23 Ekim Cumartesi 2021
4 ay önce

Türkiye Uzay Ajansı Başkanı: Uzayda yapılacak üretimlerde de söz sahibi olmayı istiyoruz

Serdar Hüseyin Yıldırım, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliği ile gerçekleştirilen 1. Uzay Ekonomisi, Uzay Hukuku ve Uzay Bilimleri Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, ekonomi ve hukuk boyutunun uzayda ihmal edilmemesi gerektiğini anlattı. Uzay ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, uzayla ilgili ekonomik faaliyetlerin dünya üzerindeki ve uzaydaki boyutlarının olduğuna dikkati çekti. Yıldırım, milli uzay çalışmaları esnasında uzay ekonomisinin durumu detaylı analiz ettiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Pandemi süreci öncesindeki son rakamlara göre, yapılan yatırım noktasında devletlerin uzay konusundaki harcamalarının toplamı 80 milyar dolar civarında. Aynı dönem için toplam uzay ekonomisinin büyüklüğüne baktığımızda bu yaklaşık 480 milyar dolarlara kadar geliyor. 2030 yılına kadar bunun 1 trilyon doları bulacağı öngörülüyor." Bölgesel bir konumlama sisteminin oluşturulmasını hedeflediklerine işaret eden Yıldırım, bunun sadece ülkeye değil tüm bölgeye ekonomik faydasının olacağını söyledi. Yıldırım, bu alanda yapılacak yatırımların ciddi getirisinin olacağını vurgulayarak, uzayda ana başlıkları oluşturan 3 ekonomik faaliyetin "uzayda üretim, uzay madenciliği ve uzay turizmi" olduğunu anlattı. Uzayda üretim konusunda gündemde olan konulara değinen Yıldırım, dünyanın yakın yörüngesinde 7 platform oluşturularak, bu platformlarda özellikle kristalize yapılar ve biyoteknoloji alanlarında üretime başlanmasının planlandığını söyledi. Yıldırım, bu 7 platformun yavaş yavaş farklı ülkeler ve şirketler tarafından oluşturulmaya başlandığını belirterek, şunları kaydetti: "En azından 2 tane platformun üreticileri Ajansımızla temas ettiler. Türkiye'nin ilgi duyup duymadığını, bu projelerde yer almak isteyip istemediğini sordular. Tabii ki biz ilgi beyan ettik. Bunun kullanıcısı olmaktan ziyade başından itibaren içinde olan bir paydaş gibi görünmek isteriz dedik. Kabul etmeleri için bizim teknik ve bütçe olarak bu paydaşlığı kaldırabileceğimizi görmek isteyeceklerdir. Ben inanıyorum ki kaldırabiliriz. Gelişen zaman içerisinde bu platformlardan en azından birine bir paydaş olmak arzusundayız. Orada yapılacak üretimlerde de söz sahibi olmayı istiyoruz." "Ay ilerde dünyanın uzaya açılan kapısı olacak" ABD'nin Artemis Programı ile "Ay kolonisi" kurulmasını hedeflediğini anımsatan Yıldırım, Ay'ın ileride dünyanın uzaya açılan fırlatma kapısı olacağını söyledi. Yıldırım, bu yüzden Türkiye'nin Ay programının çok önemli olduğunu aktararak, "Ay'dan yapılan bir fırlatma ile dünyadan yapılan fırlatma arasında yer çekimi faktörü, atmosfer olmaması, çevre gibi çok büyük farklar var." dedi. Türkiye olarak uzay konusunda gelişmeleri çok sıkı takip ettiklerini aktaran Yıldırım, "Ülkemizin bu ekonomik devrimden nasibini alması gerekiyor. Gelişmelerin dışında kalmamamız gerekiyor. Bunun için de gereken tedbirleri almamız gerekiyor." diye konuştu. "Göktürk Yenileme uydu sisteminin kontrat imzalama işlemleri bitmek üzere" Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil de sempozyumda Türkiye'nin uydu ve uzay projelerine ilişkin sunum yaptı. Sunumunda TUSAŞ'ın faaliyetlerine ilişkin de bilgiler paylaşan Kotil, Göktürk-1, Göktürk-2, Göktürk-3, Göktürk Yenileme, İMECE, Türksat 6A ve Small Geo uydularının özelliklerinden bahsetti. Göktürk-1'in yerine geçecek "Göktürk Yenileme" uydu sisteminin devlet tarafından TUSAŞ'a verildiğini aktaran Kotil, şu anda kontrat imzalama işlemlerinin bitmek üzere olduğunu söyledi. Kotil, elektrikli itki sistemine sahip haberleşme uydusu Small Geo'yu şu anda yaptıklarını dile getirerek, Arjantin telekomünikasyon şirketi için ilk ihracat uydusunu da yakında teslim edeceklerini bildirdi.

4 ay önce

Microsoft'tan siber saldırı uyarısı...

ABD'li teknoloji şirketi Microsoft, Rusya merkezli SolarWinds adlı internet korsanlarının 150 kuruluşu hedefe aldığını açıkladı. Akşam’ın haberine göre, Microsoft tarafından yapılan açıklamada, SolarWinds adlı internet korsanlarının, hükümet kurumları, düşünce kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarını hedef alan yeni bir kampanya başlattığı bildirildi. Açıklamada, Rusya merkezli bir bilgisayar korsanlığı grubu olan Nobelium'un da dünyanın önde gelen uluslararası kalkınma ajansı USAID'in bir pazarlama hesabına erişim sağlayarak, kimlik avı başlattığı belirtildi. Microsoft müşteri güvenliğinden sorumlu başkan yardımcısı Tom Burt, bir blog yazısında, şu ifadeleri kullandı: "Bu saldırılar, Nobelium'un istihbarat toplama çabalarının bir parçası olarak dış politikaya dahil olan devlet kurumlarını hedef alma çabalarının bir devamı gibi görünüyor." Çoğu ABD'de olmak üzere 150 kuruluşa ait 3 bin e-posta hesabının hedeflendiğini belirten Burt, hedefler arasında en az 24 ülke olduğuna ve bu ülkelerde hedeflenen kuruluşların en az dörtte birinin uluslararası kalkınma ve insan hakları konuları üzerine çalışmalar yaptığına dikkat çekti. Ocak ayında başladığı söylenen yüksek hacimli saldırı operasyonunda dünyanın en büyük toplu e-posta gönderim hizmeti sunan şirketlerinden biri olan Constant Contact'ın hesaplarına da erişildiği ve birçok e-postanın otomatik sistemler tarafından engellenebileceği uyarısı yapıldı.

5 ay önce

Çinli popüler bilim yazarı Song Yiçang: Selçuk Bayraktar SİHA alanında bir deha

Çinli popüler bilim yazarı Song Yiçang, Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar'ı "SİHA alanında deha." şeklinde tanımladı. BAYRAKTAR'I STEVE JOBS'A BENZETTİ Song, Çin Merkezi Televizyonunda (CCTV) "Savaş Teknolojileri" başlığıyla yayınlanan programda, Bayraktar'ı Apple şirketinin kurucusu Steve Jobs'a benzeterek, "SİHA konusunda Türkiye'de bu alanda bir deha ortaya çıktı. Bu, Selçuk Bayraktar. Türkiye'de insansız hava araçlarının babası. Bayraktar'ın SİHA savaşındaki konumu, Steve Jobs'un akıllı telefon teknolojisindeki konumu gibi." dedi. Song Yiçang ayrıca, "Jobs'un Apple ile telefon alanına girmesi ve sonrasında akıllı telefon teknolojisinde ilk sıraya yerleşmesine benziyor." değerlendirmesini de yaptı. Çinli yazar programda, Bayraktar'ın öz geçmişine ilişkin de bilgi vererek, ABD'deki eğitimi sırasında SİHA'ların yazılım ve elektroniği konularında uzmanlaştığını, daha sonra ülkesine döndüğünü anımsattı. Yazar Song'un "A Lonely Queen of the North", "The Empires On the Sea", "Flames on the Sea" ve "Sailing to the Deep Ocean" adlı kitapları bulunuyor.

5 ay önce

Forbes: Türkiye, TCG Anadolu'yu dünyanın ilk gerçek drone uçak gemisi yapacak...

"Bir vinç-makara sistemini bir rampa ile birleştiren çok basit yöntem, Türk donanmasının yeni saldırı gemisi Anadolu'yu dünyanın ilk gerçek SİHA uçak gemisine dönüştürmesine yardımcı olabilir." 'Anadolu'dan kalkabilecek yerli savaş uçağı pek olası değil' "Bu düzenleme aynı zamanda Anadolu'nun insanlı uçaklar konuşlandırma ve fırlatmasını da sağlamalı, ancak Türkiye'nin hem (231.82 m uzunluğunda, 32 metre genişliğinde, uçuş güvertesi de 202 metre uzunluğunda olan) Anadolu'nun  güvertesinden kalkabilen hem de kaydadeğer miktar yakıt ve silah taşıyabilen bir uçak geliştirmesi pek olası değil." "Geminin merkez hattında bir vinç ve kasnak görülüyor. Kablo, güvertede pruva rampası boyunca, TB-2/3'ün fırlatılmaya hazır olduğu noktaya kadar uzanıyor. Vincin dronu güverte boyunca ve rampadan yukarı sürüklemesi öngörülüyor." "Bu, 6.5 metre uzunluğundaki TB-2/3’ün 100 beygir gücündeki motorunun itme gücüyle birleştiğinde, pervaneli SİHA'yı 300 kiloluk yükünün büyük kısmı veya tamamıyla havada uçurabilir." 'TB-2/3'ten daha ağır SİHA'ları fırlatamayabilir' "Fırlatma sistemi sadeliği içinde zarif. Sınırlamaları olduğu aşikar, ama Türk donanmasının hava kanadının çoğunluğu SİHA'lardan oluşan bir havacılık gemisinin dünyadaki ilk operatörü olmasına hizmet edebilir. Vinç-rampa kombinasyonu, SİHA'nın kendisi daha fazla beygir gücü sağlamadığı sürece TB-2/3'ten daha ağır SİHA'ları fırlatamayabilir." 'Aslında  F-35B için tasarlandı' "Ancak sistemin net bir avantajı var: Bazı alternatif drone fırlatma donanımlarının yapabileceği gibi güverteyi engellemiyor. Deniz kuvvetleri, en azından 1960'lardan beri sabit kanatlı keşif ve hedef insansız hava araçlarını uçak gemilerinden ve diğer büyük güverteli gemilerden kaldırıyor. Ancak bu insansız hava araçları genellikle bir rampada beşik pozisyonundayken roket iticilerinin ateşlemesiyle havalandı..." "Anadolu, dünyanın birçok havacılık gemisi gibi fırlatma düzeneğinden yoksun. Vinç ve rampa fırlatma yöntemi çare olabileceği gibi Anadolu gibi gemilerden uçmak için özel olarak tasarlanan savaş uçağı F-35B'nin programından Türkiye'nin çıkarılmasından ötürü de gerekli." 'Dağlık Karabağ'da başarısını kanıtladı' "Sadece birkaç modifikasyonla Anadolu, TB-2/3 SİHA'ları ve helikopterlerden oluşan iş görür bir hava kanadıyla donanabilir. Evet, gemi havadan havaya savaş uçağından mahrum kalır. Ama sofistike sensörleri, uzun havada kalma süresi ve küçük, isabetli mühimmatlarıyla TB-2/3, başarısı kanıtlanmış bir gözetleme ve vurma platformu." "Sonbaharda Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki kısa süren kanlı savaş sırasında Azerbaycan’ın TB-2'leri ve diğer insansız hava araçları yüzlerce Ermeni tankını, savaş araçlarını, toplarını ve hava savunma sistemlerini imha etti. Aynı tür bir robotik hava kampanyasının denizdeki bir mobil platformdan yürütüldüğünü hayal edin." 'İnsanlı hafif avcı uçağı Anadolu'ya uymayabilir' "Türk sanayisi, Anadolu ile de uyumlu olabilecek insanlı hafif avcı uçağı geliştirmeyi değerlendirmeye almıştı. Ancak Çin ve Rusya’nın rampadan fırlatılan insanlı avcı uçaklarıyla ilgili deneyimleri gösterge kabul edilirse, fırlatma mekanizmaları olmayan kısa bir gemiden faaliyet gösterecek Türk jeti felç edici performans sınırlamalarına uğrayabilir." "SİHA'lar ve onları havalandırmak için basit bir yöntem muhtemelen takip edilmesi gereken yol. Yapımı son aşamasına gelen Anadolu, 2022'de filoya katılabilir." 28 bin tonluk tonajı, 232 metre boyu, 58 metre yüksekliği ile TCG Anadolu'nun 5440 metrekarelik uçuş güvertesinin kısa mesafe kalkış-dikey iniş STOVL (Short Take Off-Vertical Landing) özelliği var. Haluk Bayraktar, Mart 2021'de yaptığı tanıtımda, 'TCG Anadolu için dikey iniş kalkış ve konvansiyonel iniş kalkış yapabilen SİHA geliştirdiklerini' duyurmuştu.

5 ay önce

Milli savaş uçağı ASELSAN teknolojileriyle donatılacak

Türk savunma sanayisinin lider şirketi ASELSAN, sahip olduğu kabiliyetler ve geliştirdiği teknolojilerle Milli Muharip Uçağı'nı (MMU) donatacak. MMU Geliştirilmesi Projesi’nde ana yüklenici konumundaki Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 2030'lu yıllarda Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi amaçlanan uçakların geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. TUSAŞ bunun yanında uçağın üretim sürecinde ihtiyaç duyulan sistem ve alt sistemlerin geliştirilmesi için Türkiye'deki ekosistemden en üst seviyede yararlanacak. Türkiye'den temin edilecek sistemlerde ASELSAN çözümleri önemli bir yer tutuyor. Tam hareket yeteneği kazanacak ASELSAN, uçak için milli radar, elektronik harp ve elektro-optik sistemler geliştirecek. Yürütülecek çalışmalarla MMU için ihtiyaç duyulan kritik görev sistemlerinin milli olarak geliştirilmesi ve projenin ilerleyen süreçlerinde uygun aşamalarda tam harekat yeteneği kazanacak şekilde uçağa entegre edilmesi hedefleniyor. Uçağın hava haberleşme sistem ihtiyaçları için ASELSAN ve TUSAŞ arasından geçen yılın sonunda Milli Muharip Uçak Bütünleşik Haberleşme Seyrüsefer Tanıma-Tanıtma Projesi başlatıldı. Bu kapsamda, MMU Ön Tasarım Gözden Geçirme Aşaması'na kadarki çalışmaların teslim edilmesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra sözleşme veri istek listesi dokümanlarının çalışmalarına başlandı. Dedektör geliştirme faaliyeti sürdürülüyor ASELSAN, MMU'nun Bütünleşik Elektro-optik Sistem Teknoloji Geliştirme Projesi mühendislik çalışmalarına devam ediyor. Bunun yanında hem MWIR hem LWIR (Uzun Dalgaboyu Kızılötesi) MCT dedektör geliştirme faaliyetleri sürdürülüyor. Elektronik harp sistemleri kapsamında MMU Bütünleşik RF Sistemi Geliştirme Projesi'yle hem kritik teknoloji geliştirme, hem de ürüne yönelik gereksinim tanımlama faaliyetleri devam ediyor. Milli mühimmatlar MMU'ya entegre edilecek ASELSAN'ın yürüttüğü çalışmalar, milli mühimmatların MMU'ya entegrasyonuna yönelik olarak devam ediyor. TUSAŞ ile imzalanan sözleşme kapsamında, Minyatür Bomba, Akıllı Çoklu Salan ve Lazer Güdümlü Bomba'nın MMU'ya entegrasyonu amaçlanıyor. ASELSAN ve TUSAŞ arasında ayrıca Uçuş Kontrol Sistem Sensörleri ve Kaska Entegre Gösterge için sözleşme görüşmeleri yürütülüyor. 2021 içinde sözleşme imzalanmasıyla bu konudaki çalışmaların da başlaması planlanıyor. MMU Projesi ile yeni nesil bir uçakta olması gereken düşük görünürlük, dahili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi teknoloji alanlarındaki çalışmaların sonucunda Türkiye, 5. nesil bir muharip uçağı üretebilecek alt yapı ve teknolojiye sahip ülkeler arasında yerini alacak.

5 ay önce

Yerli lityum sınavı başarıyla geçti

Türkiye'nin teknolojik ürünlerini üst seviyelere çıkaracak olan yerli lityum, Aspilsan tarafından bataryalarda yüksek pil hücreleri için gereken yüksek akım testinden başarıyla geçti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, müjdeli haberi sosyal medya hesabından şu ifadelerle paylaştı: "Türkiye'nin lityumu yüz puanla sınavı geçti. Dünyada ilk defa bor atıklarından elde ettiğimiz lityum, Aspilsan tarafından bataryalarda yüksek pil hücreleri için gereken yüksek akım testinden başarıyla geçti. Türkiye'nin yüksek teknoloji ürünleri yerli lityumla güç bulacak."

5 ay önce

Selçuk Bayraktar paylaştı: Akıncı'dan gurur veren başarı

Türk İHA ve SİHA'larının dünya üzerindeki namı her geçen gün artıyor. Başta İngiltere, Almanya ve İtalya olmak üzere sınıfının en iyisi olan Türk silahları övgü üstüne övgü alıyor. Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı, yüksek irtifa testini başarıyla tamamladı. Sosyal medyadan Akıncı'nın iniş görüntülerini Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar paylaştı. Bayraktar, "Akıncı az önce yüksek irtifa testini tamamlayıp dönüp indi" açıklamasını yaptı.

5 ay önce

WhatsApp gizlilik sözleşmesi: 15 Mayıs'tan sonra hesaplar silinmeyecek

Facebook'un bünyesinde bulunan mesajlaşma ve konuşma uygulaması WhatsApp tepkilere dayanamadı ve kararından vazgeçti. Bilindiği üzere WhatsApp kullanıcıların verilerini Facebook ile paylaşacağı bir gizlilik sözleşmesi çıkarmış ve çıkan tepkiler üzerine bu sözleşmeyi 15 Mayıs tarihine ertelemişti. 15 Mayıs tarihinden itibaren gizlilik sözleşmesini kabul etmeyenlerin hesaplarını sileceğini duyuran WhatsApp geri adım attı. HESAPLAR SİLİNMEYECEK Webtekno'nun Press Trust of India'dan aktardığı habere göre; WhatsApp, bir son dakika hamlesiyle kullanıcıları şaşırttı. Press Trust of India, Twitter'dan yaptığı bir açıklama ile şirketin yeni bir karar aldığını ve 15 Mayıs'ta hiçbir hesabın silinmeyeceğini, WhatsApp'ın bundan vazgeçtiğini iddia etti. WhatsApp tarafından yapılan açıklamalara göre şirket, kullanıcılara yeni bir gizlilik politikası sunacak ve bu politika değişikliğinin kullanıcılar tarafından kabul edilmesi gerekecekti. Bu gizlilik politikaları, kullanıcıların verilerinin Facebook ile paylaşılacak olması nedeniyle kullanıcıları rahatsız etmiş, politikanın uygulanmayacağı ülkelerde bile tepki gösterilmesine yol açmıştı. Tüm bu tepkileri hiçbir şekilde umursamayan WhatsApp ise yeni gizlilik politikalarının 15 Mayıs'a kadar kabul edilmesi gerektiğini söylemişti. Alınan son karar, bu kararın iptal edildiğini, WhatsApp'ın sıkı bir U dönüşü yaptığını gözler önüne seriyor. WHATSAPP YETKİLİSİ DOĞRULADI Kullanıcıları zor durumda bırakmak istemediklerini söyleyen bir WhatsApp yetkilisi, 15 Mayıs'ta hiçbir hiçbir hesabın silinmeyeceğini ve tüm kullanıcıların 14 Mayıs'ta olduğu gibi uygulamayı kullanmaya devam edebileceklerini duyurdu. Önümüzdeki süreçle ilgili de konuşan yetkili, kullanıcılara bildirim göndermeye devam edeceklerini söyledi. WhatsApp tarafından yapılan açıklamalarda kullanıcıların birçoğunun yeni koşulları kabul ettiği söyleniyor olsa da bunun ucunun çok açık olduğunu söylemek gerekiyor. Zira kullanıcılar, WhatsApp'a olan tepkilerini göstermek için Telegram ve Signal gibi alternatif uygulamalara adeta akın ettiler ve bu durum, resmi istatistiklere de doğrudan yansıdı. Şimdi alınan bu karar, bu gidişle WhatsApp'ın bu karardan tümüyle vazgeçebileceğini düşündürüyor. Ancak bu kez de WhatsApp ile Facebook arasındaki veri paylaşımı, kullanıcı izni olmadan devam edecek...

1 2 3 4 5 6 7 8 9