30 Kasım Salı 2021
1 yıl önce

Suudi Arabistan, imaj çalışması için sosyal medya fenomenlerini ve dünyaca ünlü mankenleri ağırladı

suudi arabistan, imaj çalışması, şeyma subaşı, yasak, kıyafet

1 yıl önce

Washington Post Yayın Kurulu: Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı kararı, adaletle alay etmektir

washington post, suudi arabistan, cemal kaçıkçı, adaletle alay etmek

1 yıl önce

Suudi Arabistan’ın boykot çağrısı ters tepti! Arap aktivistlerden Türkiye’ye destek

Türkiye, suudi arabistan, boykot, ters tepti, suudi arabistan ticaret odaları konseyi başkanı aclan bin abdulaziz el-aclan, arap aktivistler, Türkiye’ye destek, cemal kaşıkçı cinayeti, filistin davası

1 yıl önce

Suudi Arabistan'daki Fransız Konsolosluğu'nda saldırı

suudi arabistan, fransa, cidde, keskin bir obje, kesici bir alet, fransız konsolosluğu, spa, mekke bölgesi güvenlik güçleri sözcüsü muhammed el-ğamidi, bıçaklı

5 ay önce

Haaretz gazetesi: İsrailli firma Suudi Arabistan'a casusluk teknolojisi satıyor

İsrail'de siber teknoloji alanında faaliyet gösteren bir şirketin Suudi Arabistan yönetimine casusluk teknolojisi sattığı bildirildi. Haaretz gazetesinde yer alan haberde, Suudi Arabistan'ın 2019'dan bu yana İsrailli "Quadream" isimli şirketten casus yazılımlar satın aldığı belirtildi. Haberde, siber teknolojiler alanında faaliyet gösteren Quadream'ın Tel Aviv yakınlarındaki ofisine ilişkin bilgiler paylaşıldı. Şirketin internet sitesinin olmadığına ve Ramat Gam'daki ofisinde herhangi bir tabela bulunmadığına işaret edildi. Biri İsrail ordusunun istihbarat servisinden emekli istihbaratçı olmak üzere 3 kişi tarafından 2016'da kurulan Quadream'ın, ürünlerini Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki InReach isimli şirket üzerinden yurt dışına sattığı ifade edildi. İsrailli siber firmasının cep telefonlarına sızmaya ve hacklemeye yönelik yazılımlara odaklandığı ve müşterileri arasında Suudi Arabistan'ın da yer aldığı kaydedildi. Bir başka İsrailli firma Kaşıkçı cinayetiyle gündeme gelmişti İsrailli siber firmaların adı sık sık Suudi Arabistan'a casus yazılım sattıkları yönündeki haberlerle gündeme geliyor. Daha önce de İsrailli siber teknoloji firması NSO Group'un da Suudi Arabistan'a casus yazılım sattığına ilişkin haberler uluslararası basında yer almıştı. NSO Group'a ait bir casus yazılımın ismi, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili gelişmelerde geçmişti. Kaşıkçı'nın Kanada'da yaşayan arkadaşı Suudi aktivist Ömer Abdülaziz, telefonuna İsrailli şirkete ait casus yazılımın yüklendiğini dile getirmişti. Abdulaziz, casus program sayesinde Kaşıkçı ile yaptığı konuşma ve yazışmaların ortaya çıktığını, Suudi gazetecinin bu konuşma ve yazışmalar sebebiyle öldürülmüş olabileceğini ifade ederek Aralık 2018'de NSO Group hakkında dava açmıştı. Tel Aviv Bölge Mahkemesi, söz konusu davayı, "casusluk amacıyla bir insan hakları savunucusunun telefonunun hacklenmeye çalışıldığı ve bu girişimin ardında NSO Group'un olduğuna yönelik iddialara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı" gerekçesiyle reddetmişti. ABD’li Ulusal Güvenlik Ajansının eski çalışanı Edward Snowden, İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesinde yayımlanan röportajında, "Eğer NSO, Pegasus teknolojisini, geçmişi insan hakları ihlalleriyle dolu Suudi Arabistan’a satmamış olsaydı Cemal Kaşıkçı şu an hayatta olabilirdi." demişti. Sosyal iletişim ağı WhatsApp da NSO Group hakkında, şirketin mesajlaşma hizmetini geniş kapsamlı casusluk için kullandığını, 20 ülkede, aralarında 100 gazeteci ve insan hakları aktivistlerinin de bulunduğu 1400'den fazla kişiyi izlediğini öne sürerek dava açmıştı. NSO Group ise hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, "terörizm ve ciddi suçlarla mücadele etmelerine yardımcı olmak için ülkelere ya da kolluk kuvvetlerine teknoloji hizmeti verdiğini" ileri sürüyor.

2 ay önce

ABD, Suudi Arabistan'dan hava savunma sistemlerini geri çektiğini bildirdi!

Associated Press Haber Ajansı, Planet Labs şirketine ait uydu görüntülerinde, hava üssünde pistin hemen güneybatısında, 1 kilometrekarelik bir alanda konuşlu bazı Patriot bataryalarının ve Terminal Yüksek İrtifa Alan Savuna Sistemi'nin (THAAD), ağustos ayının sonlarından itibaren boşaltıldığını belirtti. THAAD sistemi balistik füzeleri Patriot füzelerine göre daha yüksek bir irtifada yok etme kapasitesine sahip. AP, Hava Üssü'ndeki faaliyetler ve araç hareketlerinin devam ettiğine dikkat çekti. Ancak cuma günü alınan yüksek çözünürlüklü görüntülerin analizlerinde bataryaların boş oldukları ortaya çıktı. AP'ye göre, Suudi Arabistan'daki ABD hava savunma sistemlerinin başka bölgelere konuşlandırılması söylentileri aylardır Washington'da dolaşıyordu. Bunun nedeni ise Çin ve Rusya gibi küresel aktörlerle karşı karşıya gelme riskinin artması. ABD'nin bu hamlesi, Husilerin Suudi Arabistan'ın Abha kentindeki havalimanına yönelik saldırısında 8 kişinin yaralanmasının ardından geldi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, AP'nin konuyla ilgili sorusuna yanıtında, Washington'un Suudi Arabistan'daki bazı hava savunma ekipmanlarının yeniden konuşlandırıldığını kabul etti. Ancak ABD'nin Orta Doğu müttefiklerine "geniş ve derin" bağlılığının altını çizdi. Kirby, "Savunma Bakanlığımız, ABD'nin ulusal çıkarlarını ve bölgesel ortaklıklarımızı desteklemek için Orta Doğu'da binlerce askerimizi ve en gelişmiş hava gücümüz ve deniz kabiliyetlerimizden oluşan güçlü imkanlarımızı bulunduruyoruz" ifadelerini kullandı. ABD'nin hava savunma sistemlerini ülkeden çekmesini kabul eden Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise bu adımın ortak mutabakatlar sonucunda gerçekleştirildiğini söyledi. Bakanlık, Suudi Arabistan'ın kara, hava ve deniz sahalarını savunmaya muktedir olduğunu vurguladı. Prens Sultan Hava Üssü, 2019'da ülkedeki petrol üretim alt yapısına büyük hasar veren füze ve drone saldırılarının ardından binlerce ABD askerine ev sahipliği yapmıştı. Yemen'deki İran destekli Husiler bu saldırıları üstlense de bazı uzman analizleri ve saldırı bölgelerinden toplanan füze kalıntıları, saldırıların doğrudan İran tarafından düzenlendiğine işaret etmişti.

1 ay önce

Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçiliğine Kaşıkçı'nın fotoğrafı yansıtıldı: Cemal için adalet

Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçiliği binasına, üç yıl önce İstanbul'da öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın resmi yansıtıldı. Eylemi gerçekleştiren "Önce Özgürlük" (Freedom First) Hareketi, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Cemal'in fotoğrafını Washington'daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği'ne yansıttık. Cemal'in mirasının sonsuza ek süreceğini hatırlatmak için sergiledik. Cemal için adalet aramamıza yardım edin" ifadelerine yer verildi.

2 hafta önce

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, İran ile görüşmeleri sürdüreceklerini söyledi

Bin Ferhan, France 24 kanalına yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan-İran arasında daha önce gerçekleştirilen 4 müzakerenin yalnızca keşif amaçlı olduğunu ancak her iki tarafın da iletişim kurma taahhüdünde bulunduğunu belirtti. Ülkesinin İran ile müzakerelere devam edeceğini ve yakında yeni bir müzakere turu beklediklerini dile getiren bin Ferhan, "Birkaç hafta içinde yeniden başlayacak olan İran nükleer müzakereleri hakkında ciddi çekinceler var." ifadesini kullandı. İran-Suudi Arabistan ilişkileri Suudi Arabistan'da, 2 Ocak 2016'da aralarında Şii din adamı Nimr el-Nimr'in de bulunduğu 47 kişi "terör" suçlamasıyla idam edilmişti. İdamlara tepki gösteren İranlı yetkililerin peş peşe yaptığı açıklamaların ardından Suudi Arabistan'ın Tahran Büyükelçiliği ve Meşhed kentindeki konsolosluk binaları İran'daki göstericiler tarafından ateşe verilmişti. Bu olaylar sonrasında, Mart 2015'te başlayan Yemen'deki iç savaş nedeniyle zaten gergin olan iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler tamamen kesilmişti. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde Washington'un İran'a uyguladığı "azami baskı" politikasının da etkisiyle Tahran ile Riyad arasındaki gerginlik çatışma boyutuna ulaşmıştı. İran ve Suudi Arabistanlı yetkililer, nisanda Bağdat'ta doğrudan görüşmeler yapmak üzere bir araya gelmiş ve Irak'ın ara buluculuğundaki görüşmeler daha sonra da devam etmişti. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 27 Nisan'da Suudi televizyon kanalına verdiği bir röportajda, "İran bir komşu devlet ve biz kendisiyle iyi ve seçkin ilişkiler kurma arzusundayız." açıklamasında bulunmuştu. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz de 22 Eylül'de Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulundaki konuşmasında, İran ile güven inşa etmek için yapılan ilk görüşmelerin somut sonuçlar vermesini umduğunu belirtmişti.