21 Eylül Salı 2021
1 gün önce

MHP'li Akçay'dan ağır sözler: PKK destekçisi CHP’li Özgür Özel

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaşmanın milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vereceğini ifade ederek, “Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız.” demişti. MHP Liderinin bu açıklamasından rahatsızlığını dile getirerek “Devlet Bey kimlerle beraber?” diye soran CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'e MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'dan yanıt geldi. CHP’li Özgür Özel'in PKK destekçisi olduğunu öne süren Akçay, "Siyasi ikiyüzlülük ve yalan görmek istiyorsa genel başkanı Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır." diye konuştu. MHP'li Erkan Akçay'ın Twitter hesabından yaptığı açıklaması şu şekilde; "HER MESELEYİ BAHANE EDEREK ÜLKEMİZİ KAOSA SÜRÜKLEMEYE ÇALIŞMAKTALAR" "Gezi olayları, 6-8 Ekim kalkışması, hendek terörü, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile Türkiye’yi ele geçiremeyen küresel güçler, şimdi de ekonomik operasyonlar ve kuşatma politikalarıyla milli çıkarlarına sahip çıkan Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışmaktadır. Cumhur İttifakı bu ekonomik operasyonlar ve kuşatma politikalarıyla mücadele ederken zillet ittifakı; Türkiye düşmanları ve terör örgütleriyle işbirliği yapmakta, küresel güçlerin taşeronluğunu yaparak Türkiye’nin milli meselelerine muhalefet etmektedir. Küresel güçlerin taşeronluğunu yapan zillet ittifakı, covid 19 salgınından mülteci meselesine, ekonomik sorunlardan doğal afetlere kadar her meseleyi bahane ederek ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, kaosa sürüklemeye çalışmaktadır. İnanç, mezhep, etnik aidiyet, dil ve köken üzerinden gerilim yaratarak Türk Milletini bölmeye ve buradan siyasi rant elde etmeye çalışan zillet ittifakı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerine ve Türk Milletinin milli ve manevi değerlerine açıkça savaş açmıştır. Değil mi? "TÜRKİYE LAİK, SOSYAL VE HUKUK DEVLETİDİR" Liderimiz, Milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaşmanın milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vereceğini ifade ederek, “Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız.” demiştir. Terör örgütleri ve Türkiye düşmanlarıyla işbirliği deşifre olan, taciz, tecavüz skandallarıyla çalkalanan ve politika üretemeyen CHP, her sıkıştığında yalan, iftira ve çarpıtmalarla MHP’ye ve Liderimize saldırmaktadır. PKK destekçisi CHP’li Özgür Özel, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin bu açıklamasından rahatsızlığını dile getirerek “Devlet Bey kimlerle beraber?” diye sorabilme gafletinde bulunmuştur. "CHP'NİN YİNE DİN DÜŞMANLIĞI MI HORTLADI?" Yalan, iftira ve çarpıtmada sınır tanımayan CHP’li Özgür Özel’e sormak gerekir: Liderimizin bu açıklamasından neden rahatsız oldunuz? Milli ve manevi değerler ekseninde kutuplaşmanın milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vereceğini ifade etmesinden mi? Yoksa “ Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız.” sözünden mi? Hayrola ne oldu? Yine CHP’nin din düşmanlığı mı hortladı? “Önce ülkem ve milletim” diyen Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ve partimiz MHP’nin safı belli, tarafı belirgindir. Sevdamız millettir. Ne istiyorsak Türk Milleti içindir! Ne amaçlıyorsak Türk Milletinin lehinedir. CHP ise; PKK, YPG, FETÖ, HDP ve Türkiye düşmanları ile birlikte saf tutmuştur. HDP ile yatıp PKK ile kalkan, FETÖ’yü sahiplenip Türkiye düşmanlarının taşeronluğunu yapan CHP, Kandil, Pensilvanya ve Beyaz Saray’dan iktidar dilenmektedir. Atatürk’e hakaret eden, Yunan kazansaydı diyen zihniyet ile terör örgütleriyle işbirliği yapan, Cumhuriyetin değerlerine savaş açan, Atatürk düşmanlarını milletvekili ve il başkanı yapan CHP arasında ne fark vardır? CHP bu haliyle fesli deli Kadir’in siyasetteki Fes’siz uzantısıdır. "ZİLLET İTTİFAKI, TERÖR ÖRGÜTLERİNİN UMUDUDUR" CHP’li Özel, Liderimizin zillet ittifakına ilişkin eleştirilerine “milletin umudu bu ittifakta” demiş. Evet, zillet ittifakı birilerinin umududur. Ama bu Türk Milleti değildir. Zillet ittifakı; küresel güçlerin, Türkiye düşmanlarının ve terör örgütlerinin umududur. Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışan küresel güçler ve terör örgütleri dört gözle zillet ittifakını iktidara getirmeye çalışmaktadır. Çünkü zillet ittifakı bunların son umududur. CHP’li Özel siyasette ikiyüzlülük görmek istiyorsa önce aynaya sonra da Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır. CHP’li Özel’e sormak gerekir: CHP’yi Atatürk kurdu diyeceksin, bu partiden milletvekili olacaksın, her sıkıştığında Atatürk’ün arkasına saklanacaksın, sonra da Atatürk’ün annesine küfreden haini ölüm yıl dönümünde rahmetle anacaksın. Bu ne riyakarlıktır? CHP’yi Atatürk kurdu diyeceksin, bu partiden milletvekili olacaksın, sonra da “Biz Kılıçdaroğlu’nu genel başkan yaparak Dersim ile helalleştik, yüzleştik.” diyerek isyancı hainlere sahip çıkıp Atatürk’ü katliam yapmakla suçlayacaksın. Bu ne ikiyüzlülüktür! "GÖNLÜNÜN HDP'DE OLDUĞUNU BİLİYORUZ" PKK terör örgütünün taleplerini kanun teklifi olarak Meclise taşıyan, İmralı Canisinin açılım sürecine hukuki zemin kazandırmaya yönelik talebi doğrultusunda TBMM İçtüzük Değişiklik Teklifi veren CHP’li Özel, sahil kesimlerinde milliyetçilikten dem vurmaktadır. Türk Milletinin tepki göstermesi üzerine HDP ile ittifakı yapmadıkları yalanını söyleyen CHP’li Özel, CHP ile HDP’nin ittifakı deşifre olunca da “biz gönül ittifakı yaptık” demektedir. Gerçi biz senin gönlünün aslında HDP’de olduğunu zaten biliyoruz. CHP’li Özgür Özel siyasi ikiyüzlülük ve yalan görmek istiyorsa genel başkanı Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır. Kimse siyasi ikiyüzlülükte ve yalan söylemekte Kılıçdaroğlu’nun eline su dökemez. Atatürkçülük ve ulusalcılık konusunda mangalda kül bırakmayacaksınız, sonra da CHP’deki Atatürkçüleri ve ulusalcıları tasfiye edip, terör yandaşları ve Türkiye düşmanlarını CHP yönetimine getireceksiniz. Atatürkçülükten bahsederken Atatürk’e en ağır hakaretleri yapanları CHP’den genel başkan yardımcısı, milletvekili ve il başkanı yapacaksınız. Odasındaki Atatürk resmini indiren milletvekiline sahip çıkaksınız. EMPERYALİSTLERİN UŞAKLIĞINI YAPMAKTADIR CHP Atatürk’ün partisidir diyeceksiniz, ancak, 11 yıldır CHP genel başkanlığı koltuğunda oturup milyonlarca kelime kuracaksınız ama bir kez bile Atatürk'ün 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sözünü söylemeyeceksiniz. Sıkışınca CHP Atatürk’ün partisi diyeceksiniz sonra da “Atatürk'ün CHP'si ile bugünkü CHP arasında dünya kadar fark var." diyeceksiniz. Atatürk’'ün CHP’si emperyalistlere savaş açarken Kılıçdaroğlu’nun CHP’si emperyalistlerin uşaklığını yapmaktadır. Atatürk’ün CHP’si Türkiye’nin ve Türk Milletinin birliği ve beraberliği için yedi düvele meydan okurken Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, Türkiye’yi bölmek için çalışan emperyalistlerle ve bunların uşakları HDP, pkk ve fetö ile işbirliği yapmaktadır. Kuvayi Milliye geleneğinden geliyorum, diyeceksiniz sonra da Türkiye düşmanları ve terör örgütleriyle işbirliği yapacaksınız, mandacı zihniyetle yabancı başkentlerden iktidar dileneceksiniz. CHP bugün dünün İngiliz uşağı kuvvayı inzibatiyesine dönüşmüştür. "İKİYÜZLÜLÜKTE KİMSE, KILIÇDAROĞLU VE ÖZGÜR ÖZEL'İN ELİNE SU DÖKEMEZ!" Görüldüğü üzere bugünkü CHP yönetimi ile Atatürk’ün kurduğu Halk Fırkası arasında hiçbir bağ kalmamıştır. Bugünkü CHP, terör destekçileri, Atatürk ve Türkiye düşmanları tarafından işgal edilmiştir. Artık CHP Türkiye düşmanlarının safındadır. “Darbelere karşıyım, darbe olursa tankın önüne ilk ben çıkarım” diyeceksiniz, 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında İstanbul’da Atatürk Havalimanında tankların arasından elini kolunu sallayarak geçip televizyonun karşısında keyif kahvesi içeceksiniz! Darbelere karşıyız diyeceksiniz, 15 Temmuz darbe girişimine 'tiyatro, kontrollü darbe' diyerek fetö terör örgütünü meşrulaştırmaya çalışacaksınız, fetöcüleri meydanlarda alkışlatıp ihraç edilen fetöcüleri görevlerine iade edeceğinizi söyleyeceksiniz. Bu ne yaman çelişkidir! Demokrasiden bahsedip darbe tellallığı yapacaksınız, kadın haklarından bahsedip CHP’deki tacizcilere sahip çıkacaksınız. Görüldüğü gibi siyasi ikiyüzlülükte kimse Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’li Özgür Özel’in eline su dökemez!"

4 gün önce

Devlet Bahçeli: CHP'nin ipini tutup diyet listesi dayatanlar Türkiye’nin muazzam yükselişini engelleyemeyecektir

Bahçeli'nin Twitter hesabından yaptığı açıklamaların tamamı şöyle: "Boş kafadan dolu bir sözün çıktığı görülmemiştir. Susulacak yerde konuşmak, konuşulacak yerde susmak insan ruhunu kararttığı gibi korkakça bir duruşun da kanıtıdır. Öyle insan vardır ki, aklına ne eserse onu işler, ardına kim gelirse onu dişler. Bunlar zaaflarının esiridir. "CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI İÇİN AYNI İSİMLERİN TELAFFUZ EDİLMESİ BU ZATLARI PARLATMA GİRİŞİMİDİR" 2021 yılı girdi gireli zillet ittifakının cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışılmaktadır. Televizyon ekranları özellikle bu tartışmanın odak noktası halindedir. Papatya falları açılırken, talih kuşunun kimin başına konacağı, çekilişten kimin çıkacağı sürekli gündemdedir. Her akşam ekranlara beşlik simit gibi dizilen sözde uzman ve sivri yorumcular bir torbaya doldurdukları isimleri sırasıyla gün yüzüne çıkarmaktadır. Milletimiz bu sakil ve sefil tartışmadan bıkmış usanmıştır. Zillet ittifakı adayının eşgali ve robot resmi bile çizilmiştir. Zillet ittifakı cumhurbaşkanı adayının izi sürülürken ayıplı ve ahlaken ağır kusur içeren bir strateji takip edilmektedir. CHP, HDP, İP Genel Başkanlarıyla iki büyükşehir belediye başkanının devamlı surette telaffuz edilmesi bu sıfatları taşıyan zatları parlatma girişimidir. "BU NASIL BİR SEVİYESİZLİKTİR?" Oyun bellidir, hesap kurnazdır. Kendi piar çalışmalarını maşaları vasıtasıyla yaptıran beş isimden başka hiç kimse yok mudur? Bu çarpıklık mesela CHP’nin, mesela İP’in diğer yöneticilerini, oy ve gönül veren değerli mensuplarını değersizleştirip sıfıra indirmek değil midir? Milletimiz hep aynı şeyleri dinlemekten, hep aynı ezberlerin tekrarından ileri düzeyde rahatsız ve memnuniyetsizdir. Türkiye’nin başka işi gücü kalmadı da zillet ittifakı adayının kimliği ve kim olacağı meselesi mi tek gündem konusu oldu? Bu nasıl bir seviyesizliktir? “O mu olacak? Bu mu olacak? Şu mu olacak?” sorularına cevap arayan gafillerin akıl hocaları boşa düşmüşlerdir. Kuklacıya değil de kuklaya baktırmak için kuyruğa giren bozuk zihniyetler yaş tahtaya basmışlardır. Siyasi kalpazanlar ve milli irade kaçkınları suçüstü basılmıştır. "CHP'NİN İPİNİ TUTUP DİYET LİSTESİ DAYATANLAR TÜRKİYE'NİN MUAZZAM YÜKSELİŞİNİ ENGELLEYEMEYECEKTİR" Zilletin aday meselesi milletin meselesi değildir. Terörist Demirtaş’ın kanlı teklifleri, Sorosçu Kavala’nın kansız tembihleri, dış mihrakların karmaşık tertipleri, PKK/FETÖ kaotik tezvirleri, Kılıçdaroğlu ve diğerlerinin kirli tezgâhları aziz Türk milletine sökmeyecektir. Kendi isimlerini parlatmak için yakın çevrelerini kullanan malum beşli çetenin demokrasiye sürülmüş kara bir leke, Türk siyasetine sirayet etmiş istismar ve izansızlık numunesi olduklarını inanıyorum ki yakın bir zamanda herkes idrak ve ifade edecektir. Zillet ittifakı bir strateji kapsamında aday tartışmasını hem yapıyor hem de yaptırıyorken Cumhur İttifakı dimdik ayaktadır. Bayağı dedikoduların hepsi bühtan ve beyhudedir. Cumhurbaşkanı adayımız bellidir, seçimin ne zaman yapılacağı da bilinmektedir. CHP’nin ipini tutup diyet listesi dayatanlar, Türkiye’nin muazzam yükselişini engelleyemeyecektir. Bu CHP’nin milli, manevi, kültürel ve tarihi değerlerimizle arasına kalın bir çizgi çektiği de en son İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin rezilliğiyle teyit edilmiştir. YARI ÇIPLAK SEMAZEN GÖSTERİSİNE SERT SÖZLER: BU SOYSUZLUK NASIL GÖSTERİLMİŞTİR? Be hey utanmazlar, yarı çıplak semazen nedir? Bu soysuzluk nasıl gösterilmiştir? 7,5 asırlık Mevlevi kültürüne bu saygısızlık nasıl hazmedilecektir? Bu kepazeliği izleyen belediye başkanını geçtik de Kılıçdaroğlu hiç mi utanmamış, hiç mi vicdanı sızlamamıştır? CHP’li İzmir Belediyesi edepsizlik çukuruna devrilmiştir. Bir de çıkmışlar, yarı çıplak soytarıyı, Türkiye’yi 50’den fazla ülkede temsil etmiş bir modern dans sanatçısı ve koreograf olarak tanıtmışlar. Neymiş, modern bir dans gösteriymiş. Batsın sizin modernliğiniz! CHP yönetimi, köksüzlüğün bataklığına saplanmıştır. Hz.Mevlana ne güzel de söylemiş: “Kiminle gezdiğinize, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.” CHP çöptedir, nitekim kılavuzları, ortakları, dostları insanlığın yüz karalarıdır. Son sözüm de serok Ahmet’e. Hz.Mevlana; “kalp denizdir, dil de kıyı. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.” Serokun diline vuranlar yozlaşmış ve yosun tutmuş kalbinin eseridir. Türkiye bir musibet tarafından az kalsın felakete uğrayacakmış. Şükür zamanında gereği yapılmış. Bak serok, Amed değil Diyarbakır diyeceksin. İstanbul’u da dünyanın en büyük Türk-İslam kenti olarak söyleyeceksin. Suriye’de federasyon önermen, fiilen Kobanili Ahmet olduğunun delilidir. Haddini bil, haysiyet sahibi ol. Sen ve efendilerin Türkiye’yi geçemez, bunu da unutma.

6 gün önce

Devlet Bahçeli’den laiklik tartışmalarına sert tepki: “Ne dine laf söyletir ne de Cumhuriyet’in laiklik sütununu kırdırırız”

İşte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar: Ülkemiz on yıllar boyunca sığ ve kısır tartışmalarla meşgul edilmiş, gücü ve enerjisi devamlı surette içe dönük konu başlıklarında harcanmıştır. Milli ve manevi değerler eksenine tutunan sert kutuplaşmalar zaman zaman tehlikeli boyutlara ulaşarak milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar vermiştir. “İSLAM HOŞGÖRÜ DİNİDİR” Bu esnada birbirimize çatık kaşla bakıyorken, haricimizdeki birilerine, hadiselerin bilenmiş akışına müdahale ve mukabelede ne yazık ki geç kalınmıştır. Köprülerin altından sular hızla akıyorken, hala köprü üzerinde cepheleşme hastalığına maruz kalmak talihsiz ve esef verici gelişmelere davetiye çıkarmıştır. İnanç, mezhep, etnik aidiyet, dil ve köken gerilimlerini taammüden kamçılayan, nihayetinde insanlarımızın gönül ve muhabbet bağlarını koparmak için gerginlikleri körükleyen fırsat düşkünleri işin özünde ateşle oynamışlardır. Bir yanda Laikliği siyasi hesapları için acımasızca istismar edenlerle, diğer yanda barış ve kardeşlik dinimizin evrensel mesajlarını çarpıtanlar, görüntüde ayrı, gerçekte aynı kirli maksada kilitlenmiş bağnaz kafalardır. Bilhassa ifade etmek lazımdır ki, kimin Müslüman kimin münafık; kimin mümin kimin münkir olduğunu tayin ve tefrik etme görevi fani insana verilmiş bir ruhsat değildir. İslam hoşgörü dinidir. Rahmet elçisi Efendimizin hayatı, hadisleri; akıl, adalet ve haysiyetle pekişmiş muamele ve mücadelesi hepimize örnektir. “TAHAMMÜLSÜZLÜK ZEHİRDİR” Huzurlu bir toplum hayatı için hoşgörü altın bir davranış kalıbıdır. Tahammülsüzlük zehirdir, girdiği bedeni ve zihni her zaman mahvedecek, bir süre sonra da nefret salgınına dönüşecektir. Manevi hoşgörü acziyet değil, mükâfatını Allah’tan bekleyen ve dileyen ihlaslı bir teslimiyet halidir. Bununla birlikte hoşgörü demek; hiç kimseyi ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, farklı inanç ve düşüncelere müsamaha göstermek demektir. Onurlu ömründe Resullullah kötülüğe bile kötülükle cevap vermemiştir. Nitekim hoş gören her zaman hoş görülmeye müstahaktır. Camilerimizin, mescitlerimizin, cemevlerimizin sahte anlaşmazlıkların ve sanal ihtilafların merkez üssü haline getirilmesi ağır bir vebaldir. Onun ölüsü camiye girmemeli, bunun cenaze namazı kılınmamalı çağrıları Allah’ın rahmet ve merhametiyle ters düşmektir. Elbette böylesi bir tablonun sonu uçurum, sonucu felakettir. En iyisini hakkıyla bilen Cenab-ı Allah’tır. Din değiştirmedikten ve bazı haller zuhur etmedikten sonra bir Müslüman’ın ölüsüne veya dirisine nasıl yaklaşılacağı, nasıl davranılacağı bellidir. Sevmediğimiz birisinin Camiye sokulmasına, cenaze namazının kılınmasına itiraz etmek demek Türk ve İslam düşmanlarının oyununa gelmek demektir. “LAİKLİK DİNSİZLİK DEĞİLDİR” Düşüncesini, fikriyatını, fiillerini, söylediklerini, yazdıklarını tasvip etmediğimiz her insanın, insan olmaktan kaynaklanan hakları vardır ve herkes bu haklara saygıyla mesuldür. Allah indinde üstünlük takvadadır, kalpleri bilen ve gören yalnızca Allah’tır. Son zamanlarda gazetelerde ve televizyon ekranlarında baş gösteren kaygı verici kamplaşmanın devamı, hatta genişlemesi halinde milli ve manevi hayatımız bir plan dahilinde yürütülen tahrik ve taciz kampanyalarının girdabına kapılacak, bunun bedeli de vahim olacaktır. Bugünkü nazik ve hassas dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığımızı ve Laikliği eş zamanlı olarak sıcak tartışmaların içine sürüklemek Türkiye’nin aleyhine kulis yapan, yıkım senaryosu hazırlayan zalim mihrakların eline koz vermektir. Türkiye bu karanlık tünelden süratle çıkmalıdır. Bir başka sorun ise Laikliğin Anayasa’dan çıkarılma meselesidir. “NE DİNİMİZE LAF SÖYLETİRİZ, NE DE CUMHURİYET’İN LAİKLİK SÜTUNUNU KIRDIRIRIZ” Bu görüşü seslendiren veya destek verenler Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temellerini dinamitlemek isteyen, kurucu emanetleri kundaklamak için gün sayan hastalıklı ve hasarlı zihniyetlerdir. Laiklik dinsizlik değildir. Kavramsal çatısı dinle çatışmalı da görülmemelidir. Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır. Herkesin dini inanç ve vicdan hürriyetine hürmet duymak asıldır. Bilinmelidir ki, ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet’in Laiklik sütununu kırdırırız. Kötü niyet sahipleri sabırları sınayıp sınır ihlali yaparak milletimizin sinir uçlarıyla oynamaya kalkışmamalıdır. Din Allah’ındır, Müslüman Türk milleti mukaddesatı üzerinde karalama yapmak için devreye girenlere müsaade etmeyecektir. Hiç kimse üstüne vazife olmayan konularda fetva makamı gibi hareket etmeye heveslenmemeli, 2023 vizyonumuzun hızını yapay gündemlerle kesmeyi de aklından geçirmemelidir.

1 hafta önce

Bahçeli: Siyasi çıkar uğruna fethimizi ve Fatihimizi sıradanlaştırma çabasında olanlar ecdadımızın hatıralarını sulandıran meczuplardır

Bahçeli’in açıklamaları şöyle; Adaletli hükmün, ahlaklı hürriyetin, akıllı hüner ve hükmü şahsiyetin hüsnü zan ve hükümran bir haysiyetle kristalize olması tarihe Türk milletinin damga vurmasını temin etmiş; mukadderatın kaynağından beslenen iman, inanç ve irade bayrağı kıtaları gölgesi altına almıştır. Gıpta edilecek mazimizin derinlikleri halin kuvvesi, atinin de kuluçkası; aynı zamanda güvenli, huzurlu ve geniş ufuklu milli varlığın kucaklaşma ve kudret ilhamıdır. Asırların kilidi Türk milletinin müdahalesiyle açılmış, zorlu engeller kutlu mücadelesiyle aşılmıştır. Aziz ecdadımız üzerinde yaşadığımız vatan toprağına bereket fidanları dikmiş, birlik tohumları serpmiş, devamında barış ve kardeşlik ruhu aşılamıştır. Söğüt; cihanı kavrayan, cihanşümul bir kuvveti mayalandıran, oba oba büyüyüp fütuhat şuuruyla güçlenen bir tarih yakutudur. Elleri öpülesi dedemiz Ertuğrul Gazi ve muhterem ahfadı, tekfur hesaplarıyla çembere alınmış bir coğrafyaya asalet ve soylu duruşu getirmiş, zulüm zincirlerini kırıp esaret prangalarını sökerek beşeriyeti şefkat, merhamet ve adil yönetim meşalesiyle aydınlatmıştır. Türk milleti, yalnızca kılıç kuşanmamış, yalnızca cihat ve gaza onuruyla donanmamış, kaleleri fethettiği kadar kalpleri de fethetmiş, Hayme Ana’nın dirayetiyle, Dursun Fakih’in duasıyla; alplerin, erenlerin, neferlerin dokunuşuyla horgörü silinmiş, hoşgörü sivrilmiştir. Söğüt ruhunda; sabır vardır, strateji vardır, iman vardır, atılganlık ve cesaret vardır, bu ruha aynısıyla teslim olmayan, taviz vermeyen, tehir etmeyen bir mizaç hâkimdir. Bu sayededir ki, 400 çadırlık bir beylikten devasa bir dünya imparatorluğu doğmuş ve yükselmiştir. Elbette geçmişimizle ne kadar övünsek azdır, yetersizdir. Kendimizi tanımak, kimliğimizi tanımak irfan sahibi olmak demektir; tarihimizi, kültürümüzü ve medeniyet hazinemizi bilmek kendimizi bilmektir. Kendimizi bilmek kanımızın ve kaderimizin yol haritasını çizmek demektir. Dünden bugüne kuşaklar eliyle intikal eden milli emanetlerin sırrına erişenler, yalana, iftiraya ve ihanete sırtını dönmüş yüksek karakterlerdir. Siyasi çıkar uğruna fethimizi ve Fatihimizi sıradanlaştırma çabasında olanlar ecdadımızın hatıralarını sulandıran meczuplardır. Çürümüş Bizans ve haçlı emellerini canlı tutmak için kılıktan kılığa girenler Ötüken dimağını susturmaya, Söğüt çağrısını bastırmaya çalışan bir avuç gafil ve kendini bilmezdir. Müfteri ve münafık diller ne söylerse söylesin, faziletsiz bedenlerde Fatih şanının izi bulunamaz. Dün, millet haşmeti, zillet rezaletini yenmiştir. Bugün tarih bir kez daha tekerrür edecek, zillete düşen fitneciler kaybedecektir. Bu, Ertuğrul Gazi’ye ve evlatlarına namus borcumuzdur. Bu, İstanbul’a milli varlığımızı ilmik ilmik dokuyan Fatihimize vefa sorumluluğumuzdur. Bu toprakların her karışı şehit kanlarıyla sulanmış ve bunun sonucunda toprak vatan olmuştur. Terörle mücadele sırasında şehit düşen kahraman evlatlarımız milli bekamıza ve milli güvenliğimize şükran, minnet ve duayla yad edeceğimiz hizmetlerde bulunmuşlardır. Bugün İdlib’de şehit düşen iki evladımız başta olmak üzere, tarihin herhangi bir döneminde batıla, haine, caniye, küfre ve mütecaviz maksatlı nice saldırılara direnirken şehit olan cesur yüreklere Cenab-ı Allah’tan gufran niyaz ediyor, yaşayan gazilerimize hürmetlerimi sunuyorum. Söğüt’ün bağrından çıkarak Anadolu Türk birliğinin kurulmasını sağlayan ve ardından da şevkle ve inanmışlıkla cihan devletine giden yolu inşa eden büyük ecdadımız Ertuğrul Gazi’yi, Osman Gazi’yi, dualarıyla destek veren manevi önderlerimizi rahmetle, saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.

1 hafta önce

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Diyanet İşleri Başkanı’nın duasına tahammül edemeyenler izan ve insaflarını kaybetmiştir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yargıtay binası açılışındaki duadan rahatsız olanlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Duanın bazı tepkiyle karşılanmasının kelimenin tam anlamıyla ilkellik olduğunu belirten Bahçeli, "Duaya tahammül edemeyenler izan ve insaflarını kaybetmiştir" dedi.

1 hafta önce

İstanbul'da 8 ilçede uyuşturucu operasyonu; Çok sayıda şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bugün sabah saat 06.00'da 8 ilçede önceden belirlenen 35 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Baskınlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda uyuşturucu ele geçirildi. Operasyona, özel harekat polisi, polis helikopteri, narkotik şube ekipleri, narkotik köpeği ve ilçe emniyet müdürlüğü ekipleri destek verdi. Öte yandan, Fatih Karagümrük Mahallesi Kuruçınar Sokak'ta bulunan gecekonduya düzenlenen operasyonda 1 şüpheli gözaltına alındı. Yine Fatih Zeyrek Mahallesi Tezgâhçılar Sokak'ta 3 katlı binanın 1. katına ve Bahçelievler Hürriyet Mahallesi Gülnihal Sokak'ta bulunan bir apartmanın 2. katı olmak üzere 3 ayrı adrese baskın düzenledi. Operasyon anları kameralara yansırken, baskınlarda gözaltına alınan çok sayıda şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

2 hafta önce

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın: Marksistlerin yuvası, terör militanlarının hamisi işlevini üstlenen CHP…

Yalçın, partisinin Afyonkarahisar İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, HDP'nin, Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı olduğunu ve bu işlevini inkar etmediğini belirtti. MHP'nin uzun zaman bu ihanet kulübünün kapatılması için çaba gösterdiğini ve sonunda Anayasa Mahkemesinde HDP için kapatma davası açıldığını anlatan Yalçın, "Anayasa Mahkemesi, kapatma davasını milletimizin bekası bağlamında sonuçlandırmadığı takdirde HDP ile PKK arasındaki iltisağı onaylamış ve bölücülüğü resmen aklamış olacaktır. Anayasa Mahkemesi, HDPKK'yı temize çıkaran mahkeme olarak tarihe geçecektir. O zaman, HDP'nin bölücü bir parti, PKK'nın eli kanlı bir terör örgütü olduğu tezi savunulamayacaktır. PKK, fiilen meşru bir örgüt gibi algılanacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Milletin hayati çıkarlarını ve egemenlik haklarını gözetmeyen hukuki karar ve içtihatların, adaleti iğdiş etmekten, bölücülük ateşine odun atmaktan başka sonuç vermeyeceğini ifade eden Yalçın, şunları kaydetti: "Türk milletinin birlik ve dirliği, devletimizin bekası aleyhine karar veren mahkeme, meşruiyetini yitirir. Bu noktada MHP, milletimizin birlik ve beraberliğine, egemenlik haklarına yönelen gerek siyasi gerekse siyaset dışı her türlü tutum ve davranışın, her türlü girişimin, her türlü karar ve tasarrufun şiddetle karşısında duracaktır. Türkiye'nin, 21. yüzyıl ve sonrası için önünde çok büyük küresel hedefleri vardır. Bu hedeflere ulaşmanın yolu, öncelikle terörü sonsuza kadar tarihe gömmekten ve terör üreten partileri kapatarak Türkiye'nin gündeminden çıkarmaktan geçmektedir." Yalçın, Antalya ve Muğla başta olmak üzere birçok yerde teröristlerce çıkarılan yangınlar dolayısıyla "Help Turkey" naraları atarak Türkiye'yi rezil etme yarışına girenlerin aynı çevreler olduğunu dile getirdi. Bir kaos durumunda yardım istenecek, dayanılacak tek güç ve iradenin milletin bizzat kendisi olduğunu vurgulayan Yalçın, şöyle devam etti: "Marksistlerin yuvası, terör militanlarının hamisi işlevini üstlenen CHP ile hempalarının Türk milletine mensubiyet şuuru ve aidiyet hissi yok olmuştur. HDP'yi aklayıp masum göstermeye çalışan CHP ve öteki zillet sözcülerinin dilleri, evlatlarını bu kanlı terör acentesinin elinden kurtarmaya çalışan ailelerin göğe yükselen feryadı ve cesur protesto gösterileri karşısında lal olmaktadır. CHP ve yancıları, anaların babaların sesine kulaklarını tıkamıştır." MHP'nin, Türkiye'nin önünü kesmek isteyen harici ve dahili planları boşa çıkarmak için belirlediği stratejik hedefler doğrultusunda, "Güçlü siyaset, lider Türkiye, hedef 2023" sloganıyla 2023 seçimleri ve sonrasına şimdiden hazırlandığını aktaran Yalçın, "Bundan sonra 9 ilimizde düzenlenecek istişare toplantılarının gayesi, söz konusu slogan çerçevesindeki çalışmaları hızlandırmaktır." dedi.

2 hafta önce

MHP'li Yalçın'dan CHP'li Öztrak'a tepki: Bölücü terörizm, bekamız için göç ve mülteci meselesinden daha mı az tehlikeli?

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın şu ifadeleri kullandı: CHP'li Faik Öztrak, "Göç ve sığınmacı sorunu Türkiye'nin beka sorunu hâline gelmiştir." demiş. Hani Türkiye'de beka sorunu yoktu Faik Efendi? Pes doğrusu! Bu ne ikiyüzlülük! MHP'nin öteden beri üzerine titrediği beka kavramında siyasi çıkar cevheri mi keşfettiniz yoksa? Ya da kalın kafanıza Afgan saksısı mı düştü? 40 yılda binlerce masum insanımızın ölümüne, yüzlerce asker ve polisimizin şehadetine yol açan bölücü terörizm, bekamız için göç ve mülteci meselesinden daha mı az tehlikeli? Göç ve sığınmacı meselesinin içinde barındırdığı tehditlerden en büyüğü yeni bir terörizm dalgası ihtimali değil mi? Yahu CHP'nin eli zilli sözcüleri; bu trajikomik kıvırmalarınız yüzünden milletin midesini bulandırdığınızı görmüyor musunuz? MHP’li Semih Yalçın İP Genel Başkanı Akşener’de tepki göstererek, “Müdire Meral Akşener şimdi de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun altını oyuyor” ifadelerini kullandı. Zillet ittifakı'nın küçük ortağı İP'in fitne müstahsili Müdiresi, koronavirüsten daha ölümcül bir fısk ve fücur bakterisini CHP’ye bulaştırdı. Müdire Meral Akşener şimdi de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun altını oyuyor. CHP'de büyük bir liderlik mücadelesi başlamış durumda. Bunun arkasından şiddetli bir iç kavga ve tefrika gelecek. Akşener, İmamoğlu'ndan yana tavır alarak İP'i Meclise taşıyan Kılıçdaroğlu'na alenen nankörlük ediyor. İkinci İP fitnesi CHP'nin içini karıştırmakla kalmayacak, zamanla bir yangın misali bütün zillet cephesini saracak.

1 2 3 4 5 6 7 8 9