15 Haziran Salı 2021
1 hafta önce

150 yıllık hayal Filyos Limanı, 14 bin kişiye istihdam sağlayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kanuni ve Fatih sondaj gemilerinin Karadeniz'deki durağı Filyos Limanı'nı "Türkiye'nin yeni bereket kapısı" olarak niteledi. Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamit'in 150 yıl sonra gerçekleşen hayali Filyos Limanı'nın, Türkiye'nin "mavi vatan"daki hakimiyetini güçlendireceği ve ülke ticaretinin "kuzeye açılan geçidi" görevini üstleneceği öngörülüyor. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ise Karadeniz'in -ve dolayısıyla Türkiye'nin- yeni lojistik üssünün hayırlı vesile olmasını dileyerek şu ifadeleri kullandı: "Hizmete aldığımız Karadeniz'in yeni lojistik üssü, Batı Karadeniz Bölgemizin en önemli sosyo-ekonomik gelişim projesi Filyos Limanı, 14 binden fazla hemşehrimize iş imkanı sunacak. Türkiye'nin yeni bereket kapısı milletimize hayırlı olsun."

1 hafta önce

Erdoğan ve Biden'a mektup

DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve AmCham Türkiye (Amerikan Şirketler Derneği),Türkiye ile ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla harekete geçti. NATO Zirvesi öncesi, Türkiye ve ABD Başkanlarına gönderilen mektupta, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesinin istendiği vurgulandı. TAİK Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ konu ile ilgili şunları söyledi: “Kovid-19 salgını, tüm yıkıcı etkilerine rağmen, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticaretin geliştirilebilmesi için eşsiz fırsatlar sunuyor. Ülkemiz, küresel tedarik zincirindeki dönüşümde jeopolitik konumu ve güçlü kurumları sayesinde rahatlıkla daha etkin bir rol oynayabilir. Küresel tedarik zincirindeki dönüşümde ABD açısından en uygun iş ortakları arasındayız.” "GELECEĞİ BİRLİKTE KURALIM" Yalçındağ sözlerini şöyle sürdürdü: İki ülke arasındaki anlaşmazlıklara takılmak, geçmişe odaklanmak her iki tarafa da kaybettiriyor. Sorunların gölgesinde kalan fırsatlar elden kaçıyor. Türk ve Amerikan iş dünyası olarak bu fasit dairenin kırılması için harekete geçiyoruz. İnisiyatif alıyor, seferber oluyoruz. Fırsatları kaçırmayalım, iki ülkenin de refahını artırmaya hizmet edecek ortak akıl geliştirelim. Kovid-19 sonrasında “Geleceği birlikte kuralım” diyoruz.” 'ÇOK SAYIDA FIRSAT VAR' AmCham Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, konu ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “İş dünyası olarak iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın temelinde ekonomideki güçlü ilişkiler olduğunu düşünüyoruz. Amerikan ve Türk şirketleri arasındaki stratejik ortaklıklardan elde ettiğimiz olumlu sonuçlar, ikili ilişkilerde gelişime açık çok sayıda fırsat olduğunu gösteriyor. NATO Zirvesi’nde her iki ülke başkanının bir araya geleceği toplantının, açık ve sürdürülebilir bir diyaloğun gelişimine yönelik önemli bir adım olmasını temenni ediyoruz. AmCham ve TAİK olarak, geçtiğimiz hafta her iki Başkan’a yönelik ilettiğimiz mektupta, tam da bu noktaların altını çizdik. İş birliklerimiz yoluyla küresel istikrara sağladığımız katkının, her iki ülke için ekonomik ve ticari alanlarda gelecekte büyük faydalar sağlayacağına olan inancımızı yineledik. AmCham Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de ikili ticareti ve ekonomik iş birliğini destekleyecek her türlü çalışmaya odaklanmayı sürdüreceğiz.”

1 hafta önce

Merkez Bankası Başkanı'ndan faiz değerlendirmesi

Kavcıoğlu'nun mesajlarından satır başları şöyle: "Son dönemde aşılamaya dair olumlu gelişmeler, turizm başta olmak üzere salgından olumsuz etkilenen sektörlerde iktisadi faaliyetin normale dönmesine ve cari dengedeki süregelen iyileşmeye önemli ölçüde katkıda bulunacaktır. Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve 2023 yılında orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizini, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, gerçekleşmiş ve beklenen enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edeceğiz. Piyasalardaki haklı bir gerekçeye dayanmayan erken gevşeme beklentilerinin tümüyle ortadan kalkması gerekiyor. Merkez Bankası kanunla kendisine verilmiş fiyat istikrarı amacına bağlıdır."

2 hafta önce

Bakan Elvan: Asla geri adım yok!

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, ekonomiye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Elvan, Türkiye Bankalar Birliği'nin 64. Genel Kurulu'na katıldı. Elvan "Kısa vadeli kazanımlar uğruna orta ve uzun vadeli hedeflerimizden asla geri adım atmayacağız. Mart ayında açıkladığımız reform paketi önümüzdeki dönemin çıpası olacak" dedi. Bakan Elvan'ın açıklamaları şöyle: Emtia fiyatları yükselişte. Jeopolitik riskler artıyor. Bazı sektörlerde arz kısıtları olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemin temel belirleyicileri aşılama ve salgının seyri olacak. Salgın sonrası sürece en iyi şekilde hazır olan ülkeler rakiplerine üstünlük sağlayacaktır. Tüm çabamızla pandemiyle mücadele ediyor, yeni döneme en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyoruz. Türkiye böylesine zorlu bir dönemde başarılı yönetim gösterdi. Hükümetimiz tüm imkanları seferber edip toplum sağlığını önceleyen kararlar aldı. Sanayi ve iş gücü piyasalarını ayakta tutmaya özen gösterdi. Salgının başından bugüne kadar merkezi yönetim bütçesinden 79 milyar liralık harcama yaptık, yıl sonunda bu tutarın 109 milyar liraya ulaşmasını öngörüyoruz. ÇOK HASSAS OLDUĞUMUZ BİR KONU VAR Desteklerimiz sadece bütçe imkanlarıyla da sınırlı kalmadı. İş gücümüzü kaybetmemek adına işsizlik sigortası fonu devreye girdi. Kadın ve genç istihdamı başta olmak üzere işgücü piyasalarını canlandıracak adımları hızla hayata geçireceğiz. Çok hassas olduğumuz bir konu var. Kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Pandemi nedeniyle gerekli olabilecek her türlü harcamayı yapmakta kararlıyız. Desteklerle vatandaşımızın yanında olacağız. Kimsenin bundan en ufak bir şüphesi olmasın. Bunu yaparken de orta vadeli bütçe hedeflerimizden sapmayacağız. Açıklanan kredi paketleriyle 315 milyar liralık milli gelirin yüzde 6'sına ulaşan destek sağlandı. Bütüncül politikalar sayesinde reel sektörde çarklar döndü ve 2020'yi pozitif büyüme ile kapattık. SORUNLARIMIZ ELBETTE VAR Sorunlarımız yok mu, elbette var. Fiyat istikrarı, cari açığın kontrol altına alınması ve iş gücü piyasasının canlanmasıdır. Büyüme cephesine baktığımızda yılın ilk çeyreğine ilişkin göstergeler piyasa oynaklıklarına rağmen yüzde 6 oranında büyümeye işaret ediyor. İç ve dış talebin daha dengeli olduğu, kaliteli büyüme patikasını öngörüyoruz. İhracat verileri tüm zamanların en yüksek yıllık ihracat rakamına ulaştığını görüyoruz. TL'YE YATIRIMI TEŞVİK EDECEĞİZ Fiyat istikrarı konusunda özel parantez açmak istiyorum. Enflasyonla mücadelede bütüncül bakış açımız var. Para politikasını desteklemeye devam edeceğiz. Kredi gelişimini de yakından takip ediyoruz. İhtiyaç halinde makro ekonomik tedbirler alacağız. Geçmiş eğilimlerin kırılması biraz zaman alıyor. Enflasyonla mücadele TL ile yatırım yapmayı teşvik edecek ve dolarizasyon tarafında elimizi güçlendirecektir. Kısa vadeli kazanımlar uğruna orta ve uzun vadeli hedeflerimizden asla geri adım atmayacağız. Mart ayında açıkladığımız reform paketi önümüzdeki dönemin çıpası olacak. Elbette bu yapı özel sektör öncülüğünde bir büyümeyi hedefliyor. Bu yapının en vazgeçilmez unsurlarından birisi de tıpkı 20 yıldır olduğu gibi bankacılık sektörümüz olacak. Krediler tüm alt sektörlere dağılmış durumda. Sorunlu kredilerin makul düzeyde kalması, hem risklerin iyi yönetildiği hem de müşterilerin borçlarını ödemede hassas davrandığını ortaya koyuyor. Farklı stres senaryoları altında bile risklerin yönetiminde özkaynaklar gerekli tamponları sağlayacak seviyede. Bankalarımızın dış finansmana erişmelerinde herhangi bir zorlukla karşılaşmıyor. Operasyonel anlamda yeniden yapılandırılmaları konusunda bankaların teşvik edici ve yol gösterici olmalarını son derece önemsiyoruz. Sektörde rekabeti artıracak adımları hayata geçiriyoruz. Varlık yönetim şirketlerinin altyapısını güçlendirme çalışmaları sürüyor. Bankalarda yeniden yapılandırma birimleri kurulmasını teşvik ediyoruz. İstanbul Finans Merkezi kanun teklifini tüm paydaşların görüşünü alarak nihai hale getirerek Meclis'e sunmayı planlıyoruz. Güçlü yönlerimizin farkındayız. Makroekonomik politikalarımızın yönü de hedefi de bellidir.

2 hafta önce

Kripto ile kara para aklanıyor: Her türlü illegal faaliyet fonlanıyor

Toplum mühendisliği işlerinde kullanılan ve siyasete müdahale aracı olarak görülen dış bağlantılı vakıf, dernek ve platform gibi sivil toplum kuruluşlarına para aktarmada, takibi hayli zor olan kripto para soğuk zincirlerinin tercih edildiği ifade ediliyor. Avrupa ve Amerika’da sıkça başvurulun bu ihanet çarkının, Türkiye’de dış bağlantılı vakıf ve derneklerin finanse edilmesinde devreye alındığı belirtiliyor. Fiziki olarak el değiştirilmesi veya finansal sisteme sokulması zor olan hainlik çarkı finansmanlarının aktarılmasında kripto para platformlarının kullanılması dikkat çekiyor. YAKALANMA RİSKİ YOK Bugüne kadar çantayla veya zarflarla taşındı ortaya çıkan rüşvet ile kara paraların el değiştirme şeklinin dijitalleşmesi, yakalanmayı da zorlaştırıyor. Kripto para borsaları üzerinden bu tür yasa dışı para transferleri yapmak isteyenler için, artık hesap şifrelerinin el değiştirmesi yeterli oluyor. Emniyetin Siber Suçlarla Mücadele Dairesi ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)’na yapılan ihbarlarla bir kısmı tespit edilen bu yasa dışı transferler, çoğunlukla yakalanmadan gerçekleşiyor. KİRLİ YÖNTEME İLGİYİ ARTTIRIYOR Kripto paralarla verilen rüşvet, bağış ve yardımlar; alan ile veren açısından yakalanma riskini azalttığı gibi, kara paraları aklamayı da kolaylaştırdığı için son zamanlarda çok tercih edilen bir yöntem olduğu belirtiliyor. Finansal sistemlere dahil edilmesi zor olan yüklü miktarlardaki paralar; bağış, yardım, rüşvet ve sanal bahis gibi yollarla dolaşıma sokulabiliyor. İZİ SÜRÜLEMEYEN SOĞUK CÜZDANLA YAPIYORLAR Kripto paraların yoğun olarak kullanıldığı ülkelerin, dijital rüşvette de öne çıktığı görülüyor. Para transferleri ve kara para aklama metotları incelendiğinde, monero gibi izi sürülemeyen kripto paraların yaygın kullanımı dikkat çekiyor. İzi sürülemeyen kripto paralarda alan ve satan kişi tespit edilemediği gibi, işlemin ne zaman yapıldığı ve işlem yapılan cüzdanın adresi öğrenilemiyor. HUKUKİ SORUMLULUK OLUŞMAMASI ÖNEMLİ Kara paralar, genellikle internet ile bağlantısı olmayan ve taşınabilir kripto para soğuk cüzdanları üzerinden sisteme dahil edildiği için, bu varlıkları istenilen yere taşımak hem kolaylaşıyor hem de izi sürülemez oluyor. Soğuk cüzdan yöntemi; ödeme yapmak isteyen kişinin parayı fiziki olarak taşıma veya bankacılık sistemi üzerinden transfer etme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Teknolojik takip ve sosyal medya üzerinden yazışmaların takibi ileri düzeyde olduğu için bu mecralardan rüşvet alıp vermek, kara paralardan bağış yapmak zorlaşınca kripto paralarla bu işin yapması öne çıkıyor. Takibi zor olan kripto hesapların para giriş çıkışı takip edilemediği için bu işlemleri yapanlar için herhangi bir hukuki sorumluluk da oluşmuyor. Özellikle uyuşturucu ve silah tüccarlarının kullandığı bu yöntemin son dönemlerde rüşvet ödemelerinde, misyoner vakıflarının finanse edilmesinde de başvurulan bir yöntem olduğunu ifade ediliyor. YASAL YOLLARLA YARDIM NASIL OLUYOR? 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na göre; dernekler mülki idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi yardım alabiliyor. Aynı kanunun 21’inci maddesinde; yurt dışından gelen nakdi yardımların banka aracılığıyla alınması zorunluluğu da var. Yurtdışından yardım almak isteyen dernek ve vakıflar isteklerini bir dilekçe ile mülki idare amirliğine bildirmek zorunda. Dilekçede; yardım alınacak kişiliğin adı, adresi, yardımın miktarı veya cinsi ile alınan yardımın hangi amaç/amaçlar için kullanılacağı ve faaliyetin tüzük veya senette belirtilen amaç ve çalışma konuları arasında bulunup bulunmadığı belirtilmesi gerekiyor.

3 hafta önce

Yapılandırması bozulana yeni fırsat paketi

Hükümet, iş dünyasının talepleri doğrultusunda yeni bir 'yapılandırma paketi' hazırlayarak Meclis'e sundu. 15 maddelik yeni paket, stok ve sicil affı ile 30 Nisan öncesi borçları kapsıyor. Yeni paketin hazırlanmasında ilk yapılandırma sonrası salgın sırasında işyerlerinin kapalı olması nedeniyle birçok işletmenin taksit ödemesini yapamaması ve böylece yapılandırma hakkını kaybetmesi etken oldu. KAPSAM GENİŞLEDİ Yeni paket, MTV de dahil her türlü vergi, prim, KYK borcu, köprü ihlali ve trafik gibi idari para cezaları, belediyeler ile devlete ait her türlü alacağı kapsıyor. Kovid-19 nedeniyle kesilen cezalar ise kapsam dışı. Pakette ilkinden farklı olarak iş dünyasının bir süredir istediği matrah ve vergi artırımı, kasa-ortaklar cari hesap düzeltmeleri, işletme kayıtlarının düzeltilmesi, stok düzeltme beyanı, işletme aktifindeki taşınmazların kayıtlı değerlerinin yükseltilmesi gibi birçok düzenleme de yer alıyor. Pakette dava açma süresi geçmemiş veya dava safhasında bulunan kesinleşmemiş amme alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. MATRAH ARTIRIM HAKKI Mükellefler açısından önemli olan matrah ve vergi artırımı düzenlemeleri de tasarıda yer alıyor. Matrah artırımı, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyanları için; vergi artırımı ise KDV ve stopaj gelir/kurumlar vergisi beyanları için söz konusu. Matrah ve vergi artırımından yararlanan mükellefler hakkında artırım yaptıkları yıllar için vergi incelemesi yapılamıyor. Tasarının görüşülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak. BAŞVURULAR 31 AĞUSTOS'A KADAR YAPILACAK Yeni yapılandırma paketinde milat 30 Nisan 2021 olacak. Bu tarihten önceki kesinleşmiş alacaklar yapılandırılacak. İlk yapılandırmada olduğu gibi 6, 9, 12 ve 18 taksit imkanı tanınacak. Faiz silinecek, ana borç yapılandırılacak. Başvurular 31 Ağustos 2021 tarihine kadar yapılacak. İlk taksit ödemesi ise eylül ayında başlayacak. İlk 2 taksit ödendikten sonra bir takvim yılında 2 taksit atlatma hakkı tanınacak. Bu bu durumda yapılandırma bozulmayacak. Ayrıca peşin ödemelerde yüzde 90 indirime gidilmesi bekleniyor. Ilk 2 taksit ödeme süresi içinde borcunu tamamen ödeyen borçlulara Yİ-ÜFE'de yüzde 50 oranında indirim yapılacak.

3 hafta önce

Kripto para piyasalarında sert düşüş: Kayıp 1 trilyon dolara yaklaştı

Kripto paralarda, Çin'in yerel finansal kurumlarının ve ödeme sistemlerinin kripto para hizmet vermesini yasaklamasıyla ivme kazanan düşüş devam ediyor. Kripto para birimleri arasında yatırımcılar tarafından en çok tercih edilen Bitcoin'de değer kaybı bir günde yüzde 20'yi geçerken, fiyatı ocak sonundan bu yana kaydedilen en düşük seviye olan 30 bin dolara kadar geriledi. Bitcoin'in fiyatı nisanda 65 bin seviyelerini görmüştü. Bir diğer kripto para birimi Ethereum ise yüzde 28 civarında düşüş gösterirken, fiyatı 1,850 dolar seviyelerine kadar indi. Böylece, Bitcoin ve Ethereum'da Mart 2020'den bu yana kaydedilen en büyük günlük düşüş yaşandı. Kripto para piyasasındaki kayıp 1 trilyon dolara yaklaştı Diğer kripto para birimlerinden Litecoin de bir günde yüzde 30'u aşkın değer kaybederken, Dogecoin yüzde 25'in üzerinde düşüş gösterdi. Bitcoin'deki değer kaybı son 7 günde yüzde 34'ü, Ethereum'daki düşüş ise yüzde 41'i buldu. Kripto para birimlerindeki sert değer kayıplarının ardından, kripto para piyasasındaki kayıp 1 trilyon dolara yaklaştı. Öte yandan, yaşanan yoğunluk nedeniyle Ethereum ve ETC20 para çekişlerini geçici olarak durduran kripto para borsası Binance, bu işlemlere yeniden başladığını duyurdu. Çin, kripto para işlemlerine yasak getirmişti Çin, dün finans kurumlarının ve ödeme sistemlerinin kripto para birimleri üzerinden hizmet vermesini yasakladığını duyurmuştu. Çin’deki Ulusal İnternet Finansman Birliği, Bankacılık Birliği, Ödeme ve Takas Platformu tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, 'Son dönemde kripto para birimleri çok sert şekilde yükselirken ve düşerken, spekülatif kripto işlemleri artış gösterdi. Bu, insanların varlık güvenliklerini ihlal ediyor, ekonomik ve finansal düzeni ciddi şekilde aksatıyor" ifadeleri yer almıştı. Bitcoin'deki düşüşte şubat ayında 1,5 milyar dolar değerinde Bitcoin aldığını açıklayan ve mart ayı itibarıyla Bitcoin ile ödemeleri kabul etmeye başlayan ABD’li otomotiv ve teknoloji şirketi Tesla'nın kurucusu ve üst yöneticisi Elon Musk'ın çevresel endişeleri gerekçe göstererek araç satışlarında Bitcoin ile ödemeyi askıya alması da etkili olmuştu.

1 ay önce

BioNTech, yılın ilk çeyreğinde 1.128 milyar euro kar açıkladı

BioNTech, 2021'nin ilk çeyreğine ilişkin finansal rakamlarını açıkladı. Buna göre, şirketin birinci çeyrekteki net karı, net gelirlerindeki sert yükselişle, 1 milyar 128.1 milyon euroya ulaştı. BioNTech, geçen yılın ocak-mart döneminde 53.4 milyon euro zarar açıklamıştı. Şirketin toplam gelirleri birinci çeyrekte 2020’nin aynı çeyreğine göre yüzde 7 bin 138 artarak 2 milyar 50 milyon euroya yükseldi. Piyasalarda beklenti 1,71 milyar euro olması yönündeydi. Şirket geçen yıl birinci çeyrekte 27.7 milyon euro gelir elde etmişti. Şirketin hisse başına karı da 4.39 euroya denk geldi. Aşı teslimatlarıyla birlikte 12.4 milyar euro gelir beklentisi BioNTech, aşı üretiminde ortağı Pfizer ile birlikte bu yıl 1 milyar 800 milyon doz dağıtımı için 91 ülkeyle anlaşma yaptıklarını ve 6 Mayıs'a kadar toplam 91 ülkeye 450 milyon doz Kovid-19 aşısı teslimatını tamamladıklarını da bildirdi. BioNTech, bu yıl aşı üretim kapasitesinin 3 milyar doza ulaşmasını ve 1 milyar 800 milyon doz aşının teslimatından 12.4 milyar euro gelir bekliyor.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10