26 Eylül Pazartesi 2022

17 Ağustos depreminde Bülent Ecevit’in yaptığı açıklama hafızalarda: ‘İletişim yok, bilgi yok, hasarın boyutlarını bilmiyoruz’

17 Ağustos depreminde Bülent Ecevit’in yaptığı açıklama hafızalarda: ‘İletişim yok, bilgi yok, hasarın boyutlarını bilmiyoruz’

Marmara'da Türkiye tarihinin en büyük yıkımlarından birine sebep olan 17 Ağustos 1999'da meydana gelen depremin üzerinden 23 yıl geçti. 17 Ağustos depremi döneminde Başbakan olan Bülent Ecevit’in, ‘’İletişim yok, bilgi yok. Hasarın boyutlarını bilmiyoruz.’’ açıklaması, yeniden gündem oldu.

Marmara Bölgesinde ülke tarihinin en büyük yıkımlarından birine neden olan 17 Ağustos 1999‘da meydana gelen depremin üzerinden 22 yıl geçti. Hükümet deprem bölgesinde ancak 3 gün sonra gelebilmişti. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit deprem esnasında uyuyordu. Depremle ilgili hazırlanan 32. Gün belgeselinde de o dönem, Bülent Ecevit’in deprem sonrası uyandırılmadığı, yetkililerin başbakanı “uyandırmaya kıyamadıkları” anlatılıyor.

 

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve yerel saatle 03.02’de gerçekleşen Marmara depremi, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedildi.

 

Yaklaşık 45 saniye süren 7.4 şiddetindeki depremde resmi raporlara göre 17 bin 840 insan hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 505 kişi de sakat kaldı.

Büyük can ve mal kaybına neden olan depremde 285 bin 211 ev ve 42 bin 902 iş yeri de büyük hasar gördü.

 

Çoğu vatandaş akşam geç saatlerde gerçekleşen depreme uykularında yakalanırken, özellikle Kocaeli Gölcük’te binaların depreme dayanıklı yapılmaması, yanlış ve eksik malzeme kullanımı can ve mal kaybının fazla olmasına neden oldu.

 

3 GÜN SONRA MÜDAHALE

 

Depremin gerçekleştiği 17 Ağustos 1999 tarihinde iktidarda ANAP-DSP-MHP koalisyon hükümeti vardı. Hükümet deprem bölgesinde ancak 3 gün sonra gelebilmişti.

“UYANDIRMAYA KIYAMADIK”

 

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit deprem esnasında uyuyordu.

 

Depremle ilgili hazırlanan 32. Gün belgeselinde de o dönem, Bülent Ecevit’in deprem sonrası uyandırılmadığı, yetkililerin başbakanı “uyandırmaya kıyamadıkları” anlatılıyor.

 

Enkazların altında kalan vatandaşlar devletten bir yardım eli uzatılması için günlerce beklemek zorunda kalmıştı.

 

Hükümetin çaresiz kalması, can sayısının daha da artmasına neden oldu.

 

Deprem felaketi için toplanan yardım paralarından, memur ve işçi maaşlarının ödenmesi de dönemin skandalları arasında yer almıştı.

Yeni Yorum