01 Şubat Çarşamba 2023
1 yıl önce

Sezen Aksu'dan dini değerlere hakaret: Yeni şarkısının sözleri infiale neden oldu

Şarkıcı Sezen Aksu, 'Şahane Bir Şey Yaşamak' isimli yeni bir şarkı çıkardı. Aksu'nun, sözleri kendisine ait olan şarkıda "Binmişiz bir alâmate. Gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem’e..." ifadelerini kullanması infiale neden oldu. SOSYAL MEDYADA BÜYÜK TEPKİ Dini değerlere hakaret edilmesini hazmedemeyen vatandaşlar, sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. 'Sezen Aksu' Twitter'da Trend Topic listesinde ikinci sıraya yerleşti. İşte o tepkilerden bazıları:

1 yıl önce

Sezen Aksu’nun “Şahane Bir Şey Yaşamak” şarkısına bir tepki de Diyanet-Sen’den: Kesinlikle kabul edilemez

Sanatçıların halkın değerleri noktasında daha duyarlı olması gerektiğini belirten Diyanet-Sen Van Şube Başkanı Nurullah Arvas, sanatçı ve söz yazarı Sezen Aksu'nun son şarkısı "Şahane Bir Şey Yaşamak" isimli şarkısında geçen "Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem'e" sözlerine tepki gösterdi. Hazreti Adem ve Havva'nın yalnızca Müslümanların değil bütün kutsal dinlerin ortak değeri olduğuna vurgu yapan Arvas, "Aynı zamanda ilk peygamber olan Hazreti Adem'e cahil demek kimsenin haddi değildir. Halkın dini değerlerini aşağılayan bu sözlerden dolayı genel merkezimiz tarafından gerekli hukuki girişimlerde bulunacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" dedi. İster sosyal paylaşım sitesi, ister kitap ya da film olsun ister şarkı olsun ve kim tarafından yapılırsa yapılsın düşünce ve ifade özgürlüğü bahane edilerek Müslümanların mukaddesatına, kutsal değerlerine, din ve peygamberlere karşı aşağılayıcı bir dil kullanmanın kesinlikle kabul edilemez bir durum olduğuna dikkat çeken Arvas, "Halkın dini değerlerini alenen aşağılayan Sezen Aksu hakkında sendika olarak suç duyurusunda bulunacağız. Hazreti Adem ve Hazreti Havva bütün kutsal dinlerin ortak paydasıdır. Onlara karşı kullanılan 'cahil' yakıştırması, ortak dini değer ve sembol olan kişilerin bu şekilde aşağılanması halka mal olmuş bir sanatçıya yakışmamıştır. Sözlerinizle kast ettiğiniz genel olarak insanın cahilliğine vurgu olabilir ancak, bunu tüm kutsal dinlerin ortak değeri Hazreti Adem ve Havva üzerinden yaptığınızda ne halkımız ne de sendika olarak bizler buna müsamaha gösteremeyiz. Derhal halkımızdan özür dileminizi ve gerekli açıklamayı yapmanızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

1 yıl önce

Sezen Aksu'nun skandal şarkı sözlerine Diyanet'ten tepki: “son derece dikkatli olunmalı”

Türkiyen'nin 'Minik Serçe' olarak tanıdığı şarkıcı Sezen Aksu, 'Şahane Bir Şey Yaşamak' isimli şarkısıyla sosyal medyada gündem olmuştu. Aksu'nun şarkısındaki, "Binmişiz bir alâmate, gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem'e" sözleri sosyal medyada büyük tekiye neden olmuştu. Diyanet İşleri Başkanlığı Sezen Aksu'nun şarkı sözleri üzerine açıklamalarda bulundu. Başkanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Son zamanlarda İslam'ın kutlu elçileri Hz. Âdem ve Hz. İsa peygamberlerimize; insanlığın ortak değeri Hz. Havva ve iffet abidesi Hz. Meryem annelerimize yönelik gelişigüzel tartışmaların ve polemiklerin yapıldığına şahit olmaktayız. Öncelikle bilinmelidir ki Hz. Âdem (a.s.), ilk insan olmasının yanında aynı zamanda ilk peygamberdir. Bu yönüyle vahye muhatap olmuş; akıl, şuur, irade gibi hususiyetleri ve eşya hakkındaki ilmiyle meleklere üstün kılınmış mükerrem bir şahsiyettir. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim'de "halife" olarak nitelenen Hz. Âdem ve onun eşi Hz. Havva, bütün insanlığın müşterek değeri ve muazzez atalarıdır. Aynı şekilde Yüce Allah, "Allah katında İsa'nın yaratılmasındaki durum, Âdem'in durumu gibidir." (Âl-i imran, 3/59) buyurarak Hz. İsa'nın yaratılışındaki ilahî kudrete ve onun mucizevî doğumuna açıkça vurgu yapmıştır. Tevhit inancının örnek şahsiyetleri olarak Hz. İsa ve onun mutahhar annesi Hz. Meryem, Allah'ın ezelî hitabına mazhar olan seçkin insanlardır. Yüce Allah, hem Hz. İsa'nın hem de onun mübarek annesi Hz. Meryem'in asaletinden ve saygınlığından Kur'an-ı Kerim'de defaatle bahsetmiştir. Nitekim Hz. Meryem, insanlık için iman, hayâ ve iffet timsali bir şahsiyet olarak tanıtılmıştır. Kur'an-ı Kerim'de yüce Allah'ın övgüsüne mazhar olmuş bu müstesna şahsiyetler, tarih boyunca bütün Müslümanlar tarafından da büyük bir saygı, hürmet ve muhabbet anılmıştır. Dolayısıyla maksadı, niyeti ve bağlamı ne olursa olsun, İslam'ın seçkin, önder ve örnek şahsiyetlerine dair söylenen her cümlede, yapılan her açıklama ve yaklaşımlarda son derece hassas ve dikkatli olunması gerekmektedir. Dinî şahsiyet, sembol ve değerlerle ilgili özensiz tutum ve davranışlarda bulunulması, en hafif tabirle saygısızlıktır. Bu hususta asgarî bir insanî erdem olarak herkesin daha duyarlı olması ve hassasiyet göstermesi elzemdir. Bu itibarla, hem yüce dinimizin ilkeleri ve örnek şahsiyetleri hakkında konuşurken hem de söz konusu değerleri savunurken saygılı, özenli ve ilkeli olmak, herkesin içselleştirmesi gereken en temel insanî ve ahlakî tavırdır.

1 yıl önce

Ali Babacan, dini değerlere hakaret eden Sezen Aksu’ya sahip çıktı…

Babacan Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Türkiye ancak fikir ve ifade özgürlüğü zemininde yükselebilir. Sanatçılarımız da sanatlarını icra ederken özgür olmalıdır. Şarkı sözlerini çarpıtan zihniyet bu ülkeye sadece kötülük yapmaktadır.” ifadelerini kullandı.

1 yıl önce

Devlet Bahçeli'den Sezen Aksu'ya tepki “Serçeysen serçeliğini bil, sakın kuzgunluğa heves etme.”

İşte Bahçeli'nin grup toplantısından öne çıkanlar... Bir süredir Kazakistan'ı hakimiyeti altına alan kaotik tablo çok şükür tesirini neredeyse kaybetmiştir. Endişeyle takip ettiğimiz iç çatışma ortamı sükut bulmuş, hayat normale dönmeye başlamıştır. Bundan ziyadesiyle memnun olduğumuzu belirtmek istiyorum. İç ve dış dinamikleri doğru analiz etmeden, güç mücadelelerini isabetle okumadan Kazakistan'ın maruz kaldığı tehditleri anlamamız zordur. 4 Ocak 2022 tarihinde kontrollü ve kumandalı gösteriler ülke geneline sıçramıştır. Kazakistan'da etkili olan krizin turnusol kağıdı işlevi gördüğü, bölgesel direnci test ettiği ortadadır. Sıradan eylemcileri canlı kalkan olarak kullanmaları çok tehlikeli bir oyunu sergilediklerinin göstergesidir. Bu aslında bildik ve kanlı bir şablondur. Son kurban olarak Kazakistan seçilmiştir. 5 Ocak 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Tokoyev, olayların uzun bir hazırlık aşamasından geçtiğini açıklamıştır. Kazakistan'daki olayların önü alınmıştır fakat Türkiye de dahil olmak üzere öne çıkan ülkeler için tehditler her zaman muhtemeldir. Hazırlık ve uyanık olmak bir mükelefliyettir. Demokrasiyi işgal etmelerinin anahtarı olarak kullanıp toplum veya milletlerin varlık haklarına musallat olan emperyalist çevrelerin bundan sonra da boş durmayacağı kesindir. Soğuk savaş döneminin tarihi bir simetrisi yaşanmaktadır. Su uyusa da düşman asla uyumayacak, durmayacaktır. Kimseye muhtaç değiliz. Bizim nazarımızda Ankara neyse Bakü, Lefkoşa, Taşkent odur. Aralarında hiçbir fark yoktur. Sınırlarımız ayrı olabilir, ülkelerimiz de ayrı olabilir ama kaderimiz aynıdır, kaynağımız aynıdır, milletimiz aynıdır, adı da Türk milletidir. "TÜRKMENSİZ BİR IRAK YARALIDIR" Irak'ta 10 Ekim 2021 tarihinde yapılan seçimlerin kesin sonuçları tartışmalar sonunda netlik kazanmıştır. Şu anda siyasi ve anayasal süreç işlemektedir. Seçimlerde en çok oyu almış siyasi ittifakın lideri başkan olarak seçilmiştir. Irak'ın toplumsal birliği parçalı ve kırılgandır. 10 Ekim seçimlerinde Irak Parlamentosu'na 7 Türkmen vekili seçilerek girmiştir. Türkmenler, Kürtler ve Araplar gibidir Irak'ın kurucularından biridir. Yani Türkmensiz bir Irak, yaralıdır, yetimdir. Irak Türkmenleri siyasi cepheleşmelerden çok çekmiştir. Terör ve şiddet eylemlerinden fazlasıyla etkilenmişlerdir. Irak'ın anlaşmazlıkla pekişmiş coğrafi alanlarında yaşayan Türkmenlerdir. Bizim Türkmeneli olarak adlandırdığımız bölgede Türkmenler varlık mücadelelerini sürdürmektedir. "TÜRKMEN KENTLERİNİN İMHASINA HİZMET ETMEK İNSANLIK SUÇUDUR" Türkmenlerin ve Türkmen kentlerinin imhasına hizmet etmek insanlık suçudur, barbarlıktır, en ağır şekilde bedeli ödenmelidir. Kerkük, Türk'tür, başka söze gerek yoktur. Adil ve hakkaniyet esasına dayalı siyasi temsilleri en doğal haklarıdır. Irak Türkmenleri yok sayılamaz, göz ardı edilemez.  "MEZHEPÇİLİK FİTNEDİR" Türk'ün Şii'si, Sünni'si olmaz, Türk Türktür, Türkmen Türkmen'dir. Etrafımız bu kadar kuşatılmışken bir de mezhep çetelesi mi tutacağız. Böyle bakarsak bunu tarihe, ecdada, şehitlere nasıl anlatırız. Irak Türkmenleri düştükleri tuzaktan derhal kurtulmalıdır. Mezhep bir seçimdir, Türklük ezeli bir kader hükmüdür. Biz Irak Türkmenlerinin hak ve hukukunu savunmakta sonuna kadar kararlıyız. Bir olursak hiçbir dayatma sonuç alamaz, ayrışırsak ayakta kalamayız, hayatta tutunamayız. Bunu bilelim, bunu bir an olsun unutmayalım. ENES KARA AÇIKLAMASI Siyasi ve ideolojik önyargılarla istismar edilmiştir. Bir gencimizin girdiği ruhi bunalımdan çıkamayarak intihar etmesi bizi derinden üzmüştür. 20 yaşındaki Enes kendisini boşluğa bırakmış, videoda da cemaat yurdunda kaldığını ifade etmişti. TBMM'ye geçen dönemden sunduğumuz ruh sağlığı kanun teklifinin de kabulünü bekliyor, bunu ısrarla istiyoruz. İstismarın her zemininin karşısındayız. Suçsuz, günahsız insanlarımızın israfına tahammül edemeyiz, gençlerimizi sahipsiz bırakamayız. Malum intihar vakası ne ilk ne de son olacaktır. CHP'nin ve malum yoldaş medyasının sürekli gündemde tuttuğu Enes Kara intiharı kollektif bir saldırıya dönüşmüştür.  Tarikat ve cemaatler devletle rekabete meyletmedikten sonra sosyolojik bir realite olarak hayatın olağan akışı içinde var olmaya devam edecektir. Biz kimsenin avukatı değiliz ama mesele dinimiz olunca sözümüzü asla esirgemeyiz. Bu tip üzücü intihar hadiselerine defalarca şahit olunmuştur. Hiçbir intihar tasvip edilemez, hoş görülemez. İntihar bir iflasın sonucudur. Biz sebepler üzerinden konuşulmasını daha makul buluyoruz. Gerçeklerin örtbas edildiği, algıların ön plana geçtiği bugünkü dönemde tutarlı bir mantık örgüsüyle tefrik etmek durumundayız. Maddi ve manevi miras, teknoloji, düşünüş biçimi insanın topluma bakışını her cepheden etkilemektedir.  SEZEN AKSU'YA TEPKİ: SERÇEYSEN SERÇELİĞİNİ BİL Sorumsuz ve şuursuz bir sanatçısının sefalet hali cehalet çukurunun açık seçik bir numunesidir. Bu sanatçıya diyorum ki serçeysen serçeliğini bil, sakın kuzgunluğa heves etme. Bu tiplerin kalpleri taşlı ve dikenlidir.  CHP'nin maneviyat kundakçılığından mütevellit kabarık sicilini temizlemeye kimsenin nefesi yetmeyecektir. Kılıçdaroğlu, efendimizin soyundan geliyorsa onun ahlakıyla ahlaklanması, imanıyla bütünleşmesi beklenen ve olması gereken bir insanlık halidir. Ancak kırıntısı dahi kendisinde yoktur. Türkiye karşıtlarının uydusu haline gelen siyasi bir anlayışının efendimizin soyundan geldiğini iddia etmek münafıkça bir uydurmadır. "CHP'LİLER VE YABANCI DİPLOMATLAR MAHKEMEDE NE ARIYOR?" CHP zihniyeti terörist Demirtaş'ın yanında, Sorosçu Osman Kavala'nın izindedir. Anlayamadığımız nokta CHP'lilerle birlikte yabancı ülke diplomatlarının mahkemede ne aradıklarıdır. Osman Kavala, Türkiye'yi sevmemesine rağmen CHP'lilerin Kavala sevgisi neye yorumlanmalıdır. Yoksa Kılıçdaroğlu'nun kafasında cumhurbaşkanı adayları arasında Osman Kavala da mı vardır! 'Bu Bahçeli'ye kapak olsun' diyen Kılıçdaroğlu'na şunu demek isterim ki biz tencere veya şişe değiliz ki kapak bizi bulsun. Sayın Kılıçdaroğlu sokak lambası gibi olma ki kime yandığın belli olsun. Bu yılki piyangonun Kılıçdaroğlu'nun çıkmadığına çok şaşırdım, halbuki bütün numaralar ondaydı.  6 PARTİNİN PARLAMENTER SİSTEM ÇALIŞMASI Zillet ittifakı dağınıktır. Bu ittifakın henüz cumhurbaşkanı adayı bile yoktur. Serok Ahmet ziyaretleri sıklaştırmış deyim yerindeyse mekik dokumuştur. Anlaşıldığı kadarıyla Serok ittifakta kendisine yer açabilmek için yeni bir ittifak tasarımı için harekete geçmiştir. Serok'un önerdiği yeni ittifak modeli ise bir kurnazlıktan başka bir şey değildir. Zillet ittifakı millete güven vermekten çok uzaktır. Zillet ittifakı Türkiye'nin önündeki 10 yılını gasp etmeyi, tarihin akış istikametini tersine çevirmeyi siyaset zannedecek kadar gerçeklerle bağlantısını koparmıştır.  CHP, İP ve diğer yedekler zillettedir, hüsranın pençesindedir. CHP Genel Başkanı'nın 'Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz' lafı aleni bir itiraftır. Türkiye zillete düşmeyecektir. Çıkmaz sokak, suyu çekilmiş dere yatağı, ürünsüz tarla  neyse zillet ittifakı odur.  Bir HDP'li bölücü hikayemizin bittiğini söylemiştir. Türk milleti caniye ruhsat vermeyecek kadar neciptir. Husumet bunlardadır, hazımsızlık bunlardadır. Bölücülük ve ayrımcılık bunların dinamiğidir. Diyarbakır Kırklar Dağı'na gerçekleşen 210 dönümlük Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı'na düşmanlık yapanların kanında, mayasında bir bozukluk vardır. Biz orman yakmadık, börtüye böceğe kıymadık, şerefsizlere prim vermedik. Şahsımın adını tartışmaya açanlar unutmasınlar ki Diyarbakır, Türkiye'nin 81 vilayetinden bir tanesidir. 6 Haziran 2011 tarihinde düzenlenen düzenlenen Diyarbakır Açık Hava Toplantımızda şunu söylemiştim: Brüksel'dekiler sizi benden daha çok anlayamaz. Sorarım sizlere; Trakya'da söylenen şarkıyı Bismil'de duymadınız mı? Ege zeybeğinin sesini Ergani'de işitmediniz mi? Bu konuşmanın devamında şu düşüncelerimi de Diyarbakırlı kardeşlerimle paylaşmıştım: Aramızı bozmaya çalışıyorlar, biz birlikteyken amaçlarına ulaşamadılar. Şimdi de dağıtarak sonuç almaya çalışıyorlar. Bizi asla bölemeyecekler. Türkiye'ye hep birlikte sahip çıkacağız ve Türk milletini sonsuza kadar var edeceğiz.

1 yıl önce

Ekrem İmamoğlu'ndan peygambere hakaret eden Sezen Aksu'ya destek: Sanatçılar hassastır duyarlı davranılmalı

İmamoğlu, 'Olur öyle, onlar kelime. Yani ne anlamda kullanıldığı belli. Yani gerek vardır, yoktur. Sanatçılar hassastır, sanat hassastır. Sanatçılara karşı duyarlı ve farklı davranmak gerekir. Onların hassas duygularına katkı sunmak gerekir' dedi.

1 yıl önce

Fırat Tanış kimdir? Ekrem İmamoğlu’nun eleştirmesiyle başlayan linç yağmuru… Sezen Aksu, Bilgin Gökberk, Cüneyt Özdemir detayları

Bugüne kadar, Sezen Aksu'nun ilk insan ve insanlığın ilk Peygamberi Hazreti Adem (a.s) ile Hazreti Havva validemize yönelik hakaretini savunarak destekleyen Cumhuriyet gazetesinin yazarı Bilgin Gökberk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çarpıtılan sözlerini köşesine taşırken, "Ekrem İmamoğlu'nun 'tiyatro' benzetmesine anında tepki verip artistlik yapan oyuncu tayfası, Sezen Aksu'nun 'dilinin kopartılması' konusunda arazi oldu. Bu boş beleş modelleri iyi tanıyoruz." ifadelerini kullandı. https://twitter.com/firattanis/status/1486619137770201089?s=21 Gökberk'in yazısına tepki gösteren Fırat Tanış, "Altılı bültenine çevirdiniz canım gazeteyi. Bu akılla mı her şey çok güzel olacak? Bu üslupla, bu seviyeyle mi 'ötekilerin' hakkını hukukunu korumaya talipsiniz?" diye sordu. https://twitter.com/firattanis/status/1486714779423035395?s=21 Günlerdir, "Sanatçı özgür olmalı" yaygarası kopararak Sezen Aksu'nun bir Peygambere yönelik çirkin sözlerini savunanlar, eleştiri kendilerine gelince, Fırat Tanış'ı hakaret yağmuruna tuttu. https://twitter.com/cuneytozdemir/status/1486764583771590656?s=21 Tanış'ın sözlerine Twitter hesabından cevap veren Cüneyt Özdemir de Fırat Tanış'ı "trol" olmakla suçladı.