23 Ekim Cumartesi 2021
3 ay önce

Türkiye'den terör örgütleriyle görüşen Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a kınama

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG güdümündeki sözde 'Suriye Demokratik Konseyi' mensupları ile görüşmesi hakkındaki soruya yazılı cevap verdi. Bilgiç, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG güdümündeki sözde 'Suriye Demokratik Konseyi' mensupları ile görüşmesini kınıyoruz. Fransa’nın tüm çağrılarımıza rağmen bölücü gündeme sahip bu eli kanlı terör örgütü ve uzantılarıyla sürdürmekte olduğu ilişki, Türkiye’nin milli güvenliği, Suriye‘nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması ve bölgede istikrarın sağlanması çabalarına zarar vermektedir" dedi. "Gerçekleri Fransız ve uluslararası kamuoyuna hatırlatıyoruz" Bilgiç, Türkiye'nin terör örgütü ve uzantılarıyla mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini belirterek, "Söz konusu örgütün son dönemde, örgüte katılmayı reddeden gençlerin barışçı gösterilerini kanlı şekilde bastırması, Afrin Hastanesi gibi sivil hedefleri bombalaması, çocuklar dahil Suriyeli sivillere saldırması, tutukluları işkenceyle öldürmesi gerçeklerini de Fransız ve uluslararası kamuoyuna hatırlatıyoruz. Türkiye’nin bu terör örgütü ve uzantılarıyla mücadelesini her yerde kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha tekrarlıyoruz" ifadesini kullandı.

3 ay önce

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'dan terör örgütü YPG'ye 'meşruiyet' sözü

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG güdümündeki sözde 'Suriye Demokratik Konseyi' mensupları ile Fransa'nın başkenti Paris'te bir araya geldi. TERÖR ÖRGÜTÜNE SÖZ VERDİ Fransa medyasında yer alan haberlere göre, Macron görüşmede terör örgütü mensuplarının fedakarlık yaptığını savunarak, eli kanlı örgüt mensuplarına teşekkür etti. Haberlerde, Macron'un görüşmede terör örgütüne meşruluk kazandırılması üzerinde durduğu, bu yönde söz verdiği ve Fransa'nın bunun için çaba göstereceğini söylediği belirtildi. TÜRKİYE'DEN FRANSA'YA KINAMA Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG güdümündeki sözde 'Suriye Demokratik Konseyi' mensupları ile görüşmesi Türkiye tarafından kınandı. Yazılı bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, "Fransa’nın tüm çağrılarımıza rağmen bölücü gündeme sahip bu eli kanlı terör örgütü ve uzantılarıyla sürdürmekte olduğu ilişki, Türkiye’nin milli güvenliği, Suriye‘nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması ve bölgede istikrarın sağlanması çabalarına zarar vermektedir" dedi.

2 ay önce

“Sosyal Medya Düzenlemesi İhtiyacını Almanya ve Fransa da Hissetti”

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bir haftadır devam eden yangınlarla ilgili olarak yapılan bazı sosyal medya paylaşımlarını örnek göstererek, "Deprem oluyor, sel geliyor, ormanlarımız yanıyor, insanlarımız ölüyor, cinayet işleniyor. Biz o derdimizi bırakıp sosyal medya terörü ile uğraşmak zorunda kalıyoruz. Bu durum artık bir sosyal medya sorunu olmaktan çıktı. Tam olarak adını koyacak olursak bu durum artık bir milli güvenlik sorununa dönüştü" dedi.  Selvi, "Bu olay artık beşinci kol faaliyetlerinin boyutlarını aştı. Küresel bir özellik kazandı. Amaç Türkiye’nin içinde bir kaos ortamı oluşturmak. O nedenle her olayı istismar ediyorlar, Türkiye’yi ayağa kaldıracak sinir uçlarını seçip, onlara dokunuyorlar. Çok tehlikeli bir oyun oynuyorlar. Bunlar yabancı istihbarat servislerinin ve terör örgütlerinin desteği olmadan yürütülemez" düşüncesini dile getirdi.  Selvi, Almanya ve Fransa’nın sosyal medyayla ilgili kapsamlı bir düzenleme yaptığını belirterek, "İleri demokrasi ülkeleri olan Almanya ve Fransa bu ihtiyacı hissetti de bizim böyle bir sorunumuz yok mu? Onlarda belki sosyal medya istismarı düzeyinde ama bizde ise bu iş artık “Milli Güvenlik” sorununa dönüştü" dedi. Konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüştüğünü söyleyen Selvi, Soylu'nun şu sözlerini aktardı: “Geçmiş dönemlerde ülkeleri istikrarsızlaştırmak ve kendi istikametinden ayırmak için kullanılan yöntemler şimdi sosyal medya üzerinden servis ediliyor. Yabancı istihbarat örgütleri, siyasi muhalefet, terör örgütleri ve ideolojik yapılanmalar var bunun içinde. Ve bunu takip eden masum halk var. Nefreti başka bir marjinal etki haline dönüştürmek istiyorlar. Üst akıl yalanı algı diye yutturmaya çalışıyor. Bu düpedüz yalan. Yabancı istihbarat servislerini, terör örgütlerini anlıyorum da demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan muhalefet partilerimiz bunlara niye alet olur? Mesele Erdoğan’a muhalefetse bunun demokratik kanalları var. Mesele Erdoğan’ı tasfiye etmekse seçim sandığı var. “Erdoğan’ı tasfiye edeceğiz” diye yabancı istihbarat servislerinin planlarına alet olunur mu? “Erdoğan nefreti” yüzünden ülke kaos ortamına sürüklenir mi? İstihbarat servisleri, terör örgütlerini, terör örgütleri ideolojik yapılanmaları besliyor. Böylece birbirini besleyen hormonlu bir yapı ortaya çıkıyor."

2 ay önce

Fransız gazeteci Andlauer: Fransa ordusu için çalışan Afganlarla tahliye için iletişime bile geçilmedi

Afganistan'da ABD ordusunun çekilmesinin ardından Taliban'ın ciddi bir direnişle karşılaşmadan, 1 ay gibi kısa sürede Kabil'e girerek yönetimi ele geçirmesi, Batılı ülkelerde büyük endişeye neden oldu. Başta ABD olmak üzere, NATO göreviyle Afganistan'da bulunan diğer ülkelerin orduları için çalışan Afganlar, öldürülme endişeyisle tahliye edilmeyi bekliyor. ABD, kendi adına çalışan Afganları Moritanya ve Katar gibi üçüncü ülkelere tahliye ederken, bazı ülkeler bunu da yapmadı. Bunlardan biri de Fransa. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız ordusu ve büyükelçiliği için çalışan Afganların tahliye edileceğini açıklamasına karşın, şu ana kadar hiçbir adımın atılmadığı ortaya çıktı. "HİÇBİRİYLE İRTİBATA BİLE GEÇİLMEMİŞ" Fransız gazeteci Brice Andlauer'in Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Fransız ordusunun eski Afgan çalışanlarına ulaştığını kaydederek, "Macron'un pazartesi akşamı yaptığı açıklamaya rağmen hiçbiri tahliye edilmemiş, hiçbiriyle irtibata dahi geçilmemiş. Evlerine kapanmış bekliyorlar." ifadelerini kullandı. "SAVUNMA BAKANLIĞI, SÜRECİ BLOKE EDİYOR" Kabil'deki havalimanı ve Fransa'nın Kabil Büyükelçiliğine ulaşımın kalabalık ve Taliban kontrol noktaları nedeniyle kaotik durumda olduğuna dikkati çeken Andlauer, Fransız Ordusunun Eski Çalışanları Derneğinin, koruma talep eden eski Afgan çalışanların listesini Fransa'nın Kabil Büyükelçiliğine ilettiğini bildirdi. Gazeteci Andlauer, "Ancak Savunma Bakanlığı, süreci bloke ediyor gibi görünüyor." yorumunu yaptı. "70'TEN FAZLA KİŞİ KORUMA TALEP EDİYOR" Savunma Bakanı Florence Parly'nin 10 kadar Afgan çalışandan söz ettiğini belirten Brice Andlauer, "Koruma talep eden 70'ten fazla kişi var, umarız tarih bu defa tekerrür etmez." ifadelerine yer verdi. 80'E YAKIN AFGAN VİZE BEKLİYOR Fransız Ordusunun Eski Çalışanları Derneği Başkanı Adel Abdul Raziq da Fransız medyasına Fransa'nın Taliban’ın kontrolünü ele aldığı Afganistan’da Fransız ordusunun eski Afgan çalışanlarını yüzüstü bıraktığı açıklamasını yapmıştı. Bu durumdaki 80'e yakın kişinin vize beklediğini belirten Raziq, Fransız devletine vize bekleyen eski Afgan çalışanları için devreye girme çağrısında bulunmuştu.

1 ay önce

Türkiye'nin PKK'yı bitme noktasına getirmesi Fransa'yı rahatsız etti!

Bağdat temaslarının ardından gittiği Musul ve Erbil'de verdiği kışkırtıcı mesajlar ve etnik, dinî farklılıkları ön plana çıkaran konuşma ve ziyaretleri ile dikkat çeken Macron'un hedefinde Irak'ın kuzeyini işgal planı var. Macron'un Erbil ziyareti sürerken Kerkük'te Fransız istihbaratı, Dışişleri ve Genelkurmay temsilcileri ile Iraklı sivil ve askerî temsilcilerin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi. Iraklı üst düzey güvenlik kaynaklarının gazetemize verdiği bilgilere göre, toplantıya KDP ve KYB yönetiminden isimler de iştirak etti. MUSUL VE KERKÜK'E ASKER GETİRECEK Fransız ve Irak makamlarının Kerkük'te yaptığı görüşmede Kerkük Keyvan Askerî Üssü'ne 500 Fransız askerinin getirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Fransa'nın ikinci hamlesi ise Musul'a 600 kişilik asker sevk etmek olacak. Iraklı üst düzey güvenlik kaynağı, Sincar'a komşu Telafer - El Faruk Havalimanı'na konuşlandırılacak Fransız askerler konusunda İran ile de mutabık kalındığını aktardı. Fransız askerlerinin lojistik üssü ise Erbil-El-Hariri Havalimanı olacak. PKK İÇİN GÜVENLİ KORİDOR OLUŞTURUYOR Irak Türkmen Cephesi (ITC) Sözcüsü Mehmet Seman Ağaoğlu, bu durumun açık bir işgal ve Irak'ın egemenliğini ihlal olduğunu söyledi. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, Ağaoğlu "Fransa'nın bölgedeki varlığı bir yandan PKK'ya güvenli koridor oluşturmak diğer yandan ise Sincar, Selahaddin, Duhok, Mahmur gibi alanlara tampon hat inşa ederek terör örgütünü rahatlatmak" dedi. YENİ KAOS PLANI UYGULAMAYA KONULDU Iraklı Emekli General Abdusselam Mesud ise bölgede yeni bir kaos planının uygulamaya konulduğunu belirterek "Fransa'nın bölgeyi işgali demek PKK'ya daha fazla silah ve cephane verilmesi demektir. Ayrıca Macron yönetimi PKK işgalindeki Sincar, Mahmur ve Kandil başta olmak üzere tüm terör alanlarına dönük TSK müdahalesinin önüne geçmek istiyor. Bu kapsamda Fransız üsleri başta Türk SİHA'ları olmak üzere tüm Türkiye'nin operasyonlarını sabote merkezine dönüştürülecek. Hedef bir yandan PKK'yı güçlendirmek diğer yandan Papa'nın da haritasını çizdiği Ninova Hıristiyan devletini hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. ITC SÖZCÜSÜ AĞAOĞLU: TÜRKMENLERİ YOK SAYDILAR ITC Sözcüsü Mehmet Seman Ağaoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ziyaret programında Ezidi, Hıristiyan, Kürt ve daha küçük etnik ve dini gruplarla görüşmesine rağmen Türkmenler ile temastan özellikle kaçındığına vurgu yaptı. Ağaoğlu, şunları kaydetti: Irak'a 5 bin kilometre mesafeden gelen Macron'un Musul'da Hıristiyan ve Ezidi nüfusun yoğun olduğu Sahel Ninova bölgesini özellikle seçmesi ve yaptığı açıklamalar Fransa'nın hevesini çok net olarak gösteriyor. Macron, Irak ziyaretinde, şartlar ne olursa olsun, ABD güçlerini çekse de Irak'ta kalmaya devam edeceklerini söyledi. Macron ayrıca 'Irak'ta kalabilmelerini sağlayacak operasyonel kapasiteye sahip olduklarını' hatırlattı.

1 ay önce

Fransa, DAEŞ'e para aktarmış

Fransız kurumlarına ait belgelerdeki bilgiler, dünyanın en büyük çimento devi Fransız Lafarge'ın, DEAŞ ile ilişkisi hakkında Fransız iç, dış ve askeri istihbarat servislerini sürekli bilgilendirdiğini ve ilişkinin Fransa devletinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini gözler önüne serdi. Lafarge'ın ilişki ağını, Suriye'deki terör örgüleriyle iş birliğini ve faaliyetlerini yürütebilmek için yaptığı görüşmelerini bölgeden haber almak için kullanan Fransız istihbarat ajanslarının, şirketi yaptıklarının suç olduğu konusunda uyarmadığı da belgelerde yer aldı. ŞİRKET İSTİHBARATTAN DESTEK İSTEDİ Hürriyet’in aktardığı habere göre; Fransız devletine ait belgelerde Lafarge şirketi ile Fransız istihbarat servisi arasındaki ilişkinin 22 Ocak 2014'te şirketin güvenlik müdürü Jean Claude Veillard'ın İçişleri Bakanlığı istihbaratına ait bir adrese gönderdiği e-postayla başladığı anlaşılıyor. Şirket yetkilisi Veillard, mailinde Lafarge'ın Suriye'de halen aktif olduğunu ve çalışmalarının devam edebilmesi için “yerel aktörlerle” ilişki kurması gerektiğini belirtti. Güvenlik müdürü, istihbarat servisine, basında kendileri hakkında bazı olumsuz yayınlar yapıldığını belirterek, yöneticilerinin ve genel merkezin ne kadar risk altında olduğunu sordu. Lafarge'a yanıt veren istihbarat servisi görevlisi bu durumu görüşecekleri bir tarihi kendisine bildirdi. BELGELER ORTAYA ÇIKTI Lafarge-terör örgütü ilişkilerinin skandal olarak Fransa gündemine gelmesi ve konunun mahkemeye yansımasının ardından 18 Kasım 2018’de AM 02 kod isimli istihbarat mensubu, mahkemede ifade verdi. İfade tutanağına göre görevli, Lafarge’ın Suriye’deki bilgi kaynakları olduğunu kabul etti. İstihbaratçı, hakime Fransız gizli servislerinin Lafarge fabrikasından nasıl faydalandıklarını anlattı. Tutanaklarda istihbaratçı, 2012-2014 döneminde Lafarge tarafından Suriye’deki (Nusra Cephesi dahil) tüm silahlı gruplara çimento gönderildiğini söyleyerek DEAŞ’ı bunun dışında tutmadı. İstihbaratçı mahkemede, “Lafarge’ın çalışmalarına devam etmesini fırsat bilerek duruma tamamen fırsatçı şekilde yaklaştık.” dedi. İSTİHBARAT DEAŞ'A ÇİMENTO SAĞLADIĞINI BİLİYORDU Lafarge Güvenlik Müdürü Veillard ile Fransız İçişleri Bakanlığı istihbaratı arasındaki e-posta trafiğinde 1 Eylül 2014’te yapılan yazışmalarda DEAŞ’a çimento gönderilmesi işinin ayrıntıları ele alındı. Fransız istihbaratının kullandığı, “DEAŞ’a giden çimentoyla ilgili daha fazla detay verebilir misiniz?” şeklindeki ifadesinden, Lafarge’ın söz konusu dönemde terör örgütüyle ilişkisinden Fransız devletinin haberdar olduğu açık şekilde görülüyor. Lafarge ile Fransız iç, dış ve askeri istihbarat servisleri arasında yalnızca 2013 ve 2014 yılları arasında yapılan görüşmelerin 30’dan fazla olduğu dikkati çekiyor. LAFARGE ELDE ETTİĞİ BİLGİLERİ İSTİHBARATA AKTARDI Lafarge’ın terör örgütlerine finansman sağlayarak insanlığa karşı suç işlemekle suçlandığı dönemde şirketin güvenlik müdürü Veillard, 30 Kasım 2017'de polise ifade verdi. İfade tutanağına göre Veillard, ifadesi boyunca yaptığı her şeyden Fransız devlet ve istihbarat kurumlarını haberdar ettiğini kanıtlamaya çalıştı. İfade tutanağının eklerinde Lafarge güvenlik müdürünün sahadaki görüşme bilgileri, sahada gelişen şartlar ve aldığı duyumlara ilişkin belgeler yer aldı. Veillard’ın çatışmalar ve silahlı gruplar arasındaki askeri dengelere dair saha bilgilerini Fransız istihbaratına aktardığı anlaşıldı. Söz konusu notlardan birinin üzerinde Ekim 2013’te Veillard tarafından elle “Fransız dış istihbaratına (DGSE) gönderildi” yazılmış bir nota rastlandı. ÖNEMLİ KARAR Fransa'da Yargıtay, Fransız çimento devi Lafarge’a 'DEAŞ’lı teröristleri finansmandan ötürü insanlığa karşı suça ortak olmak suçlaması yöneltilebilmesinin' önünü açtı. ÖRTBAS EDİLECEK Mİ? Fransa’da 2016’da, Lafgarge’ın Suriye iç savaşında haraç vererek terör örgütü DEAŞ'ı finanse ettiği yönünde haberler yayımlandı. Fransız basınına göre, şirket Suriye'nin Çelebiye bölgesindeki faaliyetlerini devam ettirebilmek için DEAŞ’a haraç ödemenin dışında örgütten malzeme ve akaryakıt temin etti. Şirket 2017’de fabrikanın açık kalabilmesi için Suriye sahasındaki silahlı gruplara ödemeler yaptığını kabul ederken "insanlığa karşı işlenen suçlara karşı ortak olmak" suçlamalarına karşı çıktı. Hakkında soruşturma başlatılan şirketin ikisi üst düzey olmak üzere 8 yöneticisine terörizmi finanse etmek, insanlığa karşı işlenen suçlarda iş birliği yapmak gibi suçlamalar yöneltildi. Haziran 2018'de şirkete yöneltilen "insanlığa karşı suçlara ortak olmak" suçlaması, Kasım 2019'da düşürüldü. Suçlamanın düşürülmesine tepki gösteren sivil toplum kuruluşları konuyu Fransız Yargıtayına taşıdı. Fransız Yargıtayının bugün, Lafarge’ın DEAŞ’lı teröristleri finansmandan ötürü insanlığa karşı suça ortak olmakla suçlanabilmesinin önünü açacak ya da kapatacak bir karara varması bekleniyor.

1 ay önce

Fransa medyası Türkiye’yi AB’yi tehdit eden güçler arasında gösterdi

Fransa'da günlük yayımlanan uluslararası etkinliğe sahip Le Figaro gazetesi, “Avrupa önündeki zorluklarla karşı karşıya” başlığı adı altında Avrupa Birliği’ni (AB) tehdit eden güçler ve krizlere ilişkin bir grafik paylaştı. Grafikte Türkiye ayrıntısı dikkat çekiyor. Türkiye, Avrupa Birliği’nin geleceğini tehdit edecek ülkeler arasında gösteriliyor. Grafiğe göre AB için tehditler, ‘ülkelerin genişleme emelleri’, ‘siber tehdit-sahte haber’, ‘terör riski’ ve ‘göç krizi’ başlıkları altında toplanmış. AB'NİN GÖÇ KORKUSU Küresel veya bölgesel genişleme emelleri olan düşmanlar arasında Türkiye de bulunuyor. Türkiye dışında Rusya ve Çin de AB için küresel tehdit. Türkiye üzerinden AB ülkelerine doğru gerçekleşecek göç de hazırlanan içeriğe göre Avrupa Birliği için önemli tehdit olarak görülüyor.

1 ay önce

Avrupa, Fransa-DEAŞ ilişkisini kulak arkası etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında önceki gün yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında, Fransız çimento devi Lafarge’ın, DEAŞ’ı Fransa gizli servisinin bilgisi dahilinde desteklemesine ilişkin belgelerin ortaya çıkması da gündeme geldi. Fransa’da Yargıtay’ın Lafarge’a “İnsanlığa karşı suça iştirak” suçlaması yöneltilebilmesinin önünü açan kararını değerlendiren Erdoğan’ın, “Fransa Yüksek Mahkemesi tarafından konunun belgelenmiş olması önemli” dediği öğrenildi. BM’DE GÜNDEME GELECEK Birçok liderle konuyu daha önce konuştuğunu anlatan Erdoğan’ın, “Lafarge ile ilgili konuyu, Macron’un kendisine ve Avrupa’da görüştüğüm pek çok lidere yıllardır söyledim. Ancak hep kulak arkası ettiler” ifadesini kullandığı belirtildi. Erdoğan’ın, 19-22 Eylül tarihleri arasında BM Genel Kurulu için gideceği ABD’de gerçekleştireceği temaslarında da söz konusu konuyu gündeme getireceği ifade ediliyor. GENEL MERKEZ’E EK BİNA AK Parti, Genel Merkez yerleşkesini de genişletiyor. Genel Merkez binasının yanında bulunan düğün salonunun olduğu yerin satın alındığı ve buraya ek bina yapılacağı öğrenildi.

1 2 3 4 5 6 7