16 Temmuz Salı 2024

LGBT eleştirisi nedeniyle görevden alınan avukattan Ankara Barosu'na sert tepki: Dayatmanın merkezi haline geldiler

LGBT eleştirisi nedeniyle görevden alınan avukattan Ankara Barosu'na sert tepki: Dayatmanın merkezi haline geldiler

Ankara  Barosu tarafından tertiplenen 'Güncel Gelişmeler Işığında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelesi ve LGBTİ+lar' isimli skandal programa yaptığı eleştiri nedeniyle tuhaf bir kararla Baro'daki görevinden alınan avukat Merve Ayvalı, Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı. Ayvalı "Meslektaşların hakkını savunmakla görevli Ankara Barosu yönetimi, LGBT'yi savunmak uğruna anayasal koruma altındaki düşünce ve ifade özgürlüğünü hiçe sayarak hukuku çiğnemiştir. En önemlisi ise Baro yönetimi, ülkemizin köklü ve değerli bir kurumu olan Ankara Barosu'nu LGBT dayatmasının merkezi haline getirmiştir. LGBT'yi dayatan baro yönetimi istemiyoruz" dedi. 

 

Yenişafak'ın haberine göre; Ankara Barosu'nda, Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı olan avukat Merve Ayvalı, Baro tarafından haziran ayında düzenlenen 'Güncel Gelişmeler Işığında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mücadelesi ve LGBTİ+lar'  adlı skandal programı sosyal medya hesabından, 'Ankara Barosu LGBT ideolojisinin propagandacısı olmuş' diyerek eleştirdi.

 

Eleştirdiği için görevden alındı

 

Ayvalı, Ankara Barosu tarafından hakkında başlatılan disiplin soruşturması kapsamında skandal bir kararla görevinden alındı. Duruma tepki gösteren Ayvalı, bugün Ankara Adliyesi önünde meslektaşları ile basın açıklaması yaptı. Açıklamaya destek vermek için Uğur Mumcu'nun ağabeyi Avukat Ceyhan Mumcu ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

 

'LGBT'yi dayatan baro yönetimi istemiyoruz'

 

Ayvalı, görevden alınma kararını yargıya taşıyacağını belirterek, "Anayasamıza göre hiçbir ayrım gözetmeksizin herkes eşittir. Herkesin insan ve vatandaş olarak hakları koruma altındadır. LGBT tartışmaları sürekli ve bilinçli olarak insan hakları düzlemine çekilmekte; eşcinselliğin teşvikine ve LGBT ideolojisine karşı çıkanlara homofobik ya da nefret suçlusu etiketi yapıştırılmaktadır. Gerçek ise bambaşkadır. Eşcinselliği, transseksüelliği ve '+' diyerek tanımladıkları doğal olmayan cinsel kimlikleri yayanlar, insanı yıkıma uğratanların ta kendisidir. Görevden alma kararıyla düşünce ve ifade özgürlüğüne darbe vurulduğunu belirtmeliyim. Meslektaşların hakkını savunmakla görevli Ankara Barosu yönetimi, LGBT'yi savunmak uğruna anayasal koruma altındaki düşünce ve ifade özgürlüğünü hiçe sayarak hukuku çiğnemiştir. En önemlisi ise Baro yönetimi, ülkemizin köklü ve değerli bir kurumu olan Ankara Barosu'nu LGBT dayatmasının merkezi haline getirmiştir. LGBT'yi dayatan baro yönetimi istemiyoruz" dedi. 

Yeni Yorum