20 Ocak Perşembe 2022
2 hafta önce

Kapadokya'yı 2021 yılında 2 milyon 285 bin kişi ziyaret etti

Nevşehir Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından açıklanan verilere göre, Kapadokya bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak ziyarete açık tutulan Nevşehir, Ürgüp ve Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Karanlık, El Nazar ve Gülşehir St. Jean kiliseleri, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Tatlarin ve Mazı yer altı şehirleri, Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yerleri, Gülşehir Açık Saray Harabeleri, Hacıbektaş Veli Müzesi ve Hacıbektaş Atatürk Evi'ni, 2021 yılında 2 milyon 285 bin 895 yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Kapadokya bölgesindeki tarihi ve turistik merkezleri 2020 yılında ise 992 bin 620 yerli ve yabancı turist ziyaret etmişti.

2 hafta önce

Şehit Eren Bülbül'ün annesinden yürek burkan sözler: Filmi izlemek zor olacak ama dirayetli duracağım

Maçka ilçesinde, 11 Ağustos 2017'de, PKK'lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar edip, güvenlik güçlerine evi gösteren Eren Bülbül ile Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik, teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit oldu. Sosyal medyadaki hesabında 'Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın' paylaşımının ortaya çıkmasıyla Türkiye’yi hüzne boğan Eren Bülbül ile Ferhat Gedik’in hayatları, ‘Kesişme; İyi ki Varsın Eren’ filmi ile beyaz perdeye aktarıldı. Eren Bülbül’ü hemşehrisi Rahman Beşel, annesi Ayşe Bülbül’ü oyuncu Mutlu Nur, şehit Ferhat Gedik'i de oyuncu İsmail Hacıoğlu'nun canlandırdığı film, çekimlerin tamamlanmasıyla Eren Bülbül'ün doğum günü olan 1 Ocak'ta vizyona girecek. Gala için Bülbül ailesi ise Ankara’ya davet edildi. ‘EREN’İME ÇOK BENZİYORDU’ Eren’in hayatını canlandıran oyuncunun oğluna çok benzediğini anlatan anne Ayşe Bülbül, “Eren’in filminin çekimi buralarda yapıldı. Biz filmde oynamadık ama bizim hayatımızı canlandırdılar. Eren’in doğum sahnesinden 15 yaşına kadar olan sürecini onlar canlandırırken izledim. Bazen gözyaşı döktüm bazen ‘Yeter bu ağlamak’ dedim, oturdum izledim. Eren’in çocukluğunu canlandıran ve Eren’in şehit edildiği yaşlarını canlandıran çocuklar evladıma çok benziyordu ama sırtındaki sepetinde odunları ile onu canlandıran küçük bir çocuk vardı. O benim Eren’ime çok benziyordu ama ne olursa olsun kendi evladımın kokusunu, kendi evladımın sıcaklığını onlardan almam mümkün değil. Film çekilirken burada sanki benim evlatlarımmış gibi onlarla ilgilendim” diye konuştu. ‘FİLMİ İZLEMEK ÇOK ZOR OLACAK’ Eren’in doğum günü olan 1 Ocak’ta gösterime girecek filmin oğlunun anısına güzel hediye olduğunu söyleyen Bülbül, “Allah razı olsun evladımı unutmayanlardan. Burada oynayanlar bizim hayatımızı oynadı; evladımın çile dolu, yokluk içindeki hayatını oynadı. O filmi izlemek çok zor olacak benim için ama dirayetli olacağım. Eren’e ben 15 yaşına kadar yokluk yüzünden doğum günü kutlayamadım. Ona pasta alıp şarkılar eşliğinde mum üfletemedim. Şimdi ise Eren’in doğum gününde onun anısına çekilen film oynatılacak. Gala için Ankara’ya davet edildim. Şimdi oraya gideceğim kızlarımla. Evladımın anılması, unutulmaması çok güzel bir duygu ama ne olursa olsun yanımda evladım yok. Filmden sahneleri bana gösterdiler ama yüreğim dayanmıyor. Eren’in karpuz yediği bir bölümü gördüm. Eren’imin karpuz yemesi gözümde canlandı. Eren yevmiyeye gittiğinde orada karpuz vermişlerdi ona. Toplumda içini yedi, döndü kenara kabuk kısmını yedi. Tekrar çocuğumun yaşadığı o yoksulluğu görmek çok zor olacak ama gidip galaya katılacağım” dedi.

4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ruhu esir bir insanın bedeni özgür olamaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: (Teoman Duralı’nın ismini) Zonguldak Filyos bölgesinde, şu an gerçekleştirdiğimiz kavşak-tünel düzenlemesinin olduğu bölgeye de ismini vermek suretiyle yaşatacağız. Teoman Duralı hocamız yerli ve milli duruşuyla, ülkemizin yetiştirdiği en önemli fikir adamları arasında yer alıyordu. Cüneyt Arkın'ı anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. Gençliğimizin kahramanı Cüneyt Arkın'ın sinema ve dizi sektörümüze verdiği katkıyı hala sürdürmesi takdire şayandır. Cüneyt Arkın'ı da tebrik ediyoruz. İdil Biret henüz 2 yaşında kabiliyetini ortaya koymuş bir sanatçıdır. İdil hanımın eğitiminden icrasına kadar müzik hayatı hayranlık verici başarılarla doludur. Kendisini bir kez daha tebrik ediyoruz. Gürbüz Azak, çocukluğumdan beri kendisini izlediğim bir gazeteci, yazar, çizer. Denizli'de başlattığı çalışmaları İstanbul'da sürdürmüştür. Kendisinin "Bize hep 2 kere 2'nin kaç ettiğini öğrettiler, çiçeği sevdiren çıkmadı" sözünü eğitim sistemimize yapılan en esaslı tenkitlerden görüyoruz. Kendisini tebrik ediyoruz. Ülkemizde sahaflık yaygın bir meslektir ama en önemli sahaf İstanbul'dadır. Bu işe emek veren en önemli isim İbrahim Manav'dır. Bu yılki vefa ödülümüzü yakın tarihimizin en çok etkilen isimlerden biri olarak gördüğüm Kemal Tahir'e veriyoruz. Kendisi birçok aydınımıza ilham kaynağı olmuştur. Türkiye'nin ruhunu arayan adam denilecek derinlikte çalışmalara imza atmıştır. Kendisini rahmetle yad ediyoruz. 2023 hedeflerimiz, maddi kalkınma unsurlarımız üzerineydi. 2053 vizyonumuzun ana taşıyıcısı ise eğitim ve kültür olacaktır. İŞTE ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN İSİMLER * Bilim Kültür: Teoman Duralı * Müzik: İdil Biret * Görse Sanatlar: Alev Ebuziyya * Sinema: Cüneyt Arkın * Edebiyat: Gürbüz Azak * Kaligrafi: Ethem Çalışkan * Sahaflık: İbrahim Manav * Vefa Ödülü: Kemal Tahir

1 ay önce

Eren Bülbül’ün hayatının konu edildiği film doğum günü olan 1 Ocak’ta vizyona giriyor

Trabzon’un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017’de terör örgütü PKK’lı teröristler tarafından şehit edilen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hayatlarının konu edinildiği “Kesişme; İyi ki Varsın Eren” filminin çekimleri geçtiğimiz haftalarda tamamlandı. Nevşehir ve Hatay illerinin yanı sıra Trabzon’un Maçka ilçesinde olayın gerçekleştiği yerde Eren Bülbül’ün şehit olduğu sahnenin çekimleri yapıldı. Filmde Eren Bülbül’ü Trabzon’un Tonya ilçesinden Rahman Beşel canlandırdı. Anne Ayşe Bülbül’ü oyuncu Mutlu Nur, şehit Ferhat Gedik’i ise ünlü sanatçı İsmail Hacıoğlu canlandırdı. Bu filmde hayatımızı izleyeceğiz Oğlunun hayatını anlatan filmi izlemeyi çok istediğini belirten anne Ayşe Bülbül, filmin çekimlerinde duygulu anlar yaşadığını dile getirdi. Ayşe Bülbül, “Benim oğlumun şehit olması ayrı bir gurur. O filmde bizlerin hayatı geçecek. Filmin çekiminde buradaydım. Biz tekrar hayatımızı izleyeceğiz. Benim evladımın unutulmaması bizim için çok büyük bir gurur. Çok büyük bir duygu bunu bile çekemeyenler var. Tek Eren mi diyenler var. Eren gecekondumuzda kalmaya geldi ve o itlerle karşılaştı. O çilede, o yoklukta onun başardığını ben anne olarak başaramazdım. Benim evladım ismi çok yere verildi, unutulmadı. Bu hayatı izlemek benim için çok zor olacak. Ama yine de izleyeceğim” şeklinde konuştu. Eren yaşasaydı 1 Ocak’ta 19 yaşında olacaktı Eren’e 15 yaşına kadar doğum günü yapamadıklarını vurgulayan Bülbül, “Eren yaşasaydı 1 Ocak’ta 19 yaşında olacaktı. Eren’ime 15 yaşına kadar bir doğum günü yapamadık. Şimdi doğum günü kutluyoruz. Hiç kimse o pastadan bir dilim ağzına koymuyor. Çünkü herkes biliyor ki Eren sağ olsa da ona doğum günü kutlasak Eren’in kendine o aldığımız pasta yetmezdi. Şimdi ben ve kardeşleri onu bildiğimiz için kimse onun pastasından yemiyor. 19 yaşında olacaktı askere hazırlanacaktı. Benim evladım asker olacağım, şehit olacağım derdi. Askerlik zamanı geldi ben evladımı askere gönderdim şehit oldu diye gönlümden geçireceğim. Filmin çekimini izlediğimde duygulu anlarımda oldu. Sünnet töreni zamanlarının anlatılması güzel. Acı yanları da oluyor. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım” ifadelerini kullandı. Öte yandan Eren Bülbül’ün mezarı ve mezarının bulunduğu alan Türk bayrakları ile donatıldı.

1 ay önce

Atatürk'ün hiç yayımlanmayan röportajı İngiliz arşivinde

Şanlıurfa Milletvekili Özşavlı, İngiliz Milli Arşivi'nde araştırma yaparken tesadüfen bulduğu bir belgenin önemini sonradan fark ettiğini söyledi. Büyük İzmir yangını ile ilgili araştırma yaparken İzmir Limanı'nda demirleyen İngiliz savaş gemisi Curacoa'nın seyir defterinde Atatürk ile yapılan bir röportajı bulduğunu dile getiren Özşavlı, "Röportaj, daha önce hiç yayımlanmamış olması ve Mustafa Kemal'in verdiği mesajlar açısından çok kıymetli." dedi. Özşavlı, Fransız Le Temps gazetesinden gazeteci Paul Gentizon'un, 12 Şubat 1923'te Atatürk ile yüz yüze röportaj yaptığını belirtti. Gentizon'un, Atatürk ile yaptığı röportajı, Curacoa adlı İngiliz savaş gemisinin kaptanına rapor ettiğini anlatan Özşavlı, "Kaptan da bunu alıp seyir defterine işliyor. Sonra bu röportaj acaba Le Temps gazetesinde yayımlanmış mı diye baktım. Dönemin Le Temps gazetesini buldum. Orada hiçbir şekilde çıkmamış. Atatürk Araştırma Merkezi'ne sordum, kendim araştırdım, Mustafa Kemal'in bu röportajı kesinlikle bilinmiyor. Dolayısıyla bu röportajın ilk kez ortaya çıktığı ve daha önce yayımlanmamış olduğunu tespit ettim." diye konuştu. "YENİ TÜRKİYE" VURGUSU Atatürk'ün, 1,5 sayfalık röportajında üç kez "yeni Türkiye" ifadesini kullandığına dikkati çeken Özşavlı, şöyle devam etti: "Atatürk, 'Kapitülasyonları hiçbir koşul altında kabul etmeyeceğimizi, bağımsızlığımız için savaştığımız 4 yıl boyunca her zaman ifade ettim.' diyor. Mustafa Kemal, 'Fransızların bu konuda diğer herkesten daha uzlaşmaz olması beni şaşırttı. Şahsımın ve ülkemin Fransa'ya karşı hissettiği duygular dostanedir. Fransız hükümeti, bağımsızlığımızı tehlike altına sokacak koşulları kabul etmemiz konusunda ısrarcı olursa biz bu ısrarın dostane olduğunu kabul edemeyiz. Yeni Türkiye, diğer milletler gibi yaşamak istiyor. Biz yeni Türkiye'nin, ikinci bir Çin veya koloni addedilmesine karşıyız. Biz köle olmayacağız. Eylemlerimizi harekete geçiren tek şey, tam bağımsızlığa olan talebimizdir ve Fransız halkı, tutumumuzun başka bir motivasyondan kaynaklandığını düşünmemelidir. Fransa ile iyi ilişkiler kurmak istiyoruz çünkü iki ülkenin birçok müşterek çıkarı var. Bunlar karşılıklı ilişkiye dönüşürse bu, en yararlısı olacaktır. Eğer olmazsa sonsuz güçlükler var olacaktır.' ifadelerini kullanıyor. Röportaj, Mustafa Kemal Atatürk'ün, 98 yıl önce yeni Türkiye'ye ve tam bağımsızlığa vurgu yapması bakımından çok kıymetli." "MANDA İSTER GİBİ ÜLKESİNİ SÜREKLİ YURT DIŞINDA ŞİKAYET EDİYOR" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yabancı ülkelerin Ankara büyükelçilerine mektup yazarak Türkiye'yi şikayet ettiğini dile getiren Özşavlı, şunları kaydetti: "Sayın Kılıçdaroğlu, keşke Cumhuriyet Halk Fırkası'nın kurucusu Mustafa Kemal Atatürk gibi düşünebilse. 1919'da Erzurum ve Sivas kongrelerinde 'Manda ve himaye kesinlikle kabul edilemez.' diye karar alındı. Mustafa Kemal, bakıyoruz hemen akabinde 1923'te Fransız bir gazeteciye tam bağımsızlık konusunda vurgu yapıyor, kapitülasyonların her ne pahasına olursa olsun kaldırılması gerektiğini, kaldıracağını söylüyor. 'Gerekirse uğruna savaşırız.' diyor. Aynı partinin şimdiki Genel Başkanı, manda ister gibi ülkesini sürekli yurt dışında şikayet ediyor. Yetmezmiş gibi Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi lider, Avrupalı büyükelçilere 'Ülkeme yatırım yapmayın' diye mektup gönderiyor. Milletimiz de bunu hafızasına kaydetti, unutmayacaktır diye düşünüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'na, şu an Genel Başkanı olduğu partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü örnek almasını tavsiye ediyorum."

2 ay önce

Şehit Şenay Aybüke Yalçın Kütüphanesini bir yılda 300 bin kişi ziyaret etti

Batman'da Kültür ve Turizm Bakanlığınca kitap görünümünde inşa edilen, dünyada "tanınmayı hak eden" 32 kütüphane arasına giren "Batman Şehit Şenay Aybüke Yalçın İl Halk Kütüphanesi"ni bir yılda 300 bin kişi ziyaret etti. Batman'ın Kozluk ilçesinde 9 Haziran 2017'de PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit düşen müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın'ın isminin verildiği 4 katlı kütüphane; modern mimarisi, geniş iç yapısı, akıllı kütüphane uygulamaları ve 150 bin kitap kapasitesi ile kitapseverlerin buluşma noktası oldu. 8 bin 300 metrekare kullanım alanına sahip, okuma ve araştırma salonları, görme ve işitme engelliler ile çocuklar için özel alanların bulunduğu, 1200 kişiye hizmet verebilen kütüphanenin, Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonunca (IFLA) düzenlenen yarışmada, dünyada "tanınmayı hak eden" 32 kütüphaneden biri seçilmesi ile Türkiye'nin yanı sıra dünyada da tanınırlığı arttı. 18 Kasım 2020'de hizmete açılan, haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında hizmet veren kütüphaneden bir yılda 300 bin kitapsever faydalandı. "Dünya artık kütüphanemizi tanıdı" İl Kültür ve Turizm Müdürü İhsan Aslanlı, AA muhabirine, Türkiye'nin bu yıl ilk kez IFLA tarafından düzenlenen yarışmaya katıldığını belirtti. Yarışmaya katılan kütüphanelerin 51 kriterde değerlendirildiğini dile getiren Aslanlı, Batman Şehit Şenay Aybüke Yalçın İl Halk Kütüphanesi'nin bu kriterleri yerine getirerek, derece elde ettiğini söyledi. Aslanlı, şehidin isminin yaşatıldığı kütüphanenin dünyada tanınması gereken 32 kütüphaneden biri olmasının önemine değinerek, "Gerek çevrecilik yönü gerek ekolojik sistemdeki dengesi gibi bütün bu konuları yerine getiren kütüphanelerden biri biz olduk. Dünya artık kütüphanemizi tanıdı. Dünyanın tanıdığı kütüphanemiz ile şehidimizin de ismi dünyada yer edinmiş oldu." dedi. Kütüphanenin aynı zamanda bir yaşam alanı da olduğuna işaret eden Aslanlı, buradan her yaşta kişinin istifade ettiğini, çocukların, gençlerin kitap okuduğunu, ders çalıştığını söyledi. Burada yaşlıları ve emeklileri de ağırladıklarını aktaran Aslanlı, 0-3 yaş grubuna dahi hizmet verdiklerini dile getirdi. Salgına rağmen binlerce kitapsever istifade etti Kütüphane müdürü Derya Alapala da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen kütüphaneyi bir yılda 300 bin kişinin ziyaret ettiğini anımsattı. Kovid-19 tedbirleri kapsamında kütüphanenin bir süre kapalı kaldığını, mesai saatlerinin kısıtlandığını, kapasitenin yarıya düşürüldüğünü aktaran Alapala, buna rağmen yüksek ziyaretçi ilgisi ile karşılaştıklarını ifade etti. Alapala, güncel ve zengin bir kitap koleksiyonu ile haftanın 7 günü hizmet vermeyi sürdürdüklerini vurguladı. Kütüphaneden yararlanan gençlerden Aleyna Eylül Uyanık, üniversite sınavlarına hazırlandığını belirtti. Yaren Demirhan da lise mezunu olduğunu, dil sınavına hazırlandığını ifade ederek, "Kütüphanede herkes ders çalışıyor. Bu da benim azmimi artırıyor. Bundan dolayı haftanın her günü geliyor, sabah 08.00'den akşam 22.00'ye kadar burada ders çalışıyorum." diye konuştu.

2 ay önce

Atatürk Kültür Merkezi açıldı! Erdoğan: Bu eser eski ve yeni Türkiye fotoğrafının en belirgin görüldüğü yerdir

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:  Sözlerimin hemen başında Cumhuriyetimizin kuruluşunun 98. yıldönümünü tebrik ediyorum. Cumhuriyetimizi bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı yad ediyorum. Cumhuriyetimizi kuranlara borcumuzu 2023 hedeflerimizi ortaya koyarak ve bunları gerçekleştirmek için gece gündüz çalışarak ödemenin gayretindeyiz. Hiçbir saldırının, tuzağın bizi Cumhuriyetimizin 100. yılı için belirlediği hedeflere ulaşmaktan alıkoymasına izin vermeyeceğiz. "İNŞASI REKOR BİR SÜREDE TAMAMLANDI" Bugün ülkemize ve İstanbul'a yeni bir kültür-sanat eseri kazandırmanın da gururu içindeyiz. Taksim'de 75 yıl önce temeli atılan AKM uzunca bir süre önce artık kullanılamaz hale gelmişti. İstanbul'un bu sembol yapısını yeni baştan inşa etmek için uzun yıllar önce harekete geçtik ancak attığımız her adımda engellerle karşılaştık. Eski Türkiye'nin köhnemiş yüzünün sembolü olan, her tarafı dökülen, kendinden beklenen işlevleri yerine getiremeyen AKM binasını yıktırmamak için yapılan kampanyaları hepiniz hatırlıyorsunuz. Mesele kimi çevrelerce ideolojik saplantı, kimi çevrelerce siyasi hesaplaşma, kimi çevrelerce kaos çıkarma vesilesi haline dönüştürülerek bize ve ülkeye vakit kaybettirildi. Gezi Olayları sırasında o binanın nasıl terör örgütlerinin gövde gösterisi yerine dönüştürüldüğünü unutmadık. İlk AKM binası gibi bu eserin de mimari müellifi Tabanlıoğlu Ailesi oldu. Toplam alanı 95 bin metrekareyi bulan bu eserin inşası 2.5 yıl gibi rekor bir sürede tamamlandı. Seyirci kapasitesi 2 binin üzerinde olan bu salon her türlü kültür-sanat faaliyetini icra etmeye uygun altyapıyla donatılmıştır. İkinci salonumuz da 800'ü aşan seyirci kapasitesi ve modern donanımıyla pek çok faaliyet için uygun bir altyapıya sahiptir. Kültür Sokağı ise kütüphanesi, çocuk sanat merkezi, sineması, sergi salonu, kafeleri, restoranları ile her kesime hitap etmektedir. Yeni AKM ile burada, İstanbul'a ve dünyaya unutulmaz kültür-sanat hizmetleri sunacak abidevi bir sanat eseri ortaya çıkardık.  "BU ESER ESKİ VE YENİ TÜRKİYE FOTOĞRAFININ EN BELİRGİN GÖRÜLDÜĞÜ YERDİR" Uzun yıllar boyunca AKM'nin yenilenmesi projesine karşı çıkan, akla hayale gelmeyen yalanlara başvuran kesimlerin ortaya çıkan eser karşısında bir parça da olsa mahcubiyet duyacaklarını ümit ediyorum. Bu eser eski Türkiye ve yeni Türkiye fotoğrafının en belirgin görüldüğü yerdir. Biz bunun benzerini Harbiye'de de yaşadık. 'Yapmayacaklar, burada sadece oyalıyorlar'; bunları söylediler. Fakat biz adeta yerin dibine girercesine Harbiye'deki kongre merkezini de yaptık. Biz her zaman ve her konuda olduğu gibi AKM tartışmalarında da sözümüzü eserlerimiz ve hizmetlerimizle söyledik. 1994 yılından beri bu şehir için neler yapmadık ki. Haliç'i temizleyip yeniden halkın hizmetine sunduk, güçlü bir ulaşım altyapısı kurduk. Çünkü biz İstanbul'a aşıktık. Kentsel dönüşüm projeleriyle, parklarıyla, yeşil alanlarıyla şehrin çehresini değiştirdik. Kanal İstanbul gibi küresel düzeyde stratejik projelerle şehrimizi dünyanın kalkınma gündeminin merkezine yerleştirdik. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN BAKAN ERSOY'A TEŞEKKÜR Şehri cazibe merkezi haline getirecek sayısız hizmeti halkımızın istifadesine sunduk. İstanbul'un ruhunu oluşturan tarihine, kültürüne, sanatına sahip çıkacak nice eserlere imza attık. Türkiye'nin ve İstanbul'un 2023 hedeflerine uygun böyle bir eseri şehrimize kazandırmakla bizden sonraki nesillere en büyük hediyelerden birini verdiğimize inanıyorum. Burada yürütülecek her kültür-sanat faaliyeti büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası yolunda kendi alanında atılmış bir adım olacaktır. 1453'teki fethinden beri bu şehre vurduğumuz mühürlerin son halkası olarak gördüğüm AKM'miz ülkemizin kültür-sanat nabzının attığı yer olarak inşallah asırlar boyunca ayakta kalacaktır. Bu açılışla birlikte 4 Kasım'a kadar sürecek Beyoğlu Kültür Yolu festivalini de başlatmış oluyoruz. Böyle bir eserin meydana getirilmesinde tabii ki Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy kardeşimi özellikle kutluyorum. Çünkü buraya sadece ara sıra uğramak değil, buraya gerçekten kendini vermek suretiyle, burayı yakın markajda takip etmesi, işte bugün bu açılışı yapma şanına bizi kavuşturdu. "ARTIK HEDEFLERİ BÜYÜMÜŞ BİR İSTANBUL VAR" İstanbul dünyanın en kadim medeniyet şehirlerinden olmasına rağmen hâlâ hak ettiği yere ulaşamamış bir şehirdir. Üç imparatorluğun başkentliğini yapan İstanbul Cumhuriyetimizin de en kıymetli markasıdır. Cumhuriyetimizi kurduktan sonra yeni bir medeniyet hamlesi yapabilmek için ihtiyacımız olan gücü uzun süre sonra ancak toparlayabildik. Bu sıkıntılı dönemde İstanbul da ağır yaralar aldı. İstanbul'a belediye başkanı seçildiğimizde etrafı gecekondularla çevrili, altyapısı yetersiz bir şehir devralmıştık. Kolları sıvadık ve kısa sürede çok önemli mesafe kat ettik. Başbakanlığımız ve cumhurbaşkanlığımız döneminde de İstanbul'un her meselesiyle yakından ilgilendik. Bu kadim şehir geri dönüşü olmayan kimi tahribatlara uğradı. Ama artık karşımızda çehresi değişmiş, imkanları artmış, hedefleri büyümüş bir İstanbul vardır. İnşa ettiği yüzlerce eser hâlâ dimdik ayakta olan, bir asırlık hayatının her anını ülkesine ve milletine hizmete adayan Mimar Sinan'ı böyle bir eserle anmamızı ecdadımıza ve tarihimize vefa borcunun gereği olarak görüyorum. Mimar Sinan'ın eserleri sadece taştan, topraktan, ahşaptan ibaret yapılar değildir. Sinan Konstantiniyye'yi İstanbul yaptı. 'İstanbul neresidir' diyenlere 'Sinan'ın iz bıraktığı yerdir' demek doğrudur. Sanatçılarımızdan tıpkı Sinan gibi bu toprakların tarihini anlatacak eserler vermelerini bekliyoruz.

2 ay önce

Squid Game dizisinin sonu ilk bölümden belliymiş

Squid Game'i yeniden izleyen Netflix kullanıcıları dizinin sonunu ilk bölümde açık eden devasa ipucunu fark etti. Independent Türkçe'de yer alan habere göre; Kore dizisi, 17 Eylül'de yayımlanmasından bu yana 111 milyon hanede izlenmesiyle Netflix'in en başarılı programlarından biri haline geldi. Bu, ilk 28 gününde 82 milyon hanenin izlediği Bridgerton'ı geride bırakan Squid Game'i, Netflix'in şimdiye kadarki başlangıçta en çok izlenen dizisi yapıyor. Squid Game'i bitirenler şimdi ikinci sefer izlemek için geri dönüyor ve artık dizinin nasıl bittiğini bilerek yeni detayları fark ediyor. Aslında, büyük şaşırtmaca ileride ne olduğunu bilince epey aşikar hale geliyor. Bundan sonrası büyük spoiler içerir, bizden uyarması "Yaşlı Adam" olarak anılan Oh Il-nam (Oh Yeong-su) karakterinin aslında ölümcül yarışmaların arkasındaki beyin olduğu son bölümde ortaya çıkıyor. 6. bölümde bilye oyununu kaybettikten sonra Oh Il-nam'ın ölmüş olduğu sanılıyor ancak finalde geri dönüyor ve burada Seong Gi-hun'a (Lee Jung-jae) kendisine beyin kanseri teşhisi konduktan sonra oyunları yarattığını açıklıyor. Oh Il-nam bunu "yaşadığını hissetmek" amacıyla yapmış. Bunu akılda tutarak Oh Il-nam'ın "Kırmızı Işık, Yeşil Işık" oyunu sırasındaki davranışını izlemek olayları tamamen yeni bir gözle değerlendirmeyi sağlıyor. Robot arkasını döndüğünde hareket algılarsa kendisini vuracak olmasına rağmen Oh Il-nam çok az korkuyla koşuyor. Aslında bir aşamada gerçekten hareket ediyor ancak robot onu öldürmeyi başaramıyor ve oyunun tüm zaman boyunca yaratıcısını koruduğunu kanıtlıyor. Squid Game'in yıldızlarından biri, dizinin büyük başarısının ardından yaptığı bir paylaşımla Instagram takipçilerini şaşkına uğratmıştı.

1 2 3 4