04 Mayıs Cumartesi 2024
3 yıl önce

New York Times Meydanı'ndaki FETÖ’nün 'Stop Erdogan' ilanına karşılık, TASC tarafından 15 Temmuz darbe girişimini anlatan görseller yayınlandı

Yayında, söz konusu reklamının verildiği köşede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz anma programının 4. yılında okuduğu şiiri, İngilizce alt yazısı ile gösterildi. Dijital ekranlı kamyonetin 3 gün boyunca günde 8 saat Times Meydanı'nda dolaşacağı kaydedildi. Times Meydanı'na yakın 42. sokak ile 8. Cadde köşesindeki dijital ekrana verilen 'Stop Erdogan' reklamı, ABD'de yaşayan Türklerin söz konusu reklamı yayınlayan Outfront Media reklam şirketini telefon ve e-posta ile arayarak protestolarını ifade etmesi üzerine kaldırılmıştı.

2 yıl önce

İki yüzlü New York Times: Filistinliler için 'öldü' İsrailliler için 'öldürüldü'

Çelik’in açıklamaları şöyle; “İllegal/mafyatik kişiliklerin tezviratlarını esas kabul ederek İçişleri Bakanımıza, Bakanlarımıza, Kabinemize, Ak Partimize ve siyaset arkadaşlarımıza saldıran muhalefet siyasetçileri sadece kendilerine kişiliksiz notlar veriyorlar. Suç örgütü mensubu şahısların hezeyanlarının peşine düşerek siyaset arkadaşlarımızı hedef alanlar aslında kendi referanslarının suç örgütü mensupları olduğunu itiraf etmekten başka birşey yapmıyorlar. Muhalefetin siyasi demeç verirken kendisini suç örgütü mensubu bir şahsın ifadelerinden beslenmek zorunda hissetmesi, siyasetin en temel ilkesinden ahlaki bir sapmadır. Terör örgütü üyelerinin iddialarının bir suç örgütü üyesi tarafından dillendirildikten sonra siyaset gündemine taşınması, bir siyasi aracılık örneğidir ve nasıl bir kurgunun ürünü olduğu milletimizin ferasetinden kaçmamaktadır. Elinde belge bilgi olan hemen mahkemeye gitsin. Elindeki malzeme sadece illegal/mafyatik tiplerin tezviratları olanlar, bunları kullanarak siyaset yapmıyorlar, sadece kendilerini kullandırıyorlar. İllegal odakların sözlerini esas alarak arkadaşlarımıza siyasi saldırıda bulunanlar, illegal odakların iftiralarını referans kabul ettiklerini beyan etmiş oluyorlar. Siyasetçinin bu hale düşmesi vahimdir. Bu şekilde davrananların yarın öbür gün kendileri hakkında illegal/suç örgütü mensubu kişiliklerin söyleyeceği herşeyin doğru kabul edileceği bir ortama imza attıkları açıktır. Rakibine gayrı meşru odakların iftiralarıyla saldıranlar, gayrı meşru odakların kendileri hakkında söyleyeceği herşeyi şimdiden doğru kabul etmiştir. Bu siyaset tarzı utanılması gereken bir siyaset tarzıdır. İçişleri Bakanımızı, kabinemizi ve partimizi bir suç örgütü üyesinin laflarıyla hedef alanları şiddetle kınıyoruz. Suç örgütü üyelerini siyaset ve muhalefet yapmanın referansı kabul edenleri kınıyoruz. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın ise, “İçişleri bakanımız @suleymansoylu meseleyi açıkça ortaya koyarken muhalefetin küçük siyasi hesaplarla ve mafyatik bir şahsın hezeyanlarından medet umarak iftira ve tezviratta bulunması muhalefet adına ne hazin bir durumdur. Umarım bu yaptıklarından hicap duyarlar.” İfadesini kullandı.

2 yıl önce

New York Times Filistinlilere destek veren ünlüleri hedef gösterdi

İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarını kınayan ve Filistin’e destek veren Bella Hadid, Gigi Hadid ve Dua Lipa’yı hedef gösteren New York Times gazetesindeki ilan tepki gördü. Filistin asıllı ABD’li modeller Bella Hadid ile kardeşi Gigi Hadid ve yine Filistin’e destek veren şarkıcı Dua Lipa, New York Times (NYT) gazetesinde yer alan tam sayfa bir ilanda “İsrail’i kınayıp Hamas’a sessiz kalmakla” itham edilerek hedef gösterildi. Skandal ilanın, Bella Hadid İsrail devleti tarafından tehdit edildikten birkaç gün sonra yayınlanması da dikkati çekti. Amerikalı haham Shmuley Boteach’in başında olduğu “Dünya Değerler Ağı” adlı örgüt tarafından verilen ilan, Filistin’e destek veren üç ünlü ismi doğrudan hedef gösterdi. Örgüt sosyal medyada yoğun tepkilerle karşılaştı. Paylaşımlarında bu ilanı basan NYT gazetesine de tepki gösteren çok sayıda kullanıcı, gazetenin böyle bir ilanı yayınladıktan sonra tarafsızlığını koruduğunu iddia edemeyeceğine vurgu yaptı. FOTOĞRAFLARINA DA YER VERİLDİ Hadid kardeşler ile Lipa’nın fotoğraflarına yer verilen ilanda, “Bella, Gigi, Dua; Hamas ikinci Holokost çağrısı yapıyor. Onları derhal kınayın.” ifadeleri kullanıldı. Hadid kardeşler sosyal medya hesaplarından tepki göstermişti. Bella Hadid, olayların başladığı ilk günlerde sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Eğer Amerikalıysanız bilin ki ödediğiniz vergilerin bu yaşananlarda payı var! İsrail’e her yıl 3,8 milyar dolar ödüyoruz. Bunu biliyor muydunuz?” demişti. İKİ YÜZLÜLÜK ÖRNEĞİ Yeri geldiğinde gazetecilik ilkeleri, insan hakları, ve kadın hakları meselesinde bayraktarlık yaptığını savunan Amerikan gazetesinin, konu İsrail’e geldiğinde bu değerleri bir çırpıda rafa kaldırması hatta üç kadını tehdit eden bir ilana onay vermesi iki yüzlülük olarak değerlendirildi. NYT’nin üç ünlü ismin açıkça tehdit edildiği fotoğraflı ilanı yayınlaması ve gelen tepkilere sessiz kalması editoryal çerçevede İsrail konusunda taraf olduğunu gösterdi. LİPA’DAN SERT CEVAP Öte yandan Dua Lipa, Filistin’e destek verdikleri için kendisiyle birlikte Gigi ve Bella Hadid’i Yahudi karşıtı ilan eden, The New York Times’ta yayımlanan reklamı resmi Twitter hesabından sert biçimde eleştirdi. Lipa, Yahudi kuruluşu World Values Network’ün “çirkin kampanyalarını yalan ve bariz yanlış beyanlarla” ilerletmek için “utanmadan” ismini kullandığını söyledi. İngiliz şarkıcı, “The New York Times’ta yayımlanan World Values Network’ün reklamındaki yanlış ve dehşet verici iddiaları tümüyle reddediyorum. Hem İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün hem de İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem’in zulüm ve ayrımcılıkla suçladığı İsrail hükümetinin Filistin’deki eylemlerine karşı Filistinlilerin haklarını savunmak için ödediğimiz bedel bu.” mesajını paylaştı.

2 yıl önce

New York Times: İsrail'in ABD'ye bağımlılığı azaldıkça ABD'nin tesir gücü de azalıyor

New York Times’ta “İsrail’in ABD’ye bağımlılığı azaldıkça ABD’nin tesir gücü de azalıyor” başlıklı haberde İsrail’in ABD karşısında ulaştığı askeri ve diplomatik konumu değerlendirildi. İsrail’in Filistin politikaları nedeniyle etrafındaki düşmanlarına karşı 50 yıldır ABD’nin siyasi ve askeri desteğine ihtiyaç duyduğu belirtilen haberde, ancak bu bağımlılığın artık sona ermeye başladığı savunuldu. Haberde, "İsrail hala Amerikan yardımından büyük ölçüde yararlanırken, güvenlik uzmanları ve siyasi analistler, ülkenin sessizce ABD’den etkili bir özerklik geliştirdiğini ve hatta bunu elde etmiş olabileceğini söylüyorlar." ifadesine yer verildi. 'İSRAİL'İN ARTIK AMERİKAN GARANTİSİNE İHTİYACI YOK' İsrail’in artık kendi askeri teknolojisini ürettiği, diplomatik olarak kendi kendine yetecek şekilde Washington’dan bağımsız olarak yeni ittifak arayışlarına gittiği savunulan haberde, "İsrailliler kültürel olarak bile Amerikan onayına daha az duyarlı ve Washington ile iyi geçinmeleri için liderlerine daha az baskı uygular hale geldi." değerlendirilmesi yapıldı. "İsrail'in artık kendisini çoğunlukla barış yaptığı komşu ülkelerden korumak için Amerikan güvenlik garantilerine ihtiyacı yok. Kendisini, İsraillilerin büyük ölçüde katlanılabilir bulduğu ve olduğu gibi sürdürmeyi desteklediği Filistin çatışmasında Amerikan ara buluculuğuna ihtiyacı olduğunu da görmüyor.” İsrail'e yapılan ABD yardımlarının 1981’de ülke ekonomisinin yüzde 10’una denk gelirken 2020’deki 4 milyar dolarlık yardım ile bu oranın yüzde 1'e gerilediğine işaret edilen haberde, İsrail’in ABD’den bağımsızlaşmaya başladığına da son Gazze saldırısı örnek gösterildi. Haberde, Washington’ın geçen haftaki çatışmalara etkisinin azaldığını kabul ettiği öne sürülürken ateşkes çağrısını bile Demokratların içindeki yenilikçilerin baskısıyla Mısır’ın ara buluculuğunda olay son aşamaya geldiği zaman dile getirebildiği kaydedildi. LİBERAL OLMAYAN ÜLKELERLE İLİŞKİLER GELİŞTİRDİ İsrail’in Amerikan korumasına çok fazla ihtiyaç hissetmediği diğer bir alanın da daha önce kendisine tehdit olarak gördüğü "uluslararası izolasyon" sorunu olduğu öne sürüldü. “İsrail bir zamanlar, 'demokratik standartlara uyması' talebi ile kendisine meşruiyet sağlayacak Batı demokrasilerinden kabul arayışı içindeydi.” değerlendirmesine yer verilen makalede, ancak İsrail’in bugün Filistinlilere yönelik muamelesini kınamak bir yana, politikalarını takdir eden Brezilya, Macaristan, Hindistan gibi liberal olmayan yeni ülkelerle ilişkilerini geliştirdiğinin altı çizildi. İsrail’in diplomasi alanında ABD’den bağımsız hale geldiği kaydedilen makalede, "Amerikalı diplomatların, yumuşak bir tesir gücü olarak uzun süredir kullandığı Washington’un İsrail’in demokratik kimliğine verdiği destek her yıl daha az anlam ifade ediyor." yorumu yapıldı. Washington’dan geçen Ortadoğu barış süreci konusunda İsrailli liderlerin artık Amerikalıları iyi niyetle barış aradıklarına ikna etmeleri gerekmediği vurgulanan makalede, "Şimdi, yaklaşık 50 yıldır İsrail-Filistin çatışmasına son vermek için (ABD'nin) kullanmadığı bu etkisi, eğer bu hala bitmediyse bile yakında tamamen ortadan kalkabilir." cümlesi de yer aldı. İsrail’in büyük güçten bağımsızlık arayan tek küçük devlet olmadığına işaret edilerek, "Ancak bu durum bir yönden sıra dışı: İsrail’in askeri ve diplomatik bağımsızlığını inşa ederek kendi nüfuzunu aşındıran yine Amerikalılar oldu.” tespiti paylaşıldı.

2 yıl önce

New York Times Biden'ın Afganistan'dan geri çekilme planının aynen devam edeceğini yazdı

New York Times gazetesinde yer alan ve adı açıklanmayan üst düzey yetkililere dayandırılan habere göre Beyaz Saray, Afganistan planını revize etmeyi düşünmüyor. Taliban'ın ülkedeki hızlı ilerleyişi karşısında nasıl bir adım atacağı merak edilen Washington yönetiminin geri çekilme planına sadık kalacağını kaydeden yetkililer, Kunduz kentindeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Yetkililer Taliban'a yönelik sadece sınırlı hava saldırılarının düzenlendiğini, ancak bunun ötesinde daha kapsamlı bir adım atılmasının beklenmediğini ifade etti. Gazeteye konuşan bir yetkili, Afganistan'da 650 civarında Amerikan askerinin kaldığını ve geri çekilme planının belirlendiği şekilde sürdüğünü belirtti. Afgan hükümet güçlerinin Taliban'a karşı kontrolü kaybettiği vilayet merkezi sayısı, kuzeydoğudaki Tahar vilayetinin merkezi Talukan kentinin de örgütün eline geçmesiyle 5'e yükselmişti. Taliban, Afganistan topraklarının yüzde 80'den fazlasını kontrol ettiğini öne sürüyor. Zaman zaman savaş uçaklarıyla Afgan ordusuna destek veren ABD'nin askeri faaliyetleri, ay sonunda bitecek. Birleşmiş Milletlere (BM) göre, Taliban saldırıları ve çatışmalarda, son bir ayda binden fazla sivil hayatını kaybetti. Afganistan Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu, mayıs başından ağustosa kadar yaklaşık 1 milyon sivilin evlerinden olduğunu açıkladı.

2 yıl önce

New York Times: ABD'nin Afganistan'da düzenlediği son hava saldırısında öldürdüğü kişi DEAŞ militanı değil

New York Times, Afganistan'ın başkenti Kabil'deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı yakınlarında ABD'nin bir insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirdiği hava saldırısıyla ilgili kamera kayıtları üzerine yaptığı araştırmada, hedef alınan Zemari Ahmadi'nin DEAŞ'a çalışmadığı ve de iddia edildiği gibi aracında patlayıcı taşımadığı sonucuna vardı. Araştırmanın detaylarının verildiği analiz yazısında, ABD askeri yetkililerinin saldırı düzenledikleri aracı kullanan kişinin kimliğini bilmediklerini kabul ettiğine, 43 yaşındaki Ahmadi'nin araca yüklediği ağır malzemenin "patlayıcı olabileceği" sonucuna varıldığına, ellerinde bu konuda kesin bir bilginin bulunmadığına dikkat çekildi. Hava saldırısında ölen Ahmadi, ABD yardım kuruluşu çalışanı çıktı Kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu, ABD'nin DEAŞ üyesi olduğunu iddia ettiği Zemari Ahmadi'nin California merkezli bir yardım ve lobi grubu olan Nutrition and Education Internatinal (NEI) isimli kuruluşta elektrik mühendisi olarak çalıştığı anlaşıldı. Kayıtlarda, saldırı günü Ahmadi'nin iş arkadaşları ile Kabil'de Taliban'ın kontrolü altındaki bir parkta bulunan mültecilere gıda yardımı dağıttığı ve öğleden sonra aracıyla arkadaşlarını aldığı yere bırakarak evine döndüğü tespit edildi. Ahmadi'nin iş arkadaşlarını bıraktığı noktada yanında getirdiği bidonlara su doldurarak araca yüklemesi, ABD'ye ait İHA kamera görüntülerinde "patlayıcı" olarak algılandı. NEI çalışanının evinin bahçesine giriş yaptığı sırada ABD'nin hava saldırısı sonucu hayatını kaybettiği saldırıda, aynı aileden 7'si çocuk olmak üzere 10 sivilin öldürüldüğü bildirildi. Bidonlara su doldurduğu görüntü kaydı ortaya çıktı New York Times, ABD askeri yetkililerin patlayıcı taşıdığı iddiasıyla öldürdüğü Afgan vatandaşı Ahmadi'nin, su akmayan evindeki ailesine götürmek üzere beyaz aracının bagajında taşıdığı bidonlara su doldururken kaydedilen görüntülerini yayınladı. Videonun devamında, Ahmadi'nin yıllardır üyesi olduğu yardım kuruluşu NEI'nin merkezindeki çalışma görüntüleri de yer aldı. Ayrıca, ABD'nin iddia ettiğinin aksine, uzmanlar tarafından incelenen video ve fotoğraflarda vurulan araçta ikinci bir patlamanın izine rastlanmaması, patlayıcı madde taşımadığına delil olarak gösterildi. ABD Afganistan topraklarını terk ederken 29 Ağustos 2021 günü Kabil'de "DEAŞ’ın Afganistan kolu DEAŞ/H unsurlarına ait olduğu ve Kabil'deki havalimanına saldırı düzenleyeceği" iddiasıyla, saatlerce havadan takip ettiği bir aracı vurduğunu duyurmuştu.

2 yıl önce

Financial Times itiraf etti: Sorunumuz Türk lirası değil Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, faizlerin düşürülmesine yönelik izlenen politikaya destek açıklaması yapmış, "Bu faizler düşecek. Yüksek faize halkımızı da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz." demişti. Benimsenen ekonomi programına ilişkin kararlılık vurgusu yapan Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar bizi üretim, istihdam ve cari denge odaklı ekonomi programımızdan geri döndüremeyecekler." ifadesini kullanmıştı. İNGİLİZ BASININDA TÜRK LİRASI YORUMU Döviz kurlarındaki dalgalanmaların ardından Financial Times gazetesi, Erdoğan'ı hedef almaya çalıştı. Haberde, liranın değerindeki gerilemenin "geçmişte olduğu gibi ülkenin ekonomik temellerindeki sorunlardan kaynaklanmadığı" belirtildi. ERDOĞAN'I HEDEF ALDILAR Hükümetin hedef alındığı yazıda, "Aniden rotasını değiştirmediği sürece, büyük potansiyele sahip bir ülke olan Türkiye'nin önündeki tek soru, Cumhurbaşkanı'nın daha ne kadar görevde kalacağıdır." ifadesi kullanıldı.

2 yıl önce

New York Times: Eskiden düşmanlardı, şimdi bir blok gibi davranıyorlar

Rusya Devlet Başkanı Putin ile Çinli mevkidaşı Cinping, Çarşamba günü video konferans aracılığıyla çevrimiçi bir toplantı gerçekleştirdi. New York Times gazetesi, iki liderin, "Ukrayna, Tayvan ve diğer anlaşmazlıklar üzerindeki Batı baskısı karşısında dayanışma sergilediklerinin" ileri sürdü. 'BİR ZAMANLAR DÜŞMANDILAR, ABD'YE KARŞI BLOK GİBİ DAVRANIYORLAR' New York Times'ın analizinde, "Bir zamanlar düşman olan Çin ve Rusya, Bay Şi ve Bay Putin altında her zamankinden daha sıkı bir ekonomik, askeri ve jeopolitik ortaklık kurdular. Her iki ülkenin de ABD ile çatışmaları derinleştikçe Amerikan etkisine karşı giderek artan bir blok gibi görünen bir ortaklık yürütüyorlar.' ifadelerine yer verildi. Gazete, Rus ve Çinli liderlerin görüşmesinin, ABD Dışişleri Bakanının Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Karen Donfried'in Moskova'yı ziyareti sırasında "yüksek riskli bir anda" gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Makalede ayrıca, Washington'un Ukrayna'daki ihtilafın diplomatik çözümüne ve Normandiya formatının çabalarına yardım sağlamaya hazır olduğunu dile getirildi. 'BAŞKA DOSTLARIMIZ VAR' SİNYALİ' Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri, Ukrayna'ya saldırması halinde Rusya'ya karşı ekonomik yaptırımları artırmakla tehdit ederken, Moskova'nın dünyada pek çok başka dostunun olduğunun sinyalini verdiği şeklinde yorumlandı. Makaleye göre, Rusya Devlet Başkanı ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi arasındaki görüşme de benzer bir mesaj niteliğindeydi. Rusya Devlet Başkanının Uluslararası İşlerden Sorumlu Yardımcısı Yury Ushakov, liderlerin görüşmesinin ardından gazetecilere verdiği demeçte, Rusya ve Çin Devlet Başkanları Vladimir Putin ve Şi Cinping'in Çarşamba günü yaptıkları bir buçuk saatlik görüşmede bölgesel ve küresel gündemin tüm acil konularını görüştüklerini söyledi. Açıklamada, "Liderler ikili ilişkiler ve Avrupa'da Moskova'ya yönelik güvenlik garantilerinden Asya-Pasifik bölgesinde yeni ittifakların kurulmasına kadar uluslararası gündemin tüm acil konularını, görüştüler. Ayrıca Putin ve Şi Cinping, ikili ilişkiler ve gelecekteki görüşmeleri ele aldı. Bu toplantılardan biri Şubat 2022'de gerçekleşebilir.' ifadelerine yer verildi.

1 2 3 4 5 6 7