21 Eylül Salı 2021
17 saat önce

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen: Tarihi bir mali kriz ortaya çıkabilir!

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen'ın The Wall Street Journal gazetesinde konuya ilişkin "Kongre, Borç Limitini Yükselt" başlıklı bir yazısı yayımlandı. Söz konusu yazıda Yellen, ABD'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının neden olduğu krizden çıktığını, ülkenin kendisini bir başka finansal sıkıntıya sokmaması gerektiğini ifade etti. Kongrenin 1960'dan bu yana ülkenin borç limitini yaklaşık 80 kez yükseltti veya askıya aldığını anımsatan Yellen, bunun tekrar yapılması gerektiğini aksi halde Hazine Bakanlığının nakit dengesinin yetersiz seviyeye düşeceğini ve federal hükümetin borçlarını ödeyemeyeceğini aktardı. Yellen, "ABD hiçbir zaman temerrüde düşmedi. Ülkenin temerrüde düşmesi, devam eden halk sağlığı acil durumunun zararını artıracak tarihi bir mali krizi tetikleyebilir." değerlendirmesinde bulundu. Temerrüdün faiz oranlarında ani bir artışı, hisse senedi fiyatlarında keskin bir düşüşü ve diğer finansal çalkantıları tetikleyebileceğine dikkati çeken Yellen, "Mevcut ekonomik toparlanmamız resesyona dönüşebilir. Bu krizden kalıcı olarak daha zayıf bir ulus olarak çıkabiliriz." ifadesini kullandı. Yellen, Kongre üyelerinin borç limitini bir kez daha ele alacaklarından emin olduğunu belirtti ancak hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. ABD Hazine Bakanı Yellen, 8 Eylül'de ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'ye yönelik bir mektup kaleme almış ve söz konusu mektupta federal hükümeti geçici olarak finanse etmeye yönelik önlemlerin ne kadar süreceğinin belirsiz olduğunu belirterek, borç limiti konusunda en kısa sürede harekete geçmesi için Kongre'ye çağrıda bulunmuştu.

2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Aylık, 6 aylık ve 12 aylık bazda cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına bu yıl ulaştık."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından notlar; Yol mücadele dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın yanında oldum. Olmaya devam edeceğim. Pandemide ortaya koyduğunuz gayretin şahidiyim. Yaptığınız işi sadece para kazanmak olarak görmüyorum. Sadece mal alıp satmaktan ibaret değildir. Misyonlara sahiptir.  Sizler bu ülkenin ihracatçı sıfatı taşıyan elçilerisiniz, serdengeçtilerisiniz. Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini, 95 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan TİM'in amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. İhracat başarımız ülkemiz ekonomisinin yükselen gücünün genişleyen etki alanının sembolüdür. Amaç ihracat fazlası veren Türkiye'ye ulaşmaktır.  Küresel fırsatları değerlendirme, tehditlere meydan okuma bu konudaki önemli göstergelerden biri de ihracatımızdır. Temsil edilen iş dünyamız 12 ayın 10'unu rekorlar kıran başarı ile kapattı. Türkiye dünya ihracatında yüzde 1 paya ulaşarak kritik eşiği yakaladı. Küresel inovasyon endeksinde sürekli yukarı çıkması, yoğun gayretin eseri olduğunu gösteriyor.  Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için yoluna devam eden Türkiye'nin en önemli kozu ihracattır. Bu yüzden ihracatçı sayımızı önce 150 bine ardından 300 bine yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu şekilde 20 yılda aylık ortalama 3 milyar dolardan 20 milyar dolara ihracatımızı ve sayımızı aynı oranlarda arttırabiliriz. İlk 1000 ihracatçımıza 50 farklı ilden ihracatçımızın katılması umut vericidir. İş insanlarımız ürettikçe çok daha iyi bir yere doğru gidiyoruz.  Kimsenin bizi hedeflerimizden uzaklaştırmasına izin vermedik vermeyeceğiz. Bölgemizdeki siyasi ekonomik sosyal krizleri güvenlik sorunlarını sınırlarımızdan içeri taşımak isteyenlere müsaade etmedik etmeyeceğiz. 2023 hedeflerimize ulaştırmamıza 2053 ve 2071 vizyonlarını geleceğin pusulası haline dönüştürmeye engellemek isteyenleri hüsrana uğrattık uğratmaya sürdüreceğiz. Kimse bizi hedeflerimize gerçekleştirmekten alıkoyamaz.  Geçen yıl ihracatta çok iyi performans yakalamıştık. Bu yıl daha iyiyiz. Aylık, 6 aylık, 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştık. 12 aylık ihracatımız ilk defa 200 milyarı aşarak 17 Eylül itibarıyla 210 milyar dolarla rekor kırdı. Ağustos ayında yüzde 52'lik artışla 19 milyar dolarla bu ayın tüm zamanlarındaki rekorunu elde ettik. Eylülde de 20 milyar doları bulacağımızı ümit ediyoruz. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 85 seviyesine çıkmış olmasıdır. Geçmişte yüzde 55'e inen oranın geldiği seviye Türk ekonomisinin ve ihracatın ne kadar sağlıklı yol aldığının işaretidir.  2. çeyrekte yüzde 21 büyümede rekor büyüme kaydeden Türkiye'nin başarısına mal ve hizmet ihracatının katkısı 10,8 puandır. Net ihracatın büyümeye katkısı 6,9 puan olarak gerçekleşti. Bu oran son 23 yıldır açıklanan büyüme rakamlarının en yüksek ihracat katkısı olarak kayıtlara geçmiştir. Bu başarı hikayesini daha da ileri taşıyoruz. Bugüne kadar 3'te 2'sini 2000 km menzilli ülkeler ihracatımızı belirliyordu. Çok daha uzak coğrafyalara genişletiyoruz.  84,5 trilyon Dolar büyüklüğü ile dünya ekonomisinin yüzde 64'ünü oluşturan 17 ülkeye ihracatımızı 81,5 milyar dolara çıkarmaktır. Eylem Planımızı önümüzdeki günlerde açıklıyoruz.  Artan ihracatımızın hızına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizma kurmakta olduğumuzun müjdesini paylaşmak istiyorum. İhracatı Geliştirme Fonu ile diğer desteklere ilave sadece sizlerin erişimine açık finansman kaynağı oluşturuyoruz. TİM ve ihracatçı birliklerimizin katkılarıyla oluşacak fonla ihracatçılarımızın finansmana erişiminde teminat sorunu ortadan kalkacaktır.  Bir başka müjde de İstanbul'u fuar merkezine kavuşturmak için atacağımız adımlar. TİM'nin de yer alacağı fuar merkezini inşallah en kısa sürede ülkemize kazandıracağız. İstanbul'u fuar merkezi ile küresel ticaretin konumuna getireceğiz.

3 gün önce

Fitch, Türkiye büyüme beklentisini yükseltti

Fitch, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda; Türkiye için bu yılki büyüme beklentisini yüzde 7.9'dan yüzde 9.2'ye çıkardı. Türkiye'deki ekonomik toparlanmanın devam ettiğine dikkat çekilen raporda, bu yıl neredeyse son 10 yılın en yüksek ekonomik büyümesinin yaşanmasının muhtemel olduğu kaydedildi. Yüksek frekanslı verilerin ekonomik ivmenin bu yılın 2'nci yarısına kadar devam ettiğini gösterdiği belirtilen raporda, Türkiye'deki ekonomik büyümenin 2022'de yüzde 3.5'e gerilemesinin ardından 2023'te yüzde 4.5'e çıkmasının öngörüldüğü aktarıldı.

4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "En kısa sürede enflasyonu kontrol altına alarak raflardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz."

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar... Ecdanın bize miras bıraktığı bu köklü kurumla iftihar ediyoruz. UNESCO'ya verdiğimiz dosyamızı Azerbaycan ve İran ile birlikte hazırladık. 2021 senesini Ahi Evran yılı olarak ilan ettik. Kardeşlerim ecdadımız dünyada Fetih kabiliyeti yanında devlet kurma kabiliyetiyle de maruftur. Bu devletler sadece kılıçla kurulmadı. Ahi Evran'ın 32 başlık altında sınıflandırdığı ahilik teşkilatı asırlarca bu topraklarda dayanışmanın bel kemiği olmuştur. Kadıları, ustaları, kalfaları, çırakları ile devleti erkanını ve hatta padişahları da kuşatan bu itibarlı kurumlarımız işte böyle etmiştir. Ahiliğin düsturları her çağda ve şartta geçerli kılan, onun özü ve fıtratıyla insanlığı merkezine almasıdır. Bugün adına toplam kalite yönetimi denen yaklaşımlar, ahilerimiz tarafından asırlardır zaten uygulanmaktadır. Ahiliğin sosyal yönü üreticiyle satıcı arasında olduğu kadar zengin ile fakir arasında kurduğu dengedir.  İnsanlığın bugün geldiği nokta, teknoloji ve bilimde kat edilen mesafe böyle bir birikimin neticesidir. Asırlar öncesinden zemin hazırlayanlar olmasaydı kendimizi şu an çok farklı ve dramatik bir yerde bulabilirdik. Yahya Kemal'in deyimiyle kökleri mazide olan ati olarak bizlere düşen görev tarihimizin iz bırakan olaylarını önce kendimiz hatırlamak sonra herkese hatırlatmaktır. Hedeflerimizi bu şekilde büyüteceğiz. Biz hep bu anlayışla hareket ettik, ediyoruz. İşte bunun için 2023 hedefleri diyoruz, 2053 vizyonu, 2071 vizyonu diyoruz. "ESNAFIMIZI, BUGÜNÜMÜZ VE YARINIMIZIN MANEVİ TEMİNATI OLARAK GÖRÜYORUZ" Ahi olabilmek için öncelikle çalışmak, bir meslek sahibi olmak gerekir. Ahi Evran'ın da deri ustası olduğu riayet ediliyor. Bir ahinin tezgahı halka olduğu kadar Hakka hizmet yeridir. Mesela demiri döven bir zanaatkar o demirle birlikte nefsini de terbiye eder. Sizler böyle bir geleneğin önümüzdeki temsilcilerisiniz. Esnaf sadece alan, satan, ticaret yapan bir meslek değildir. Esnaf aynı zamanda o muhitin gözü, kulağı, yol göstericisidir. Türkiye'de ailesinde esnaf olmayan neredeyse kimseyi bulamazsınız. Bugünkü büyük şirketlerimizin hemen hepsinin de hikayesi küçük bir dükkandan, atölyeden başlar. Esnafımızı, milletimizin emaneti, bugünümüz ve yarınımızın manevi teminatı olarak görüyoruz. Kapısı 72 millete açık olan esnafın olduğu yerde din, dil, ırk ayrımı olmaz. Usta çırak ilişkisiyle kazanılan kabiliyetler, aynı zamanda gençlere vatan ve millet sevgilisi, saygıyı, dürüstlüğü de öğretir. Devirler geçse de dünya değişse de değişmeyecek olan bizim birliğimiz, kardeşliğimizdir. Bu millet ne imtihanlardan geçti. Son 8 yılda yaşadıklarımız bile bir ibret vesikasıdır. Kardeşliğimiz sayesinde, milletimizin desteği, tüm bunlarla beraber hepsinin üstesinden geldik. Bundan sonra da aynı şekilde büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını birlikte gerçekleştireceğiz. KORONAVİRÜS DÖNEMİNDEKİ DESTEKLER 2 yıldır dünyayı sarsan, her ülkeye ağır darbeler vuran bir salgınla mücadele veriyoruz. Bu salgın bizi de etkiledi. Kaybettiğimiz her vatandaşımızla birlikte yüreğimize ateş düşüyor, canımız yanıyor. Ülkemizde vakaların görülmeye başladığı günlerden itibaren salgının esnafımız üstündeki yükünü azaltmak için tedbirler aldık. Halkbank vasıtasıyla işletme kredisi ve ticari kredi kartı desteklerini hayata geçirdik. 760 bin esnafımız yaklaşık 19 milyar TL faiz indirimi kredisi kullandı. 2020 yılı içinde toplam kullanılan kredi miktarı 43 milyar TL'ye ulaştı. Ağustos sonu itibariyle 2021 yılında ise 140 bin esnaf ve sanatkara 17 milyar TL kredi temin ettik. Salgın nedeniyle iş yapamayan esnafımızın kredi sicillerine mücbir sebep kaydı düşülmesine imkan sağladık. Kredilerden yararlanma şartlarını kolaylaştırdık. Gelir kaybı desteği başlığı altında 5 milyar TL'nin üstünde hibe desteği verdik. Toplamda 4.3 milyar TL'nin üzerinde ödeme yaptık. İcra ve haciz takip işlemlerini durdurduk. Yıllık gelir vergisi, beyanname verilme ve ödeme süresini uzatıp SGK prim ödemelerini erteledik. KDV oranlarını asgari düzeye indirdik. Tezgahını açık tutmanızı sağlamak için devletimizin tüm imkanlarını seferber ettik. Ülkemizde kökünü bir türlü kurutamadığımız endişe havasını yaymak için uğraşsa da sizler bu samimi adımlarımızı biliyorsunuz. Hamdolsun, gelişmiş ülkelerin bile ciddi sarsıntılar yaşadığı dönemde biz kayıplarımızı kısa sürede telafi ederek yolumuza devam ediyoruz. Sıkıntılarımız, sorunlarımız, dertlerimiz yok mu? Elbette var ama hiçbiri üstesinden gelemeyeceğimiz hususlar değildir. Ekonomideki son gelişmeleri sizler de görüyorsunuz. Dünyanın en yüksek büyüme rakamlarına biz ulaştık. İhracatta rekor üstüne rekor kırıyoruz. İstihdam salgın dönemi öncesinin dahi üstüne çıktı. "ENFLASYONU KONTROL ALTINA ALARAK FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARININ ÖNÜNE GEÇECEĞİZ" Bu başarıları yakaladığımıza özellikle dikkat çekmek istiyorum. Hayat pahalılığı konusundaki sıkıntıları da biliyoruz. Fırsatçılarla mücadele etmek suretiyle enflasyonu kontrol altına alarak fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz. Her sorunumuz kendiliğinden çözüm yoluna girecektir.  "ŞEKER PANCARI ALIM FİYATI TON BAŞINA 420 LİRADIR" 2021 alım fiyatlarını da açıklamak istiyorum. Geçtiğimiz yıl 23 milyon tonla cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştık. Bu yıl da bereketli bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Bu yılki şeker pancarı alım fiyatımız ton başına 420 liradır. Yüzde 25'lik bir artışı ifade eden şeker pancarı alım fiyatının ülkemize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

5 gün önce

Merkez Bankası'ndan 'Dijital Türk Lirası' için ilk adım

Merkez Bankası: "Merkez Bankası Dijital Türk Lirası Araştırma Geliştirme projesi kapsamında kavram ispat çalışmasının tamamlanması ile başlayan sürecin teknoloji paydaşlarının katılımı ile bir sonraki aşamaya geçmesine karar verilmiştir Merkez Bankası ASELSAN, HAVELSAN ve TÜBİTAK-BİLGEM’le ikili mutabakat zabıtları imzalamış ve “Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu”nu oluşturmuştur." Ayrıntılar geliyor…

2 hafta önce

Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 oranla rekor büyüme kaydetti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, GSYH tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 21,7 artış gösterdi. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 52,4 artarak 1 trilyon 581 milyar 120 milyon lira olarak gerçekleşti. GSYH'nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 188 milyar 566 milyon dolar oldu. GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak hizmetler yüzde 45,8, sanayi yüzde 40,5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 32,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8,5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7, inşaat yüzde 3,1 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2,3 arttı. Finans ve sigorta faaliyetleri ise yüzde 22,7 azaldı. Bu arada, 1999 yılından itibaren açıklanan yeni serideki en yüksek büyüme oranına ulaşıldı. Bu büyümede, geçen yılın aynı çeyreğinde oluşan yüzde 10,4'lük küçülme etkili oldu. Öte yandan, TÜİK, geçmiş dönem büyüme rakamlarında revizyona gitti. Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamı yüzde 7'den 7,2'ye revize edildi. Ekonomistler, yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 21,8 büyümesini öngörmüştü. Türkiye ekonomisinin 2010 yılından bu yana büyüme hızı yıllar ve çeyrekler itibarıyla şöyle: Yıllar 1.Çeyrek 2. Çeyrek 3. Çeyrek 4. Çeyrek Yıllık 2010 6,9 8,1 8,7 9,7 8,4 2011 11,8 11,5 11,6 10 11,2 2012 6,7 5,0 3,6 4,2 4,8 2013 8,4 9,7 8,9 7 8,5 2014 8,6 2,8 3,4 5,5 4,9 2015 3,5 7,2 5,7 7,6 6,1 2016 4,9 5 -0,7 4,4 3,3 2017 5,3 5,3 11,8 7,3 7,5 2018 7,5 5,8 2,5 -2,6 3 2019 -2,5 -1,6 1 6 0,9 2020 4,4 -10,4 6,3 6,2 1,8 2021 7,2 21,7 Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerine göre, yılın ilk çeyreğini yüzde 7,2 büyümeyle geride bırakan Türkiye ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 büyüme gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci çeyreğine ilişkin GSYH verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 büyüdü. Bu dönemde GSYH, cari fiyatlarla yüzde 52,4 artarak 1 trilyon 581 milyar 120 milyon lira olarak gerçekleşti. GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak hizmetler yüzde 45,8, sanayi yüzde 40,5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 32,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8,5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7, inşaat yüzde 3,1 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2,3 arttı. Finans ve sigorta faaliyetleri ise yüzde 22,7 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH, zincirlenmiş hacim endeksinde, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,9 yükseldi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 artış gösterdi. HANE HALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI YÜZDE 22,9 ARTTI Hane halkı nihai tüketim harcamaları yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre zincirlemiş hacim endeksi olarak yüzde 22,9 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları, yüzde 4,2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 20,3 artış kaydetti. Mal ve hizmet ihracatı, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 59,9, ithalatı yüzde 19,2 arttı. İŞ GÜCÜ ÖDEMELERİNDE YÜZDE 36,1 ARTIŞ İş gücü ödemeleri yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,1, net işletme artığı/karma gelir yüzde 78,2 yükseldi. İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 37 iken bu oran yılın ikinci çeyreğinde yüzde 32,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 42,8'den yüzde 49,8'e çıktı. AA Finans Büyüme Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, 2021 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 21,8 büyümesini öngörmüştü. - Tablolar Yıl Cari fiyatlarla GSYH Cari fiyatlarla GSYH GSYH Zincirlenmiş Hacim Değişim oranı (milyon lira) (milyon dolar) Endeksi(2009=100) (yüzde) 2019 1. Çeyrek 925.663 172.470 154,6 -2,5 2019 2. Çeyrek 1.030.127 175.523 170,8 -1,6 2019 3. Çeyrek 1.157.446 204.059 187 1 2019 4. Çeyrek 1.204.551 208.303 192 6 2019 Yıllık 4.317.787 760.355 176,1 0,9 2020 1. Çeyrek 1.071.223 176.200 161,3 4,4 2020 2. Çeyrek 1.037.692 152.585 153 -10,4 2020 3. Çeyrek 1.413.883 196.582 198,8 6,3 2020 4. Çeyrek 1.524.085 191.535 203,8 6,2 2020 Yıllık 5.046.883 716.902 179,2 1,8 2021 1. Çeyrek 1.389.231 188.455 173 7,2 2021 2. Çeyrek 1.581.120 188.566 186,3 21,7 TÜİK verilerine göre, GSYH iktisadi faaliyet kollarına göre zincirlenmiş hacim endeksi değişim oranı (yüzde) şöyle: Sektörler 2020 2. çeyrek 2021 2. çeyrek Tarım, ormancılık ve balıkçılık 5,4 2,3 Sanayi -15,9 40,5 İmalat sanayisi -17,7 43,4 İnşaat -5,4 3,1 Hizmetler -26,7 45,8 Bilgi ve iletişim 11,6 25,3 Finans ve sigorta faaliyetleri 32,7 -22,7 Gayrimenkul faaliyetleri 1,6 3,7 Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri -17,5 32,4 Kamu yönetimi, eğitim ve sosyal hizmet faaliyetleri -2,1 8,5 Diğer hizmet faaliyetleri -17,7 32,3 Sektörler toplamı -11,3 23,5 Vergi-sübvansiyon -2,1 7,9 Gayrisafi yurtiçi hasıla (Alıcı fiyatlarıyla) -10,4 TÜRKİYE İKİNCİ ÇEYREKTE OECD'NİN EN YÜKSEK ORANDA BÜYÜYEN İKİNCİ ÜLKESİ Türkiye ekonomisi, 2021'in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 21,7 büyüme kaydederken Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer aldı. OECD ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden göre, geçen yıl dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle keskin düşüşler gösteren gayri safi yurt içi hasılada (GSYH), bu yılın ikinci çeyreğinde 2020'nin aynı dönemine göre baz etkisiyle yüksek büyüme oranlarına ulaşıldı. OECD ülke ekonomilerinin ikinci çeyrekte ortalama büyümesi yüzde 13 olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde ekonomik büyüme Avrupa Birliği'nde yüzde 13,2, Avro Bölgesi'nde yüzde 13,6 olarak kayıtlara geçti. Birleşik Krallık, ikinci çeyrekte yüzde 22,2 ile OECD'nin en çok büyüyen ekonomisi oldu. Birleşik Krallık, geçen yılın aynı çeyreğinde 21,4 küçülmüştü. İkinci çeyrek büyüme oranı, geçici verilere göre İspanya'da yüzde 19,8, Meksika'da yüzde 19,5 olarak belirlendi. İkinci çeyrek büyüme verisi açıklanan OECD ülkelerinden ekonomisi en fazla büyüyen diğer ülkeler yüzde 18,7 ile Fransa, yüzde 18,1 ile Macaristan, yüzde 17,3 ile İtalya yüzde 17,2 ile Şili ve yüzde 17 ile Kolombiya şeklinde sıralandı. Öte yandan ikinci çeyrekte Norveç yüzde 5,7, Güney Kore yüzde 5,9, Finlandiya yüzde 7 ve Japonya yüzde 7,6 büyüdü. TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TOPARLANMA SÜRÜYOR Türkiye ekonomisi ise geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,4 büyürken ikinci çeyrekte salgının etkisiyle yüzde 10,4 daralmıştı. Ekonomi normalleşme adımlarının atıldığı üçüncü çeyrekte ise yüzde 6,3, son çeyrekte de yüzde 6,2 büyüme kaydetmişti. Böylece Türkiye, Kovid-19 ile mücadeleyle geçen 2020 yılında yüzde 1,8 büyüyerek diğer ülkelerden olumlu ayrışmıştı. Türkiye bu yılın ilk çeyreğinde de yıllık bazda yüzde 7,2 büyümüştü. İkinci çeyrekte baz etkisiyle ekonomisinde yüzde 21,7 büyüme kaydeden Türkiye, bu oranla OECD ülkeleri arasında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer aldı. Öte yandan bu oran, 1999'dan bu yana elde edilen en yüksek büyüme rakamı olarak dikkati çekti. Ayrıca ilk Kovid-19 vakalarının görülmeye başlandığı ve OECD üyesi olmayan Çin de salgın sonrası ekonomik toparlanmasını sürdürerek yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7,9 büyüme kaydetti. OECD verilerine göre bazı ülke ve ülke gruplarının açıklanan birinci çeyrek büyüme oranları şöyle: Birleşik Krallık 22,2 İspanya 19,8* Meksika 19,5* Fransa 18,7 Macaristan 18,1 İtalya 17,3 Şili 17,2 Kolombiya 17 Portekiz 15,4* Belçika 14,9* Kanada 13,8 Avro Bölgesi 13,6 AB 13,2 OECD 13 ABD 12,2 Avusturya 11,4 Polonya 10,8 Slovakya 10,2 Letonya 10,1 Hollanda 10* İsveç 9,5 Almanya 9,4* Litvanya 8,5 Danimarka 8,3 Çekya 8,2 Japonya 7,6 Finlandiya 7* Güney Kore 5,9* Norveç 5,7

3 hafta önce

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan IMF açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanlığı, IMF'nin koronavirüs salgını nedeniyle üye ülkeleri desteklemek amacıyla çıkardığı 650 milyar dolarlık SDR tahsisatından Türkiye'ye düşen payıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Basın yayın organlarında IMF SDR (Special Drawing Rights - Özel Çekme Hakkı) tahsisatına ilişkin gerçeği yansıtmayan bilgilerin yer aldığı ve tezvirat yapıldığı görülmektedir. Ülkemiz 1947 yılından bu yana IMF üyesi olup, bahse konu kuruluşta yüzde 0,98 sermaye payına sahiptir. IMF, 23 Ağustos 2021 tarihinde Kovid salgını nedeniyle üye ülkeleri desteklemek amacıyla toplam 650 milyar ABD Doları tutarında SDR tahsisatı, başka bir ifadeyle koşulsuz rezerv desteği sağlamıştır. "Bu imkân, tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir kaynaktır" SDR tahsisatlan üye 190 ülkeye kota payları oranında yapılmaktadır. Örneğin bu son tahsisatla; ABD'ye 112,9 milyar ABD Doları, Almanya'ya 36 milyar ABD Doları, Güney Afrika'ya 4,15 milyar ABD Doları tutarında rezerv imkânı sağlanmıştır. Türkiye'ye ise, IMF'deki kota payına karşılık gelmek üzere 6,3 milyar ABD doları tahsis edilmiştir. IMF ile bu konuda bir anlaşma imzalanmamış ya da program ilişkisine girilmemiştir. Bu imkân, tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir kaynaktır. SDR tahsisatı tutarı uluslararası rezervlerimizde yer almakla birlikte, Bakanlığımızın TCMB nezdindeki hesaplarında takip edilecektir. SDR tahsisatına ilişkin bilgilere IMF'nin internet sitesinden (https://www.imf.org/en/About/FAQ/special-drawing-right) ulaşılabilmektedir. Kamuoyuna duyurulur."

3 hafta önce

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran: Güven artışı başladı

ENDİŞELER YATIŞTI Aran, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çünkü mart ve nisan ayları, her şeyin çok hızlı değiştiği bir dönemdi. O günden bugüne ekonomi politikası yönetimi açısından büyük bir değişikliğin olmadığı, sıkı para politikasının korunması suretiyle risklerin yönetilmesinin amaçlandığı bir dönem yaşadık. Buna aşılama konusundaki olumlu gelişmeler de eşlik etti. Yatırımcı; ekonomik parametrelere bakan, enflasyonda düşüş eğilimi görmeden faiz oranlarını indirmeyen bir Merkez Bankası olduğunu hissetti. 'Merkez Bankası Başkanı değişince acaba para politikasında bir gevşeme olur mu' endişesi yatıştı. Bu önemli bir test süreciydi, bu süreçten geçer not aldığımızı düşünüyorum. Dolayısıyla ben bir güven artışı olduğunu ve ilk adımın gerçekleşmeye başladığını görüyorum. Burada sabırlı duruşun devam etmesi çok önemli." ENFLASYON DÜŞECEK Aran, şu yorumlarda bulundu: "Mevcut duruşumuz bozulmaz devam ederse baz etkisinin de katkısıyla enflasyonu bu yılın sonunda yüzde 16, gelecek sene de yüzde 12-13 seviyelerinde görebiliriz. Beklemeden birtakım kararların alınması durumunda; o noktada artık kimse bir reçete veremez. Bu nedenle bu sınırlı iyileşme kıymetli. Bu fırsatı kaçırmamak gerekiyor." Sene başında, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 3.5 büyüyeceğini öngördüklerini, bu öngörüyü en az yüzde 6 olacak şekilde revize ettiklerini belirten Aran, sene sonunda enflasyonun yüzde 16'ya ineceği beklentisinde olduklarına dikkat çekti. FAİZ İNDİRİMİ İMKANI Bunun Merkez Bankası'na faiz oranlarında indirim imkanı sağlayacağını vurgulayan Aran, "Piyasaların bunu fiyatladığını düşünüyorum. Sürpriz bir şey olmayacak. Bu şekilde faizin indirildiği, piyasayla çatışmayan ve faiz indiriminin kurlarda artışa neden olmadığı bir konjonktürün; hepimize moral vereceğini düşünüyorum. Yüksek faiz ortamından bankalar olarak bizler de şikayetçiyiz" ifadelerini kullandı. HEPİMİZİN MENFAATİ ÜLKENİN KAZANMASI Türkiye'de bir dönem üzerinde çok konuşulan yapısal reformlara dair konuşan Hakan Aran, şunları söyledi: "Politikalarda sabırlı tavır, yapısal reformlara da itibar kazandıracaktır. İzlenen politikaların sonuç vereceğine inanıyorum. Ülkenin kazanamadığı bir yerde, bireysel olarak kazanan birilerinin olacağını sanmıyorum. Hepimizin ortak menfaati, ülkenin kazanmasından geçiyor. Bunun için de her kurum öncelikle kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Zaten her kurum vazifesini layıkıyla yerine getirirse resim kendiliğinden tamamlanır. İş Bankası olarak bu konuda örnek bir davranış sergilediğimize inanıyorum." KRİPTO DÜZENLEMEDE ORTAK ÇALIŞABİLİRİZ Kripto paralara dair de görüşlerini aktaran Aran, bu alana çok hızlı bir şekilde düzenlemeler getirilmesi gerektiğini belirtti. Aran, "Bir banka genel müdürü olarak, mobil bankacılık uygulamalarını doğrudan kodlayan bir insan olarak bu dünyanın karşısında olmam elbette mümkün değil. Uyarı yapmam nedeniyle sanki bunun karşısındaymışım gibi bir algı oluşmasını istemem. Ama insanlar çok fazla düşünmeden, takım tutar gibi davranıyor. Güvenilir bir kurum olarak en azından müşteriyi sahipsiz bırakmamak adına, doğru şekilde ve mevcut düzenlemelerin elverdiği ölçüde bu alana girip, yatırımcıyı güvenli bir alana çekmenin sorumluluğunu hissediyorum. Otoriteyle beraber çalışarak düzenlemeyi peşi sıra getirebiliriz. Bizim için bu dünyada kuralların gerektirdiği şekilde yer almak, 2 aylık bir meseledir." İŞLER AÇILDI, SEKTÖREL GÜVEN YÜKSELDİ Sektörel güven endeksleri yükselişe geçti. Türkiye İstatistik Kurumu'na göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi ağustosta geçen aya kıyasla, hizmet sektöründe yüzde 1.2, perakende ticaret sektöründe yüzde 0.6 ve inşaat sektöründe yüzde 7.1 arttı. Hizmet sektöründe son üç aylık dönemde iş durumu alt endeksi yüzde 3.6 artarak 116 oldu. Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi satışlar alt endeksi yüzde 7.9 artarak 121.3 oldu. İnşaatta ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi alt endeksi yüzde 5.4 artarak 83 oldu. Gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi alt endeksi de yüzde 8.5 yükselişle 101.8 değerini aldı. İmalat sanayii genelinde kapasite kullanım oranı da (KKO), ağustosta bir önceki aya göre 0.4 puan artarak yüzde 77.1 seviyesine yükseldi. Diğer taraftan Reel Kesim Güven Endeksi ise, ağustosta bir önceki aya göre 0.9 puan azalarak 113.9'a geriledi.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 11 12