26 Eylül Pazartesi 2022

2004’te çıkarılan 5204 sayılı yasa ile başlayan başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik süreci, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yapılacağını tekrarladığı sınavlarla yeniden gündemde.

2004’te çıkarılan 5204 sayılı yasa ile başlayan başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik süreci, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yapılacağını tekrarladığı sınavlarla yeniden gündemde.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ ALTIN ÇAĞINI YAŞAYACAK

İlk olarak 2004’te çıkarılan 5204 sayılı yasa ile başlayan başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik süreci, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yapılacağını tekrarladığı sınavlarla yeniden gündeme geldi.

Başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik sınavının yapılacağının açıklanmasının ardından ana muhalefet partisi başta olmak üzere sınav kararına yönelik tepkiler gösterilmeye başlandı.

Konunun gündeme gelmesiyle birlikte ise uzmanlar başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik sınavı hakkında görüş bildirmeye başladı. Çok geçmeden meselenin sanılanın aksine öğretmenlerin faydasına olduğu ve gösterilen tepkilerin bir algı operasyonunun ürünü olduğu ortaya çıktı.

Birçok akademisyen söz konusu uzmanlık sınavlarının, öğretmenlerin akademik gelişimlerine ve öğretim hayatlarına büyük katkıları olacağını belirterek, tepkilerin büyük bir bölümünün bilgisizlikten kaynakladığını ifade ettiler. Öte yandan başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik sınavları ile öğretmenlik mesleğinin durağan bir meslek olmaktan çıkarılarak bir kariyerlik mesleğine dönüştürülmek istendiğinin de akademisyenler tarafından altı çizildi.  

Şu ana kadar ki sistemde öğretmenliğin standart bir noktada bulunduğunu ve kendilerini geliştirmek isteyen öğretmenlerin önünün kesildiğini belirten akademisyenler,  bu sınavla öğretmenlerin kendilerine yeni hedefler koymasının önünü açılacağını, kariyer hedeflerini bir bir gerçekleştirebileceklerini, bakanlığın bu sistemle öğretmenlerin mesleki eğitim gelişimlerine süreklilik getirmeyi amaçladığını ve öğretmenlik mesleğinin bu sayede atın çağını yaşayacağını ifade ettiler.

KONUNUN ÇOK İYİ ANLAŞILMASI GEREKİYOR

Başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik sınavı hakkındaki konu özet olarak bu şekildeyken, muhalefetin bu tarz hassas bir konuda öğretmenleri manipüle etmeye çalışması tepkilere neden oldu.

Bununla birlikte uzmanlar konunun çok iyi anlaşılması gerektiğini vurgularken, hiçbir öğretmenin bu sisteme girmeye zorunlu olmadıklarını, isteyenlerin eski sisteme devam edebileceklerini belirttiler.

YENİ SİSTEM NE GETİRİYOR

Sisteme dahil olmak isteyen 10 yıllık öğretmenler uzman olmak için başvurup uzaktan eğitimle 180 ders saatini tamamlayıp sınava girebiliyor. Bununla birlikte tezli ya da tezsiz yüksek lisansı olana sınav yapılmıyor ve 180 saatlik dersi alan öğretmenler uzman sayılıyor. Uzman olunca yüzde 20 olan eğitim-öğretim tazminatı yüzde 60’a çıkıyor.

10 yıl uzman olan yani meslekte en az 20 yılını tamamlamış olanlar öğretmenler, başöğretmenliğe geçiş yapmak başvuru yapabiliyor. 240 saatlik eğitimden sonra sınavı geçen öğretmenler başöğretmen olmaya hak kazanıyor.

Doktorası olan öğretmenlere ise başöğretmenlik için sınav şartı aranmıyor ve başöğretmenin tazminatı yüzde 40’tan yüzde 120’ye çıkıyor.

ÖĞRETMENLER DOLAYLI BASKIYA MARUZ KALIYOR

Konu ilgili açıklama yapan pek çok öğretmenlik meslek platformu, yeni sistemin zorunlu olmadığını ve fakat kendilerine fayda sağlayacağına inandıkları için uzmanlık sınavlarına gireceklerini belirttiler. Bununla birlikte söz konusu sisteme karşı çıkmaları için özellikle sosyal medya üzerinden öğretmenlere yönelik yoğun bir baskı da söz konusu. Fakat tüm yapay gündem çabalarına rağmen ortak kanaat uygulamanın hem öğretmenler hem de eğitim sistemi için oldukça fayda sağlayacağı yönünde.

Yeni Yorum