22 Şubat Perşembe 2024

140journos: Adnan Oktar Örgütü suç örgütünü yargıda aklamaya yönelik faaliyetlerin içinden Şebnem Korur Fincancı çıktı!

140journos: Adnan Oktar Örgütü suç örgütünü yargıda aklamaya yönelik faaliyetlerin içinden Şebnem Korur Fincancı çıktı!

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik yayınlanan bir belgeselde Şebnem Korur Fincancı ile ilgili iddialar gündeme bomba gibi düştü. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne 'kimyasal' silah iftirası atan Fincancı’nın 1999 yılında Adnan Oktar suç örgütüne yapılan operasyonda sahte işkence raporu hazırlayarak koruma kalkanı olduğu öne sürüldü. Daha önce Gazeteci Uğur Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, Şebnem Korur Fincancı'nın Mumcu cinayeti sanıklarını muayene etmeden haklarında rapor düzenlediğini iddia etmişti.

 

Adnan Oktar suç örgütünün faaliyetlerini deşifre eden ve kısa süre önce yayınlanan 140journos'un belgeselinde Şebnem Korur Fincancı hakkında skandal iddialar yer aldı. Belgeselde, örgütün 1999'da yapılan operasyonun ardından kendilerini işkence görmüş gibi göstermek üzere Fincancı'dan rapor aldıkları iddia edildi.

 

CEYHAN MUMCU: UĞUR MUMCU CİNAYETİ SANIKLARI HAKKINDA SAHTE RAPOR DÜZENLEDİ

 

29 yıl önce evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucunda öldürülen gazeteci Uğur Mumcu'nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kimyasal silah kullandığı iftirasını gündeme taşıyan Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı hakkında benzer bir iddia ortaya atmıştı.

 

Ceyhan Mumcu Fincancı'nın Uğur Mumcu cinayeti sanıklarını muayene etmeden haklarında rapor düzenlediğini söylemişti.

 

Ceyhun Mumcu iddialarında şu ifadeleri kullandı:

 

"Şebnem Korur Fincancı, Uğur Mumcu suikastının sanıkları için sahte rapor düzenledi. Bu hanımın ilk şöhret olduğu olay Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok cinayetlerinde sanıkları görmeden, muayene etmeden daha duruşma başlamadan önce bunlar işkenceye uğramıştır ifadeleri geçersizdir diye bir adli rapor verdi. Biz bunları 1 yıl süreyle tedavi edelim, 1 yıl sonra ifadeleri alınsın diye bir rapor verdi.

 

Rapor nedeniyle yargılama uzadı. Bu davayı rahat rahat iki sene uzattı, Anayasa Mahkemesi yargı gecikiyor diye yeniden yargılanma kararı verdi. Bunun gerekçelerinden birisi bu Fincancı’nın raporudur fakat daha vahimi bunlar bu cinayetleri kendilerine azmettirenleri açıklamak vaadinde bulundular. Bu rapora dayalı olarak ilk ifadelerinden vazgeçtiler ve bu açıklamayı yapmadılar."

 

KIZI ÖRGÜTLE BAĞLANTILI İSİMLE EVLİ' İDDİASI

 

Daha önce 'Kedicik' belgeselini yayınlayan 140Jorunos, bu kez de 'Adnan' belgeseli ile Adnan Oktar Suç Örgütü'nün yapılanmasıyla ilgili olay iddialar ortaya attı. Belgeselde iddiaların odağında yer alan isimlerden biri de Türkiye Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı. 

 

Fincancı'nın kızının örgütle bağlantılı bir kişiyle evlendiği iddia ediliyor. Ayrıca Fincancı'nın örgüte sahte işkence raporu sağladığı öne sürüldü.

Daha önce TSK'ya attığı iftira ile gündeme gelen Fincancı'nın kızı Kardelen Fincancı'nın, Adnan Oktar suç örgütüyle bağlantılı olduğu öne sürülen Meltem Daban'ın kardeşiyle evli olduğu iddiası gündemde. Söz konusu iddiayı daha önce itirafçılardan biri dile getirmişti. Fincancı şimdi de 'sahte işkence raporu' iddiasının odağında.

 

SAHTE İŞKENCE RAPORU SAĞLADI İDDİASI

 

1999 yılında Adnan Oktar suç örgütüne operasyon düzenlenmişti. Örgüt üyeleri, 'Adnan' belgeselinde yer alan iddiaya göre operasyondan 5 yıl sonra Fincancı'ya başvurup sahte işkence raporu aldı. Fincancı'nın rapor verirken yalnızca Adnan Oktar ve örgüt üyelerinin beyanını esas aldığı ileri sürüldü.

 

"DOĞUŞTAN ÖYLEYDİ AMA İŞKENCE RAPORU VERDİ"

 

Karısı ve kızının örgütle bağlantısı olduğunu fark eden Elvan Koçak belgeselde konuyla ilgili şunları söyledi:

 

"Örgüt içinde benim de arkadaşım olan, doğuştan gözkapağı düşük bir arkadaşım vardı, küçüklükten olmuş. Bunları sanki 1999'daki operasyonda olmuş gibi göstererek 2005 yılında işkenceye uğradıklarına dair rapor verdi"

 

'ATLAS' BAĞLANTISI

 

Koçak ayrıca "Çok ilginç bir rastlantı" dediği duruma dikkat çekip Adnan Oktar'ın Avrupa'da 'Yaratılış Atlası' adlı kitabıyla ün kazandığın anımsatarak şöyle devam etti:

 

"Sonra Şebnem Korur Fincancı 'İşkence Atlası' diye bir kitap yapmaya karar verdi. Ne tesadüf! Ve örgütte yer alan, 1999'da gözaltına alınmış, doğuştan fiziksel bozuklukları olan kişileri sanki '99 yılında işkenceye uğramış gibi 2005 yılında bu İşkence Atlası'nın içine koyuyor."

 

ESKİ İSTANBUL MALİ ŞUBE MÜDÜRÜ: ENTERESAN BİR NOKTA VAR

 

Davayla yakından ilgilenen eski İstanbul Mali Şube Müdürü Furkan Sezer de Fincancı hakkındaki iddiaları şöyle değerlendirdi:

 

"İşkenceye sıfır tolerans konusu benim de hassas olduğum noktalardan biri. Ama burada enteresan bir nokta var; burada rapor aldığı insanlardan birine bakıyoruz ki sol görüşlü, feminist diye bilinen insanlardan biri. "

 

"BU KADIN İSTİSMAR EDİLEN KIZ ÇOCUKLARININ FAİLİ"

 

Belgeselde konuşan Elvan Koçak, "Atlastaki tek konu kendilerini içinde geçirmek. Ama o atlasın içinde gerçekten işkence gören insanlar var. Bu yapı gerçek mağdurları da istismar ediyor. Bu kadın İşkence Atlası'yla o mağdur edilen kişiler üzerinden bunları aklamaya çalışıyor. Bu kadın 2018 yılına kadar istismar edilen kız çocuklarının faili. Benim burada oturmamın da sebebi bu kadın." dedi.

 

FİNCANCI'DAN İDDİALARA YANIT: RAPORLAR SAHTEYMİŞ GİBİ GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR

 

superhaber.tv’nin derlediği habere göre; Belgeselin yayımlanmasının ardından Fincancı hakkındaki iddialara yanıt verdi. İşkence suçunun meşrulaştırılamayacağını savunan Fincancı, belgeselde raporların sahteymiş gibi gösterilmeye çalışıldığını ifade etti ve ekledi:

 

"Elbette bu raporlar tıbbi ortamlarda tartışılabilir. Yeni tetkikler varsa değerlendirilir. Bir bilimsel yayının tartışması bilimsel ilkelerle yapılır ancak işkencenin meşrulaştırılması için kullanılamaz."

 

14JOURNOS'TAN AÇIKLAMA: İDDİALARI SORU OLARAK SORMUŞTUK

 

Fincancı'nın belgesel yapımcılarının kendisine ulaşmadığı iddiasına ise 140journos'tan yanıt gecikmedi. 'Kedicik' belgeselinin de yapımcısı olan 140journos, Fincancı'ya 2 Şubat tarihinde gönderdikleri e-postanın ekran görüntüsünü paylaştı. E-postada Fincancı hakkında sözü geçen iddiaların soru olarak yönetildiği görüldü.

Yeni Yorum