28 Kasım Pazar 2021
1 gün önce

Diyarbakır anneleri engelli çocuklarıyla dağa kaçırılan evlatları için mücadele ediyor

Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocuklarına kavuşmak için HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemi 816'ncı günde kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde çocuklarının fotoğrafıyla bekleyişlerini sürdüren anneler, evlatlarını terörün pençesinden kurtarıncaya kadar eylemi sürdürmekte kararlı. Annelerden Pınar Biçer ve Ayten Elhamam, her sabah engelli çocuklarıyla HDP İl Başkanlığı binası önüne gelerek eylemi gün kararıncaya kadar sürdürüyor. Eylem çadırında dağa kaçırılan ve hasret kaldıkları çocuklarının yolunu gözleyen anneler, bir yandan da zihinsel engelli çocuklarıyla ilgileniyor. "ÇOK ZOR GÜNLER GEÇİYORUZ" Van'dan gelen Pınar Biçer, 6 yıl önce 18 yaşındayken Adana'dan kandırılarak dağa kaçırılan kızı Gülcan için evlat nöbetinde yer aldığını belirterek, kızının HDP tarafından terör örgütü PKK'ya teslim edildiğini söyledi. Kızı kandırılarak dağa götürüldükten sonra hastalandığını, rahatsızlığına rağmen 26 yaşındaki zihinsel engelli kızı Mihriban ile eyleme katıldığını kaydeden Biçer, kar kış demeden eylemi sürdürdüklerini dile getirdi. Mihriban'ın da kız kardeşini kurtarmak için eylemde yer aldığını ifade eden Biçer, şöyle konuştu: "Zihinsel engelli kızım, sabah uyanır uyanmaz, 'Çadıra gidelim, Gülcan'ın fotoğrafını göreceğim.' diyor. Kız kardeşi için sürekli dua ediyor. Sürekli bize 'Kardeşim ne zaman gelecek?' diye soruyor. Kızım Gülcan, ablan engelli, ben de hastayım. Çok zor günler geçiriyoruz. Ablan senin için sürekli dua ediyor. Seni sayıklıyor. Kızım neredeysen sesimizi duy, gel." "SÜREKLİ KIZ KARDEŞİNİ SAYIKLIYOR" Baba Necmettin Biçer de kızının dağa kaçırılmasından sonra eşinin de rahatsızlandığını, hasta eşi ve engelli kızıyla eylemi sürdürdüklerini anlattı. Eşinin, engelli kızını evde yalnız bırakamadığını, bu nedenle eyleme birlikte geldiklerini belirten Biçer, şunları dile getirdi: "Çok zorluk çekiyorum. Dağa kaçırılan kızımın yanımızda olması gerekiyordu. Annesi ve ablası hasta. Engelli kızım, sürekli kız kardeşini sayıklıyor. 'Kardeşim gelmeden burada ayrılmayacağım, sen öldüğünde kim bana bakacak baba?' diyor. O kadar özlüyor ki sürekli dua ediyor. 'Bugün dua ettim, Gülcan kardeşim gelecek. Rüyamda kardeşimin geldiğini gördüm baba.' diyor. Ne olursa olsun buradan ayrılmayacağız. Çocuklarımız için eylemi sonuna kadar sürdüreceğiz." DOWN SENDROMLU OĞLUYLA NÖBETTE Anne Ayten Elhamam da 7 yaşındaki down sendromlu oğlu Ömer ile 4 yıl önce kandırılarak dağa kaçırılan evladı Bayram'a kavuşmak için eylemini sürdürüyor. Çok zorluk yaşadıklarını ifade eden Elhamam, çocuğunu haftanın belirli günlerinde devletin yardımıyla özel okula gönderdiğini söyledi. Ömer'i okula gitmediği günlerde evde kimse olmadığı için mecburen kendisiyle eylem yerine getirdiğini anlatan Elhamam, "Dağa kaçırılan oğlum, engelli kardeşine çok düşkündü. Ne suçumuz vardı, evlatlarımızdan ne istediler? 4 yıldır evladıma, kokusuna hasret kaldım. Engelli çocuğumla burada bekliyorum." ifadelerini kullandı. Ömer'in evde ağabeyinin fotoğraflarını görünce dönmesi için dua ettiğini dile getiren Elhamam, hem Ömer ile ilgilendiğini hem de evlat mücadelesi verdiğini kaydetti. Elhamam, "O zalimlerin elinden inşallah evladımı kurtaracağım. Onların hiç mi vicdanı yok? Evlatlarımızı versinler." dedi.

1 gün önce

Bakan Soylu’ya küfür etti diye iftira atan CHP’li Ali Mahir Başarır’ın karnesi kabarık çıktı

Türk ordusuna 'satılmış' sözleri ve şehit cenazesindeki kahkaları ile hatırlanan CHP'li vekilin kardeşi Atıf Sadi Başarır, torpille Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde işe başlatıldığı ortaya çıkmıştı. Ağabeyinin yolunda ilerleyen Atıf Sadi Başarır, sosyal medya paylaşımlarında devlete, AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ağza alınmayacak küfürler ettiği ortaya çıktı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum yaptığı sırada gülen CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile tartışma yaşamış ve ortalık gerilmişti. AK Partili ve CHP'li isimlerin karşı karşıya geldiği oturumda, CHP'li Ali Mahir Başarır, Bakan Soylu'nun kendisine küfür ettiği iftirasında bulunmuştu. CHP'li Ali Mahir Başarır'nın geçmişte söylem ve yaptıklarıyla çok konuşuldu. Türk ordusuna yönelik hakaret içeren "satılmış" sözleri ve şehit cenazesindeki kahkahalarıyla Türk milletinin hafızasında yer edinen CHP'li Ali Mahir Başarır'ın torpille Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde işe aldırdığı kardeşi Atıf Sadi Başarır'ın ağzından küfür düşmediği ortaya çıktı. Atıf Sadi Başarır' sosyal medya paylaşımlarında devlete, AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ağza alınmayacak küfürler ettiği ortaya çıktı.

1 gün önce

Sakarya Gaz Sahası'nda proje yönetim ortağı İngiliz Wood şirketi olacak

Şirketten yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye Petrolleri (TP), Birleşik Krallık merkezli global danışmanlık ve mühendislik şirketi Wood'u, Türkiye'nin Karadeniz kıyısından 150 kilometre açıkta yer alan Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi'nin entegre proje yönetim ortağı olarak atadı. Projenin ilk etabında entegre proje yönetimi ve mühendislik doğrulama testleri gerçekleştirilecek. Kontrat kapsamında deniz altı üretim sistemi, gaz iletim boru hattı ve Filyos'taki kara işleme tesisinin mühendislik, tedarik ve kurulum süreçlerinin yönetimi de yer alıyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Wood Enerji, İnovasyon ve Optimizasyon Başkanı Andy Hemingway, Sakarya Gaz Sahası'nın Türkiye'nin enerji endüstrisinin ve ekonomisinin gelişmesine ve büyümesine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Onlarca yıllık deneyime sahip Wood olarak, bu yeni önemli projede TP ile uzun süredir devam eden çalışma ilişkimizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz." ifadesini kullandı. Türkiye'nin en büyük gaz rezervi olan Sakarya Gaz Sahası, 405 milyar metreküp doğal gaz kapasitesine sahip. Boru hattının 2023'te tamamlanmasının ardından günde yaklaşık 10 milyon metreküp doğal gazın taşınması hedefleniyor. Türkiye, Rusya, Azerbaycan ve İran'dan petrol boru hatlarıyla doğal gaz ithal ederken, Nijerya, Cezayir ve ABD dahil olmak üzere birçok ülkeden de sıvılaştırılmış doğal gaz alıyor. Sahanın üretime geçmesiyle birlikte Türkiye'nin doğal gazda dışa bağımlılığının azalması bekleniyor.

1 gün önce

DEVA Partisi kurucular kurulu üyesi Metin Gürcan gözaltına alındı

DEVA Partisi kurucu üyelerinden Metin Gürcan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında sabaha karşı gözaltına alındı. Gürcan, sosyal medya hesabında "Siyasi casusluk suçlaması ile gözaltına alınıyorum. Polisler evde... Arama yapıyorlar. Şok oldum" açıklamasını yaptı. 2015 yılında TSK'dan emekli olan Metin Gürcan akademisyenlik ve yazarlık yapıyordu.

1 gün önce

Türkiye ile Libya arasındaki anlaşma sonrası ticaret hacmi yüzde 43 arttı

Türkiye ile Libya'nın Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlayan ve uluslararası hukuk kurallarına uygun düzenlenen Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası iki yaşını doldurdu. Aradan geçen sürede her iki ülkenin ve ülke halklarının çıkarına olduğu görülen anlaşma sayesinde, Türkiye ile Libya birbirine daha çok yakınlaştı, ekonomik, ticari, siyasi ve askeri alanlar başta olmak üzere birçok konuda ilerleme kaydedildi. DEİK Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil, Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın imzalanmasının ikinci yıl dönümü nedeniyle değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile Libya'nın Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlayan deniz yetki alanları anlaşmasının imzalanmasının ardından iki yıl geçtiğini dile getiren Karanfil, bu anlaşmanın BM tarafından tescil edildiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin yıllardır haklı mücadelesinin uluslararası hukuk kurallarına uygun şekilde kağıda döküldüğü anlaşmanın sadece ülkemizin değil Libya'nın da hak ve çıkarlarını korumayı amaçladığını vurguladı. Anlaşmanın iki tarafa da önemli kazanımlar sağladığını, sadece ülkelerin değil bölgenin de refahına olduğunu aktaran Karanfil, "Anlaşma 'Mavi Vatan' kavramının daha iyi anlaşılmasını sağladı" dedi. Karanfil, Libya'nın istikrarsızlığının, Türkiye'yi jeopolitik ve jeostratejik açıdan doğrudan etkilediğini belirterek, "Türkiye'nin desteği, Libya'nın da bağımsızlığını ve iç barışını garanti altına alıyor. Akdeniz'deki haklarımızı korumanın jeopolitik ve jeostratejik sınırları Libya'dan başlıyor. Türkiye; Akdeniz, Ege ve Kıbrıs adasındaki hukukunu koruması için Libya'ya ile ilişkilere önem vermeli" diye konuştu. " ANLAŞMA, EKONOMİK AÇIDAN DA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIMDI" DEİK Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Karanfil, anlaşmanın milli güvenlik ve dış konjonktür açısından olduğu kadar ekonomik yönden de çok büyük önem arz ettiğini söyledi. Türk müteahhitlerin ilk yurt dışı pazarı olan Libya'nın Türkiye ekonomisi için öneminden bahseden Karanfil, şu ifadeleri kullandı: "Libya, Türkiye'ye 3 günlük deniz mesafesinde yer alması ve oradan da 56 Afrika ülkesine kara yolu bağlantısının bulunması nedeniyle Türkiye için çok ama çok kritik bir ülke. Avrupa'ya da kısa deniz mesafesinde bulunması, yakıt, gayrimenkul, ulaşım ve kira maliyetlerinin düşüklüğü Libya'yı bizim için çok önemli kılıyor. Libya, 75 milyar dolarlık ihracat hedefimizin bulunduğu Afrika'nın kilidi konumda. Bu yüzden anlaşma, ekonomik açıdan da çok önemli bir adımdı." " 2 YILDA TİCARET HACMİNDE YÜZDE 43'LÜK ARTIŞ" Anlaşma sayesinde Türkiye ile Libya arasındaki ticaret hacminde ivmelenme yaşandığına dikkati çeken Karanfil, "Eylül sonu itibarıyla, son 2 yılda, Türkiye ile Libya arasındaki dış ticaret hacmi yüzde 43 artarak 2,3 milyar dolara çıktı. Salgın yaşanmamış olsaydı bu artış çok daha yüksek olacaktı. Yıl sonunda ikili ticaret hacminin tarihte ilk kez 3 milyar doları aşacağını düşünüyoruz" açıklamasında bulundu. Ocak-ekim döneminde Libya'ya ihracatın 2 milyar dolara dayandığını dile getiren Karanfil, "Hem ihracatta hem dış ticarette artış sürecektir. Çünkü Libya'nın Türkiye'ye, Türk ürünlerine, Türk yatırımcılara ve müteahhitlere ihtiyacı var. Stratejik olarak da Libya bizim için çok önemli" dedi. "EKONOMİK ALANDA YENİ İŞ BİRLİKLERİ GELİŞTİRMELİYİZ" Karanfil, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha hızlı ivmelenmesi gerektiğini belirterek, "Artık ticari diplomasiye daha fazla ağırlık vermeli, yeni iş birliği anlaşmalarına imza atmalıyız. Ticaret ve sanayi odalarımız ortak çalışmalar gerçekleştirmeli. Çünkü dediğim gibi Libya 7 milyon nüfusu var ancak 1,3 milyar dolarlık Afrika'nın kilidi konumunda" diye konuştu. Türk iş adamlarının özellikle Kuzey ve Orta Afrika'ya girişte Libya'yı merkez alabileceğini vurgulayan Karanfil, hem kamu kuruluşlarından hem de özel sektörden iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi için daha aktif rol oynamaları çağrısında bulundu. Karanfil, iki yıl önce imzalanan anlaşmada emeği geçenlere teşekkür ederek, "Anlaşma sayesinde ilerleyen dostluğun gelişerek sürdürülmesini temenni ediyorum" diyerek sözlerini noktaladı.

1 gün önce

TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü: Artık haftada bir motor üretecek kapasiteye ulaşmış vaziyetteyiz

TEI, 2010’lu yılların başında ön çalışmaları yapılan ve 2014 yılında imzalanan ‘Yerli Kara Şahin’ üretme projesinde, 50’nci helikopter motorunu teslime hazır hale getirdi. ‘Genel Maksat Helikopter’ olarak da bilinen Skorsky helikopter motoru T700’ün tamamlanışı, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, TEI Yönetim Kurulu Üyeleri ve TEI çalışanlarının katıldığı tören ile kutlandı. "Pandemi döneminde bile hiçbir gecikme olmadan teslim etmenin gururunu yaşıyoruz" Törende konuşmasını gerçekleştiren TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, “Şu anda teslimini yapmakta olduğumuz T700-TEI-701D motoru, T700 motoru olarak biliniyor. Skorsky helikopterlerinin 2 bin beygirlik bir motoru, ama Türkiye’de ‘Yerli Kara Şahin’ diye de biliniyor. Bu motoru 2018’den bugüne üretiyoruz. Bugün 50’ncisini teslim etme gururunu yaşadığımız rakamlara ulaştık. Şu anda bizim ürettiğimiz, motor seri isim plakası bize ait olan 50’nci motorumuz. General Electric bize lisanslı üretim hakkı verdi, üretiyoruz. Motorun bütün sorumluluğu da bize ait. Sözleşme bittiğinde bütün motorları teslim ettiğimiz zaman 25 yıl boyunca bu motorların bakım ve onarımından da biz sorumlu olacağız. Proje kapsamında toplamda 236 adet motor üretme yükümlülüğümüz var, bunu zaman ve takvime uygun olarak yerine getiriyoruz. 50’nci motor, anlaşmaya göre Kasım ayında teslim edilmesi gereken bir motordu ve sözleşmede olduğu gibi pandemi döneminde bile hiçbir gecikme olmadan teslim etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi. "Şu an itibariyle bu motordan 63 adet üretmiş durumdayız" Motorları seri imalat olarak ürettiklerini ve her motorun üretimden sonra bir dizi teste sokulduğunu belirten Genel Müdür Akşit, testlerden geçip müşteri tarafından kabulü yapılıp onaylanan motorların teslim için gönderildiğini aktardı. Akşit, “50’nci motorumuzun kabulü yapıldı, inşallah bu törenden sonra müşterimiz TAI’ye, Ankara’ya gönderilecek. Diğer motorlarımız da sırayla testlere giriyor. Şu an itibariyle 63 tane bu motordan üretmiş durumdayız” ifadelerini kullandı. “Bunlar adette küçük, hacimde küçük, kıymeti yüksek şeyler” Konuşmasının devamında TEI olarak haftada bir helikopter motoru üretecek kapasiteye ulaştıklarını müjdeleyen Akşit, bu durumun havacılık sektöründe azımsanmaması gerektiğinin altını çizdi. Akşit, TEI ekibini kutladığı sözlerini şöyle sürdürdü: "Güzel bir haber vereyim, şu andan itibaren artık haftada bir motor üretecek kapasiteye ulaşmış vaziyetteyiz. Daha önceki konuşmalarımda duyduğunuzda ‘Artık iki haftada bir motor üretebiliyoruz’ derken, şu anda haftada bir üretecek noktaya gelmiş durumdayız. Otomotiv sanayiinde yıllık 1, 1 buçuk milyon adetlerden bahsediyoruz, havacılık sektöründe bu kadar yüksek adetler mümkün değil. Bu dediğimiz haftada bir adet, gerçekten büyük bir adet. Halkımız otomotiv sanayi ile karıştırmasın, günde binlerce üretmek gibi şeyler havacılık sektöründe yok. Bunlar adette küçük, hacimde küçük, kıymeti yüksek şeyler. Her biri milyonlar değerinde teknoloji ürünü. Tasarımı da üretimi de testi de teknoloji gerektiren ürünler. Biz de TEI ile bu teknoloji seviyesinde olduğumuzu gururla ilan ediyoruz. Takvimi hiç şaşırmadan zamanında teslimat yapan, bunun için gayret gösteren bütün ekibimizi buradan tebrik ediyorum, sağ olsunlar, var olsunlar." TEI Genel Müdürü Akşit’in konuşmasının ardından pasta kesilerek, yapımı tamamlanan helikopter motorlarıyla hatıra fotoğrafı çekildi.

1 gün önce

İçişleri Bakanı Soylu, kimliklerde yeni döneme geçileceğini belirterek, e-imzaların kimlik kartına yüklenmesine bir ay içinde başlanacağını açıkladı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığının 2022 yılı bütçesine ilişkin gerçekleştirdiği sunumda çipli kimliklere e-imzaların da entegre olacağını kaydetti. Bakan Soylu, açıklamasında "Önemli bir yeniliğin de haberini vermek isterim. Kimlik kartına e-İmza'nın yüklemesine bir ay içinde başlıyoruz. e-İmza ile de vatandaşlarımıza yepyeni bir kolaylık sunacağız" diye konuştu. E-MÜHÜR UYGULAMASINA DA GEÇİLECEK E-imza'nın çipli kimlik kartlarına yüklenmesi ile bürokrasi azaltılacak olurken, böylece iş yeri açmak için gereken belgelerden biri daha eksilmiş olacak. Bu düzenlemeyle birlikte aynı zamanda e-mühür uygulamasına da geçilmiş olacak. Ayrıca elektronik imza ile dava takibi ve sicil işlemleri yapılabilecek. PEK ÇOK İŞLEMDE KOLAYLIK Yeni düzenlemeyle vergi borçları sorgulanacak, gümrük işlemleri takip edilebilecek. Kimlik kartlarının kaybolması halinde e-imza da geçerliliğini yitirecek.

1 gün önce

Turizm sektörü temsilcileri Antalya’da buluştu… Türkiye dünyada altıncı: Yeni döneme girilecek!

Bakan Ersoy, Güvenli Turizm Sertifikası’nda yeni döneme girileceğini belirterek, güvenli turizm ve yeşil sertifikaya geçiş yapılacağını bildirdi. Kovid-19 salgınının üretimden teknolojiye kadar her alanda kalıcı farklılaşmaları beraberinde getirdiğinin altını çizen Ersoy, “Akılcı ve gerçekçi yaklaşımlarla kendimizi yenileyerek yolumuza devam ediyoruz. 2021 yılı için 25 milyon ziyaretçi 20 milyar dolar olan hedefi 28 milyon turist ve 22 milyar dolar olarak revize etmiştik. Şimdi bu hedefi bir kez daha revize ederek yıl sonunda 29 milyon turist 24 milyar dolar gelir bekliyoruz. En önemlisi de 2018’de 647 dolar olan kişi başı turizm harcamasını 830 dolara çıkardık. Yüzde 40 geriden takip ettiğimiz İspanya’yı geride bırakmayı başardık” dedi. Sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konusunda yeni hedefler belirleneceğini açıklayan Ersoy, “Güvenli turizmi, güvenli ve yeşil turizm sertifikası olarak değiştireceğiz. Turizm sertifikasında olduğu gibi sürdürülebilirlik ve çevre konusunda adımlar atmalıyız. 2022’den itibaren kuralları belirlemeyi amaçlıyoruz” bilgisini verdi. Sürdürülebilir turizm talebi artıyor DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, sürdürülebilir turizm talebinin arttığını belirterek şöyle konuştu: “Turist sayısında dünyada altıncı sıradayız ancak gelir sıralamasında turist sayısındaki kadar iyi değiliz. Bu nedenle salgın sonrası toparlanmayla beraber potansiyelimizi değerlendirip gelirlerimizi artırmamız gerekiyor. Turizm yatırımlarımızı güvenli, sağlıklı, yeşil ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirebiliriz. Ekim 2021 itibarıyla KGF’nin 6.47 milyar TL turizm sektörüne sağladığı kefaletin yüzde 18’inde DenizBank var. Pandemi sürecinde Ocak 2020’den bugüne, 1.4 milyar dolar turizm kredimizi yapılandırdık.”

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 639 640