20 Ocak Perşembe 2022
10 saat önce

AK Parti İl Başkanı Kabaktepe'den 'engelleniyoruz' algısı yapan Ekrem İmamoğlu'na rakamlarla cevap: İstanbul sizin adaylık yarışınıza heba olamaz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, geride kalan gün yaptığı açıklamayla, kentte hayata geçirilecek projelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanmadığını öne sürdü. İmamoğlu açıklamasında, "İncirli - Sefaköy - Beylikdüzü metrosunun yapımını kimse engelleyemeyecek. Projeler hazır, yatırımcılar hazır, finansmanı hazır. Ama bir imza eksik. Neden?" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun iddialarına AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla tepki gösterdi. "İSTANBUL SİZİN YARIŞINIZA HEBA OLAMAZ" "Son dönemlerdeki 'engelleniyoruz' yalanının altında yatan asıl niyeti gayet iyi biliyoruz." diye konuşan Kabaktepe, "Kendi içlerinde verdikleri adaylık mücadelesi için spekülasyonlarla gündeme gelmeye çalıştıklarını görüyoruz fakat anlayışla karşılamıyoruz. İstanbul, sizin yarışınıza heba olamaz!" ifadelerini kullandı. "İMAMOĞLU'NUN EN İYİ BİLDİĞİ İŞ: ENGELLENİYORUZ BAHANESİ" İmamoğlu'nun spekülasyonlarla gündemde kalmaya çalıştığını vurgulayan Kabaktepe, "CHP'li İBB Başkanı; ne seçim vaatleri gerçekleştirmiş ne de 2,5 yılda bir tane eser ve hizmet üretmiştir. Şimdi en iyi bildiği işe sarılmış; 'Engelleniyoruz bahanesi.'" dedi. "ENGEL BUNUN NERESİNDE?" Kabaktepe paylaşımlarının devamında şu ifadelere yer verdi: İBB'nin çalışmasına asıl engel olan neymiş, birlikte bakalım CHP'li İBB, 2021 yılında hükümetten 20 milyar TL ödenek beklerken, yaklaşık 24 milyar TL gönderildi. CHP'li yönetim iş başına geldiği günden beri hükümet 1 kuruş eksik göndermediği gibi her dönemde daha fazla ödenek göndermiştir. Engel bunun neresinde? 2016-2017-2018 yıllarında İBB Meclisi'ne gelen 6.504 dosyanın Bin 871'ine CHP'liler 'Hayır' demiş. Biz ise 2019-2020-2021 yıllarında meclise gelen 4 Bin 64 dosyanın sadece 90'ını reddettik. 2014-2019 yıllarında meclise toplam 22 borçlanma teklifi gönderdik. 2019-2021 yıllarında CHP'li yönetim 48 borçlanma teklifi gönderdi. 'İstanbul'u öz kaynaklarıyla yöneteceğiz' diyenler 'İstanbul nimet nimet' diyerek öz kaynakları tükettiler, belediyeyi borç batağına sapladılar. CHP'liler bizim dönemimizde metro, tramvay, kentsel dönüşüm, atıksu arıtma tesisleri vs. pek çok projeye ret oyu verirken, biz, en azından projeler sürsün diye borçlanma taleplerine evet dedik. CHP 2014-2019 yıllarında meclise gelen 22 borçlanma talebinin 20'sine hayır dedi. AK Parti olarak, 2019-2021 yıllarında meclise gelen 48 borçlanma talebinin 47'sine evet dedik. CHP iş başına geldi diye İBB'nin ne parası kesilmiş ne de projeleri engellenmiştir. Asıl engel; 2022 yılı bütçesinde, kentsel dönüşüm için 492 milyon TL ayrılırken reklam için 849 milyon TL ayıran, hizmetten ziyade reklam ve algıyı önceleyen CHP zihniyetinin kendisidir. Yılda 20 bin yeni konut, TEM'e megabüs, 630 kilometre yeni metro hattı, 100 bin araçlık yeni otopark, yüzlerce yeni sağlık merkezi, teknokentler, bilişim vadileri vadeden CHP'li İBB'nin artık hizmete odaklanmasını bekliyoruz. Kendi hayal dünyalarınızdaki koltuk savaşına İstanbul'u kurban edemezsiniz. İstanbul'u turist anlayışıyla yönetemezsiniz. 25 yılda büyük emeklerle kurulan ve işleyen sistemi bozmanıza izin vermeyeceğiz. Milletimiz, suyu taşıyanı da testiyi kıranı da ayırt edecek ferasettedir.

3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Haziran 2023 bizim için çok önemli bir sınav

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sinop'ta AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Soylu, toplantı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı aradı. Telefondan salondakilere seslenen Erdoğan, "Bu kutlu yolculuğumuzun ara durağında İstanbul’dan en kalbi duygularımla selamlıyorum. Geleceğimiz aydınlık olsun inşallah. Gerçekten Sinop’u ben de çok çok özledim. İnşallah en kısa zamanda sizlerle bir arada olmanın heyecanı içerisindeyim." dedi. Erdoğan, şunları söyledi: "Süleyman Bey ile Aydın'daydık. Aydın’da muhteşem toplantılar yaptık. Gerek yapılan toplu açılış töreni ki bu toplu açılış töreninde de meydan 30 bini aşkın vatandaşımızla bir aradaydık. Orada da il danışma meclisimiz gerçekten çok büyük coşku ile gerçekleşti. Ardından Adnan Menderes Müzesinin açılışını yaptık. Bu müze açılışı çok çok önemliydi. Temenni ederim. Sizler de inşallah fırsat bulduğunuzda bu müzeyi yerinde görme imkanı yaşarsanız. Tabii, İstanbul’da biliyorsunuz Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nı inşa ettik. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nı da teşkilatımızın mensupları İstanbul Üsküdar Belediyesi ile irtibat kurmak suretiyle de orayı da gezerseniz inanıyorum ki bizlere çok dua edeceksiniz. Teşkilatımızın değerli mensupları, değerli yol ve dava arkadaşlarım; inanıyorum ki önümüzde 2023 Haziran bizim çok önemli bir sınav. Bu sınavı Sinop’ta bugüne kadar gerçekleşen seçimlerin çok daha üstünde, bir hazırlıkla gerçekleştirecek ve Sinop’ta özellikle bu ana muhalefete artık bugüne kadar yakaladığı imkanları vermeyeceğinize inanıyorum. Sinop’a zaten bugüne kadar ana muhalefetin belediyelerin vs. vermiş olduğu en ufak bir hizmet yok. Ne hizmet verilmişse bugüne kadar AK Parti iktidarı olarak bizler verdik. Vermeye devam edeceğiz. Yaparsa AK Parti yapar."

4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'nun bedava elektrik vaadine: “Tüm namus sözleri gibi bunu da hayata geçiremezler”

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Aydın bizi bugün efelere yakışan bir muhabbetle bağrına bastı. Aydın'ın adeta coşkun akan ırmaklara gibi yollara, balkonlara taşan o büyük sevdasına bugün yeniden şahit olduk. Tüm Aydın'a en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum, tüm Aydınlı vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Biz 81 vilayetin 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye'yi seviyoruz. "MİLLETİMİZ MENDERES'İ UNUTMAMIŞTIR" Milletimizi inim inim inleten tek parti faşizminin ardından Anadolu insanı ilk kez Menderes zamanında güldü. Türkiye hizmetle, eserle, yatırımla ilk kez onun zamanında tanıştı. Yokluk ve yoksulluğun pençesinde kıvranan köylümüz ayağındaki çarığı ilk kez Menderes'le birlikte çıkardı. Demokrasimiz tek parti bakiyesi birçok utancından onun mücadelesi sayesinde kurtuldu. Anadolu'yu yolla, elektrikle, traktörle, okulla, tarımla, makineleşmeyle yaygın şekilde tanıştıran da yine rahmetli Menderes'tir. Türkiye'yi ekonomik olarak, siyasal, sosyal, diplomatik olarak çok ileri seviyelere taşımıştır. Milletimiz Menderes'i unutmadığı gibi yalan haberlerle, kışkırtmayla darbeye ortam hazırlayanları da unutmamıştır. "EY CHP BUNUN BEDELİ ÖDEYECEKSİNİZ" Dümbüllü İsmail tiyatrosundan hiçbir farkı olmayan Yassıada mahkemesiyle onu idama götürenleri asla unutmamıştır. Ey CHP, bunun bedelini ama bu dünyada, ama ebedi alemde ödeyeceksiniz. Tarih kitaplarına ve gazete arşivlerine bir bakarsak aslında 60 yılda Garp cephesinde değişen hiçbir şeyin olmadığını daha iyi görürüz. Güya Menderes Ardahan'ı ve Kars'ı Ruslara satmak istiyormuş. Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın banka hesabında tam 103 milyon lira varmış. Fatin Rüştü Zorlu'nun Avrupa'da bindiği araba altın kaplamaymış. Hasan Polatkan'ın zimmetinde 4 milyon lira çıkmış. CHP'li siyasetçiler 27 Mayıs öncesinde size de çok tanıdık gelen bunlar gibi yüzlerce iftirayı, yalanı adeta milletin üstüne boca ettiler. Ne Menderes'in vatan topraklarını satması söz konusuydu, ne sözü edilen siyasetçilerin hesaplarında öyle bir para vardı. Bunların hepsi CHP'nin kuyruklu yalanlarından, utanç verici iftiralarından ibarettir, bugün olduğu gibi. Bunların düsturu mümkün olan en büyük yalanı söylemek, bunu tekrar etmek üzerine kuruludur. Dönemin CHP Genel Başkanı kamu görevlileri üzerinden baskı kurarak devleti işlemez hale getirmek istemiştir. "CHP'NİN SİYASET TARZI HİÇ DEĞİŞMEDİ"   Dünya değişti, Türkiye değişti, her şey değişti ama CHP'nin siyaset tarzı hiç değişmedi. Darbeye giden yolun taşlarını döşeyen CHP bugün de Türkiye'nin siyasi iklimini zehirlemeye çalışıyor. Bizzat CHP Genel Başkanı kamu kurumlarına mafyavari baskınlar düzenleyerek devleti felç etmek için canhıraş bir gayret gösteriyor. Siyasette kaybettiklerini gördükçe tehdit çıtasını yükselterek milletimizi sindirebileceklerini sanıyorlar. Ancak tüm bu dolapları çevirirken milletimizin, ülkemizin artık değiştiğini, Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını bir türlü hesap edemiyorlar. 15 Temmuz destanıyla beraber Türkiye'de artık demokrasi dışı tüm yol ve yöntemlerin kapandığını göremiyorlar. Popülizm yaparak, tutamayacakları sözleri vererek, halka açıkça yalan söyleyerek iktidar kapısını aralayacaklarını zannediyorlar. Daha yönettikleri belediyelerde vatandaş temel hizmetleri bile alamazken çiftçiye elektriği bedava vermekten bahsediyorlar. Biz de bay Kemal ve yoldaşlarına diyoruz ki 'Halep oradaysa arşın da burada.' Madem böyle bir vaadiniz var, gelin bu çılgın projenizi şu an yönettiğiniz büyükşehir belediyelerinde hemen başlatın. KILIÇDAROĞLU'NUN BEDAVA ELEKTRİK VAADİ Bugün belediye başkanı hanımefendiye söyledim, 'Elektriği ücretsiz vermeye başladınız mı' dedim. CHP'ye gönül veren kardeşlerime söyleyin, ipe un sermeyin. 2024'ü de beklemeyin, gelin bu vaadinizi hemen şimdi gerçekleştirin. Elinizden tutan, size engel olan mı var? Yapamazlar, veremezler, meydanlarda söyledikleri diğer tüm namus sözleri gibi bunu da hayata geçiremezler. Çünkü bunlarda millete ve ülkeye hizmet gibi dert yok. Bunlarda sadece günü kurtarmanın, kaset kumpasıyla altlarına serilen sıcak koltuklarını korumanın peşindeler. Bunlar tüm ilkelerini çiğneme pahasına siyasi ömürlerini birkaç sene daha uzatmanın derdindeler. Çıkarları uğruna bölücü örgütün siyasi uzantılarına avukatlık yapacak kadar kontrolü kaybettiler. Ne yaparsa yapsınlar, çanlar bay Kemal ve arkadaşları için çalmaya çoktan başlamıştır. 2023'te kendilerini sandıkta bekleyen akıbetten kurtulamayacaklar. Bay Kemal ve yandaşları hem siyasetten hem milletin hafızasından silinip gidecekler. Muhalefetin, medyanın veya diğer çevrelerin bizi kendi dar ve kısır gündemlerine hapsetme tuzağına düşmemeliyiz. AK Gençlik son 1 yılda 18-30 yaş arasında olan 180 bin üye kazandı. Sadece son 4 ayda 100 bin gencimiz AK Parti ailesine katıldı. Siyasi partiler arasında açık ara farkla gençlerin ilgi odağı olan parti AK Parti'dir.

4 gün önce

AK Parti’li Mahir Ünal’a “işsizim açım” diye seslenen kişinin devletin hibe desteği ile aldığı 100 koyunu olduğu ortaya çıktı

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, partisinin Adıyaman İl Başkanlığını ziyaret ederek konuşma yaptı. Mahir Ünal'ın konuşması esnasında araya girerek, "İşsizim açım" diye seslenen kişinin devletin hibe desteği ile aldığı 100 koyunu olduğu ortaya çıktı. CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere'nin paylaşımını alıntılayan Ünal, dezenformasyonu şu ifadelerle çürüttü: "Bu ses hakikatin ve milletin sesi değil. Çiftliği olan, bir kısmını devletin hibe desteği ile aldığı 100 koyunu varmış. Adıyaman belediyesinden de maddi destek almış bir vatandaşımız. Toplantı sonrası kendisini dinledim. Bu bilgileri o verdi. Hakikat kazanacak, siz kaybedeceksiniz." Mahir Ünal'ın paylaşımında "İşsizim açım" diye seslenen kişinin videosu da yer aldı.

5 gün önce

AK Parti’li Mahir Ünal: "Kimse terörü, silahı, şiddeti savunamaz. HDP hariç, onlar savunuyor. Şimdi HDP’nin yanında CHP’de savunmaya başladı."

HDP Milletvekili Semra Güzel ile PKK’lı terörist Volkan Bora ile çekilen fotoğrafları Türk siyasetindeki sıcaklığını koruyor. AK Parti Adıyaman İl Danışma Meclisi Toplantısında konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, CHP’nin HDP ile ittifak yaptığına vurgu yaptı. "Manipülasyon oluşturmak istiyor" Danışma meclisi toplantısında Semra Güzel’in ortaya çıkan fotoğrafına değinen Mahir Ünal, “2017 yılında Adıyaman’da öldürülen bir teröristin üzerinden çıkan fotoğrafları tüm Türkiye gördü. Bir şeyi doğru koyalım. Kimse dünyada terörü, silahı, şiddeti savunamaz. HDP hariç, onlar savunuyor. Şimdi HDP’nin yanında CHP’de savunmaya başladı. Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’na bunu sordular. Dediler ki ‘Buna ne diyorsunuz? Buna bir tepkiniz olmayacak mı?’ Kemal Kılıçdaroğlu, ‘O iş çözüm sürecinde olmuş’ dedi. Çözüm sürecinin ne olduğunu unutanlar için hemen oradan bir ne oluşturmak istiyor? Bir dezenformasyon, manipülasyon oluşturmak istiyor. "Silahı bıraktırmak için gerekli her şeyi yaptık" Çözüm süreci bu devletin demokrasiyi korumak için gerekli enstrümanları kullanarak, terörü sona erdirmek için attığı adımın ismidir. Devlet gerektiğinde gerekli enstrümanları kullanarak, terörü sona erdirmek için gerekli önlemleri, tedbirleri alır. Ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi, HDP ile seçim ittifakı yapıyor mu? Yapıyor. Peki AK Parti çözüm sürecinde terörü bitirmek için Cumhurbaşkanımızın o günkü ifadesiyle, elini taşın altına koyup, ‘Gerekirse baldıran zehri içerim’ dedi mi? Dedi. Peki biz terörü bitirmek için bütün riskleri aldık mı? Aldık. Silahı bıraktırmak için gerekli her şeyi yaptık mı? Yaptık” dedi.

1 hafta önce

AK Parti Sözcüsü: Enes Kara kardeşimizin yakınlarının ve sevenlerinin acısını yürekten paylaşıyoruz

Çelik, sosyal medya hesabından, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara'nın ölümüne ilişkin paylaşımda bulundu. Enes Kara'nın hayatını kaybetmesinin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirten Çelik, şunları kaydetti: "Yüreğimiz yandı. Enes Kara kardeşimizin yakınlarının ve sevenlerinin acısını yürekten paylaşıyoruz. Gencecik bir insanın ölümü üzerinden kindar bir dille kavga, ideolojik hesaplaşma ve ayrışma üretenlerin yaptığı şey asla kabul edilemez ve ahlaki değildir. Her ölüm insanı kendi ruhuyla yüzleştirmelidir. Bu büyük imtihandır. Hayatını kaybedenin acısı bizi buna götürmelidir. Ölüm üzerinden bile ayrışma üretenler, ideolojik egolarının kavgasını bir kenara bırakmalıdır."

1 hafta önce

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten HDP'li Güzel'in teröristle fotoğrafına tepki: Devlet buna müsaade etmez

İşte Çelik'in açıklamalarından satır başları: GAZETECİLER GÜNÜ Geçen zaman içerisinde çok üzüldüğümüz olaylar oldu. AA'dan Turgut Alpoyraz, Kudüs'deki Haber çekiminde saldırıya uğramıştı. TRT Arapça muhabiri Sami Merhum yine bir saldırıya uğramıştı. Gaziantep'te yine DHA Ahmet Atmaca saldırıya uğradı. Bir yayın sırasında İHA kameramanı Ahmet Demir saldırıya uğradı. Pek çok arkadaşımız da büyük risklerle tehdit altında kaldı. Çalışan gazetecilerin, gerçek habere ulaşmaya çalışan tüm gazetecilerin Gazeteciler Günü'nü kutluyorum. KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ: BU KUTUPLAŞTIRMA SİYASETİDİR Bu sürekli olarak siyasette kutuplaşmadan, gerginliğin ve tansiyonun yükselmesinden bahsediliyor. Bu genel olarak muhalefetin siyasetçileri dile getiriyor. Tabi siyasette farklı görüşler olur. Burada farklı bir şey var. Öğretmenler gününde Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye destek veren öğretmenleri hedef göstermişti. Bu kutuplaştırma siyasetidir. Döndü vali ve kaymakamları hedef gösteren bir açıklama yaptı. Bir demokratik toplum düzeni en önemli vasfını Anayasal düzenden alır. Darbelere karşı olmamız, en başta millet iradesiyle kurulan demokratik meşrutiyet imha edilmesinden dolayıdır. Anti demokratik siyaseti desteklenmesi işte bu şekilde türüyor. Hükümetin bürokratına hükümete dinlenme denmesi neye ifade ettiği her şeyi gösteriyor. En son grup başkanvekiliniz çıktı, çocukların din eğitimi alınmasını hedef gösterdi. TV'de bakıyorum, demokrasi diyerek demokrasinin içeriği nasıl çalınır diye açıklama yapıyorlar. Terör örgütünün, terör örgütü olmadığını söylerseniz, demokrasi diyerek demokrasiyi çalarsınız. Çocuklarına din eğitimi verilmesine saldırırsanız, arkasına ne kadar demokrasi deseniz de bunu çalmaya çalışırsınız. Ama biraz yol gidiliyor, sonra ilk kritik kavşağa gelindiğinde maalesef bu zihniyeti ortaya çıkarıyor. 'Ailemi dinliyorlar' dedi. Herhangi bir belge tutum ortaya konulmadı. Arkasından 'Partimizi, belediye başkanlarımızı dinliyor' dediler. Siyasi yıkım budur. Bu arkadaşlarımız, kutuplaşmadan bahsederken asıl kutuplaşmayı toplumun değerleriyle yapısal bir sorun haline geldiğini net bir şekilde anlayıp bu yapısal sorunu çözmelidirler. Ellerine fırsat geçerse bu kazanımları altüst etmek için kullanacak pek çok kişi var. Hâlâ kinle siyaset yaptıklarını görüyoruz. KAZAKİSTAN'DAKİ OLAYLAR: YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
 Kazakistan'daki durumu çok yakın takip ediyoruz. 2-3 Ocak'ta başlayan, 5 Ocak'ta hükümetin istifasıyla sonuçlanan tablo hepimiz için üzücü bir tablo olmuştur. En son gelinen noktada Türk Devletleri Teşkilatı kurulması, 10 yıla dönük olarak vizyonun Türkiye'de ilan edilmiş olması önemliydi. Kazakistan'ın kendine has özellikleri, hem kazak halkının birikimi Kazakistan için önem vermiştir. Arzumuz temennimiz, Kazak halkının istikrarını, toprak ve bütünlüğünü koruyacak şekilde bu zorlu günleri geride bırakmaktır. İlk olay olduğunda batılı bir haber ajansı, Bu Türk devletlerinin batışı olarak nitelendirdi. Kazakistan'da kaybetmek ya da kaybetmemek gibi Türkiye'nin bir anlayışı yok. "Erdoğan kaybetti" söylemi provokatif bir yaklaşımdır. Cumhurbaşkanımız da Kazakistan'ın ekonomik gelişme, huzuru barışını bir kazanım olarak görür. Her zaman dost ve kardeş ülkeler olmak üzere komşularımız dahil herkesin güvende olmasının bizim güvende olmamız demek olduğunu söyledik. Biz bunları çok iyi tanıyoruz, geçmişte de gördük bunları. KUDÜS
 Yerleşim yerlerine onay verilmesini kınıyoruz. BM'nin bir takım hukuki yetkilerle bunu engellemesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz. Biz bu doğrultudaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. MACRON'UN TÜRKİYE SÖZLERİ: AYNEN İADE EDİYORUZ Türkiye'nin faaliyetlerinin Avrupa medeniyetiyle uyuşmadığını, siyasal İslam'ı yaymakla AB'ye giremeyeceğini söyledi. Burada sorulması gereken soru şudur; Macron'un dış politika perspektifi neden Erdoğan ve Türkiye karşıtlığı üzerinedir? Fransız yargısı, Fransız istihbaratının hem DEAŞ'la hem PKK'yla ilişkilerine yönelik yargı süreci başlattı. Macron'un bu iletişimi AB'nin medeniyetiyle ne kadar uyuşmaktadır? Cezayir ile Fransa'dan önce orada Cezayir diye bir devletin olmadığını söyledi. Sayın Macron'un literatüre geçecek, neredeyse aşırı sağcılarla yanaşık düzen gidecek bir sürü sözleri var. Türkiye Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini korumak istediğinde kalkıp bunu söylüyor. Dönem başkanlığını aldıktan sonra Fransız ve AB bayrağı birlikte asılmıştır. Fransa'daki aşırı sağcılar tepki gösterince Macron'un gözleri önünde AB bayrağı aşağı indirildi. Macron bizi medeni bulsun diye, Doğu Akdeniz'deki haklarımızdan vaz mı geçelim. Macron'un tek bildiği, Yunanistan ve Rum Kesimi'ne destek olunca doğru oluyorsun. Macron'un sözlerini aynı şekilde iade ediyoruz. Türkiye böyle bir medeniyet anlayışının tarafı olmaz, tarafı da olmayacaktır. Mahalle dayanışmasıyla medeniyet olmaz. Medeniyet kapsayıcı olduğu sürece gerçekleştirilebilecek bir şey. Macron'un bizi medeni görmesi için Karabağ'da Ermenistan'a karşı Azerbaycan'ı yalnız bırakacağız. DEAŞ PKK'ya verdiği destekten dolayı özür dilemesi gerekiyor. Biz de o zaman Macron'u medeni sayarız. HDP'Lİ GÜZEL'İN TERÖRİSTLE FOTOĞRAFI: DEVLET BUNA MÜSADE ETMEZ Şentop, Meclis'in başkanı olarak milletvekili sıfatı taşıyan birisinin PKK'lı teröristle fotoğrafı çıktıktan sonra yüce Meclis'in onurunu korumak için açıklama yapmıştır. Geçmişte "Kürt sorunun önünde siyasal katılım yolunu yok, siyasal katılım olsa terör olmazdı" diye 10-15 yıl evvel güçlü söylemler söyleniyordu. AK Parti ile siyasal katılımların kanalları açıldı. Doğru yaklaşım şuydu; siyasal katılım yolları açılmışsa bütün sorunlar Meclis'e getirilir, milletvekilleri bütün tezleri ortaya koyar ve karşılıkları soru ve cevapları dinlerlerdi. Fakat böyle yapmadılar. Terörün propagandasının siyasetin içinde yapılması görüldü. Terörün meşrulaştırılması gibi bir çözüm süreci olmaz. Türkiye'de çözüm sürecinde, kardeşlik sürecinde terör örgütüne silah bıraktırmak. Burada silahın, şiddetin saldırganlığın ne işi var. Bu ortaya çıkan tabloda nasıl çirkinlik içerisinde olduğu net bir şekilde gösteriliyor. Dünyanın hiçbir demokrasisi egemenliğini yok etmek isteyen, hukuk devletini yok etmek isteyen terör karşısında taviz veremez. Meclis imkanları terör propagandasına dönüştürüldü. Kendisine saygısı olan bir devlet buna müsaade etmez. Meclis Başkanımız yüce Meclis'in böyle bir lekeyi kabul etmeyeceğini, görevini yerine getirileceğini ifade etti. Başkanın yaptığı açıklama yüce Meclis'in onurunun, saygınlığının korunması açısından önemli bir açıklamadır. TBMM Başkanı'nı bir kez daha tebrik ediyoruz. ENGİN ÖZKOÇ'UN AÇIKLAMALARI: PARASI KENDİSİNE KALSIN
 ('Para, canım devlete feda olsun' açıklaması) Bu milletin böyle bir şeye ihtiyacı yok. Parası kendisine kalsın. Bunların FETÖ terör örgütünün yayın organlarına kapatma süreci olduğu zaman ,"bağımsız medya kapatılıyor" diye siper olan kimdi? Bu arkadaşımızdı. 15 Temmuz sonrası meşru kararlar alınmıştı. Bir takım tedbir ve kararlar alınmış. Öbürüne darbe demezken devlete darbe diyorsunuz. FETÖ'ye söylenmesi gerekeni hükümete söylüyorsunuz. O gece bunların öldürmek istediği kişi Cumhurbaşkanımızdı. Hava yolunda tankların yol verdiği ise bunların genel başkanıydı. Karşımızda bir muhalefet siyaseti yok, karşımızda yıkım siyaseti, Yassıada siyaseti var. Bunla mücadele etme konusunda yüksek bir kapasiteye sahibiz. Keşke bunları konuşacak bir ortamda olmasak. Keşke siyaset üreten bir muhalefet karşımızda olsa.

1 hafta önce

HDP'li Semra Güzel'in terörist sevgilisi ile görüntülerine tepkiler sürüyor! AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan: Gerekeni yapacağız

HDP vekili Semra Güzel'in terörist sevgilisiyle terör kampındaki pozları büyük infial yarattı. A Haber yayınına katılan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, meseleyi hem hukuki hem de siyasi boyutu ile ele aldı. Özkan, hukuki olarak vekilin yasama dokunulmazlığı ile soruşturmadan kurtulabileceğini ifade etti, şunları söyledi: Meselenin siyasi ve hukuki boyutu var. Hukuki boyutu ikiye ayrılıyor. Birincisi kapatma davası. Bu görüntüler de o davada değerlendirilecektir. Kişinin yasama dokunulmazlığı kapsamında bu görüntüleri değerlendirilir mi, açılacak bir terörle ilgili iddianame hazırlamak mümkün mü, yasama dokunulmazlığından yararlanabilir mi? Bu meseleye bakacak olursak Anayasanın 81. maddesi yasama dokunulmazlığı ve kürsü dokunulmazlığından bahseder. Bir suç iddiasının terörle ilgili olsa bile kovuşturmanın başlayabilmesi için Cumhuriyete karşı işlenmiş bir suç olup olmadığı dikkate alınarak, bunların da soruşturılması milletvekili olmadan önce başlatılarak devam edilebilir. İlgili vekilin, milletvekili olmadan önce eğer terör ile ilgili suçtan dolayı bir soruşturma başlatılmamış ise bu görüntüler nedeniyle yasama dokunulmazlığından yararlanıyor olacak ve maalesef soruşturmaya devam edilemeyecek. "SİYASİ OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAMIZ GEREKİR" Özkan, terör örgütüne alenen destek veren vekilin siyasi olarak alınacak karar ile Meclis'ten gönderilebileceğini ifade etti. Özkan, partilerin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirterek şunları söyledi: Siyasi olarak biz vekillerin ve parti gruplarının üzerine düşen bir vazife var. Böylesi Kürt vatandaşlarımıza ihanet eden, 85 milyon vatandaşımızın kardeşine ihanet eden terör örgütüne destek veren, fotoğraf veren ve terör örgütünü cesaretlendiren milletvekili görünümlü şahıs ile ilgili ne yapmak gerekiyorsa, bizim de onu yapmamız gerekir. Biz diyoruz ki, terör örgütü ile aranıza mesafe koyun, meşru siyaset zeminine gelin. Terörü desteklemediğinizi ifade edin diyoruz. Bırakın aralarına çizgi çekmeyi sürekli terör örgütünü cesaretlendirecek bir yaklaşım içindeler.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 18 19
Server Error
500
Server Error