2030'a kadar sera gazı emisyonunu 2005 seviyelerine göre yüzde 50-52 oranında düşürme taahhüdünde bulunduğu ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyon ekonomisi hedefi belirlediği yinelendi. Raporda, enerji, ulaşım, imalat ve tarım gibi sera gazı yoğun sektörlerin önemli yapısal değişikliklerden geçmesinin gerektiği belirtildi. Bu değişikliklerin teknolojik yenilikleri ve düşük sera gazıyla üretim yöntemlerine geçişi teşvik eden tamamlayıcı politika eylemlerini gerektireceğine işaret edilerek, finansal sistemin iklimle ilgili finansal risklere karşı dayanıklılığını sağlamanın Konseyin sorumluluğunda olduğu vurgulandı. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, konuya ilişkin, iklim değişikliğinin ABD'nin finansal sistemine yönelik artan bir tehdit olduğunu ve harekete geçilmesi gerektiğini ifade etti. Konseyin raporu ve tavsiyelerinin finansal sistemin iklim değişikliği tehdidine karşı daha dayanıklı hale getirilmesine yönelik önemli bir ilk adımı temsil ettiğini belirten Yellen, alınacak önlemlerin finansal sistemin net sıfır emisyon hedefine doğru düzenli, ekonomi genelinde bir geçişi desteklemesine yardımcı olacağını kaydetti. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell da iklim değişikliğinin küresel ekonomi ve finansal sistem için önemli zorluklar doğurduğuna işaret etti. Fed'in iklimle ilgili riskleri analitik olarak titizlik, şeffaflık ve iş birliği içinde ele alacağını aktaran Powell, iklim değişikliği ve finansal istikrar arasındaki bağlantıları belirlemeye devam edeceklerini anlattı.

1 ay önce

Libya Başbakanı Dibeybe ülkede "istikrar ve inşa yolculuğunun" başladığını duyurdu

Dibeybe, başkent Trablus'ta geniş uluslararası katılımla düzenlenen Libya'da İstikrarı Destekleme Konferansı'nın açılışında konuştu. Konferansa katılan dışişleri bakanları ve üst düzey yetkililere hitaben Dibeybe, "Trablus yeniden toparlandı. Bugün Libya'da bir İstikrar Konferansı düzenliyoruz. Bugün buraya teşrifleriniz, istikrar ve inşa yolculuğunun başladığına dair güçlü bir mesajdır." dedi. Libya Başbakanı, Libyalıların son yıllarda ülkeyi etkileyen krizlere kapsamlı bir çözüm bulma çabasında olduğunu vurgulayarak, konferansa katılan ülkelerin "bu çabaları destekleme konusundaki istekliliğini takdir ettiklerini" dile getirdi. Libya'da 24 Aralık'ta yapılması planlanan seçimlerle ilgili olarak da Dibeybe, "Seçimlerin zamanında gerçekleştirilmesi için Yüksek Seçim Komisyonuna desteğimi açıkça taahhüt ettim." diye konuştu. Dibeybe konuşmasında yasa dışı göç mevzusuna da değinerek, "Yasa dışı göç dosyası bizi rahatsız ediyor ve bu konuda desteğinizi istiyoruz." ifadelerini kullandı. Libya'daki siyasi süreç ve barışın tesisi bağlamındaki gelişmelerin ele alınacağı konferansa, Birleşmiş Milletler ve Avrupa, Afrika ve Arap Birliklerinden temsilcilerin yanı sıra 27 ülkenin dışişleri bakan ve yetkilileri katılıyor. Katılımcılar arasında Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal bulunuyor.

1 ay önce

Son dakika: Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), haftalık gösterge repo faizinde 200 baz puan indirime gitti. TCMB Para Politikası Kurulu(PPK) toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre, haftalık repo faizi yüzde 18,00'ten yüzde 16'ya çekildi. TCMB, önceki toplantısında beklentilerin aksine faizde 100 baz puan indirime gitmişti. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketinde yıl sonu tüketici fiyatları beklentisi yüzde 17,63, 12 ay sonrası tüketici fiyatları beklentisi yüzde 13,91 seviyesinde oluştu. TCMB'nin enflasyon beklentisi 2021 yıl sonu için yüzde 14,1, 2022 yıl sonu için yüzde 7,8 seviyesinde bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Eylül ayı için yıllık manşet enflasyonu yüzde 19,58, çekirdek enflasyonu yüzde 16,98 olarak açıkladı. TCMB'nin bir sonraki toplantısı 18 Kasım'da gerçekleştirilecek. Açıklamada şöyle denildi: "Küresel iktisadi faaliyette yılın ilk yarısında yaşanan toparlanmaya rağmen yakın dönemde açıklanan güven endeksleri, salgının etkisiyle gerilemeye başlamıştır. Aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz yansımaları görülmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir. Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir. Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, Turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır. Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında bir toparlanma gözlenmektedir. İhracattaki güçlü artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir. Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte gıda ve başta enerji olmak üzere ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başlamıştır. Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için güçlendirilen makroihtiyati politika çerçevesinin olumlu etkileri gözlenmeye başlamıştır. Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir. Bu çerçevede politika faizi 200 baz puan indirilerek yüzde 16 olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı Kurul tarafından değerlendirilmiştir. Kurul, ayrıca iklim ve diğer çevre kaynaklı riskleri sınırlandırmak amacıyla, para politikasının ana hedeflerinde bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı almıştır. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve Döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır."

1 2 ... 5 6 7 8 9 10 11 ... 21 22