21 Eylül Salı 2021
3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AK Parti Mersin İl Danışma Toplantısında önemli açıklamalar

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar... Yaklaşık 2 buçuk yıl sonra tekrar tarımın, güneşin, tabi güzelliklerin şehri Mersin'de bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Dün Ahi Evran'ın ve Neşet Ertaş'ın şehri Kırşehir'deydik. Önceki hafta Rize'de Karadenizli uşaklarla bir araya geldik. Bugün ise Mersinli kardeşlerimize misafir oluyoruz. Salgın şartlarının hafiflemesiyle birlikte insanımızla hasret gideriyoruz. Sadece bu ayın başından itibaren pek çok eser, hizmet ve tesisin açılışını yaptık. Adli yıl açılışında 422 bin metrekare kapalı alana sahip yeni Yargıtay binamızı hizmete aldık. Bir taraftan yangın ve sel felaketleriyle mücadele ederken diğer taraftan AKINCI'nın teslimatını gerçekleştirdik. Pakistan Cumhurbaşkanı ile birlikte ilk gemi denize indirme törenine iştirak ettik. Eğitimden çalışma hayatına, ulaşımdan spora kadar birçok alanda açılışlar gerçekleştirdik. Yan gelip yatma yok. Bu arada gençlerimizle bir araya gelerek onların coşkusuna ortak olduk. Sıcak demedik, yağmur demedik, uzak demedik, milletimizle kavuşmak için tüm şartları zorladık. Muhalefet genel başkanları evlerinin odaları arasında dolaşırken biz tüm Türkiye'yi geziyoruz. Muhalefet sadece belli illere hapsolmuşken biz 84 milyonun tamamına ulaşıyoruz. Onların gündeminde iftira var. Yalan terörü var. Onların gündeminde yıkım var, engellemek var. Onların gündeminde Türkiye'yi eski karanlık günlerine geri döndürmek var. Onların gündeminde sessiz çoğunluğun sesini yine kısmak var. Onların gündeminde ülkeyi germek, kaosa sürüklemek, insanımızı kutuplaştırmak var. Bunların da yalandan, slogandan, tahrikten başka siyaset vizyonları yok. İşte şimdi A'dan Z'ye bütün kuşaklar burada. Nasip olursa pazar günü ABD'deyiz. Ve pazartesi günü New York'ta BM'nin tam karşısında 36 katlı Türk Evi'nin açılışını da yapacağız. Hamdolsun bu da tabi bize nasip oldu. Nitekim son günlerde yaşananlar, muhalefetin Türkiye'nin refahı gibi bir derdi olmadığını göstermiştir. Muhalefetin nasıl bir Türkiye hayali kurduğunu hepimiz gördük. Seçim öncesinde bol keseden dağıttıkları ne kadar vaat varsa hepsinin altında ezildiler. Seçim meydanlarında millete verdikleri sözlerin hiçbirini hayata geçiremediler. Hiçbir işi doğru düzgün yapamıyorlar. Artık illerde sular akmıyor sular. En temel belediye hizmetlerini yerine getiremeyen bir beceriksizlikle karşı karşıyayız. Elbette her insan hata da yapar, yanlışa da düşer ama insanı diğer canlılardan ayıran akıl ve vicdandır. İnsan, aklını kullanarak yanlışı doğrudan, iyiyi kötüden, zulmü adaletten ayırma kabiliyetiyle donatılmıştır. Hatası varsa düzeltmek her bireyin yapması gereken asgari görevidir. Onları bitmek tükenmez kavgalarıyla baş başa bırakıp biz işimize bakıyoruz. Onlar anlasa da anlamasa da biz Türkiye'yi büyütmeye, insanımızın huzurunu artırmaya çalışıyoruz. Onlar destek verse de vermese de biz ülkemizin itibarını yükseltmeye devam ediyoruz. "BİZE OY VERSİN VERMESİN 84 MİLYONUN HER BİR FERDİ BİZİM GÖZÜMÜZDE AYNIDIR" Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. AK Parti olarak ecdadımız gibi hizmet eden izzet bulur diyoruz. Biz merhum Neşet Ertaş gibi 'Aşkınan çalışan yorulmaz' diyoruz. İnsanımızın içten söylediği 'Allah razı olsun' ifadesi dünyadaki tüm makamlara değişilmez. Allah'ıma hamd ediyorum, sizler gibi yol arkadaşları bana lütfettiği için hamd ediyorum. Birileri diyor ki 'Z kuşağı, Y kuşağı muhalefetin yanında' Burada, burada... Gençlerimizin ışıldayan gözlerinde şahit olduğumuz umudu ve özgüveni hiçbir makama değişmeyiz. Biz bu aziz millete hizmetkar olmaktan şeref duyuyoruz. Bizim hizmet anlayışımızda partizanlık yoktur. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bizim nazarımızda insanı mezhebine, inancına, diline göre ayırmak da yoktur. Bize oy versin vermesin 84 milyonun her bir ferdi bizim gözümüzde aynıdır. Muhalefetin içinde bulunduğu siyasi tükenmişlik bize referans olmaz. Bizim ölçümüz başkaları değil, ilkelerimizdir. Biz hizmet götürürken aldığımız oy oranına değil, ihtiyaca bakarız. Biz proje geliştirirken ülkemize yapacağı katkıya bakarız. 20 yıldır hiçbir ayrım yapmadan siyasi tercihine aldırmadan tüm Türkiye'ye hizmet ediyoruz. Ülkemizin ayağına taş değmesin, milletimiz dara düşmesin diye gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bizim Türkiye'den başka vatanımız, milletimizden başka sevdamız yok. Biz sizleri seviyoruz ya, bizim aşkımız milletimize. Bizim ülkemize eser kazandırmaktan başka hiçbir aşkımız yok. İşte bu anlayışla sadece Mersin'e 38 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirdik. İşte bugün de Mersin'de toplam bedeli 3 milyar 260 bin TL'yi bulan yatırımların açılışlarını yapıyoruz. Akkuyu ziyaretimizden sonra açılışını gerçekleştireceğimiz tüm bu eserlerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Akkuyu Nükleer Santrali'ni denetlemeye geldik. Mersinimize neler kazandıracağını düşünün. "ÖNÜMÜZDEKİ SÜREYİ EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMELİYİZ" 2023 yılı ülkemiz ve milletimiz açısından tarihi önemli bir yol olacaktır. Sevgili gençler, cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023'te seçimleri de gerçekleştireceğiz. AK Parti ve  Cumhur İttifakı olarak 2023'te yeniden güven tazeleyerek millete hizmet yolculuğumuzu devam ettirmek istiyoruz. Bunun için şimdiden planlı, programlı, aktif bir şekilde çalışmaya başlamalı, önümüzdeki süreyi en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Sadece geçmişteki başarılarımızı değil, 2053 ve 2071 vizyonlarımızı da milletimizle paylaşmalıyız. Biz diğerleri lafla peynir gemisi yürütmeye çalışmıyoruz. Son 19 yılda Mersin'le beraber ülkemizin 81 vilayetine kazandırdığımız sayısız eserin referansıyla konuşuyoruz. Her eleştiriye anında cevap vereceğiz, her karalamaya anında karşılık vereceğiz. Allah'ın izni ve milletimizin desteğiyle Türkiye için daha büyük hedeflere de birlikte ulaşacağız.  Sizlerden önümüzdeki dönemde çok daha aktif, çok daha azimli olmanızı istiyorum. Allah yolunuzu bahtınızı açık etsin diyor, tüm Mersinli kardeşlerimle selamlarımı iletmenizi istiyorum.

4 gün önce

Tevfik Göksu İBB'ye metro için verilen borçlanma yetkisiyle ilgili konuştu: Engelleniyoruz diyen yalan söyler

İBB Meclisi'nde İBB'nin Ümraniye-Ataşehir-Göztepe, Mahmutbey-Bahçeşehir ve Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro projeleri için dış borçlanma talepleri gündeme geldi. ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE METROSU İBB, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu çalışmalarının devamı için 225 milyon euro artı sigorta prim tutarınca dış borçlanma yapılabilmesi için meclisten yetki istedi. Teklifi değerlendiren komisyon raporunda ise İBB'nin kanuna göre 32 milyar 354 milyon lira olan borç limitini aşarak toplam 41 milyar 731 milyon 860 bin lira borçlandığı hatırlatıldı. Komisyon görüşünde, borçlanma limitinin aşılması nedeniyle borçlanmanın çok taraflı yatırım ve kalkınma bankaları ile yabancı devlet kuruluşlarından doğrudan veya İller Bankası aracılığıyla yapılabileceği bildirildi. 225 milyon euro artı sigorta prim tutarındaki dış borçlanma teklifi meclis üyeleri tarafından oy birliği ile kabul edildi. MAHMUTBEY-BAHÇEŞEHİR METRO PROJESİ Mahmutbey-Bahçeşehir Metro Projesinin devamı için meclisten 305 milyon euro artı KDV ve sigorta prim tutarınca borçlanma yetkisi talep edildi. Teklifi inceleyen Plan ve Bütçe Komisyonu ise borçlanma limitinin aşılması nedeniyle talep edilen borçlanmanın çok taraflı yatırım ve kalkınma bankaları ile yabancı devlet kuruluşlarından doğrudan veya İller Bankası aracılığıyla yapılabileceği şeklinde görüş bildirildi. "ÇEKMEKÖY-SANCAKTEPE-SULTANBEYLİ METRO HATTI" Mecliste Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı inşaatı için de borçlanma talebi yapıldı. Finansman Müdürlüğü meclise ulaşan yazısında metro hattı için daha önce 170 milyon euro dış borçlanmada bulunulduğunu hatırlatarak hattın devamı için 125 milyon euro artı KDV ve sigorta prim tutarınca borçlanma yetkisi talep edildi. "BUNU AZİZ İSTANBULLULARIN VİCDANINA HAVALE EDİYORUM" AK Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu, borçlanmalarla ilgili söz alarak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun borçlanma taleplerinin 8 aydır engellendiği yönündeki sözlerine değinerek, "Bugün 3 metro için borçlanma tekliflerini geçireceğiz. Bu borçlanmalar bize temmuz toplantısında gündem olarak getirildi. Ağustos'ta meclis toplanmadı, bu ay karara bağlıyoruz. İstanbullular, gerek İBB yetkililerinden gerek CHP yetkililerinden bu konudan 'engelleniyoruz' diye bir ifade duyarlarsa bilsinler ki yalan söylüyorlar. Hakikatin engellemek üzerine değil, iş yapma üzerine kurulması gerekir. AK Parti olarak ne vicdanımız, ne siyasetimiz olarak siyasi varlığını millete hizmet olarak adamış bir siyasi hareket olarak İstanbullulara yapılacak hizmeti bırakın engellemeyi en hızlı şekilde yapılmasını için çalışırız. Şu anda İstanbul'un her tarafında aynı anda 10 metro yapıyoruz diyenlere sesleniyorum; bu metrolar bu meclisten geçerken CHP ve o zaman o grubun içinde var olan İBB Başkanı 'hayır' demişti. Bunu aziz İstanbulluların vicdanına havale ediyorum" dedi.

1 hafta önce

AK Parti Sözcüsü Çelik: Bu yıl 130 terör eylemi engellendi

Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti üçüncü yılına girdi. Hakkari, Şırnak, İzmir ve Muş'ta da aileler vicdan nöbetini tutmaya devam ediyor. Diğer illerdeki anneler de gündemimizdedir. Terörle mücadele operasyonları güçlü bir şekilde devam ediyor. Eren operasyonları 15 bölgede sürüyor. TSK'nın Irak'ın kuzeyinde başlattığı Pençe operasyonları da devam ediyor. İnsanlık düşmanı yapı olan terör karşı yapılan mücadele sorumluluğumuzdur. Durmaksızın operasyonlar devam ediyor. Engellenen 130 eylem karşısında kararlı mücadele veren güvenlik güçlerimize teşekkür ediyoruz. Terör örgütünün üst düzey yöneticilerine yönelik operasyonlar da devam ediyor. Okul öncesi eğitim çocukları eğitime hazırlamak için kritik bir rol oynuyor. Son 18 yılda okul öncesi eğitime erişen öğrenci sayısı 4 kat artmıştır. 4+4+4 sistemiyle 12 yıllık kesintisiz eğitime geçmemiz, okullaşma oranını 87.93'e ulaştırdı. MEB'in bütçesi sürekli olarak artırılmıştır. Eğitime ayrılan bütçe 17, yatırıma ayrılan bütçe 5 katına çıkarılmıştır. Öznemiz öğretmenlerimizdir. 2002'den bu yana öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 27'den 17'ye düşürülmüştür. MISIR İLE İLİŞKİLERDE NORMALLEŞME Mısır ile ilişkilerde normalleşme süreci yaşanıyor. Bundan memnuniyet duyuyoruz. Haftalık 21 seferle THY, Afrika'da en çok seferi Kahire'ye düzenliyor. İkili ilişkilerin yanında konuşmamız gereken başka meseleler de var. Irak, Filistin, Libya gibi sorunlarda daha ortaklaşa ilerlenmesinden memnuniyet duyuyoruz. TALİBAN'IN AFGANİSTAN'DA YÖNETİMİ ELE GEÇİRMESİ Taliban ile Ahmed Mesud güçleri arasında Pençşir'de çatışmalar çıkmıştı. Taliban'ın o bölgede de kontrolü ele geçirmesiyle çatışmalar sonra erdi. Kahraman silahlı kuvvetlerimiz 20 yıllık görevini şanla şerefle sürdürüp yurda dönmüş oldu. Büyükelçiliğimizi kapatmadık. Arkadaşlarımız Afganistan'ın dünyayla bağlantısını sağlıyor. Kapsayıcı bir hükümetin ortaya çıkmasını diliyoruz. 33 kişilik hükümetin geçici olduğu ifade ediliyor. Bu hükümet yeterince kapsayıcı olmadı. Takiplerimizi sürdüreceğiz. Dini, etkin ve yerel güçlerin mecliste söz sahibi olmasını umuyoruz. Kadın hakları konusunu takip ediyoruz. Afganistan kendi kaderine terk edilmemeli. Türkiye ne zaman hassas bir süreç yürütüyor olsa buna saldırmak, bozmak için hemen harekete geçenler var. FRANSIZ LAFARGE FİRMASININ DEAŞ'A DESTEĞİ PKK'nın Suriye kolu olan YPG'ye verilen destek konusunda eleştirilerimizi dile getirdik. Afganistan'da kazanan terör oldu. Suriye yeni bir Afganistan olmasın diye sürekli uyarıyoruz. Yeni bir şey çıktı Fransız firma, DEAŞ'ı Fransa Gizli Servisinin bilgisi dahilinde desteklemiş. Bu insanlığa karşı işlenen suçlara bir örnektir. Fransız yargısı da Lafarge firmasının yargılanması için karar aldı. Yargıtayın aldığı karar, terörün finansmanı olduğunu onaylayan bir karardır. Türkiye'nin operasyonları sırasında en çok sesi çıkanlardan biri Fransa'ydı. Görüyoruz ki onlarla bağlantılı kurumlar ortaya çıkıyor. Türkiye hakkında söyledikleri yalanların da başka bir ifadesi bu. Meğerse kendi yaptıklarını Türkiye'ye iftira atıyormuş. ÖMER ÇELİK "TÜRKİYE CUMHURİYETİ" DEMEDİ İDDİALARI Türkiye Cumhurbaşkanı ifadesinin kullanılmasına ilişkin tartışma daha önce de yapılmıştı. Gündeme getiren milletvekili bilgisizlik yüzünden dile getiriyor. Türkiye Cumhurbaşkanı demek Türkiye Cumhuriyeti'nin başı demektir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ifadesinin TDK'ya göre tekrar olduğu ifade ediliyor. Bu yaklaşımla eleştirmek tamamen bilgisizliktir. YSK, daha önce verdiği bir kararda da bu ifadeyi kullanıyor. "Cumhuriyet ifade edilmiyor" diyerek eski bir CHP alışkanlığı olarak rejim tartışması çıkarmak son derece yanlış. Boş bir tartışma. FOX TV MUHABİRİNİN BASIN TOPLANTISINA ALINMAMASI Bazılarının takıntılı şekilde ağır ifadeleri olsa da kişiselleştirmemeye çalışıyoruz. Hepiniz buraya gelip katılıyorsunuz. Söz konusu muhabir, 3-4 ayda buraya gelen bir kişidir. Şimdiye kadar hiçbir şekilde engellenmesi söz konusu olmamıştır. Bunu kendisi de ifade ediyor. Bu arkadaşımız uyarıldığında sürekli olarak burada sıkıntı çıkmıştır. FOX yönetimine de bu iletilmiştir. Diğer muhabirlerle hiçbir problem olmamıştır. Bu şahsi bir problemdir. Bu kurumların kuralları var. Buradaki kurallara uyulmasını da isteriz. Bazı siyasetçilerin dediği gibi basın özgürlüğüne engel bir şey de yok. Bunu getirip daha sonra ana haber bülteninde bir şahıs, kurumsal yapılarına yönelik bir tavır gibi sunuyor. AK Parti'ye karşı yeminli bir muhalefet üretebilirler. Bununla da bir sorunumuz yok. Ama kamuoyuna doğru bilgi vereceksiniz. Selçuk Tepeli adlı şahıs, bunu bir kurumsal mesele haline getiriyor. Madem böyle yapmak istiyorlar böyle de yapabilirler. Kullandığı ifadeler ve imalar kişiselleştirilen şeyler. Bunun gazetecilikle ne alakası var? Bu şahıslar en çok bağımsız gazetecilik karşısında en çok bizi överken, kanal değiştirince fikirleri de değişti. Sözcü'den Deniz Zeyrek de çıktı bir yazı yazdı. Ortak bir dostumuz varmış da kendisine bir şey söylemişim de "Ben de bunu diyorum" gibi bir tavra girdi. Benim Kültür ve Turizm Bakanlığım sırasında Devlet Opera ve Balesi ile ilgili yalan bir haber yapıldı. Kendilerine ulaşıp anlattık. Başka bir kanalla yapılan şeyi, tamamen kişiselleştiriyorlar. Bahsedilen şahsın tahammül ettiğimiz davranışlarına tahammül edeceklerini sanmıyorum. FOX ile bir derdimiz yok. Biz hangi sorudan çekinmişiz, çekinecekmişiz? Biz belli sınırlar içinde duruyorsak zannetmesinler ki zaaftır. ESKİ VEKİL RESUL TOSUN'UN "LAİKLİĞİN İSTİSMAR EDİLDİĞİ" KONUSUNDAKİ AÇIKLAMALARI Resul Tosun ve Engin Özkoç'un da açıklamalarına katılmıyoruz. Laiklik prensibinin anayasada korunması gerektiğini düşünüyoruz. Herhangi bir teklifimiz olmaz, olsa da sıcak bakmayız. Türkiye büyük bir süreçten geçerek olgunlaşmıştır. Laiklik toplumsal barışı sağlayan bir mekanizmadır. Cumhuriyetin ideali kız çocuklarının okutulmasıdır. Kılık kıyafetleri yüzünden okullarından uzaklaştırılan kız çocukları, laikliğin değil laikçilerin işidir. Cumhuriyet tarihinde yaşanan pek çok olay, en önemlisi 28 Şubat'tır. Laikliği istismar eden laikçiler bunu istismar ediyorlar.

1 hafta önce

Erdoğan'dan Akşener'in İmamoğlu'nu Fatih'e benzetmesine tepki: Sen kimi kime benzetiyorsun?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kahramanmaraş Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’nda, açıklamalarda bulundu. MERAL AKŞENER'E TEPKİ İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in, İstanbul Yenikapı'da düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu Fatih Sultan Mehmet'e benzetmesine tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi: Bunlar Fatih'in kim olduğunu bilmiyorlar. Meral Hanım sen kimi kime benzetiyorsun. Zulüm 1453'de başladı diyenlerle aynı yolda yürüyorsun. CHP'nin fitilini ateşlediği, ittifak ortaklarının da 'Bizans' benzetmeleriyle benzin döktüğü nefret siyaseti, oynanan oyunun bir parçasıdır. "MUHALEFET İSTİSMAR PEŞİNDE" Türkiye'de yaşanan afetlerde muhalefetin tavrını da eleştiren Erdoğan, "Bizi iş yapmak ve hizmetler değil, muhalefetin yalan ve iftiralarıyla uğraşmak yoruyor. Muhalefet partileri milletin acısını paylaşmak yerine istismar peşinde koştular" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın açıklamalarından diğer öne çıkan kısımlar şöyle: "DEVLETİMİZ VATANDAŞININ YANINDA" Devletimiz artık 80'lerin 90'ların enkaz altında kalan devleti değildir. 10 binlerce personel, araç ve gereçlerle felaket bölgesine büyük bir çıkarma gerçekleştirdik. Benzer afetlere maruz kalan batılı ülkeler günlerce insanlarına ulaşamazken devletimiz vatandaşının yanında oldu. Bir yıl içerisinde afetzedelere yeni konutlar teslim edilecek. PROVOKASYONLARA PRİM YOK Gözünü gönlünü husumet bürümüş bu kifayetsizleri kendi çapsızlıkları ile baş başa bırakıp yolumuza devam edeceğiz. Biz işimize bakacağız. Z kuşağı Y kuşağı diyorlar ya, hepsi burada, etnik ve kültürel fay hatları üzerinden yapılan provokasyonlara prim vermediniz. "DAHA DA PERVASIZLAŞACAKLAR" Bize verilmeyen silahlar terör örgütlerine verildi. Birilerinin gözünde Türkiye, Türkiye'ye bırakılmayacak kadar önemlidir. 2023'e giden süreçte daha da pervasızlaşacakları görülüyor. Büyüyen güçlenen özgüveni ve cesareti artan bir Türkiye'nin ne manaya geldiğini rakiplerimiz çok daha iyi görüyor.

1 hafta önce

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Güney Kıbrıs'ta ders kitabından Atatürk sayfasının yırtılmasına tepki

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Atatürk'e ve Atatürk nezdinde Türk milletine yapılan bu saygısızlığı kınıyoruz. Bu düşmanca tutum, Atatürk'ün temsil ettiği "yurtta sulh, cihanda sulh" yaklaşımına karşı çağdışı bir yaklaşımdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yetkililerinin bu barbarca yaklaşımı Kıbrıs Türkleri ile birlikte yaşama iradesi noktasındaki tahammülsüz yaklaşımlarının da açık göstergesidir. Savaşta yenik düşen Yunanistan lideri Venizelos'un 1934'te savaşın galibi Mustafa Kemal Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermesi tarihi bir gerçektir. Yunan ve Rum liderlere bu tarihi mirası hatırlatıyor ve yüzleşmeye davet ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygısızlık yapanlar karşılarında her zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletini bulacaktır. Mazlum milletlerin ilham kaynağı olan Atatürk’ü kimse ders kitaplarını yırtarak tarihten silemez. "Güney Kıbrıs yetkililerinin bir ders kitabından Mustafa Kemal Atatürk'ün anlatıldığı sayfanın yırtılması yönündeki talimat tepkilerin hedefinde yer aldı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de konuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu ve Güney Kıbrıs'ı kınadı. Çelik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yetkililerinin bir ders kitabından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün anlatıldığı sayfanın yırtılması talimatını vermesi, Rum kesimi yöneticilerinin Atatürk'ün temsil ettiği değerlerimize düşmanlığının ifadesidir.

2 hafta önce

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Yüzde 7 seçim barajı netleşmiştir. Cumhur İttifakı'nın yaklaşımı budur."

İşte Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar... Kurucu Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve tüm silah arkadaşlarını rahmetle ve şükranla anıyoruz. Pek çok gündemimiz var. Gençlik ve kadın kollarımızın çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Acı kayıplarımız var. Ferhan Şensoy'u kaybettik, rahmet diliyoruz. Yine çok kıymetli ses sanatçımız İnci Çayırlı'nın vefat ettiğini öğrendik. Çok ciddi felaketlerle karşı karşıya kaldık. Sahadaki tüm arkadaşlarımıza bir kere daha teşekkürlerimizi iletiyoruz. Son olarak 2021 Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda Filenin Sultanları yarı finale yükseldi, hepsini tebrik ediyoruz. "TÜRKİYE'NİN BİR GÖÇMEN DAHA ALACAK DURUMU YOKTUR" Kuşkusuz Türkiye tüm dünyanın gözü önünde insanların katledilmesine göz yumacak bir ülke değildir. Bunun yanı sıra tüm dünyanın şunu bilmesi gerekiyor; dünyanın gözü önünde mültecilere sahip çıkma görevini tek başına Türkiye üstleniyor. Bundan sonra Türkiye'nin bir göçmen daha alacak durumu yoktur. Biz bunu çok çeşitli defalar muhataplarımıza ifade etmişizdir.  Hemen geri göndermenin ne manaya geldiğini geçen MYK'da anlatmıştım. Dolayısıyla herkesin biraz geçmişine bakıp biraz dikkatli konuşmasında fayda vardır. Türkiye kimseyi ölüme terk edecek bir ülke değildir. Bunu herkesin bilmesi lazım. Biz orada güvenli bölgelere zaten gönderiyoruz. Türkiye en geniş kapsamlı iade merkezlerine sahip ülkelerin başında geliyor. Dönmek isteyenlere bu kolaylıkları da sağlıyoruz. Buradaki meseleye kapsamlı bir yaklaşımla bakmak gerekir. İşin hem insani, hem siyasi boyutunu düşünerek, Türkiye'nin nüfus güvenliği önceliklidir.  "HAYATLARININ EN BÜYÜK HATALARINI YAPARLAR" Özellikle Afganistan üzerinden oluşacak mülteci krizi nedeniyle bu uyarıları yapıyoruz. Geçmişte nasıl Suriye'de mesela 'Herkes elini taşın altına koysun' önerisinde bulunmuştuk. Ama buna yanaşmayanlar, o insanlar ölümle karşı karşıya kalınca göç dalgasının ortaya çıktığını gördü. Afganistan'daki kaos devam ederse göç dalgası büyüyecektir, gelişmiş ülkelerin sınır ülkeleri sorumluluk alır diyorsa hayatlarının en büyük hatalarını yaparlar. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN BALKANLAR ZİYARETLERİ Partimiz açısından Balkan ülkeleri çok önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Bosna Hersek ve Karadağ ziyareti çok önemli olmuştur. Balkanların barış ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Hem bölge barışı için, hem dünya barışı için... Yine bakıyoruz Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti sonrası bazı Avrupa ülkeleri basınları 'Balkanları Avrupa'ya bırakmamalıyız' gibi yorumlar yapıyorlar. Türkiye'nin gelişen savunma ihtiyaçları açısından altyapının güçlendirilmesine her zaman önem veriliyor. TSK'nın altyapısının daha da kuvvetlendirilmesi açısından son derece önemli olacaktır. Dünyada savunma sanayindeki yarış çok büyük boyutlarda. Yeni gelişen teknolojilerin savunma teknolojilerine nasıl uygulanacağı her zaman bir mesele olmuştur. Geçen hafta Cumhurbaşkanımızın katıldığı Akıncı TİHA teslimat töreni son derece önemlidir. Sık sık ABD basınında, İngiliz basınında, Rusya'da, bir takım stratejik analizlerinde Türkiye'nin İHA, SİHA, TİHA'larıyla oyun değiştirici kabiliyete kavuştuğu yazılıyor. Bu son derece önemlidir. Bayraktar ailesinin bu teknolojileri ülkemize kazandırmak adına ortaya koyduğu performans takdire şayandır. Orman yangınlarıyla ilgili olarak da bunların ne kadar önemli olduğunu gördük. En sıcak dış politika konusu Afganistan konusudur. Çok yakından takip ediyoruz. 7 seferde 1409 vatandaşımız tahliye edilmiştir. 16 Ağustos'tan itibaren tahliyeleri gerçekleştiren herkese teşekkürlerimizi iletiyoruz. Kahraman silahlı kuvvetlerimizi bir kez daha tebrik ediyoruz. Her gün iç savaşın yaşandığı bir ortamda başarıyla, mazlumların teveccühünü kazanarak gerçekleştirmiştir. Tabii ki değişik seçenekler değerlendiriliyor. Diplomatik çabalar değerlendirildikten sonra kahraman Mehmetçik Afganistan'dan ayrılmıştır. Geçiş dönemini yakından takip ediyoruz. Taliban yakın zamanda bir hükümet açıklayacağını söyledi. Fiili güç olan Taliban'la da temaslarımızı sürdürüyoruz. Kadın hakları konusunda, temel hak ve hürriyetler konusunda tüm kaygıların ortadan kalkmasını arzu ederiz. Bizim basınımızda da tartışılıyor, dışarıda da tartışılıyor. Taliban tarafından Türkiye'nin işletip işletmeyeceği konusunda bir teklifle bulunuldu. Bu tabi inceleniyor. Bu değerlendirme yapılacaktır.  Adli yıl başladı, çok önemli, bütün hukukçulara iyi bir adli yıl diliyoruz. Cumhurbaşkanımız açıkladı; bu dönemde de yeni reformların hazırlığı yürütülüyor. Yeni Yargıtay binasının da hayırlı olmasını diliyoruz. SORU-CEVAP Sosyal medya düzenlemesinde gelinen aşama nedir? Bu konu sürekli olarak bizim gündemimize gelen bir konudur. Hem yalan haberlerin çok kolay yayıldığı bir zemin burası. Burayla ilgili olarak bir düzenleme ihtiyacı söz konusudur. Bununla ilgili olarak bir iki toplantı yapıldı ama bu toplantılarda henüz sonuca varılmıştır diyemeyiz. En önemli konu, vatandaşımızı ve demokrasimizi yalan habere karşı korunaklı hale getirmek. Bir de şunu unutmamak gerekir, hem yabancı devletlerin, terör örgütlerinin sosyal medyayı çok yoğun bir şekilde kullandığını görüyoruz. Aşırılıkçı gruplar kullanabiliyor. Burada terör örgütleri bunu çok yoğun bir şekilde kullanabiliyorlar. En önemlisi internet medyasının ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi hazırlamak. Bütün bu perspektifler değerlendirilerek, henüz bir tartışma aşamasında, bu bir ihtiyaçtır. Sosyal medyaların çoğu devletleri aşan güce ulaşmıştır. Bazı siyasilerin mesajlarını öne çekebiliyorlar.  SORU-CEVAP Sosyal medya düzenlemesinde gelinen aşama nedir? Bu konu sürekli olarak bizim gündemimize gelen bir konudur. Hem yalan haberlerin çok kolay yayıldığı bir zemin burası. Burayla ilgili olarak bir düzenleme ihtiyacı söz konusudur. Bununla ilgili olarak bir iki toplantı yapıldı ama bu toplantılarda henüz sonuca varılmıştır diyemeyiz. En önemli konu, vatandaşımızı ve demokrasimizi yalan habere karşı korunaklı hale getirmek. Bir de şunu unutmamak gerekir, hem yabancı devletlerin, terör örgütlerinin sosyal medyayı çok yoğun bir şekilde kullandığını görüyoruz. Aşırılıkçı gruplar kullanabiliyor. Burada terör örgütleri bunu çok yoğun bir şekilde kullanabiliyorlar. En önemlisi internet medyasının ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi hazırlamak. Bütün bu perspektifler değerlendirilerek, henüz bir tartışma aşamasında, bu bir ihtiyaçtır. Sosyal medyaların çoğu devletleri aşan güce ulaşmıştır. Bazı siyasilerin mesajlarını öne çekebiliyorlar. Bu çağın önemli sorunlarından bir tanesi...  Seçim barajında yüzde 7 mesajları verildi... Dar veya daraltılmış bölge olacak mı? Cumhur İttifakı'nın yaklaşımı budur. Benimsediğiniz ve benimsemediğiniz bir sürü başlığı tartışırsınız, bu doğasında vardır. Dar veya daraltılmış bölgeyle ilgili verilmiş bir karar yoktur, birer taslak çalışması olarak görmek lazım. Çalışma olgunlaşana kadar, bütün maddelere mutabakata varılana kadar böyle bir çalışma olduğunu ifade etmiyoruz. Tanju Özcan'ın bir kadına yönelik açıklaması oldu, çok tepki geldi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tabi insanlık dışı bir yaklaşım. Bir kişi bir konuda faşistçe açıklama yapıyorsa, arkasından hemen ahlaksızca açıklama yapar. Daha da vahimi şu; bir kadınla ilgili olarak böyle bir değerlendirmede bulunmak insanlık dışı bir şey. Kılık kıyafetini de ayrıca vurguluyor. Bu iğrençliğe başka bir iğrençlik katıyor. Meseleyi hikaye etmeye çalışıyor. Daha da üzücü olan şu; İnsanda biraz edep olur, bu kadar tepki geldi. çıkarsınız bir özür dilersiniz. Bunu yaparken bile şerh koşuyor. Sonuna kadar kınıyoruz ve lanetliyoruz. ABD'li Senatör'ün Kıbrıs'ta yaptığı açıklama...

2 hafta önce

Yasin Aktay, Ümit Özdağ hakkında suç duyurusunda bulundu

Aktay'ın avukatı Burhanettin Sevencan tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Aktay'ın bir internet sitesine verdiği, "Suriyelilerin insani sığınmacı olarak ülkeden gönderilmesinin teknik ve hukuki olarak kolay olmadığı" yönündeki açıklamalarına ilişkin Özdağ'ın, sosyal medya paylaşımı ile "iftira attığı, hakaret ettiği, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ederek Aktay'ı hedef gösterdiği" öne sürüldü. Dilekçede Özdağ'ın paylaşımıyla, "konuya kendi perspektifinden bakmayan kişileri küçük düşürücü, aşağılayıcı ve suçlayıcı ifadeler kullandığı", "Aktay'ı ideolojik hassasiyetleri yüksek bir kesime açıkça hedef gösterdiği" savunuldu. Ümit Özdağ'ın, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı, eylemlerinin "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ve "hakaret" suçunu oluşturduğu ileri sürülen dilekçede, bu nedenle belirtilen suçlardan tahkikat yapılması istendi.

3 hafta önce

AK Parti’den CHP’ye 30 Ağustos kınaması

AK Parti Kadıköy İlçe Başkanı Fatih Kaya, “30 Ağustos Zafer Bayramı resmi töreninde Atatürk'e ve başkomutan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a saygısızca davranan Kadıköy Chp ilçe başkanı Ali Narin'i şiddetle kınıyorum.” dedi. Kaya’nın bu paylaşımını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir Retweet yaptı.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 11 12