20 Ekim Çarşamba 2021

Federasyon anayasası: CHP, İYİ Parti, SP ve HDP’nin hazırladığı iddia edilen anayasa...

Federasyon anayasası: CHP, İYİ Parti, SP ve HDP’nin hazırladığı iddia edilen anayasa...

CHP, İYİ Parti, SP ve HDP’nin, anayasa profesörü İbrahim Kaboğlu öncülüğünde hazırladığı iddia edilen anayasa taslağında federatif sisteme kapı aralayacak yerel yönetim modeli de yer alıyor.

 

Yeni Şafak Gazetesi’nin haberine göre; CHP, İYİ Parti, SP ve HDP’nin, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu öncülüğünde hazırladığı iddia edilen Anayasa taslağına ulaşıldı. Taslak metinde eşcinselliğin anayasal garanti altına alınmasından, federatif sisteme kapı aralayacak yerel yönetim modeline kadar çok çarpıcı ayrıntılar yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘çoğulcu’ anlayışla yeniden yapılanması, zorunlu Din Kültürü dersinin ‘seçmeli kültür dersine’ çevrilmesi, ana dilde eğitim hakkı tanınması, birçok maddede geçen ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ ifadesi de taslakta dikkat çeken unsurlar oldu.

 

GİZLİLİK KAYIT ALTINA ALINDI

 

CHP, İYİ Parti, SP ve HDP arasındaki Anayasa mesaisi 13 Ocak 2018’de yapıldı. 16 Şubat 2018’de ise toplantıların nasıl gerçekleştirileceğini ilişkin yol haritası hazırlanarak madde madde kayıt altına alındı. Yol haritasında toplantıların gizli olarak 2 haftada bir yapılması ve 3 ayda tamamlanması kararlaştırıldı.

 

ORTAK METİN KALEME ALINDI

 

Yapılan çalışmalarda belirlenen ortak ilkelerin 4 parti liderinin katıldığı bir toplantı ile örtülü veya açık olarak paylaşılması kararlaştırıldı. Bu yol haritası çerçevesinde yürüyen görüşmeler 7 Mayıs 2018’de sonlandı. Görüşmelerin ardından “Uzmanların katılımıyla CHP-HDP-İYİ Parti ve SP temsilcileri tarafından hazırlanan çerçeve metin” başlığı ile bir metin kaleme alındı.

 

İLK 3 MADDE BUHAR OLDU

 

Taslakta Anayasa’nın başlangıç metninde yer alan “Eşsiz kahraman Atatürk” gibi ifadelerin çıkarılması istendi. Taslakta “Başlangıç herhangi bir kişi kurum ya da değere meşruiyet kazandırmaktan uzak olmadır” ifadesi kullanıldı. Taslakta, mevcut Anayasa’da değiştirilemez denilen ilk 3 maddede yapılan değişiklikler dikkat çekiyor. İkinci maddede yer alan “Atatürk milliyetçiliğine bağlı” ifadesinin taslakta bulunmuyor. Üçüncü maddedeki “Devletin dili Türkçe’dir” yerine “Resmi dili Türkçe’dir” ifadesi önerilerek çok dilliliğe kapı aralanıyor.

 

YEREL MECLİSLER KURULSUN!

 

Taslaktaki en önemli tavsiyeler yerel yönetimlerle ilgili meddeler oldu. Taslakta ‘üniter yapının korunacağı’ iddia edilse de yerel yönetimlere federatif yönetimlerde olabilecek yetkiler istendi, ayrıca ‘yerel meclis’ anlamına gelebilecek konseyler kurulması önerildi. Taslakta “Merkezi yönetimin yetkileri daraltılmalı, yerel yönetimler güçlendirilmeli. Bölge ve belediye yönetimlerinde yetkiler siyasi partilerin ve bağımsızların aldıkları oy oranında temsil edildikleri konseylerde toplanmalıdır” ifadeleri yer aldı.

 

25 BÖLGEYE BÖLÜNELİM

 

İdari bölgesel yönetim başlığında sisteme daha da açıklık getirildi ve “… Bu bakımdan Türkiye’nin sayıları 2 ila 5 il arasında değişen idari birimleri kapsayacak şekilde 20-25 bölgeye ayrılarak yerinden yönetim birimleri oluşturulmalı” ifadelerine yer verildi. Ayrıca Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı belgesindeki bazı maddelere Türkiye tarafından koyulan şerhlerin kaldırılması istendi. Türkiye bu maddelere ‘federatif sisteme kapı araladığı’ gerekçesiyle şerh koymuştu. Ayrıca terör suçuna bulaşan başkanların görevden alınmalarının da Anayasa’ya madde koyularak önlenmesi gerektiği ifade ediliyor.

 

Ateistliğe atıf istediler

 

Taslakta inanç özgürlüğü adı altında yer alan bölümde ateistlik, agnostiklik, pasifistlik gibi inanç ve felsefi görüşlere Anayasa’da atıf istendi. Vatandaşlık tanımı maddesinde ise “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” ifadesinde de değişiklik önerildi. “Türk devleti” ifadesinin yerine “Türkiye devleti” ifadesi tavsiye edildi.

 

Çok dilli eğitim talebi

 

Taslakta Türkçe dışında dille eğitimin önünün açılması isteniyor. Metinde şu ifadeler kullanılıyor: “Ana dilde eğitim konusunda Anayasa, yasa koyucu belirli bir takdir alanı bırakmalı ve çift dil (resmi dil ve anadil) eğitime açıklık prensibi benimsenmelidir. Bu çerçevede anadilde eğitimi yasaklayan herhangi bir hükme yer verilmemelidir.”

 

Din dersi yerine ‘kültür’ dersi

 

Okullardaki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle ilgili madde de çok tartışıldı. Taslakta, “Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersinin öncelik bir kültür dersi olmasını sağlayacak içerik belirlenerek seçimlik bir ders olarak öğrencinin talebine bağlanmalıdır” İfadesi kullanıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili düzenleme talep edildi. Taslakta Diyanet’in tüm inançlara eşit davranan ‘çoğulcu’ ‘özerk’ bir kurum olması başkanın da TBMM tarafından seçilmesi önerildi.

 

Yeni Yorum