20 Ekim Çarşamba 2021

CHP’yi zorda bırakacak rakamlar! ‘CHP’li Belediyelerin kusurunun faturasını hükümete kesmeye çalışıyorlar’

CHP’yi zorda bırakacak rakamlar! ‘CHP’li Belediyelerin kusurunun faturasını hükümete kesmeye çalışıyorlar’

İzmir depremi sonrası CHP belediyeleri sosyal medyada yoğun şekilde uygulamaya çalıştıkları algı operasyonları ile kendi sorumsuzluklarını hükümetinmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. CHP, onca vatandaşımızın hayatını kaybettiği felaketin faturasını hükümete kesmeye çalışırken ortaya çıkan rakamlar ise her şeyi gün yüzüne çıkarıyor.

 

İzmir depremi sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi ve depremin en çok yıkıma yol açtığı Bayraklı ve Bornova belediyelerine sahip olan CHP yoğun bir şekilde hükümete deprem bütçesi eleştirilerinde bulundu. İnsanların acısı henüz tazeyken bu tarz yakışıksız bir politika izleyen CHP’nin asıl hedefinin ise kendi sorumluluk ve kusurlarını saklamak olduğunu rakamlar gösterdi. 

 

CHP'DEN HİZMETLERİN ÜSTÜNÜ ÖRTME ÇABASI

 

Saniyelerle mücadele edilen ve enkaz altından yeni canlara ulaşıldığı saatlerde canla başla çalışan yetkilileri hedefe koyan CHP ve belediyeleri aslında kendi sorumluluk alanlarında yapmaya tenezzül bile etmedikleri hizmetlerin algı operasyonu ile üstünü örtmeye çalıştı.

 

Özellikle toplanan deprem paraları ve vergiler üzerinden algı yapan CHP ve bileşenleri bu paraların kentsel dönüşüm için harcanmadığı, depremzedelere yardım yapılmadığı algısını oluşturmak istedi. CHP’li isimlerin sosyal medya üzerinden dillendirdiği iddialar, CHP’ye yakın medya tarafından da büyük puntolarla duyuruldu.

 

CHP BELEDİYESİ 8 MİLYARLIK BÜTÇENİN ON BİNDE 70'İNİ AYIRDI

 

Ancak rakamlar ise bunun tam tersini gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin resmi rakamlarına göre belediye 2020 yılı için kentsel dönüşüme 27 milyon 122 bin TL ayırdı. Bunun 5,5 milyon lirasına yakını personel giderlerine ayrıldı (3.752.000,00 TL’sini personel giderleri(memur) 2.901.000,00 personel(sözleşmeli), 457.000,00 TL’si sosyal güvenlik ödemeleri). Gayrimenkul alımları ve kamulaştırma gideri olarak sadece 6 milyon TL öngörüldü. Yani yıllık bütçesi 8 milyar lirayı bulan İzmir BŞB, gayrimenkul ve kamulaştırma için bütçesinin sadece on binde 75’ini ayırdı. Kentsel dönüşümün toplam bütçesi ise genel bütçenin yüzde 0,34 (Yüzde bir bile değil) oldu.

2019 yılı kesin hesap tablosuna göre ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı sadece 13 milyon 915 bin TL harcadı. Bunun afete maruz bölgelerin tahliyesi için ayrılan kısmı 101 bin TL, gayrimenkul alımları ve kamulaştırılmaya ayrılan kısmı ise 2 milyon TL oldu. 

 

TUNÇ SOYER KARDEŞİNİN VAKFINA TEK SEFERDE 8 MİLYON 948 BİN TL AKTARDI

 

Aynı İzmir Büyükşehir Belediyesi, başkan Tunç Soyer kardeşi Onur Soyer’i genel sekreter olarak atadığı İzmir Vakfına tek seferde 8 milyon 948 bin TL aktarılması için AK Parti’nin red oylarına karşılık CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla meclis kararı çıkartmıştı. Yani kentsel dönüşüm için ayrılan gayrimenkul ve kamulaştırma bütçesinden (6 milyon TL) daha fazlası bu vakfa adeta peşkeş çekildi.

 

RAKAMLAR HER ŞEYİ İSPATLIYOR: KENTSEL DÖNÜŞÜM ARKA PLANDA BIRAKILDI

 

Bu rakamlardan anlaşılacağı üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşüme planlama olarak en arka sıralarda yer verdi ve pek de üzerine düşmedi. Ancak aynı partinin kentsel dönüşüm ve deprem yardımı üzerinden eleştirdiği hükümet ise İzmir depremi sonrası anında 29 milyon TL kaynağı bölgeye gönderdi. AFAD 13 milyon TL, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 10 milyon TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6 milyon TL’yi anında bölgeye ulaştırdı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 performans programında, kentsel dönüşüm ve sağlıklı yapılaşma faaliyetlerini yürütmek performans hedefi başlığında kentsel dönüşümü alanlarında uzlaşması yapılan ve ihalesine çıkılan konut ve işyeri hedef sayısı 2.341 adet, kentsel dönüşüm projesi hazırlanan alan miktar hedefi 54.000 metrekare olarak yer aldı.

30 Ekim depreminde ortaya çıkan tabloya göre bölgede 17 bina yıkılırken (yaklaşık 170 daire), 504 hasarlı bina tespit edildi ve bin 172 bina boşaltıldı. 

 

35 BİN KONUT DÖNÜŞÜMÜ PLANLANDI ANCAK YILLARDIR SADECE BİN TANESİ GERÇEKLEŞTİ

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi 2012 yılında Bakanlar Kurulundan kentsel dönüşüm onayı alarak, kentsel dönüşümü kendi bünyesinde gerçekleştirmek istemiştir. 2020 yılı verilerine göre; İzmir Büyükşehir Belediyesi 7 adet kentsel dönüşüm ve gelişim alanı çalışması yürütmekte ve bu çalışmadan toplam 141.600 kişi etkilenmektedir. 35 bin konut dönüşümü planlanmış bunun sadece bin tanesi gerçekleşmiş. 5 bin civarı ihale aşamasında kalmıştır. 

 

BELEDİYELERİN KUSURUNUN FATURASINI HÜKÜMETE KESMEYE ÇALIŞIYORLAR

 

Deprem sonrası bilanço ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin hem 2020 Performans Programı hem 2019-2024 Stratejik Planındaki sayıları hem de 2012’den beri gösterdiği performans kıyas edilemeyecek seviyededir.

 

Tüm bu rakamlara rağmen CHP’nin kendi belediyelerini aklamak için sürekli olarak topu hükümete atmaya çalışması ise açık bir şekilde belediyelerin kusurunu saklamak için uygulanan bir algı operasyonundan öteye gitmemektir. 

 

SKANDAL İTİRAF!

 

İzmir depremi sonrası CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, belediyelerin yaptığı denetimlerde depremde yıkılan üç bina dahil olmak üzere, sadece Bayraklı İlçesi'nde ‘çürük' olduğu yönünde toplam 208 bina ile ilgili hazırlanan raporların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bildirildiğini kaydetti. CHP’li belediyeleri aklayarak faturayı bakanlığa atmaya çalışan Torun hasarlı ve riskli binalar konusunda yetkinin tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda olduğunu belirterek, “Bu konuda tam yetki bakanlığın. Belediyelerin ne ceza kesme ne de yıkım yetkisi bulunuyor” dedi. 

 

KANUN AÇIK: BELEDİYE YIKAR

 

Torun’un bu yalanı ise yasaya takıldı. Çünkü 3194 sayılı imar kanununun “Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar” ile ilgili 39. maddesinde tam olarak şu ifadeler yazılıydı:

 

“Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerine, tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe on gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halinde binanın içindekilere tebligat yapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Tebligatı müteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamir edilerek veya yıktırılarak tehlike ortadan kaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı yüzde 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.”

 

Kaynak: Haber7 - Tarık Dağlı

Yeni Yorum