13 Haziran Pazar 2021

İstanbul Göçmen Girişimci Araştırması açıklandı: İyi yönetildiğinde zenginliğe kötü yönetildiğinde tehdide dönüşen göç Türkiye'de ekonomik değer üretiyor

İstanbul Göçmen Girişimci Araştırması açıklandı: İyi yönetildiğinde zenginliğe kötü yönetildiğinde tehdide dönüşen göç Türkiye'de ekonomik değer üretiyor

Uluslararası Göç ve Mülteciler Derneği (İMRA) tarafından gerçekleştirilen "İstanbul Göçmen Girişimci Araştırması" Fatih Belediyesi Topkapı Kütüphanesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Araştırma sonucuna göre girişimci mültecilerin Türkiye'ye ekonomik değer kattığını vurgulayan İMRA Başkanı Doç. Dr. Emine Sare Aydın, "Göçü iyi yönetirseniz bir zenginlik. İyi yönetemezsek de ayrışırsak, ırkçılıkla yaklaşırsak o zaman da bir güvenlik ve tehdide dönüştüğünü söyleyebiliriz" dedi.

 

"İstanbul Göçmen Girişimci Araştırması" açıklandı. Uluslararası Göç ve Mülteciler Derneği (İMRA) tarafından yürütülen araştırmayı Prof. Dr. Ömer Çaha, Prof. Dr. Ayşegül Komsuoğlu Çıtıpıtıoğlu, Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Dr. Ahmet Oğuz Demir ve Oğuzhan Altınkoz gerçekleştirdi.

 

İstanbul'da faaliyet gösteren girişimci göçmenler incelendi

 

Fatih Belediyesi Topkapı Kütüphanesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulan araştırmada, İstanbul'da faaliyet gösteren göçmen girişimcilerin kişisel profilleri, çalışma motivasyonları, sahip oldukları işlerin niteliği, işletmelerde katkıda bulundukları istihdam kapasitesi, kamu kurumlarıyla ilişkileri, gündelik hayatta karşılaştıkları sorunlar, Türk toplumunun sosyo-kültürel değerlerine bakışları, toplumsal ve sivil yaşama katılımları gibi konular incelendi.

 

İş yerlerinde yüz yüze mülakat yapıldı

 

İstanbul'un altı farklı ilçesinde, 47'si kadın, 299'u erkek olmak üzere toplam 346 işletme üzerinde yüz yüze mülakata dayalı anket üzerinden gerçekleşen araştırmada, ülke genelinde başta Suriyeliler olmak üzere, göçmenlerin devlete yük olduğuna ilişkin yaygın bir kanaat olduğu ve araştırmada yer alan bulguların bu kanaatin yanlış olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

 

Bulgulara göre göçmen girişimcilerin ülkelerinden Türkiye'ye sermaye, girişim kültürü ve belli bir deneyim taşıdıkları dile getirilirken, girişimcilerin Türkiye'de istihdam imkanı sağladığı ve ekonomik değer ürettiği vurgulandı.

 

Göçü iyi yönetirseniz bir zenginlik

 

Türkiye'nin bir 'göçmen' ülkesi olduğuna değinen İMRA Başkanı Doç. Dr. Sare Aydın, "Göçü iyi yönetirseniz bir zenginlik. Refah, kültür ve ekonomik açıdan, yaşadığınız toplumsal ve toplumun büyümesi açısından. İyi yönetemezsek, ayrışırsak, ırkçılıkla yaklaşırsak o zaman da bir güvenlik ve tehdide dönüştüğünü söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

 

Bugün Avrupa'nın içerisinde kaldığı en önemli ikilemin göçü 'İyi tarafından mı yoksa kötü tarafından mı?' ele alacaklarını bilmemeleri olduğunu dile getiren Aydın, şunları kaydetti:

 

"Avrupa'da ırkçılık, nefret suçu ve kendinden olmayana, - islamofobi gibi - herkesi aynı potaya koyarak toplumun dışında görmeleri de bugün yaşanan Avrupa'daki anti İslam, anti yabancı, anti terörist kavramlarını da bize anlatıyor.

 

Dünya da aslında göç dünyası

 

1960'ta 76 milyon göçmen varken, 1980'de bu sayı 100 milyona, 1990'da 154 milyona, 2015 yılında 244 milyona çıkıyor. 2018 rakamına göre 276 milyon insan dünya üzerinde göçmen. Göçün bir çok nedeni var. Bugün Orta Doğu'da, Akdeniz'de savaş hali var. Bu savaş halinden geriye kalabilecek bir göç var. Bunu hissedebiliyorsunuz, görebiliyorsunuz. Bu rakamlar bize göçün hep hayatımızda olacağını söylüyor."

 

2011 yılında ülkemize gelen göçmenler 2 yıl sonra iş kurdu

 

Yaptıkları araştırmada girişimci göçmenleri incelediklerini dile getiren Aydın, araştırmaya dair şu bilgileri verdi:

 

"47 kadın ve 299'u erkek girişimciye ulaştık. Yaş ortalamaları 23 ila 40 arasında. Genç ve orta yaşın daha cesur ve daha girişimci olduğunu, dile daha yatkın olduğunu gördük.

 

Kendi iş yerlerinde yüz yüze mülakat yaptık. Bu girişimcilerin lise ve üniversite düzeyinde olduğunu gördük. Katılımcıların yüzde 42.3'ü üniversite ve üstü, yüzde 23'ü de lise eğitimi görmüş.

 

Bizim ülkemizde alt eğitim grubu kaldı dediler ya, öyle değil. Bu girişimcilerin eğitim düzeyi arttıkça girişimciliğin arttığını gördük. Dili iyi bilmek idari ve yasal konuları da daha iyi halletmelerine sebep veriyor.

 

İşletme profillerine geldiğimizde daha çok hizmet sektörüyle uğraşıyorlar. Yüzde 52 düzeyinde hizmet sektöründe faaliyet gösterdiklerini görüyoruz. Daha çok hizmet sektörü, daha az imalat ve sanayi dediğimiz yüksek üretim isteyen alanlar.

 

En fazla karşımıza çıkan hizmet sektörü ise market, bakkal, restoran, pastane, hazır giyim, kuaför ve güzellik salonu gibi topluma bire bir dokunabilecek alanlar. Daha düşük teknoloji, daha çok insan gücüne dayalı.

 

Göçmenlere ait işletmelerin büyük kısmı 6 yıldan daha az süreye sahip. 2011 yılında ülkemize gelen göçmenlerin hemen 2 yıl sonra iş kurdukları ve o işi devam ettirdiklerini görüyoruz. Tüm bunların içerisinde, 346 işletmenin toplam istihdamı bin 529 kişi. Bunlar legal olanlar. Kayıt dışı istihdamı göze aldığımızda 3 bin kişilik bir istihdamın olduğunu söyleyebiliriz."

 

Göçerken parasını yanında getiriyorlar

 

İstihdam sağlayan şirketlerin büyük bir kısmının sermayesini gelirken yanlarında getirdiğini vurgulayan Aydın, "Ülkemize göçerken büyük kısmı parasını yanında getiriyor. Aile sermayesiyle iş kuruyor. Devlet desteğinin çok az olduğunu görüyoruz. Devlet desteğiyle iş kuranların oranı yüzde 10 ila 17 arasında. İşi kurarlarken en önemli bariyerlerden bir tanesi yerli halkın ön yargısı. Hepimiz Suriyeliler vergi vermiyor diye duyuyoruz. Böyle bir şey yok" diyerek şu şekilde devam etti:

 

Göçü nasıl yönetirseniz göç size o şekilde karşılık verir

 

"Ülkemizde yaşayan Suriye ortaklı şirketlerin toplam şirket sermayesi 179 milyon. Yatırım miktarı ise 3 buçuk milyar dolar. Düşünebiliyor musunuz? 7 yılda 3 buçuk milyar dolarlık yatırım miktarına sahip bir nüfustan bahsediyoruz. 100 bin istihdam. 6 binin üzerinde şirket kuruluşu. Göçün neresinden bakarsanız, göçü nasıl yönetirseniz göç size o şekilde karşılık verir. Suriyeli işletmelerin yurt dışı ihracatları yüzde 10 civarında. Ekonomik uyumun son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz."

Yeni Yorum