07 Aralık Salı 2021
4 ay önce

AK Parti İstanbul İl Başkanı Kabaktepe'den İstanbullulara çifte müjde: Artık ücretsiz olacak

CHP’li İBB, sağlık çalışanlarına yönelik ücretsiz otopark ve toplu taşıma hizmetini 1 Temmuz itibariyle sonlandırmıştı. AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin talimatıyla; salgın riskinin henüz bitmemesi, aşılama hizmetinin devam etmesi nedeniyle sağlık çalışanlarına tanınan hakkın uzatılması için çalışma başlatıldı. 31 ARALIK 2021’E KADAR UZATILACAK İBB Meclisi AK Parti Grubu’nun çalışmalarını tamamlamasıyla söz konusu teklif Temmuz ayı meclis gündemine alındı. Müjdeli haberi İstanbullularla paylaşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Kabaktepe, “Sağlık çalışanlarımızın toplu taşıma ve İSPARK’ları ücretsiz kullanma hakkını 31 Aralık 2021’e kadar uzatıyoruz.” dedi. Söz konusu haktan; tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan memur, işçi, sözleşmeli tüm çalışanların, İBB ve ilçe belediyelerindeki sağlık çalışanlarıyla İBB Mezarlıklar Müdürlüğü çalışanları istifade edebilecek. MİNİBÜSÇÜ ESNAFINA EKONOMİK DESTEK Bir diğer müjde de minibüsçü esnafına geldi. Pandemi koşullarından olumsuz etkilenen sektörlerin başında gelen minibüsçülere destek olmak yeni bir teklif hazırlandı. AK Parti Grubu tarafından hazırlanan teklif hakkında bilgi veren AK Parti İstanbul İl Başkanı Kabaktepe, “Minibüsçülerimizin 1 Ocak 2020’den 1 Ocak 2022’ye kadar İSPARK kullanımlarının ücretsiz olmasını karara bağlıyoruz. Şimdiden hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.

4 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ekonomimizi saldırılara karşı güçlendirdik

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları: Rahmetli Menderes'ten beri kendi değerlerine saygılı herkesin yanında yer alan milletimiz bize de yeri geldiğinde canı pahasına sahip çıkmıştır. İktidara geldiğimizde milletimiz ne istiyorsa onu yapacağız demiştik. Girdiğimiz her seçimde milletimize güvendik. Sırtını karanlık mahfillere dayayarak efelenenler sandıkta dersini aldı. Özellikle son 8 yıldır partimizin ve şahsımızın yaşadığı kesintisiz saldırı sürecinden milletimizden aldığımız güçle dimdik çıkmayı başardık. TERÖRİSTLERİ AÇTIKLARI KUYULARA GÖMDÜK Fitili ilk Gezi olaylarıyla ateşlediler. Güya ağaç diyerek yola çıktılar. Sonra ülkemizin kalkınma projelerinin durdurulması talebine kadar götürdüler. Biz buradaki oyunu gördük. Kararlı duruş sergileyerek bu tuzağı bozduk. Ardından FETÖ'nün militanları üzerinden 17/25 Aralık kumpasını devreye soktular. CHP'nin borazanlığı yaptığı bu süreci seçimleri gölgelemek için kullanmaya çalıştılar. Çevirmedik fırıldak kalmadı. Her iki seçimde de hüsrana uğradılar. Sonra PKK sahne aldı. Çukurlar kazarak, masum insanları canlı kalkan olarak kullanarak kendilerince bir senaryoyu uygulamak istediler. Teröristleri açtıkları kuyulara gömdük.  YURT DIŞINDAKİ ALTINLARIMIZI GETİRDİK 15 Temmuz darbe girişimini FETÖ eliyle gerçekleştirilen arkasında daha büyük şebekenin olduğu tarihimizin en büyük ihanetlerinden biridir. Şehit olan güvenlik güçlerimize, vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimiz son 8 yıldır yaşadığımız her hadisede 85 milyon tek yürek olarak bayrağımızı dalgalandıran o rüzgarı kesmemiştir. Ülkemize diz çöktürme gayretleri bu kutlu mücadelelere rağmen sona ermemiştir. Yeni hedef ekonomimizdi. Gece yarısı operasyonlarla defalarca atağa kalktılar. Biz yurt dışındaki altınlarımızın tamamını ülkemize getirmek, döviz rezervlerimizi güçlendirmek suretiyle hazırlıklarımızı önceden yapmıştık. Hamdolsun bu süreci de en az hasarla atlattık. Elbette sıkıntılar yaşıyoruz. Hedeflenen sonuçlar ile sıkıntılar arasında dağlar kadar fark var. Gezi olaylarındaki amaç neyse ekonomimize yönelik saldırılardaki amaç da odur. 15 Temmuz darbe girişiminin gerisindeki sinsi gaye ile ekonomimizi krize sokma planlarındaki hedef aynıdır. İLAVE DESTEK ADIMLARI ATABİLİRİZ Gelişmiş ülkeler bu dönemde bocalarken biz uyguladığımız hızlı yönetimimizle herkesten ayrıştık. En az mağduriyet bu sürecin geride kalmasını sağladık. Önümüzdeki dönemde salgının küresel düzeydeki seyrine, ekonomideki gelişmelere ve diğer hususlara bakarak milletimiz için ilave destek adımları atabiliriz. Bu ülkedeki hiçbir birey sahipsiz değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 2023 hedefleriyle son bir asırdaki en güçlü yürüyüşünü gerçekleştirmektedir. Bu yürüyüşü mutlaka zaferle neticelendireceğimize inanıyorum. 2023 SEÇİMLERİ Dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girmek için 2023 virajını kazasız belasız dönmemiz gerekiyor. Bu bakımdan 2023 seçimleri çok önemli hale gelmiştir. Karşımızdakiler de farkında. Terör örgütlerinden asırlık acılara kadar her konuyu kullananlar seçimler için muhalefete açık çek vermiş gözüküyor. Muhalefetin giderek çirkinleşen, buram buram kin ve nefret kokan üslubu 2023 için telaşlarını da ele veriyor. Yalanı ne kadar büyük söylerlerse inandırmasının da o kadar kolay olacağına telkinine öylesine inanmışlar ki freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyorlar. Bizim güç ve destek kaynağımız da milletimizdir. Seçimlere kadar önümüzde yaklaşık 2 yıllık vakit var. Sizlerden bu vaktin her gününü, her anını en verimli, en etkili, en dolu şekilde değerlendirmenizi istiyorum. 2023'e eğer kararlı şekilde hazırlanacaksak bizim için şurada son iki durak var. Bu 2021'dir, 2022'dir. 2023 tamamen seçim yılıdır. Gelecek nesillere yoğun bir vebalin altındayız. Hassasiyetimiz çok çok önemli. Çalışmak, daha çok çalışmak ve sonunda başarmak dışında bir alternatifimiz yoktur.  ÇALIŞMALARI GENEL MERKEZ'E RAPORLAYACAĞIZ Bugün il, ilçe başkanlarımız, kadın kollarımız başkanlığımız bir aradayız. Kabine üyelerimiz burada var. Vekillerimiz var. Meclis ara veriyor. Meclis'in ara vermesiyle birlikte hepimiz meydanlarda olacağız. Arazide yapacağımız çalışmaların raporlarını Genel Merkez'e kesinlikle raporlayacağız. Grup Başkanvekillerine raporlayacağız. Hangi arkadaşlarımız ne kadar çalışma yaptı, nasıl çalışma yaptı. Bunları sizlerden alacağız. Yoksa bir turistik seyahat olarak illerimize gideceksek nafile. 2023 tamamen seçim yılıdır. UÇAKLARI SATINCA DEVLETİ YÖNETMİŞ Mİ OLUYORSUN? İstikametini kaybetmiş, avara kasnak gibi dolaşanlara bu memleketi teslim edemeyiz. İşte neler söylediğini görüyorsunuz. Gelince uçakları satacakmış. Senden öncekiler de bunları söyledi. Devlet yönetmenin ne anlama geldiğinden haberin yok. Uçakları satınca devleti yönetmiş mi oluyorsun. Dünyayı dolaşacaksın. Neyle? Tarifeli uçaklarla mı? Otobüslerle beraber seyahat edersin. Ondan sonra da muasır medeniyetler seviyesine çıkarsın. Sen bu kafayla daha çok gidersin. Millet ittifakının diğer üyeleri de bunlardan farklı değil zaten. Aynı. Bunlardan bir şey olmaz. 

4 ay önce

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye Cumhuriyeti sicili en temiz ülkedir

AK Parti Sözcüsü Çelik, partisinin MKYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik'in konuşmasından satır başları şöyle: Diyarbakır annelerine MKYK üyelerimiz adına selamlarını iletiyoruz. Terörle mücadele konusunu yakın bir şekilde takip ediyoruz. Her geçen gün daha ve net açık şekilde görüyoruz. Bu bölgenin çocuklarını kendileri için umutlu bir gelecek inşa etmeye çalışan çocukları kendileri için terörist yapmaya çalışanlar, kendilerini yakın olanları köleleştirmeye çalışan bir düzen kurmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu operasyonlar olmasaydı teröristler ve onlara destek verenler çok büyük bir mesafe alacaklardı. Ülkemizde operasyon yapmaya çalışanlara vereceğimiz cevap nettir. Teröre kimin destek verdiğini görüyoruz. Müttefiklerimizin teröre verdiği destek bizi üzüyor. Bunların arkasına kimlerin saklandığını, kimlerin destek verdiğini görecek kadar da Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü bir devlet tecrübesi vardır. Bunlarla mücadelenin en kararlı şekilde sürdürülmesi konusunda her türlü imkana da sahibiz. Türkiye, çocuk asker kullanmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda sicili en temiz devlettir. Çocuk terörist meselesinde Türkiye Cumhuriyeti devleti en temiz devlettir. İftira bile atılamayacak bir devlettir. Türkiye, insan ticaretinin önlenmesi konusunda en güçlü mücadeleyi veren ülkelerden birisidir. Çocukları savaşçı olarak kullananların başında PKK ve DEAŞ terör örgütü gelmektedir. ABD'nin İnsan Ticareti raporunda Türkiye'nin suçlanması asla kabul edeceğimiz bir durum değildir. Buradan bir kere daha İskeçe Türk Birliği’nin bu haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Yedi ilde 8 bin 739 denetim yapıldı. Mevzuata uymayan 140 tesise 18 milyon ceza kesildi. Kazanımları korumanın yolu aşılamaya destek vermektir. Pandemi destekleri yıl sonun da 196 milyar TL'ye ulaşacak Çocukları dağa kaçırılmış. Bu dağa kaçırmalar da belli siyasiler aracılığıyla yapılmış. İlk defa bu kadar sivil, anne vicdanının bir araya gelerek talep ettiği tek bir şey var, evladını istiyor. Dünyada bundan daha meşru ve haklı bir talep olabilir mi? Olamaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kıbrıs ziyareti Bundan rahatsız olanlara 'kendi işinize bakın' diyoruz.

5 ay önce

AK Parti’den İçişleri Bakanlığı’ndan istifa ettiği iddia edilen Süleyman Soylu ile ilgili açıklama: Birlik ve beraberliğimizi bozamayacaksınız

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, yaptığı açıklamada, “Güne yeni bir YALAN ile uyandık, Kamuoyunu doğru bilgilendirme gecikmedi, Günün her vaktini milletimize hizmet için geçirme azmimizden VAZGEÇİREMEYECEKSİNİZ, Birlik ve beraberliğimizi BOZAMAYACAKSINIZ. dedi.

5 ay önce

AK Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal'dan Hayvanları Koruma Kanunu açıklaması

Ünal'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: Hayvanları Koruma Kanunu'nu bu hassasiyetle yeniden şekillendirmiş bulunuyoruz. Grubumuz, STK'lar, belediyeler, bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirmiştir. Meclis Araştırma Önergesi, diğer parti gruplarının verdiği Meclis Araştırma Önergeleri ile birleştirilerek 2019'da hayvan haklarının korunması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuştur. Konunun tarafı herkesin araştırma komisyonumuzda görüşlerini alınarak kanun teklifinin hazırlığına katkı sunuldu. Şehirlerin büyümesi ve ulaşım imanlarının gelişmesi insanların, hayvanlarının yaşam alanlarının kesişme noktasını arttırmakta. Hayvanların rehabilitasyonu ve korunması önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Yaptığımız düzenlemenin ruhunu, kalbini ve temel fikrini oluşturan bakış açımız şudur: Hayvanlar mal, eşya olmaktan çıkarılıp canlı statüsüne getirilmekte, TCK 151'de hayvanlarla ilgili husus mala zarar vermeden çıkarılıp cana zarar verme noktasına getirilerek suç kapsamına alınmaktadır. Hayvan refah ve sağlığı temin edilirken hayvanların insanlarla birlikte insanların refah ve huzuruna tehdit oluşturmadan ahenk içinde yaşamalarını temel almaktadır. Hayvanların icra konusu olmaktan, sahiplerinin borçlarından dolayı özel ilgi amacıyla bakılan hayvanların haczedilmesi de ortadan kalkmaktadır. Sahipli-sahipsiz hayvan ayrımını da kaldırıyoruz. Nesli yok olma tehlikesi altında olan hayvanı öldürmek, hayvan neslini yok etme, kasten öldürme, işkence etme, cinsel ilişki, hayvan dövüştürme fiilleri suç olarak düzenlenmektedir. Sahibi tarafından şikayet hakkı kullanılmasa dahi süreç takip edilecektir. Suçun hayvana karşı işlenmesi durumunda hem Tarım Bakanlığı hem de adli mercilerce süreç takip edilecek.

5 ay önce

AK Parti sözcüsünden Kılıçdaroğlu’nda Katar tepkisi: “Bu haber yalandır”

İşte AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları:  TERÖRLE MÜCADELE MYK'mızda terörle mücadele her zamanki gibi önemli yer tutuyor. Türkiye terör konusunda bütün unsurlarıyla yeryüzünün en büyük mücadelesini veriyor. Bazı grupların Irak'ın egemenliğine yönelik Türkiye'nin ihlalleri olduğu şeklinde ifadeleri var. Bunların hepsi kara propagandadır. Kardeş Irak'ın toprak bütünlüğünü Türkiye destekliyor. Oradan gelen terör tehdidi Irak'ın kendi unsurlarınca bertaraf edemeyince Türkiye kendi topraklarına yönelik terör tehditlerine hukuka dayanan bir mücadele yürütüyor. Bu operasyonlar Türkiye'nin sınır güvenliğini koruyan operasyonlar olduğu gibi kardeş Irak'ın topraklarında konuşlanmış teröristlere karşı Irak halkına verdiğimiz bir destek olarak da değerlendirilebilir. MARMARA DENİZİ'NDEKİ MÜSİLAJ SORUNU Bu konuyu gündemin üst sıralarında tutuyoruz. 20. gününde bu seferberlik. 425 bölgede çalışmalar devam ediyor. Çeşitli stratejiler uygulanıyor. Toplanan müsilajlar düzenli olarak depolama alanlarına gönderiliyor. Bu çerçevede 6 bin 738 denetim gerçekleştirildi. Denetimler sonucu kurallara uymayan 26 işletmeye faaliyetten men cezası verilmiştir. 14 milyon TL civarında da para cezası uygulanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız konuyu yakından takip etmektedir. Verdiği talimatlar titizlikle uygulanmaktadır. PANDEMİDE NORMALLEŞME ADIMI Normalleşme çerçevesinde en önemlisi normalleşmenin hızlanması, hızlandıktan sonra kalıcı olması için aşı programının güçlü bir şekilde yürütülmesi. Günde 1 milyondan fazla aşı uyguluyor sağlık çalışanlarımız. Hepsine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bilim Kurulu'nun tavsiyelerine uyuyoruz, siyasi olarak söylemiyoruz. Tavsiye herkesin aşılanmasının pandemiyle mücadele için olmazsa olmaz bir koşul olduğudur. Bütün vatandaşlarımınız aşı olmaları son derece önemlidir. Yerli aşı İnşallah hayata geçtiğinde bunu hem milletimiz hem tüm insanlık için bir müjde olarak ortaya koyacağız. Hiçbir şekilde herhangi bir yerden esirgenmeyecek. Aşı konusunda ırkçılık üretenlere karşı Türkiye bir vicdan devleti olduğunu bir kez daha gösterecek. NATO ZİRVESİ
 Orada Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmeleri sonucu ortaya çıkan neticeleri takip ediyoruz. Orada verilen mesajların merkezini Türkiye'nin NATO güvenlik konseptine yönelik beklentileri ve vizyonu oluşturdu. Türkiye'nin Suriye'de, Libya'da Doğu Akdeniz'de yürüttüğü faaliyetler var. Karabağ'ın kurtarılmasında Türkiye'nin desteği söz konusu. Bununla ilgili sorulara Cumhurbaşkanımız ayrıntılı cevap verdi. Çıkan sonuç şuydu: Cumhurbaşkanımızın muhatapları Türkiye ile pozitif ajandaya yoğunlaşmak istediklerini açık ve net şekilde söylediler.  Anlaşmazlık konularında bir çalışma iradesi söz konusu. Anlaşmazlığın devam ettiği konularda da tansiyonun düşürülmesi söz konusu. Cumhurbaşkanımız tüm bunları olumlu karşıladığını oradaki basın toplantısında da ifade etti. 'YUNANİSTAN'IN GERGİNLİK POLİTİKASINA KARŞI NAVTEX İLAN ETTİK' Miçotakis'in ortaya koyduğu vizyona bundan sonra meselelerimizi çözme konusunda olumlu yaklaşmasına rağmen maalesef oradaki yaklaşımın tersine bir karar aldı Yunanistan. Bir gerginlik politikasını sürdürme eğiliminde Yunanistan. 1988'de imzalanan Atina Mutabakatı'na göre turizm sezonun yoğun olduğu tarihlerde Ege'de herhangi bir askeri aktivite yapılmıyor. Ama Yunanistan bu mutabakata uymayarak Ege Denizi'nde belli bir bölgeyi askeri eğitim sahası ilan etti. Yunanistan'ın ortaya koyduğu bu tutum hem Cumhurbaşkanımızla görüşmedeki tutumuna hem de mutabakata aykırıdır. Yunanistan'ın bu gerginlik politikasını sürdürme eğilimine karşı Türkiye de NAVTEX ilan etmiştir. Sorunların çözümüne odaklanılması yönünde bir ifade kullanılmış ama Yunanistan hemen arkasından bunu ihlal ediyor. Bütün dünyanın görmesi gereken şey şudur: Gerginlik Yunanistan tarafından kaynaklanmaktadır. AB liderleri Cumhurbaşkanımızla konuştuğunda Ege ve Akdeniz'de tansiyonun düşürülmesi gerektiğinden söz ediyorlar. Cumhurbaşkanımız da bunu asıl Yunanistan'a söylemeleri gerektiğini iletiyor. 'AB BİLDİRİSİ YETERİNCE OLUMLU DEĞİL' Burada Türkiye'yle Doğu Akdeniz'de işbirliği yapmanın önemi gibi vurgular var. Ama bu vurgular olumlu gibi gözükse de raporun diğer kısımlarına bakıldığında yeterince olumlu değil. Türkiye bir diyalog başlatılması için üzerine düşeni fazlasıyla ortaya koydu. ancak örneğin AB Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi bir konuda irade ortaya koymadı. Eğer olumlu bir ajanda ortaya koyacaksak her iki taraf için de kazan-kazan formülünü ortaya çıkaracak maddelerin başında Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gelmektedir. Maalesef burada bile somut bir karar alınamadığını görüyoruz. Sürekli olarak bu konularda somut karar almayı erteleyen bir tablo var. Bazı ülkelerin erteleme taktiği var, bazılarının samimiyeti var ama irade ortaya koyamıyorlar. 'AB KENDİ PRENSİPLERİNİ ÇİĞNİYOR' İlk defa tarihinde AB herhangi bir vizyon yaratamayan köşeye kendisini hapsetmiş durumda. Bildiride, Türkiye'nin adaylık statüsünde atıfta bulunulmaması da bu vizyon eksikliğinin neticelerinde biri. 'Hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusunda diyalog öneriyoruz' diyorlar. Biz de diyoruz ki, bu konularda diyalog öneriyorsanız, diyalog mekanizması bellidir. Türkiye bu konudan kaçmıyor. Siz temel diyalog mekanizması olan fasılları açmadan fasılları açmak için bile şart koşarsanız kendi prensiplerinizi çiğnemiş olursunuz. Mali yardım paketi öneriyorlar. Göç meselesi sadece buna indirgenemez. Bu paketi Türkiye'ye vermiş olmuyorsunuz, Suriye ve sığınmacılar için veriyorsunuz. Doğrudan kendinizi ilgilendiren bir konuda bile bu kadar geç karar almanız ve düşük limitli hareket etmeniz vahim bir hatadır. Türkiye bu yükü çekiyor ama bunun da bir sınırı var. Temel haklar ve hukukun üstünlüğü konusunda diyalog istiyorsanız ve samimiyseniz Türkiye 'Bunu hemen konuşalım' diyor. Kıbrıs konusuna ilişkin hükümleri hakkaniyetli bir yaklaşım ifade etmiyor. Rum-Yunan tezlerinden başka bir şey değil. AB'nin bir kere daha Ada'daki gerçekleri görmesi gerektiğini ifade ediyoruz. 'KABİL HAVALİMANI'NYLA İLGİLİ HENÜZ KARAR VERİLMEDİ' Muhalefet partilerinde geçmişte diplomat görevi yapmış kişiler de var. Fakat genel başkanlar, bazen sözcüler düzeyinde yanlış bir yaklaşım üretildiğini görüyoruz. Kabil Havalimanı'nın güvenliği 2013'ten beri ülkemiz tarafından yürütülüyor. Dolayısıyla bu yeni bir durum değil. Türkiye taşeronluk yapacakmış gibi yanlış ve yakışıksız ifadeler kullanılıyor. Bu konuda da henüz bir karar verilmiş değil, istişareler devam ediyor. Hem finans, hem lojistik hem de güvenlik konularında Türkiye'nin uluslararası toplumun güçlü desteğine ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanımız başbakanken, Afganistan'a gittiğimizde Afganistan vatandaşlarının arasında en rahat gezen unsurun Türk askeri olmasından büyük gurur duymuştuk. Birileri sadece haritada gördüğü birtakım mesafelere bakarak analizler yapıyor. Halbuki Türkiye'ye kuzey ve doğudan gelen göç tehdidine karşı Afganistan'ın istikrarlı olması bizim için çok önemlidir. Afganistan'daki istikrarsızlık uyuşturucu tacirleri açısından da maalesef elverişli bir ortam oluşturuyor. SORU-CEVAP KATAR'DAN GELEN ÖĞRENCİLERİN SINAVSIZ TIP EĞİTİMİ GÖRECEĞİ İDDİASI 2-3 yıl öncesine kadar bu tip bir şey söz konusu olduğunda, CHP'de bir yanlışlık yapıldığında, CHP'den bir arkadaşımız bu şekilde bir gerçek olmayan bir haberin peşine takıldığında ve bunun gerçek olmadığı söylendiğinde CHP'de özür dileyebilen, özgüvenli kimseler vardı. Daha demokrat kimseler olabiliyordu. Fakat bir şey söyleniyor, yalan olduğu ortaya koyuluyor, hiçbir şey olmamış gibi devam ediliyor. Bu haber yalan bir haberdir. Yalan haber olduktan sonra bir yayın organının bunu geri çekmesi güzel bir şeydir. O haberi yapan siteyi alıntılayarak söylediğiniz. O bilgi çöktü, yalan olduğu ortaya çıktı. Siyasetçinin en önemli görevi topluma doğruyu söylemektir. Muhalefetin en önemli görevi de denetim görevi yapmaktır. İşin psikopolitik bir tarafı da var. Ne kadar zulüm yaparsa yapsın Esed rejimiyle muhabbetli bir ilişki gerçekleştirmek istiyorlar. Ama Türkiye'ye yatırım yapsa bile Katar'a sıcak bakmıyorlar. Bunlar söz konusu olduğunda bile Esed rejimiyle oturmak, konuşmak lazım diyorlar. Ama Katar bizim ülkemize yatırım yapıyor, Türkiye'nin lehine oy kullanan ülkelerden bir tanesi. Buradaki seçmece mantık belli bir politik-psikoloji açısından vahim bir mantık. Biz Türkiye ile dost olanla dost olur, düşman olanla düşman oluruz. Bizim baktığımız yer Türkiye'nin hak ve menfaatleri olmalıdır. Hak ve menfaatleri tehdit edenle ilişki geliştirmek istiyorsunuz, diğer tarafa propaganda yapıyorsunuz. ODA TV'NİN YURTTAN ÇIKAN SİLAHLARI HABERİ Bunlar çok hassas meseleler. Geçmiş zamanlarda Türkiye'de büyük krizler çıkarıldı. Basın demokrasinin dördüncü kuvveti olmakla vesayetin birinci kuvveti olmakla çok gidip gelmiştir Türkiye'de. Birincisi, bu kadar kolay, suçlayıcı haber nasıl yapılıyor? İkincisi, özür dilenmesi lazım. Üçüncüsü de bir daha bunların yaşanmaması için ne tür tedbirlerin açıldığının açıklanması lazım. Eğer Kadın ve Demokrasi Derneği sesini duyuramasa yapılan haber kişileri ne kadar zor duruma düşürecek.

5 ay önce

Erdoğan'dan milletvekillerine: Vatandaşla daha sık buluşun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde 27 Şubat 2020'den sonra ilk kez milletvekilleriyle bir araya geldi. Toplantıya, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Erkan Kandemir, Hamza Dağ da katıldı. Basına kapalı gerçekleşen toplantı yaklaşık 2,5 saat sürdü. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "VATANDAŞLA DAHA SIK BULUŞUN" TALİMATI Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları şu şekilde: "İlk olarak vekillerimizle Sağlık Bakanımız bir araya geldi. Belediye başkanlarımız, teşkilat başkanlığımız, vekillerle, bakanlarımızla bir araya gelerek iç ve dış siyasetin, gelişmelerin kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği bir seri toplantı yapılıyor. Genel başkanımızın vekillerimize söylediği birinci işin öncelikli olarak vatandaşlarımızla daha sık bir arada olmamız gerektiğidir. İlleriyle ilgili değerlendirmelerin yanısıra salgınla mücadele konusunda görüşlerini paylaştılar. Terörle mücadele konusundaki başarılar değerlendirildi. Sayın Cumhurbaşkanımız son dönemdeki temasları ile ilgili olarak da değerlendirmelerini vekil arkadaşlarımızla paylaşmış oldular. Bu toplantılar devam edecek."

5 ay önce

AK Parti’den Lüftü Türkkan’ın kaçak çiftliğinde İHA muhabirine yapılan saldırıya kınama

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın kaçak çiftliğinde yıkım çalışmalarını takip eden İHA muhabirine yapılan çirkin saldırıyı kınadı.

1 2 ... 5 6 7 8 9 10 11 ... 15 16