17 Mayıs Pazartesi 2021

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | Yunan Parti Kapatmış, Şu Feleğin İşine Bak

NaifAnaliz - Ali Naif Çakar | Yunan Parti Kapatmış, Şu Feleğin İşine Bak

Avrupa kurucu değerlerinin daha doğrusu Avrupa ruhunun en önemli saç ayaklarından birini temsil eden Yunanistan’da Mahkeme bir siyasi partiyi kapattı.

 

Bu yazıdaki konumuzun Altın Şafak Partisinin neden yükselmeye başladığı ve Yunan siyasetindeki yeri ve önemini tartışmak olmadığını baştan yazayım.  

 

Aşırı sağcı, Neo-Faşist, Şiddet yanlısı, yabancı düşmanı, Türk düşmanı, göçmen düşmanı bir siyasi parti Yunanistan yargı makamlarınca kapatıldı, yöneticileri ve vekillerine de hapis cezası verildi.

 

Yunanistan içinde siyaset ve şiddet ikilemi, 1980’li yıllardan bu yana var olan ancak son 10 yıl içerisinde inişli çıkışlı oylarla varlığını büyüten bir siyasi canavarı üretmiş oldu.

 

Altın Şafak Partisi kapatıldı haberlerini, şiddet ve suç örgütü ilişikleriyle beraber okurken insanın aklına tesadüfen olsa gerek HDP, DBP, PKK, KCK gibi kavramlar geliyor.

 

Akıl bu işte, her zaman durdurmak mümkün olmuyor. Gizlenmiş ittifaklar, kahvaltı davetleri,  geçmiş olsun telefonları insanın aklının demokratik kısmına, vicdanının ise aklına tutunan zincirlerine takılmadan edemiyor.

 

İster PKK’dan ve uzantılarından olsun, ister Yunanistan’ın Altın Şafak partisinden olursa olsun, şiddet tek başına şiddet olmaktan çok uzaktır.

Şiddet kavramı arkası ve önü olan, altı ve üstü olan, sağı ve solu olan boyut boyut ele alınması gereken masum olmayan bir kavramdır.

 

Bir şiddeti reddetmek ve lanetlemek onu ortadan kaldırmaya yetmeyecektir, sadece ortamı biraz sakinleştirebilecektir.

 

Altın Şafak Partisinin suç örgütü atfıyla mahkeme tarafından kapatılması, Türkiye’de de parti kapatmaların yeniden ve daha şiddetli tartışılmasını tetikleyecektir ve tetiklemelidir.

 

6-7 Ekim olaylarına ilişkin yürütülen soruşturmanın zaman aşımına uğramadığı halde tepki gösteren kesimlere bakınca yeniden HDP’li siyasetçilere sıçraması bir tesadüfün eseri değildir.

 

Altın Şafak Partisinin yöneticileri geçmişte işlenen suçlar nedeniyle tutuklanmış ve parti kapatılmıştır.

Yani şahsın sorumluluğu zihniyetin sorumluluğundan ayrı tutulmamıştır.

 

Hukuk’un demokrasiyi koruduğu örnek bir karar.

Türkiye’de geldiğimiz noktada HDP’li siyasetçilerin PKK ile olan ilişkileri suçun şahsiliği bağlamında ele alınmakta, aynı partinin vekilleri tarafından tecavüz ve kadına şiddet olayları da şahsileştirilerek hukuki alanda parti zihniyetiyle ilişkilendirilmemektedir.

 

6-7 Ekim olayları ve bilançosu kabak gibi ortadayken, HDP siyasi kimliği altında siyaset yapma tercihinde bulunmuş kimselerin PKK ile olan ilişki ve iletişimleri şahsileştirilirken, kadına şiddet ve taciz olaylarında bu partinin vekilleri boy gösterirken biz Altın Şafak Partisinin kapatılmasını uzun uzadıya konuşalım.

 

HDP’lilere görüldükleri her yerde Hacire Akar’ı nasıl bilirsiniz, Diyarbakır Annelerini nasıl bilirsiniz diye cesaretle sormak gerekir.

 

HDP’nin il teşkilatlarından yani resmi binalarının Kandil- Türkiye arasında bir seyahat acentesi işlevi gördüğünü unutmamak lazım.

 

Diyarbakır annelerinin, kandilden kendi rızalarıyla dönenlerin, yakalananların ortak beyanatları ortada, terör örgütüne katılım mekanizmasının kurumsal aracısı HDP, bireysel aracıları ise HDP’lilerdir.

 

HDP’nin varlığını ve Türkiye’nin bu zihniyete olan ihtiyacını daha gür sesle tartışmalıyız. Türkiye’deki demokrasi kültürünün ve özgürlüklerin bir siyasi partinin bir terör örgütünün suç aparatı olmasına müsaade etmeyecek hukuki ve demokratik zemini inşa etmeyi tartışmalıyız.

 

Türkiye’nin aydınlarına PKK’nın suç aparatı olarak işlev gören siyasi partileri vatandaşlara yeni bir dille ve çarpıcı bir şekilde anlatacak bir sorumluluk düşüyor.

 

Türkiye’nin gerçek aydınlarına, bu milletin derdiyle dertlenenlere, demokrasiyi oy almaya indirgemek uğruna HDP’nin PKK ile olan ilişkisine meşruiyet üretmenin ne anlama geleceğini anlatmak vazifesi düşüyor.

 

Demokrasiler de şiddet ve suç üreten bir zihniyetin aparatı olmuş siyasi partilerdeki suçların şahsiliği hususunu yeniden masaya yatırmak durumundayız.

 

Parti kapatmak çözüm değil yenisi hemen kurulur diyenleri işitiveriyorum.

 

Bu sefer öyle bir tartışalım ki, mesele parti kapatmak değil karanlık bir zihniyeti el birliğiyle boğmak, terörü ve teröre meşruiyet üreten bataklığı hep beraber kurutmak olsun.  

Yeni Yorum