22 Ekim Cuma 2021

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Modern kapitülasyonlara karşı tarihi mücadele veriyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Modern kapitülasyonlara karşı tarihi mücadele veriyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen anma etkinliğinde konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 82'nci yıl dönümü dolayısıyla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen anma törenine katıldı.

 

Törendeki konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti:

 

"Kurtuluş Savaşımızın başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete irtihalinin 82'nci yıl dönümünde rahmetle yad ediyoruz. Gazi ile birlikte istiklalimiz için mücadele eden ve yeni devletimizi ayakta tutmak için çalışan kurucu kadronun her birini de aynı şekilde şükranla anıyorum. Bu vesile ile bin yıldır bu toprakları vatanımız olarak muhafaza etmek için ter ve kan dökmüş tüm kahramanlarımıza, gazilerimize ve şehitlerimize Rabb'imden rahmet diliyorum. Milletimizin özgürlüğü, devletimizin yaşaması, ülkemizin kalkınması için taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun diyorum."

 

"ÜLKENİN İMKANLARINI MİLLETİN İSTEK VE İHTİYAÇLARI İÇİN SEFERBER ETTİK"

 

Bu tür yıl dönümlerini, anma ve tazim sunma yanında nereden nereye gelindiğinin ve nereye gidildiğinin muhasebesi olarak gördüğünü söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100'üncü yılını bundan 10 sene önce ilan ettiğimiz hedeflerle işte böyle bir fırsata dönüştürmeye çalıştık. Bu tür büyük muhasebelerin aynı zamanda gelecekteki daha büyük hedeflerin de hazırlıkları olduğuna inanıyorum. İstanbul'un fethinin 600'üncü yılı olan 2053'ü ve Malazgirt Zaferi'nin 1000'inci yılı olan 2071'i işte bunun için önemsiyor, yeni vizyonlarımızın nirengi noktaları olarak kabul ediyoruz. Ülkemizin demokrasi ve kalkınma mücadelesini 'Benim manevi mirasım ilim ve akıldır' diyen Gazi Mustafa Kemal'in arzu ettiği şekilde yürütüyoruz. Gazi'nin bu tavsiyesine uygun şekilde ilim ve akıl yolunda giderek hatırasını yaşatmak yerine onu dogmalaştırmak suretiyle mirasının içini boşaltmaya çalışanları da milletimizin takdirine havale ediyoruz.

Cumhuriyetin ruhuna uygun şekilde devletin sahibinin millet olduğu gerçeğini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadan her alanda insanlarımıza layık oldukları hizmetleri sunabilmenin gayreti içindeyiz. Kendilerini devletin sahibi, milletin efendisi, Batı'nın kölesi olarak gören vesayetçi anlayışla çarpışa çarpışa ülkemizi yeniden tarihiyle ve cihanşümul hedefleriyle buluşturduk. İstiklal Harbi ile topraklarını işgalden kurtaran milletimizin değerleri ve refahı başta olmak üzere tüm hayatı üzerindeki prangaları birer birer kırdık. Ülkenin imkanlarını küçük bir azınlığın hevesleri ve çıkarları yerine topyekün milletin istek ve ihtiyaçları için seferber ettik."

 

"DEMOKRASİ VE KALKINMA YOLUNDA VERDİĞİMİZ MÜCADELENİN EN YAKIN ŞAHİDİ MİLLETİMİZİN TA KENDİSİDİR"

 

Millet, vatan ve medeniyet merkezli bu tarihi mücadelenin kolay olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıllarca bu ülkeyi siyasi ve ekonomik bir avuç elit eliyle adeta babalarının malı gibi kullanmaya alışmış olanlar her yolu ve yöntemi deneyerek üzerimize geldiler. Kendilerine içeride imtiyazlarını kaybetmiş olmanın verdiği kin ve nefretle dolu taraftarlar, payandalar, mankurtlar bulmakta da zorlanmadılar." dedi.

 

Türkiye'de son 18 yılında yaşananlara bir de bu gözle bakmak gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Vesayetin sinsi oyunlarının, terör örgütlerinin kanlı saldırılarının, halkımızı ve vatanımızı bölmek için sınırlarımıza yapılan tacizlerin, darbe girişimlerinin, ekonomimize yönelik sabotajların gerisinde hep bu kavga vardı. Türkiye bir asır önce başlattığı İstiklal Harbi'ni yeniden ve daha güçlü şekilde sürdürdüğü için böylesine derin ve alçakça bir kuşatmaya maruz kaldı. Şayet eskiden hep olageldiği gibi ülkemize çizilen o dar sınırların içinde kalsaydık, teslimiyeti reddetmeseydik, milletin değil vesayetin dediğini yapsaydık, bu sıkıntıların hiçbirini yaşamazdık ama o zaman milletimizin yüzüne de bakamazdık ama o zaman kalbini ve gözünü bize yöneltmiş mazlumların dualarını alamazdık ama o zaman yeni nesillere söyleyecek söz bulamazdık. Demokrasi ve kalkınma yolunda verdiğimiz mücadelenin en yakın şahidi ve en büyük destekçisi bizatihi milletimizin ta kendisidir. Allah şahittir ki 'Ezan susmayacak, bayrak inmeyecek, millet bölünmeyecek, vatan parçalanmayacak, ülkemiz büyüyecek, devletimiz güçlenecek.' derken hep samimiydik."

 

Erdoğan'ın mesajları şöyle:

 

Temel göstergelere baktığımızda nasıl mesafe katettiğimizi daha iyi anlıyoruz.

Ülkemizdeki toplam yabancı sermaye yatırımları 223 milyar dolara ulaştı.

Enerji üretimimizdeki yerlilik oranı yüzde 62'yi geçmiştir.

Bölgesel ve küresel her meselede sözü dinlenen, tarafı ağırlık kazanan bir ülke konumuna yükseldik.

Sıkıntılarımız elbette var. Hiçbiri üstesinden gelinmeyecek hususlar değil. 

Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarının notlarının objektif kriterlere göre verildiğini söyleyecek kimse çıkamaz.

Batı basınında ülkemize yönelik eleştirilerin gerçek ve samimi temellere dayandığını söyleyecek kimse çıkamaz.

Doğu Akdeniz'de somut örneğini gördüğümüz üzere, Türkiye'ye karşı haksız hukuksuz, adaletsiz girişimlerde bulunanların kayıtsız şartsız desteklenmesinin gerekçesini söyleyecek kimse çıkamaz.

(Kırgızistan'daki) Seçimlerden sonraki olaylarda ilk boy gösteren FETÖ'cüler oldu. Halk bunu gördü ve meydanlardan FETÖ'cüleri attı.

Böyle bir iklimde ekonomide yaşadıklarımızın kendi mecrasının ürünü olduğunu kim iddia edebilir?

Dünyada zaten yaşanmakta olan genel ekonomik sıkıntılar  koronavirüs salgını nedeniyle daha da ağırlaşırken, Türkiye en az kayıpla süreci yönetmeyi başarmıştır.

 

Buna rağmen ısrarla ekonomimizi kötüleyenlerin gayesinin bağcıyı övmek olduğunu anlamak için öyle çok daha derin teknik analizlere gerek yoktur.

 

Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in en büyük hizmetlerinden biri tüm baskılara, tehditlere rağmen kapitülasyonları kaldırmak olmuştur.

2013 mayısında tuttuk IMF'e olan borcumuzu sıfırladık ve artık IMF ile borç noktasında en ufak bir ilişkimiz kalmadı.

O gün kapitülasyon bu defa IMF.

Türkiye'yi faiz, kur, enflasyon prangası ile modern kapitülasyonlara mahkum etmek isteyenlere şimdi de tarihi bir mücadele veriyoruz.

Tüm gücümüzle çalışıyoruz. Üretim, yatırım, büyüme, ihracat odaklı bir anlayışla önümüze çıkarılan siyasi engelleri birer birer aşarak yolumuza devam ediyoruz.

Ekonomide dünyanın ilk 10'una girmeyi başaracağız. Bunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e en büyük armağan olacağına inanıyorum."

 

 

Yeni Yorum