20 Ocak Perşembe 2022
3 hafta önce

TOGG için büyük adım: Türkiye kendi üretecek

Kayseri'de kurulacak "Lityum İyon Pil Üretim Tesisi" Türkiye'de bir ilk olacak. 2022 yılında açılacak olan tesis, aynı zamanda Avrupa'nın en büyük "Lityum İyon Tesisi" unvanını alacak. "Lityum İyon Pil Üretim Tesisi" sayesinde Türkiye kendi lityum iyon pil teknolojisini üreterek dışa bağımlılığı sona erdirecek. Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfına bağlı ASPİLSAN Enerji, bu ihtiyacı karşılamak için yerli ve milli çözümler üretiyor. Kayseri'deki üretim merkezinde, günlük yaşamda enerji ihtiyacını karşılayacak tüm bataryaların üretimi için harekete geçildi. Kentte, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük lityum pil üretim üssü kuruluyor. Tesis sayesinde Türkiye kendi lityum iyon pil teknolojisini de üretecek. Üretim aşamasında kullanılan makineler de ARGE çalışmaları ile yerli hale getiriliyor. Punta işlemlerini seri üretime daha uygun hale getirebilmek için gereken makineyi yurt dışından almak adına çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Elektrik Mühendisi Ahmethan Aycan, yurt dışında 60 bin dolara mal edilen makineyi kendi bünyelerinde mekaniği, yazılımı ve elektriksel çalışmalarıyla birlikte 35 bin dolara yaptıklarını söyledi. TRT Haber'in haberine göre, Şu anda ilk ürettikleri pillerin silindirik pil kullanacak olan otomobil firmaları için bir batarya oluşturabileceğini aktaran ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy, ancak asıl büyük firmaların kullandığı tipteki pilleri müteakip safhada üreteceklerini ifade etti. "TÜRKİYE'NİN OTOMOBİLİ"NE DE KATKI SAĞLAYACAK Üretim hattından çıkacak ilk pil silindirik tipte olacak, 2,8 amper saat kapasiteye ve 3,6 volt gerilime sahip bulunacak. Elektrot hazırlama, pil montaj ve formasyon hatları olmak üzere üç kısımdan oluşacak tesis, dakikada 60 pil üretim kapasitesine sahip olacak. Düşük sıcaklıklarda çalışabilecek piller, yüksek C-rate (deşarj oranı) değerine sahip olduğu için çok çeşitli batarya sistemlerinde kullanılabilecek. Fabrikada aynı makine sistemlerinde yine silindirik hücre olan ancak daha yüksek kapasitedeki hücreler de üretilebilecek. Yaklaşık maliyeti 900 milyon ile 1 milyar 200 bin lira arasında planlanan fabrikada makine sistemlerinin kurulumunun Ocak 2022'de tamamlanması, Nisan 2022'de de seri üretime geçilmesi hedefleniyor. TOGG'a da katkı sunmaya hazırlanan ASPİLSAN, yatırımın ikinci fazı tamamladığında TOGG için yerli hücreyle yerli batarya üretebilir hale gelecek. DEPOLANABİLİR ENERJİ ALANINDA YURT DIŞINA BAĞIMLILIK AZALACAK Geçen yıl ekim ayında Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi'nde temeli atılan ve 2022'de seri üretime geçecek 25 bin metrekare kapalı alana sahip Türkiye'nin ilk lityum iyon pil üretim tesisinde inşaatın büyük kısmı tamamlandı.

4 hafta önce

TOGG'dan heyecanlandıran paylaşım: Yeni logosuyla görücüye çıkıyor

Türkiye'nin Otomobili TOGG'un sosyal medya hesabından yeni bir paylaşım yapıldı. Heyecanlandıran paylaşımda yerli otomobilin üzerinde yeni logosunun yer aldığı görüldü. TOGG'un yeni logosu video paylaşımla duyurulmuştu Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu TOGG'un yeni logosu, geçtiğimiz günlerde, 'Doğu ile Batı'nın buluşma, bugün ve geleceğin kesişme noktası' notuyla duyurulmuştu.

1 ay önce

TOGG'un yeni logosu belli oldu

TOGG'un beklenen paylaşımı sosyal medya hesabı üzerinden yapıldı. Sabah saatlerinde 14:30'u işaret edilerek yapılan paylaşım heyecan oluşturmuştu. 14:30'da gelen paylaşımda Türkiye'nin otomobili TOGG'un logosu ilk kez duyuruldu.

1 ay önce

Otomotiv endüstrisi kasımda 2,5 milyar dolarlık ihracat yaptı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin dış satımının 15 yıldır üst üste lider sektörü olan otomotivde kasım ayı ihracatı geçen senenin aynı ayına kıyasla yüzde 6 gerileyerek 2,5 milyar dolar oldu. Türkiye ihracatında ilk sırada yer alan sektörün geçen ay, ülke ihracatından aldığı pay ise yüzde 11,8 olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım 2021 döneminde otomotiv dış satımı ise geçen senenin aynı aylarına göre yüzde 16 artarak 26,4 milyar dolara ulaştı. Bu süreçte ortalama aylık ihracat ise 2,4 milyar dolar olan sektör, Türkiye dış satımında yine ilk sırada yer aldı. Kasımda en büyük ürün grubu olan "tedarik endüstrisi" ihracatı yüzde 13,5 artarak 1 milyar 29 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. "Binek otomobil" ihracatı yüzde 17 azalarak 834 milyon dolar, "eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar" dış satımı yüzde 39 azalarak 328 milyon dolar, "otobüs-minibüs-midibüs" ihracatı yüzde 9 artarak 156 milyon dolar ve "çekiciler" ihracatı da yüzde 113 artarak 147 milyon dolar oldu. Tedarik endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya'ya ihracatta yüzde 9 artış görülürken, yine önemli pazarlardan ABD'ye yüzde 21, Birleşik Krallık'a yüzde 13, Rusya'ya yüzde 28, Polonya'ya yüzde 23, Belçika'ya yüzde 40, Hollanda'ya yüzde 43 ihracat artışı, İspanya'ya yüzde 19, Fas ve Slovenya'ya yüzde 27'şer ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde önemli pazarlardan Fransa'ya yüzde 27, İtalya'ya yüzde 46, İsrail'e yüzde 28,5, Slovenya'ya yüzde 39, Polonya'ya yüzde 51, İsveç'e yüzde 26,5 ihracat düşüşü, İspanya'ya yüzde 21, Birleşik Krallık'a yüzde 13, Mısır'a yüzde 47, Fas'a yüzde 17, İrlanda'ya yüzde 30 ihracat artışı kaydedildi. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda ise Birleşik Krallık'a yüzde 38, İtalya'ya yüzde 61, Slovenya'ya yüzde 55, Belçika'ya yüzde 56, Almanya'ya yüzde 38, İspanya'ya yüzde 62 ihracat düşüşü, Fas'a yüzde 191 ihracat artışı gerçekleşti. Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda en fazla ihracat yapılan ülkeler olan İtalya'ya yüzde 124, Almanya'ya yüzde 46, Fransa'ya yüzde 35 artış, Azerbaycan'a yüzde 68 düşüş görüldü. EN BÜYÜK PAZAR ALMANYA'YA YÜZDE 12 ARTIŞ Kasımda en büyük pazar olan Almanya'ya yüzde 12 artışla 393 milyon dolarlık ihracat yapılırken, Fransa'ya yüzde 11 düşüşle 291 milyon dolar, Birleşik Krallık'a ise yüzde 16 azalarak 223 milyon dolar ihracat kaydedildi. İtalya'ya yüzde 29, Slovenya'ya yüzde 41, Belçika'ya yüzde 26, Hollanda'ya yüzde 21, İsveç'e yüzde 47 ihracat düşüşü, buna karşılık ABD'ye yüzde 11, Mısır'a yüzde 31, Rusya'ya yüzde 44 ve Romanya'ya yüzde 25 ihracat artışı olduğu kayıtlarda yer aldı. Ülke grubu bazında en büyük pazar olan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracat yüzde 10 azalarak 1 milyar 633 milyon dolar olurken, AB ülkelerinin toplam ihracattaki payının yüzde 64,5 olduğu belirlendi. Kasımda Afrika ülkelerine ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi'ne yüzde 13'er, Bağımsız Devletler Topluluğu'na yüzde 30,5 ihracat artışı, Diğer Avrupa ülkeleri ve Orta Doğu ülkelerine yüzde 17'şer ihracat düşüşü oldu. Açıklamada görüşlerine yer verilen OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatında düşüş yaşamasına rağmen 2,5 milyar dolar ihracatla bu yılki ortalamanın üzerinde bir rakama ulaştığını ifade etti. Tedarik endüstrisi ihracatının çift haneli arttığını, binek otomobil ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatının ise çift haneli düşüş gösterdiğini belirten Çelik, "Ülkeler bazında Almanya, ABD ve Mısır'a yönelik çift haneli ihracat artışlar kaydettik. Pandemi öncesindeki son 3 yıllık ihracat ortalaması 30 milyar dolar olan sektörümüzün geçen yılki ihracatı pandemi nedeniyle 25,5 milyar dolara gerilemişti. Bu yılı ise yaklaşık 29 milyar dolar ihracatla kapatmayı planlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

1 ay önce

TOGG CEO'su Gürcan Karakaş: 'Çip' biter, 'hücre' krizi çıkar, TOGG buna takılmaz

Dünya Gazetesi'ne konuşan TOGG CEO'su Gürcan Karakaş'ın açıklamaları şöyle: Dünyada otomotiv sektörü nereye gidiyor? Nasıl evriliyor? Elektrikli araçlar gerçekten de beklendiği gibi dünyada öne geçer mi? Bu ne zaman gerçekleşir? Elektrikli araçların en yoğun yollarda olduğu ülkeler hangileri? Otomotiv endüstrisi büyük bir hızla mobilite ekosistemine dönüşüyor, oyunun kuralları değişiyor. Ekosistem, sözlük anlamıyla canlı ve cansız varlıkların etkileşimleriyle oluşan ve birbirlerini besleyerek süreklilik arz eden bir düzeni tarif ediyor. Mobilite ekosistemi ise bütün ulaşım alternatiflerinin ve hayatımıza değer katacak her türlü hizmetin birbirine akıllı bir şekilde bağlı ve interaktif olduğu bir dünya demek. Bugünün otomobil dünyası ürün konseptini oluşturma, aracı geliştirme, üretme, satış ve sonrasındaki işleyişlerle ilgileniyor. Bizim işimiz ise başkalarının işinin bittiği yerde başlıyor çünkü biz otomobili yeni nesil akıllı bir mobilite cihazına dönüştürüyoruz. Değişen kullanıcı beklentileri doğrultusunda telefonda yaşanan dönüşüm bugün otomotivde yaşanıyor. Veri bazlı iş modelleri bu yeni dünyada çok önemli ve müthiş bir potansiyel. 2035'ten itibaren kârlılık havuzunun yüzde 40-50'sinin bu dünyadan geleceği öngörülüyor. Yakın gelecekte büyük olan değil, daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Bu alandaki yarış henüz başlıyor. Başlangıç çizgisine gelen şirketler hemen hemen aynı hizadalar. Rakipler 100 yıllık otomobil markaları değil. Ama Çin'de şu an 3/4'ü otomobilin kendisinden çok yaratacağı ekosistemden pay almak üzere çalışan belki 500 tane TOGG gibi start-up var. Yani rakipler Çin'dekiler gibi hızlı, yalın ve çevik, elektrik-elektronikten, bağlantılı cihazlardan ve akıllı uygulamalardan anlayan şirketler. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2021 Küresel EV Görünümü raporunda, mevcut politikaların devamı halinde küresel ölçekte elektrikli otomobil sayısının halihazırda 11 milyon adetten 2030 yılında 145 milyon adete yükseleceği belirtiliyor. Böylece pazar payı da yüzde 7 olacak. Hatta rapor, hükümetlerin küresel iklim değişikliği hedeflerine ulaşmak için adımlar atması halinde 2030 itibarıyla küresel elektrikli otomobil sayısının 230 milyon adete yükselmesi ihtimali bulunduğunu da vurguluyor. Yine ayrı rapora göre 2021 yılı ilk çeyrek döneminde küresel satışlar geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 140 artmış durumda. İlk çeyrekte Çin'de 500 bin, Avrupa'da 450 bin elektrikli otomobil satılmış. 2020 yılında pandemiye rağmen bir önceki yıla göre yüzde 41 artışla 3 milyon adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşmiş ve 2020 sonu itibarıyla elektrikli otomobil sayısı 10 milyon adede ulaşmış. Norveç merkezli DNV şirketi tarafından hazırlanan ve çevreci araçlara ilişkin öngörüleri içeren 'Enerji Dönüşümü Görünümü 2021' başlıklı raporda küresel binek araç satışlarının yüzde 50'sinin 2032'ye kadar elektrikli araçlardan oluşacağını öngörüyor. FULE CELL'E DÖNÜŞTÜRMEK ÇOK ZOR DEĞİL Toyota gibi bazı gruplar, elektrikli araç yerine hibrit araçları savunuyor. Hidrojen teknolojisinin yaygınlaşmasına kadar elektrikli araçların kullanımının pratikte pek de kolay olmayacağını öne sürüyor. Hidrojen teknolojisi otomotiv sektörünü nasıl etkileyecek? Biliyorsunuz bu tip gelişmeler yıkıcı teknolojiler. Olgunlaşmasını tamamlamamış bu tip yıkıcı teknolojilerin tamamını işimiz gereği takip ediyoruz. Sonuç olarak fuel cell'li otomobil de bir elektrikli otomobil. Elimizde iyi bir elektrikli otomobil olursa, teknolojisinin ve altyapısının verimli ve makul fiyatlı hale geldiği zamanda fuel cell'e dönüştürmek çok zor bir iş değil. Ancak bizim odağımızda doğuştan elektrikli bataryalı elektrikli otomobiller var. Otomotiv sektörü bir süredir çip sıkıntısı yaşıyor. Çip sıkıntısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz üretime başlamış olsaydınız bu süreci nasıl yönetirdiniz? Önümüzdeki dönemde benzeri sıkıntılar gündeme gelirse ne yapacaksınız? Evet çip krizi var. Çip krizinin sebeplerini de biliyoruz. Bu krizin bir sene daha süreceğini tahmin ediyoruz. Planlarımız doğrultusunda, yaptığımız rezervasyonlarla çip krizine takılmayacağımızı düşünüyoruz. Çip krizinden daha önemli bir kriz çıkacak; batarya krizi. Hücre yok. Tüm dünyada herkes daha fazla elektrikli araç üretmek için koştururken, dünyadaki hücre üreticilerinin kapasiteleri 2030 ve sonralarına kadar rezerve edilmiş vaziyette. Bu yüzden ortağımız Farasis'le kurduğumuz ve Gemlik'te üretim yapacak olan şirketimiz SiRo stratejik önemde. Biz başından itibaren bu işi planlayarak çözeceğimiz için batarya hücre krizine de takılmayacağız. DOĞUŞTAN ELEKTRİKLİ İLK SUV OLACAK Siz TOGG'un CEO'su olana kadar "Türkiye'nin Otomobili" olarak konvansiyonel bir araç üzerinde duruluyordu. Hatta 50 milyon dolara hazır prototip bile satın alınmıştı. Siz geldiniz, 'Türkiye'nin Otomobili'nin yönünü elektrikli araca çevirdiniz. O süreç nasıl gelişti? TOGG'un ortaklarını, bu işi başından beri ısrarla isteyen Cumhurbaşkanı'nı bu dönüşüme nasıl ikna ettiniz? Elektrikli araçlarda yarışın yeni başladığı bir dönemde bizim Türkiye olarak elimizi kaldırıp, "Bu yarışın içinde biz de varız ve bu oyunun içine dahil oluyoruz" dememiz birçok kesimin beklentilerinin dışında bir davranıştı ve o anlamda da ciddi bir yankı buldu. Gerek yaptırdığımız araştırmalarda gerek dışarıdaki bağımsız kuruluşların, danışman şirketlerin yaptığı araştırmalarda Türk tüketicisinin yüzde 70'inden fazlasının elektrikli araçlara geçmeye hazır olduğunu tespit ettik. Bu oran, kıyasladığımız zaman Avrupa'da ilk sıralarda. Diğer taraftan Türk tüketicisinin teknolojiye yatkınlığını, teknoloji kullanımını ve yeni teknolojilere hızlı bir biçimde adapte olduğunu da biliyoruz. Bu verileri de dikkate alarak yola çıktık. Yola koyulur koyulmaz ülke çapında 2 binin üzerinde kişiyle bir araştırma yapıldı. Bu araştırma ülkemiz pazarında C segmentinde bir SUV'a olan talebin yüksek olduğunu gösterdi. Pazar tahminleri de gelecek 7-8 yıl içinde Sedan pazarının yüzde 1-2, SUV'ların ise yüzde 8'in üzerinde büyüyeceğini işaret ettiği için ilk ürünün C-SUV olmasına karar verildi. Türkiye'de bu talep çok büyük ölçüde ithal edilen araçlarla karşılanıyor. Dolayısıyla tam bu alana gelecek yerli bir seçeneğin pastadan pay alacağı görüldü ve pastanın büyüyen dilimine talip olundu. TOGG olarak doğuştan elektrikli araçlar üreteceğiz. İçten yanmalı motorlar kullanmayacağız. Yani bir hibrit seçeneğimiz de olmayacak. Yakıt hücreli otomobiller de esas itibariyle elektrikli otomobiller. Gelecekte her iki tipi de yollarda göreceğiz ama zaman sıralamasında önceliği elektrikli araçlar alacak. Bu nedenle bizim odağımızda da elektrikli araçlar var. Otomobilimiz 2022 yılında piyasaya çıktığında Avrupa kıtasında geleneksel olmayan bir üretici tarafından üretilmiş ilk doğuştan elektrikli SUV olacak. TOGG'un elektrikli araç dünyasına oldukça iddialı hazırlandığını görüyoruz. Sizi bu kadar iddialı noktaya taşıyan güç, birikim nereden geliyor? Her şeyden önce şunun altını çizmek isterim. Küresel rekabete hazırlanan bir TOGG ekibi var. Çalışanlarımızın çok önemli bir kısmı uluslararası projelerde görev almış kişiler. Tersine beyin göçü ile 27 kişi Türkiye'ye dönerek ekibe katıldı. TOGG çalışanları arasında master ve doktora yapanların oranı yüzde 44. Yeni dönemde oyunun kuralları farklı. Biz de iş planımızı buna göre yapıyoruz. TOGG'u tamamen kullanıcı odaklı bir yaklaşımla oluşturuyoruz. Geliştirdiğiniz bir ürün gücünü tüketiciden almıyor ise bu ürün ve hizmet ölmeye mahkumdur. Biz daha başından itibaren akıllı cihazımızı tanımlarken kullanıcı odaklı, akıllı, empatik, bağlantılı, otonom, paylaşımlı ve elektrikli olarak tanımladık ve her türlü tasarımı, ürün geliştirmeyi de bu şekilde oluşturduk. Bu kavramlarımızı temsil eden USE-CASE MOBILITY® kavramını tüm dünyaya anlatıp, tescil ettiriyoruz. 350'den fazla use-case (kullanıcı senaryosu) çalışarak 40'ın üzerinde yenilikçi konsept belirledik. 2000'den fazla kişinin katıldığı kantitatif araştırma, 30'un üzerinde focus grup ile birebir görüşme yaptık. Önceliklendirdiğimiz konseptlere bağlı olarak Kullanıcı Yolculuğu haritası çıkardık. Mobilite ekosistemimiz içinde, özellikle de start-up'larla işbirlikleri çok önemli bir yer tutuyor. Yolculuğumuz içinde, tüm geliştirme süreçlerimizde bulabilirsek tercihen Türkiye'den bulamazsak dünyanın neresinde ise en iyileri bulup işbirliği yapıyoruz. Özellikle "smart living" (akıllı yaşam) diye tabir ettiğimiz alandaki bağlantılı teknolojilere hizmet edecek çözümler üreten ve yine "disruptive" dediğimiz, oyunun kuralını değiştirecek, ezberleri bozacak alanlarda adım atan start-uplar ilgi alanımızda. Mobilite çözümleri, big data, siber güvenlik, fintech, blockchain, oyunlaştırma, akıllı şebekeler/mobil servisler gibi stratejik alanlar belirledik. 226 start-up'ı inceledik, 125 startup ile görüştük, 24 start-up ile anlaşmalar yaptık ve 10 startup ile birlikte çalışıyoruz. Türkiye'deki mobilite ekosistemini start-up'larla birlikte dönüştürüyoruz. Küresel rekabetteki yerimizi Avrupa'da da güçlendirmek için Almanya'nın 12 inovasyon merkezinden biri olan Stuttgart'taki de:hub'da TOGG Europe GmbH adıyla şirketimizi kurduk. Startup ekosisteminin kalbinde yer alan, Murat Günak liderliğindeki TOGG Europe ile kullanıcı araştırmalarına başladık. IDEO'nun Münih Ofisi'nin başında olan Thomas Junk, kullanıcı deneyimi lideri olarak ekibimize dahil oldu. Üniversite-endüstri işbirliği kapsamında yeni teknolojiler geliştirebilmek için Ankara'da TOGG Araştırma Merkezi'ni (TAM) kurduk. Küresel rekabette fark yaratacak altyapıyı oluşturuyoruz. Şu anda otomobil fiyatları ülkemizde üzerindeki vergilerden dolayı oldukça yukarıda seyrediyor. Bu ortamda Türkiye'nin otomobilinin fiyatının da çok yüksek seyredeceği beklentisi hakim. İçerideki fiyatları ulaşılabilir kılmak için özel bir plan düşünülüyor mu? Fiyatlandırmamız 2022'nin sonu 2023'ün başında belli olacak. Aracımız pazara çıktığında elektrikli araçların fazla yaygınlaşmış olmayacağını öngörebiliyoruz. Dolayısıyla C Segmentinde içten yanmalı araçlarla, özellikle de dizel araçlarla rekabet edeceğiz. Özetle C SUV'un kendi sınıfında Türkiye'deki araçlarla rekabetçi olacak bir fiyatla piyasaya çıkacağını söyleyebilirim. TOGG BATARYASI 30 DAKİKADA YÜZDE 80 DOLACAK Mevcut elektrikli araçlardan satın alanlar şu anda İstanbul'dan Ankara'ya yolculuk yaparken tereddüt yaşıyor. Şarj istasyonu bulunsa bile şarj süresinin uzunluğu caydırıcı etki yapıyor. Siz menzili uzatmak, şarj süresini kısaltmak için neler yapıyorsunuz? İlk araçta bu süreler nasıl olacak? Otomobilimiz 30 dakikanın altında hızlı şarj ile yüzde 80 doluluğa ulaşacak. Doğuştan elektrikli modüler platform ile "300+" ve "500+" kilometre menzil opsiyonlarına sahip olacak. Aynı zamanda gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketine sahip olacak. 200 beygir güç ile 7.6 saniye, 400 beygir güç ile de 4.8 saniye altında 0-100 km/s hızlanabilecek. Bu güçlerdeki içten yanmalı araçların da menzillerine bakıldığında 500 kilometre bile olmadığı görülebilir. Demek ki konu menzilden ziyade, şarj alt yapısının gelişmiş olması. Şarj alt yapısında biz ilgili paydaşlarla uzun süredir koordineli şekilde çalışıyoruz. Nüfusun ve trafiğin yoğun olduğu yerlerde 25 kilometrekarede bir şarj ünitesi bulundurması planını yaptık. Dolayısıyla şarj konusu korku olmaktan çıkacak. YÜKSEK VERİMLİ BATARYA GELİŞTİRECEĞİZ TOGG olarak batarya konusunda da adımlar atıyorsunuz. Batarya konusundaki yol haritanız, stratejiniz nedir? Batarya konusunda dünya devi Farasis Energy ile ortaklık yaparak, Eylül 2021'de SiRo Silk Road Temiz Enerji Çözümleri şirketini kurduk. Mobilite ekosisteminin ülkemizdeki teknolojik dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik bir adım attık. SiRo'nun 20 GWs'lik yatırımıyla başta yerli batarya ürünlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi için çalışmaları başlattık. Batarya tesisimizi Gemlik'teki tesislerimizin yanına inşa edeceğiz. Yatırım izinleri çıkar çıkmaz temeli atacağız. Bataryalarımızda kullanılan kimya NMC denilen ve nikel, manganez ve kobalt karışımı ile elde edilen bir kimya olup, NMC bataryalar içinde nikel yoğunluğu yüksek sınıfta yer alıyor. Bu kimya sayesinde bataryamız yüksek enerji yoğunluğu sınıfında yer alan bir batarya. Bunun kullanıcıya faydası, aracının ortalama bir bataryalı elektrikli araçtan daha uzun menzile sahip olması oluyor. SiRo'nun öncelikli hedefi TOGG'un ihtiyacı olacak, uzun dönemli batarya talebini stratejik anlamda garanti altına almak ve batarya hücresi ile ilgili ArGe çalışmalarını ülkemizde gerçekleştirerek geleceğin yüksek verimli batarya teknolojilerini geliştirmek. Mevcut ve geliştirilecek olan batarya ürün gamı ile hem her tür elektrikli araç için batarya temin etmek, otomotiv dışı sektörlerde özellikle enerji sektöründe, önemli bir batarya enerji depolama sistemleri sağlayıcısı olmak diğer hedeflerimiz. Bildiğimiz kadarıyla Türkiye'deki elektrik dağıtım altyapısı şarj istasyonlarını tam anlamıyla besleyecek durumda değil. Elektrik altyapısı Türkiye'nin otomobili yollara çıktığında hazır hale gelebilecek mi? Elektrik altyapısıyla ilgili devlet birimleriyle ortak bir şekilde ilerliyoruz. Akıllı şebeke ve şarj tabii ki otomobilimiz seri olarak banttan inmeden önce ülkemizde de hazır olacak. TEDARİKÇİLERİN YÜZDE 75'İ ÜLKEMİZDEN SAĞLANDI Türkiye'nin Otomobili nasıl bir yerlilik oranıyla banttan inecek? Yerlilik oranı daha sonraki yıllarda nasıl gelişecek? Tesislerimizi Gemlik'te inşa etmemiz bir tesadüf değil. Biz şu anda otomotiv dünyasının kalbindeyiz. Tüm yan sanayinin tam göbeğinde. Herkese eşit uzaklıkta ve hemen limanın yanında. İlk aracımız C SUV için tedarikçi seçimlerimizi tamamladık ve daha önce de açıkladığımız gibi tedarikçilerimizin yüzde 75'ini ülkemizden sağladık. Bu oran değer olarak bakıldığında yüzde 51'e karşılık geliyor. Ancak aynı zamanda pazara çıktıktan üç yıl sonraki yerlilik hedefimizin yüzde 68 olduğunu da duyurduk. Dolayısıyla tedarik sanayimizin TOGG'la birlikte dönüşüp yeni dünyaya hazır hale geleceğini söyleyebiliriz. İHRACATTA İLK HEDEF AVRUPA OLUR 'Türkiye'nin Otomobili'nin ihracat potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Toplam satışlar içinde ihracatın payının nerede görüyorsunuz? Kendi ülkesinde başarılı olamayan bir marka yurt dışı ihracatında da başarılı olamaz. O nedenle de biz 18 ay, belki 2 sene kadar sadece kendi ülkemizde kalmayı tercih ediyoruz. İlk nedeni, ülkedeki başarı, ikinci sebebi de sıfırdan, tamamıyla yeni dünyanın oyuncusu olan bir şirket kurmamız. Bu süreçlerin oturması, sistemlerin oturması otomobille beraber zaman alacak. İhracata ilk hedefimiz Avrupa pazarı olacak. Avrupa pazarında sadece bir ülkeye değil, başlangıçta birkaç ülkeyi hedefliyoruz. O nedenle de bir ülke isimi vermem doğru olmaz ama ilk gideceğimiz ülkelerin başında Almanya var. Fransa, İspanya, İtalya ve elektrikli araçların daha yaygın kullanıldığı İskandinav ülkeleri var diyebilirim.

1 ay önce

TOGG’un CEO’su Gürcan Karakaş: TOGG’a isteyen herkes ulaşabilecek

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) CEO’su M. Gürcan Karakaş, projede gelinen son noktayı Yeni Şafak’a değerlendirdi. Karakaş; üretim, satış, şarj altyapısı, ihracat, çarpışma testi, bayi yapısı ve batarya üretimiyle ilgili sorularımızı cevaplandırdı. İLK ARAÇLARA HERKES ULAŞACAK Vatandaş ilk üretim araçları satın alabilecek mi? Çözüm ortaklarımız ve ekibimiz 1,5 yıldır fiyat konusunu tartışıyoruz. Bizim fiyatlandırmamız 2022’nin sonu 2023’ü başında içten yanmalı bir C-SUV’un fiyatına göre rekabetçi olacak. Fiyatı o zamanki koşullar belirleyecek. Adetsel olarak baktığımızda ise kamunun bizden 15 yılda 30 bin adet alımına yönelik bir anlaşması var. Bunu ilk etapta bir yığın şeklinde alacaklarını düşünmüyorum. Zaten onlar da istemez. Dolayısıyla ilk üreteceğimiz araçlara herkese ulaşacak. 2030'A KADAR 1 MİLYON ARAÇ Biz 2030’a kadar 5 farklı segmentte 1 milyon 80 bin adet araç üretmeyi planlıyoruz. İlk olarak yıllık üretimi 100 bin adet, sonraki üretimleri 175 bin adet olarak belirledik. Ama yoğun talep gelmesi halinde 3 ay öncesinde kapasitemizi çok hızlı artırabiliriz. İlk üretimlerimiz C-SUV ile başlayacak takip eden dönemde B-SUV ve sedan modelimiz olacak. İHRACAT İÇİN 18 AY BEKLEYECEĞİZ Türkiye lansmanı ile birlikte ihracata hemen başlamayacağız. Kendi ülkesinde başarılı olmayan bir modelin yurtdışında başarı şansı yok. 18 ay kadar Avrupa’yı gözlemleyip başta Almanya ve Fransa gibi büyük ülkelere ihracata başlayacağız. İhracat için her yere gideceğiz diye bir zorlamamız da yok. Bu işe en yakın ülkelere öncelik tanıyacağız. İskandinav ülkeleri de buna dahil. 18 aylık bekleme süresini olgunlaşma ve talep durumuna göre 3 ay daha aşağı çekebiliriz. GEREKİRSE ŞARJ ÜNİTESİ ÜRETİRİZ Şarj alt yapısında üretici olacak mısınız? Şarj alt yapısında biz devletimizle ve bakanlığımızla uzun süredir koordineli şekilde çalışıyoruz. Bizim tavsiye niteliğinde sunduğumuz bir rapor oldu. Bu rapora göre nüfusun yoğun olduğu yerlerde 25 kilometrekarede bir şarj ünitesi bulundurması planını yaptık. Nüfus yoğunluğu düşük yerlerde ise bu çap 50 kilometrekareyi buluyor. Öte yandan şarj alt yapısının çözümü hususunda bir projemiz yok. Biz işin içinde bulunmuyoruz. Ama bize derlerse ‘şarj ünitesi üretin’ gerekirse üretiriz. STRATEJİK PARÇAYA YERLİLEŞTİRME Yerlilik oranınız artacak mı? TOGG’da tüm tedarikçiler belirlendi. Tedarikçilerimizin yüzde 75’i yerli yüzde 25’i yabancı. Biz ilk etapta yüzde 51 yerlilik oranıyla pazara çıkacağız. 3 yıl içinde yüzde 68 yerlilik hedefimiz var. Stratejik teknolojilerin yerlileşmesi için çaba göstereceğiz. Bununla ilgili yatırımlarımızda başlamış durumda. TOGG’un Türkiye'ye katkısı 50 milyar avroyu, cari açığa katkısı ise 7 milyar avrodan fazla olacak. Testler için 60 TOGG Testler için TOGG’dan şu ana kadar kaç tane üretildi veya üretilecek? TOGG’un uluslararası testleri devam ediyor. Amacımız EuroNCAP’te 5 yıldız almak. Şu ana kadar gerçekleşen testlerde gayet başarılıyız. Bu zamana kadar 9 testten başarıyla geçtik. Bu testler için toplamda 60’tan fazla araç üreteceğiz. Bunun üretimlerini tecrübeli ekibimizle Gebze’de bir noktada gerçekleştiriyoruz. Bunu yurtdışında da yaptırabilirdik ama hız ve esneklik için Türkiye’de yapmayı tercih ettik. HER ŞEHRE DENEYİM MERKEZİ KURULABİLİR Bayi yapılanmanızın son durumu nedir? Distribütörlük verdiniz mi? Satışa yönelik çalışmalarımız var. Şu anda dünyada olmayan deneyim merkezi tarzında bir yapılanma düşünüyoruz. Ne sadece geleneksel bir bayi ne de sadece online satıştan ziyade ikisinin de yer aldığı, harmanlandığı bir deneyim merkezi üzerine düşünüyoruz. Her ilde bunlardan bir tane olabilir. Yine yoğunlukla ilgili olarak bunları planları değişebilir. SİPARİŞ VEYA ÖN TALEP ALMIYORUZ Distribütörlükle ilgili biz önünü açsak çok fazla talep var. Ama şu an bu konuyla ilgili çalışmalarımız devam ettiği için anlaştığımız veya bu durumla ilgili bir yapılanmamız yok. Şu konuda uyarıda bulunmak isterim; bizim bayimiz veya distribütörümüz gibi sipariş alanlar oldu oluyor. Vatandaşlarımız lütfen bu tip dolandırıcılıklara kanmasın. Biz sadece Cumhurbaşkanımızdan 1 sipariş aldık. Bunun dışında bir sipariş almadık ve almıyoruz. Bataryayı yalnızca otoya üretmiyoruz SiRO isminde bir şirket kurduk. Çözüm ortağımız Farasis ile birlikte fabrika alanında batarya üretimi yapacağız. Burada dikkatinizi çekme isterim yalnızca bataryanın bir bölümünü değil, tamamını üretmekten bahsediyorum. Bugün bunu yapabilen 5 ülke vardır. Diğerleri toplama olarak bunu yapıyor. Türkiye dünyada bu anlamda 6’ncı ülke olacak. Burada üretilen bataryalar yalnızca otomobil için veya TOGG için üretilmeyecek. Bugün baş gösteren çip krizi yarın lityum iyon krizine dönüşecek. O zaman buradaki yatırımın önemi daha da ortaya çıkacak. Enerji depolanmasıyla 15 milyar $ cepte kalır Bataryalarla ilgili dikkat çekmek istediğim bir nokta var. 2030’da Türkiye’de 2 milyon elekrikli araç olmuş olsa, bunların hepsinin mobil depolama sistemi olduğunu düşünün veya tam tersini düşünün Türkiye’nin her türlü elektrik ihtiyacını dengeleyebilirler. Türkiye’nin yıllık elektrik kaybı 15 milyar dolar civarında diye hesaplanıyor. Elektrikli araçlar ve batarya teknolojileri bu kayba çözüm olabilir. Merkezi bilgisayar teknolojisi geliştiriyoruz TOGG’a farklı ne gibi teknolojiler var? Biz aslında bir otomobil üreticisi değiliz. Biz bir mobilite şirketiyiz. Türkiye’de bir mobilite ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Otomobil yapmak işin en basit kısmı. Biz Türkiye’ye bu teknoloji anlayışını yerleştirmeye çalışıyoruz. İnovasyon şirketleri bizim projemizde yavaş kalıyor. O yüzden birçok startup ile çalışıyoruz. Bu startuplardan inanılmaz geri dönüşler alıyoruz. Dünyada işini en iyi yapan şirket ve mühendislerden destek alıyoruz. Bu araca daha iyi ne koyabiliriz diye uğraşıyoruz. Bizde şu anda farklı merkezi bilgisayar var. Otomobil birçok yönetim sisteminden meydana geliyor. Ama bunu tek noktadan yöneten, çözümleyen bir merkezi bilgisayar yok. Biz bunu TOGG’la yapacağız. TAI ve Aselsan’dan bu konuyla ilgili destek alıyoruz. Merkezi bilgisayarla otomobilin işlevselliği çok daha dinamik ve bağlantılı olacak. Bu teknoloji şu an bildiğim kadarıyla yalnızca Tesla’da var. Fabrika büyüyebilir Fabrika alanının yanında yer alan ve yine Gemlik tarafına doğru olan alanda genişleme olabilir. Geleceğe dönük yatırımlar için burada yer alan tahsisi için çalışmalar başladı. Öte yandan fabrikamızın montajı sürüyor. Bittiğinde içerisinde 200 robot olacak. Boyahane tamamlandı. Tüm kazanlar yerleştirildi. 3 kısımdan montaj hattı bölümü devam ediyor. O da yakında bitecek. Batarya tesisi için de inşa çalışmaları devam ediyor.

3 ay önce

Otomotiv sektöründeki çip krizi büyüyor

Koronavirüs salgını, 2 yıl sonunda yarı iletken teknolojilerini de ciddi bir biçimde etkiledi. Fabrikaların işlervlerini yavaşlatması, bazı ülkelerin salgın nedeniyle ticarete kısıtlamalar getirmesi, otomobil sektöründe de çip sıkıntısını büyüttü. 8 MİLYONA YAKIN ARAÇ ÜRETİM KAYBI OLACAK Danışmanlık firması AlixPartners'dan yapılan açıklamada, çip krizi nedeniyle otomotiv sektöründe bu yıl 7,7 milyon araçlık üretim kaybının olmasının beklendiği kaydedildi. Şirketin mayıs ayındaki tahminlerinde üretim kaybının bu yıl 3,9 milyon olması bekleniyordu. ÇİP KRİZİ KAYNAKLI CİRO KAYBI TAHMİNİ 210 MİLYAR DOLAR Açıklamada, küresel otomotiv sektöründe çip krizi kaynaklı ciro kaybının ise 210 milyar doları bulacağının tahmin edildiği aktarıldı. Şirket mayıs ayındaki tahminlerinde söz konusu ciro kaybının 110 milyar dolar olacağını öngörmüştü. KARANTİNA ÖNLEMLERİ, KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ AlixPartners'ın Otomotiv ve Endüstriyel Uygulamalar Küresel Eş Lideri Mark Wakefield, çip krizinin şimdiye kadar azalmasının beklendiğini ancak Malezya'daki koronavirüs salgınına karşı uygulanan karantina önlemleri ile diğer yerlerde devam eden sıkıntıların işleri daha da kötüleştirdiğini ifade etti. "OTOMOBİL SEKTÖRÜ İÇİN HATAYA YER YOK" Çip sıkıntısının sektörün karşı karşıya olduğu çok sayıdaki aksaklıktan sadece biri olduğuna işaret eden Wakefield, "Otomobil üreticileri ve tedarikçiler için şu anda hataya yer yok. Her alternatifi hesaplamaları ve yalnızca en iyi seçenekleri uyguladıklarından emin olmaları gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

3 ay önce

TOGG Kullanıcı Deneyimi lideri Thomas Junk oldu

TOGG'dan yapılan açıklamaya göre, tüm organizasyon yapısını kullanıcıyı odağa alan bir yaklaşımla oluşturan TOGG'un, Kullanıcı Deneyimi ekibinin lideri Thomas Junk oldu. Sektörde 15 yılı aşkın deneyimi bulunan ve Ocak 2020'den bu yana TOGG'un kullanıcı deneyimi süreçlerine katkıda bulunan Junk, şirketin kullanıcı deneyimi tasarım dili ve stratejisini oluşturacak. Junk, ağırlıklı olarak Almanya ve Avrupa'da inovasyon ve yaratıcı tasarım süreçlerinin desteklenmesine yönelik projelere öncülük etti. Almanya'da doğan Thomas Junk, Trier Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü ile Darmstadt Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Endüstriyel ve Ürün Tasarımı Bölümü'nden mezun oldu. Endüstriyel Tasarımcı ve Makine Mühendisi olarak bir dönem gıda endüstrisi üretim makineleri alanında yoğunlaşan Junk, 2005 yılında Proje Lideri ve Portföy Direktörü olarak, dünya çapında inovasyon ve yaratıcı tasarım süreçlerinin şekillenmesine öncülük eden IDEO'da görev aldı. 2019 yılından bu yana IDEO Münih Genel Müdürlüğü görevini yürüten Junk, otomotivden sağlığa farklı sektörler için pek çok önemli projeyi hayata geçirdi. Thomas Junk, diş bakımı ve plastiklerdeki yenilikler de dahil olmak üzere bir dizi ürün patentine sahip bulunuyor. Junk, 1 Ekim itibarıyla TOGG'un kullanıcı deneyimi tasarımları çerçevesindeki iş süreçlerine liderlik edecek.

1 2