09 Aralık Cuma 2022
2 gün önce

CHP'nin ABD'li danışmanı Rifkin'in arkasından Rockefeller ailesi çıktı! 330 bin dolar...

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) "İkinci Yüzyıla Çağrı Buluşması"nda Kemal Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı olarak açıklanan Jeremy Rifkin'in bağlantıları da ortaya çıkmaya başladı. CHP'nin programında Türkiye'yi kurtaracak adam gibi sunulan, ancak yaptığı İngilizce konuşmanın içeriği salonda bulunanlar tarafından bile anlaşılamayan Rifkin'in Rockfeller ailesi tarafından para aldığı ortaya çıktı. 'FOET' ÜZERİNDEN PARA AKIŞI CHP'nin etkinliğine ABD'den telekonferans yoluyla bağlanan Jeremy Rifkin, operasyonlarını Ekonomik Eğilimler Vakfı (The Foundation on Economic Trends-FOET) üzerinden yürütüyor. FOET Kurucu Başkanı Rifkin, danışmanlık faaliyetlerinin yanı sıra sponsorluklarla maddi kaynak ediniyor. Jeremy Rifkin'e ait Ekonomik Eğilimler Vakfı'nın resmi internet sitesi "www.foet.org" sitesindeki "Bağışlar" bölümünde, Rifkin'e mâli kaynak sağlayan kuruluşlar listeleniyor. ROCKEFELLER AİLESİ FONLAMIŞ FOET'e bağış yapan kuruluşlar arasında 3 kuruluş dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük servetine sahip olan ve "siyonist para baronları" olarak adlandırılan Rockefeller ailesinin, Jeremy Rifkin'e 3 farklı kuruluş eliyle 2 yıl içerisinde 330 bin dolarlık parasal destek sağladığı görülüyor. Rifkin'e bağış paralarının Rockefeller Kardeşler Fonu (Rockefeller Brothers Fund), Rockefeller Aile Fonu (Rockefeller Family Fund) ve Rockefeller Philanthropy Advisors üzerinden aktarıldığı kaydedildi. Rockefeller ailesinin Rifkin'e ait FOET'e para desteği şöyle listeleniyor: Rockefeller Kardeşler Fonu: 30 bin dolar Rockefeller Aile Fonu: 265 bin dolar Rockefeller Philanthropy Advisors: 35 bin dolar

2 gün önce

Hüseyin Örs’ün hastanelik olduğu TBMM’deki kavga, İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu’nun Alpay Özalan’a hakareti ile başlamış

AK Partili milletvekilleri ile İYİ Partili milletvekilleri arasında yaşanan kavgadan bir süre önce konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclis Genel Kurulu’nda AK Partili ve MHP’li milletvekillerinin az sayıda olmasını eleştirdi. Genel Kurul’da AK Parti’den 8, MHP’den ise 2 milletvekilinin olduğunu belirten Özel, “Bu bütçe kimin bütçesi? Bu bütçe, Adalet ve Kalkınma Partisinin, Cumhur İttifakı’nın, Recep Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu veya tek kişilik hükûmet sisteminin bütçesi. Şüphesiz o, bütçeyi grubuna emanet ederek yolluyor ama kimse yok” ifadelerini kullandı. Özel’in sözlerine yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Bir görev kusuru, bir görev eksiği olsa bu millet bize yirmi bir sene bu işi yapma imkânı vermez. Sorun şu: Çok uzun bir takvim var, başka işlerimiz var, Anayasa çalışmalarımız var” dedi. AK Partili Turan’ın, “Vekilin asli görevi burada olmaksa olalım” sözlerine karşılık İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, “Ya, mazerete gerek yok; hatayı kabul edip özür dileyin ya” diye konuştu. İYİ PARTİLİ BEYAZ KONUŞMAYA BAŞLADIĞINDA TANSİYON YÜKSELDİ Karşılıklı atışmaların kayda geçtiği süreçte kürsüye İYİ Parti Tokat Milletvekili Ümit Beyaz çıktı. AK Parti Milletvekili Yaşar Kırkpınar’ın Beyaz’a hitaben seslenmesinin ardından Genel Kurul’da tansiyon yükseldi. İYİ Partili Örs’ün yaralandığı kavganın başlangıcında yaşanan tartışma Meclis tutanaklarına şu şekilde yansıdı: İYİ PARTİ GRUBU ADINA ÜMİT BEYAZ (Tokat) – Ya, var ya gerçekten çok boş konuşuyorsun yani herkese… Biz burada ağzını açmıyoruz, çok ayıp! AK PARTİ MİLLETVEKİLİ YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) – Ya, kardeşim, konuşmana konsantre… BAŞKAN – Sayın Beyaz, Genel Kurula lütfen… YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) – Sayın Beyaz, önüne bak. AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Kime diyorsunuz? Böyle bir usul olur mu Sayın Başkan, kime diyor bunu? ÜMİT BEYAZ (Devamla) – Sen arkadaşlarına sor istersen. BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Ama olmaz böyle. BAŞKAN – Sayın Turan, lütfen… BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Ya “Sayın Turan” değil, benimle ne alakası var, kürsüde başka birisi var, niye “Sayın Turan” diyorsunuz? ÜMİT BEYAZ (Devamla) – Ya kardeşim “Önüne bak!” diyor adam. BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Ne diyor? ÜMİT BEYAZ (Devamla) – “Önüne bak!” diyor. BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Önüne bak ama sen. ÜMİT BEYAZ (Devamla) – Yok ya! Ona mı soracağım nereye bakacağımı? Sana mı soracağım, kime soracağım? BAŞKAN – Sayın Beyaz… Sayın Beyaz… İYİ PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) – Sayın Başkan BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Ben niye dinledim ki, tamam… ÜMİT BEYAZ (Devamla) – Allah Allah ya! ‘MECLİS’TE BULUNMAMALARI, BULUNMALARINDAN DAHA İYİ’ DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) – Vallahi böylesi daha hayırlı oluyor, Mecliste bulunmamaları, bulunmalarından daha iyi. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Bırakın da konuşalım ya! YUSUF BAŞER (Yozgat) – Karar verin siz de biz ne yapalım? BAŞKAN – Evet, konuşmacı kürsüde… DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) – Laf atmak için gelip oturmanın ne anlamı var? BAŞKAN – Sayın Dervişoğlu… HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Ya bugün ters tarafınızdan mı kalktınız? YUSUF BAŞER (Yozgat) – Ya hareketlere baksana ya! HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Herkese fırça atıyorsunuz. BAŞKAN – Sayın Beyaz… Sayın Beyaz… FEHMİ ALPAY ÖZALAN (İzmir) – Önüne baksana ya! ÜMİT BEYAZ (Devamla) – Sen ne diyorsun kardeşim? HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Ya, birinden fırça mı yediniz ya? DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) – Sen de mi çıktın? Maşallah. BAŞKAN – Birleşime on dakika ara veriyorum. Meclis Başkanvekili’nin ara vermesinin ardından milletvekilleri arasındaki gerilim daha da arttı, yumruklu kavgaya dönüştü. Hüseyin Örs’ün hastanelik olduğu TBMM’deki kavga, İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu’nun Alpay Özalan’a hakareti ile başlamış

2 gün önce

CHP’li Mansur Yavaş, Ankara’nın milyarlarca lira kaynağını heba etti!

CHP'li belediye başkanları tarafından yönetilen İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Aydın, Eskişehir, Mersin, Muğla, Tekirdağ ve Hatay'ın büyükşehir belediye meclislerinin AK Parti grup başkanvekilleri, ABB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili ve Mamak Belediye Başkanı Murat Köse'nin ev sahipliğinde bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısının açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili ve Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, 11 büyükşehir belediyesinin AK Parti grup başkanvekilleri olarak her ay bir şehirde toplandıklarını hatırlattı. Belediyecilikte 4 yılın çok kıymetli bir zaman olduğuna işaret eden Göksu, "Maalesef bu 11 büyükşehir belediyesi kamuoyuna kendi projeleriyle çıkıp bunları tartıştıramadıkları için kendilerini bir algı operasyonuyla, beceriksizliklerini de yalan rüzgarıyla kapatmak istiyorlar. Çünkü şehirlerine söyleyecekleri, vaat ettikleriyle ilgili bir cümle olmadığı için başka bahanenin arkasına sığınarak; kendi gerçeklerini yalan rüzgarıyla, kendi hakikatlerini da algıyla kapatmak istiyorlar. Biz de bu algı operasyonuna karşı hakikatin gerçeklerini kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. " diye konuştu. "YİNE KÖTÜ YÖNETİM, YİNE CHP" ABB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili ve Mamak Belediye Başkanı Köse, daha önce toplantı gerçekleştirdikleri İzmir, Tekirdağ ve Adana'daki CHP'li büyükşehir belediye başkanlarıyla benzer zihniyete sahip olan ABB'nin uygulamalarına bakıldığında şaşırmadıklarını söyledi. "Yine algı, yine yalan, yine dezenformasyon, yine beceriksizlik, yine başarısızlık, yine kötü yönetim, yine CHP" diyen Köse, Ankaralının diğer büyükşehirlerde olduğu gibi, 2019 Mart ayında seçilen yeni Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan hizmet beklediğini ve hayaller kurduğunu dile getirdi. Ankaralıların, metrodan, Ulus şehir meydanına, kütüphanelerden kreşlere, spor merkezlerinden yüzme havuzlarına, yeşil alan ihtiyacından, sokak hayvanları bakım merkezlerine kadar pek çok konuda seçimde söz verilen eser ve hizmetleri beklediğini aktaran Köse, şöyle devam etti: "ABB Başkanı, 9 ayda projesini, 4 yılda da inşaatını yapıp hizmete açmayı vadettiği 58 kilometre metrodan 1 metre bile metro yapmadı. Her mahalleye yapacağına söz verdiği kütüphaneleri ve kreşleri de yapamadı. Sadece kendisine oy verenleri değil, herkesi üzdü. Bırakın 25 ilçeye birer ikişer tane sosyal tesis yapmayı, tüm Ankara'da tek bir spor merkezi, tek bir havuz dahi yapmadı. Yeşile dair hemen hemen hiçbir şey yapmadı, taş peyzajdan başka. İnsanların sokakta köpek korkusu olmadan gezebilmeleriyle ilgili tek bir aksiyonu olmadığı gibi Allah'ın sessiz kulları sokak hayvanlarının ihtiyacı olan rehabilitasyon merkezlerinden bir tane dahi yapmadı. Oy versin vermesin, Ankaralıların hizmet beklentisini boşa çıkardı, Sayın Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu işi yapamadı, bu işin altından kalkamadı, bu işi beceremedi." Köse, seçimden önce yüzlerce proje sözü veren Yavaş'ın seçimden sonra, taban tabana zıt bir görüntü oluşturduğunu ifade etti. 2021 ve 2022 yılı Sayıştay inceleme bulgularına da işaret eden Köse, "Ankara'da da diğer 11 büyükşehirde olduğu gibi şehrin bütçesini har vurup harman savurarak bütçeyi hizmete ve esere dönüştürmeyen, şehir halkına değer vermeyen, şehrin dertleri ve ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyen CHP anlayışının hakim olduğunu ifade edebiliriz." değerlendirmesinde bulundu. "YAVAŞ, ANKARALILARIN MİLYARLARCA LİRA KAYNAĞINI HEBA ETMİŞTİR" ABB Başkanı Yavaş'ın, Ankara'ya dünya başkentleriyle yarışır tek bir hizmetin ve eserinin bulunmadığını söyleyen Köse, "Sayın Yavaş, Ankaralıların milyarlarca lira kaynağını heba etmiştir ve başkentin 4 yılını boşa geçirmiştir. Hatta Ankara'nın geriye gitmesine sebep olmuştur." ifadesini kullandı. Köse, belediye meclislerinde yüzde 95'ler oranında oy birliğiyle kararlar alındığını, en küçük bir engellemenin olmadığını, buna rağmen CHP'li büyükşehir belediye başkanlarının "engellendiklerini" söylediklerini anımsattı. "ABB'YE ALINAN PERSONEL SAYISININ 15 BİNİ GEÇTİĞİNE YÖNELİK BİLGİLERİMİZ VAR" Köse, konuşmasının ardından yöneltilen, "ABB'ye Mansur Yavaş zamanında alınan personel sayısı nedir?" sorusu üzerine, "Bu sayının 15 bini geçtiğine yönelik bilgilerimiz var. Dolayısıyla aslında Ankara'da neden doğru düzgün hizmet yapılmadığının, neden bir eser ortaya konulmadığının bir cevabı da burada." yanıtını verdi. ABB Meclisindeki su indirimi kararıyla ilgili bir soru üzerine Köse, şunları kaydetti: "Mecliste, su fiyatlarındaki ÜFE oranlarından kaynaklı yüzde 200-300 oranındaki fahiş artışın insanlarımıza sıkıntı vermeye başladığını görerek TÜFE oranında bir artışın oluşabileceğini dikkate alıp sadece bu oranda bir artışa denk gelecek indirim yapmıştık. Ancak Sayın Mansur Yavaş bu indirimi uygulamadığı gibi uygulamış gibi bir algı oluşturarak sosyal yardımları kesti. Sonradan da bu durumu 'Siyaset yapıyorum' diye ifade etti. Bu da nasıl bir algı yapılmaya çalışıldığının çok bariz bir örneğidir. Sayın Yavaş, sosyal yardımları sudaki indirim bahanesiyle kesmiştir ama suda indirim yapmamıştır."

2 gün önce

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Twitter'da en güçlü lider sıralamasında üçüncü oldu

Twiplomacy Dünya Lideri Güç Sıralaması, Twitter'daki en etkili dünya liderinin Hindistan Başbakanı Narendra Modi olduğunu ve ardından ABD Başkanı Joe Biden ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakından takip ettiğini belirtti. Dünya liderleri için 2022 bir değişim yılı oldu. Bir çok lider görevinden ayrılırken, toplumlar içinde çalkantılı bir yıl yaşandı. BCW yaptığı analizi kişi başına düşen ülke GSYİH'sı, Dünya Bankası'nın ülkeyi sınıflandırmasına dayalı gelir seviyesi, nüfus büyüklüğü gibi kriterler çerçevesinde inceledi. Twiplomacy'nin twitter hesabında konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, en yüksek dereceli dünya liderlerinin Twitter'ı bir etkileşim aracı olarak kullandığı vurgulandı. BCW Twiplomacy sonuçları Firmanın Veri ve Anatilik uzmanları tarafıdan geliştirdiği bir algoritma kullandığı açıklandı. Ayrıca listede tweet'lere, retweet'lere, erişime, gösterime beğenilere ve takipçilere bakılarak oluşturulduğu belirtildi. Listenin 30 Eylül 2022 itibarıyla görevde olan ve Birleşmiş Milletler tarafıdan tanından devletlerin liderlerinin yer aldığı açıklandı.

2 gün önce

Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'na kapıyı mı gösterdi?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun İkinci Yüzyıla Çağrı programında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun elini sıkmayışı çok konuşuldu. Peki, Kılıçdaroğlu İmamoğlu'nun elini neden sıkmadı? Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nu cumhurbaşkanlığı adaylığı yarışında kendisine rakip olarak mı görüyor? Akşam yazarı Turgay Güler, İmamoğlu'nun Kılıçdaroğlu tarafından dışlandığını kaleme aldı. İşte, yazarın o yazısı... Elini uzatır gibi oldu. Ama uzatamadı. Sağ eli genel başkanına doğru üç beş milim ilerledi lakin durdu. Sonrasında da yavaşça geri çekildi. Sadece üç beş milim! Kılıçdaroğlu'nun Ekrem İmamoğlu'nun elini sıkmamasından söz ediyorum. Aslında İmamoğlu o gelişten, yüzündeki ifadeden, tavırlı oluşundan anlamıştı bir tokalaşma olmayacağını. Küçük bir belkisi vardı ama nafile. Elini uzatır gibi olması da bu yüzdendi. Kılıçdaroğlu'nun kameralar önünde 'parti içinde kavga var' görüntüsü vermeyeceğini düşündü. Yanıldı! Kemal Bey tam da böyle bir şey istiyordu. Kameralar önünde, göstere göstere... Hadisenin ardından İmamoğlu yüzüne boş bir tebessüm kondurarak bozulmamış gibi yapmayı denedi, başaramadı. Çok bozuldu, fena bozuldu! Öyle böyle değil. Peki Kemal Bey nezaketsizlik mi yaptı? Asla! Ayıp mı etti? Hayır! Ne yalan söyleyeyim İmamoğlu hak etti! Genel Başkanı'nın arkasından iş çevirmek, Kaftancıoğlu'nu yanına çekmeye çalışmak, İYİ Parti'nin gazına gelip adaylık yarışına girmek... Hangisini sayalım. Ama Kemal Bey açısından en incitici ve yakıcı olanı sanırım Ekrem Bey'imizin Kaftancıoğlu ile buluşup 'benimle misin Kemal Bey'le mi' diye sorması olmuştur. Arkasından iş çevirmeye kalkması yani. Haklı! Zira yenilir yutulur değil. Kimse böyle bir şeyi hazmetmez. Belli ki Kemal Bey'in sabrını taşırmış. Belli ki söz dinlemiyor. Belli ki kulağı çekiliyor. Peki Kemal Bey kameraların önünde niçin böyle bir muamele yaptı? Asıl tartışılması gereken konu bu bence! Kemal Bey o fotoğrafla İmamoğlu üzerinden bir mesaj verdi içeriye. İmamoğlu dışlandı. Onunla dirsek temasında olanlara da böylece gözdağı verilmiş oldu. Peki bundan sonra ne olacak? İmamoğlu bu dışlanmışlıkla, etrafının dağılmasıyla baş edebilecek mi? Benim öteden beri ileri sürdüğüm hakikat şudur; istifa edecek! CHP'den dışlandıkça İYİ Parti'ye biraz daha yanaşacak. Ama en hayırlısı bence gördüğü rüyadan uyanıp İstanbul'a sahip çıkması olur. Dördüncü yıla girecek bir tek çivi çakmadı. Belediye borç batağına saplandı, iflasın eşiğine geldi. Otobüsleri yürütemiyor varın gerisini siz düşünün. Bir çuval vaadi vardı, fos çıktı. Asfalt patates tarlası gibi, şehrin eskiden sadece trafik sorunu vardı şimdi hem bu sorun büyüdü hem de buna ulaşım sorunu da eklendi. İnsanlar sabah işine gitmek akşam da evine dönmek için savaş veriyor. Belediyenin imkanları çarçur ediliyor. Bu işin tek kazananı Ekrem Bey'in ajansı. Neyse! Olanı biteni İstanbullu görüyor zaten. Yazık oldu bu şehre. Sadece şehre mi? CHP'ye de yazık oldu, CHP'lilere de. Oysa ilk kez bu kadar umutlanmışlardı. Kemal Bey'in vizyon-tele'si de tuzu biberi oldu. Az daha unutuyordum. Ekrem Bey'in trolleri Selvi Hanım'ın o toplantıda uyuklamasını nasıl da dillerine doladılar. Hanımefendi'nin rahatsız oluşuna bile aldırış etmediler. Yılmaz Özdil'in tartışmayı başlatması, attığı tiviti silmemesi, bir özür bile dilememesi hep İmamoğlu'nun eksi hanesine yazıldı. Halk TV bile böylesi bir vizyon çağrısına gerekli ilgiyi göstermedi! Ayıp ettiler! Bu arada Halk TV'nin İmamoğlu'na ne kadar yakın olduğunu da cümle âlem biliyor. Dedim ya Kemal Bey'i çok üzdüler, çok kızdırdılar. İncindi...

2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TİSK Genel Kurulu'nda asgari ücret açıklaması!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 28. Olağan Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları; TİSK'in 28'inci genel kurulunun ülkemiz, çalışma hayatımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hepimizin malumu olduğu üzere işçi işveren kesimi arasındaki diyalog güçlü olmadığı, ilişkiler sağlıklı yürümediği zaman sosyal huzursuzluk yaşanması kaçınılmazdır. Çünkü çalışma hayatının bir tarafında işçiler, diğer tarafında işverenler bulunmakta, devlet de her iki tarafın beklentilerini ve çıkarlarını gözeten bir konumla bu denklemde yerini almaktadır. İktidara geldiğimiz günden beri tüm kesimlerin hassasiyetini dikkate alan politika izlemeye dikkat ettik. ASGARİ ÜCRET ZAMMI AÇIKLAMASI Çalışma hayatını tüm taraflarıyla dinledik, adalet ve hakkaniyeti elden bırakmadan orta yolu bulmaya gayret gösterdik. TİSK temsil ettiği işverenlerin katkılarıyla bu tabloda kritik bir konuma sahiptir. Son dönemde asgari ücret tespitinden vergi dilimlerine kadar işverenlerimizle yakın mesai yaptık, anlayış birliği içinde hareket ettik. Sadece rapor yayımlayan birileri gibi, demeç veren kuruluş olmanın ötesine geçerek ülkenin ve milletin sıkıntılarının çözümünde fiilen görev alması bunun sebebidir. Asgari ücrette işverenlerle anlayış içinde hareket ettik. ENFLASYON MESAJI: ŞUBAT'TAN SONRA İYİLEŞME HIZLANACAK Siyasette, ekonomide kendi kararlarını kendi veren bir Türkiye var. Dün açıklanan enflasyon iyileşmenin başladığını gösteriyor. Yılbaşından itibaren iyileşme hızlanacaktır. Önümüzdeki şubat ayından itibaren kontrolü daha kolay ve daha makul bir yere gelecektir. "İDLİB'DE GEREKEN TEDBİRLERİ ALDIK" Terör Suriye'nin kuzeyinden kaynaklanıyorsa biz onları içeri sokarak değil kaynağında bitiriyoruz. Kobani bitti, İdlib'de gereken tedbirleri aldık, almaya devam edeceğiz.

2 gün önce

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: İstiklal Caddesi’ni kana bulayan bomba sosyal medya üzerinden yaptırıldı

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar ile Mücadele Daire Başkanlığı tarafından, Antalya’nın Serik ilçesindeki bir otelde düzenlenen 7. Uluslararası Siber Suçlar Çalıştayı başladı. 3 gün sürecek olan çalıştay çerçevesinde, çeşitli konularda çok sayıda oturum düzenlenecek. Çalıştayın açılışını gerçekleştiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Meselelere 360 derece bakmak durumdayız. Bugün İstanbul’da Interpol ile ilgili yaklaşık 50 ülkenin katıldığı bir çalışma var. Bu çalıştaya 15 ülkeden katılan misafirlerimiz var. Meseleye her tarafından bakacağız. Ortaya bir çıktı koyacağız ve bir adım atacağız. Bir yol haritası ortaya koyacağız. Bulunduğumuz coğrafya ile ilgili bir değerlendirme yapıyoruz. Bulunduğumuz coğrafya itibarıyla 21. yüzyılın tüm küresel güvenlik sorunları temas halinde olan bir ülkeyiz. Göçü anlatırken bulunduğumuz coğrafya ile ilgili bir değerlendirme yapıyoruz. Uyuşturucunun rotalarından bahsederken coğrafyanın ortaya koyduğu sonuçlara bakıyoruz” dedi. AMERİKA SON ÜÇ YILDA 2 MİLYAR DOLAR PYD-PKK'YA YARDIM ETTİ Amerika’nın Afganistan’a gittiği zaman Türkiye’de bir süreç başladığını belirten Soylu, “Uçaklar oradan insanları döke döke kaçtığı zaman, Irak’a demokrasi getireceğim diye gidildiği zaman da bir süreç başladı. Suriye’de iç savaş başladığı zaman da bir süreç başladı. Bittiği zaman da bir süreç başlayacak. İran’daki ambargo başladığı zaman da bizim için bir süreç başladı. Yani ne etrafımızdaki coğrafyadan bağımsızız ne de dünyadan bağımsızız. Meseleleri sadece kendi içimizde dönerek izlersek eksik bir değerlendirme yaparız. Amerika son 3 yılda 2 milyar dolar PYD-PKK’ya yardım etti. Terörle bir adım yan yana gelen hangi ülke hangi insan olursa olsun onu yaftalayan Amerika, terör örgütüne son 3 yılda 2 milyar dolar kendi senatosundan para gönderdi. Almanya ve İngiltere terör olayları yaşıyor ama Türkiye’nin terör tehdidi gibi değil. Siber güvenlik konusunda hepimiz aynı noktayız. Acaba tıpkı covid-19 salgınına yaptığımız gibi aynı anda mücadele mi edeceğiz, eksikleri olsa da küresel bir reaksiyon üretebilecek miyiz? Yoksa tıpkı terör ve göçte yapıldığı gibi siber güvenlik sorunun ülkeler arasında bir politika aracı olarak kullanılmasına mı şahit olacağız?” diye konuştu. "DEVLETİMİZİN TÜM YAPILARINI ETKİSİZ HALE GETİRMEK İÇİN ORTAYA ATILMIŞ İFTİRALARDIR" Bir küreselleşme anlayışı dayatılmaya çalışıldığını belirten Soylu, “Tek tip millet, tek tip medeniyet dayatılmaya çalışıyor. Bütün bunların hepsini küreselleşme anlayışı altında hep yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. İstedikleri gibi yönetmek ve istedikleri gibi itibarsız hale getirmek istiyorlar. Kimyasal silahlanmadan tutun veya kimyasal silah saldırılarından tutun, uyuşturucunun devlet tarafından koordine edildiğini ifade eden cümlelerin hiçbirisi mesnetsiz bir yerden kaynaklanmayan uluslararası küresel ağların kontrolünde olmayan cümleler değildir. Hepsi devletleri itibarsızlaştırmak içindir. 2 bin yıllık ordumuzu, 200 yıllık emniyet teşkilatımızı ve devletimizin tüm yapılarını etkisiz hale getirmek için ortaya atılmış iftiralardır. Hepsinin bir sebebi var” şeklinde konuştu. "BOMBAYI SOSYAL MEDYADAN YAPTIRMIŞLAR" İstiklal Caddesi’nde meydana gelen bombalı saldırı hakkında da açıklamalarda bulunan Soylu, “İstiklal Caddesi’ndeki patlamadaki bomba yapımının sosyal medya üzerinden yaptırıldığını, yani bir görüşme kanalı üzerinden canlı bir şekilde imal edildiğini burada size söyleyebilirim. Teker teker tarif edildiğini, Hacı kod adlı Amerika’ya bağlı PKK/PYD terör örgütü mensubunun cep telefonu üzerinden hem bombayı yerleştiren, hem bombayı imal edeni cep telefonu üzerinden yaptırıldığı bilgileri mevcut. Devlet dedikodu yapmaz, bilgi ile çalışır. İlk verilen ifadelerdeki ’Ben bunu çikolata paketi sanıyordum’ sözleri gerçeği yansıtmıyor. Olayın bütün ayrıntıları teşkilatımız tarafından kayıtlara geçirilmiştir. Aciz değiliz, hiçbir işi de açıkta bırakmayız” ifadelerini kullandı.

2 gün önce

Meral Akşener’den Kemal Kılıçdaroğlu’na 4 şart: ‘İçişleri Bakanlığı görevi İyi Parti’ye bırakılacak’

Her platformda, kazanabilecek bir kişinin aday olması gerektiğini söyleyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakmazken bunun mümkün olması için bazı şartların yerine getirilmesini istedi. Gazeteci Zafer Şahin, Meral Akşener’in CHP Lideri’nin adaylığını desteklemek koşuluyla Kılıçdaroğlu’nun önüne 4 şart koyduğunu ileri sürdü. İLK ŞART EKONOMİ YÖNETİMİ Meral Akşener’in sunduğu şartlarda, masanın kontrolünün İyi Parti’de olduğu mesajının verildiği kaydedildi. Meral Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’na sunduğu 4 madde şunlardan oluşuyor: 1- Ekonomi yönetimi İyi Parti’ye verilecek. 2- Meral Akşener, Yürütmeden Sorumlu 1. Cumhurbaşkanı Yardımcısı ilan edilecek. 3- İçişleri Bakanlığı görevi İyi Parti’ye bırakılacak. 4- Hükümet Sözcülüğü görevini İyi Partili bir isim üstlenecek.

1 2 ... 4 5 6 7 8 9 10 ... 1574 1575