07 Aralık Salı 2021

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Meclis'in ışıkları yanıyorsa bu ülkenin sırtı yere gelmez

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Meclis'in ışıkları yanıyorsa bu ülkenin sırtı yere gelmez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin 27'nci dönem 5'inci yasama yılı açılış programında konuştu. Konuşmasında yeni anayasa çalışmalarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Meclisimizin, mümkün olursa tamamının uzlaşmasıyla hazırlanacak bir yeni anayasa, milletimize vereceğimiz en güzel 2023 hediyesi olacaktır'' dedi. ''Adına Kürt sorunu denen meseleyi hak ve özgürlüklerden kalkınmaya kadar tüm boyutlarıyla biz çözdük'' diyen Erdoğan, ''Diyarbakır'daki vatandaşlarımıza söz verdiğimiz şekilde ret, inkar politikalarını nasıl ortadan kaldırdıysak bu meseleyi hala istismar konusu yapmak isteyenlerin maskelerini de aynı şekilde düşüreceğiz'' ifadelerini kullandı. Vekillere hitap ederken ''Birilerinin sürekli nerede diye sordukları Merkez Bankası rezervimiz de 122 milyar dolar seviyesine ulaştı'' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''İnşallah 2021'i yüzde 9'luk bir büyüme ile kapatmayı öngörüyoruz'' dedi. Enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekte kararlı olduklarını söyleyen Erdoğan, fahiş fiyatlarla ilgili olarak da ''Rekabeti bozan piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanan ve fiyatları keyfi şekilde belirleyen firmaların üzerine kararlılıkla gideceğiz'' şeklinde konuştu.

 

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar...

 

"Bugün hayatını kaybeden önemli siyasi sorumluluklar edinmiş abim, değerli dost Oğuzhan Asiltürk'e Allah'tan rahmet diliyorum. 

Meclisimiz iki defa gazilik ünvanı ile müşerref olmuş. Şartlar ne olursa olsun ülkesine hizmet yolundan ayrılmamış müstesna bir kurumdur. Her biri diğerinden yoğun geçen yasama yıllarında gece gündüz çalışan vekillerimizin fedakarlıkları tarihe takdirle kaydedilmiştir. Artık milletimiz biliyor ki Meclis'in ışıkları yanıyorsa Allah'ın izniyle bu ülkenin sırtı yere gelmez. Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına hedefine birlikte ulaşacağımızı da biliyorum. Tıpkı geçtiğimiz bir asır gibi, önümüzdeki asrın şekillenmesinde de Millet Meclisimizin eşsiz bir rolü olacağına tüm kalbimle inanıyorum.

 

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

 

Bir süre önce gündeme getirdiğimiz ülkemize yeni anayasa kazandırma teklifinin de Meclisimiz tarafından başarıyla hayata geçirileceğini ümit ediyorum. Meclisimizin, mümkün olursa tamamının uzlaşmasıyla hazırlanacak bir yeni anayasa, milletimize vereceğimiz en güzel 2023 hediyesi olacaktır. Biz hazırlıklarımızı yapıyoruz, neticede karar ve takdir yüce Meclis'indir. TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin yeni anayasa tekliflerini kamuoyuyla paylaşmalarını bekliyoruz. İlk anayasa teklifimize katkı verecek herkese şimdiden teşekkür ediyorum.

 

30 yıldır işgal altında olan Azerbaycan toprakları ve Karabağ yeniden özgürlüğüne kavuştu. İnşallah önümüzdeki haftalarda Azerbaycanlı kardeşlerimizle yeniden bir araya geleceğiz. İşgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesi veren bir ülkeye ve Türkiye'ye buram buram kin kokan tutumları asla unutmayacağız. Akdeniz'deki hak ve menfaatlerimizi korurken Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin iki devletli çözüm kapsamındaki çalışmalarına destek olduk.  Her yere alnımız ak bir şekilde göğsümüzü gere gere gidiyoruz. 

Geçtiğimiz günlerde açılışını yaptığımız Türk Evi, tarihteki yerini almıştır. Çok sayıda misafirimizin katılımıyla hizmete giren Türk Evimiz, tüm dost ve kardeşlerimize de hizmet verecektir. Böylesine görkemli bir eseri ülkemize kazandırmış olmaktan da memnuniyet duyuyoruz.

 

SURİYE KRİZİNDE ULUSLARASI TOPLUMUN NE KADAR ACİZ OLDUĞUNU GÖRDÜK

 

Artık 10. yılını geride bıraktığımız Suriye krizinde uluslararası toplumun ne kadar aciz olduğunu hep birlikte gördük. Türkiye, tek başına 4 milyon mazluma kollarını açarken insanlıktan uzak davranışlar sergileyenler oldu. Ellerinde ne varsa alınıp, işkence edilen insanlarla karşılaşıyoruz.  Akdeniz'in karanlık sularında her yıl ne kadar insanın hayatını kaybettiğinin istatistiği tutulamıyor.

 

İki yüzlülüğün benzerini Suriye'deki terör örgütleri konusunda da yaşıyoruz. Sadece Türkiye, bu karanlık örgütle sahada karşı karşıya gelmiş ve birileri tarafından şişirilen balonu kısa sürede patlatmıştır.  Dünyanın kendi etraflarında döndüğünü sananlar, yaşanan her siyasi çalkantıyla işin öyle olmadığını görmeye başlıyorlar. Afrika'daki kıtlığın tüm insanlığın ortak sorunu olduğu yakında daha iyi anlaşılacaktır. 

 

BAŞKA VATAN, BAŞKA GELECEK YOK

Artık siyasi olmaktan çıkıp milli hedefler haline dönen vizyonu TBMM'den başlayarak ülkemizin tüm fertleriyle sahiplenmeliyiz. Hiç birimiz için başka Türkiye, vatan, devlet, gelecek yok. Aklımızdan asla çıkarmamalıyız ki bölünerek büyüyemeyiz, parçalanarak güçlenemeyiz. Saplantılara sarılarak demokrasimizi ilerletemeyiz.

 

KÜRT SORUNUNU BİZ ÇÖZDÜK

 

Ülkemize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri de güvenlik stratejimizi değiştirmektir. Sınırlarımızın dibinde bir veya bir kaç terör koridoru oluşturulmasının önüne geçtik. Adına Kürt sorunu denen meseleyi hak ve özgürlüklerden kalkınmaya kadar tüm boyutlarıyla biz çözdük. Diyarbakır'daki vatandaşlarımıza söz verdiğimiz şekilde ret, inkar politikalarını nasıl ortadan kaldırdıysak bu meseleyi hala istismar konusu yapmak isteyenlerin maskelerini de aynı şekilde düşüreceğiz. Diyarbakır Anneleri'nin şanlı direnişleri ile terör örgütünü tir tir titrettikleri bir dönemi başlattık. 

 

MERKEZ BANKASI REZERVİMİZ 122 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞTI

 

Ekonominin sorumluluğu da bize aittir. Birilerinin sürekli nerede diye sordukları Merkez Bankası rezervimiz de 122 milyar dolar seviyesine ulaştı. Artılar-eksiler analizi yaptığımızda, artılarımızın kıyas edilemeyecek kadar fazla olduğunun kabul edilmesini de hak teslimi babından bekliyoruz. İşsizlik küresel sorun olarak varlığını devam ettirirken pek çok ülkede borçluluk oranları tarihi seviyelere ulaştı. IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar ciddi bir yönetim krizi içindeler.  Böylesine kritik bir dönemde iktidar ve muhalefet ile bazı hakikatleri açık yüreklilikle ortaya koymak zorundayız. Bu salgının Türkiye'de çıkmadığı, ülkemizin dünyanın maruz kaldığı krizin etkilerine maruz kaldığını kabul etmemiz gerekiyor. Ülkemizin sağlık altyapısına ve insan kaynağına yaptığımız yatırımların meyvesini, böyle kriz döneminde tüm unsurlarıyla almış olmaktan memnuniyet duyduk.

 

Son 8 yılda yaşadığımız teker teker her olumlu ve olumsuz sürecin ekonomiye de yansımaları olmuştur. Salgınla da böyle bir süreçte karşı karşıya kaldık. Türkiye ekonomisinin ayakta kalması için tüm kesimlere yönelik önlemleri devreye aldık. İhtiyaç halinde her kesimin yanında yer almaya devam edeceğiz.Geçen seneyi büyüme ile kapattık. İnşallah 2021'i yüzde 9'luk bir büyüme ile kapatmayı öngörüyoruz. Büyümeye istihdam artışı da eşlik ediyor. Türkiye, OECD ülkeleri arasında salgın öncesi dönemine göre istihdamını arttıran sayılı ülkelerden bir tanesi... Milli gelirimizi bir trilyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Elde edeceğimiz büyümenin kalitesi, gençlerimize yeni iş imkanları sağlaması bizim için kritik önemdedir. 2021 için belirlediğimiz ihracat hedefinin üzerine çıkacağımız anlaşılıyor. Cari dengede önemli bir iyileşme başladı. Özel sektörümüzün dinamizmi ve ekonomi politikalarımızın istikrarı sayesinde, bu dönemde cari açık sorunundan tümüyle kurtulabileceğimize inanıyorum.

 

ENFLASYONU TEK HANELİ RAKAMLARA DÜŞÜRMEKTE KARARLIYIZ

 

Türkiye'ye henüz yatırım yapmamış küresel markaları ülkemize kazandırmak için her fırsatı değerlendiriyoruz. Yatırım teşvik sistemimizi çok daha cazip bir yapıya dönüştürerek nakdi teşvikleri de içeren seçici destekler getireceğiz. Yeni sistemde öz sermaye ağırlıklı yatırımlara daha fazla destek vereceğiz. Geçtiğimiz hafta TEKNOFES'te bir kez daha ulaştık. Gençlerimizin her geçen yıl çıtayı nasıl yükselttiklerini bizzat gördüm. Tabii bunları söylerken enfasyon sorununda gözardı etmiyoruz. Makroekonomik politikalardan yapısal reformlara kadar pek çok adımı atarak enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız.

 

Gıda tarafında gerek kuraklık, gerekse artan girdi maliyetlerinin etkisini azaltacak tedbirler alıyoruz. Bunlardan biri de fahiş fiyat artışları anında tespit edip müdahaleye imkan sağlayacak Erken Uyarı Sistemidir. Rekabet politikalarımızı da mercek altına aldık. Rekabeti bozan piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanan ve fiyatları keyfi şekilde belirleyen firmaların üzerine kararlılıkla gideceğiz. Şirketlerimizden bankacılık sektörüne bağımlılıklarını azaltarak sermaye piyasası araçlarıyla yatırımlarına uzun vadeli finansman sağlamalarını bekliyoruz.

 

PARİS İKLİM ANLAŞMASI

 

Ülkemizi çevre hassasiyetlerimizle farklı bir yere taşımıştık. Paris İklim Anlaşmasını Meclis'in takdirine sunma kararımız, başlattığımız Yeşil Kalkınma Devrimi'nin de ilk müjdesidir. Gelecek nesillere karşı sorunluluğumuzu yerine getirmekte kararlıyız. Doğal gaz tedariki konusundaki yatırımlarımızı hızlandıracağız. Akkuyu'daki nükleer santralin ilk etabını inşallah 2023'de hizmete alacağız. Giderek daha dengesiz ve sert hale gelen meteorolojik hadiselere karşı kapsamlı bir erken uyarı sistemi kuracağız."

 

Yeni Yorum