03 Aralık Cuma 2021
6 gün önce

İçişleri Bakanı Soylu’dan, Kılıçdaroğlu’na: 2018 seçimlerinde her evden PKK’ya/HDP’ye oy istedin. Unutmadık!

Bakan Soylu, Menemen ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla gerçekleştirilen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, İzmir'de bulunmaktan, İzmirlilere seslenmekten büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da İzmirlileri görünce kuvvet bulduğunu kaydeden Soylu, "Biz mutlu oluyoruz da kıymetli Cumhurbaşkanımız güç buluyor da kıskananlar da var ama... Kılıçdaroğlu şu muhteşem topluluğu gördüğü zaman çatlar da patlar, değil mi?" ifadelerini kullandı.İzmir'de bugün deprem konutlarının teslim törenine katıldıklarını hatırlatan Soylu, şöyle konuştu: "Bir yıl önce İzmir'de deprem oldu. Kayıplarımız oldu, Allah rahmet eylesin. Bir eski Türkiye vardı. O eski Türkiye'de sel olurdu, deprem olurdu, devlet günlerce deprem bölgesine bazen ulaşamazdı. Çocukluğumuzda siyah beyaz sonra renkli televizyonlarda hep vatandaşlarımızın feryadını duyardık. 'Vergi verdik, askere gittik, devlet ne dediyse yerine getirdik.' derlerdi. Deprem, sel, afette hep şu cümle gelirdi 'Nerede bu devlet?' derlerdi. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'de 'Nerede bu devlet?' diyen yok, 'Allah devletimize zeval vermesin.' diyen var. "Deprem konutlarının bir bölümünü 1 yıldan kısa sürede teslim ettiklerini, konutların da yüksek standartlı ve mükemmele yakın olduğunu aktaran Soylu, vatandaşa en güzel hizmeti vermeyi boyunlarının borcu gördüklerini ifade etti.Terör örgütleri ile mücadeleTürkiye'nin terör örgütleriyle başarılı şekilde mücadele ettiğini, milletin güçlü bir dirayet ortaya koyduğunu belirten Soylu, "Bugün tüm terör örgütlerini bir daha bu ülkede adlarından bahsedilmemek üzere toprağın derinliklerine gömüyoruz." dedi. AK Parti kadrolarının milleti hiçbir zaman mahcup etmediğini vurgulayan Soylu, şöyle devam etti: "Bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, onun kadroları sizleri yanıltmadı. Yıllarca Türkiye'ye diz çökertmeye çalışanlara Türkiye'yi ezdirmedi. Bugün eski Türkiye yok, bugün yepyeni Türkiye var. O bildikleri Türkiye yok. Avrupa'nın, ABD'nin parmak salladığı, bizi sindirmeye çalıştığı Türkiye yok. 'Irak'ın kuzeyinde operasyon yapamazsınız, Afrin'e giremezsiniz, Cerablus'da olamazsınız, Suriye'nin kuzeyinde operasyon yapamazsınız' diye bizi korkutmaya çalıştıkları Türkiye yok. İnsansız hava aracımız olmadığı zaman İsrail'den aldığımızda bozulup gönderdiğimizde 'Terörle mücadele yapmayın' diye onarıp göndermediği Türkiye yok." "Etrafımızdaki coğrafyaya barışı biz getireceğiz" Emeklilerin maaşlarını almak için saatlerce kuyrukta beklediği, her gün 30 şehit haberinin yürekleri parçaladığı Türkiye'nin artık geride kaldığını, Türkiye'nin gücünü dev yatırımlarla, İHA'ları, köprüleri, havalimanları ile gücünü tüm dünyaya gösterdiğini anlatan Soylu, "Ne kadar operasyon yaparlarsa yapsınlar, sadece 2023'ü kazanmayacağız, 2053'ü de 2071'i de alacağız. Ne kadar operasyon yaparlarsa yapsınlar sadece ülkemizin her yerine huzur getirmeyeceğiz, burada yeminimizdir, Batı'nın savaş cenderesine döndürdüğü Orta Doğu'ya da etrafımızdaki coğrafyaya da barışı biz getireceğiz." ifadelerini kullandı. "Milletin tercihi karşısında Erdoğan'ın önünde saf tutacaklar" 2023'te gerçekleşecek seçimleri hatırlatan Süleyman Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı: "2023'te bir işimiz var. Neymiş? Bizi tehdit edecekler. 2023'te hesap soracak. Kılıçdaroğlu, biz o günleri unutmadık. Adamlarınla beraber 2018 seçimlerinde, 2019 seçimlerinde de her evden PKK'ya, HDP'ye oy istedin unutmadık. Şimdi 2023'te bu millet sana güzel bir hediye hazırlıyor. 2023 akşamı öyle bir hezimete uğrayacaklar ki Kılıçdaroğlu evinden genel merkeze gidemeyecek. Bu büyük millet kendi adamına, milletin adamına sahip çıkacak ve göreceksiniz 2023'ün akşamı sadece Türkiye'de seçim neticelenmeyecek burada söylüyorum, Amerika'dan Avrupa'sına dünyanın her 'Ben büyüğüm' diyen ülkeleri var ya milletin tercihi karşısında, Tayyip Erdoğan'ın önünde saf tutacaklar."

6 gün önce

Gezi Parkı Davası'nda gelişme! Savcı, 'Kavala'nın tutukluluk hali devam etsin' dedi

Geçtiğimiz temmuz ayında birleştirilen Gezi Parkı ile Çarşı Grubu davasının duruşması başladı. Aralarında Osman Kavala ve Henri Barkey'in de bulunduğu 52 kişi 'hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsle' suçlanıyor. Dört yılı aşkın süredir tutuklu bulunan ve önceki duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlanarak "Duruşmalara katılmam ve savunma yapmam anlamsız" diyen Osman Kavala, bu duruşmaya katılmadı. DAVALAR 30 TEMMUZ'DA BİRLEŞTİRİLDİ Yargıtay, bozma ilamında 'Gezi Parkı ile Çarşı davalarının arasında hukuki bağlantı olduğu' gerekçesiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini kaydetmişti. 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı göndererek, davaların birleşmesine onay verdiğini belirtmişti. Davalar, 30 Temmuz 2021 tarihinde 13. Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019 tarihinde Kavala'nın tutukluluğun hak ihlali olduğuna hükmetmiş, 'derhal serbest bırakılması'nı istemişti. AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Kavala'nın 30 Kasım'a kadar serbest bırakılması için süre vermişti. Aksi halde Avrupa Konseyi üyesi Türkiye hakkında taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uymadığı gerekçesiyle ihlal prosedürü başlatacağına dikkat çekilmişti. OSMAN KAVALA DURUŞMAYA KATILMADI Duruşma daha geniş salonu olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yoklamayla başladı. Kavala'nın SEGBİS ile duruşmaya katılmadığı görüldü.

6 gün önce

İzmir'de deprem konutları teslim töreni... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sözümüzü tutuyor ve ilk etap konut ve dükkanları teslim ediyoruz

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: Sözlerimin hemen başında İzmir depreminde hayatını kaybeden 117 vatandaşımızı bir kez daha rahmetle yad ediyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum. Depremin ilk anından itibaren sadece İzmir'in acısını paylaşmakla kalmadık, dertlerini çözecek adımları da attık. Ülkemiz en etkin, en hızlı afet müdahale planına sahiptir. Dakikalar içinde arama kurtarma, saatler içinde yardım faaliyetini başlatabiliyoruz. İzmir'de de bu mekanizmayı başlattık. Depremzedelerin yaralarını sarmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık. Kimseyi açıkta, çaresiz bırakmadık. İzmir depreminin ardından Bayraklı'da yerinde 1391 konut ve 302 dükkan, rezerv alanda ise 3649 konut inşa etmek için hemen harekete geçtik. İzmir depreminin ardından toplam 5 bin 74 konut, 353 dükkan yapma kararı aldık. Bir yıl içinde teslim etmeye başlama sözü verdik. Bugün sözümüzü tutuyor, ilk etap konut ve dükkanları depremzedelere teslim ediyoruz. Bu bölgedeki inşaatlardan kalan 741 konut ve dükkanı da çok yakında hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yatırım tutarı 750 milyon liradır. Deprem konutlarının ödeme tutarı ve vadeleri ile ilgili bilgileri paylaşmıştık. 2+1 konutları 160 bin ile 180 bin lira, 3+1 konutları ise 220 bin ile 260 bin TL arasında bir bedelle sahiplerine veriyoruz. İlk 2 yılı ödemesiz, toplam 20 yıl vadeli ödeme planına göre 2+1 konutların taksidi aylık 740 liradan, 3+1 konutların taksidi 1020 TL'den başlayacak. Kira bedellerinden düşük ödeme tutarları ile vatandaşlarımız konforlu, güvenli evlerine kavuşacak.  Depremin ardından İzmir'de sürmekte olan kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırdık. 9 yılda 20 bine yakın binayı yıkmıştık. Kentsel dönüşüm projelerini rıza ve yerinde çalışmaya göre yürütüyoruz. Her yıl 20-25 kere büyüklüğü 5'ten fazla deprem yaşıyoruz. Büyük kısmı eskiden beri bilinen fay hatları üzerinde gerçekleşiyor. Deprem öldürmez bina öldürür gerçeğine uygun şekilde riskli binaları belirliyor ve dönüşüme tabi tutuyoruz. Bugüne kadar 3 milyon konutun dönüşümünü tamamladık. Afetlerin ne zaman yaşanacağı bilinmediği için bir kez daha tüm vatandaşlarımıza riskli yapılarını süratle dönüşüme sokmaları çağrısında bulunuyorum. SİZLERE BİR MÜJDE VERMEK İSTİYORUM İzmir'e son 19 yılda 85 milyar tutarında yatırım yaptık. İzmir'e 4 yeni üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 7 bin 100 kişi kapasiteli yükseköğrenim kursları açtık. Sizlere bir de müjde vermek istiyorum. İnşallah bugün Alsancak'taki 14 bin kişilik tribüne sahip yeni stadımızı da hizmete açıyoruz. Adını Alsancak Mustafa Denizli Stadı belirlediğimiz tesisin şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sosyal yardımlarda İzmirli kardeşlerimize 8.5 milyar tutarında kaynak aktardık. 122 sağlık tesisi kazandırdık. İzmir'in bölünmüş yol uzunluğunu 952 km'ye ulaştırdık. İstanbul - İzmir otoyollarını, Konak tünelini tamamlayarak trafiğe açtık. Dört adet içme suyu tesisimizin inşası devam ediyor. İzmir'in en önemli problemlerinden biri olan sellere karşı 100 adet taşkın koruma tesisi inşa ettik. Biz bugüne kadar ülkemize ve vatandaşlarımıza ne söz verdiysek yaptık. İzmir'de de verdiğimiz tüm sözleri yerine getirdik. Bugün teslim ettiğimiz konutlar da sözümüzün eri olduğumuzun son örneğidir. Bu güzel manzaranın kimi kifayetsiz siyasetçiler tarafından gölgelenmesine izin vermeyeceğinize inanıyorum. Şehrin yerel yönetimlerdeki çeyrek asırlık ihmalini de içimiz acıyarak takip ediyoruz. Altyapının yetersizliği yağan her yağmurda kendini belli ediyor. Son sel felaketinde ortaya çıkan tabloyu en iyi sizler biliyorsunuz. Acaba bu şehri turist gibi ziyaret eden ana muhalefet partisinin genel başkanı kendi belediye başkanına hangi derde derman olacak talimatı vermiştir. Belediyenin sorumluluğunda olan hususların suçunu hükümete atmak dışında herhangi bir cinlikleri var mı? İzmir adına duyduğum samimi üzüntüyü sizlerle paylaşıyorum. Gerçek yüzlerini artık sizlerin de gördüğüne inanıyorum. Depremin ardından buraya geldiklerinde kendilerinden yardım isteyen vatandaşları 'Devlet yapsın' diye tersleyenlerden İzmir'e hayır gelmez. İzmir Körfezi'ndeki kirliliğin önüne geçecek yatırımları yapmak yerine felaketi seyredenler bu güzel şehri aydınlatamaz.  BAY KEMAL'İN, CHP'NİN ORTAKLARINA BAKIN, NOTUNUZU VERİN Biz şehirlerimize eser ve hizmet getirirken asla ayrımcılık yapmadık. Tek kriterimiz ülkemizin ve insanımızın neye ihtiyacı olduğudur. Milletimizin değerleri üzerinden istismar siyaseti yapanların ne size, ne bu ülkeye küçük bir faydası olmamıştır. Kendileri sürekli gerilimden beslendiği için yalan, yanlış, iftira ile sizleri oyalama yoluna gitmiştir. Bay Kemal'in, CHP'nin ortaklarına bakın, notunuzu da verin. GENÇLERE BİR MÜJDE VERMEK İSTİYORUM Gençlerimize bir de müjde vermek istiyorum. Gençlik merkezindeki kütüphanelerin 24 saat açık olmasını sağlayacağımızı söylemiştik. Şehrimizin tarihinde önemli bir yeri olan Tekel fabrikasını içinde kütüphane ve müzesi olan kültür sanat merkezine dönüştürmeyi planlıyoruz. İnşallah bu hizmeti en kısa sürede sizlere kazandıracağız. 

6 gün önce

Diyarbakır anneleri engelli çocuklarıyla dağa kaçırılan evlatları için mücadele ediyor

Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocuklarına kavuşmak için HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemi 816'ncı günde kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde çocuklarının fotoğrafıyla bekleyişlerini sürdüren anneler, evlatlarını terörün pençesinden kurtarıncaya kadar eylemi sürdürmekte kararlı. Annelerden Pınar Biçer ve Ayten Elhamam, her sabah engelli çocuklarıyla HDP İl Başkanlığı binası önüne gelerek eylemi gün kararıncaya kadar sürdürüyor. Eylem çadırında dağa kaçırılan ve hasret kaldıkları çocuklarının yolunu gözleyen anneler, bir yandan da zihinsel engelli çocuklarıyla ilgileniyor. "ÇOK ZOR GÜNLER GEÇİYORUZ" Van'dan gelen Pınar Biçer, 6 yıl önce 18 yaşındayken Adana'dan kandırılarak dağa kaçırılan kızı Gülcan için evlat nöbetinde yer aldığını belirterek, kızının HDP tarafından terör örgütü PKK'ya teslim edildiğini söyledi. Kızı kandırılarak dağa götürüldükten sonra hastalandığını, rahatsızlığına rağmen 26 yaşındaki zihinsel engelli kızı Mihriban ile eyleme katıldığını kaydeden Biçer, kar kış demeden eylemi sürdürdüklerini dile getirdi. Mihriban'ın da kız kardeşini kurtarmak için eylemde yer aldığını ifade eden Biçer, şöyle konuştu: "Zihinsel engelli kızım, sabah uyanır uyanmaz, 'Çadıra gidelim, Gülcan'ın fotoğrafını göreceğim.' diyor. Kız kardeşi için sürekli dua ediyor. Sürekli bize 'Kardeşim ne zaman gelecek?' diye soruyor. Kızım Gülcan, ablan engelli, ben de hastayım. Çok zor günler geçiriyoruz. Ablan senin için sürekli dua ediyor. Seni sayıklıyor. Kızım neredeysen sesimizi duy, gel." "SÜREKLİ KIZ KARDEŞİNİ SAYIKLIYOR" Baba Necmettin Biçer de kızının dağa kaçırılmasından sonra eşinin de rahatsızlandığını, hasta eşi ve engelli kızıyla eylemi sürdürdüklerini anlattı. Eşinin, engelli kızını evde yalnız bırakamadığını, bu nedenle eyleme birlikte geldiklerini belirten Biçer, şunları dile getirdi: "Çok zorluk çekiyorum. Dağa kaçırılan kızımın yanımızda olması gerekiyordu. Annesi ve ablası hasta. Engelli kızım, sürekli kız kardeşini sayıklıyor. 'Kardeşim gelmeden burada ayrılmayacağım, sen öldüğünde kim bana bakacak baba?' diyor. O kadar özlüyor ki sürekli dua ediyor. 'Bugün dua ettim, Gülcan kardeşim gelecek. Rüyamda kardeşimin geldiğini gördüm baba.' diyor. Ne olursa olsun buradan ayrılmayacağız. Çocuklarımız için eylemi sonuna kadar sürdüreceğiz." DOWN SENDROMLU OĞLUYLA NÖBETTE Anne Ayten Elhamam da 7 yaşındaki down sendromlu oğlu Ömer ile 4 yıl önce kandırılarak dağa kaçırılan evladı Bayram'a kavuşmak için eylemini sürdürüyor. Çok zorluk yaşadıklarını ifade eden Elhamam, çocuğunu haftanın belirli günlerinde devletin yardımıyla özel okula gönderdiğini söyledi. Ömer'i okula gitmediği günlerde evde kimse olmadığı için mecburen kendisiyle eylem yerine getirdiğini anlatan Elhamam, "Dağa kaçırılan oğlum, engelli kardeşine çok düşkündü. Ne suçumuz vardı, evlatlarımızdan ne istediler? 4 yıldır evladıma, kokusuna hasret kaldım. Engelli çocuğumla burada bekliyorum." ifadelerini kullandı. Ömer'in evde ağabeyinin fotoğraflarını görünce dönmesi için dua ettiğini dile getiren Elhamam, hem Ömer ile ilgilendiğini hem de evlat mücadelesi verdiğini kaydetti. Elhamam, "O zalimlerin elinden inşallah evladımı kurtaracağım. Onların hiç mi vicdanı yok? Evlatlarımızı versinler." dedi.

6 gün önce

İçişleri Bakanı Soylu, kimliklerde yeni döneme geçileceğini belirterek, e-imzaların kimlik kartına yüklenmesine bir ay içinde başlanacağını açıkladı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığının 2022 yılı bütçesine ilişkin gerçekleştirdiği sunumda çipli kimliklere e-imzaların da entegre olacağını kaydetti. Bakan Soylu, açıklamasında "Önemli bir yeniliğin de haberini vermek isterim. Kimlik kartına e-İmza'nın yüklemesine bir ay içinde başlıyoruz. e-İmza ile de vatandaşlarımıza yepyeni bir kolaylık sunacağız" diye konuştu. E-MÜHÜR UYGULAMASINA DA GEÇİLECEK E-imza'nın çipli kimlik kartlarına yüklenmesi ile bürokrasi azaltılacak olurken, böylece iş yeri açmak için gereken belgelerden biri daha eksilmiş olacak. Bu düzenlemeyle birlikte aynı zamanda e-mühür uygulamasına da geçilmiş olacak. Ayrıca elektronik imza ile dava takibi ve sicil işlemleri yapılabilecek. PEK ÇOK İŞLEMDE KOLAYLIK Yeni düzenlemeyle vergi borçları sorgulanacak, gümrük işlemleri takip edilebilecek. Kimlik kartlarının kaybolması halinde e-imza da geçerliliğini yitirecek.

1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Kadına Şiddetle Mücadele Günü' mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün, en başta inancımızın, medeniyetimizin, değerlerimizin karşısında durduğu bu sorunun tamamen ortadan kalkmasına vesile olmasını diliyorum. Bir insan hakkı ihlali olan kadına yönelik şiddet ne yazık ki tüm dünyanın sorunudur. Türkiye bu soruna karşı en kapsamlı ve etkili mevzuata sahip ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır" ifadelerini kullandı. Erdoğan, değişen şartlar ve ihtiyaçlara bağlı tedbirlerin süreceğini belirterek, mesajına söyle devam etti: "Geçtiğimiz Temmuz ayında Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4'üncü Ulusal Eylem Planı'nı açıklamış, 5 ana hedef, 28 strateji ve 227 faaliyet belirlemiştik. Değişen şartlara ve ortaya çıkan ihtiyaçlara bağlı olarak gereken her türlü yasal ve idari tedbiri almayı sürdüreceğiz. Aziz milletim, unutmamalıyız ki kadına yönelik şiddetle mücadele aynı zamanda annemizin, eşimizin, kızımızın hakkını, hukukunu, onurunu korumanın da mücadelesidir. Bu sorunun ortadan kalkması tüm kesimlerin inancı, çabası ve mutabakatıyla mümkündür. Bugüne kadar kadınların her alandaki hak arama mücadelelerinde yanlarında olduk, bundan sonra da olacağız. Kadına karşı şiddeti insani ve ahlaki değerlerimizi güçlendirerek inşallah tamamen ortadan kaldıracağız."

1 hafta önce

AK Parti Malatya Milletvekili Çalık'tan kadınlara "KADES uygulamasını kullanın" çağrısı

Çalık, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddeti önlemek için toplumun tüm kesimlerinin topyekun mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Çalık, AK Parti iktidarı döneminde, kadının şiddete maruz kalmaması, güçlenmesi, istihdama erişimini sağlayabilmek için çok önemli düzenlemeler ve reformlar yapıldığını söyledi. Kadına şiddetle mücadele kapsamında 2004'te Anayasa'nın 10. maddesine "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir", 2010'da ise "Kadına, engellilere yapılacak pozitif ayrımcılık anayasanın eşitlik ilkesine aykırı değildir" eklemelerinin yapıldığını anımsatan Çalık, "Bu elimizi çok güçlendiren bir metindi ve Anayasa'da yaptığımız bu değişiklikle birlikte yasal düzenlemelerimizde de çok güçlü değişiklikler yaptık." dedi. Öznur Çalık, 2006'da da bu konuda Başbakanlık Genelgesi yayımlandığını anlatarak, genelgede yayımlanan metinlerin bir devlet politikası haline geldiğine dikkati çekti. Genelgenin çok önemli olduğunu belirten Çalık, "Orada kadına yönelik şiddetle mücadele edebilmek için kurumlara, kuruluşlara, sivil toplum örgütlerine, medyaya öneriler var. Başbakanlık Genelgesi ile bakanlıklarımıza ve kurumlarımıza görevler verildi." diye konuştu. Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'da kadına yönelik şiddeti önleyici tedbirlerin alındığını dile getiren Çalık, şunları kaydetti: "Kanun kapsamında bugüne dek meydana gelen kadına karşı şiddet olaylarında, 42 bin 572 şiddet mağduru kadına yönelik 50 bin 380 koruyucu tedbir kararı alındı. Buna rağmen, elimizde bu kadar yazılı metinler olmasına rağmen hala kadına yönelik şiddet devam ediyor. Cinayetler maalesef canımızı yakıyor, yüreğimiz burkuluyor. Cinayete kurban giden kadınlarımızın isimlerinin her biri yüreğimize yazıldı. Cinayet devam ediyor maalesef, şiddet devam ediyor, minimalize etmek için çok ciddi çabalar sarf ediyoruz. Kurumlarımız bu anlamda çok ciddi önlemler alıyor." Çalık, başkanlığını yaptığı Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporunun hazırlandığını da aktardı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri'nin (ŞÖNİM) şiddete maruz kalan kadınlara hizmet verdiğini dile getiren Çalık, belediyelerin de şiddete maruz kalan kadınlara konaklama hizmeti sunduğunu ifade etti. "YENİ ŞÖNİM'LERİN OLUŞTURULMASI ÖNERİLERİMİZDEN BİRİ OLACAK" Komisyonda kadına yönelik şiddeti önlemek için üzerinde durulan konulardan birinin de ŞÖNİM'ler olduğunu anlatan Çalık, "81 olan ŞÖNİM sayımızın artırılması, yeni ŞÖNİM'lerin oluşturulması da komisyon raporumuza girecek önerilerimizden olacak." bilgisini paylaştı. Öznur Çalık, ŞÖNİM'lerin kuruldukları günden bugüne kadar yaklaşık 830 bin kadına, 2021 yılının Ocak-Eylül dönemlerinde ise 183 bin kadına hizmet verdiğini hatırlattı. Konukevlerinde kalan şiddet mağduru kadınların istihdama kazandırılması noktasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çalışmalar yaptığını belirten Çalık, KOSGEB, İŞKUR ve ilgili kurumların proje ve diğer desteklemelerinin güçlenerek devam edeceğini vurguladı. Şiddet mağdurlarının yüzde 70'inin ilk başvurduğu kurumun İçişleri Bakanlığı olduğunu aktaran Çalık, bakanlığın Kadın Destek Uygulaması'nın (KADES) tüm dünyanın dikkatini çektiğini ve bugüne kadar 2 milyon 760 bin kişinin uygulamayı indirdiğini anımsattı. Çalık, KADES uygulamasından 242 bin 500 ihbarın gerçekleştiğini ve 138 bin ihbarın gerçek acil durumlar için gerçekleştirilmiş olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: "Bütün kadınlara buradan çağrımdır. KADES uygulamasını telefonlarımıza indirelim. Caniler hepimizin karşısına çıkabilir. Sadece yakınlarımızdan gelecek şiddet değil aynı zamanda tanımadığımız insanlardan gelecek şiddete karşı da kadınlarımız KADES uygulamasını mutlaka akıllı telefonlarına indirsinler. Akıllı telefon olmayan kadınlarımızla ilgili de bir çözüm bulunması için taleplerimizi önerilerimizin içerisine koyduk. Sadece kadınlara yönelik yapılan bu uygulama dünyanın çok az yerinde, belki de tek yerinde, Türkiye'de uygulanıyor. KADES'in kadınların şiddete maruz kalmasını önlemek amaçlı çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum." Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi (GAMER) bünyesindeki elektronik kelepçe izleme merkezinin de kadına şiddeti önlemede aktif bir rol üstlendiğini dile getiren Çalık, bugüne kadar bu merkezde 765 kişiye elektronik kelepçe takılarak takibinin gerçekleştirildiğini belirtti. Kadına şiddeti önlemede medyaya da önemli görevlerin düştüğüne işaret eden Çalık, bu konuda tüm toplumun, kurumların, sivil toplum örgütlerinin ortak mücadele vermesi gerektiğine dikkati çekti. Şiddetin ilk çözüm yerinin aile olduğunu ifade eden Çalık, ailenin bu konuda bilinçlendirilmesi ve aile kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çalık, "Bizim yapmamız gereken zihinsel bir dönüşüm. Şiddetin bir çözüm aracı olmadığını herkese anlatmamız lazım. Öncelikle öğrenme yaşındaki çocuklarımıza. Bizim eğitim alanında yapmamız gerekenler var." değerlendirmesinde bulundu. Çalık, evlilik öncesi kadın ve erkeğin alması gereken eğitimler olduğunu, bu konunun komisyon toplantılarında da dile getirildiğini anlattı. "İyilikle tut, güzellik bırak" sözünün şiddeti önlemede en önemli düstur olduğunu belirten Çalık, "Anlaşıyorsanız iyilikle tutun ve aile kurumunu devam ettirin. Eğer anlaşamıyorsanız güzellikle bırakın. İyilikle tuttuğunuzda huzuru, güzellikle bıraktığınızda sonraki yaşantılarınızdaki rahatlığı göreceksiniz. Şiddeti önleyecek en önemli cümledir diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.

1 hafta önce

MGK'dan terörle mücadele vurgusu: Terörle her türlü mücadele kararlılıkla sürdürülecektir

Milli Güvenlik Kurulu, toplantısı 3 saat sürdü. Toplantıda terörle mücadele, Suriye, Libya başta olmak üzere bölgesel konular değerlendirildi. Terör örgütlerine taviz verilmeyeceği vurgusu yapıldı. Ayrıntılar birazdan…

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 289 290