18 Mayıs Çarşamba 2022
21 saat önce

İBB'den İstanbul'da suya yeni zam teklifi

İstanbul'da geçen ay suya yüzde 29 zam yapılmış, konutta kullanılan suyun birimi fiyatı 5,56 TL'den 8,33 TL'ye yükseltilmişti. İBB'den yeni zam teklifi İSKİ Genel Kurulu, Meclis 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında Saraçhane'deki İBB Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. Genel Kurul, gelecek haftaya ertelenirken CHP Grubu gündeme alınması için Genel Kurula tarife değişikliği teklifi sundu. CHP ve İYİ Parti'den zam teklifi CHP ve İYİ Parti grupları adına CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı tarafından okunan teklifle su fiyatlarına zam yapılması istendi. Balyalı, 2022 yılı su ve atık su tarifelerine mart ve nisan aylarına ait TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranında artış yapılması için hazırladıkları teklifin gündeme alınarak, Tarife Komisyonuna havale edilmesini talep etti. Teklif oy birliğiyle kabul edilerek komisyona havale edildi. Öte yandan İSKİ Genel Kurulu Üsküdar, Ümraniye, Sultanbeyli, Sancaktepe ilçelerinde yer alan çok sayıda taşınmazın satışıyla ilgili gündem maddeleri, Hukuk Komisyonu ile Altyapı Mesken ve Emlak Komisyonuna havale edildi. İSKİ Genel Kurulu 23 Mayıs Pazartesi günü saat 15.00'te İBB Meclis Salonu'nda gerçekleştirilecek.

2 gün önce

İYİ Parti Akşener'i dinlemedi! ‘Medeni Bilgiler’ kitabı talimatı havada kaldı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İslamsız Türkçülük içeren “Medeni Bilgiler” ile ilgili seçim vaadi şimdiden havada kaldı. Yeni Şafak’ın haberine göre; Akşener, geçtiğimiz günlerde İYİ Parti grup kürsüsünde söz konusu kitabı eline alarak “İktidarımızda okullarda okutacağız” demiş, bununla da yetinmeyerek parti teşkilatına dağıtılacağını söylemişti. Ancak, kitapta Peygamber Efendimize ve Osmanlı’ya ağır hakaret ve iftiraların varlığı hem kamuoyunda hem de İYİ Parti bünyesinde tepkilere neden oldu. Şu ana kadar kitabın dağıtımına ilişkin bir işarete rastlanmadı. TEŞKİLATLAR UZAK DURDU Bu gelişme genel merkezin Akşener’in seçim vaadinden çark ederek dağıtımdan vazgeçtiği şeklinde yorumlanırken Akşener’in ‘alacaksınız’ sözleriyle referans göstermesine rağmen kitaba İYİ Parti teşkilatları da ilgi göstermedi. NUTUK’UN YANINDA OLACAKTI Akşener, partililere ‘Medeni Bilgiler’ kitabını göstererek, “Eğer iktidar olursak bu kitabı okullarda okutacağız. Bu kitabı alacaksınız genç teşkilatlarımızın tümüne dağıtacaksınız. Bundan sonra hediyemiz Nutuk’un yanında budur” demişti. TARTIŞMALI KİTAP Afet İnan, Atatürk’ün vefatının 25. yılında kitabı Mustafa Kemal’in yazdırdığını ileri sürmüştü. Kitap 1969’da, Atatürk’ün ölümünün 30’uncu yılında, bazı belgeler eklenerek, “Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk’ün El Yazıları” adıyla tekrar yayımlandı. Talimat değil tavsiye Akşener’in ‘bu kitabı dağıtın’ talimatı Genel Merkez tarafından ‘talimat değil, tavsiye’ şeklinde nitelendirildi. Kitabın dağıtılmaması ‘Akşener’in kitabın tamamından bahsetmediği sadece Türk modernleşmesine ilişkin bölümlerinin okunması tavsiyesinde’ bulunulduğu şeklinde savunuldu. Hakaret ve iftira dolu Akşener’in sözleriyle tekrar gündeme gelen kitaptan İslam’a ve Osmanlı’ya hakaret içeren bazı bölümler şöyle: - Muhammed’in kurduğu din bütün ulusallıkların üstünde yaygın bir Arap ulusçuluğu politikasına dayanıyordu. Bu Arap düşüncesi, ‘ümmet’ sözcüğü ile ifade olundu. - Türkler İslam dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Bu dini kabul ettikten sonra, bu din; ne Arapların ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de sairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine tesir etmedi. Bilakis, Türk milletinin milli bağlarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabi idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde şamil bir ümmet siyaseti idi. - İslam dininin bütün ulusallıkların üstünde yaygın bir Arap ulusçuluğu politikasına dayandığı belirtilen kitapta, “Bu Arap düşüncesi, ‘ümmet’ sözcüğü ile ifade olundu. Muhammed’in dinini kabul edenler kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah sözcüğünün her yerde yükseltilmesine adamaya zorunlu idiler” deniyor. Kur’an’ı ezberlemekten beyinlerin sulandığı belirtiliyor. - Yavuz Sultan Selim için, “Mısır’da belirsiz bir adamı halifedir diye, yok ettiler, hırkasıdır diye bir palaspareyi hilafet belirtisi ve ayrıcalığı olarak altın sandıklara koydular. Halife oldular” deniliyor.

3 gün önce

Meral Akşener ve Ekrem İmamoğlu 6'lı masayı devirmek için anlaştı mı?

Yeni Şafak gazetesi yazarı Mehmet Acet, bugünkü yazısında, "İmamoğlu ve Akşener 6’lı masayı devirme hazırlığı mı yapıyor?” sorusunu gündeme getirdi. “Kulislerde İyi Parti’nin, Meral Akşener’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 6’lı masayı devirme hazırlığı yaptığı yönünde birtakım söylentiler dolaşıyordu zaten” diyen Acet, şunları kaydetti:  "Muhalefet blokunun oluşturduğu 6’lı masa, 29 Mayıs’ta yeniden toplanıyor.  28 Şubat’ta başlayan buluşmaların 4’üncüsü olacak bu.  Genel başkanların çoğu, söylem düzeyinde her ne kadar güçlü mesajlar verme çabalarını sürdürseler de, şurası açık ki, ilk günlerdeki heyecan ve coşkudan yoksun durumdalar. Bu heyecan eksikliğinin nedeni, hem ortak bir politika belirleme, hem de ortak bir cumhurbaşkanı adayı çıkarma anlamında bir fikir birliği sağlamaktan uzak olmaları. Gerçi burası böyle olsa da, “Adayı birlikte belirleyeceğiz” vurgusunu sık sık tekrarlayan bir isim var: Kemal Kılıçdaroğlu.  CHP lideri, Fikret Bila’ya yaptığı son açıklamalarında da iki konuda bilinen görüşlerini tekrar etti. 1- Cumhurbaşkanı adayımızın taşıması gereken nitelikleri belirledik. Adayı 6 lider birlikte belirleyecekler. 6 lider de bu adayın arkasında olacak. 2- Belediye başkanlarımızın, işlerine kilitlenmeleri gerekiyor. Seçildikleri dönemin sonuna kadar görevlerini sürdürmeliler. Halka verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri gerekir. MESAJLARIN ADRESİ AKŞENER VE İMAMOĞLU MU? Kılıçdaroğu’nun bu yaklaşımı üzerine biraz duralım. Normal şartlarda 6’lı masanın etrafında Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekleyen tek isim bile yok. Bu durumda şu soruyu sormamız gerekecek: Masadaki herkes karşı olmasına rağmen, aday olmayı iyice kafaya koyduğu söylenen CHP lideri, neden ısrarla, “6’mız birden karar vereceğiz” şeklindeki söylemini sürdürüyor? Sorunun cevabı, son günlerde karşımıza çıkan kimi gelişmelerle biraz daha belirginleşmiş gözüküyor. Kulislerde İYİ Parti’nin, Meral Akşener’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 6’lı masayı devirme hazırlığı yaptığı yönünde bir takım söylentiler dolaşıyordu zaten. Akşener’in hem bu konudaki sessizliği, hem de kendisinin söylemek isteyip de söyleyemediği şeyleri söylemesi için o masada tuttuğu Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın paylaşımları, muhalif çevrelerde ümitsizlik havasına yol açmış, “Buradan bir şey çıkmayacak galiba” duygusunu perçinlemişti. Yerine, son günlerde İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP kabul etmezse İYİ Parti’den aday olabileceği, bunun için Akşener’le anlaştığı yönünde yeni söylentiler karşımıza çıktı. İMAMOĞLU’NUN KARADENİZ GEZİSİNDE SÖYLEDİKLERİNE DİKKAT! Düz bir şekilde baktığınızda, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı hususunda Akşener’in ifadesiyle ‘ita amiri’ konumunda olduğu için Kılıçdaroğlu’na direnmesi kolay görünmüyor. Ama söylemlerine, eylemlerine baktığınızda İmamoğlu’nun adaylıktan vazgeçmeye hiç de niyetli olmadığını fark ediyorsunuz. Bu durumda kaçınılmaz olarak bu ‘özgüvenin’ arkasında hangi faktörler olabileceğini düşünmeye başlıyorsunuz. İmamoğlu’nun Ramazan Bayramı’nda Karadeniz’e yaptığı ziyaret, daha çok beraberinde götürdüğü gazeteciler üzerinden patlayan kriz ile tartışıldı. Bu doğal bir şeydi tabii. Ancak bandı azıcık geriye sarıp İmamoğlu’nun o gezide söylediklerine ve sergilediği tutuma baktığınızda, bu türden bir yazının içini doldurabilecek ciddi verilerle karşılaşabiliyorsunuz. İMAMOĞLU, KILIÇDAROĞLU’NUN HER TEZİNE BİR KARŞI TEZ GELİŞTİRMİŞ İmamoğlu’nun Karadeniz çıkarması, zaten “Ben bu işi kafaya koydum” mesajını kendi bünyesinde barındırıyordu. Ancak kafalarda başka bir büyük soru daha var. Kendisi, Kılıçdaroğlu’nun açık şekilde karşı çıkmasına rağmen nasıl aday olabilir? Karadeniz gezisine katılan gazetecilerin o günlerde yazdıklarına bakacak olursanız, İmamoğlu, Genel Başkanının bütün tezlerine karşı tezler geliştirdiğini fark edebiliyorsunuz. Kendisine 6’ı masa hatırlatılıyor, önce “Altılı masanın en önde koşacak neferiyim” deyip, sonra asıl vermek istediği mesajı şöyle veriyor: “Bu yalnız siyasetin işi değil, milletin işi. Şimdi böyle bir ortamda bunu altı siyasi parti çözsün, biz de seyredelim. Böyle bir şey yok. Kılıçdaroğlu’nun “Belediye Başkanları aday olurlarsa Meclis çoğunluğu AK Parti’de olduğu için 2023 sonrası İstanbul ya da Ankara’yı kaybederiz” şeklindeki tezine de kendince bir karşı tez geliştirmiş İmamoğlu. Şöyle bir demeci var: “Sayın Cumhurbaşkanı aynı hafta içinde iki konuşma yaptı. Söylediği şey aynen şu: 2023 genel seçimlerinden hemen sonra İstanbul’un gerçek sahibi AK Parti olacak. 2024 demiyor. Bunu niye demiş olabilir. Cevap bulun. Ondan sonra ben öbürüne cevap vereyim.” Önce şu düzeltmeyi yapalım. Erdoğan’ın 2023’ten sonra İstanbul’a kayyım atanacağı anlamına gelen herhangi bir açıklaması bulunmuyor. İmamoğlu, belli ki, Erdoğan’ın seçimleri İstanbul’da da kazanma iradesini ortaya koyan bazı açıklamalarını, kendi lehine zorlama tezler için kullanmak istemiş. Ama zaten buradaki dikkat çekici olan husus, kendisinin ‘kayyım tezi’ üzerinden Kılıçdaroğlu’nun elindeki en güçlü argümanı almak istemesi Bu cesaret nereden geliyor acaba? Yoksa İYİ Parti lideri ile gizlice anlaştı da, onun rahatlığıyla mı meydan okuyor Kılıçdaroğlu’na?"

4 gün önce

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 9 yıldır yürürlükte olan kanuna rağmen, ‘göç kanunu' çağrısı yaptı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başkan Erdoğan'ın 24 Eylül 2019'da BM kürsüsünde sığınmacılar konusunda yaptığı çağrıya rağmen hükümetin Suriyeli sığınmacılar konusunu BM'de gündeme getirmediğini iddia etmişti. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de partisinin grup toplantısında şaşkınlığa neden olan bir çağrıda bulunarak, "Geçici Koruma Statüsü'nü belirleyen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu üzerinde konuşmanın vaktidir" dedi. Türkiye'nin 2013 yılından beri yürürlükte olan bir göç kanunu var. Bu kanunda 2019'da yapılan değişikliğe bazı İYİ Parti'li milletvekilleri de olumlu yönde oy verdi. 9 YILDIR YÜRÜRLÜKTE Akşam Gazetesi'nin haberine göre, Meral Akşener'in çağrısının konusunu oluşturan "Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu", TBMM Genel Kurulu tarafından 04.04.2013 tarihinde, 24. Yasama Döneminin 3. Yasama Yılının 88. Birleşiminde kabul edildi. Söz konusu kanun, 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. OLUMLU OY VERDİLER Meclis tutanaklarında yer alan bilgilere göre, söz konusu kanun üzerinde, 11 ayrı kanun veya kanun hükmünde kararname ile değişiklik yapıldı. Bu değişikliklerden en kapsamlısı ve sonuncusu, TBMM Genel Kurulu tarafından 6 Aralık 2019 tarihinde yapıldı. İYİ Parti'ye mensup bazı milletvekillerinin de olumlu oyu ile kabul edilerek yasalaşan değişikliğe İYİ Parti'den Ayhan Erel ve Bedri Yaşar da olumlu oy verdi. 3,5 SENEDİR TEK BİR KANUN TEKLİFİ VERİLMEMİŞ Akşener'in, özel bir oturumla gündeme getirilmesini istediği göçmenlerle ilgili yasal düzenleme konusunda bugüne kadar İYİ Parti grubu adına bir adım atılmadığı da ortaya çıktı. 27. Yasama Döneminin başladığı 2018'den bu yana İYİ Parti'li 36 vekil tarafından Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda değişiklik yapılması istemiyle verilen kanun teklifi bulunmuyor.

5 gün önce

Akşener Kaftancıoğlu'na verilen hapis cezasını 28 Şubat'a bağladı

Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun yargılandığı davaları karara bağlayarak, üç ayrı suçtan toplamda 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezası almasına hükmetti. AKŞENER, YAŞANANLARI 28 ŞUBAT SÜRECİNE BAĞLADI Kaftancıoğlu'nun hüküm giymesinin ardından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yazılı bir açıklama yaptı. Kaftancıoğlu'na verilen hapis cezasını 28 Şubat sürecine bağlayan İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, "O günün mağdurları bugünün mağrurları olup vesayet oluşturdu." dedi. "EVET YARGI BİR KARAR VERDİ, AMA SORUN TARTIŞILMASI" Akşener, konuya ilişkin açıklamasında, "Türkiye, derme çatma iddianamelerle verilen mahkeme kararlardan çok çekmiştir. 28 Şubat günlerinde okunan bir şiirin bile bahane edildiği, adalet duygusunun yaralandığı kararlar hepimizin hafızasındadır. O günün mağdurlarının, bugünün mağrurları haline gelerek tüm kurumlar üzerinden vesayet oluşturması, siyaset dizayn edebilmek, bireylere korku salabilmek için hukuku ve adalet duygusunu zedelemesini kabul edemeyiz. Evet, CHP İstanbul İl Başkanı Sayın Canan Kaftancıoğlu hakkında yargı bir karar vermiştir. Ancak verilen kararın zamanlamasından niteliğine kadar bu kadar tartışılıyor olması bile asıl tehlikeye yani yargıya olan güvenin sarsıldığına işaret etmektedir. İYİ Parti olarak fikrine katıldığımız ya da katılmadığımız tüm vatandaşlarımızın adil yargılanma hakkını, adaletin ve demokrasinin tam e kamil uygulanması mecburiyetini savunmaya devam edeceğiz. " ifadelerini kullandı.

6 gün önce

Nereden nereye! Ümit Özdağ, CHP ve İYİ Parti’yi mülteci politikasında dansöze çevirdi…

Sosyal medyada popülist ve ırkçı bir tutumla Türkiye’ye sığınan yabancıları hedef haline getiren ve ajans desteği ile etkileşimini artıran Ümit Özdağ, CHP ve İYİ Parti liderlerini kıskandırdı. Birkaç sene öncesine kadar ‘mülteci’ raporları hazırlayan, sığınmacıların kalıcı vatandaşlığa geçmesi, çifte vatandaşlık gibi öneriler sunan CHP ve İYİ Parti, bu hafta mülteci karşıtı olmaya karar verdi. CHP’DEN ‘COĞRAFİ ÇEKİNCE KALDIRILSIN’ TALEBİ Son günlerde yaptığı konuşmalarda Türkiye’nin sığınmacılar tarafından işgal edildiğini söyleyerek, Suriyelileri ülkelerine göndermekten bahseden CHP’li Özgür Özel’in 2016 yılında TBMM’de yaptığı konuşmada “Coğrafi çekincenin kaldırılması ve mültecilik -ki bu bir tercih değildir, bu bir zorunluluktur ve bu bir insan hakkıdır- konusunda, bu hakka saygılı olan hem Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem de uluslararası tüm kurum ve kuruluşların üstüne düşeni yapması gerekir.” ifadelerini kullandığı ortaya çıkmıştı. Suriyelilere vatandaşlık verilmesi, iyi bir yaşam standardı sağlanması, Suriyeli öğrenciler için özel okullar yapılması da CHP’nin hazırladığı raporda geçen ifadeler arasında.   İYİ PARTİ’DEN ‘TARİH BİZİ AFFETMEZDİ’ RAPORU Geçmişte Suriyeliler ve Türkiye’nin Göç politikası için övgü dolu sözler kullanan İYİ Partili Bahadır Erdem ise hazırladığı “GEÇİCİ KORUMA STATÜSÜNDEKİ SURİYELİLERİN SOSYAL, SİYASİ VE VATANDAŞLIK HUKUKU BAKIMINDAN TÜRKİYE’DEKİ DURUMLARI” başlıklı raporda şu ifadeleri kullanmıştı:   Türkiye, Suriyelilerle adeta bir yangının orta yerinde karşılaştı. Savaştan ve ölümden kaçan Suriyelilerle karşılaşınca da mecburen kapılarını açtı. Ülkeden içeriye aldı. Kanaatimce almaktan başka çaresi de yoktu. Savaşın başlangıcındaki ve bugüne kadar süren süreçteki şartlar gözetildiğinde insani olarak doğru olanı yaptı. Aksi bir tutum takınsaydı tarihi bizi affetmezdi. … Türkiye, yabancıları vatandaşlığa sonradan almak bakımından dünyanın hemen bütün Devletleri ile benzer vatandaşlık hukuku hükümlerine sahiptir. Ancak Suriye’deki savaştan sonraki dönem bütün dünyaya, Suriye’den kaçan beş milyona yakın insan kitlesine kapısını açan Türkiye, uluslararası göçmen politikasında, hem Avrupa’ya hem dünyanın bütün devletlerine insani boyutta büyük bir ders vermiştir.

6 gün önce

İYİ Parti’den Ümit Özdağ’a ‘sekreter tacizi’ dosyası! Buğra Kavuncu’ya neden FETÖ’cü dedi! İYİ Partili genç kitle Zafer Partisi’ne mi kayıyor…

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, popülist ve ırkçı söylemleri ile İYİ Parti’nin genç seçmen kitlesini kendisine çekmesi İYİ Parti yönetimini harekete geçirdi. Ümit Özdağ‘ın İYİ Parti ile yollarını ayırmasına sebep olduğu iddia edilen bir skandal, İYİ Parti kurmayları tarafından bazı gazetecilere özel sohbetlerde aktarılmaya başlandı. SEKETERİ TACİZ DOSYASI İddiaya göre; Ümit Özdağ, İYİ Parti’de genel başkan yardımcısı olduğu dönemde, kendisine sekreter olarak tahsis edilen parti çalışanına tacizde bulundu. İYİ Parti Genel Merkezi’nde herkesin dilinde olan söylentiye göre Ümit Özdağ tarafından tacize uğradığını iddia eden sekreter, İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilmeden önce genel merkezde genel başkan yardımcılığı görevinde bulunan Buğra Kavuncu’nun eski sekreteri… BUĞRA KAVUNCU’YA SALDIRMA SEBEBİ SEKRETER Mİ? Özdağ’ın durup dururken kendi partisinin il başkanını FETÖ üyesi olmakla suçlamasının altında yatan sebep iddialara göre bu taciz olayı. İYİ Parti’nin kurulmasıyla birlikte Akşener tarafından Strateji, İletişim, Propaganda ve Tanıtım Genel Başkan Yardımcılığına getirilen Özdağ, ilk günlerde kendisine tahsis edilen sekreterin verimli olmadığını söyleyerek başka bir sekreter görevlendirilmesini ister. Aynı günlerde genel başkan yardımcılığı görevini sürdüren Buğra Kavuncu’nun İstanbul İl Başkanlığına atanması üzerine İYİ Parti’nin en çalışkanı olarak tanınan Kavuncu’nun sekreteri Ümit Özdağ’a kaydırılır. Kendisine tahsis edilen yeni sekreterden çok memnun olan Özdağ, iddialara göre sekretere gönlünü kaptırır. Genç kadının ‘baba şefkati’ sandığı sevginin ‘sapıklık’ olduğunu anlaması üzerine ise Ümit Özdağ’ın siyasi geleceğini şekillendireceği süreç başlamış oldu. MERAL AKŞENER İSTİFASINI İSTEDİ Özdağ tarafından tacize uğrayan sekreterin durumu ilk olarak Buğra Kavuncu’ya anlatmasıyla İYİ Parti’de fırtınalar koparacak gelişmeler peş peşe yaşanmaya başlandı. Kavuncu’nun eski sekreterini taciz eden Özdağ’ı arayarak sert tepki gösterdiği, telefon konuşmasında karşılıklı küfürleşmelerin yaşandığı, bunun üzerine Özdağ’ın “Senin siyasi kariyerini bitireceğim” diyerek Kavuncu’yu tehdit ettiği; Kavuncu’nun ise apar topar genel merkeze gelerek durumu Meral Akşener’e aktardığı olayın tanıkları tarafından dillendiriliyor. Akşener’in ise durumu öğrenince küplere bindiği, Özdağ’ı odasına çağırarak genel başkan yardımcılığı görevini bırakması istediği ve Özdağ’ı genel merkezden uzaklaştırmak istediği; Özdağ’ın ise olayı gurur meselesi yaparak İYİ Parti’den ihraç edilmesini başlatacak sürecin fitilini ateşleyerek Buğra Kavuncu’yu suçladığı iddiası İYİ Parti Genel Merkezi’nde tüm çalışanların dilinde… DOSYA HAZIR, MEDYAYA SERVİSİ BEKLİYOR İYİ Parti tarafından Ümit Özdağ için hazırlanan dosya seçimlere yakın zamanda medyaya servis edilecek. İçinde İYİ Parti Genel Merkezi’nde çekilen görüntülerin de olduğu iddia edilen dosya, seçim tarihinin netleşmesinden sonra uygun bir vakitte medya ile paylaşılacak. Irkçı ve popülist söylemleri ile İYİ Parti’nin genç seçmenini kendi tarafına çektiği anketlere yansıyan Özdağ’a karşı Akşener’in bu hamlesinin işe yarayıp yaramayacağını ise zaman gösterecek.

1 hafta önce

Lütfü Türkkan'dan Meral Akşener'i kızdıracak 'Gezi' paylaşımı: Lütfen soyunuzu araştırın

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Gezi davasında çıkan kararları hedef alarak, "Yaşasın hürriyet, adalet, müsavat ve meşveret" ifadelerini kullanmıştı. Akşener'in paylaşımı, İYİ Parti'li Lütfü Türkkan'ın Gezi olayları sırasında yaptığı paylaşımı akıllara getirdi. Türkkan, Gezi isyanı destekçilerini, "Yahudi, Ermeni, Rum’sanız Gezi Eylemleri’nde aktif olmanızı anlayışla karşılıyorum. Lütfen soyunuzu araştırın." diyerek hedef almıştı.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 29 30
Server Error
500
Server Error